22 September 2018, Saturday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

Yetersiz Beslenme

İçindekiler
  1. Yetersiz beslenme nedir?
  2. Malnütrisyon nedir?
  3. Yetersiz beslenme hastalıkları
  4. Yetersiz beslenmenin belirtileri
  5. Yetersiz beslenmenin nedenleri
  6. Yetersiz beslenmeden kaynaklı hastalıklardan korunma
  7. Küresel girişimler
  8. Yetersiz beslenme yönetimi
  9. Epidemiyoloji
  10. Beslenmenin toplum ve kültürdeki yeri
  11. Özel popülasyonlar

Yetersiz beslenme nedir?

Kötü beslenme veya yetersiz beslenme, besinlerin yeterli olmadığı veya beslenme düzeninin sağlık sorunlarına neden olabilecek kadar fazla olduğu bir diyetle beslenmenin sonucunda ortaya çıkan bir durumdur. Kalori, protein, karbonhidrat, vitamin veya mineral içerebilir. Beslenmenin çok olduğu duruma aşırı beslenme, yeterli besinin olmadığı duruma ise yetersiz beslenme denir. Malnutrisyon, yeteri kadar kalorinin, proteinin veya mikro besin maddelerinin eksik olduğu yetersiz beslenme için kullanılır. Yetersiz beslenme, hamilelik sırasında veya iki yaşından önce gerçekleşirse, fiziksel ve zihinsel gelişmede kalıcı sorunlara neden olabilir. Açlık olarak bilinen aşırı beslenmenin belirtileri; kısa boy, ince beden, çok zayıf enerji seviyeleri, şişmiş bacaklar ve şişmiş karındır. İnsanlar sıklıkla enfeksiyon kaparlar ve sık sık soğuk alırlar. Mikronütrienti (organizmaların çok küçük miktarlarda yararlandığı mineral besinler) eksikliğinin belirtileri, eksik olan mikronütrientiye bağlıdır.

Yetersiz beslenme, çoğunlukla yüksek kalitede ve yeterli miktarda yiyecek bulunamamasından kaynaklanmaktadır. Bu, genellikle yüksek gıda fiyatları ve yoksulluk ile ilgilidir. Emzirmenin olmaması, ishal, zatürre, sıtma ve kızamık gibi besin gereksinimini artıran bir takım bulaşıcı hastalıklara neden olabilir. Yetersiz beslenmenin iki ana türü vardır: Protein-enerji yönünden yetersiz beslenme ve beslenme düzenindeki eksiklikler. Protein-enerji malnütrisyonunun iki ciddi şekli vardır: Marasmus (protein ve kaloriden yoksun) ve kwashiorkor (sadece proteinden yoksun). Yaygın mikro besin eksikliklerine şunlar dahildir: Demir, iyot ve vitamin A eksikliği. Gebelik sırasında, vücudun artan ihtiyacı nedeniyle eksiklikler daha yaygın hale gelebilir. Bazı gelişmekte olan ülkelerde obezite biçimindeki aşırı beslenme, yetersiz beslenme kadar aynı topluluklarda görülmeye başlamıştır. Malnütrisyonun diğer nedenleri arasında, anoreksiya nervoza (yeme bozukluğu) ve bariatrik cerrahi (obesite cerrahisi) yer alır.

Beslenme şeklini düzeltme çabaları, kalkınmaya yardım etmenin en etkili formlarından bazılarıdır. Emzirme, çocuklarda malnutrisyon ve ölüm oranlarını azaltabilir. Uygulamayı teşvik etme gayretleri ise emzirme oranlarını artırır. Emzirme, küçük çocuklarda altı aydan iki yaşa kadar gıda (anne sütüne ek olarak) takviyesi sonuçlarını iyileştirir. Gelişmekte olan ülkelerdeki küçük çocuklara ve gebelik sırasında kadınlara, birtakım mikro besin maddelerini, beslenme düzenlerine eklemeyi destekleyici iyi kanıtlar da vardır. En çok ihtiyaç duyan insanlara yiyecek tedarik etmek için, hem gıda temini hem de insanlara yerel piyasalarda yiyecek satabileceği para temini gerekir. Öğrencileri, sadece okulda beslemek yetersizdir. Ciddi malnütrisyon tedavisi, kişinin evinde, kullanıma hazır tedavi edici gıdalar ile çoğunlukla mümkündür. Diğer sağlık sorunları nedeniyle, komplike ağır beslenme bozukluğu olanlarda hastane ortamında tedavi önerilir. Bu durum, sıklıkla düşük kan şekeri ve vücut ısısının yönetilmesi, dehidrasyon (vücutta su kaybının oluşması) ve kademeli besleme konularını içerir. Yüksek enfeksiyon riski nedeniyle genellikle rutin antibiyotikler önerilir. Uzun vadeli tedbirler arasında şunlar sayılabilir: Tarım uygulamalarının geliştirilmesi, yoksulluğun azaltılması, sağlık önlemlerinin iyileştirilmesi ve kadınların güçlendirilmesi.

Dünyada 2015 yılında 793 milyon yetersiz beslenen insan vardı (toplam nüfusun %13'ü). Bu durum, 1990 yılından bu yana 216 milyon yetersiz beslenen insan (toplam nüfusun %23'ü) sayısının azaltılması ile elde edildi. 2012 yılında, bir milyar insanın vitamin ve mineral eksikliği olduğu tahmin ediliyordu. 1990 yılında 510.000 ölümle sonuçlanan protein enerji malnütrisyonunun, 2013 yılında 469.000 ölümle sonuçlandığı tahmin edilmektedir. İyot yetersizliğini ve demir eksikliği anemisini içeren diğer beslenme eksiklikleri 84.000 ölüme neden olmaktadır. Yetersiz beslenme 2010 yılında, engelli olarak yaşam yıllarının %1,4'ünün nedeniydi. Çocuk ölümlerinin yaklaşık üçte birinin yetersiz beslenmeye bağlı olduğuna inanılmaktadır, ancak ölüm nedenleri nadiren bu şekilde etiketlenmiştir. Yetersiz beslenme, bazılarının 3 milyondan fazla olabileceğini tahmin etmesine rağmen, 2010 yılında kadın ve çocuklarda yaklaşık 1.5 milyon kişinin ölümüne katkıda bulunduğu tahmin edilmektedir. 2013 yılında buna ek olarak, 165 milyon çocuğun yetersiz beslenmeden dolayı büyümesini engellediği tahmin edilmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde beslenme yetersizliği daha sık görülmektedir. Bazı gruplar, özellikle de gebeler, emziren anneler, beş yaşın altındaki çocuklar, yaşlılar ve kadınlar yetersiz beslenme oranlarına sahiptir. Yaşlılarda, yetersiz beslenme fiziksel, psikolojik ve sosyal faktörler yüzünden daha yaygın hale gelir.

Malnütrisyon nedir?

Malnütrisyon terimi, aksi özellikle belirtilmediği sürece, bu makalenin geri kalan kısmı için yetersiz beslenme anlamına gelmektedir. Malnütrisyon, SAM ve MAM olmak üzere iki farklı türe ayrılabilir. SAM, ciddi akut malnütrisyonu olan çocukları ifade eder. MAM, ılımlı akut malnütrisyonu ifade eder.

Beslenme yetersizliği ve aşırı beslenme

Malnütrisyon, besinlerin yetersiz olduğu bir diyetle veya sağlık problemlerine neden olacak kadar fazla bir diyetle beslenmeden kaynaklanır. Yetersiz beslenmeyi ve aşırı beslenmeyi içeren bir hastalık kategorisidir. Aşırı beslenme, obezite ve kilolu olma ile sonuçlanabilir. Bazı gelişmekte olan ülkelerde obezite biçimindeki aşırı beslenme, yetersiz beslenme kadar aynı topluluklarda görülmeye başlamıştır.

Bununla birlikte, malnutrisyon terimi, sadece yetersiz beslenme için kullanılmaktadır. Bu durum, özellikle kalkınma işbirliği bağlamında geçerlidir. Bu nedenle, Dünya Sağlık Örgütü, UNICEF, Çocukları Koruma veya diğer uluslararası sivil toplum örgütleri tarafından belgelerde "malnutrisyon" terimi genellikle "yetersiz beslenme" terimi ile aynı anlama gelir.

