25 May 2018, Friday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

Yenidoğan

İçindekiler
  1. Yenidoğan ne demek?
  2. Yenidoğanın fiziksel özellikleri
  3. Yenidoğan bakımı ve beslenmesi
  4. Yenidoğan bebeklere nasıl davranmalı?
  5. Yenidoğan bebeğin sese tepkisi
  6. Yenidoğan hastalıkları
  7. Yenidoğan ölümleri
  8. Yenidoğan bebeğin duygusal gelişimi
  9. Yenidoğan bebeklere uçak bileti
  10. Yenidoğan Resimleri

Yenidoğan ne demek?

Yenidoğan ne demek

Bir yenidoğan (İngilizce infant olan kelime, Latince "konuşamayan" anlamına gelen infans kelimesinden türemiştir), bebek kelimesinin daha resmi veya özel eş anlamlısıdır. Bir insan veya hayvanın yeni doğmuş yavrusuna verilen addır.

Bir yenidoğan, halk dilinde yalnızca birkaç saat, birkaç gün ya da birkaç hafta önce doğmuş bebeğe denir. Tıbbi anlamda ise bir yenidoğan, doğumdan sonraki ilk 28 gün içerisinde olan bir bebeğe denir. Bu terim erken doğmuş, zamanında doğmuş veya geç doğmuş bebekler için geçerlidir. Doğumdan önceki tanımları için ise "cenin" terimi kullanılır. "Bebek" terimi genel olarak bir yaşın altındaki küçük çocuklar için kullanılır. Bununla birlikte, tanımlar değişebilir ve iki yaşına kadar olan çocuklar için de bebek kelimesi kullanılabilir. Bir bebek yürümeye başladıysa artık çocuk olarak tanımlanabilir ve bebeklikten çıkar.

İngiltere İngilizcesinde "infant" terimi dört ila yedi yaş arasındaki okul çocukları için kullanılan bir terimdir. Yasal bir terim olarak "doğumdan itibaren" 18 yaşına kadar devam eder.

Yenidoğanın fiziksel özellikleri

Bir yenidoğanın omuzları ve kalçaları geniş, karnı hafif çıkıntılı ve kolları ve bacakları vücudunun geri kalanına göre nispeten uzundur. İlk dünya milletlerinde, yenidoğanların toplam vücut uzunluğu 35,6-50,8 cm olmaktadır; bununla birlikte prematüre yenidoğanlar çok daha küçük olabilir. Apgar skoru, doğumdan sonraki ilk birkaç dakika içinde yenidoğanın rahimden geçişinin ölçümüdür.

Yenidoğan bebek kilosu

Yenidoğan bebeğin kilosu

Gelişmiş ülkelerde, normal bir tam hamilelik süresi sonunda dünyaya gelmiş bir yenidoğanın ortalama doğum ağırlığı 3.4 kg civarındadır ve genellikle 2.7 ila 4.6 kg aralığında gerçekleşmektedir.

Doğumdan sonraki ilk 5 ila 7 gün içinde, bir yenidoğanın vücut ağırlığı %3 ila 7 oranında azalır. Bunun sebebi çoğunlukla akciğerleri dolduran sıvının idrar yoluyla boşaltılması ve emzirmenin etkili olmasına kadar geçen ilk birkaç günlük gecikmedir. İlk haftadan sonra, sağlıklı yenidoğanlar günde 10 ila 20 gram almalıdır.

Yenidoğan bebeğin başı

Yenidoğan bebeğin başı

Bir yenidoğanın başı vücuda oranla çok iridir ve kafatası yüzüne göre çok büyüktür. Yetişkin insan kafatası, toplam vücut uzunluğunun yaklaşık yedide biri iken, yenidoğanınki dörtte biri civarındadır. Normal bir tam hamilelik süresi sonunda doğmuş bir bebek için normal baş çevresi doğumda 33-36 cm arasındadır. Doğumda, yenidoğanın kafatasının birçok bölgesi henüz kemik haline dönüşmemiştir ve bıngıldak olarak bilinen "yumuşak noktalar" halindedir. En büyük iki elmas şeklindeki ön bıngıldak, başın üst ön kısmında bulunur; başın arkasında bulunan daha küçük üçgen biçimli olan da arka bıngıldaktır. Daha sonra çocuğun hayatında, bu kemikler doğal bir süreçte birlikte kaynaşacaktır. Noggin adı verilen bir protein, bir bebeğin kafatasındaki birleşmenin gecikmesinden sorumludur.

