14 November 2018, Wednesday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

Sütyen

İçindekiler
  1. Sütyen nedir?
  2. Sütyen (Bra) kelimesinin kökeni
  3. Sütyen'in tarihi
  4. Sütyen üretimi
  5. Sütyen kültürü

Sütyen nedir?

Sütyen ya da sutyen, bir kadının göğüslerini desteklemek üzere tasarlanmış bedene oturan bir iç çamaşırıdır. Mayolar, kadın iç gömlekleri ve sırtı açık elbiseler, dahili bir sutyenle yapılabilir.

Sütyenler birçok parçadan oluşan giysilerdir. Çoğu 36 bedendir; ancak standartlar ve ölçüm yöntemleri çok çeşitlilik gösterir. Bu yüzden, kadınların yüzde 85'i yanlış beden bir sutyen giyiyor olabilir.

Sütyen (Bra) kelimesinin kökeni

Sutyen (İngilizce 'brassiere') terimi, 1893 yılında New York, Syracuse'de Evening Herald tarafından kullanıldı. Kelime aslında Normandiya Fransızcasında çocuk fanilası için kullanılıyor olsa da, 1904 yılında DeBevoise Company, reklam metninde sutyen kelimesini kullandığında daha geniş bir kabul gördü. Sutyen Fransızca'da soutien-gorge olarak adlandırılır (kelimenin tam anlamıyla "boğaz destekçisi"). Sutyenin bu erken versiyonları, kemiksi şeritlerle sertleştirilip şekillendirilmiş kadın iç gömleğine benziyorlardı.

Vogue dergisi, sutyen terimini ilk kez 1907'de kullandı ve 1911'e kadar sözcük, Oxford İngilizce Sözlüğüne geçmişti. 3 Kasım 1914'de "sutyenler" için yeni oluşturulan ABD patent kategorisi Mary Phelps Jacob'a verilen ilk patentle açıldı. 1930'larda  İngilizce'de 'brassiere' olan sutyen kelimesi yavaş yavaş 'bra' olarak kısaltıldı.

Sütyen'in tarihi

Göğüsleri desteklemek için bir giysi giymek antik Yunanistan'a kadar uzanıyor olabilir. Eski Yunanlı kadınlar bir apodesmos giyiyorlardı. Daha sonra hepsi "göğüs bandı" anlamına gelen stēthodesmē, mastodesmos ve mastodeton giydiler. Bunlar, kadınların göğüslerine sarıp arkadan bağladıkları veya iğneyle tutturdukları yün veya keten bantlardı.

Avusturya Doğu Tirol'de bulunan ve 1440 ile 1485 yılları arasına tarihlenen keten tekstil parçalarının sutyen olduğuna inanılıyor. Bunlardan ikisi iki parça ketenden yapılmış fincan şekillerine sahipti ve gövdenin altına kadar uzanan, bir bağcık ya da iple tutturmak için altı sıra deliğe sahip bir kumaşa dikilmişti. Birinin iki omuz askısı vardı ve göğüs dekoltesi kısmı dantelle süslenmişti.

16. yüzyıldan itibaren, Batı dünyasındaki daha varlıklı kadınların iç çamaşırları, göğüslerini yukarı doğru iten korse ile üretildiler. 19. yüzyılın sonlarında giyim tasarımcıları, alt gövde için kemer benzeri bir sıkma tertibatı ve göğüsleri omuzdan üst gövdeye asan tertibattan oluşan ve böylelikle korseyi birden fazla parçaya bölen alternatifler denemeye başladılar.