Protein-enerji malnütrisyonu

Beslenme yetersizliği bazen, protein-enerji malnütrisyonunun (PEM) eşanlamlısı olarak kullanılır. Diğer bir tanımında, hem mikro besin yetersizliği hem de protein-enerji malnütrisyonu bulunmaktadır. Kalori kısıtlamasından farklı olarak, kalori sınırlaması sağlık üzerinde olumsuz etkilere yol açmaz. Hipoalimentasyon terimi, yetersiz beslenme demektir.

"Şiddetli yetersiz beslenme" ya da "ağır yetersiz beslenme" terimi, özellikle PEM'i belirtmek için kullanılır. PEM, sıklıkla mikro besin yetersizliği ile ilişkilidir. PEM'in iki şekli kwashiorkor ve marasmus olup genellikle ortak bir şekilde var olurlar.

Kwashiorkor

Kwashiorkor ("yerinden olmuş çocuk"), çoğunlukla yetersiz protein alımının, aminoasitlerin düşük konsantrasyonuyla sonuçlanmasından kaynaklanır. Ana belirtiler; ödem, aşırı zayıflık, karaciğer büyümesi, hipoalbüminemi, steatoz (karaciğerin metabolizma rahatsızlığı) ve muhtemelen saç ve cilt depigmentasyonudur (doğal renginde olmaması). Kwashiorkor, gerçek beslenme ile ilgili durumu kandıran ekstremitelerin (eller ve ayaklar) ve karnın şişmesi ile tanımlanır.  

Marasmus

Marasmus ("boşa harcamak"), protein ve enerjinin yetersiz alınması nedeniyle oluşur. Başlıca bulgular; aşırı zayıflık olup ödem az ya da hiç yoktur, çok az deri altı yağ dokusu, ciddi kas kaybı ve normal olmayan serum albümin seviyeleri vardır. Marasmus, yetersiz enerji ve protein beslenmesinden kaynaklanabilir ve metabolizma hayatta kalmayı uzatmak için uyarlanır. Marasmus, geleneksel olarak kıtlıkta, belirgin gıda kısıtlaması olanlarda veya daha şiddetli anoreksiya (iştahsızlık) vakalarında görülür. Durum, ciddi kas atrofisi (erimesi) ve aşırı zayıflık ifadesi ile karakterizedir.

Yetersiz beslenme ve açlık

Beslenme yetersizliği, bodur büyümeyi (bodurluk), aşırı zayıflığı, gerekli vitamin ve mineral eksikliklerini (topluca mikro besin maddeleri olarak adlandırılır) içerir. Açlık terimi, yemek yenmediği için rahatsız olma hissini tanımlamaktadır. Özellikle gıda güvensizliği bağlamında yetersiz beslenmeyi tanımlamak için kullanılır.

Gomez'in tanımı

1956 yılında Gomez ve Galvan, Meksika'daki bir hastanede kötü beslenen (yetersiz beslenen) bir grup çocukta ölümle ilişkili faktörleri inceledi ve birinci, ikinci ve üçüncü derece malnütrisyon kategorilerini tanımladı. Dereceler, yaş için belirlenen medyan kilo yüzdesinin altındaki kiloya dayanır. Malnütrisyon derecesi arttıkça ölüm riski artar. Günümüzde Gomez'in orijinal sınıflandırmasının uyarlaması hala kullanılmaktadır. Bu sınıflandırma, topluluklar arasındaki ve topluluklar içindeki yetersiz beslenmeyi karşılaştırmak için bir yol sağladı. Buna rağmen, sınıflandırma "keyfi" olduğu için ve aşırı beslenmeyi malnütrisyon biçimi olarak düşünmediği için eleştirildi. Ayrıca, boy ölçümü tek başına yetersiz beslenmenin en iyi göstergesi olmayabilir. Erken doğan çocuklar iyi beslenmelerine rağmen yaşlarına göre boyları kısa sayılabilir.

PEM derecesi Yaş ve cinsiyet için istenen vücut ağırlığının yüzdesi
Normal%90 - %100
Hafif: Sınıf I (1. derece)%75 - %89
Orta: Sınıf II (2. derece)%60 - %74
Şiddetli: Sınıf III (3. derece)<% 60
KAYNAK: "Farklı Protein Enerji Malnütrisyon Sınıflarında Serum Toplam Protein ve Albumin Seviyeleri" 


Waterlow tarafından tanımlanması

John Conrad Waterlow, yetersiz beslenme için yeni bir sınıflandırma oluşturdu. Waterlow tarafından oluşturulan sınıflandırma, yaş ölçümleri için sadece kilo yerine, kronik malnutrisyona bağlı olarak ortaya çıkan bodurluğu göstermek adına, uygun olan boy uzunluğu için kilo (yetersiz beslenme akut bölümlerini belirtir) ile uygun olan yaş için boyu birleştirdi. Waterlow sınıflandırmasının Gomez sınıflandırması üzerindeki bir avantajı, yaşlar bilinmese bile uygun olan boy uzunluğu için, uygun olan kilonun incelenebilmesidir.

PEM derecesiBodurluk (%) Yaşa göre boyZayıflık (%) Boya göre kilo
Normal: Sınıf 0>%95>%90
Hafif: Sınıf I%87,5-95%80-90
Orta: Sınıf II%80-87,5%70-80
Şiddetli: Sınıf III<%80<%70
KAYNAK: "Protein kalorili malnütrisyonun sınıflandırılması ve tanımlanması." Waterlow, 1972 


Malnütrisyonun bu sınıflandırmaları, DSÖ tarafından yapılan değişikliklerle birlikte yaygın olarak kullanılmaktadır.

Yetersiz beslenme hastalıkları

Malnütrisyon, enfeksiyon ve enfeksiyöz hastalık riskini arttırır. Orta düzeyde malnutrisyon, bağışıklık sisteminin her parçasını zayıflatır. Örneğin aktif tüberkülozun başlangıcında büyük risk faktörüdür. Protein ve enerji malnütrisyonu ve spesifik mikro besin maddelerinin eksiklikleri (demir, çinko ve vitaminler dahil) enfeksiyona duyarlılığı artırır. Kötü beslenme, HIV gibi hastalıkların anneden çocuğa bulaşma riskini arttırarak, virüs çoğalmasını da tetikler. Güvenli içme suyuna erişimi olmayan topluluklarda veya bölgelerde, bu ek sağlık riskleri kritik bir problem oluşturmaktadır. Beynin düşük enerjisinin olması ve işlevlerinin bozulması durumu; insanların beslenmesi, gelir elde etmesi veya eğitim almak için ihtiyaç duyduğu görevleri yerine getirememesi nedeniyle, yetersiz beslenmenin aşağı doğru iniş sarmalını da temsil eder.

Vitamin eksikliğine bağlı hastalıklar (örneğin, iskorbüt ve raşitizm).

Hipoglisemi (düşük kan şekeri), bir çocuğun 4-6 saat yemek yememesi sonucunda ortaya çıkabilir. Uyuşukluk, gevşeklik, konvülsiyon (kasılma) veya bilinç kaybı varsa hipoglisemi düşünülmelidir. Kan şekeri doğrudan ve hızlı bir şekilde, parmaktan veya topuktan çubuk ile ölçülebilir.

Yetersiz beslenmenin belirtileri

Malnütrisyonlu hastalarda dehidrasyon bulguları farklıdır. Çocuklarda; susuzluk hissi, çevrelerindeki dünyayla olan etkileşimlerinde azalma, idrar miktarında düşüş ve soğuk terleme görülür.

