16 July 2018, Monday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

Yunanistan

Başkent
ve en büyük şehir
Atina
Resmi diliYunanca
DinDoğu Ortodoks
UyrukYunan
HükümetÜniter
anayasa cumhuriyeti
• CumhurbaşkanıProkopis Pavlopoulos
• BaşbakanAlexis Tsipras
• Parlamento BaşkanıNikos Voutsis
YasamaYunan Parlamentosu
Cumhuriyetin kuruluşu
• Osmanlı'dan bağımsızlık25 Mart 1821
• Tanınma3 Şubat 1830
• Mevcut anayasa11 Haziran 1975
Yüzölçümü
• Genel Toplam131,957 km 2 (97.)
• Su (%)0.8669
Nüfusu
• 2015 tahmini10.955.000
• 2011 nüfus sayımı10,816,286 (80.)
• Yoğunluğu82 / km 2 (120.)
GSYİH (SAGP)2017 tahmini
• Genel Toplam304.933 milyar dolar (55.)
• Kişi başı28.201 dolar (47.)
GSYİH (nominal)2017 tahmini
• Genel Toplam204.941 milyar dolar (45.)
• Kişi başı18,953 dolar (38.)
Gini (2015)34.2
orta
İGE(2014)0.865
çok yüksek · 29.
Para birimiEuro (€) (EUR)
Saat dilimiEET (UTC +2)
• Yaz Saati (DST)EEST (UTC +3)
Tarih formatıgg / aa / yyyy (AD)
Trafik akış yönüSağ
Telefon kodu+30
ISO 3166 koduGR
İnternet kodu.gr
.ελ
İçindekiler
  1. Yunanistan hakkında bilgi
  2. Yunanistan adının kökeni
  3. Yunan tarihi
  4. Yunanistan'ın coğrafi özellikleri
  5. Yunanistan'da iklim
  6. Yunanistan'da siyaset
  7. Yunanistan'ın bölgeleri
  8. Yunanistan'da ekonomi
  9. Yunanistan'da turizm
  10. Yunanistan nüfus yapısı
  11. Yunanistan'da kültür
  12. Yunanistan Resimleri

Yunanistan hakkında bilgi

Tarihi adı Hellas olarak bilinen Yunanistan'ın resmi adı Helen Cumhuriyeti'dir (Yunanca: Ελληνική Δημοκρατία). Coğrafi olarak Güneydoğu Avrupa'da bulunur. 2015 yılı itibariyle nüfusu yaklaşık 10.955.000'dir. Başkenti Atina'dır. Selanik ikinci büyük şehridir.

Yunanistan stratejik olarak Avrupa, Asya ve Afrika'nın kavşak noktasında bulunur. Balkan yarımadasının güney ucunda yer alır. Kuzeybatısında Arnavutluk ve Makedonya Cumhuriyeti, kuzeyinde Bulgaristan ve kuzeydoğusunda Türkiye sınır komşularıdır. Yunanistan dokuz coğrafi bölgeden oluşmaktadır. Bunlar; Makedonya, Orta Yunanistan, Pelopennes, Thesely, Epirus, Ege adaları (Dodecanese ve Cyclades dahil), Trakya, Girit ve İyon adalarıdır. Ana karanın doğusunda Ege Denizi Batısında İyon Denizi, güneyinde Girit Denizi ve Akdeniz bulunur. Yunanistan dünyanın 11., Akdeniz havzasının ise 13.676 km'lik en uzun kıyı şeridine sahiptir. İrili ufaklı pek çok adaya sahiptir. Ancak bunlardan sadece 227 sinde yerleşim yerleri mevcuttur. Yunanistan'ın yüzde sekseni dağlıktır. En yüksek dağı Olimpos'tur. Yüksekliği 2.918 m dir.

Yunanistan hakkında bilgi

Yunanistan demokrasinin doğduğu yerdir ve Batı uygarlığının beşiği olduğu düşünülür. Zira Batı felsefesi, Olimpiyat oyunları, Batı edebiyatı, tarihçilik, siyaset bilimi, önemli bilimsel ve matematiksel ilkeler ve Batı draması bu topraklarda doğmuştur. MÖ sekizinci yüzyılda Yunanlılar Akdeniz bölgesi ve Karadeniz bölgesinin tamamına yayılmış olarak "polis" adı verilen ve birbirinden bağımsız şehir devletlerinde  yaşamlarını ve varlıklarını sürdürmekteydiler. MÖ 4.yüzyılda Makedonya'lı Philip, Yunan ana bölgesinin çoğunu birleştirmiş; oğlu Büyük İskender antik dünyanın çoğunu hızla fethederek Doğu Akdeniz'den İndus nehrine kadar Yunan kültürü ve bilimini yaymaya başlamıştır. Yunanistan MÖ 2. yüzyılda Roma tarafından ilhak edilerek Roma İmparatorluğuna dahil olmuş ve daha sonraki süreçte Yunan dili ve kültürünün egemen olduğu Bizans İmparatorluğunun bir parçası haline gelmiştir. MS 1. yüzyılda Yunan Ortodoks Kilisesinin kurulmasıyla modern Yunan kimliği şekillenmiş ve Yunan gelenekleri daha geniş ortodoks dünyaya ulaşmıştır. 15.yüzyılda Osmanlı hakimiyeti altına girmiştir. Modern Yunanistan Ulus Devleti ise 1830'da Osmanlı'ya karşı verilen bağımsızlık savaşı sonrası ortaya çıkmıştır. Yunanistan'ın zengin tarihi mirasına Avrupa'da ve dünyada en çok ziyaret edilen 18 UNESCO Dünya Mirası Listesinde rastlanılır.

Yunanistan gelişmiş bir ülkedir

Yunanistan gelişmiş yüksek gelirli ekonomiye, yüksek yaşam kalitesi ve standardına sahip demokratik ve gelişmiş bir ülkedir. Birleşmiş Milletler kurucu üyesi olan Yunanistan, Avrupa Topluluğu'na (Avrupa Birliği'nin öncülü) üye olan onuncu ülkedir. 2001 yılından ve Avro Bölgesinde yer alır. Ayrıca Konseye dahil birçok uluslararası kurumun üyesidir. Avrupa Kuzey Atlantik Örgütü (NATO), Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Dünya Ticaret Örgütü (WTO), Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) ve uluslararası örgüt De La Fracophonie (OIF) ye üyedir. Yunanistan eşsiz kültür mirası, büyük turizm endüstrisi, önde gelen denizcilik sektörü ve jeostratejik önemi nedeniyle orta bir güç olarak sınıflandırılmaktadır. Önemli bir bölgesel yatırımcı olması nedeniyle Balkanlar'daki en büyük ekonomidir. 

Yunanistan adının kökeni

Yunanistan ulusunun isimleri ve Yunan halkı başka dillerde, lokasyonlarda ve kültürlerde farklı isimlerle anılır. Yunanlılar ülkelerini Hellas veya Ellada (Yunanca: Ελλάδα) olarak tanımlarlar ve resmi adı Helen Cumhuriyeti'dir. Ancak İngilizce olarak Yunanistan adı kullanılmaktadır. Romalılar tarafından kullanılmıştır. Latince Latteca Graecia dan gelen "Yunan toprağı" anlamındadır.

Yunan tarihi

Antik ve klasik Yunan çağları

Antik ve klasik Yunan çağları ile insanlığın ataları

Güney Balkanlar'da insan atalarının yaşadığına ilişkin en erken kanıt MÖ 270.000 yıllarına aittir ve Makedonya'nın Yunan eyaletindeki Petralona mağarasında bulunmuştur. Taş devrinin (Paleolitik, Mezolitik ve Neolitik) üç aşaması Yunanistan'da görülür. Franchthi mağarası önemli bir örnektir. Yunanistan Yakın Doğu'dan Avrupa'ya uzanan yol üzerinde önemli bir rol oynadığı için, Yunanistan'daki Neolitik yerleşimler MÖ 7.000 yılından kalma en eski yerleşim yerleridir.

Yunanistan Avrupa'daki ilk gelişmiş medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. MÖ 3200 yıllarında Ege Denizi adalarında Kiklad uygarlığı ve Giritte (MÖ 2700-1500) Mino uygarlığı ile başlayan sonra ana karadaki Miken nedeniyeti (MÖ 1900-1100) Batı uygarlığının doğum yeri kabul edilir. Bu medeniyetler yazı kullanmışlardır. Fakat Minoslar LinearA kullanmışlardır ve bu yazı henüz çözumlenememiştir. Mikenler ise Yunanca'nın erken bir formu olan B Doğrancısında yazıyordu. Miken'ler zamanla Minos'ları egemenliği altına almıştır. MÖ 1200 yıllarında Bronz çağı çöküşü olarak bilinen bölgesel bozulma döneminde büyük şiddete maruz kalarak çökmüştür. Böylece yazılı kayıtların olmadığı ve Yunanlı Karanlık Çağlar olarak adlandırılan bir döneme girilmiştir.

Antik ve klasik Yunan çağları eserleri

Karanlık çağların sonu geleneksel olarak ilk Olimpiyat oyunlarının oynandığı MÖ 776 yılı olarak kabul edilir. Batı edebiyatının temel metinleri olan İlyada ve Odyssey'nin Homeros tarafından MÖ 7-8. yüzyılda yazıldığına inanılmaktadır. Karanlık Çağların sona ermesiyle ,Yunan yarımadasında çeşitli krallıklar ve şehir devletleri ortaya çıkmıştır; bunlar Karadeniz, Güney İtalya (Magna Graecia) ve Küçük Asya kıyılarında yayılmışlardır. Bu devletler ve kolonileri mimari, drama, bilim ve felsefe olarak ifade edilen, klasik Yunanistan'da benzeri görülmemiş bir kültürel patlamayla sonuçlanan, büyük refah seviyesine ulaşmışlardır. MÖ 508'de Cleisthenes ve Atina'da dünyanın ilk demokratik yönetim sistemini kurmuşlardır.

Atina İmparatorluğu ve antik Yunanlar

MÖ 500 yılına gelindiğinde, Pers İmparatorluğu Makedonya ve Küçük Asya'daki Yunan Şehir Devletlerini kontrolü altına aldı. Yunan Şehir Devletlerinin Küçük Asya'daki Fas egemenliğini devirme girişimleri başarısız oldu ve Persler MÖ 492 yılında ana karadaki Yunanistan devletlerini istila ettiler. Ancak MÖ 490'daki Maraton savaşı yenilgisi sonrasında çekilmek zorunda kaldılar. Persler MÖ 480 yılında ikinci kez istila ettiler. Ancak Salamis, Plataea ve Mycale'de MÖ 480 ve 479 yıllarında Yunanlılar Perslere karşı ciddi zaferler kazanınca Persler ikinci kez Avrupa topraklarından çekilmek zorunda kaldılar. Atina ve Sparta'nın öncülüğünde gerçekleşen Yunan-Pers savaşlarındaki Yunan zaferi sonrası, bu zaferi izleyen 50 yıllık barış süreci Atina'nın altın çağı kabul edilmiştir. Bu dönem dünya tarihinde eski Yunan gelişiminin en üretken dönemi olarak kabul edilir ve Batı medeniyetlerinin temelini oluşturduğuna inanılır.

Yunan tarihinde Antik ve klasik Yunan çağları

Yunanistan'da siyasi birlik olmaması nedeniyle Yunan devletleri arasında sık sık çatışmalar yaşanmıştır. En yıkıcı olanı (MÖ 431-404) yıllarında Spartalılar ve Atinalılar arasında yaşanan Peleponnez savaşıdır. Bu dönemde Atina İmparatorluğu eski Yunan'da Lider güç olarak damgasını vurmuştur. Ancak bu savaşı Spartalılar kazanmıştır. Fakat onların bu başarıları daha sonra Thebes ve Makedon şehir devletleri tarafından gölgelenmiştir. Makedonlar, Yunan dünyasını Korint Ayakkabı Federasyonunda (Yunanistan Birliği ya da Yunan Birliği olarak da bilinir), onun birinci lideri seçilen II.Philip'in rehberliğinde birleştirdiler. Tarihteki ilk Yunan Birleşik Devletidir.

II.Phillip'in bir suikast sonucu öldürülmesinin ardından, oğlu III. Alexander (Büyük İskender) Korint savaşının liderliğini üstlenmiş ve MÖ 334'de tüm Yunan Devletlerinin birleşik kuvvetleri ile Pers İmparatorluğuna karşı bir istila harekatı başlatmıştır. Savaşı kazanan Büyük İskender MÖ 330'da Pers İmparatorluğu'nun tamamını ele geçirmiştir. Büyük İskender MÖ 323 yılında öldüğünde, Yunanistan'dan Hindistan'a uzanan tarihin en büyük İmparatorluklarından birini oluşturmuştu. Ancak bu büyük İmparatorluk Büyük İskender'in ölümünden sonra birçok krallığa ayrılmıştır; en ünlüleri Seleukos İmparatorluğu, Ptolemaik, Mısır, Greko-Bactrian Krallığı ve Hint-Yunan Krallığı idi. Birçok Yunanlı İskenderiye, Seleukia (Antakya), Asya ve Afrika'daki yeni Helenistik şehirlere göç etti. İskender'in siyasi birliği korunamamış olsa da, Helen uygarlığı, Yunan dili ve Yunan kültürü İskender'in fethettiği topraklara yayılmıştır. Helenistik dönemde Yunan bilim ve teknolojisinin ve Yunan matematiğinin zirveye ulaştığı düşünülmektedir.

Helenistik ve Roma dönemleri (MÖ 323 - MS 4. yüzyıl)

Helenistik ve Roma dönemleri İmparator Augustus

İskender'in ölümünden sonra Antigonid hanedanı (İskender'in soyu) bir süre karışıklık yaşadı. Bu süre zarfında yani MÖ 276'ya kadar aynı soydan gelen generaller Makedon ve Yunan şehir devletlerinin çoğunu kontrol ettiler. MÖ 200'den itibaren ise Roma Cumhuriyeti, Yunanlılarla ilişkiye girerek Makedon'a karşı bir dizi savaş başlattı. Makedon'un MÖ 168'de Pydna savaşında yenilmesi üzerine Yunanistan'daki Antigonit iktidarı sona erdi. MÖ 146'da Makedonya Roma'nın bir ili oldu. Geri kalan Yunanistan Roma'nın himayesine geçti.

Bu süreç Roma İmparatoru Augutus'un Yunanistan'ın geri kalanını ilhak etmesi ve onu Achaea'nın senatoryal vilayeti ilan ettiği 27 yılında tamamlandı. Askeri üstünlüklerine rağmen Romalılar, Yunan kültürünün başarılarından övgüyle bahsettiler. Horace'nin ünlü ifadesi "Graceia capta ferum victorien cepit"i (Tutsak edilen Yunanistan vahşi sahibini esir aldı) bu dönemi ifade eden etkileyici bir sözdür. Homeros destanları, Virgil'in Aeneid'ine esin kaynağı olmuş, genç Seneca gibi yazarlar Yunan stilleri kullanarak yazmışlardır. Scipio Africanus gibi Roma kahramanları felsefeyi inceleme eğilimindeydiler ve Yunan kültürünü ve bilimini izlenecek birer örnek olarak görüyorlardı. Benzer şekilde çoğu Roma İmparatoru da doğa bilimleri konusunda Yunanlılara hayranlıklarını sürdürdüler. Roma İmparatoru Nero'da 66 yaşındayken Yunanistan'ı ziyaret etti ve Eski Yunan'da Olimpiyat oyunlarına yabancıların katılmaması kuralına rağmen Olimpiyat oyunlarına katıldı.

M.Ö. 323 MS 4. yüzyılda Helenistik ve Roma

Hellenistik Doğu'nun Yunan dili konuşan toplulukları 2. ve 3. yüzyıllarda Erken Hristiyanlığın yayılmasına vesile olmuştur. Yunanistan genelinde olmamakla birlikte, Erken Hristiyanlığın liderleri ve yazarları (özellikle St.Paul) Yunan dili konuşuyorlardı. Yeni Ahit Yunanca olarak yazılmıştır ve bazı bölümleri (Korintliler, Selanikliler, Philippians, Aziz John'un Patmos adasındaki bir kilisede yazdığına inanılan vahiy) Erken Hristiyanlıkta Yunanistan'daki kiliselerin önemini kanıtlar. Bununla birlikte Yunanistan'ın büyük bir kısmı paganizme sadık kalmıştır. MS 4. yüzyılda Roma İmparatoru I. Theodosius tarafından 391-392 yıllarında yasaklanmış olmasına rağmen Antik Yunan dini uygulamaları rağbet görüyordu. Atina ve kırsal bölgelerde paganizm MS 6. yüzyılda ve daha sonrasında bile geçerliliğini korumuştur. 529 yılında İmparator Justinian tarafından Atina'nın Neoplatonik Akademisinin kapatılması birçokları tarafından antik dönemin sona ermesi olarak kabul edilir; ancak, Akademinin bir süre daha faaliyetlerine devam ettiğine dair kanıtlar vardır. Güneydoğudaki Mora gibi uzak bölgeler MS 10. yüzyıla kadar pagan kalmıştır. 

Ortaçağda Yunanistan (4. yüzyıl - 1453)

Orta çağda Yunanistan
Ortaçağda Yunanistan ve bölge savaşları

5.Yüzyılda İmparatorluk batıncaya kadar doğudaki Roma İmparatorluğu geleneksel olarak Bizans İmparatorluğu olarak bilinir. Ancak kendi zamanında "Roma İmparatorluğu" olarak adlandırılmıştır. Bizans İmparatorluğu 1453 yılına kadar sürmüştür. Başkenti olan Konstantinopolis'teki dil ve edebi kültür Yunan'dır. Dini ağırlıklı olarak Doğu Ortodoks Hristiyandır.