Doğum sancısı ve doğum sırasında, bebeğin kafatası, doğum kanalına uyacak şekilde biçim değiştirir; bu bazen çocuğun biçimsiz veya uzun bir başla doğmasına neden olur. Birkaç gün veya hafta içinde genellikle kendi kendine normale dönecektir. Bazen hekimler tarafından tavsiye edilen özel egzersizler sürece yardımcı olabilir.

Yenidoğan bebeğin saçı

Yenidoğan bebeğin saçı

Bazı yenidoğanlarda lanugo denilen ince vücut tüyleri bulunur. Özellikle prematüre bebeklerin sırtında, omuzlarında, alnındaki, kulaklarında ve yüzlerinde fark edilebilir. Lanugo birkaç hafta içinde kaybolur. Bazı bebekler başlarında saçlarıyla doğabilirler; diğerleri, özellikle de beyaz tenli olan bebekler çok ince saçlara sahip olabilir, hatta kel olabilirler. Açık tenli anne-babalar arasında, anne-babalar sarışın değilse bile, bu ince saçlar sarışın olabilir. Kafa derisi, özellikle saçsız yenidoğanlarda geçici olarak berelenmiş veya şişmiş olabilir ve göz çevresindeki bölge şiş olabilir.

Yenidoğan bebeğin cildi

Yenidoğan bebeğin cildi

Doğumdan hemen sonra, yenidoğan cildi sıklıkla griyle donuk mavi arası bir renktedir. Yenidoğan genellikle bir iki dakika içinde nefes almaya başlar başlamaz derinin rengi normal tonuna ulaşır. Yenidoğanlar ıslaktır, kan çizgileri ile kaplıdır ve antibakteriyel bir bariyer işlevi gördüğü öngörülen, vernix caseosa olarak bilinen beyaz bir madde ile kaplanmıştır. Yenidoğan, bileklerde, ellerde, ayak bileklerinde ve ayaklarda da Moğol lekeleri, çeşitli diğer doğum lekeleri veya soyulmuş deriye sahip olabilir.

Yenidoğan bebeğin cinsel organı

Bir bebeğin genital bölgeleri büyük ve kızarıktır. Erkek bebeklerde alışılmadık büyük testis torbası görülür. Memeler, erkek bebeklerde bile büyük olabilir. Buna doğal olarak oluşan maternal  (anneden alınan) hormonlar neden olur ve bu geçici bir durumdur. Kızlar (hatta erkekler de) aslında memelerinden süt (bazen cadı sütü olarak adlandırılır) ve / veya vajinasından kanlı bir sıvı veya süt gibi bir madde boşaltabilir. Her iki durumda da, bu normal kabul edilir ve zamanla kaybolur.

Yenidoğan bebeğin göbek bağı

Yenidoğan bebeğin göbek bağı

Yenidoğanın göbek kordonu mavimsi beyaz renktedir. Doğumdan sonra, göbek kordonu 1-2 inçlik bir pay bırakılarak normal olarak kesilir. Göbek bağı kurur, büzülür, kararma yapar ve yaklaşık 3 hafta içinde kendiliğinden düşer. İyileştikten sonra bu bir karın deliği haline gelecektir. Bazen, hastaneler enfeksiyonu önlemek için göbek bağı üzerine üçlü boya uygulayabilir; bu da göbek bağını geçici olarak renklendirir ve cildi morumsu hale getirebilir.