Vücut bölgesiYetersiz beslenmenin belirtileri
YüzŞişman ve yuvarlak yüz (kwashiorkor), yüz hatlarında kayma (marasmus)
GözKuru gözler, soluk göz beyazı, göz lekeleri (vitamin A), göz bölgesinde ödem
AğızAğız kenarlarında yara, dudakta yara, dilde yarık ve lekeler, diş eti kanaması (vitamin C), kulak altı tükürük bezi genişlemesi
DişDişte lekeler, dişlerin yamuk veya geç çıkması
SaçCansız, seyrek ve kırılgan saçlar, bölgesel renk değişiklikleri, cansız kirpikler, saç kıran
CiltGevşek ve buruşmuş cilt (marasmus), parlak ve ödemli cilt (kwashiorkor), kuruluk, ciltte yaralar ve sivilceler, yama tarzı beyaz, derin ve geç iyileşen yaralar
TırnakKaşık tırnak, ince ve yumuşak tırnak tabakası, çatlaklar veya kabarık çizgiler
Kas sistemiÖzellikle kalçada ve baldırda kas erimesi
İskeletGenellikle kalsiyum, D vitamini veya C vitamini eksikliklerinin bir sonucu olarak deformasyon 
KarınYağlanmış karaciğer sonucu şişkin karın bölgesi, karında sıvı birikmesi (ascites)
KardiyovaskülerYavaş kalp atışı, düşük tansiyon, azalmış kalp kanı düzeyi, küçük damar vaskülopatisi
NörolojikGelişim yavaşlığı, diz ve ayak bileği refleksleri kaybı, zayıf hafıza
HematolojikSolgunluk, peteşi, kanama diyatezi
DavranışUyuşukluk, ilgisizlik
Kaynak: "Protein Enerji Malnütrisyonu" 

Bilişsel gelişim

Protein-enerji malnütrisyonu, idrak ile ilgili bozukluklara neden olabilir. İnsanlar için "kritik dönem gebeliğin son üç ayından başlayarak ilk 2 yaşına kadar değişir." Demir eksikliği anemisi, iki yaşın altındaki çocuklarda beyin fonksiyonunu şiddetle ve muhtemelen kronik olarak da etkiler. Folik asit eksikliği, nöral tüp defekti (bebeğin beyin, omurilik ya da omurgada malformasyon ile doğduğu doğumsal bir anomalidir) ile ilişkilendirilmiştir.

İyot yetersizliği biçimindeki kötü beslenme "dünyadaki zihinsel engellerin en yaygın önlenebilir nedeni" dir. Özellikle gebe kadınlarda ve bebeklerde ılımlı iyot eksiklik dahi olsa, 10-15 IQ puanla zekayı düşürür. Bu durum, bir ülkenin gelişiminde göz ardı edilemez. En belirgin ve ciddi etkiler - sakat bırakıcı guatr, kretinizm (Doğuştan tiroidin az çalışmasından ileri gelen fiziki ve akli gerilik hali) ve cücelik - genellikle dağ köylerinde küçük bir azınlığı etkiler. Ancak, dünyadaki insanların yüzde 16'sında hafif guatr ve boyunda şişmiş tiroid bezi vardır.

Yetersiz beslenmenin nedenleri

Malnütrisyonun başlıca nedenlerini; yoksulluk ve gıda fiyatları, rejim yemeği uygulamaları ve tarımsal verimlilik gibi birçok olgu ve birçok etmenin karışımı oluşturmaktadır. Kaşeksi (aşırı beden zayıflığı) gibi klinik malnütrisyon, gelişmiş ülkelerde de büyük bir yüktür. Malnütrisyonun sosyopolitik nedenlerini belirlemek için çeşitli analiz ölçekleri de göz önüne alınmalıdır. Örneğin, bölge sağlıkla ilgili hizmetlerden yoksunsa, toplumun nüfusu tehlikeye girebilir, ancak gelir düzeyindeki farklılıklar, hizmet verilen bölgeye erişim oranları ve ev halkının eğitim düzeyleri nedeniyle daha da yüksek risk altındadır. 

Hastalıklar

Malnütrisyon, gastroenterit veya kronik hastalıklar, özellikle de HIV/AIDS salgını gibi sağlık sorunlarının bir sonucu olabilir. İshal ve diğer enfeksiyonlar; besin emiliminin azalması, besin alımında azalma, metabolik gereksinimlerin artması ve doğrudan besin kaybı yoluyla yetersiz beslenmeye neden olabilir. Parazit enfeksiyonları, özellikle bağırsak solucan enfeksiyonları (helmintiasis), malnütrisyona neden olabilir. Gelişmekte olan ülkelerdeki çocuklarda ishale ve bağırsak solucanlarına neden olan enfeksiyonların başlıca nedeni, sağlık önlemlerindeki ve hijyendeki eksikliklerdir.

Anormal besin kaybı (ishal veya kronik hastalıklardan dolayı) veya artan enerji harcamaları (ikincil yetersiz beslenme) insanlarda beslenme yetersizliğine neden olabilir.

Diyet uygulamaları

Beslenme yetersizliği

Anne sütünün yetersizliği, bebeklerde ve çocuklarda malnütrisyonla ilişkili olarak her yıl yaklaşık bir milyon çocuğun ölümüne neden olur. DSÖ Uluslararası Anne Sütü Değiştirme Yasası'na (Anne Sütü Değiştirme Yasası) göre, 1981 yılında anne sütü ikame maddelerinin yasa dışı reklamcılığı yasaklanmış olup otuz yıl sonra bu yasak hala devam etmektedir.

Hemen hemen sadece mısır ya da pirinç yemek gibi tek bir besin kaynağından çok fazla beslenmek, yetersiz beslenmeye neden olabilir. Bu durum, ya doğru beslenme ile ilgili eğitim eksikliği ya da sadece tek besin kaynağına ulaşabilmekten kaynaklanır.

Önemli olan sadece kalorilerin toplam miktarı değildir. A vitamini eksikliği, demir eksikliği veya çinko eksikliği gibi spesifik beslenme yetersizlikleri de ölüm riskini artırabilir.

Aşırı beslenme

Aşırı yemenin yol açtığı beslenme de bir malnutrisyon biçimidir. Amerika Birleşik Devletleri'nde, yetişkinlerin yarısından fazlası artık fazla kilolu durumdadır. "Fazla kilolu" olmak, açlık gibi hastalığa ve sakatlığa duyarlılığı arttıran, çalışan verimliliğini azaltan ve yaşam beklentisini düşüren bir durumdur. Aşırı beslenme, Amerika'da çok daha yaygındır ve burada insanların çoğu için yemeğe erişim sorun değildir. Dünyanın birçok yerinde artan hareketsiz yaşam biçimlerinin yanı sıra, besleyici olmayan gıdalara da erişmek mümkündür. Yale psikoloğu Kelly Brownell, yağ ve şeker yüklü gıdaların, sağlıklı besleyici gıdalara göre "toksik gıda ortamı" önceliği taşıdığını belirtiyor.

Gelişmiş ülkelerdeki konu, doğru türde yiyecek seçmektir. Amerika Birleşik Devletleri'nde kişi başına düşen fast food tüketim miktarı diğer herhangi bir ülkeye kıyasla daha fazladır. Bu tüketimin nedeni, bu yiyeceklerin ekonomik olması ve erişilebilir olmasıdır. Genellikle, maliyet ve beslenme değeri bakımından düşük olan hızlı yiyeceklerin, kalorisi yüksektir ve büyük ölçüde teşvik edilir. Bu yeme alışkanlıkları gittikçe kentleşmiş, otomatikleşmiş ve daha yerleşik olmuş yaşam biçimiyle birleştiğinde, kilo almak kaçınılmaz olmuştur. 

Gelişmiş ülkelerde obezite görülmekle kalmıyor, gelişmekte olan ülkelerde gelir artışı olan bölgelerde de sorunlar yaşanıyor. Açlık ve yoksulluğun devam ettiği ülkelerde aşırı yeme de bir sorundur. Çin'de, yüksek yağlı gıdaların tüketimi artarken, pirinç ve diğer gıdaların tüketimi azalmıştır.

Aşırı yemek yemek, kalp hastalığı ve şeker hastalığı gibi ölümle sonuçlanabilecek birçok hastalığa neden olur.