Kadınlar, hazırlanan patentlerin yarısını oluşturan sütyen tasarım ve üretiminde büyük bir rol oynamışlardır. Dresden'de bulunan Alman Christine Hardt, 1899'da ilk modern sütyenin patentini aldı. Almanya, Stuttgart-Bad Cannstatt'tan Sigmund Lindauer, 1912'de seri üretim için bir sütyen geliştirdi ve 1913'de patentini aldı. Almanya, Böblingen'de Mechanische Trikotweberei Ludwig Maier und Cie tarafından seri üretimi yapıldı. Amerika Birleşik Devletleri'nde Mary Phelps Jacob, 1914 yılında, modern sutyenlerin temeli olarak bilinen ilk sütyen tasarımının patentini aldı. 20. yüzyılın başlarındaki seri üretim, iç giyim ürünlerini ABD, İngiltere, Batı Avrupa ile batı modasından etkilenmiş diğer ülkelerdeki kadınlar için ulaşılabilir hale getirdi. Birinci Dünya Savaşı'ndaki metal sıkıntısı, korsenin sonunu getirdi.

Sütyenler başlangıçta küçük üretim şirketleri tarafından üretilmekte ve perakendecilere satılmaktaydı. "Fincan" terimi 1916 yılına kadar kullanılmadı ve üreticiler, farklı beden ölçülerindeki göğüslere uyum sağlamaları için gerilebilir fincanlar kullandılar. Daha büyük ya da sarkık göğüslü kadınlar, uzun askılı, sırttan destekli, fincanlar arasında kama şeklinde girintileri olan, daha geniş askılı, elastik askılı, fincanın altında sıkı bantları olan sütyen seçeneklerine sahiplerdi.

Ekim 1932'de S.H. Camp and Company, göğüslerin boyutlarını ve sarkıklığını A'dan D'ye kadar olan harflerle ilişkilendirdi. Camp reklamcılık, Şubat 1933'de Corset ve Underwear Review (Korse ve İç Giyim Dergisi) adlı dergide harflerle etiketlenmiş göğüs profillerini yayınladı. 1937'de Warner, ürünlerinde, fincan büyüklüklerini belirtmeye başladı. 1930'lu yıllarda, çoklu kopça kullanılarak yapılan ayarlanabilir bantlar tanıtıldı. İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle, Avrupa ve Kuzey Amerika'da moda bilincine sahip kadınların çoğu sutyen giyiyordu ve Asya, Afrika ve Latin Amerika'daki kadınlar sutyeni benimsemeye başlamışlardı.

Phillip de Brassiere'e karşı bir dava kaybetmiş olan Otto Titzling adlı bir adamın sütyeni icat ettiğiyle ilgili bir şehir efsanesi, 1971'de çıkan "Bust-Up: The Uplifting Tale of Otto Titzling and the Development of the Bra (Kavga: Otto Tizling'in Neşeli Hikayesi ve Sütyenin Gelişimi) adlı kitaptan kaynaklanıyordu ve Beaches (Plajlar) filminden komik bir şarkıyla yayılmıştı.

Sütyen üretimi

Sütyen yapısı

Seri şekilde üretilen sutyenler, her iki kolu yan taraflarında duran prototip bir kadına uyacak şekilde üretilir. Tasarım, her iki göğsün eşit büyüklükte ve simetrik olduğunu varsayar.

Sütyen, yapılması en komplike giysilerden biridir. Tipik bir tasarım, bant, kopça, fincan, astar ve askılar da dahil olmak üzere 20 ila 48 parçadan oluşur. Sütyenler, dik bir beden modeli üzerinde oluşturulur. Kadın iç çamaşırı tasarımcısı Chantal Thomass:

''Farklı büyüklükteki fincanlar için düşünülmesi gereken çok sayıda beden ölçüsü ile çok sayıda küçük kumaş parçalarından yapılan, son derece teknik bir giysidir. Her gün yıkadığınız bir giysi olduğu için dikişlerin ve kumaşın son derece dirençli olması gerekir. Bir kıyafetten çok farklıdır; cilt ile doğrudan temas halindedir ve süper sağlam olması gerekir'' diye konuştu.

Sütyenin ana bileşenleri; gövdeyi saran göğüs bandı, iki fincan ve omuz askılarıdır. Göğüs bandı genellikle sırtta bir kopça ile kapatılır, ancak ön tarafta da bağlanabilir. Uyku sütyenlerinin veya atletik sutyenlerin kopçaları yoktur ve başın üst kısmından ve göğüslerden çekilerek giyilip çıkarılırlar. Fincanlar arasındaki bölüm, "gore" olarak adlandırılır. Koltuk altındaki, fincanın bantla birleştiği yerdeki bölüm, "arka kanat" olarak adlandırılır.