4. yüzyıldan itibaren, İmparatorluğun Yunanistan'da dahil olmak üzere Balkan topraklarında Barbar istilalarının yeniden başlaması yüzünden çok acı çekilmiştir. 4. ve 5. yüzyıldaki Gotların ve Hunların buralara yaptıkları baskınlarla tahrip edilmesi ve 7. yüzyılda Yunanistan'ın Slav istilasına uğraması sonucu Yunan yarımadasında İmparatorluk otoritesinde çarpıcı bir çöküş olmuştur. Slav istilasını takiben, İmparatorluk Hükümeti sadece adaların ve kıyı bölgelerinin, özellikle Atina, Korint ve Selanik gibi yoğun nüfuslu ve korunaklı şehirlerin kontrolünü elinde tutarken, iç kısımlarda, bazı dağlık alanlarda yaşayan halklar kendi aralarında toplanarak İmparatorluğun yetki alanında kalabilmişlerdir. Bu alanların dışında Slavların başlangıçta hedeflediğinden daha az da olsa, sınırlı sayıda Slav yerleşim yerinin kurulduğu düşünülmektedir. 

Kaybedilen eyaletlerin Bizans'ta toparlanması 8. yüzyılın sonlarına doğru başlamış ve Yunan yarımadasının çoğu 9. yüzyılda tekrar aşamalı olarak İmparatorluk kontrolü altına girmiştir. Bu süreç, Sicilya ve Küçük Asya'dan Yunan yarımadasına kadar geniş bir Yunanlı akını yüzünden kolaylaşmıştır. Aynı zamanda yakalan birçok Slav Küçük Asya'ya yeniden yerleştirilmiş ve geri kalan da asimile olmuştur. 11 ve 12. yüzyıllarda İmparatorluk tekrar istikrara kavuşunca Yunan yarımadası İmparatorluğun güçlü ekonomisinden Anadolu topraklarına nazaran daha fazla faydalanmıştır.

Ortaçağda Yunanistan ve yaşam yerleri
 Ortaçağda Yunanistan Peloponnese.jpg

4. Haçlı seferi sonrası 1204 yılında Konstantinopolis'in Latinlerin eline düşmesinin ardından Ana kara Yunanistan'ın bazı adaları Venedik egemenliğine girdi. Yunanistan Epirus (Bizans yönetimi) ile Frankokratia (Fransız yönetimi) arasında bölündü. 1261 yılında Bizans İmparatorluğunun başkenti olan Konstantinopolis'in (İstanbul) tekrar kurtarılması üzerine Yunan yarımadasının çoğu geri kazanılmıştır. Buna rağmen 14. yüzyılda kuzeydeki Epirus ve rakibi Aka (Achaea) bölgesindeki Frankish beyliği bölgenin iki önemli gücü olarak kaldı. Adalar ise büyük ölçüde Ceneviz ve Venediklilerin kontrolünde kaldı.

14. yüzyılda, Bizans egemenliğinde olan Yunan yarımadasının büyük bir bölümü önce Sırplara sonra da Osmanlılara kaybedildi. 15. yüzyılın başında Osmanlılar Yunanistan'da Bizans topraklarının başlıca büyük şehirlerinden olan Selanik ve Peloponnese'e (Mora Despotluğu) kadar ilerlediler. İstanbul'un 1453'te Osmanlılar tarafından fethinden sonra, Bizans'ın elinde sadece Mora kalmıştı. Fakat 1460 yılında o da Osmanlı topraklarına katıldı. Türklerin fethinden sonra, o zamana kadar Klasik Yunan bilgisinin korunmasından büyük ölçüde sorumlu olan birçok Bizans Yunan bilimcisi Batıya kaçtı ve geniş bir literatür götürdü. Bu göçler Rönesans'a önemli katkı sağlamıştır.

Erken Modern Çağ: Venedik varlığı ve Osmanlı yönetimi (15. yüzyıl - 1821)

Erken Modern Çağ ve İstanbulun fethi

Ana kara Yunanistan ve Ege adalarının çoğu 15. yüzyılın sonuna kadar Osmanlı kontrolüne girmiş iken, Kıbrıs ve Girit Venedik topraklarında kaldı. 1571'de Kıbrıs, 1670'de Girit Osmanlı'ya dahil edildi. Yunanca konuşan ve Osmanlı yönetiminden en uzun kaçabilen tek kısım İon Adaları idi. Bu Adalar 1797'ye kadar Venediklilere ait olarak kaldı, bu yılda Fransız Cumhuriyeti tarafından ele geçirildi. 1809 da Birleşik Krallığa geçti ve 1864 yılında da Yunanistan ile birleşti.

Venedik varlığı ve Osmanlı yönetimi

İyon adaları ve Konstantinopolis'teki bazı Yunanlılar refah içinde yaşıyorlardı. Özellikle Konstantinopolis Rumları (Panariotes) Osmanlı idaresinde iktidar konumlarına erişebiliyorlardı. Ancak ana kara Yunanistan'daki nüfusun büyük kısmı Osmanlı'nın fethi sonucu ekonomik olarak zarar görmüştür. Osmanlı İmparatorluğunun ağır vergi uygulamaları vardı. Daha sonraki yıllarda Yunan nüfusu serf haline getirebilmek amacıyla Osmanlı izleri taşıyan kalıcı şehirler oluşturma politikası etkili bir şekilde uygulamaya konulmuştur.

Rum Ortodoks Kilisesi ve Ekümenik Patriklik, Osmanlı İmparatorluğu tarafından, etnik olarak Yunanlı olsun olmasın tüm Ortodoks Hristiyan nüfusunun otoriteleri olarak görülüyordu. Osmanlı devleti gayri Müslimleri İslam'a geçmeye zorlamamıştır.

Benjamin Constant'ın Bizans'ta Taht Odası
15. yüzyıl 1821 Erken Modern Çağ

Osmanlı'nın Yunanistan'daki idaresi doğa şartlarına göre değişiyordu. Bazen keyfi uygulamalar olsa da genellikle doğa şartlarındaki zorluklar belirleyici oluyordu. Bazı şehirlere Padişahlar tarafından valiler atanırken, bazılarında (Atina gibi) şehri yöneten kendi belediyeleri vardı. İç kısımdaki dağlık bölgeler ve birçok ada merkezi yüzyıllar boyunca Osmanlı Devleti'nden etkili biçimde özerk kalmayı başardılar.

Osmanlı İmparatorluğu ve düşmanları arasında askeri çatışmalar ortaya çıktığında, Yunanlılar genellikle -birkaç istisna dışında- İmparatorluğa karşı silahlanıyorlardı. 1821 Yunan Devrimi öncesinde de Yunanlılar Osmanlılara karşı savaşmışlardır; 1571'deki Lepanto (İnebahtı Deniz Savaşı) savaşı, Epirus köylülerinin 1600-1601 ayaklanmaları, 1684-1699 yıllarındaki Mora Savaşı ve Osmanlı İmparatorluğu menfaatlerini Ruslar lehine bozmayı amaçlayan ve 1770'de Rusya tarafından başlatılan Orlov isyanı örnek gösterilebilir. Öte yandan birçok Yunanlı Osmanlı Ordusunda (özellikle Osmanlı Donanmasında) görev yapmak üzere Osmanlı vatandaşı olarak görevlendirilmiştir. Ortodoks Konstantinopolis  Ekümenik Patrikhanesi genel olarak İmparatorluğa sadık kalmıştır.

Osmanlı yönetimi ve Yunanistan

Yunan tarihi bakımından 16. ve 17. yüzyıllar "Karanlık Çağ" olarak görülür. Yalnız Türk egemenliğinden uzakta olan İyon adaları Karanlık Çağ'ın dışında kalabildiler. Korfu adası 1537, 1571 ve 1716 yıllarında Osmanlılar tarafından üç kez kuşatıldı ancak başarılı olunamadı. Bununla birlikte 18. yüzyılda zengin ve dağınık bir nakliyeci tüccar sınıfı ortaya çıktı. Bu tüccarlar Osmanlı İmparatorluğu döneminde ticarete hakim olmuşlar, Akdeniz, Balkanlar ve Batı Avrupa'da topluluklar kurmuşlardır. Osmanlı'nın fethi Yunanistan'ı Reformasyon ve Aydınlanma gibi önemli Avrupalı entellektüel hareketlerden uzaklaştırmış olsa da bu düşünceler Fransız Devrimi ve romantik milliyetçilik idealleriyle birlikte ticari diasporayla Yunan dünyasına girmeyi başarmıştır. 18.yüzyılın sonlarında , bağımsız bir Yunan Devleti öngören ilk devrimci Rigas Feraios, Yunanistan'ın bağımsızlığına ilişkin bir dizi belgeyi, bir ulusal marşı ve Yunanistan'ın ilk ayrıntılı haritasını Viyana'da yayınladı. Rigas Feraios, 1798'de Osmanlı ajanları tarafından öldürüldü.

Modern çağda Yunanistan

Yunan Bağımsızlık Savaşı (1821-1832)

Modern çağda Yunanistan Alexander Ypsilantis

18. yüzyılın sonlarında Modern Yunan Aydınlanma döneminde laik öğreti arttı. Bu siyasi özerk diasporanın, diğer Ortodokslardan farklı olarak, Yunan halkının arasında, varlığını antik Yunanistan'a dayandıran bir Yunan ulusu vatandaşlığı gibi, sağ bilince kavuşmasına yol açtı. Bu entellektüel ortamda kurulan örgütlerden biri,1814 yılında Odessa'da tüccarlar tarafından kurulan, gizli bir örgüt olan Filiki Eteria'ydı. Ortodoks mesih kehanetlerine göre Doğu Roma İmparatorluğu'nun yeniden dirileceği inancını kendilerinin gerçekleştireceği iddiasını taşıyorlardı. Çarlık Rusyası'nın da desteğiyle 1815'ten bu yana süren Osmanlı ticaretinin kriz ortamında, Liberal milliyetçi davayı Yunan Ortodoks dünyasının geleneksel katmanlarına yayabildiler. Filiki Eteria, Peleponnese, Tuna Prensipleri ve Konstantinopolis'te devrim başlatmayı planladı. Bu isyanlardan birincisi 6 Mart 1821'de Alexandros Ypsilantis önderliğindeki Tuna Prensliklerinde başladı, ancak kısa sürede Osmanlılar tarafından bastırıldı. Kuzeydeki olaylar Maniot'ları harekete geçirdi ve 17 Mart 1821'de Osmanlılara savaş ilan ettiler. 

Yunan Bağımsızlık Savaşı 1821 1832

Ay sonuna gelindiğinde, Peleponnese'de de isyanlar başladı ve Ekim 1821 de Theodoros Kolokotronis'deki Yunanlılar Tripolitsa'yı ele geçirdi. Peleponnes (Mora) isyanını Girit, Makedonya ve Orta Yunanistan'daki ayaklanmalar izledi. Ancak bunlar hızla bastırıldı. Bu arada Yunan donanması Ege Denizi'ndeki Osmanlı Donanmasına karşı geçici bir başarı sağladı ve Osmanlı güçlerinin deniz yoluyla gelmesini engelledi. 1822 ve 1824 de Türkler ve Mısırlılar, Sakız Adası ve Psara'nın da aralarında bulunduğu adaları ele geçirdiler. Bu durum Batı Avrupa'daki kamuoyunun Yunan asiler lehine tavır almasına neden oldu.

Gerginlikler kısa süre içinde farklı siyasi görüşler arasında iki iç savaşa neden oldu. Bu arada Osmanlı Padişahı, Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa ile görüşerek Yunan isyanlarını bastırması karşılığında kendisine Yunan adalarından vermeyi teklif etti. Bu teklifi kabul eden Mehmet Ali Paşa oğlu İbrahim Paşa'yı Yunanistan'a gönderdi. Şubat 1825'den itibaren İbrahim Paşa Peleponnese'ye yerleşti ve hemen bir başarıya imza attı. 1825 yılı sonunda Mora'nın çoğu Müslüman Mısır'ın kontrolündeydi ve Nisan 1825'den beri Türkler tarafından kuşatılmış olan Missologhi şehri Nisan 1826'da düştü. İbrahim Paşa Peleponnese'deki isyanın çoğunu bastırmayı başardı ve Atina tekrar ele geçirildi. 

Yıllarca süren görüşmeler sonrasında üç büyük güç; Rusya,Birleşik Krallık ve Fransa çatışmaya müdahale etmeye karar verdiler ve her ulus bir deniz kuvvetleri gönderdi.  Ardından, Osmanlı-Mısır filolarının Yunan Hydra adasına saldıracakları haberleri yayıldı. Müttefik filosu Navarino'daki Osmanlı-Mısır filosuna müdahale etti. Bir haftalık bir beklemeden sonra Büyük bir savaş başladı ve Osmanlı-Mısır filosu yenildi. Mısır ordusunun Peleponnese'i tahliyesi için bir Fransız deniz gücü gönderildi. Yunanlılar 1828'de Osmanlı'nın terk ettiği Orta Yunanistan'a geçtiler. Yıllarca süren müzakerelerin sonucunda, 1830'da Londra Protokolü ile Yunan Devleti kuruldu.

Yunanistan Krallığı

Yunanistan Krallığı Otto von Wittelsbach

1827 yılında Troezen'de Üçüncü Ulusal Meclis tarafından, Birinci Helen Cumhuriyeti'nin ilk valisi olarak Corfu'dan Ioannis Kapodistrias seçildi. Kapodistrias devlet organı olarak bir dizi ekonomik ve askeri kurum kurdu. Kısa süre sonra onunla yerel oluşumların çıkarları arasında gerginlik ortaya çıktı. 1831 de bir suikaste kurban gitti. Bir yıl geçtikten sonra yapılan konferansta Britanya, Fransa ve Rusya güçleri Bavyera Prensi Otto Von Wittelsbach'ı kral olarak seçtiler. Wittelsbach'ın ilk eylemlerinden biri Nafplio'dan Atina'ya taşımak oldu. 1843'de bir halk oylaması sonucu Kral bir anayasa hazırlatmayı ve temsilciler meclisi kurulmasını kabul etmek zorunda kalmıştır. 

Onun otoriter egemenliği sonucunda 1862'de tahttan indirildi ve bir yıl sonra yerine Danimarka Prensi Prens Wilhelm (William) seçildi. Seçildikten sonra Danimarkalı prens I. George adını aldı ve İyonya adalarını İngiltere'den taç giyme hediyesi olarak Yunanistan'a getirdi. 1877'de ülkenin altyapısında önemli iyileştirmeler kaydedildi. Charilaos Trikoupis olası herhangi bir başbakana güven oylaması kuralını yayınlayarak kralın meclise müdahale hakkını kısıtladı.

Korint kanalı için gerekli altyapı harcamaları, yolsuzluklar ve Trikoupis'in harcamaları, zayıf olan Yunan ekonomisini iyice zayıflatmış ve 1893 yılında kamu iflasının ilan edilmesine neden olmuştu. Bu nedenle Trikoupis, ülkenin borçlarının ödenmesini sağlamak üzere mali kontrolü Uluslararası Mali Kontrol Yetkisine devredilmesini kabule zorlanmıştır. 19. yüzyılda Yunanistan'daki bir diğer siyasi mesele ise dil meselesiydi. Yunan halkı Demotik adı verilen bir Yunan dili kullanıyordu. Eğitimli seçkinlerin çoğu bunu bir köylü lehçesi olarak görüyorlardı. Onlar Antik Yunan'ın ihtişamını geri getirmeye kararlıydılar.

Hükümet belgeleri ve gazeteler, sıradan Rumların az okuyabilecekleri Katharevousa (saflaştırılmış) Yunanca yayımlandı. Liberaller Demotik'i ulusal dil olarak kabul etmeyi tercih ettiler. Ancak muhafazakarlar ve Ortodoks Kilisesi direndi. 1901'de Yeni Ahit'in Demotik'e tercümesi üzerine Atina'da ayaklanmalar oldu. Hükümet zayıfladı fakat bütün bu çabalara direndi. Bu mesele 1970'li yıllara kadar Yunan siyasetine etkili olmaya devam etmiştir.

Yunanistan Krallığı
Yunanistan Krallığı tarihi

Ancak Yunanlılar kullandıkları lehçeden bağımsız olarak Osmanlı İmparatorluğu'nun Yunanca konuşan illerini kurtarma kararlılığında birleştiler. Özellikle Girit'te, 1866-1869 yılları arasında süren isyan, milliyetçi ateşin yükselmesine neden oldu. 1877 de Rusya ile Osmanlı arasında savaş patlak verdiğinde Yunanistan düşünce olarak Rusların yanındaydı. Yunanistan resmen savaşa girmek için çok fakirdi ve İngiliz müdahalesinden çok endişeliydi. Yine de 1881'de Thessaly ve Epirus'un küçük kısımları Yunan Antlaşmasının bir parçası olarak Yunanistan'a devredilirken, Yunanlıların Girit'i de kazanmayı ümit etmeleri sinirlendirdi. 

Girit'teki Yunanlılar arada ayaklanmalara devam ettiler.1897 de Theodoros Deligiannis yönetimindeki Yunan Hükümeti halk baskısını gerekçe göstererek Osmanlı'ya savaş ilan etti. 1897 deki Grek-Türk savaşı sırasında, Yunan ordusu Osmanlılara yenildi. Ancak Büyük Güçlerin müdahalesiyle Prens George döneminde adada özerklik ilan edildi. Buna mukabil Yunanistan'da Türkiye sınırı boyunca küçük bir bölge kaybetti. Devlet kasaları boşaldığından, maliye Uluslararası Mali Kontrol altına girdi. Yunan çabaları bundan sonraki on yılda, 1908'de Jön Türk Devrimi ile imtiyazlı olarak sona eren Osmanlı yönetiminde Makedonya'daki Bulgar yanlısı isyancı gruplara karşı devlet destekli bir gerilla hareketi üzerine odaklandı.