Yoksulluk ve gıda fiyatları

Bangladeş'te zayıf sosyoekonomik konum süt, et, kümes hayvanları ve meyveler gibi besleyici gıdaların alımını engellediği için kronik malnütrisyon ile ilişkilidir. Gıda kıtlığı olduğu kadar teknoloji eksikliği olan ülkelerde, bu durum yetersiz beslenmeye katkıda bulunan bir faktör olabilir. FAO (Food and Agriculture Organization - Gıda ve Tarım Örgütü), gelişmekte olan ülkelerde yaşayan yetersiz beslenen çocukların yüzde sekseninin gıda fazlaları üreten ülkelerde yaşadığını tahmin etmektedir. Ekonomist Amartya Sen, son on yılda kıtlığın her zaman bir gıda dağıtım sorunu ve/veya fakirlik sorunu olduğunu gördü. Çünkü, dünyanın bütün nüfusunu besleyecek kadar yeterli yiyecek vardı. Kötü beslenme ve açlığın, gıda dağıtım ve satın alma güçlüğü gibi sorunlarla daha fazla ilgisi olduğunu belirtti.

Ticari mal vurguncularının, gıda maliyetini arttırdığı iddia edilmektedir. ABD'de emlak balonu çökerken, trilyonlarca dolar gıda ve temel mallar yatırıma taşınarak, 2007-2008 gıda fiyatları krize neden olduğu söylenmektedir.

Geleneksel yakıtların yerine biyoyakıt kullanılması, gıda fiyatının yükselmesine yol açar. Birleşmiş Milletler'in gıda hakkı konusunda özel raportörü Jean Ziegler, bitkilerden ziyade mısır koçanı ve muz yaprakları gibi tarımsal atıkların yakıt olarak kullanmasını önermektedir.

Tarımda üretkenlik

Yerel gıda sıkıntısı; ekilebilir arazinin eksikliği, olumsuz hava koşulları, ürün rotasyonu gibi daha düşük tarım becerileri veya gübre, zirai ilaç, sulama gibi modern tarımda bulunan daha yüksek verim için gerekli olan makine ve depolama tesisleri gibi teknoloji veya kaynakların eksikliğinden kaynaklanabilir. Yoksulluğun yaygınlaşması sonucunda çiftçiler yetmiyor veya hükumetler yerel verimleri iyileştirmek için gerekli kaynakları sağlayamıyor. Dünya Bankası ve bazı bağış yapan zengin ülkeler ayrıca, Amerika ve Avrupa kendi çiftçilerine yoğun şekilde maddi olarak destek olsalar bile, serbest piyasa politikaları adına gübre gibi maddi olarak desteklenen tarımsal girdileri kesme veya ortadan kaldırma konusunda yardıma muhtaç basın ülkelerine de sahiptir. Çoğu değilse de bir kısmı, çiftçilerin piyasa fiyatlarında gübre alamaması, tarımsal üretimin ve maaşların düşmesine, yiyecek içecek fiyatlarının yükselmesine yol açar. Gübrenin bulunamamasının nedenleri; yeşil devrim öncülerinden Norman Borlaug ve Keith Rosenberg tarafından Afrika'ya beslenmenin engeli olarak gösterilen çevresel nedenlerle gübre vermeyi durdurma hamlelerini içermektedir.

Gelecek tehditler

Dünya çapındaki gıda sunumunda, yaygın malnütrisyona neden olabilecek potansiyel aksaklıklar bulunmaktadır.

İklim değişikliği, besin güvenliği için önemlidir. Yetersiz beslenen insanların yüzde 95'i, alçak tropik bölgelerde ve tropik bölgelerde nispeten istikrarlı iklim bölgelerinde yaşamaktadır. En son IPCC (Hükumetler Arası İklim Değişikliği Paneli) raporlarına göre, bu bölgelerdeki sıcaklık artışları "çok olası" dır. Sıcaklıklardaki küçük değişiklikler bile, en uç hava koşullarının artışına neden olabilir. Bunların birçoğu tarımsal üretim ve dolayısıyla beslenme üzerinde büyük etkiye sahiptir. Örneğin, 1998-2001 yılları arasındaki Orta Asya kuraklığı; yüzde 80 oranında hayvancılık kaybına, İran'da buğday ve arpa mahsullerinde yüzde 50 oranında azalmaya neden olmuştur. Benzer rakamlar diğer ülkelerde de mevcuttur. Sahra altı Afrika gibi bölgelerdeki kuraklık gibi hava koşullarındaki aşırı artış, kötü beslenme açısından daha büyük sonuçlar doğurmaktadır. Aşırı hava olaylarının artması durumunda bile, basit bir sıcaklık artışı, birçok mahsul türünün verimliliğini düşürmekte ve bu bölgelerdeki gıda güvenliğini de azaltmaktadır.

Koloni çökerten hastalığı, arıların çok sayıda öldüğü bir fenomendir. Dünyadaki birçok tarımsal ürün, arılar tarafından polen yayılarak döllendiğinden, bu durum, gıda tedarikine yönelik bir tehdit oluşturmaktadır.

Ug99 ırkının neden olduğu buğday paslanmaz salgını, şu anda Afrika ve Asya'ya yayılıyor ve dünyadaki buğday ekinlerinin %80'inden fazlasını yok edebileceğinden korkuluyor.

Yetersiz beslenmeden kaynaklı hastalıklardan korunma

Gıda Güvenliği

Azotlu gübreler ve zirai mücadele ilaçları gibi Batı'da bulunan modern tarımsal teknikleri Asya'ya getirme çabası, Yeşil Devrim olarak adlandırılmış ve daha önce Batı ülkelerinde görülen yetersiz beslenmede azalmalara neden olmuştur. Bu, mevcut altyapı ve Afrika'da yetersiz olan kurumlar yüzünden mümkün olmuştur. Örneğin, tohumları temin eden yollar veya halka açık tohumluk şirketleri sistemi gibi. Tarıma yapılan yatırımlar, örneğin mali destek sağlanan gübreler ve tohumlar, gıda hasadını artırır ve gıda fiyatlarını düşürür. Malavi ülkesinde yaklaşık 13 milyon insanın beş milyonu acil gıda yardımına ihtiyaç duyuyordu. Ancak hükumetin politikasını değiştirmesinden sonra, gübre ve tohumluklara yönelik devlet desteği, Dünya Bankası'nın eleştirilerine karşı getirildi. Böylece, çiftçiler üretim rekoru kıran mısır hasatları yaptılar. Çünkü, 2005 yılında 1,2 milyon olan üretim, 2007 yılında 3,4 milyona çıktı ve Malavi'yi önemli bir gıda ihracatçısı haline getirdi. Bu durum, gıda fiyatlarını düşürdü ve tarım işçilerinin ücretlerini artırdı. Tarım yatırımlarına, Kongo Demokratik Cumhuriyeti gibi diğer Afrika ülkelerinde hala gereksinim duyulmaktadır. John Ulimwengu D + C makalesinde, büyük tarımsal potansiyeli ile kutsanmış olmasına rağmen ülkede yetersiz beslenme oranının yüksek olduğunu açıklıyor. Tarım yatırımına destek veren taraflar arasında, varlıklı ülkelerin Afrika çiftçileri için gübre ve tohum yatırımı fikrini savunan Jeffrey Sachs de yer almaktadır.

Tarımsal üretimin yeni teknolojisi de, yetersiz beslenme ile mücadele için büyük potansiyele sahiptir. Çiftçiler, tarımsal verimi artırarak, gelir artışı ile yoksulluğu azaltabilirler. Aynı zamanda ev halkı bitki çeşitlendirmesi yapılabilecek alanlar açabilirler. Dünya Bankası'nın kendisi, malnütrisyona yönelik çözümün bir parçası olduğunu iddia ederken, ülkeler için yoksulluk ve malnütrisyon döngüsünü kırmanın en iyi yolunun, dünya pazarında gıda maddeleri satın almak için maddi imkânlar sağlayacak ihracata yönelik ekonomiler kurmak olduğunu belirtti.

Emzirme

2016 yılı itibarıyla, dünya çapındaki beş yaşından küçük çocuklardan, yılda yaklaşık olarak 821.000 çocuğun ölümünün daha yaygın emzirme ile önlenebileceği tahmin edilmektedir.

Güçlendirilmiş gıdalar

Üreticiler, Mısır'daki Beladi ekmeği veya Vietnam'daki balık sosu için, buğday unu kullanımı ve tuza iyot eklenmesi gibi tüketicilere satılabilecek mikro besin ögeleri ile günlük gıdaları güçlendirmeye çalışıyorlar.