Fincanın üst ve alt kısmını (dikişli ise), orta, yan ve arka panelleri ve askıları içine alan sutyen bileşenleri, üreticinin özelliklerine göre kesilir. Kumaşın birçok katmanı, bilgisayar kontrollü lazerler veya şerit testere makineleri kullanılarak aynı anda kesilebilir. Parçalar, endüstriyel dikiş makinelerini veya otomatik makineleri kullanan parça çalışanları tarafından birleştirilir. Kaplamalı metal kopçalar bandın arka uçlarına makine ile dikilir ve ısı işlemine tabi tutulur veya ütülenir. Sutyenin üzerine bir etiket  basılır veya tutturulur. Tamamlanan sutyenler katlanır (mekanik olarak veya manuel olarak) ve sevkıyat için paketlenir.

Omuz askıları dışında, göğüs bandı ve fincanlar, kadınların göğüslerinin ağırlığını desteklemek üzere tasarlanmışlardır. Straplez (askısız) sutyenler, onları desteklemesi için alt kısımda bir tele, ek dikişlere ve dik tutan panellere dayanırlar. Bazı spor sutyenlerinin omuz askıları, kollar kaldırıldığında ortaya çıkan baskıyı omuzdan alması için arkadan çapraz olarak geçmektedir. Üreticiler sürekli olarak kişiye özel beden tasarımlarıyla denemeler yapmaktadırlar. Örneğin, Playtex "18 Saatlik Sutyen" modeli bir M-Beden tasarımı kullanmaktadır.

Sütyen malzemeleri

Sütyenler aslen ketenden, pamuklu kumaştan ve fitilli dokumalı kumaşlardan yapılmışlardı ve yatay veya verev şerit dikişleri kullanılarak dikilirlerdi. Artık belirli amaçlara ulaşmak için harmanlanan Triko, Spandex, Spanette, Lateks, mikrofiber, saten, Jakar, sünger, meş (ağ örgü) ve dantel gibi çeşitli malzemelerden üretilmektedirler. Dahili "streç hafızalı" sentetik bir elyaf olan Spandex; pamuk, polyester veya naylon ile harmanlanabilir. Meş, pürüzsüzlük için sıkı bir şekilde örülen, çok ince liflerden oluşan yüksek teknoloji ürünü bir sentetiktir.

İngiltere ve ABD'de satılan sutyenlerin yüzde altmış ila yetmişi, balenli kupalara sahiptir (her bir kupanın altından geçen yarım daire şeklindeki telleri olan sutyenler). Balen; metal, plastik veya reçineden yapılır. Balen, kupanın çevresine, kupanın banda tutturulduğu yere yerleştirilir ve destek, kaldırma ve göğüsleri birbirinden ayırma için bandın sertliğini arttırır.

Balensiz veya yumuşak fincanlı sütyenlerin ek dikişleri ve iç takviyeleri vardır. Tişört sütyenleri için dikişleri ortadan kaldıran ve meme uçlarını gizleyen kalıplanmış fincanlar kullanılır. Diğerlerinde, göğüs boyutunu veya dekolteyi arttırmak için dolgu veya şekillendirme malzemeleri kullanılır.

Sütyen ölçüleri

Çoğu ülkede, sutyenler 34C gibi bir bant ve fincan ebadındadırlar (beden ölçüsü). 34, doğrudan göğüslerin altından ölçülen bant genişliğidir ve C'de, göğüslerin hacmine atıfta bulunan fincan ebadıdır. Çoğu sutyen 36 beden olarak sunulmaktadır. Triumph "Doreen" 46J bedene kadar 67 ayrı beden ölçüsünde üretilmektedir. Bir kadının göğsünün hacmi göğüs kafesi boyutuyla değiştiğinden, fincan ebadı bant boyutuyla bağıntılıdır. 34 bandı üzerindeki A B fincanı, 36 bandı üzerindeki B fincanı ile aynı ebatta değildir. Avrupa EN 13402 elbise ebadı standardını benimseyen ülkelerde ölçüm, 5 santimetrenin en yakın katına yuvarlanır.