Genişleme, felaket ve yeniden yapılandırma

Ulus Devletten genel hoşnutsuzluk devam ederken bir grup askeri görevli Ağustos 1909'da bir darbe düzenledi ve kısa bir süre sonra Girit'li siyasetçi Eleftherios Venizelos'u çağırdılar. İki seçimden sonra Venizelos başbakan oldu. Venizelos kapsamlı, mali, sosyal ve anayasal reformlar başlattı. Orduyu yeniden örgütledi. Yunanistan'ı Balkan Birliği'ne üye yaptı. Bu dönemde Balkan Savaşları yaşandı. 1913'e gelindiğinde Yunanistan'ın toprak ve nüfusu neredeyse iki katına çıkmıştı. Girit, Epir ve Makedonya Yunanistan'a eklendi. Birinci Dünya Savaşı öncesi ülkenin dış politikası yüzünden I.Constantine ve karizmatik Venizelos  arasındaki fikir ayrılığı ülkenin siyasi alanına hakim olmuş ve ülkeyi iki karşıt gruba bölmüştür. Bu yıllarda Birinci Dünya Savaşı'nın bazı dönemlerinde Yunanistan'ın iki hükümeti vardı; Atina'da kraliyet yanlısı (Alman yanlısı) bir hükümet ve Selanik'te Venizelos yanlısı başka bir hükümet. İki hükümet 1917'de Yunanistan'ın İtilaf Devletleri saflarında yer alarak savaşa girmesinde anlaşmışlardır. 

Birinci Dünya Savaşı'nda Yunanistan, o sırada büyük bir yerli Yunan nüfusa sahip olan Küçük Asya'da daha fazla genişleme girişiminde bulunmuştur. 1919-1922 Grek-Türk savaşında Yunanlıların yenilmesi sonucu Küçük Asya'da büyük göçler olmuştur. Bunun üzerine Yunanistan ve Türkiye arasında bu göçler resmileştirilerek nüfus mübadelesi anlaşması yapılmıştır. Savaş sona erdiğinde Lozan Anlaşması imzalanmıştır. Osmanlı'nın döviz borçları ve ödeme koşulları bir madde olarak bu anlaşmaya yazılmıştır. 

Devam eden dönem Yunanistan için istikrarsızlık dönemidir; zira Türkiye'den gelen 1,5 milyon sahipsiz Yunan mülteci Yunan toplumuna entegre edilmeye çalışıldı. Kapadokya Rumları, Pontus Rumları ve Yunanlı olmayan Rum Ortodokslar da mübadeleye tabi tutuldu. Bazıları Yunanca konuşmuyordu (Kapadokyalılar gibi). Ana karadaki  Yunanlılara yabancı ortamlardan gelmişlerdi. Mülteciler savaş sonrasında ,Yunanistan'ın önceki nüfusunun dörtte birine ulaşan dramatik bir artışa neden oldular.

Küçük Asya'daki olayların ardından Yunanistan'da monarşi 1924'te bir referandumla kaldırıldı ve ikinci Yunanistan Anlaşması ilan edildi. 1935 yılına gelindiğinde ise, kraliyetçi general politikacı Georgios Kondylis bir darbeyle iktidarı ele geçirdi. Bir referandum düzenleyerek cumhuriyeti kayıtsız şartsız kaldırdı ve ardından II.George Yunanistan'a ve tahtına geri döndü.

Yunanistan'da diktatörlük, II. Dünya Savaşı ve yeniden inşa

1935 de II.George tahta çıkıp monarşi gelince 4 Ağustos 1936'da Metaxas başbakan oldu. Otoriter kurallar uygulayarak diktatörlüğünü kurdu. Fakat İngiltere ile ilişkilerini iyi niyetle koruyarak Mihver devletlerle ittifak kurmadı.

28 Ekim 1940'ta İtalya Yunanistan'ın teslim olmasını istedi, ancak Yunan hükümeti reddetti. Bunun üzerine yapılan Greko-İtalyan savaşında Yunanistan İtalyanları Arnavutluğa doğru püskürttü. Böylece Müttefikler Eksen güçlerine karşı karada ilk zaferi kazanmış oldular. Yunan mücadelesi ve İtalyanlara karşı zafer büyük bir coşkuyla karşılandı ve övgü aldı. En belirgin olanı, Winston Churchill'e atfedilen alıntıdır: "Dolayısıyla Yunanlıların kahramanlar gibi savaştığını söylemeyeceğiz, ancak, kahramanların Yunanlılar gibi savaştığını söyleyeceğiz." Fransız General Charles De Gaulle'de şiddetli Yunan direnişine  övgüde bulunan kişiler arasındaydı. De Gaulle Yunan Bağımsızlık Günü  ulusal kutlamasına rastlayacak şekilde yayınladığı resmi bildiride Yunan direnişine olan hayranlığını dile getirmiştir:

"Yakalanan ancak hala hayatta olan Fransızlar adına Fransa, özgürlükleri için savaşan Yunan halkına selam göndermek istiyor. 25 Mart 1941, Yunanistan'ı kahramanca mücadelelerinin ve şanlarının zirvesinde buluyor. Salamis savaşından bu yana Yunanistan şimdi, günümüzde sahip olduğu büyüklüğe ve ihtişama ulaştı."

Naziler Atina ve Selanik'i yönetmeye devam ederken, ülkenin diğer bölgeleri Nazi Almanyası'nın ortaklarına, İtalya ve Bulgaristan'a verildi. İşgal, sivil Yunan nüfusu için büyük zorluklar çıkarttı. 1941-1942 kışında 100 binden fazla sivil açlıktan öldü. Nazilerin ve işbirlikçilerin misillemeleri yüzünden on binlerce kişi öldü. Ülke ekonomisi mahvoldu. Yunan Yahudilerinin büyük çoğunluğu sınır dışı edildi ve Nazi toplama kamplarında öldürüldü. Avrupa'daki en etkili direniş hareketlerinden biri olan Yunan direnişi, Naziler ve işbirlikçiler karşısında şiddetle savaşıyordu. Alman işgalciler çeşitli vahşet, kitlesel infazlar yapıyor, misillemelere karşı kasaba ve köyleri tahrip ederek toptan katliamlar işliyorlardı. Düzenli olarak anti-gerilla kampanyalar programladılar düzenlediler ve sistematik olarak yüzlerce köyü yaktılar. Neredeyse bir milyon Yunanlı evsiz kaldı. Toplamda, Almanlar 21.000, Bulgarlar 40.000 ve İtalyanlar 9.000 Yunanlı idam etti.

Yunanistan'da diktatörlük

Müttefik devletlerin Eksen (Mihver) devletlere karşı galibiyetinden sonra Yunanistan'da kurtuldu ve Dodecanes (On iki adalar) Yunanistan'a eklendi. Kısa süre sonra ülkede komünist ve antikomünist güçlerin kutuplaşmasıyla bir iç savaş başladı ve 1946 yılına kadar devam etti. Daha sonraki otuz yıl iç savaşın sebep olduğu sağcılar ve solcular arasındaki gerginlik ve ekonomik yıkımı onarmakla geçti. Bu dönemin belirgin özelliği ilk yirmi yılında solun marjinalleştirilmesi ve Marshall Planı'nın getirdiği hızlı ekonomik büyüme ile karakterize edilebilir.

Yirminci yüzyılda Yunanistan'da gözlemlenebilen en fazla gelişme, Osmanlı yönetimi sona erdikten sonra bile düşük olan insan sermayesi seviyesinin bu dönemde hızla artan HDI bileşen- sayısallığında olmasıdır.

Yunanistan'da Kral II.Konstantin'in Temmuz 1965 de George Papandreu'nun  merkezi hükümetini görevden almasıyla uzun bir siyasi tirbülans dönemi başladı. 21 Nisan 1967'de Albaylar Rejimi tarafından askeri darbe yapıldı. 17 Kasım 1973'te Atina Politeknik ayaklanması oldu. Ancak bu ayaklanmalar Albaylar Cuntası tarafından vahşice bastırıldı. Bu olay cuntada ciddi sarsıntılara yol açtı ve cuntanın lideri Georgios Papadopulos, cuntanın bir üyesi olan Dimitrios Ioannidis tarafından devrildi. 20 Temmuz 1974'te Türkiye Kıbrıs adasına çıkarma yaptığında rejim çöktü. 

Üçüncü Hellenik Cumhuriyeti

Üçüncü Hellenik Cumhuriyeti

Eski Başbakan Konstantinos Karamanlis, 1963'ten beri sürgünde yaşadığı Paris'ten davet edildi ve Metapolitefsi dönemi başladı. 1964'ten beri ilk defa ,Politeknik ayaklanmalarının yıl dönümünde, çok partili seçimler yapıldı. 11 Haziran 1975'te bir referandum yapılarak, Monarşiden vazgeçilerek Cumhuriyetçi bir anayasa ilan edildi.

Bu arada Georges Papandreu'nun oğlu Andreas Papandreu, Panhellenic Socialist Hareketi (PASOK) kurdu. Karamanlis'in muhafazakar Yeni Demokrasi Partisi ile PASOK devam eden 40 yıl boyunca hükumette hakim oldular. Yunanistan 1980'de NATO ya tekrar dahil oldu. 1 Ocak 1981'de Avrupa Topluluğunun onuncu üyesi oldu. (Daha sonra AB tarafından da kabul edilmiştir). Yunanistan sürekli bir büyüme sürecine girmiştir. Ağır sanayi işletmelerinde ve altyapıda yaygın yatırımların yanı sıra Avrupa Birliği fonları ve turizm, deniz taşımacılığı ve hızla büyüyen hizmet sektöründen gelen gelirler ülkede yaşam standartlarını çok yükseltmiştir. 1999 yılında iki ülkeyi birbiri ardına sık sık vuran depremlerin ardından gösterilen karşılıklı dayanışma, geleneksel olarak gergin olan ilişkileri yumuşattı ve bu da Türkiye'nin AB üyelik hedefine karşı Yunan vetosunun kaldırılmasına yola açtı. 

Ülke, 2001 yılında avroyu kabul etti. 2004 yılında Yaz Olimpiyatlarını başarıyla gerçekleştirdi. Yakın zamanlarda Yunanistan 2000'lerin sonundaki durgunluk yüzünden ekonomik sıkıntı içine girdi ve Avrupa'dan borç almak mecburiyetinde kaldı. Finansal kriz yaşadığı sırada bir de EURO'yu kabul etmesi nedeniyle rekabet gücü azaldı. İşsizlik 2000'li yıllarda zaten yüksekti. 2010'da başlayan  borç krizi, daha sonraki kemer sıkma politikaları ve sonuçta ortaya çıkan protestolarda iç politikayı hareketli hale getirdi. Yunanistan'ın bu durumu Avrupa ve küresel finans piyasalarını tehdit etmekteydi.

Yunanistan'ın coğrafi özellikleri

Yunanistan'ın coğrafi özellikleri Diapolo adasından manzara

Yunanistan Güney Avrupa'da bulunur. Dağlık bir alandır. Balkanların güney ucunda denize doğru uzanan ve yarımadalardan oluşan ana kara Peleponnese yarımadasında son bulur. Peleponnese yarımadası ana karadan Korint kanalıyla ayrılmıştır. Avrupa, Asya ve Afrika kavşağında yer aldığı için stratejik önemi vardır. Girintili kıyı şeridi ve çok sayıda adası nedeniyle Yunanistan, 13.676 km'lik dünyanın 11. en uzun kıyı şeridine sahiptir. Kara sınırı 1.160 km'dir. Ülke yaklaşık 34° ve 42° Kuzey enlemleri ile 19° ve 30° doğu boylamları arasında uzanmaktadır. En uç noktaları şunlardır:

  • Kuzey: Ormenio köyü

  • Güney: Gavdos adası

  • Doğu: Strongly (Kastelorizo, Megisti) adası

  • Batı: Othonoi adası

Yüzde sekseni dağlar ve tepelerden oluşan Yunanistan, Avrupa'nın en dağlık bölgelerinden sayılır. Yunan tanrılarının efsanelere konu olan mekanı Olympus Dağı buradadır. Bu dağ Mytikas zirvesinde doruk noktasına ulaşır ve yüksekliği 2.918 m.dir. Batı Yunanistan'da bir dizi göl ve sulak alan Pindus dağları arasında bulunur. Pindus Dağları Dinar Alpleri'nin devamıdır. Burada bulunan Smolikas dağının (Yunanistan'ın en yüksek ikinci dağı) yüksekliği 2.637 m.dir. Tarihsel olarak doğu-batı yönündeki seyahatler için önemli bir engel oluşturur.

Pelopmente merkezi Orta Keloponnalılarla devam eder, Kythera ve Antikythera adalarını geçerek sonunda Girit adasının güneybatısında Ege yolunu bulur ve orada biter. Ege adaları, bir zamanlar ana karanın uzantısını oluşturan su altındaki dağların doruk noktalarıdır. Pindus, çoğu zaman çok sayıda kanyonla ve çeşitli karstik manzaralarla, parçalanmış yüksek dik tepeleri ile karakterize edilir. Pindus arasında kalan Vikos-Aoos Ulusal Parkı'nın bir parçası olan görkemli Vikos Gorge, Dünya Rekorları Guinness kitabı tarafından dünyanın en derin vadisi olarak listeye alınmıştır. Bir başka önemli yapı , orta çağda yapılmış Ortodoks manastırının Meteora kaya direkleridir.

Kuzeydoğu Yunanistan, Doğu Makedonya ve Trakya bölgesi boyunca yayılmış olan başka bir yüksek dağ sırası Rodoplardır. Bu alan, ülkenin en kuzeydoğusundaki Evros bölgesinde Dadia ormanı da dahil olmak üzere geniş, kalın eski ormanlarla kaplıdır.

Geniş ovalar öncelikli olarak Thesaly, Central Makedonya ve Trakya bölgelerinde bulunmaktadır. Ülkedeki az ekilebilir araziler arasında oldukları için önemli ekonomik bölgeyi oluştururlar. Yunanistan'da yoğun ormanlık bölgelerde tehlikeli kahverengi ayı, Avrasya vaşağı, kara geyiği ve vahşi keçiler yaşar. Ana karayı çevreleyen denizlerde ise yuvarlak deniz kaplumbağaları ve kara deniz kaplumbağaları gibi nadir deniz türlerine rastlanır.

Yunanistan Adaları

Yunanistan'ın adaları

Yunanistan'ın konumu gereği 122 ile 6.000 arasında irili ufaklı adası vardır. Ancak bunlardan sadece 227'si insanların yaşayabileceği yerleşim yerleridir. Girit en büyük ve en kalabalık adadır. İkinci sırada Ana karadan 60 metre genişliğindeki Euripus boğazı ile ayrılan Euboea gelir; onu Midilli ve Rodos izler.

Yunan adaları geleneksel olarak aşağıdaki kümelere ayrılır: Atina yakınlarında Saronik körfezindeki Argo-Saronik Adalar, Ege Denizi'nin orta kesiminde bulunan geniş bir alanı kaplayan çok sayıda Cyclades, Ege'nin doğusunda Kuzey Ege Adaları, Dodecanese, Ege'nin güney doğusunda Girit ve Türkiye arasında kalan alanda dağınık bir başka adalar topluluğu, Euboea'nın kuzeydoğusunda yakın aralıklarla bulunan Sporades adaları ve ana karanın batısında İyon Denizi'ndeki İyon Adaları'dır.

Yunanistan'da iklim

Yunanistan'da iklim

Yunanistan'da ağırlıklı olarak Akdeniz iklimi görülür. Kışlar ılıman, yazlar sıcak ve kurudur. Bu iklim Atina, Kiklad Adaları, Dodecanese, Girit, Peleponnese, İyon Adaları ve Orta Yunanistan bölgesinin tüm kıyı şeridinde geçerlidir. Pindus dağ aralığının batısında yer alan kısımlar ortalamanın üzerinde (güney batı sistemlerinde neme maruz kalma ihtimalinin daha yüksek olması nedeniyle) yağış alır. Pindus dağ aralığının doğusunda yer alan kısımlar batıya nazaran daha az yağış alırlar.

Achea, Arcadia ve Laconia'daki bölgesel birimlerin parçaları da dahil olmak üzere, Kuzeybatı Yunanistan'ın (Epirus, Orta Yunanistan, Thesaly, Batı Makedonya'nın bir bölümü) yanı sıra, Peleponnese'nin dağlık orta kesimindeki dağlık alanlar, şiddetli kar yağışı ile Alp iklimi özelliği taşır. Kuzey Yunanistan'ın, Orta Makedonya'nın, Doğu Makedonya'nın ve Trakya'nın iç kısımlarında iklim; Kışları soğuk ve yağışlı, yazları ise sıcak esen fırtınalı ve kurudur. Kuzey bölgelerde dağlık alanlarda her yıl kısa süreli kar yağışları görülür. Ancak Atina gibi güney bölgelerinde kar görülmez.

Yunanistan ekolojik yapısı

Phytoceographically, Yunanistan Orman Krallığına dahildir ve Akdeniz Bölgesi Doğu Akdeniz eyaleti ve Circumboreal Bölge İliryasi eyaleti arasında paylaşılır. Dünya Doğayı Teşvik Fonu ve Avrupa Çevre Ajansı'na göre Yunanistan toprakları altı eko bölgeye ayrılabilir: Ilriyen yaprak döken ormanlar, Pindus Dağları karışık ormanlar, Balkan karışık ormanlar, Rhodope montane karışık ormanlar, Ege ve Batı Türkiye sklerofilleri ve karışık ormanlar ile Girit Akdeniz ormanları.

Yunanistan'da siyaset

Yunanistan'da iklim ve yaşam
Yunanistan'da siyaset

Yunanistan'ın devlet biçimi birleşik parlamenter cumhuriyettir. Devlet başkanı Cumhurbaşkanıdır ve beş yıllık bir dönem için Parlamento tarafından seçilir. Mevcut anayasa 1967-1974 askeri cuntasının devrilmesinin ardından, Beşinci Revizyon Parlamentosu tarafından  hazırlanmış, kabul edilmiş ve 1975 yılında yürürlüğe girmiştir. 1986, 2001 ve 2008 yıllarından bu yana üç kez revize edilmiştir. Anayasa 120 maddeden oluşmaktadır. Yasama, yürütme ve yargı  organlarının yetkileri kuvvetler ayrılığı prensiplerine göre düzenlenmiştir. Sivil özgürlükler ve sosyal haklar ve garantileri geniş kapsamlı olarak düzenlenmiştir (2001'de daha da güçlendirilmiştir). Anayasa'da 1952 yılında yapılan bir düzenlemeyle kadınların oy hakkı garanti edilmiştir.