Doğumda iç fizyolojik değişiklikler

Doğumda iç fizyolojik değişiklikler

Göbek kordonu yoluyla beslenme ve oksijenizasyon olmaksızın hava solunumu dünyasına girdikten sonra, yenidoğan rahimin dışındaki hayata uyum sağlamaya başlamalıdır. Yenidoğanlar tüm farklı duyguları hissedebilir, ancak yumuşak okşama, kucaklama ve sevecenliğe hevesle yanıt verirler. Masajlar ve ılık banyolar gibi hafifçe geriye ve ileriye sallama da ağlayan bir bebeği yatıştırır. Yenidoğanlar emzirme yoluyla rahatlatılabilir veya rahatlamak için kendi başparmaklarını emmek ya da emzik emmek ihtiyacı duyabilirler. Emme ihtiyacı içgüdüseldir ve yenidoğanların beslenmelerini sağlar.

Yenidoğan bebekler, yüzlerinin hemen önündeki 46 cm'lik nesneler üzerine odaklanabilecek özellikte bir görme özelliğine sahiptir. Bu çok sayılmayabilir, ancak emzirme döneminde bebeğin annenin gözlerine veya meme ucuna bakması için gereken tek şey budur. Bebeğin derinlik algısı, bebek hareketli hale gelmeye başlayana kadar gelişmez. Genellikle, bir yenidoğan beslenmek isteyince ağlar. Bir yenidoğan uykuda ya da beslenmede değilse veya ağlamıyorsa, gözlerini çeşitli nesnelere dikerek çok zaman harcayabilir. Genellikle parlak olan, keskin kontrast renkte olan veya karmaşık desenlere sahip olan her şey, bebeğin gözünü yakalayacaktır. Bununla birlikte, yenidoğan, her şeyden önce diğer insan yüzlerine bakmak için bir tercih yapmaktadır.

Yenidoğanda müzik sesi

Rahim içindeyken, bebek, insan sesi, müzik ve diğer sesler gibi harici seslerin yanı sıra sindirim sesi ve annenin kalp atışı sesi gibi birçok iç sesi de duyabilir. Bu nedenle, bir yenidoğanın kulakları biraz salgı ve sıvıya sahip olsa da, doğumdan önce sesleri duyabilir. Yenidoğanlar genelde bir erkek sesinden önce bir kadın sesine daha kolay tepki verirler. Bu, insanların yeni doğanlarla konuşurken neden bilmeden ses tonunu yükselttiklerini açıklayabilir (bu ses değişikliği, bebek dili olarak bilinir). Diğer insan sesleri, özellikle de annelerin sesi yenidoğanda sakinleştirici veya yatıştırıcı bir etkiye sahip olabilir. Tersine, yüksek veya ani sesler onları ürkütüp korkutacaktır. Yenidoğanların, prenatal (doğumdan önceki) ortamlarının düzenli bir özelliği olan sesleri, örneğin annelerinin düzenli olarak izledikleri bir televizyon programının tema melodisini tercih ettikleri gösterilmiştir. Doğal olarak, annenin solunum ve kalp atışının ritmi, yenidoğana daha da aşinadır, bu nedenle uzun süre düzenli olarak duymayı tercih edecek veya bekleyecektir.

Yenidoğanda anne sesi

Yenidoğanlar tatlı, ekşi, acı ve tuzlu maddeler de dahil olmak üzere farklı tatları ayırt edebilirler; ancak şekerli olanları tercih ederler. Anne tarafından yenen farklı gıdalarla amniyotik sıvı tat değiştirdiği için yenidoğanların annelerinin düzenli yediği gıdaların kokusu için bir tercih gösterdikleri de gösterilmiştir.

Tabii ki doğumdan önce hiç kullanılmamış yenidoğan sindirim sistemi, mekonyum adı verilen yeşilimsi-siyah, yapışkan bir madde ile doludur. Bu, dışkı materyali için ayakta kalma özelliğine sahiptir ve bağırsakların, doğumdan hemen süt işleyebilecekleri noktaya gelmesine izin verir. Bu materyal, ilk birkaç gün içinde bebekten geçer.