Kötü takılmış bir sutyen sırt ve boyun ağrısına neden olabilir. Büyük göğüslü kadınlar küçük olan sütyen almaya eğilimli olurken, daha küçük göğüslü kadınlar bunun tersini yaparlar. Üretim standartları çok çeşitlilik gösterdiğinden, doğru bir şekilde bedene oturan bir sutyen bulmak zordur. Kadınlar, kilo kaybedebilir ve kilo alabilir oldukları halde, sahip oldukları beden ölçüsünde kalacaklarmış gibi, o beden ölçüsüne uyacak  bir sutyen bulma eğilimindedirler. Birleşik Krallık'ta yapılan bir ankette, 16-75 yaş arasındaki 2.000'in üzerindeki kadının %60'ı sütyen kullandığını belirtirken, %99'u sutyen seçerken en az önemli olan faktörün sütyen ve göğüs ölçülerinin birbirini tutması olduğunu söyledi. Uygun beden ölçüsünde olmayan sütyen konusunun şöhretinin artması, sutyen seçerken bedenine uygun olmasını isteyen kadın sayısını arttırdı. İngiltere perakendecisi Marks & Spencer, mağazalarında haftalık olarak yaklaşık 8.000 kadının sutyenleri üzerlerinde denediklerini söyledi. Buna rağmen, kadınların yaklaşık %80-85'i yanlış beden ölçüsündeki sütyenleri takıyorlar.

Sütyen uzmanları, özellikle fincan büyüklüğü D veya daha büyük olan beden ölçüleri için ve özellikle kilo alımı veya kaybı olması durumunda veya giyen kişinin sürekli olarak sütyenini ayarlamak durumunda kalması halinde, bir giyim mağazasının veya özel bir iç çamaşırı mağazasının iç çamaşırı bölümünden profesyonel sütyen aksesuar parçaları alınmasını önermektedirler. İngiltere'deki kadınlar sütyen beden ölçülerini ömürleri boyunca ortalama altı kez değiştirirler.

Gevşek bir sutyen bandının belirtisi, bandın sırt kısmında yukarı çıkmasıdır. Sutyen bandı etlerin kenarlardan taşmasına neden oluyorsa, sutyen çok küçüktür. Bir kadın, sutyenini gövdesi üzerinde fincanlar sırtına gelecek şekilde ters çevirerek sutyenin çok sıkı veya gevşek olup olmadığını test edebilir ve böylece bedene oturmasını ve rahatlığını kontrol edebilir. Uzmanlar, kadınların en dış kopça takımını kullanan bir bant boyutu seçmelerini öneriyorlar. Bu, kullanım ömrü boyunca sutyen gevşedikçe takanların daha sıkı olan diğer kopçaları kullanmalarını sağlar.

Sütyen modelleri

Sutyenler göğüslerin boyutunu artırabilir veya küçültebilir, dekolte oluşturabilir ve emzirme sutyenleri emzirmeyi kolaylaştırabilir. Sutyenler, bazı mayo, kaşkorse (kadın iç gömleği) ve elbiseler içine de yerleştirilirler. Kompresyon spor sutyenler, göğüsleri iterler ve küçültürler; kapsülleme sutyenler içten destekli fincanlara sahiptirler.

Yaygın stiller arasında, arkasız, balconette, çevrilebilir, tam fincan, yarım fincan, küçülten, destekli, dalış, poz, yukarı iten, racerback (sporcular için, arkası T şeklinde olan), transparan, askısız, tişört, balenli, astarsız ve yumuşak fincan bulunmaktadır.