Anayasa'ya göre, icra yetkisi Cumhuriyet Başsavcısı ve Hükümete aittir. 1986 değişikliğinden sonra başkanın görevleri önemli derecede azaltılmıştır. Şimdilerde ise bu makam sembolik hale gelmiştir. Çoğu siyasi yetkiler ve güç Başbakan'ın elindedir. Başbakan Yunanistan'ın hükümet başkanıdır. Parlamentoda güvenoyu kazanabilen siyasi partinin genel başkanı başbakan olur. Cumhurbaşkanı resmen ve sembolik olarak Başbakan'ı tayin eder. Hükümeti oluşturacak diğer Bakanlar hakkında tavsiyelerde bulunabilir, görevden alır veya göreve atamalarını yapar.

Parlamento 300 milletvekilinden oluşur.Tek aşamalı seçimle seçilirler ve yasama yetkisini kullanırlar. Parlamento tarafından kabul edilen tüzükler Cumhurbaşkanı tarafından ilan edilir. Parlamento seçimleri her dört yılda bir yapılır, ancak Cumhurbaşkanı istisnai bir önem taşıyan ulusal bir meseleyi ilgilendirdiği hallerde Kabinenin önerisi üzerine Parlamentoyu feshetmekle yükümlüdür. Muhalefet Başkanda güven yaratabildiği takdirde Başkanın Parlamentoyu daha erken dağıtması gerekir.

Yunanistan'da siyasi partiler

Yunanistan'da siyaset ve meclis

Demokrasinin restorasyonundan bu yana, Yunan parti sistemi liberal muhafazakar Yeni Demokrasi (ND) ve sosyal demokrat Panhellenic Socialist Movement (Pasok) tarafından yönetilmektedir. Diğer önemli partiler Yunanistan Komünist Partisi (KKE), Radikal Sol Koalisyonu (SYRIZA), Popüler Ortodoks Partisi (LAOS) ve Popüler Topluluk- Golden Dawn'dır.

Pasok ve ND, 2009 yılında hükümetin borç krizinin patlak vermesi üzerine büyük oranda değişime uğradı. O zamana kadar iki büyük parti olan Yeni Demokrasi ve Pasok partilerinin popülaritelerinde keskin bir düşüş oldu. Kasım 2011'de iki büyük parti, eski Avrupa Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Lucas Papademos başkanlığındaki ulusal bir birlik hükümetine meclis desteğini vaat ederek küçük parti Popular Orthodox Rally'sini  hükümete aldı. Panos Kammenos bu hükümete karşı oy verdi ve sağcı popülist Bağımsız Yunanlılar'ı oluşturan ND'den ayrıldı.

Yunanistan'da siyasi partiler

Koalisyon Hükümeti ülkeyi Mayıs 2012'de yapılacak parlamento seçimlerine götürdü. Geleneksel Yunan siyasi partileri Pasok ve Yeni Demokrasi'nin oyları, tasarruf tedbirleri ve Sırbistan için desteklerinden ötürü Pasok oyları %43'ten %13'e, Yeni Demokrasinin oyları ise %33'ten %18'e geriledi. Sol parti SYRIZA'nın oyları ise %4 ten %16'ya yükselerek ikinci büyük parti oldu. Bu durumda Haziran 2012 parlamento seçimlerine gidilene kadar sürdürülebilir bir hükümet oluşturacak bir parti olamadı. İkinci seçimin sonucu, Yeni Demokrasi %29, PASOK %12 ve Demokratik Sol %6 olmak üzere bir koalisyon Hükümeti kuruldu.

Alexis Tsipras, 25 Ocak 2015'te yapılan genel seçimlerde Syriza'yı zafere götürdü ve sadece iki sandalye ile Meclis'teki çoğunluğun altına düştü. Ertesi sabah Tsipras, Bağımsız Yunanlılarla bir koalisyon kurma konusunda anlaşma sağladı ve Yunanistan Başbakanı olarak görev yaptı. Tsipras, Ağustos 2015'te erken seçim çağrısında bulundu ve görevinden istifa ederek, Yunanistan'ın ilk kadın başbakanı olan yargıç Vassiliki Thanou-Christophilou başkanlığındaki bir ay süreyle kaptan yönetimine getirildi. Eylül 2015 genel seçimlerinde Tsipras, Syriza'yı 300 sandalyeden 145'ini alarak Bağımsız Yunanlı koalisyonu yeniden kuran bir başka zafer kazandı.

Yunanistan'ın dış ilişkileri

Yunanistan'ın dış ilişkileri

Yunanistan'ın dış politikası Dışişleri Bakanlığı aracılığı ile yürütülür. Mevcut Bakan Nikos Kotzias'tır. Resmi Web sitesine göre, Dışişleri Bakanlığının temel amacı Yunanistan'ı diğer devletler ve uluslararası örgütler nezdinde temsil etmek, Yunan devletinin ve yurt dışındaki vatandaşlarının çıkarlarını korumak, Yunan kültürünün teşvik edilmesi, Yunan diasporası ile ilişkilerin daha geliştirilmesi ve uluslararası işbirliğinin geliştirilmesidir. Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika'ya politik ve coğrafi yakınlığı nedeniyle Yunanistan önemli bir jeostratejik öneme sahip bir ülkedir. Balkanlar, Akdeniz ve Ortadoğu'da orta derecede bir güç olarak kabul edilir ve bölgede ve ülkede barış ve istikrarı artırmak için bölgesel bir politika geliştirmiştir. 

Bakanlık üç konuyu Yunan devleti için özel olarak belirlemiştir: Ege Denizi'ndeki Yunan egemenlik haklarına ve ilgili hava sahasına Türkiye'nin getirdiği zorluklar; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Kıbrıs adasındaki meşruiyeti; Yunanistan'ın en büyük ve en kalabalık bölgesi olan Makedonya ile ismini paylaşan küçük Balkan ülkesi Makedonya arasındaki anlaşmazlık.

Yunanistan, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği, Akdeniz Birliği, Kuzey Atlantik Anlaşması Teşkilatı, Uluslararası Örgüt Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler'in kurucu üyesi olduğu çok sayıda örgütün üyesidir.

Yunanistan'da hukuk ve adalet

Yunanistan'da hukuk ve adalet

Yargı, yasama ve yürütme organından bağımsızdır ve Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay olmak üzere üç Yüksek Mahkemeden oluşur. Yargı sistemi ayrıca vatandaşlar ile Yunan İdari makamları arasındaki uyuşmazlıkları çözen idari mahkemeler ile vatandaşların kendi aralarındaki uyuşmazlıkları çözen sivil mahkemelerden oluşmaktadır.

Yunan Polisi, Yunanistan'ın ulusal polis teşkilatıdır. Karayolu kontrolünden teröre kadar geniş sorumluluk alanı olan bir teşkilattır. Jandarma ve Şehir Polis kuvvetlerinin birleşmesi sonucu olarak 1984/1-10-1984 (Hükümet Gazetesi 152 A)  Yasası uyarınca kurulmuştur.

Yunanistan Ordusu

Yunanistan Ordusu

Yunan Silahlı Kuvvetler, Milli Savunma Bakanlığına bağlıdır (sivil otorite) ve Yunan Ulusal Savunma Genel Sekreteri tarafından denetlenir. Üç şubeden oluşur.

  • Yunan Kara Kuvvetleri

  • Yunan Donanması

  • Yunan Hava Kuvvetleri

Ayrıca Yunan Sahilleri Muhafızları da deniz arama kurtarma, liman operasyonları ve Yunan sahillerindeki kolluk uygulamaları faaliyetlerini sürdürür. Savaş sanayi de Denizcilik Bakanlığı'nın denetiminde donanmayı destekler.

Yunanistan'da askerlik hizmeti erkekler için zorunludur. Kadınlar bu zorunluluktan muaftır, ancak orduda görev alabilirler. 2009 itibariye, zorunlu askerlik hizmeti 19-45 yaşları arasındaki erkek vatandaşlar için dokuz aydır. Ayrıca, stratejik olarak hassas bölgelerde yaşayan 18-60 yaş arası Yunanlı erkeklerin, Ulusal Muhafızlar'da yarı zamanlı olarak görev yapması gerekebilir. Ancak, ordu tamamen profesyonellerden oluşan bir güç olmaya çalışmaktadır. Bu nedenle hükümet zorunlu askerlik hizmetini azaltmaya veya tamamen kaldırmaya söz vermiştir.

Nato üyesi olan Yunan Ordusu, ittifakın himayesinde askeri tatbikatlara ve konuşlandırmalara katılmaktadır.

Yunanistan her yıl orduya 7 milyar dolar (GSYİH nın %23'ü) harcama yapar. Bu dünyanın 24. en büyük harcamasıdır.

Yunanistan'ın bölgeleri

Kallikratis'in Ocak 2011 tarihinde yürürlüğe giren reform programına göre Yunanistan, Toplam 325 belediyeye bölünmüş on üç bölgeden oluşur. 54 eski kent ve eyalet düzeyindeki idareler, bölgelerin alt birimleri olarak büyük ölçüde muhafaza edilmiştir. Yedi merkezi olmayan idare  bir veya üç bölgeyi kapsar şekilde gruplandırılmıştır. Ayrıca Orta Makedonya bölgesine komşu bir özerk alan Athos Dağı (Yunanca: Aqio Oros, Holy Mountain) vardır. 

SırasıBölgeBaşkentiYüz ölçümü (km²)Yüz ölçümü (Mil²)
 Nüfus GSYİH (milyar)
1AttikaAtina3.808,101.470,323.828.434103,333 €
2Orta YunanistanLamya15.549,316.003,62547.39012,530 €
3Orta MakedonyaSelanik18.810,527.262,781.882.10834,458 €
4GiritKandiye8.25931,89623.06512,854 €
5Doğu Makedonya ve TrakyaGümülcine14.157,765.466,34608.1829,054 €
6EpirYanya9,.203,223.553,38336.8565,827 €
7İyon AdalarıKorfu2.306,9489.071207.8554,464 €
8Kuzey EgeMidilli3,835,911.481,05199.2313,579 €
9MoraTripoliçe15.489,965.980,71577.90311,200 €
10Güney EgeHermupolis5.285,992.040,93309.0157,816 €
11TeselyaLarissa14.036,645.419,58732.76212,905 €
12Batı YunanistanPatras11.350,184.382,33679.79612,122 €
13Batı MakedonyaKozani9.4513.649283.6895,564 €
Sırası Özerk devletBaşkentYüz ölçümü (km²)Yüz ölçümü (Mil²).
NüfusGSYİH (milyar)
(14)AynorozKaryes3901511.830Yok


Yunanistan'da ekonomi

Yunan ekonomisi hakkında özet bilgi

Yunan ekonomisi hakkında özet bilgi

Dünya Bankası'nın 2013 yılı istatistiklerine göre Yunanistan ekonomisi, nominal gayrisafi yurt içi hasılası  432 milyar dolarla 242 milyar dolar arasındadır ve 52. sırada yer alır. 284 milyar dolarlık satın alma gücü paritesine (PPP) sahiptir. Buna ek olarak, Yunanistan, 27 üyeli Avrupa Birliğinde 15. en büyük ekonomidir. Kişi başı gelir açısından Yunanistan, sırasıyla nominal GSYİH ve PPP için 21.910 dolar ve 25.705 dolar ile dünyadaki 38 veya 40. sırada yer almaktadır.

Yunanistan yüksek yaşam standartlarına ve İnsani Gelişim Endeksine sahip gelişmiş bir ülkedir. Ekonomisinin %85'ini hizmet sektörü, %12'sini sanayi, %3'ünü tarım oluşturur. Turizm endüstrisi çok önemlidir (2009 da 14,9 milyon yabancı turist gelmiştir). Avrupa Birliğinde en çok ziyaretçi kabul eden ülkedir. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü tarafından dünya sıralamasında 16. sıradadır. Yunan deniz ticareti gemileri dünya deniz ticaretinin toplam kapasitesinin %16,2 sini karşılar. Bu ülkenin tarımsal üreticiliği yönünden (balıkçılık) çok önemlidir.

Yunanistan Balkanlar'daki ekonomilerin hepsinden daha büyüktür ve önemli bir bölgesel yatırımcıdır. Yunanistan, Arnavutluk'taki ikinci en büyük sermaye yatırımcısıdır. Bulgaristan'da üçüncü sırada yer alan yabancı yatırımcıdır. Romanya ve Sırbistan'daki yabancı yatırımcıların üçte biri Yunan'dır. Makedonya Cumhuriyeti'nin en önemli ticaret ortağı ve en büyük yabancı yatırımcısıdır. Yunan bankaları neredeyse haftada bir Balkanlar'da yeni bir şube açtılar. Yunan telekominikasyon şirketi OTE, Balkan ülkelerinde güçlü bir yatırımcıdır.

Yunan ekonomisi gelişmiş ve yüksek gelirli olarak sınıflandırılmıştır. Yunanistan, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın (KEİ) kurucu üyelerindendir. 1979'da, ülkenin Avrupa Topluluğuna ve ortak pazara üyeliği imzalanmış ve süreç 1982'de tamamlanmıştır. Yunanistan, 19 Haziran 2000'de Avrupa Birliği Ekonomik ve Parasal Birliği'ne kabul edilmiştir. Ocak 2001 de Yunan para birimi drahmiyi 340.75 döviz kuru ile Euro'ya değiştirmiş ve para birimi olarak Euro'ya geçmiştir.Yunanistan aynı zamanda Uluslararası Para Fonu ve Dünya Ticaret Örgütü üyesidir. 2013 yılında KOF Küreselleşme Endeksinde 24. sırada yer almıştır.

2010 2015 finansal krizi

2010 -2015 finansal krizi

Uluslararası ekonomi ve yerel faktörlerin etkileri sonucunda 2009 yılı sonunda, Yunanistan Hükümeti, 1974'de demokrasinin restorasyonundan bu yana en şiddetli krize maruz kalmıştır. Zira Yunanistan Hükümeti bütçe açığını brüt olarak %6 ile %12,7 arasında revize etmiştir. 

2010 yılının başında, Goldman Sachs, JPMorgan Chase ve diğer birçok bankanın yardımıyla, Yunanistan, İtalya ve diğer birçok Avrupa ülkesinin borçlarını kolay ödeyebilecekleri finansal ürünler geliştirildi. Avrupa'da benzer düzinelerce anlaşma imzalandı; bankalar, ilgili hükümetlerin gelecekteki ödemeleri karşılığında peşin para tedarik ettiler. Buna karşılık ilgili ülkelerin yükümlülükleri "kitaplardan uzak tutuldu".

Der Spiegel'e göre, Avrupa hükümetlerine verilen krediler "takas" şeklinde gizlendi ve sonuçta borç olarak kaydedilmedi. Eurostat, finansal türevleri içeren istatistiklere önem vermediğinden, Alman türev bayii Der Spiegel'e "Maastricht kuralları takas yoluyla tamamen hukuka aykırı olabilir" ve "Geçmiş yıllarda İtalya gerçek borçlarını maskelemek için benzer bir hile yaptı" yorumunu yapmıştı (Farklı bir ABD bankasının yardımıyla.). Bu koşullar, Avrupa Birliği'nin para yardımlarının geri iadesinde oluşacak tahmini açığı hesaplarken, Yunan ve diğer pek çok Avrupa Hükümetinin servetlerinin ötesine geçmesine neden oldu.

Finansal kriz ve Yunanistan

Mayıs 2010'da Yunan hükümetinin açığı yeniden gözden geçirilmiş ve %13,6 olarak tahmin edilmiştir. Bu oran dünyada İzlanda için %15,7 ve üçüncü sıradaki Birleşik Krallık için 12,6 dır. Bazı tahminlere göre 2010 yılında kamu borcunun GSYİH'nın %120'sini bulması beklenmektedir.

Sonuç olarak, Yunanistan'ın borcunu ödeyebilme becerisinde uluslararası güvensizlik oluştu. Böyle bir temerrüdü önlemek için, diğer Avrupa Bölgesi ülkeleri ve İMF Mayıs 2010'da bir kurtarma paketi üzerinde anlaşmaya vardı. Buna göre Yunanistan'a 45 milyar avroluk kredi verilecek ve toplamda 110 milyar avroluk para sağlanacaktı.Fonun güvence altına alınması için Yunanistan'ın bütçe açığını kontrol altına alacak sıkı kemer sıkma önlemlerini kabul etmesi gerekiyordu.

AB'nin istatistik kuruluşu Eurostat, Atina'da hangi yöntemler uygulanacağını araştırıp tespit eden bir çalışma yürüttü ve Yunanistan için kamu maliyesi ve borç rakamını revize etti. Yunanistan'ın 2009 yılı hükümet açığını GSYİH'nın %15,4'ü ve kamu borcu GSYİH'nın %126,8'ine düşürdü (GSYİH'ye oran olarak AB ülkeleri arasındaki en büyük açık).

2011'de finansal reformlar ve daha fazla tasarruf tedbirleri de dahil olmak üzere sıkı koşullara rağmen, kurtarma operasyonunun yetersiz olacağı ve 2012 yılında 130 milyar avro tutarında ikinci bir kefalet anlaşması yapma zorunluluğu ortaya çıktı. Anlaşmanın bir parçası olarak, Yunan borç yükünde özel alacaklılara %53'lük bir indirim yapılacak ve Euro bölgesi merkez bankalarının Yunan borçlarına ilişkin faiz gelirleri Yunanistan'a iade edilecektir. Yunanistan 2013'de ilk olarak devlet bütçe fazlası elde etmeyi başardı. Nisan 2014'te, %4,95'lik bir artışla 3 milyar avro değerinde beş yıllık devlet tahvilini başarıyla satarak küresel tahvil piyasasına döndü. Yunanistan, 2014 yılının ikinci çeyreğinde altı yıllık ekonomik düşüşün ardından yeniden büyümeye başladı ve üçüncü çeyrekte Euro Bölgesinin en hızlı büyüyen ekonomisi oldu.