Örneğin, un, demir, çinko, folik asit ve diğer B vitaminleri; tiamin, riboflavin, niasin ve vitamin B12 ile güçlendirilmiştir. 

Dünya popülasyonu

Nüfus büyüklüğünü kısıtlamak önerilen bir çözümdür. Thomas Malthus, nüfus artışının doğal afetler ve gönüllü sınırlar yoluyla "ahlaki kısıtlama" ile kontrol edilebileceğini savundu. Robert Chapman, nüfus artışına hükümet politikaları aracılığıyla yapılan bir müdahalenin, küresel nüfus artışını kısıtlamanın gerekli bir bileşeni olduğunu önerir. Bununla birlikte, dünyanın nüfusunu devam ettirmek için yeterli kaynağa sahip olduğuna inananlar var. Bunun yerine, bu teorisyenler, yetersiz beslenme sorunlarının nedeni olarak; yetersiz ya da kullanılmayan ekilebilir arazilerin ve mevcut kaynakların eşit olmayan dağılımına işaret etmektedirler. Örneğin, Amartya Sen, "ne kadar açlığa neden olursa olsun, onu kırma yöntemleri, kamu dağıtım sisteminde geniş bir gıda arzı gerektirir. Bu, sadece sınırlamayı ve kontrolü organize etmek için değil aynı zamanda enflasyona neden olan bir durumda döviz haklarında meydana gelen değişikliklerle isabet eden iş programlarını ve satın alma gücünü artırıcı diğer yöntemleri üstlenmek için de geçerlidir" diye savunuyor.

Gıda egemenliği

Erişim sorunlarını çözmek için önerilen politika çerçevesine, büyük ölçüde uluslararası pazar güçlerine maruz kalmış yiyeceklerin aksine, halkın kendi yiyeceklerini, tarımını, hayvanlarını ve balıkçılık sistemlerini tanımlama hakkına gıda egemenliği denir. Food First (önce gıda) kuruluşu, gıda egemenliğine destek olmak için çalışan birincil düşünce kuruluşlarından biridir. Neoliberaller (kültür ve sınıf arasında ayrım yapanlar), serbest piyasa için artan bir rol oynamayı savunurlar.

Sağlık tesisleri

Dünyanın kırsal kesimlerinin sağlık tesislerine erişimini artırmak, olası bir başka uzun vadeli çözümdür. Bu tesisler, yetersiz beslenen çocukları izleyebilir, ek gıda dağıtım merkezleri olarak hareket edebilir ve besin ihtiyaçları konusunda eğitim verebilir. Bu tür tesisler, Peru ve Gana gibi ülkelerde çok başarılı olduklarını zaten kanıtlamıştır.

Küresel girişimler

Nisan 2012 yılında, gıda yardımı konusundaki ilk yasal bağlayıcı uluslararası anlaşma olan Gıda Yardımı Sözleşmesi imzalandı. Mayıs 2012 yılında Kopenhag Konsensüsü açlık ve beslenme bozukluğu ile mücadele çabalarının, yardım harcamalarının etkinliğini en üst düzeye çıkarmak isteyen politikacılar ve özel sektör hayırseverleri için birinci önceliğe sahip olmasını önerdi. Bu durumu, sıtma ve AIDS'e karşı mücadele gibi diğer önceliklerden önde tutuyorlar.

Açlığı ve yoksulluğu azaltmak için ana küresel politika Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleridir. Özellikle Hedef 2: Sıfır açlık sağlama, açlıkla başa çıkma, gıda güvenliğini sağlama, beslenmenin geliştirilmesi, sürdürülebilir tarımın teşvik edilmesi için küresel olarak üzerinde anlaşmaya varılan hedefleri belirledi. IFPRI'nın (Uluslararası Gıda Politikası Araştırma Enstitüsü) liderliğinde, Birleşmiş Milletler kuruluşları, Sivil Toplum Kuruluşları ve özel vakıfların katılımıyla gerçekleştirilen Compact2025 ortaklığı, 2025 yılına kadar, gelecek 10 yılda açlığa ve beslenme yetersizliğine son veren politikacılara, karar mercilerine delillere dayanan tavsiyeler geliştirerek yayılmasını sağladı.

EndingHunger kampanyası, açlık sorununun farkındalığını artırmayı amaçlayan çevrim içi bir iletişim kampanyasıdır. Birçok çalışan, ünlüleri anlatan hızlı ve yaygın videolar aracılığıyla, dünyadaki aç insanlar hakkında öfkelerini dile getirdi. Beslenmeyi geliştirerek açlık durumunu iyileştirmeye odaklanan bir başka girişim, Ölçeklendirme Besin Hareketi (SUN) 'dir. 2010 yılında başlatılan bu hareketle; hükumetler, Sivil Toplum Kuruluşları, Birleşmiş Milletler, bağışçılar, işletmeler ve araştırmacılar, 55 ortak ülkedeki değişiklikler hakkında yıllık ilerleme raporu yayınlıyorlar.

Yetersiz beslenme yönetimi

Çocuk malnütrisyonuna tepki olarak, Bangladeş hükümeti ağır malnütrisyon tedavisinde on adım önermektedir: Dehidrasyonu, düşük kan şekerini, düşük vücut ısısını, enfeksiyonu, elektrolit dengesizliklerini ve mikro besin eksikliklerini önlemek veya tedavi etmek, tedbirli beslenmeye başlamak ve iyileşmeyi yakalamak, psikolojik destek sağlamak, iyileşmeden sonra taburculuk ve takip için hazırlamaktır.

Hastaneye yatırılan hastalar arasında, beslenme desteğini sağlamak protein alımını, enerji alımını ve kiloyu artırır.

Gıda

Tamamlayıcı beslenmeyi destekleyecek ifadeler oldukça zayıftır. Çünkü, "tamamlayıcı beslenme tedavisi" üzerine yapılan az miktarda araştırma vardır.

Bununla birlikte, özel olarak formüle edilmiş gıdalar, gelişmekte olan ülkelerden orta akut malnütrisyonlu kişilerde faydalı görünmektedir. Şiddetli akut malnütrisyonu olan küçük çocuklarda, kullanıma hazır tedavi edici gıdaların, normal bir besinden farklı olup olmadığı belli değildir. İnsani acil durumlarda, paketten doğrudan yenilebileceğinden, soğutmaya ya da temiz su ile karıştırmaya ihtiyaç duymadan ve yıllarca depolanabileceğinden bazı yararlar sağlayabilirler.

Şiddetli beslenme yetersizliği olanlarda, çok hızlı beslenme, yeniden beslenme sendromuna neden olabilir. Bu durum, beslenme şeklinden bağımsız olarak ortaya çıkabilir. Yedikten birkaç gün sonra, kalp yetmezliği, aritmiler ve ölümle sonuçlanabilecek konfüzyon ile kendini gösterebilir.

Mikro besinler

Dünya Bankası'na göre, besin ögelerini ağırlıklı olarak mikro besinlerle (vitaminler ve mineraller) güçlendirmek yoluyla yetersiz beslenmeyi tedavi etmek, insanları, diğer yardım şekillerine göre daha düşük maliyetle ve daha kısa sürede iyileştirir. Çeşitli gelişim önerilerine bakan Kopenhag Konsensüsü, mikro besin takviyelerini bir numaralı olarak sıralamıştır.

İshali olanlara, başlangıçta dört saatlik bir rehidrasyon periyodu tamamlandıktan sonra, çinko takviyesi önerilir. Günlük çinko, ishalin şiddetini ve süresini azaltmayı sağlar. On dört gün boyunca günlük çinko alımına devam edilerek, ilerideki iki ile üç ay ishal olasılığı azaltılmış olur.