Sütyen kültürü

Sütyen modası

Sütyenlere tıbbi ve cerrahi gereklilikler nedeniyle ihtiyaç olmasına rağmen, çoğu, modadan ötürü veya kültürel nedenlerden ötürü giyilmektedir. Sutyen giymekle ilgili kadın tercihleri, zaman içinde değişen toplumsal ideal kadın bedeni algıları tarafından bilinçli ve bilinçsiz olarak etkilenir. Sutyenler iç çamaşırı olarak hemen hemen kadının cinsel cazibesini ve cinsel fantaziyi de ifade ederler. Sutyenler ayrıca Jean Paul Gautier'in tasarımları ve Madonna'nın Blond Ambition (Sarışın Tutku) Turu ile de kanıtlandığı gibi, bir açıklama yapmak için de kullanılırlar.

1920'li yıllarda ABD'de moda, göğüsleri Flapper döneminde olduğu gibi düzleştirmekti. 1940'lı ve 1950'li yıllarda, Jane Russell ve Patti Page tarafından giyilen bir kurşun sutyen (torpil ya da koni sutyen olarak da bilinir) moda haline geldi ve süveter kız tabiri ortaya çıktı. 1960'ların başında küçük göğüsler popülerlik kazandı ve 1990'ların sonlarında daha büyük göğüsler moda oldu. Iris Marion Young, 1990'da Amerika Birleşik Devletleri'nde göğüs büyüklükleri ile ilgili tercihleri ​​şöyle anlattı: "Sıkı görünümlü, yuvarlak, göğsün yukarısında duran, büyük ancak şişman değil." Bu, birçok yönden çelişkili olarak kabul edilir.

Dış giyim olarak, 1950'lerde bikini üstleri olarak kullanılan sutyenler, modern çağlarda kabul edilebilir bir umumi görüntü haline geldi. 1960'lı yıllarda, tasarımcılar ve üreticiler yastıklı (destekli) ve alt telli (balenli) sutyenleri tanıttılar. Eylül 1968'de Miss America protesto ettikten sonra üreticiler, kadınların sutyen giymeyi bırakacaklarından endişelendiler. Buna karşılık olarak birçoğu pazarlamalarını değiştirdi ve sutyenlerini giymenin "sutyen giymemek" gibi olduğunu iddia ettiler. 1970'lerde kadınlar daha konforlu ve doğal görünümlü sutyenler aramaya başladılar.

Victoria's Secret, her sonbaharda bir fantezi sutyen tayin eder. 2003 yılında 2.500 karattan fazla miktarda pırlanta ve safir içeren bir sutyen tasarlamak için kuyumcu Mouawad'ı kiraladı. 10 milyon dolar değerindeki sutyen, o sırada dünyanın en değerli sütyeniydi.

Dış giyim olarak sütyen

1990'lı yılların başlarından itibaren sutyen askılarını gösteren kıyafetler giymek moda oldu. Özellikle spor sutyenler genellikle dış giyim olarak giyilir. Versace'nin Sonbahar 2013 Couture koleksiyonu, ön tarafı açık olan, telli sütyenleri ortaya çıkaran modelleri içeriyordu.

1980'lerin sonunda Madonna, sutyen askılarını ilk kez gösteren kişilerden biriydi. 1990 Blond Ambition Dünya Turunda dış giyim olarak giydiği bir korse, 2012'de Londra'daki Christie'nin Pop Kültürü açık artırmasında 52.000 $ 'a satıldı.

Sütyeni veya askıları açığa çıkaran kıyafetler giymek o kadar yaygınlaştı ki, Cosmopolitan 2012'de onların nasıl açığa vurulacağına dair klavuz kurallar oluşturdu. Cosmopolitan'ın tavsiyesi, sütyenin ifşasının kazara görünme şeklinde olmaması için sade, ten renginde, pürüzsüz fincan sütyenlerden kaçınılması; sütyenin iyi durumda olduğundan emin olunması; ya dış giyimin rengine uyan ya da çarpıcı biçimde farklı olan bir stilde olması yönündeydi.