Yenidoğan bakımı ve beslenmesi

Fiizyolojik değişiklikler ve yemek

Bebekler, temel içgüdüsel iletişim biçimi olarak ağlarlar. Ağlayan bir bebek açlık, rahatsızlık, aşırı uyarılma, can sıkıntısı, bir şeyler istemek veya yalnızlık gibi çeşitli duyguları ifade etmeye çalışıyor olabilir.

Emzirmek, tüm bebek sağlığı organizasyonlarının tavsiye ettiği beslenme yöntemidir. Emzirmek mümkün değilse veya arzu edilmezse, biberonla besleme, anne sütü veya bebek maması ile yapılır. Bebekler, sütü, annelerinin meme ucundan veya biberonun meme başından çıkarabilmelerini sağlayan bir emme refleksiyle doğarlar. Ayrıca, meme uçlarını aramak için burun ile eşeleme olarak bilinen içgüdüsel bir davranış da vardır. Bazen bebeği beslemek için bir süt anne tutulur; ancak bu, özellikle gelişmiş ülkelerde nadirdir.

Yenidoğan bebeğin cinsel organı

Erken yaşta yeterli yiyecek tüketimi bir bebeğin gelişiminde yaşamsal öneme sahiptir. Doğumdan dördüncü aya kadar, bebeklerin anne sütü veya değiştirilmemiş süt tüketmeleri gerekir. Bir bebeğin diyeti olgunlaştıkça, bebeğe parmaklarla yenebilen gıdalar ve bunların yanı sıra meyve, sebze ve az miktarda et de verilebilir.

Bebekler büyüdükçe diyetlerine gıda takviyeleri eklenir. Birçok anne-baba, anne sütüne ek olarak hazır bebek mamaları tercih ederken, diğerleri kendi olağan yemeklerini çocuklarının beslenme ihtiyaçlarına göre uyarlarlar. Tam yağlı inek sütü ilk bir yılda kullanılabilir, ancak bebek 2-3 yaşına gelene kadar daha az yağlı süt verilmemelidir. Sütten kesme, sütün yerine katı gıdaların uygulanması yoluyla bebeğin diyetinden sütün çıkarıldığı süreçtir. Tuvalet eğitimine başlanıncaya kadar sanayileşmiş ülkelerdeki bebekler bebek bezleri giyerler. Bebek bezlerinden iç çamaşırlarına geçiş, bebeğin yürümeye başlayan çocuk haline gelmesinde önemli bir geçiştir. Çocuklar, yetişkinlerden daha fazla uykuya ihtiyaç duymaktadırlar. Yeni doğan bebekler için günlük uyku süresi 18 saate kadar olabilir; çocuk büyüdükçe uyku süresinde belli oranda düşüş olur. Bebekler yürümeyi öğreninceye kadar kollarda taşınır; kol askılarında tutulur veya bebek arabalarında ya da pusetlerde taşınırlar. Çoğu sanayileşmiş ülkede, motorlu taşıtlardaki bebekler için çocuk güvenliği koltuğu isteyen yasalar bulunmaktadır.

Yenidoğan bebeklere nasıl davranmalı?

Yenidoğan bebeklere dokunmak

Çalışmalar, pozitif dokunuş alan bebeklerin duygusal ve sosyal olarak geliştikçe daha fazla fayda sağladığını göstermiştir. Pozitif dokunuş (okşayarak veya kucaklayarak) ve negatif dokunuş (dürtme, çimdikleme veya gıdıklama) kullanarak dört aylığa kadar olan bebeklerle denemeler yapıldı. Olumlu dokunuş alan bebekler daha az ağladılar ve ayrıca olumsuz olarak dokunulan bebeklerden daha fazla ses çıkardılar ve gülümsediler. Olumsuz dokunuş alıcıları olan bebekler, hayatın ilerleyen dönemlerindeki duygusal ve davranışsal sorunlarla bağlantılı olmuşlardır. Yetişkinlerde daha düşük bir fiziksel şiddet miktarı, daha pozitif fiziksel temas seviyelerinde olan kültürlerde keşfedilmiştir.