Ayrıca, malnütrisyolu çocukların hem potasyum hem de magnezyuma ihtiyaçları vardır. Susuz kalan çocuğun, rehidrasyon başladıktan iki-üç saat sonra yemeye devam etmesi için yukarıdaki tavsiyeleri izleyerek potasyum bakımından zengin gıdalarla beslenmesi gerekir. Düşük karbonlu potasyum, baz (Ringer / Hartmann'ınkinde olduğu gibi) aynı anda potasyum sağlamayan asidoz tedavisine verildiğinde kötüleşir. Yukarıda belirtildiği gibi, tuzlu ve tuzsuz tahıl suyu, tuzlu ve tuzsuz sebze suları gibi mevcut ev ürünleri çocuğun ishal süresince erken verilmesine karşın yemek yemeye devam edebilir. A vitamini, potasyum, magnezyum ve çinko diğer vitamin ve minerallerle birlikte eklenmelidir.

Beslenme yetersizliği olan bir çocukta, herhangi bir nedenle ishal görülürse; muz, yeşil hindistan cevizi suyu ve şekersiz taze meyve suları gibi potasyum açısından zengin gıdalar verilmelidir.

İshal

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), ağır derecede yetersiz beslenmiş ve nispeten ishali az olan bir çocuğa rehidrasyonu (kaybedilen sıvının takviyesi) önerir. Tercih edilen yöntem, Oral Rehidrasyon Sıvısı (ORS) olarak adlandırılan, ağız yoluyla kullanılan sıvılardır. Oral rehidrasyon solüsyonu hem hafif tatlı, hem de hafif tuzludur ve ağır beslenme yetersizliği olanlarda tavsiye edilenin normal sodyum ve potasyumun yarısı olmalıdır. Nazogastrik tüp ile sıvıları içmeyen kişilerde kullanılabilir. İntravenöz sıvılar, potansiyel komplikasyonları (yan etkileri) nedeniyle önemli derecede dehidrasyon geçirenlerde önerilir. Bu komplikasyonlara konjestif kalp yetmezliği dahildir. ORS, zamanla, tuzları, karbonhidratları ve suyu tedarik ederek sıvıları artırmaya odaklanan ORS veya oral rehidrasyon tedavisine dönüşmüştür. İshale karşı dehidrasyonun önlenmesi için, sıvı türüne göre sıvı miktarının ayarlanması önemlidir.

En kısa zamanda, emzirme ve yeme tekrar başlamak zorundadır. Alkolsüz içecekler, meyve suları veya şekerli çaylar gibi içecekler, çok fazla şeker içerdiğinden ve ishali kötüleştirebileceğinden önerilmez. Hastaneye yatış gerektiren ishal vakalarında ve ağır beslenme ihtiyacı olan tüm çocuklarda geniş spektrumlu antibiyotikler önerilir.

Dehidrasyonu önlemek için, tercihen sebze suyu veya pirinç suyu gibi sıvılara, az miktarda şeker ve tuz ilavesi mümkündür. İlave temiz su içme tavsiye edilir. Dehidrasyon geliştikçe oral rehidrasyon sıvıları tercih edilir. Şişkinlik belirtileri olmadıkça, kişiye bu içeceklerden istediği birçoğu verilebilir. Kusma olursa, sıvılar 5-10 dakika duraklatılabilir ve daha yavaş yavaş başlatılabilir. Kusma, sıvı emildikçe rehidrasyona nadiren engel olur ve kusma nadiren uzun sürer. Dehidrasyona benzeyen, ancak ishal görülmeyen ciddi beslenme yetersizliği olan bir çocuğa, enfeksiyonu varmış gibi davranılmalıdır.

Bebeklerin ağzına az miktarda sıvı koymak için, iğnesiz şırınga veya bir damlalık kullanılabilir. 2 yaşın altındaki çocuklar için, bir çay kaşığı sıvı her iki dakikada bir verilebilir. Büyük çocuklar ve yetişkinler için, sıvı doğrudan fincandan yudumlanır. İlk iki saat sonra, rehidrasyon, çocuğun ne kadar sıvı istediğini ve devam eden ishalin durumunu belirleyerek aynı veya daha düşük oranda devam ettirilerek, sıvı alımı ve gıdalar arasında dönüşümlü olarak yapılması önerilir.

DSÖ ve UNICEF, 2003 yılında, hala dehidrasyonu tedavi eden, aynı zamanda dışkı hacmini ve kusmayı azaltan, indirgenmiş bir ozmolarite ORS önermişti. İndirgenmiş ozmolarite ORS, makul ölçüde geniş kullanıma sahip mevcut standart ORS'dir. Genel kullanım için bir litre suya bir paket ORS (glükoz şekeri, tuz, potasyum klorür ve trisodyum sitrat) ilave edilir. Bununla birlikte, yetersiz beslenen çocuklar için, bir paket ORS'nin, iki litre suya ilave olarak 50 gram sükroz şekeri ve bazı stok potasyum çözeltisi eklenmesi önerilir.

Yetersiz beslenen çocuklar, vücutlarında sodyum fazlalığına sahiptir. Ev ilaçları için tavsiyeler şu şekildedir: Bir litre suya altı çay kaşığı şeker katılarak hazırlanması yada bu karışıma en fazla bir veya yarım çay kaşığı tuz eklenip hazırlanması önerilir.

Düşük kan şekeri

Bilinen veya şüphelenilen hipoglisemi, şeker ve su karışımı ile tedavi edilebilir. Çocuk bilinçli ise, şeker ve suyun başlangıç ​​dozu, ağızdan verilebilir. Çocuk bilinçsiz ise, intravenöz veya nazogastrik tüp ile glukoz verilir. Glikozun verilmesine rağmen nöbetler ortaya çıkarsa rektal yolla diazepam ilacın uygulanması önerilir. Kan şekeri seviyeleri iki saat aralıklarla tekrar kontrol edilmelidir.

Hipotermi

Hipotermi (vücut ısısının düşmesi) ortaya çıkabilir. Bunu önlemek veya tedavi etmek için, çocuğun başı da dahil olmak üzere örtülmesi ya da anne ya da baba ile doğrudan cilt cilde temas ederek çocuğun korunması ile sıcak tutulması mümkündür. Uzun süreli banyo yapmaktan veya uzun süreli tıbbi muayenelerden kaçınılmalıdır. Isıtma yöntemleri genellikle gece önemlidir.

Ekonomi

Yardım gruplarından bazıları, besin yerine para ya da fiş vererek, açlığın olduğu yerlerde, özellikle de besinlerin mevcut olduğu ancak satışı kolay olmadığı alanlarda yardımlarını daha ucuz, daha hızlı ve verimli bir şekilde ulaştırırlar. Gıdaların en büyük sivil toplum dağıtıcısı olan BM'nin Dünya Gıda Programı, WFP'nin yürütme direktörü Josette Sheeran'ın gıda yardımı alanında bir "devrim" olarak nitelendirdiği bazı alanlarda yiyecek yerine para ve fiş dağıtmaya başlayacağını açıkladı. Concern Worldwide yardım ajansı, mobil telefon operatörü olan Safaricom aracılığıyla, ülkenin bir bölümünden diğerine nakit gönderilmesini sağlayan, para transfer programı işleten bir yöntemin pilotluğunu yapmaktadır.

Bununla birlikte, kuraklıkta pazara sınırlı erişimi olan ve bunlarla sınırlı bir şekilde yaşayan insanlar için yiyecek sunmak en uygun yol olabilir. Fred Cuny "Bir kurtarma operasyonunun başlangıcında hayat kurtarma ihtimali, gıda ithal edildiğinde büyük oranda azaltılır." dedi ve ülkeye geldiğinde insanlara ulaştığında birçok kişi ölmüştü. Açların bulunduğu yerde değil, evde yiyecek satın almalarını gerektiren ABD yasası,  verimsizdi. Çünkü, harcanan paranın yaklaşık yarısı ulaşım için tükeniyordu. Cuny ayrıca, "yakınlarda görülen bütün kıtlıklar üzerine yapılan araştırmalar, yiyeceklerin yurt içinde mevcut olduğunu göstermişti. Ancak her zaman değil, doğrudan gıda açığı alanında olduğunu" gösterdi ve "yerel standartlara göre fiyatların yoksullar tarafından satın alınması için çok yüksek olmasına rağmen, bağışta bulunanın satın aldığı yiyecekleri şişirilmiş fiyattan yurt dışından almaktan daha ucuza alması genellikle daha ucuza mal olmaktadır." dedi.