Yunanistan'da organik tarım
Yunanistan'da tarım

Yunanistan'da tarım

2010 yılında Avrupa Birliği'nin en büyük pamuk (183.800 ton) ve antep fıstığı (8000 ton) üreticisi oldu. Pirinç (229.500 ton) ve zeytin (147.500 ton) üretiminde ikinci, incir üretiminde (11.000 ton) üçüncü sırada yer aldı. Badem (44.000 ton), domates (1.400.000 ton) ve karpuz (578.400 ton), ve tütün (22.000 ton) üretmektedir. Tarım, ülkenin GSYİH'sının %3,8'ine katkıda bulunur ve ülkenin iş gücünün %12,4'ünü istihdam eder.

Yunanistan, Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikasından önemli ölçüde yararlanmıştır. Ülkenin Avrupa Topluluğuna girmesinin bir sonucu olarak, tarım altyapısının büyük kısmını geliştirmiş ve dolayısıyla tarımsal üretimi artmıştır. 2000 ve 2007 arasında Yunanistan'daki organik tarım %885 oranında artmış ve bu oran AB deki en yüksek değişim yüzdesi olmuştur.

Yunanistan'da enerji

Yunanistan'da enerji

Yunanistan'da elektrik enerjisi üretimi, devlete ait Public Power Corparation'ın (DEI) elindedir. 2009 yılında DEI, Yunanistan'daki tüm elektrik enerjisi talebinin %85,6'sını karşılarken, bu oran 2010'da %77,3'e düşmüştür. DEI'nin enerji üretiminin neredeyse yarısı (%48) 2009 da %51,6'ya düşerken linyit kullanılarak üretildi. 

Yunanistan'ın elektrik enerjisinin %12'si hidroelektrik santrallerinden, %20'si de doğal gazdan gelir. 2009 ve 2010 yılları arasında bağımsız şirketlerin enerji üretimi, 2009 yılında 2.709 Gigawatt saatten 2010 yılında 4.232 GWh'ye yükselerek %56 artış göstermiştir.

2012 yılında yenilenebilir enerji ülkenin toplam enerji tüketiminin %13,8'ini oluşturuyordu. 2011'de %10,6 olan bu oran, 2012'de AB ortalamasına (%14,1) yaklaşmıştır. Ülkenin yenilenebilir enerjisinin %10'u en çok biyokütle ve atık geri dönüşümünden gelir. Avrupa Komisyonunun  Yenilenebilir Enerji Direktifi doğrultusunda Yunanistan, 2020'ye kadar enerjisinin %18 ini yenilenebilir kaynaklardan elde etmeyi hedefliyor.

2013 yılında, Yunanistan'daki bağımsız elektrik iletim işletmecisine göre, Yunanistan'daki elektriğin %20'den fazlası yenilenebilir enerji kaynakları ve hidroelektrik santrallerinden üretildi. Nisan ayında bu oran %42'ye ulaştı. Yunanistan'da şu anda faaliyette bir nükleer santral bulunmamaktadır. Ancak Atina Akademisi 2009 yılında Yunan nükleer santralleri olasılığına ilişkin araştırmaların başlamasını önermiştir.

Yunanistan deniz endüstrisi

Yunanistan deniz endüstrisi

Eski zamanlara dayanan gemicilik endüstrisi, Yunan ekonomik faaliyetinin önemli bir unsurudur. Günümüzde denizcilik, ülkenin en önemli endüstrilerinden biridir. GSYİH'nın %4,5'ini oluşturur. Sektörde yaklaşık 160.000 kişi istihdam edilmektedir. Bu rakam iş gücünün %4'üdür. Ükenin ticaret açığının 1/3'ünü kapatır.

2011 yılında Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı raporuna göre, Yunan ticari filosu, dünyanın toplam kapasitesinin %16'sı ile dünyanın en büyüğüdür. Bu oran 2010'da %15,96 dır. 2006'ya göre düşüktür zira o tarihte bu oran %18,2'dir. Ülkenin ticaret filosunun toplam tonajı 202 milyon dwt'dir ve dünyada birinci sırada yer almaktadır.

1960 lı yıllarda, Yunan filosunun büyüklüğü, öncelikle nakliye şirketi sahipleri Aristoteles Onassis ve Stavros Niarchos'un yaptığı yatırımlarla iki katına çıkmıştır. Yunan denizcilik endüstrisinin temelleri II. Dünya Savaşı'ndan sonra, Yunan nakliyat şirketlerinin sahibi iş adamlarının, 1940'ların Gemi Satış Kanunu ile ABD hükümeti tarafından kendilerine satılan gemileri toplamalarıyla atılmıştır.

Toplam gemi sayısı bakımından, Yunan deniz ticaret filosu dünya çapında 3.000 gemiyle (741'i Yunanistan, 2.409'u diğer limanlarda kayıtlıdır) dünya genelinde 4.sırada yer almaktadır. Gemi kategorileri açısından Yunanistan hem tanker hem de kuru yük taşıyıcıları arasında birinci, konteyner sayısı bakımından dördüncü ve diğer gemilerde beşinci sırada gelir. Bununla birlikte, bugünkü filo listesi 1970'lerin 5.000 gemilik sayısından daha küçüktür.

Yunanistan'da turizm

Yunanistan'da turizm
Yunanistan'da turizm ve kültür

Yunanistan'ın milli gelirinin önemli bir yüzdesi turizmden gelir. Turizm, Turizm Konseyi ve Londra Tabanlı Dünya Seyahatini de içeren gayri safi yurt içi hasılanın %16'sını finanse eder. Eurostat istatistiklerine göre, Yunanistan 2007'de 17,7 milyon turist ağırlamışken bu sayı artarak 2009'da 19,5 milyona yükselmiştir. 

2007 yılında Yunanistan'a Avrupa kıtasından 12,7 milyona ulaşan sayıda ziyaretçi gelmiştir. İngiltere'den 2,6 milyon, Almanya'dan 2,3 milyon ziyaretçi gelmiştir. 2010 yılında Yunanistan'ın en çok ziyaret edilen bölgesi Orta Makedonya'dır. Ülkeye gelen toplam ziyaretçi sayısının %18'idir (3,6 milyon turist). Bunu Attika 2,6 milyon ve Peleponnese 1,8 milyon ziyaretçi sayısı izlemiştir. Kuzey Yunanistan, 6,5 milyon turist ile en çok ziyaretçisi olan coğrafi bölgedir. İkinci sırada 6,3 milyon ziyaretçi ile Orta Yunanistan gelir.

2010 yılında Lonely Planet, Yunanistan'ın kuzeyindeki ve ikinci büyük şehri Selanik'i dünyanın beşinci en iyi şehri ilan ederek Dubai ve Montreal gibi şehirlerle kıyasladı. 2011 yılında Santorini adası, Travel_Leisure'da "Dünyanın En İyi Adası" seçildi. Komşu adası Mykonos, Avrupa kategorisinde beşinci oldu.

Yunanistan'ı 2016 yılında 28 milyon turist ziyaret etmiştir.

Yunanistan'da ulaşım

Yunanistan'da ulaşım

1980'lerden itibaren, Yunanistan'ın kara yolu ve demir yolu ağı önemli ölçüde modernize edilmiştir. Bunları: Kuzeybatı Yunanistan'ı (Igoumenitsa) Kuzey ve Kuzeydoğu Yunanistan'ı (Kipoi) birbirine bağlayan A2 (Egnatia Odos) otoyolu, Orta Yunanistan'daki Antirrio ile Rio'daki Peloponnese'yi (Patras'tan 7 km) bağlayan, Avrupa'daki en uzun süspansiyon kablo köprüsü 2.250 m uzunluğundaki Rio-Antirro köprüsünü sayabiliriz. 

Halen devam etmekte olan önemli projeler arasında; Atina'yı Patras'a bağlayan GR-8A'nın dönüştürülmesi ve batı Peloponnese'deki Pyrgos'a doğru devam eden yol boyunca modern bir otobana dönüştürülmesi, Atina'yı Selanik'e bağlayan A1 üzerindeki otoyolun tamamlanmamış bölümlerinin yenilenmesi ve Thessaloniki metrosunun inşası sayılabilir.

Özellikle Atina Metropolitan Bölgesinde, Atina Uluslararası Havalimanı, özel olarak işletilen Attiki Odos otoyolu ağı ve genişletilmiş Metro sistemi gibi Avrupa'nın en modern ve verimli ulaşım altyapısına sahip hizmetler sunulmaktadır.

Yunan adalarının çoğu ve Yunanistan'ın birçok ana kenti arasında ulaşım,  başlıca iki Yunan havayolu Olimpiyat Hava ve Ege Hava yollarıyla sağlanmaktadır. Deniz bağlantılarında modern teknolojiyle donanmış, yüksek hızlı tekneler ve katamaranlar kullanılmaktadır.

Demir yolu bağlantıları Yunanistan'da diğer birçok Avrupa ülkesine nazaran daha az rol oynar. Proastiakos tarafından, Atina çevresine, havaalanına, Kiato ve Chalkida'ya hizmet veren banliyö, banliyö demir yolu bağlantılarıyla genişletilerek Selanik çevresinde, Larissa ve Edessa kentlerine ve Patras çevresine de hizmet verir hale getirilmiştir. Atina ve Selanik arasında modern bir şehirler arası demir yolu bağlantısı kurulmuştur. 2.500 km'lik bu demir yolu ağının pek çok yerinde çift hatlı demir yolu yapımına devam edilmektedir. Uluslararası demir yolu hatları Yunan şehirlerini Avrupa, Balkanlar ve Türkiye'ye bağlar. 

Yunanistan'da iletişim

Yunanistan'da iletişim

Modern dijital bilgi ve iletişim ağı tüm alanlara ulaşmaktadır. 35.000 km'lik fiber optik ve geniş açık kablolu bir ağ vardır. Yunanistan'da geniş bant internet yaygın olarak bulunabilir. 2011 yılının başında, geniş bant erişiminin %20'si olan toplam 2.252.653 geniş bant bağlantısı mevcuttu. 2016 yılı verilerine göre genel nüfusun yaklaşık %60'ı interneti düzenli olarak kullanmaktadır (Bu oran, 34 yaşın altındakiler için %96'dır).

Net erişim, ofis uygulamaları ve çok oyunculu oyun sağlayan internet kafeler ülkede yaygındır. 3G ve 4G-LTE mobil telefon şebekelerinde mobil internet ve Wi-Fi bağlantıları neredeyse her yerde mevcuttur. Son yıllarda 3G/4G mobil internet kullanımı hızla artmıştır. 2016 verilerine göre, Yunan internet kullanıcılarının %70'i 3G/4G mobil erişimi kullanmaktadır. Birleşmiş Milletler Telekomünikasyon Birliği, son derece gelişmiş bilgi ve iletişim altyapısına sahip Yunanistan'ı ilk 30 ülke arasında saymaktadır.

Yunanistan'da bilim ve teknoloji

Yunanistan'da bilim ve teknoloji

Ulusal araştırma ve teknolojik politikanın tasarlanması, uygulanması ve denetlenmesinden Kalkınma Bakanlığı Araştırma ve Teknoloji Genel Sekreterliği sorumludur. 2003'te kamuoyu araştırması ve geliştirilmesi (ARGE) harcamaları 456,37 avro'dur. 2002'ye nazaran %12,6 artmıştır. GSYİH'ya oran olarak toplam AR-GE harcaması (kamu ve özel sektör), son on yıllık dönemin başından bu yana, 1989'da %0,38 iken, 2001'de %0,65'e kadar artmıştır.

Yunanistan'daki Ar-Ge harcamaları AB ortalamasının (%1,93) altında kalmış ancak Eurostat verilerine dayanan Research DC'e göre,1990 ile 1998 yılları arasında Yunanistan'daki toplam Ar-Ge harcamaları, Finlandiya ve İrlanda'dan sonra Avrupa'da üçüncü en yüksek artışa imza atmıştır. Stratejik konumu, nitelikli iş gücü ve siyasi ve ekonomik istikrarı nedeniyle, Ericsson, Siemens, Motorola ve Coca-Cola gibi çok uluslu şirketlerin bölgedeki araştırma ve geliştirme merkezleri Yunanistan'da bulunur.

Bilim ve teknoloji alanında Yunanistan

Kuluçka tesisi olan Yunanistan'ın teknoloji parkları: Girit Bilim ve Teknoloji Parkı (Heraklion), Thessaloniki Teknoloji Parkı, Lavrio Teknoloji Parkı, Epirus Bilim ve Teknoloji Parkı (Yanya Adası) ve Patras Bilim Parkı'dır. Yunanistan, 2005 yılından bu yana Avrupa Uzay Ajansı (ESA) üyesidir. ESA ve Yunan Ulusal Uzay Komitesi arasında işbirliği 1990'lı yılların başında başlamıştır. 1994 yılında Yunanistan ve ESA arasında ilk işbirliği anlaşması imzalanmıştır. 2003 yılında tam üyelik için resmen başvuran Yunanistan, 16 Mart 2005'te ESA'nın on altıncı üyesi olmuştur. Yunanistan, ESA'ya üye olarak Telekomünikasyon ve Teknoloji faaliyetlerine ve Global Monitoring for Environment and Security Initiativ'e katılmıştır.

Ulusal Bilimsel Araştırmalar Merkezi "Demokritos", 1959'da kurulmuştur. Merkezin asıl amacı, nükleer araştırma ve teknolojisinin ilerletmesi olmakla birlikte, bugün, faaliyetleri çeşitli bilim ve mühendislik alanlarını kapsamaktadır.

Diasporalı Yunanlılar eğitim alanında eşit derecede aktifken, 2007 yılı itibariyle Yunanistan dünyanın üçüncü yüksek okullaşma oranına (kadın öğrencilerin yüzdesi erkeklerden daha yüksek) sahiptir. Yüz binlerce Yunan öğrencisi her yıl Batı üniversitelerine devam ederken, önde gelen Batı üniversitelerinin öğretim listelerinde çarpıcı sayıda Yunanlı vardır.

Modern çağın önde gelen Yunan bilim adamlarını şöyle sayabiliriz: Georgios Papanikolaou (Pap testinin mucidi), matematikçi Costantin Caratheodory (Caratheodory teoremleri ve Caratheodory varsayımı), astronom EM Antoniadi, arkeologlar; Ioannis Svoronos, Valerios Stais, Spyridon Marinatos ve Manolis Andronikos, Vergina'daki Makedon II. Philip'in mezarını keşfetti. Michael Dertouzos, Nicholas Negroponte, John Argyris, John Iliopoulos (2007 Dirac ödülü, kuarkın cazibesi fiziğine yaptığı katkılarından dolayı), Chritopher Papadimitriou (2002 Knuth Ödülü, 2012 Gödel Ödülü), Mihalis Yannakakis (2005 Knuth Ödülü), fizikçi Dimitri (2005 Knuth Ödülü) ve Joseph Sifakis (2007 Turing Ödülü, Bilgisayar Biliminin "Nobel Ödülü" Nanopoulos).

Yunanistan'da tıp sektörü

Yunanistan'da tıp sektörü

Tıpta rasyonel yaklaşımın temelini atan Eski Yunanlı doktor Hipokrat, "batı tıbbının babası" olarak kabul edilir. Günümüzde hekimlerce kullanılan Hipokrat yeminini yazmıştır. Hastalıkları akut, kronik, endemik ve salgın olarak kategorize etmiştir. "Alevlenme, nüksetme, çözümleme, kriz, paroksizma, tepe ve iyileşme" tanımlarını tıbba kazandırmıştır. Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu'nda kesintisiz olarak devam etmesine rağmen, Batı Roma İmparatorluğu'nun yıkılışı ve Erken Orta Çağ'ın başlangıcından sonra, Yunan tıbbı geleneği Batı Avrupa'da düşüşe geçmiştir. Bugün ülke tıbbı hizmetler merkezi ve gelişmekte olan bir sağlık turizmi merkezi olma yolundadır.  

Dikkat çeken modern Yunan doktorları arasında: Andreas Anagnostakis, Panayotis Potagos, Constantin von Economo, Georg N. Koskinas, Grigoris Lambrakis, Amalia Fleming, Benediktos Adamantiades, Petros Kokkalis ve Dimitrios Trichopoulo'u sayabiliriz. "Pap ölçeği" nin mucidi Papaz Georgios Papanikolaou dünya çapında tanınmaktadır.

Yunanistan nüfus yapısı

Yunan toplumu son birkaç on yıl içinde hızla değişmiştir. Doğumların azalması, Avrupa'nın genel yaşlanmasına denk gelen medyan yaşta artışa neden olmuştur. 2001 yılında nüfusun %16,71'i 65 yaş ve üzeri, %68,12'si 15-64 yaş arasında, %15,18'i 14 yaş ve altıdır. 

Yunanistan'da şehirler

Evlilik oranları, 1981'de 1.000 kişide yaklaşık 71 kişi iken 2003 yılında yalnızca 1.000 kişide 61'e, 2004'te 1.000 kişide 51'e düşmüştür. Dahası, boşanma oranları 1991'de 1000 evlilik başına 191,2'den 2004'te 1.000 evlilik başına 239,5'e yükselmiştir. Bu eğilimlerin bir sonucu olarak, ortalama Yunan ailesi önceki nesillerden daha küçük ve yaşlıdır.

Yunanistan'da şehirler

Yunan halkının neredeyse üçte ikisi kentsel alanlarda yaşamaktadır. Yunanistan'ın en büyük ve en etkili metropol merkezleri, sırasıyla yaklaşık 4 milyon nüfuslu metropolit nüfusa sahip Yunanca "συμπρωτεύουσα" (literatürde "co-capital") olarak anılan Atina ve 1 milyon nüfuslu Selanik şehirleridir. 100.000'den fazla nüfusa sahip önde gelen şehirler arasında Patras, Heraklion, Larissa, Volos, Rhodes, Yanya, Chania ve Chalcis sayılmaktadır.

Fonksiyonel kentsel alanlar

Yunanistan'da din

Yunanistan'da din

Yunan Anayasası Doğu Ortodoksluğunu ülkenin "hakim" inancı olarak görmekle birlikte, herkesin dini inanç özgürlüğünü garanti eder. Yunan hükümeti dini gruplarla ilgili istatistikler tutmaz ve nüfus sayımı yapılırken dini inançla ilgili soru sorulmaz. ABD Dışişleri Bakanlığı'na göre, Yunan vatandaşlarının %97'si kendisini - Bizans ayinini ve Yeni Ahit'in orijinal dili olan Yunanca dili kullanan- Yunan Ortodoks Kilisesi'ne ait Doğu Ortodoks olarak tanımlamaktadır. Yunan topraklarında dini yönetim, Yunanistan Kilisesi ile Konstantinopolis Patriği arasında paylaşılmaktadır.