İnsan bebeklerinin yakın olmayla ilgili ilkel bir ihtiyacı vardır. İlk birkaç hafta veya aylarca sabit fiziksel temasa ihtiyaçları bulunmaktadır. Mümkün olan her şekilde tutmakta onlara yardımcı olan reflekslerle doğarlar. Bunlar Moro refleksleri ve avuçlarına yerleştirilmiş bir parmak ya da nesnenin içgüdüsel kavranması hareketidir. Bacakları genellikle M şekline geri döner, dizleri hem en uygun kalça gelişimi için ideal bir konum olan M'nin en üst noktasıdır ve hem de bir yetişkinin göğsünde taşınması sırasında onları rahat ettirmesini sağlar. Açlık ve kendi dışkılarının kokusu yüzünden ağlamak suretiyle kendilerini tehlikeye atabilecekleri yuvalarda bakılan diğer memeli yavrularından daha fazla yemeye ve atıkları ortadan kaldırmaya ihtiyaç duymaları nedeniyle, sıkça bakıma ihtiyaçları vardır.

Yenidoğan bebeğin sese tepkisi

Bebekler, yılan tıslaması sesine, yetişkinlerin öfkeli seslerine, bir ateşin çatırdama sesine, gök gürültüsü sesine ve diğer bebeklerin çığlıklarına tepki verirler. Kalp atışlarındaki bir düşüş, gözlerini kırpması, konuşan kişiye veya ebeveyne yönelmesi gibi durumların hepsi daha fazla dikkat gösterdiklerini gösteriyor. Bazıları tarafından bunun tehlike için evrimsel tepki olduğuna inanılıyor.

Yenidoğan hastalıkları

Bebek, rahim dışı hayata uyum sağlamak için birçok süreçten geçer; psikolojik sistemleri ve bağışıklık sistemi tamamen gelişmemiştir. Yenidoğan döneminde potansiyel hastalık endişeleri şunlardır:

Yenidoğan hastalıklarında kontrol
  • Yenidoğan sarılık
  • Bebek solunum sıkıntısı sendromu
  • Yenidoğan lupus eritematozusu
  • Yenidoğan konjonktiviti (göz iltihabı)
  • Yenidoğan tetanozu
  • Yenidoğan sepsisi (kan zehirlenmesi)
  • Yenidoğan bağırsak tıkanıklığı
  • İyi huylu yenidoğan nöbetleri 
  • Yenidoğan şeker hastalığı
  • Yenidoğan alloimmün trombositopeni
  • Yenidoğan herpes simpleksi
  • Yenidoğan hemokromatozu
  • Yenidoğan menenjiti
  • Yenidoğan hepatiti
  • Yenidoğan hipoglisemisi

Yenidoğan ölümleri

Yenidoğan ölümleri

Bebek ölümü, bir bebeğin ilk yıl içinde ölmesidir ve çoğunlukla 1000 canlı doğumda ölenlerin sayısı (bebek ölüm oranı) olarak ifade edilir. Bebek ölümlerinin başlıca nedenleri dehidrasyon, enfeksiyon, konjenital malformasyon (doğuştan sakatlık) ve SIDS'dir (ani bebek ölümü sendromu).

Bu epidemiyolojik gösterge, bir ülkedeki sağlık düzeyinin çok önemli bir ölçüsü olarak kabul edilir; çünkü bebeklerin, çocukların ve hamile kadınların sağlık durumuna doğrudan bağlıdır. Ayrıca tıbbi bakım, sosyo-ekonomik koşullar ve halk sağlığına erişim uygulamaları ile de bağlantılıdır.