Etiyopya, gıda kriziyle başa çıkmak için Dünya Bankası'nın öngördüğü yöntemin bir parçası haline gelen ve yardım kuruluşlarına, aç milletlere en iyi nasıl yardımcı olabileceklerinin bir modeli olarak görülen bir programa öncülük etmektedir. Ülkenin başlıca gıda yardım programı olan Kesintisiz Verimli Güvenlik Programı sayesinde Etiyopya, ülkenin kırsal kesimlerinde sürekli yiyecek sıkıntısı çekenlere, yiyecek veya para bulmaları için çalışma şansı verdi. Dünya Gıda Programı gibi ülke dışı yardım kuruluşları, yetersiz yiyecek olan alanlarında dağıtım yapmak üzere farklı yerel bölgelerden yiyecek satın alma yoluna gittiler. Etiyopya bu programa öncülük etti. Bu programla Brezilya, çiftçilere ve şehirli yoksullara fayda sağlayacak, genel olarak kenti etkileyen organik atıklar için bir geri dönüşüm programı hazırladı. Şehir sakinleri organik atıkları çöplerinden ayırarak, çantaya koyuyor ve daha sonra yerel çiftçilerin taze meyve ve sebzeleri ile değiştiriyorlar. Sonuç olarak, ülkenin atıkları azaltılarak kentsel yoksullar istikrarlı besleyici bir besin kaynağı elde etmiş oldular.

Epidemiyoloji

Bu bölümde epidemiyoloji üzerinde verilen rakamların tümü, malnütrisyon terimi kullanılmış olsa dahi yetersiz beslenme anlamına gelmektedir ve tanım gereği çok fazla beslenme için de kullanılabilir.

Yetersiz beslenmeden etkilenen insanlar

2015 yılında dünyada 793 milyon yetersiz beslenen insan vardı. Bu beslenme yetersizliği 991 milyon kişi iken, 1990 yılında 216 milyon kişi daha azaldı. Bu durum, dünya çiftçilerinin yaklaşık 12 milyar insanın beslenmesi için yeterli yiyecek üretmesine rağmen, dünya nüfusunun neredeyse iki katına eşitti.

Malnütrisyon, 2010 yılı itibariyle, tüm engelli hayat sürdürenlerin %1.4'ünün sebebidir.

Yetersiz beslenmeye bağlı ölüm oranları

Malnütrisyona bağlı ölüm oranı, 2006 yılındaki toplam ölüm oranının %58'ini oluşturuyordu: "Dünyada, yaklaşık 62 milyon insan, tüm ölüm nedenleri birleştiğinde her yıl ölüyor. Dünya çapında her on iki kişiden biri yetersiz besleniyor. Çocukları Kurtarmak oluşumu, 2012 yılı raporuna göre dünyadaki dört çocuğun birinde kronik olarak yetersiz beslenme olduğunu bulmuştur. 2006 yılında, 36 milyondan fazla kişi mikro besin maddelerindeki eksiklikler nedeniyle açlıktan veya hastalıklardan öldü."

1990 yılında 883.000 ölümle sonuçlanan protein enerjisi malnütrisyonu, 2010 yılında 600.000 ölümle sonuçlandı. İyot yetersizliği ve demir eksikliği anemisini içeren diğer beslenme yetersizlikleri, 84.000 ölüme neden oldu. 2010 yılında, yetersiz beslenme, kadınlarda ve çocuklarda yaklaşık 1,5 milyon ölüme neden oldu.

Dünya Sağlık Örgütü'ne göre malnütrisyon, tüm ölümlerin yarısında çocuk ölümlerine en çok katkıda bulunan sebeptir. Her yıl açlıktan 6 milyon çocuk ölmektedir. Düşük kilolu doğumlar ve intrauterin büyüme kısıtlamaları yılda 2.2 milyon çocuğun ölümüne neden olur. Anne sütünün verilememesi veya az verilmesi, 1,4 milyon ölüme daha sebep olmaktadır. Örneğin, vitamin eksikliği veya çinko eksikliği gibi diğer eksiklikler, 1 milyondan fazla çocuk ölümüne yol açar. Doğumdan sonraki ilk iki yılda kötü beslenmeden dolayı geri dönülmez sıkıntılar oluşmaktadır. Malnutrisyona maruz kalmış çocuklar, sağlıkları ve eğitim başarısı düşük olarak büyürler. Bu duruma maruz kalmışların kendi çocukları da sağlıksız ve küçük olma eğilimindedir. Malnütrisyon daha önce kızamık, pnömoni ve ishal gibi hastalıkların sorunlarını daha da kötüleştiren bir durum olarak görülüyordu. Aslında, malnütrisyon hastalıklara neden olduğu gibi kendi başına ölümcül sonuçlar da ortaya çıkabilmektedir.

Beslenmenin toplum ve kültürdeki yeri

Kabaca 300 milyon dolarlık yardım, her sene temel beslenmeye gider. Açlıktan en çok etkilenen 20 ülkedeki her bir çocuk için bu yardım 2 doların altındadır. Buna karşın, çocukların yetersiz beslenmesinden dolayı daha az ölüme neden olan HIV/AIDS için, her ülkede 2,2 milyar dolar olmak üzere HIV/AIDS'li kişi başına 67 dolar yardım sağlanmaktadır.

CGIAR konsorsiyum üyesi olan Semi-Arid Tropics Uluslararası Mahsul Araştırma Enstitüsü (ICRISAT), çiftçilere, nohut, yer fıstığı, bezelye, darı ve sorgum gibi besleyici ürünler yetiştirmek için çiftçiler, hükümetler, araştırmacılar ve STK'larla ortaklık kurdu. Böylelikle, topluluklarının daha dengeli beslenme şekillerine sahip olmalarına, zararlılara ve kuraklığa karşı daha dayanıklı olmalarına yardımcı olur. Örneğin, Sahra altı Afrika ve Güney Asya'da Sorgum ve Darı Üretkenliğinin Artırılma Fırsatı (HOPE), çiftçileri gelişmiş farklı çeşitler yetiştirmeye teşvik ederek Tanzanya'daki parmak darı yetiştiriciliğini teşvik etti. Parmak darı, çok yüksek kalsiyum, demir ile elyaf bakımından zengin ve diğer tahıllardan daha iyi bir enerji içermektedir. Bu besin maddesi bebekler ve yaşlıların beslenmesi için ideal bir gıdadır.

Bazı kuruluşlar; öğretmenler, politikacılar ve gıda hizmeti veren firmalar ile çalışmaya başlamıştır. Bu kuruluşlar, okul kafeteryalarında beslenme içeriğinin ve beslenme kaynaklarının artırılmasına yönelik birincil ve üniversite düzeyindeki kurumların görevlendirilmesi zorunlu hale getirmeye başlamışlardır. Sağlık ve beslenme, genel eğitim başarısı ile yakın ilişkilere sahip olduğu kanıtlanmıştır.

Fiil formu "kötü beslenme" dir. Bazen "yetersiz beslenme" yerine "malnütrisyon" terimi kullanılır.

Özel popülasyonlar

Beslenme yetersizliği, anne sağlığı ve çocuk sağlığının önemli bir belirleyicisidir. Ayrıca, 2008 yılı çalışmalarına göre çocuk ölümlerinin üçte birinden fazlasını ve toplam küresel hastalık yükünün yüzde 10'undan fazlasını oluşturmaktadır.

Çocuklar

Dünya Sağlık Örgütü, dünya çapında çocuk ölüm oranının yüzde 54'ü olan yaklaşık 1 milyon çocuğun yetersiz beslenmeden dolayı oluşturduğunu tahmin etmiştir. Dünya Sağlık Örgütü'nün bir başka tahmini de, çocukluk çağı yetersiz kilonun, dünya çapında beş yaşın altındaki çocukların ölümlerinin yaklaşık %35'ine neden olduğunu belirtmektedir.

Az kilolu çocuklar neredeyse tüm bulaşıcı hastalıklara karşı daha savunmasız olduklarından, malnutrisyonun dolaylı hastalık yükünün malnütrisyonun doğrudan etkilerinin hastalık yükünden çok daha yüksek derecede olduğu tahmin edilmektedir. Güvenilir olmayan su, sağlık önlemleri ve hijyen (WASH) uygulamalarının neden olduğu beslenme yetersizliğinden kaynaklanan, doğrudan ve dolaylı ölümlerin kombinasyonunun, beş yaşın altındaki çocuklarda, yılda 860.000 ölümle sonuçlanacağı tahmin edilmektedir.