Eurostat-Eurobarometer 2010 anketine göre, Yunan vatandaşlarının %79'u bir tanrı olduğuna inanıyor. Diğer kaynaklara göre, Rumların %15,8'i kendilerini çok dindar olarak tanımlıyor. Bu Avrupa ülkeleri arasında en yüksek orandır. Anket ayrıca "kiliseye katılmayan" oranının Polonya'da %4,9, Çek Cumhuriyeti'nde %59,1 iken Rumlar arasında sadece %3,5 olduğunu göstermiştir.

Göçmen Müslüman cemaati 200.000 ila 300.000 arasında değişmektedir. Çoğunlukla Trakya'da bulunan azınlık statüsündeki Yunan Müslümanların nüfusu 98.000 ila 140.000 (yaklaşık %1) arasındadır. Yunanistan'a gelen Arnavut göçmenlerin çoğunluğu laik Müslümandır. 1919-1922 Grek- Türk savaşı ve 1923 Lozan Antlaşması sonrasında Yunanistan ve Türkiye, kültürel ve dini kimlik temelli bir nüfus transferi konusunda anlaşmışlardır. Başta Türk olmak üzere Yunanistan'dan gelen yaklaşık 500.000 Müslüman, aynı zamanda Batı Makedonya'nın Vallahaları gibi Yunan Müslümanları, Türkiye'den yaklaşık 1.500.000 Yunanlıyla değiştirildi. Ancak, Orta Makedonya'daki eski Osmanlı Müslüman köylerine yerleşen ve Hristiyan Ortodoks Kafkas Rumları olarak tanımlanan birçok mülteci, eski Rusya Transkafkasya'nın Kars Oblast ilçesinden Türkiye'ye geri gönderildikten sonra ancak resmi nüfus mübadelesinden önceki birkaç yıl içinde geldi.

Yunanistan'da din ve Hıristiyanlık

Yunanistan'da Yahudilik 2000 yılı aşkın bir süredir vardır. Sefarad Yahudileri bir zamanlar Selanik kentinde tanınmış bir topluluk olarak, 1900 yılına kadar nüfusu 80.000 olan, eski Yunan Yahudileri topluluğudur ki bu topluluğa Romalılar denir. Ancak, Yunanistan'ın Alman işgali sırasında ve II.Dünya Savaşı'nda Holokost nedeniyle nüfus 5.500 kişiye kadar düşmüştür. 

Roma Katolik cemaatinin yaklaşık 250.000 olan nüfusunun 50.000'inin Yunan vatandaşı olduğu tahmin edilmektedir. Eski takvim üyeleri sayılarının 500.000 olduğunu söyler. Protestanlar, Yunan Evanjelist Kilisesi ve Bedevi Evangelical Churches da dahil olmak üzere, yaklaşık 30.000 kişiliktir. Tanrı'nın Meclisleri, Oturaklı İncil'in Uluslararası Kilisesi ve Yunan Konrada ki çeşitli Pentekostal Kiliseleri gibi diğer Hristiyan azınlıkların toplam sayısı yaklaşık 12.000 üyedir. Bağımsız Özgür Apostolik Pentikost Kilisesi, 120 kilise bulunan Yunanistan'ın en büyük Protestan mezhebidir. Pentecost'un Özgür Apostol Kilisesi hakkında resmi bir istatistik bulunmamakla birlikte, Ortodoks Kilisesi 20.000 üyesi olduğunu hesaplamaktadır. Yehova Şahitleri 28.847 aktif üyenin bulunduğunu bildirmektedir. Son yıllarda 2.000 aktif üye ve 100.000 sempatizanı ile Yunan dininde küçük bir canlanma olmuştur.

Yunanistan'da diller

Yunanistan'da kullanılan konuşma dili

Yunan dilinin ilk metinsel kanıtları MÖ 15.yüzyıldan kalma ve Myken Uygarlığı ile ilişkili Doğrusal B betiğini andırır. Yunan, Klasik Antik Dönem boyunca Akdeniz dünyasında ve ötesinde yaygın olarak kullanılmış ve sonunda Bizans İmparatorluğu'nun resmi yazı dili olmuştur. 

19. ve 20. yüzyıllarda,Yunanistan'ın resmi dilinin ne olacağı konusunda büyük bir tartışma vardı; 19. yüzyılda oluşturulmuş ve akademik dil olarak kullanılan arkaik Katharevousa mı yoksa doğal olarak Bizans Rum'undan evrimleşmiş ve halkın dili olan Dimotiki mi resmi dil olacaktı? Anlaşmazlık nihayet 1976'da çözüldü. Dimotiki  tek resmi Yunan dili kabul edildi ve Katharevousa'dan vaz geçildi.

Yunanistan bugün, yerli halkın büyük çoğunluğu Yunan dilini tek dil olarak kullanır. Dil açısından nispeten daha homojendir. Yunanca konuşan nüfus içinde farklı Pontik lehçesi konuşan oldukça büyük bir grup vardır. Bunlar savaş sonrası Küçük Asya'dan Yunanistan'a gelenlerdir. Kapodokya lehçesi de Yunanistan'a gelenler tarafından kullanılmıştır. Ancak şu an bu lehçe yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Sarakatsani'lerin konuştuğu Arkaik Yunan lehçesi, geleneksel olarak Yunan Makedonya'sındaki dağ çobanlarının lehçeleri ve Kuzey Yunanistan'ın diğer bölümlerinde yerli Yunan lehçeleri kullanılmaktadır. Güney Yunus Bölgesindeki bazı köylerde, Konik Yunanca'dan ziyade Dor Yunanca'dan türemiş ayrı bir dil olan Tsakonyaca halen kullanılmaktadır.

Yunanistan'da dil ve Yunan keyboard
Yunanistan'da dilleri Katharevousa dili

Toplam nüfusun yaklaşık %0,95'ine denk gelen Trakya'daki Müslüman azınlık, Türkçe, Bulgarca (Pomaklar) ve  Romanca konuşanlardan oluşur. Romanca, ülkenin Christian Roma bölgelerinde konuşulur. Diğer azınlık dilleri geleneksel olarak ülkenin çeşitli yerlerinde küçük nüfus grupları tarafından konuşulmaktadır. Ancak bu diller 20.yüzyıl boyunca Yunanca konuşan çoğunlukla asimilasyon yoluyla kökten azalmıştır.

Günümüzde bazı diller sadece yaşlı nesiller tarafından kullanıldığı için yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır; çoğunlukla başkent Atina çevresindeki kırsal alanlarda yaşayan Arvanitler'in kullandığı Arnavutça ve dağlık Orta Yunanistan'da çeşitli alanlarda dağınık olarak yaşayan, Vlach olarak da bilinen Aromani ve Moglenit'lerin kullandığı Romence bu durumdadır. Bu grupların üyeleri etnik açıdan Yunanlı olarak tanımlanır. Günümüzde en az kendi dilleri ve Yunanca olmak üzere iki dil bilmek durumundadırlar.

Yunanistan'ın kuzey sınırları yakınlarında, Slavomacedonca olarak da bilinen Slavca konuşan gruplar vardır. Bunların çoğu etnik bakımdan Rumlar olarak tanımlanır. 1923 mübadelesinin ardından Makedonya'da sayıları 200.000 ila 400.000 arasında değişen Slavca konuşan halk olduğu tahmin edilmektedir. Yunanistan'daki Yahudi cemaatinden bügün sadece birkaç bin kadarı Ladin'i (Judeo-İspanyol) konuşmaktadır. Diğer önemli azınlık dilleri arasında Erasmus, Gürcüce ve Urums'un ,Gürcistan'ın Tsalka bölgesinden gelen bir Kafkas Rum topluluğunun, konuştuğu Greko-Türk lehçesi vardır. Bir de 1990 yıllarda ekonomik göçmen olarak Güneydoğu'dan Kuzey Yunanistan'a gelen etnik Yunanlılar yer alır. 

Yunanistan'da göç

Yunanistan'da göç

20. yüzyılda milyonlarca Rum, Birleşik Devletler, Birleşik Krallık, Avustralya, Kanada ve Almanya'ya göç ederek büyük bir Yunan diasporası oluşturmuştur. 1970'lerden itibaren göç edenlerin sayısında artışlar olmuştur. Daha sonra 1990'lardan itibaren Yunanistan göçmenleri, Pontik Rumları ve diğerleri Rusya, Gürcistan, Türkiye, Çek Cumhuriyeti ve eski Sovyetler'den geri dönmüşlerdir.

Akdeniz Göç Gözlemevi'nden yapılan bir araştırmaya göre, 2001 nüfus sayımında Yunan vatandaşı olmadan Yunanistan'da ikamet eden 762.191 kişi (toplam nüfusun %7'si) olduğu iddia edilmiştir. Vatandaş olmayan sakinlerin 48.560'ı AB veya Avrupa Serbest Ticaret Anlaşması vatandaşları, 17.426'sı ayrıcalıklı statüye sahip Kıbrıslı'lardır. Göçmenlerin çoğunluğu Doğu Avrupa Ülkelerinden gelmiştir: Arnavutluk(%56), Bulgaristan (%5), Romanya (%3), eski Sovyetler Birliği'nden (Gürcistan, Rusya, Ukrayna, Moldova vb. toplam %10). Arnavutluk'tan gelen bazı göçmenler Arnavutluk'taki Kuzey Epirit bölgesindeki azınlık grubundan gelmişlerdir. Buna ek olarak geçici göçmenler ve belgesiz kişilerle birlikte bu nüfus toplamda 600.000'i bulmaktadır.

2011 nüfus sayımına göre 9.903.268  (%91,56) Yunan vatandaşı yaşamaktadır. 480.824 (%4,44) Arnavut vatandaş, 75.915 (%0,7) Bulgar vatandaş, 46.523 (%0,43) Romen vatandaş, 34.177 (%0,32) Pakistanlı vatandaş, 27.400 (%0,25) Gürcü vatandaş ve 247.090 (%2,3) diğer veya kimliği belirsiz vatandaş yaşamaktadır. 2008 yılında Arnavut vatandaşların toplam nüfusunun 189.000'i Güney Arnavutluk'tan, Kuzey Epirit tarihi bölgesinden gelen etnik Yunanlılardır.  

AB üyesi olmayan ülkelerden gelen göçmenler daha ziyade, Atina Belediyesi başta olmak üzere büyük kent merkezlerinde kümelenmişlerdir. Göçmenlerin sayısı, Atina'da 132.000 (yerel nüfusa oranı %17), Selanik'te ise 27.000'e (%7) ulaşmıştır. Ayrıca Arnavutluk ve eski Sovyetler Birliği Yunan topluluklarından gelen önemli sayıda etnik grup vardır.

Yunanistan, İtalya ve İspanya ile birlikte, AB'ye girmeye çalışan yasa dışı  göçmenlerin giriş kapısıdır. Yunanistan'a girmeye çalışan yasa dışı göçmenler, çoğunlukla Türkiye sınırından Evros Nehrini veya Ege'de bulunan Türkiye karasularına yakın adaları (Midilli, Sakız, Kos, Samos) kullanarak girmektedirler. 2012'de Yunanistan'a giren yasa dışı göçmenlerin çoğunluğu Afganistan'dan gelmiştir. Afganları Pakistanlılar ve Bangladeşliler izlemektedir. 2015 yılında, devam eden Suriye iç savaşı nedeniyle mültecilerin deniz yoluyla gelişi çarpıcı biçimde artmıştır. Yunanistan'a deniz yoluyla 856.723 kişi gelmiştir. 2014 yılının aynı dönemine nazaran neredeyse beş katı artmıştır. Bunların %45'i Suriyelidir. Yaklaşık %8 oranında sığınma talebi başvurusu olmuştur.

Yunanistan'da eğitim

Yunanistan'da eğitim

Yunanlılar, eğitime değer verme ve yatırım yapma konusunda uzun bir geleneğe sahiptirler. Eğitim, Yunan ve Helen dünyasındaki en yüksek değerlerden biridir. Avrupa'da Üniversite bir kurum olarak 5.yüzyılda Konstantinopolis'te kurulmuş ve 1453'te kent Osmanlıların eline geçip, dağılana kadar çeşitli faaliyetler göstermiştir. Konstantinopolis Üniversitesi, Hristiyan Avrupa'nın ilk laik yüksek öğrenim kurumudur. Hiçbir teolojik konu öğretilmemiştir. Çünkü dünyanın ilk üniversitesi olarak bütün dünya öğrencilerine açık bir Üniversite olarak düşünülmüştü.

Yunanistan'da zorunlu eğitim, ilkokullardan (Dimitika Shcoleio) ve Gymnasiumlar'dan oluşur. Nursery Schools (Paidikós Stathmós) popülerdir ancak zorunlu değildir. Anaokulları (Nipiagogeio) artık 4 yaşın üzerindeki çocuklar için zorunludur. Çocuklar altı yaşında ilkokula başlar, okul süresi altı yıldır. Gymnasium'a 12 yaşında başlar ve eğitimi üç yıl sürer.

Orta öğretimin zorunlu hale getirilmesinden sonra, orta öğretim iki tür okuldan oluştu. Birleştirilmiş ortaokullar (Genikό Lykeiό) ve teknik mesleki eğitim okulları (TEE). Zorunlu mesleki eğitim sonrasında devamı niteliğinde olan ancak zorunlu olmayan Mesleki eğitim enstitüleri vardır (IEK). Hem Gymnasium hem de Lykeio (Lise üstü) mezunlarının kabul edildiği bu enstitüler öğrencilere belirli bir eğitim düzeyi sunmak üzere sınıflandırılmıştır. 

Çerçeve Yasası'na (3549/2007) göre, "Yüksek Öğretim Kurumları" adı verilen Kamu Yüksek Öğrenimi, İki paralel sektörden oluşur; Üniversite sektörü (Üniversiteler, Politeknik, Güzel Sanatlar Okulu, Açık Üniversite) ve Teknolojik Sektör (Teknolojik Eğitim Kurumları (TEI) ve Pedagojik ve Teknolojik Eğitim Okulu). Ayrıca, diğer Bakanlıkların yetkisi altında çalışan meslek odaklı, daha kısa süreli (2-3 yıl) dersler sunan Devlet dışı üniversiteler arası Tersiyer (üçüncül) Enstitüler de bulunmaktadır. Öğrenciler bu enstitülere, Lykeio'nun üçüncü sınıfının tamamlanmasından sonra ulusal düzeyde yapılan sınavdaki başarılarına göre kabul edilir. Buna ek olarak, yirmi iki yaşından büyük öğrenciler bir tür seçme yoluyla Helenik Açık Üniversite'ye kabul edilebilir. Atina Kapodistan Üniversitesi, Doğu Akdeniz'in en eski üniversitesidir. 

Yunan eğitim sistemi, özel ihtiyaçları olan veya öğrenmede zorluk çeken insanlar için özel anaokulları, ilk ve orta dereceli okulları da sağlamaktadır. Müzik, teoloji ve beden eğitimi sunan uzmanlaşmış jimnastik salonları ve liseler de mevcuttur.

Yunanistan'da sağlık sistemi

Yunanistan'da sağlık sistemi

Yunanistan evrensel sağlık sistemine sahiptir. 2000 Dünya Sağlık Örgütü raporunda sağlık sistemi, incelenen 191 ülke arasında genel performans bakımından yapılan değerlendirmede 14. sırada yer almıştır. 2013 yılında "Çocukları Kurtarın" raporunda Anneler ve yeni doğan bebekler için en iyi 19. ülke (araştırılan 176 ülke arasından) olmuştur. 2010 yılında ülkede 31.000 yataklı 138 hastane vardı. Ancak 1 Temmuz 2011'de Sağlık ve Sosyal Dayanışma Bakanlığı, giderleri azaltmak için gerekli reform olarak, sağlık standartlarını yükselterek 36.035 yataklı fakat 77 hastaneye indirmeyi planladığını açıklamıştır. Yunanistan'ın sağlık harcamaları OECD'nin 2011 raporuna göre %9,5'lik ortalamasının biraz üzerindedir (GSYİH'ya oran olarak %9,6). Herhangi bir OECD ülkeleri içinde doktor sayısı/ nüfus oranı en fazla olan ülkedir. 

Yunanistan'da ortalama ömür 80,3 yıldır. OECD ortalaması 79,5 tir. Yunanistan dünyada ortalama ömrün en yüksek olduğu ülkeler arasındadır. İkaria adası dünyadaki 90 yaşındakilerin en yüksek yüzdesine sahiptir; ada halkının %33'ü 90 ve daha ileri yaştadır. Blue Zones yazarı Dan Buettner, The New York Times'da "İnsanların Ölmeyi Unuttuğu Ada" başlıklı yazısında İkarianların yaşamını anlatmıştır.

2011 OECD raporunda, Yunanistan 34 OECD üyesi arasında günlük sigara tüketim yüzdesinin en yüksek olduğu ülkedir. Obezite oranı %18,1 ile %15,1 olan OECD ortalamasının üzerinde fakat %27,7 olan Amerikan oranının çok altındadır. 2008'de OECD'de sağlıklı olarak algılanan sağlıklı yaşam oranına bakıldığında, %98,5 ile Yunanistan en yüksek orana sahipti. 1000 canlı doğumda 3,6 bebek ölüm oranıyla, 2007 OECD ortalamasının (4,9) altındaydı.

Yunanistan'da kültür ve gelenekler

Yunanistan'da kültür

Yunanistan kültürü, Roma İmparatorluğu'nun ve Yunan Doğu'nun devamı olan Doğu Roma ya da Bizans İmparatorluğu'nun etkisiyle Miken Yarımadası'ndan başlayarak binlerce yıl evrim geçirmiş  ve özellikle Klasik Yunanistan'da devam etmiştir. Tarihçilere göre, Yunan Kurtuluş savaşı  Yunanistan'ın yeniden canlanmasını sağlamıştır, ancak, istilalar nedeniyle Latin ve Frank devletleri, Osmanlı İmparatorluğu, Venedik Cumhuriyeti, Ceneviz Cumhuriyeti ve İngiliz İmparatorluğu gibi diğer uluslar ve kültürlerin de modern Yunan kültürüne etkisi olmuş, neticede tek tutarlı bir Yunan kültürü doğmuştur. 