Ulusal sağlık ve iyi sağlık arasında pozitif bir ilişki vardır. Dünyadaki zengin ve sanayileşmiş ülkeler olan Kanada, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve Japonya, zengin bütçelerinin büyük bir kısmını sağlık sistemine harcamaktadır. Sonuç olarak, bu devletlerin sağlık hizmetleri sistemleri nüfusa hizmet eden birçok doktor, hemşire ve diğer sağlık uzmanları ile çok gelişmiştir. Böylelikle, bebek ölüm oranı da düşüktür. Öte yandan, bütçesinden orantısız olarak daha az sağlık harcaması yapmış olan Meksika gibi bir ülke, yüksek ölüm oranlarına maruz kalmaktadır. Bunun nedeni, genel nüfusun daha az sağlıklı olması olasılığıdır. ABD'de bebek ölüm oranı, özellikle azınlık gruplarında yüksektir. Örneğin, Latin olmayan siyah kadınlar 1000 canlı doğumda 13,63 bebek ölüm oranına sahipken, Latin olmayan beyaz kadınlarda bu oran 1000 canlı doğumda 5,76 bebek ölümü ile daha düşüktür. ABD'de ortalama bebek ölüm oranı 1000 canlı doğumda 6,8'dir.

Yenidoğan bebeğin duygusal gelişimi

Bebeğin duygusal gelişimi

Bağlanma teorisi, esas olarak, evrimsel ve etolojik bir teori olup, bebeğin veya çocuğun, hayatta kalma amacıyla korku veya sıkıntı durumlarında belirli bir bağlanma figürüne yakınlık aradığı durumdur. Bağlanmaların oluşturulmasının, bebeğin veya çocuğun yaşamı boyunca ilişki kurma ve yürütme kapasitesinin temelini oluşturduğu düşünülmektedir. Bağlanma genellikle birlikte ele alınsalar da sevgi ve / veya şefkat ile aynı değildir. Bağlanma ve tutunma davranışları 6 aydan 3 yaşa kadar gelişme eğilimindedir. Bebekler, bebekle olan sosyal etkileşimlerde hassas ve duyarlı olan ve bir süre için sürekli bakım veren olarak kalan yetişkinlere bağlı kalır. Ebeveyn tepkileri, daha sonraki ilişkilerde kişinin hislerini, düşüncelerini ve beklentilerini yönlendirecek 'iç çalışma modellerine' yol açan bağlılık kalıplarının geliştirilmesine yol açar. 'Güvenli', 'endişeli-kararsız', 'endişeli-kaçınan' ve 'dağınık' olmak üzere bir takım bağlanma stilleri vardır; bunların bazıları diğerlerinden daha sorunludur. Bağlanma eksikliği veya bağlanmayla ilgili ciddi şekilde bozulan kapasite, potansiyel olarak ciddi bozukluklara neden olabilir.

Yenidoğan bebeğin duygusal gelişimi

Bebekler, anneleri, babaları, kardeşleri ve aileden olmayan bakıcılar ile farklı ilişkiler geliştirirler. İkili bağlanma ilişkilerinin yanı sıra kaliteli üçlü ilişkiler de (anne-baba-bebek)  bebek ruh sağlığı gelişiminde önemlidir.

Yenidoğan bebeklere uçak bileti

Birçok havayolu, iç hat uçuşlarında 7 günlüğün veya uluslararası uçuşlarda 14 günlüğün altındaki tüm bebeklerin uçağa bindirilmesini kabul etmemektedir. Türk Hava yolları 48 saatlik veya daha ufak bebeklere uçuş izni vermez. 2 gün ile 7 gün arası bebekler ancak uçakla seyahatine bir mani yoktur yazısı ile uçabilirler. Asiana Havayolları, 7 günlük bebeklerin uluslararası uçuşlarda uçağa bindirilmesine izin vermektedir. Garuda Endonezya, herhangi bir uçuşta 14 günlüğün altındaki hiç bir bebeğe izin vermemektedir.

Delta Hava Yolları ve Pinnacle Havayolları, bir doktor tarafından yazılmış bir seyahat onay mektubuna sahip olan 7 günlükten daha küçük bebeklerin seyahat etmelerine izin vermektedir. Comair, bebek 12 günlük veya daha küçükse bir mektup istemektedir. Skywest uçakta 8 günlükten daha küçük bir bebeğe izin vermemektedir.

Yenidoğan Resimleri