Kadınlar

Cinsiyet

2003 yılı Dünya Gıda Araştırmaları Merkezi'nden araştırmacılar, erkeklerde ve kadınlarda yetersiz beslenme seviyeleri arasındaki farkın genelde az olduğunu, ancak aradaki bu farkın bölgeden bölgeye ve ülkeden ülkeye değişiklik gösterdiğini tespit etti. Bu küçük çaplı araştırmalar, kadınların beslenme sıklığının, Güney/Güneydoğu Asya'da ve Latin Amerika'da erkeklerde görülen düşük beslenme oranını aştığını ve Sahra altı Afrika'da ise altında kaldığını gösterdi. Etiyopya ve Zimbabwe için veri setleri, erkeklerdeki yetersiz beslenme oranlarını, kadınlardan 1.5-2 kat daha fazla olduğunu belirtmiştir. Bununla birlikte, Hindistan ve Pakistan'da, veri seti yetersiz beslenme oranları, kadınlarda erkeklerden 1,5-2 kat daha fazladır. Bölgesel farklılıklarda ve bölgesel yetersiz beslenme oranları arasında yüksek farklar sık sık ortaya çıkmaktadır. Hindistan gibi bazı ülkelerde beslenmede cinsiyet eşitsizliği hayatın her aşamasında görülmektedir.

Ev halkı içerisindeki cinsiyete dayalı ön yargı ile ilgili beslenme üzerine yapılan araştırmalar, gıda dağılımı modellerine bakmaktadır. 2003 yılındaki bir araştırma, kadınların yiyecek gereksinimlerinin erkeklerden daha az olduğunu ileri sürmektedir. Cinsiyete dayalı ayrımcılık, cinsiyet rolleri ve kadınları etkileyen sosyal normlar, erken evlilik ve doğurma, yakın doğum aralığı beslenme yetersizliğine yol açmaktadır. Bu tür sorunların hepsi yetersiz beslene bir annenin sorunudur.

Ev halkı içinde, erkeklerde ve kadınlarda malnütrisyon düzeylerinde farklılıklar olabilmektedir. Bu farklılıklar bir bölgeden diğerine önemli derecede değiştiğini gösterilmiştir. Sorunlu bölgeler, kadınların göreceli yoksunluğunu göstermektedir. 2008 yılında Hindistan'da 1000 kadın üzerinde yapılan gözlem örneklerinde, kadınlarda malnutrisyonun yoksulluk, gelişme, bilinç eksikliği ve okur yazarlıkla ilgili olduğunu göstermiştir. Aynı çalışmada, ev halkında cinsiyet ayrımcılığının bir kadının yeterli yiyecek ve sağlık hizmetine erişmesini önleyebileceğini göstermiştir. Najma Rivzi, sosyalizasyonun Bangladeş'teki kadınların sağlığını nasıl etkilediği konusunda yapılan bir araştırma programı hakkında bir makalede "2006 yılında Kenya'nın bazı yerlerinde olduğu gibi bazı vakalarda, hamile kadınlarda malnütrisyon oranının çocuklarda görülen oranlardan bile daha yüksek olduğunu" açıklamıştır. 

Bazı toplumlardaki kadınlara erkeklere göre daha az yiyecek verilir. Çünkü, erkekler daha ağır kapasitede iş yüküne sahiptir. Ev işleri ve tarımsal görevler aslında çok zor olabilir, bunun için de ek enerji ve besin maddeleri gerektirir. Ancak, büyük oranda enerji gereksinimlerini belirleyen fiziksel aktivitenin tahmin edilmesi zordur.

Fizyoloji

Kadınların, kendilerine özgü beslenme gereksinimleri vardır ve bazı durumlarda erkeklerden daha fazla besine ihtiyaç duyarlar. Örneğin, kadınların erkeklere oranla iki kat daha fazla kalsiyuma ihtiyacı vardır.

Gebelik ve emzirme

Hamilelik ve emzirme dönemlerinde kadınlar, kendileri ve çocuğu için yeterli miktarda besin tüketmelidirler. Bu nedenle bu dönemlerde daha fazla protein ve kaloriye, ayrıca vitamin ve minerallere (özellikle demir, iyot, kalsiyum, folik asit ve vitamin A, C ve K) ihtiyaçları vardır. 2001 yılındaki FAO (Gıda ve Tarım Örgütü), demir eksikliğinin gelişmekte olan ülkelerdeki kadınların yüzde 43'ünü etkilediğini ve doğum sırasındaki ölüm riskini artırdığını bildirdi. Müdahalelere ilişkin 2008 yılı gözden geçirmesi, gebelik sırasında kalsiyum, demir ve folik asidin evrensel olarak takviye edilmesinin 105.000 anne ölümünü (tüm anne ölümlerinin yüzde 23.6'sı) önleyebileceğini tahmin ediyor.

Kısa aralıklarla sık gebelikler ve uzun süreli emzirme dönemi, ilave besin yükü getirir.

Çocuk yetiştirme

FAO'ya göre, kadınlar genellikle yiyecek hazırlamakla sorumludur. Böylece, çocuklarını yararlı yiyecek ve sağlık alışkanlıkları hakkında eğitme şansına sahip olmakla birlikte annelere çocuklarının beslenmesini iyileştirme şansı verir.

Yaşlılar

Malnütrisyon ve kilolu olma, yaşlılarda diğer yaştaki yetişkinlerden daha yaygındır. Yaşlılar sağlıklı ve aktifse, yaşlanma süreci genellikle yetersiz beslenmeye neden olmaz. Bununla birlikte, vücut yapısındaki değişiklikler, organ işlevleri, yeterli enerji alımı ve yiyecek yeme veya yemek yeteneği yaşlanma ile ilişkilidir ve malnütrisyona katkıda bulunabilir. İştah kaybı, sindirim, enerji düzeyi, kilo ve esenlikte değişikliğe neden olan üzüntü veya depresyon rol oynayabilir. Yaşlılarda malnutrisyon ve diğer koşullar arasındaki ilişki üzerine yapılan bir araştırma, yaşlılarda malnütrisyonun, gastrointestinal ve endokrin sistem bozuklukları, tat ve koku kaybı, iştah azalmasına yol açabileceğini ortaya koymuştur. Zayıf diş sağlığı, kötü oturan protezler veya çiğneme ve yutma problemleri yemeyi zorlaştırabilir. Bu faktörlerin bir sonucu olarak, malnütrisyonun yaşlılarda daha kolay geliştiği görülmektedir.

Malnütrisyon oranı; "genç" yaşlıların (75 yaşına kadar) yüzde 10'dan daha az yaşla birlikte yetersiz beslenirken, evde bakım, uzun süreli bakım tesisleri veya akut hastanelerde yaşlıların yüzde 30 ila 65'i yetersiz beslenir. Birçok yaşlı insanın beslenme konusunda yardıma ihtiyacı vardır ve bu durum yetersiz beslenmeye katkıda bulunabilir. Bundan dolayı, yaşlı bakımının ana gereksinimlerinden biri, yeterli bir beslenme ve gerekli tüm besin maddelerini sağlamaktır.

Avustralya'da malnütrisyon veya malnütrisyon riski, yaşlıların yüzde 80'inde hastaneye başvurmak için gerekçedir. Malnütrisyon ve kilo kaybı yağsız vücut kütlesi ve kas fonksiyon kaybıyla birlikte sarkopeniye (kas dokusu kaybı) katkıda bulunur. Abdominal obezite veya sarkopeniyle birleştirilmiş kilo kaybı hareketsizliğe, iskelet bozukluklarına, insülin direncine, hipertansiyona, ateroskleroza ve metabolik bozukluklara yol açar. Journal of American Dietetic Association'ın yayınladığı bir bildiride, rutin beslenme taramaları, yaşlılarda malnütrisyon yayılımını saptamanın ve bu nedenle azaltmanın yolunu gösterdi.