Sütyen kullanımı

Sütyenler dünya çapında giyilmemektedirler. Bazı üçüncü dünya ülkelerinde sütyenlerin bir kadına maliyeti, gelirinin 10 ila 30 saatlik kısmına kadar çıkabilmektedir. Bu da sütyenleri nüfusun çoğu için satın alınması güç giysiler yapmaktadır. 2011 yılı itibariyle, Fiji'deki kadınlar yeni bir sütyen için bir haftalık gelirlerini ödemek durumunda kaldılar. Sütyenler, Batı Afrika'daki ikinci el pazarlarda oldukça değerlidirler. Yukarı Kaldırma Projesi, gelişmekte olan ülkelerdeki kadınlara geri dönüştürülmüş sütyenler sağlamaktadır. Fiji, Vanuatu, Tonga ve Kamboçya dahil olmak üzere 2005 yılından bu yana bu proje kapsamında bu ülkelere 330.000 adet sütyen gönderilmiştir.

2009'da Somali'nin sert İslami grubu Al-Shabaab, kadınların "İslam dışı" olarak adlandırdıkları sutyenleri giyip giymediklerini görmek için, onları silah zoruyla göğüslerini sallamaya zorladı. Kızları kırbaçlanmış olan bir Mogadişu sakini, "İslamcılar, bir kadının göğsünün doğal olarak sıkı ya da düz olması gerektiğini söylüyorlar" dedi. 2009'da Elena Bodnar, bir gaz maskesi olarak iki katı büyüyen bir Acil Durum Sütyeni icat etti. Çernobil nükleer felaketine tanık olmuş genç bir doktorken bu fikri gündeme getirdi. Tasarımı ile Ig Nobel Halk Sağlığı Ödülünü aldı.

Araştırmalar, Batılı kadınların yüzde 5 ila 25'inin sutyen takmadığını bildirdi. Playtex tarafından yaptırılan Harris Anketi, 1.000'den fazla kadına bir sutyenden ne beklediklerini sordu. Ankete katılanların yüzde 67'si sutyen giymeyi giymemeye tercih ettiğini söylerken, yüzde 85'i "hiçbir şey giymemiş gibi hissettiren şekillendirici bir sutyen" giymek istediğini belirtti. Telli (balenli) sutyenler konusunda ikiye ayrıldılar: %49'u telli sutyenleri tercih ettiğini söyledi. Telsiz sutyenleri tercih edenlerin oranı da aynıydı.

Victoria's Secret, Bali, Warner's, Playtex, Vanity Fair ve diğer markalara sutyen tedarik eden New York'taki balenli sutyen üreticisi S & S Endüstri'ye göre, sutyen giyen kadınların yaklaşık %70'i telli sutyen giyiyor.

2013 yılında All You dergisi için internet üzerinden yapılan bir ankette kadınların %25'i her gün sütyen takmadığını beyan etti. Amerika Birleşik Devletleri'nde 9 Temmuz 2011'de ilk kez bir "Ulusal Sutyensiz Gün" kutlandı. Kadınlar, sutyenlerini çıkarırken hissettikleri rahatlama hakkında Twitter'da yazdılar. 250.000'den fazla kişi Facebook sayfasında güne "katılmak" konusundaki ilgisini ifade etti.

Sütyenlerin ekonomik etkileri

Tüketiciler sutyenler için yılda yaklaşık 16 milyar dolar harcıyorlar. 2012'de ABD'de kadınların ortalama dokuz sutyeni vardı ve düzenli olarak altı tanesini giyiyorlardı. Ortalama bir Amerikalı kadının bir tanesi straplez (askısız) bir tanesi de beyazdan farklı bir renkte olmak üzere toplam altı tane sutyene sahip olduğu 2006 yılından itibaren bu sayı artmaya başlamıştı. 2009'da yapılan bir ankette İngiliz kadınları, ortalama 16 adet sutyene sahip olduklarını beyan ettiler.

Kuzey Amerika'daki kadınlar arasında ortalama sutyen bedeni ölçüsü, 1983'te 34B iken, 2012-2013'de 34DD oldu. İngiltere'de 2014-2015'de 36C'den 36DD'ye değişti. Sutyen ebadındaki değişim, artan obezite oranları, göğüs implantları, artan doğum kontrolü uygulaması, kirleticilere benzer etkileri olan östrojen, daha geniş bir sutyen seçimi olanağının bulunması ve bedenine daha iyi oturan sutyenler giyen kadınlarla ilişkilendirildi.