Antik çağlarda Yunanistan Batı kültürünün doğduğu yerdi. Modern demokrasiler, hükümetin halk tarafından seçilmesi, yargılamanın jüri tarafından yapılması, yasalar karşısında eşit olmayı Yunan inanışlarına borçludur. Antik Yunanlılar, biyoloji, geometri, tarih, felsefe, fizik ve matematik gibi sistematik düşünceye dayanan birçok alanda öncülük ettiler. Epik ve lirik şiir, tarih, trajedi ve komedi gibi önemli edebi biçimleri tanıtmışlardır. Yunanlılar estetik ve orantı arayışlarında Batı sanatını kuvvetle etkileyen bir güzellik ideali oluşturdular.

Yunanistan'da görsel sanatlar

Yunanistan'da görsel sanatlar ve eserler

Yunanistan'da sanatsal üretim, prehistorik Yunan öncesi Kikladik ve Mino uygarlıklarında başladı; her ikisi de yerel geleneklerden ve eski Mısır sanatından etkilenmiştir.

Antik Yunan'da birbirine bağlı birkaç resim geleneği vardı. Teknik farklılıkları nedeniyle, biraz farklılaşarak geliştiler. Tüm resim teknikleri, arkeolojik kayıtlarda eşit derecede yer bulmaz. Pliny ya da Pauanias gibi yazarlara göre, sanatın en saygın biçimi, teknik bakımdan panel resimleri olarak tanımlanan ahşap panolardaki bireysel, mobil tablolardı. Ayrıca, Yunanistan'daki duvar resmi geleneği en azından Knossos, Tiryns ve Mycenae gibi alanların fresklerle dekore edildiği Minos ve Myken Bronz Çağı'na kadar uzanır. Eski Yunan figürlü mimarı yapı veya heykellerin çoğu çeşitli renklerle boyandı. Yunan taş işinin bu yönü çok renkli olarak tanımlanmaktadır.

Antik Yunan heykeli neredeyse tamamen mermer veya bronzdan oluşuyordu; 5. yüzyılın başında büyük eserler için dökme bronz tercih ediliyordu. Hem mermer hemde bronza şekil vermek kolaydı çok dayanıklıydı. Tapınak kült görüntüleri ve lüks eserler için kristal heykeller kullanıldı. Çoğunlukla figürün tümü ya da parçaları (yüzleri ve elleri) kristal taşlardan yapıldı. Diğer figürler için fildişi ve yaprak altın kullanıldı. Parçalar koptuğu için daha az kullanıldı. 19. yüzyılın başlarında eski Yunan bölgelerindeki sistematik kazılar, çok renkli yüzeylerin izlerini taşıyor ve heyecan veriyordu. 20. yüzyılın sonlarında ve 21. yüzyılın başlarında Alman arkeolog Vinzenz Brinkmann tarafından yayınlanan bulgulara kadar, eski Yunan heykellerinin somut bir gerçek halinde resmi görülmedi. 

Sanat üretimi, Bizans döneminde de devam etti. Bu yeni estetiğin en göze çarpan özelliği "soyut" ya da anti- doğalcı karakterdi. Klasik sanat gerçeği mümkün olduğunca taklit eden tasvirler yaratma girişimi ile dönemine damgasını vuruyordu. Bizans sanatı bu girişimi daha sembolik bir yaklaşım lehine terk etmiştir. Bizans tablosu ağırlıklı olarak simgeler ve cümleler üzerine yoğunlaşmıştır. 

Post Bizans sanat okulları Girit Okulu ve Heptanese Okuludur.

Yunan Krallığı'ndaki ilk sanatsal hareket, 19.yüzyılın Yunan akademik sanatı (Minih Okulu) olarak düşünülür. Dikkate değer modern Yunan ressamları: Nikolaos Gyzis, Georgios Jakobides, Theodoros Vryzakis, Nikiforos Lytras, Konstantinos Volanakis, Nikos Engonopoulos ve Yannis Tsarouchis sayılabilir. Bazı tanınmış heykeltraşlar: Pavlos Prosalentis, Ioannis Kossos, Leonidas Drosis, Georgios Bonanos, Georgios Vitalis ve Yannoulis Chalepas'dır.

Yunanistan'da mimari

Yunanistan'da mimari

Antik Yunan mimarisi Yunan ana karasında, Peloponnese'de, Ege Adaları'nda ve Anadolu ve İtalya'daki kolonilerde kültürü gelişen Yunanlılar tarafından, yaklaşık MÖ 900'den MS 1. yüzyıla kadar bir dönem boyunca üretildi. En eski mimari eser MÖ 600 yıllarına aitti. Özellikle Antik Yunan Mimarisi tarihi üslup bakımdan üç safhada incelenir. Dor üslubu, İon üslubu, Korint üslubu. Bu üç üslubun, daha sonraki dönemlerde Batı mimarisi üzerinde derin etkileri olacaktır. 

Bizans mimarisi, Orta Çağ'da Yunanistan ve Yunanca konuşan dünyada egemen olan Doğu Roma İmparatorluğu olarak da bilinen Bizans İmparatorluğu tarafından teşvik edilen mimaridir. İmparatorluk mimarisi, Avrupa ve Yakın Doğu'da Orta Çağ süresince, bin yıldan uzun süre etkisini sürdürmüştür. İmparatorluğun çöküşünden sonra başlayan Rönesans, Osmanlı mimari geleneklerinin başlangıcı olmuştur. 

Yunanistan'da mimari Epirius beyaz evleri

Yunan bağımsızlığından sonra, modern Yunan mimarları geleneksel Yunan ve Bizans unsurlarını ve motiflerini Batı Avrupa motifleri ve stilleri ile birleştirmeye çalıştı. Yunan devletinin ilk modern şehir planı Patras kenti için geliştirildi. Ocak 1829'da Fransız ordusu Yunan mühendislerinden Stamatis Voulgaris, yeni şehir planını Vali Kapodistrias'a sundu. Kapodistrias bunu onayladı. Voulgaris, ortogonal kuralı Patras kent kompleksine uyguladı.

İki özel tür, Kiklad mimarisinde beyaz badanalı evler, Kikladeler'de Epirotic mimarisi, Epirus bölgesinde görülür.

Yunan Krallığı'nın kurulmasından sonra Atina ve diğer şehirlerin mimarisinde çoğunlukla Neoklasik mimariden etkilenilmiştir. Yunanistan'ın ilk Kralı Otto, Mimar Stamatios Kleanthis ve Eduard Schaubert'i devletin başkenti Atina'ya uygun modern bir şehir planı yapmakla görevlendirmiştir.

Yunanistan'da tiyatrolar

Yunanistan'da tiyatrolar ve Ulusal Tiyatro

Batı biçimindeki tiyatro Yunanistan'da doğdu. Klasik Atina şehir devleti bu dönemde önemli bir kültürel, siyasi ve askeri güç merkezi haline gelmişti. Tanrı Dionysus onuruna yapılan Dionysia festivali Atina'da yapılıyordu. Bu oyunlar sırasında üç dramatik tiyatro oyunu ortaya çıktı; Trajedi (MÖ 6.yüzyıl), komedi (MÖ 486) ve satyr.

Bizans döneminde tiyatro sanatı büyük ölçüde reddediliyordu. Marios Ploritis'e göre, resmi devletin düşmanlığına rağmen hayatta kalmış tek biçim halk tiyatrosuydu (Mimos ve Pantomimos). Daha sonraları Osmanlı döneminde ana tiyatro halk sanatı Karagiozis'tir. Modern Yunan tiyatrosuna yol açan rönesans, Venedik Girit'inde başladı. Vitsentzos Kornaros ve Georgios Chortatzis bu döneme imza atmış önemli drama oyuncularıdır.

Yunanistan'da tiyatrolar

Modern Yunan tiyatrosu, 19. yüzyılın başlarında Yunan bağımsızlığından sonra doğdu. Başlangıçta İtalyan operası gibi Heptan tiyatrosu ve melodramdan etkilenmiştir. Nobile Teatro di San Giacomo di Corfu, modern Yunanistan'ın ilk tiyatro opera binasıydı. İlk Yunan Operası bestecisi (yalnızca Yunan librettosuna dayanan), Parlamento adayı Spyridon Xyndas'tır. 19.yüzyıl sonu ve 20.yüzyılın başlarında, Atenian tiyatro sahnesinde revüler, müzikli komediler, operet ve noktürnler hakimdi. Sprydon Samaras, Dionysios Lavrangas, Theophrastos Sakellaridis ve diğer önemli oyun yazarları vardı. 

Yunanistan Ulusal Tiyatrosu 1880 yılında kuruldu. Modern Yunan tiyatrosunun ünlü yazarlar arasında; Gregorios Xenopoulos, Nikos Kazantzakis, Pantelis Horn, Alekos Sakellarios ve Iakovos Kambanelis sayılabilir. Dikkat çeken ünlü aktörler: Cybele Andrianou, Marika Kotopouli, Aimilios Veakis, Orestis Makris, Katina Paxinou, Manos Katrakis ve Dimitris Horn. Önemli yönetmenler: Dimitris Rontiris, Alexis Minotis ve Karolos Koun'dır.

Yunanistan'da edebiyat

Yunanistan'da edebiyat

Yunan edebiyatı üç ana kategoriye ayrılır: Eskiçağ, Bizans ve Modern Yunan edebiyatı.

Yunan edebiyatının başında Homeros'un iki anıtsal eseri vardır: İlyada ve Odyssey. Kompozisyon tarihleri değişse de, bu eserler MÖ 800 civarı veya sonrasında düzeltilmiştir. Klasik dönemde batı edebiyatı türleri daha etkili hale gelmiştir. Lirik şiir, papazlara ait şiirler, epigramlar, komedi ve trajedinin dramatik sunumları, tarih yazımı, retorik tezler, felsefi diyalektik ve felsefi tezler bu dönemde ortaya çıktı. Bu dönemim iki büyük şairi Sappho ve Pindar'dır. Drama da bu klasik çağda doğmuştur.

Yunanistan'da edebiyat ve yazarlar

Klasik çağda yüzlerce trajedi yazılmış ancak sadece üç yazar, Aeschylus, Soophocles ve Euripides'in  sınırlı sayıda eseri oyunlaştırılmıştır. Herodot ve Thucydides  bu dönemin en etkili iki tarihçisidir. Aristophanes'in hayatta kalabilmiş oyunları da çizgi romancıların hazinesidir. 4. yüzyılın en büyük nesir başarısı felsefede üç büyük filozofun eserleri ile olmuştur. 

Bizans edebiyatı, Antik, Orta Çağ ve Erken Moder Yunan dilinde yazılmış Bizans İmparatorluğu literatürüne atıfta bulunmaktadır ve Hristiyan Orta Çağ'da Bizans Yunanlılarının entelektüel yaşamının ifadesi olmuştur.

Yunanistan'da edebiyat ve eserleri

Modern Yunan edebiyatı, 11. yüzyılda geç Bizans zamanlarından itibaren ortaya çıkan, ortak Modern Yunan dilinde yazılmış edebiyata atıfta bulunmaktadır. Girit Rönesans şiiri Erotokritos Yunan edebiyatının bu dönem başyapıtıdır. Vitsentzos Kornaros (1553-1613) tarafından 1600 yıllarında yazılan ayet romantizmidir. Daha sonra Yunan aydınlanma döneminde Diafotismos, Adamantios Korais ve Rigas Feraios gibi yazarlar eserleriyle Yunan Devrimini (1821-1830) hazırlamışlardır. 

Modern Yunan edebiyatının önde gelen isimleri: Dionysios Solomos, Andreas Kalvos, Angelos Sikelianos, Emmanuel Rhodies, Demetrius Vikelas, Kostis Palamas, Penelope Delta, Yannis Ritsos, Alexandros Papadiamsntis, Nikos Kazanztakis, Andreas Embeirikos, Kostas Karyotakis, Gregorios Xenopoulos, Constantine P.Cavafy, Nikos Kavvadias, Kostas Varnalis ve Kiki Dimoula. İki Yunan yazar da Nobel Edebiyat Ödülü sahibidir; George Seferis (1963) ve Odysseas Elytis (1979).

Yunanistan'da felsefe

Yunanistan ve felsefe

Çoğu batı felsefi gelenekler MÖ 6.yüzyılda Eski Yunan'da başlamıştır. İlk filozoflara "Presokratikler" adı verilirdi. Bunlar Yunanistan'ın batı bölgelerinden ya da doğu kolonilerindendir. Orijinal yazılarının bazı parçaları günümüze ulaşabilmiştir. Önermeleriyle Batılı düşünceye katkıları - dönüm noktası kabul edilen-  Sokrates'ten öncedir.

Sokrates'le yeni bir felsefe dönemi başlamıştır. Sophists gibi öncüllerinin şaşkına çevirdiği fiziksel spekülasyonları tamamen reddetmiş ve insanın düşüncelerini onun başlangıç noktası haline getirmiştir. Sokrates'in yolunu Platon izlemiş; Platon, daha önceki filozoflar tarafından ortaya atılan prensiplerin birçoğunu birleştirmiş ve tümünü kapsamlı bir sistemler birliği haline getirmiştir.

Platon'un en önemli öğrencisi Stagira'lı Aristoteles'tir. Antik çağın en büyük filozofu unvanını öğretmeniyle paylaşmıştır. Fakat Platon, şeyleri, biçimleri, aşırı-şehvetli bakış açısıyla aydınlatmaya ve açıklamaya çalışırken, öğrencisi tecrübeyle varılan gerçeklerden yola çıkmayı tercih etmiştir. Bu önemli üç Yunan filozofun dışında, antik çağ filozoflarından bu yana gelen Yunan felsefesinin bilinen diğer okulları; Stoacılık, Epiküransçılık, Şüphecilik ve Neoplatoniz'dir.

Bizans felsefesi, özellikle 8. ve 15. yüzyıllar arasındaki Bizans İmparatorluğu'nun filozof ve bilim adamlarının ayırt edici felsefi düşüncelerine atıfta bulunmaktadır. Bir Hristiyan dünya görüşü, ancak doğrudan Platon, Aristoteles ve Neoplatonistlerin Yunan metinlerinden fikirler çıkarabilen dünya görüşü olarak karakterize edilebilir.

Konstantinopolis'in kötü geleceği yaklaşırken Gemistus pletho,"Helen" terimini kullanmaya çalışmış  ve eski dünyanın Olimpiyat Tanrılarına geri dönülmesini savunmuştur. 1453'ten sonra Batı Avrupa'ya kaçan bir dizi Yunan Bizans bilimcisi Rönesans'a katkıda bulunmuştur.

Modern dönemde Diafotismos Yunanca "aydınlanma çağı" ifadesi, dönemin felsefi ve politik fikirleridir. Bazı önemli temsilciler: Adamantios Korais, Rigas Feraios ve Theophilos.

Modern çağın diğer Yunan filozofları, Cornelius Castoriadis, Nicos Poulantzas ve Christos Yannaras'tır.

Yunanistan'da müzik ve danslar

Yunanistan'da görsel sanatlar

Yunan sesli müzik, karma korolarla gerçekleştirilen kutlama veya manevi nedenlerle yapılan, eski zaman eğlencelerine kadar uzanır. Bu dönemdeki aletleri; çift samanlı aulos ve koparılmış telli enstrüman, lir, özelikle kithara olarak adlandırılan özel bir türü kapsıyordu. Antik çağlar boyunca müzik, eğitim sisteminde önemli rol oynamıştır. Erkek çocuklara altı yaşında itibaren müzik öğretiliyordu. Daha sonra Roma İmparatorluğu, Orta Doğu ve Bizans İmparatorluğu'nun etkileri Yunan müziğini de etkilemiştir.

Yeni polifoni tekniği Batı'da gelişirken, Doğu Ortodoks Kilisesi her tür değişikliğe direndi. Bu nedenle, Bizans müziği monofonik ve herhangi bir enstrüman eşlik etmeden kaldı. Sonuç olarak bazı Yunanlıların (Manolis Gazis, Ioannis Plousiadions veya Kıbrıs Rum Kesimi gibi) girişimlerine rağmen, Bizans müziği Batı'da engellenmiş, sanat gelişimini teşvik eden unsurlardan yoksun bırakılmıştır. Bununla birlikte, müziği çok seslilikten uzak tutan bu yöntem, yüzyıllar boyu devam eden kültürle birlikte, monofonik müziğin en mükemmele ulaşmasını sağlamıştır. Bizans, monofonik Bizans tezatını sunmuş; ritmik çeşitliliği ve ifade gücü ile melodik bir hazineye dönüşmüştür.

Yunanistan'da müzik ve sanatçılar

Bizans Kilisesinin desteklediği müziğin yanı sıra, Yunan halkı da akritik ve kleptik olmak üzere iki şekilde Yunan türkü müziği üretti. Akritik, 9. ve 10. yüzyıllar arasında oluşturulmuştur. Digenes  Aritas ile ilişkili öykülerden en tanınmış olan Bizans İmparatorluğu'nun akritelerinin (sınır muhafızları) yaşamını ve mücadelelerini ifade eder. Klepthic cycle, geç Bizans dönemi ile Yunan Kurtuluş Savaşının başlangıcı arasında ortaya çıkmıştır. Tarihsel şarkılar, paraloglar (anlatı şarkısı ya da balad), aşk şarkıları, pankirler, düğün şarkıları, sürgün şarkıları ve kirli küfürler, Yunanlıların yaşamını ifade eder. Yunan halkının özgürlük mücadeleleri, sevinçleri ve üzüntüleri ile sevgi ve ölüm hakkındaki tutumları arasında bir birlik vardır.

Heptanesean Kantadhes, Yunan modern şarkısının öncülerinden biri haline geldi ve gelişimi önemli derecede etkiledi. Sonraki yüzyılın ilk döneminde, birkaç Yunan besteci Heptonealı tarzın bazı ögelerinden ödün vermeye devam ettiler. 1870-1930 döneminde en başarılı şarkı Atenalı serenat olarak adlandırıldı. Sahnede gerçekleştirilen şarkılar, Atina tiyatro sahnesine hakim olan revü, operet ve nokturnalardır.

Başlangıçta alt sınıflarla ilişkili bir müzik olan Rebetiko daha sonra (ve özellikle Yunanistan ile Türkiye arasındaki nüfus mübadelesinden sonra) daha açık bir şekilde kabul gördü; aşırı kültürel karakterinin kaba  noktaları -bazen tanınmayacak kadar- yumuşatılıp cilalanmıştır. Daha sonraki laiko'nun (halk şarkısı) temelini oluşturmuştur. Bu türün önde gelen sanatçıları Vassilis Tsitsanis, Grigoris Bithikotsis, Stelyo Kazantzidis, George Dalaras, Haris Alexiou ve Glykeria'dır.

Batı Avrupa klasik müziğinin tüm büyük gelişmelerinin ana karadaki Yunanlılara tanıtılması (batının egemenliğinde ve etkisinde kalınarak) İyon adalarından geçmiştir. Bölge, 1815 yılında kurulan ve modern Yunan klasik müziğinin ilk okulunun (Heptanesean veya Ionian School) doğuşu ile dikkat çekmiştir. Bu türün önde gelen temsilcileri arasında Nikolaos Mantaros, Spyridon Xyndas, Spyridon Samaras ve Pavlov Carrer bulunmaktadır. Manolis Kalomiris, Yunan Ulusal Müzik Okulunun kurucusu sayılmaktadır.

Yunanistan'da müzik dans eğlence

20. yüzyılda, Yunan bestecileri, Ianiş Xenakis, Nikos Skalkottas ve Dimitri Mitropoulos gibi uluslararası öneme sahip sanatçılar, avangart ve modern klasik müziğin gelişimi üzerinde önemli bir etkiye sahip olmuşlardır. Aynı zamanda Mikis Theodorakis, Manos Hatzidakis, Eleni Karaindrou, Vangelis, Demis Roussos gibi besteciler ve müzisyenler, Zorba Yunan, Sepico, Never On Sunday, Amerika Amerika gibi ünlü film müziklerini yaparak uluslararası üne kavuştular. Diğer bazı filmleri de; Sonsuzluk ve Bir Gün, Ateş Arabaları, Blade Runner sayabiliriz. Film müzikleriyle tanınan Yunanlı Amerikalı besteciler arasında Yanni ve Basil Poledouris yer alır. 20. ve 21. yüzyılın ünlü opera şarkıcıları ve klasik müzisyenleri arasında Maria Callas, Nana Mouskori, Mario Frangoulis, Leonidas Kavakos, Dimitris Sgouros ve diğerleri yer alır.

Albaylar diktatörlüğü sırasında, Mikis Teodorakis'in müziği cunta tarafından yasaklandı ve besteci gözaltına alındı. Uluslararası tepkilere rağmen Yunanistan'ı terk etmesine izin verilmeden hapsedildi. Daha sonra sürgüne gönderildi ve toplama kampına kondu. Cunta yıllarında serbest bırakılan Anthrope Agapa, ti Fotia Stamata (Savaş Yapma, Aşk Yap), pop grubu Poll tarafından seslendirildi. Yunan müzik tarihinde yapılan ilk savaş karşıtı protesto şarkısı olarak görüldü. Şarkı hippi sloganı olarak yankılandı. Doğrudan Vietnam Savaşı'ndan esinlenilerek Yunanistan'da önemli ses getirdi. 

Yunanistan, Eurovision Şarkı Yarışması'na 1974'den beri 35 kez katıldı. 2005'te Yunanistan, yarışmayı Yunan-İsveçli şarkıcı Elena Paparizou'nun söylediği " My Number One"  şarkısıyla kazandı. Şarkı, Belçika, Bulgaristan, Macaristan, Birleşik Krallık, Türkiye, Arnavutluk, Kıbrıs, Sırbistan ve Karadağ, İsveç ve Almanya'dan 10 puanla toplam 230 sayı kazandı ve ayrıca farklı ülkelerde ve özellikle Yunanistan'da  hit oldu. 51. Eurovision Şarkı Yarışması, Atina'da, Maria Menounos ve Sakis Rouvas'ın ev sahipliğinde, Maroussi'deki Atina Olimpik Spor Kompleksi Olimpiyat Kapalı Salonunda gerçekleştirildi.

En nefis Yunan yemekleri nelerdir?
Nefis Yunan yemekleri

Yunan yemekleri

Yunan mutfağı, Girit yemekleri ile özetlenen, sağlıklı Akdeniz diyetinin karakteristiğidir. Yunan mutfağında, musakka, pastırma, klasik yunan salatası, fasolada, spanakopita ve souvlaki gibi taze malzemelerin tat kattığı yemekler vardır. Bazı yemekler, skordalia (ceviz, badem,ezilmiş sarımsak ve zeytinyağıyla yapılmış püre), mercimek çorbası, retsina ( beyaz veya roze reçine şarabı) ve pastel (pişmiş susam tohumları ve şekerden yapılmış bar) ve bal gibi  Antik Yunan'dan beri süregelmiştir. Yunanistan'da insanlar tzatziki, ızgara ahtapot ve küçük balık, beyaz peynir, dolmades ( asma yaprağına sarılmış pirinç, kuş üzümü ve çam fıstıkları), çeşitli bakliyat, zeytin ve peynir gibi mezeler küçük tabaklardan yenir. Zeytinyağı neredeyse her yemeğe konulur.

Melomakarona, diples ve galaktoboureko gibi tatlıları vardır. Uzozo, metaxa ve restina dahil olmak üzere çeşitli şaraplar ve içecekler bulunur. Yunan mutfağı, ana karada bölgeden bölgeye ve adalar arasında da farklılık göstermektedir. Kekik, nane, sarımsak, soğan, dereotu ve defne yaprakları gibi tatlar diğer Akdeniz mutfaklarından daha sıklıkla kullanılmaktadır. Ortak otlar  ve baharatlar ise, fesleğen, kekik, rezene tohumudur. Birçok Yunan tarifinde, özellikle ülkenin kuzey kesimlerinde, et yemeklerinde ve güveçte pişen yemeklerde tatlı baharatlar kullanılır. Örneğin tarçın ve karanfil gibi.

Yunanistan'da sinema

Yunanistan'da sinema

Sinema, Yunanistan'a ilk kez 1896'da geldi ancak ilk gerçek sinema salonu 1907'de Atina'da açıldı. 1914 yılında Asty Films Company kuruldu ve uzun filmler çekilmeye başlandı. Halihazırda tanınmış bir geleneksel aşk hikayesi olan Golfo, ilk Yunan özel filmi olarak kabul edilmekle birlikte bundan önce de yayınlanmış birkaç kısa film de vardır. 1931'de Orestis Laskos, Avrupa sinema tarihinde ilk çıplak sahnelerden birini içeren ve yurt dışında da oynatılan ilk Yunan filmi olan, Daphis ve Chloe'yi yönetmiştir. 1944 yılında Katina Paxinou, en iyi yardımcı kadın oyuncu dalında Akademi Ödülüne layık görülmüştür.

Yunanistan'da sinema, ödüllü filmler ve yönetmenler

1950'ler ve 1960'ların başı, birçokları tarafından Yunan sinemasının "altın çağı" sayılır. George Tzavellas, İrene Papas, Melina Mercuri, Mihalis Kakogiannis, Alekos Sakellarios, Nikos Tsiforos, Iakovos Kambanelis, Katina Paxinou, Nikos Koundouros, Ellie Lambeti ve diğer başka sanatçılar ve aktörler bu dönemde Yunanistan'da önemli figürler olarak kabul edilmişlerdir. Bazıları uluslararası platformlarda da beğeni kazanmıştır. Çoğu film karanlık unsurlar barındırmakla birlikte, yılda 60 film yapılmıştır: 1957'de Giorgios Tzavellas'ın yönettiği Η κάλπικη λίρα , 1951'de Grigoris Grigoriou tarafından yönetilen Bitter Bread, 1956'da Nikos Koundouros'un yönettiği O Drakos, 1955'te Cacoyannis'in yönettiği Stella (Senaryo Kampanellis'e aittir) bunlara örnektir.

Cacoyyannis'in, Anhtony Quinn ile birlikte yapımcılığını üstlendiği ve yönetmenliğini yaptığı film "Zorba Yunan", Yunan sinemasını bütün dünyaya tanıtmıştır. Yedi dalda Oscar'a aday gösterilmiş, üç dalda Oscar kazanmıştır. Finans film ve daha birçoğu filmlerle bu döneme katkıda bulunmuştur.

Theo Angelopoulos, 1970'ler ve 1980'ler boyunca bir dizi dikkat çekici ve takdir edilen filmleri yönetmiştir. 1988 yılında Eternity and Day filmi ile Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye ve Ekümenik jüri ödülünü kazanmıştır.

Yunan diasporasında, Yunan-Fransız Costa Gavras, Yunan-Amerikalı Elia Kazan, John Cassavetes ve Alexander Payne gibi uluslararası tanınmış film yapımcıları da vardır.

Yunanistan'da spor

Yunanistan'da spor ve antik sporlar

Yunanistan, Olympiya'da ilk kez 776 yılında yapılmış Olimpik Oyunların doğduğu yerdir ve modern Olimpiyat Oyunlarına iki kez açılarak 1896 Yaz Olimpiyatları ve 2004 Yaz Olimpiyatlarına ev sahipliği yapmıştır. Ulusların geçit töreni sırasında Yunanistan, önce modern olimpiklerin eski öncülüğünün kurucu milleti olarak adlandırılır. Ülke, her yaz olimpiyat oyununda, sadece dört ülkeden biriyle yarıştı. Toplam 110 madalya (30 altın, 42 gümüş, 38 bronz) kazanan Yunanistan, tüm zamanların Yaz Olimpiyat madalyasında altın madalya ile 32. sırada yer aldı. En iyi performansı, madalya tablosunda 10 altın madalya ile ikinci sırada yer aldığı 1896 Yaz Olimpiyatlarında oldu.

2014 yılında dünyada 12. sırada yer alan (2008 ve 2011'de dünyada 8. sıraya yükselen) Yunan milli futbol takımı, 2004 Avrupa Şampiyonasında kupayı kaldıran ülke olmuştur. Yunan Süper Ligi, ülkedeki en yüksek profesyonel futbol ligidir ve on altı takımdan oluşur. En başarılı olanlar Olympiacos, Panathinaikos, AEK Athens, PAOK ve Aris Thessaloniki'dir.

Yunan ulusal basketbol takımı, dünyanın en iyi basketbol takımları arasındadır ve onlarca yıl süren bir başarı geleneğine sahiptir. 2012 itibariyle, dünyada 4., Avrupa'da 2. sırada yer aldı. 1987 ve 2005'te Avrupa Şampiyonasını iki kez kazandılar ve son dört FIBA dünya Şampiyonasının ikisinde final dördüne ulaştılar. 2006 FIBA Dünya Şampiyonasında dünyadaki ikinci sırayı alarak turnuvanın yarı finalinde ABD'ye karşı 101-95 kazandılar. Yerel en iyi basketbol ligi olan A1 Ethniki, on dört takımdan oluşur. En başarılı Yunan takımları Olympiacos, Panathinaikos, Aris Thessaloniki, AEK Athens ve P.A.O.K'dır. Yunan basketbol takımı, son 25 yıldaki Avrupa basketbolunda en başarılı olanı, 1988'de çağdaş dönemdeki Eurolegue Final four formatının kurulmasından bu yana 9 Euro legue kazandı. Diğer hiçbir ülke bu dönemde 4'den fazla Eurolegue şampiyonluğu kazanamadı. 9 Avrupa league'in yanı sıra Yunan basketbol takımları (Panathinaikos, Olympiacos, Aris Thessaloniki, AEK Athens, P.A.O.K, Maroussi) 3 Triple Crowns, 6 Saporta Kupası, 2 Korac Kupası ve 1FIBA Avrupa şampiyonası kazandı. Yunanistan ulusal basketbol takımının 2005 Avrupa Şampiyonası zaferi sonrasında Yunanistan, futbolda ve basketbolda Avrupa Şampiyonu oldu.

Yunanistan'da spor ve sporcular

Yunanistan kadın milli su sporları takımı, dünyanın önde gelen güçlerinden biridir. 2011 Dünya Şampiyonasında Çin'e karşı kazanarak altın madalya aldı ve Dünya Şampiyonu oldu. Ayrıca 2004 Yaz Olimpiyatlarında ve 2005 Dünya liginde altın madalya kazandı. 2010 ve 2012 Avrupa Şampiyonalarında gümüş madalya kazandı. Yunanistan erkekler su sporları takımı, Kanada'daki 2005 Dünya Su Sporları Şampiyonasında Hırvatistan'ı yenerek üçüncü oldu ve bronz madalya kazandı. Yerli üst su topu ligleri, Yunan Erkek Su Topu Ligi ve Kadın Su Topu Ligi Avrupa su topunda en iyi ulusal ligler arasındadır. Erkekler Avrupa yarışmalarında Olympiacos, 2002 yılında Şampiyonlar Ligi, Avrupa Süper Kupası ve Üçlü Krallığı kazandı ve tek bir yıl içinde yarıştığı her şampiyonayı kazanan, su topu tarihinde ilk kulüp oldu. (Ulusal şampiyona, Ulusal Kupa, Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Süper Kupası) oynarken, NC Vouliagmeni 1977'de LEN Kupa Galipleri Kupasını kazandı. Kadın Avrupa yarışmalarında, Yunan su topu takımları (NC Vouliagmeni, Glyfada NSC, Olympiacos, Ethnikon Piraeus) Avrupa'daki en başarılı takımlar arasındaydı. Su turnuvası, 4 LEN Şampiyon Kupası, 3 LEN Kupası ve 2 Avrupa Süper Kupası kazandılar. 

Yunan erkek ulusal voleybol takımlarından biri, Avrupa Voleybol Şampiyonasında, diğeri Erkekler Voleybol Ligi'nde, Olimpiyat Oyunlarında 5., FIVB Voleybol Erkekler Dünya şampiyonasında ise 6. sırada yer alarak iki bronz madalya kazandı. Yunan Ligi A1 Ethniki Avrupa'daki en iyi voleybol liglerinden biri olarak kabul edilir ve Yunan Kulüpleri Avrupa yarışmalarında önemli başarılara imza atmıştır. Olympiacos, ülkedeki en başarılı voleybol kulübü, en fazla yerli oyuncusu olan ve Avrupa şampiyonluğu kazanan tek Yunan Kulübü oldu; İki CEV Kupası kazandılar, CEV Şampiyonlar Liginde  iki kez ikinci sıraya yükseldiler ve Avrupa yarışlarında 12 Final Fours'da oynadılar ve bu onları Avrupa'daki en geleneksel voleybol kulüplerinden biri haline getirdi. Iraklis, Avrupa yarışmalarında CEV Şampiyonlar Liginin üçüncüsü olarak önemli bir başarı yakaladı.  

Diğer spor dallarında da, Korfu'da kriket, Veria'da hentbol popülerdir.

Yunanistan mitolojisi

Yunanistan mitolojisi

Antik Yunan dininin sayısız tanrılarının yanı sıra, eski Yunan destanlarının efsanevi kahramanları ve olayları (Odyssey ve İlyada), günümüzde Yunan mitolojisinden etkilenen eserler ve diğer sanat ve edebiyat eserleri oluşturuyor. Antik Yunan Dünyasının mitolojisi, dini bir işlevi olmakla beraber, dünyanın nasıl kurulduğu ve  düzeninin nasıl işlediğini açıklamaya çalıştığı için kozmolojik bir amaca da hizmet eder. 

Eski Yunan dinin başlıca tanrıları Olympus Dağı'nın üstünde yaşayan Dodekatheon ve On İki Tanrı'ydı. Tanrıların Kralı Zeus'tu. Diğer on iki Tanrı: Ares, Poseidon, Athena, Dionysos, Apollo, Artemis, Afrodit, Hephaestus, Hermes ve Hades'tir. Bunların dışında Zeus'un kızkardeşi ve eşi Hera ve nimfler gibi başka büyülü yaratıkların varlığını kabul eden mistik inançlara sahiptiler.

Yunanistan'da resmi tatiller ve festivaller

Yunanistan'da resmi tatiller ve festivaller

Yunan yasalarına göre her pazar günü tatildir. Cumartesi günleri okullar için tatil, iş yerleri için iş günüdür. Buna ek olarak dört zorunlu bayram vardır: 25 Mart (Yunan Bağımsızlık Günü), 15 Ağustos Paskalya (Vaftiz Alması veya Dormition) ve 25 Aralık (Noel). Mayıs (İşçi Bayramı) ve 28 Ekim (Ohi Günü) yasalarca isteğe bağlı olarak düzenlenir. Ancak çalışanlara bir günlük izin gelenekselleşmiştir. Bununla birlikte Yunanistan'da her yıl zorunlu ya da isteğe bağlı olarak Çalışma Bakanlığı tarafından ilan edilen resmi tatiller de mevcuttur. Bu sabit olmayan milli bayramların listesi nadiren değişir. Son on yılda değişmemiştir ve her yıl toplam on bir bayram olmuştur.

Ulusal tatillerin yanı sıra, ülke genelinde kutlanmayan, ancak belirli bir profesyonel grup ya da yerel bir topluluk tarafından yapılan resmi tatiller vardır. Örneğin, birçok belediyenin "İsim Günleri" ya da "Kurtuluş Günü" veya "Patron Azizleri Günü" vardır. Bu günlerde okulların tatil edilmesi gelenek olmuştur.

Dini festivallerin dışında önemli festivaller vardır. Bunların arasında Patras Karnavalı, Atina Festivali ve çeşitli yerel şarap festivalleri yer alır. Selanik kenti ayrıca birçok festivale ve etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır. Thessaloniki Uluslararası Film Festivali, Güney Avrupa'nın en önemli film festivallerinden biridir.

Yunanistan Resimleri