Sütyenler Sri Lanka, Hindistan ve Çin de dahil olmak üzere Asya ülkelerinde üretilmektedirler. Çalışma şartlarının kötü olduğu iş yerlerine karşı ve küreselleşme karşıtı hareketlerin, imalatçılar üzerinde atölye emeğinin kullanımını azaltmaya yönelik bazı sosyal baskıları olmasına rağmen, çoğu büyük hazır giyim üreticisi doğrudan ve dolaylı olarak kendisine güveniyor. 2005 öncesinde bir ticaret anlaşması, tekstil ithalatını Avrupa Birliği ve ABD ile sınırlandırdı. Çin, her yıl 33,9 milyar dolarlık tekstil ve giyim ürününü AB'ye ve ABD'ye ihraç ediyordu. Bu kotalar 1 Ocak 2005'de dolduğunda, sözde Sutyen Savaşları başladı. Altı ay içinde Çin, bu iki pazara 30 milyon sutyen daha sattı: ABD'ye %33 daha ve AB'ye %63 daha sutyen ihraç etti. 2014 itibariyle, ortalama bir sutyen 29,8 İngiliz Sterlini ediyor. 2012 yılı itibarıyla Afrika, 107 milyon dolar değerinde sutyen ithal etti ve bunda Güney Afrika'nın payı %40 oldu. Fas ikinci ve Nijerya'da üçüncüydü. Mauritius ise kişi başına düşen bazda birinciydi.

İşçilik maliyetinin düşük olduğu ülkelerde 5 ila 7 ABD Doları maliyet ile üretilen sutyenler, Amerikan perakende mağazalarında 50 ABD doları veya daha fazlasına satılıyorlar. 2006 yılı itibariyle, Sri Lanka'daki kadın giyimi işçileri günde yaklaşık 2,20 ABD doları kazandılar. Benzer şekilde, 2003'te Honduras hazır giyim fabrikası işçileri, yaptıkları her 50 ABD dolarına satılan Sean John sweatshirt'i için perakende fiyatının yüzde birinin yarısından daha az olan 0,24 ABD doları ücret aldılar. 2009 yılında, Çin'in Guangdong eyaletinin tekstil imalat kenti Gurao'daki işçiler, 200 milyondan fazla sayıda sutyen yaptılar. Çocuklar sutyen parçalarını birleştirmeleri için istihdam edildiler ve birleştirilmesine yardımcı oldukları her 100 sutyen askısı için 0,30 yuan ödeme aldılar. Bir gün içinde 20 ila 30 yuan arasındaki bir miktarda para kazanabildiler.

Sütyen giyimi

Gayri resmi araştırmalar, birçok kadının şık olmak için, toplumsal baskıya ya da anne baskısına boyun eğme nedeniyle ya da sutyenin sağladığı fiziksel destek için sutyen giymeye başladığını buldu. Kadınlar bazen sutyen takarlar çünkü göğüslerinin sarkmasını engellediğine inanırlar. Bu yanlış bir inançtır. Çok az kişi sebep olarak sutyenin verdiği rahatlığı göstermiştir. Pek çok Batılı kadın, sutyen giymek için sosyalleştirildiklerinin farkındayken, sutyen olmadan kendini açıkta kalmış  veya "ihlal edilebilir" hissettiklerini beyan edebilirler. Sutyen giyenler, görünümlerini iyileştirirler.

Sütyenler hakkında feminist fikirler

Feministler, 1960'larda ve 1970'lerde sutyenin, kadın kıyafetlerinin erkeklerin beklentilerine göre kadın bedenlerini nasıl şekillendirdiğinin bir örneği olduğunu ve hatta kadın bedenini deforme ettiğini savundular. New York Radikal Kadınları'nın New Jersey, Atlantic City'deki Miss America yarışması dışında düzenlediği bir protesto gösterisinde, yüzlerce kadın sutyen de dahil olmak üzere kadınsı ürünleri sembolik olarak büyük bir çöp kutusuna attı. Profesör Lisa Jardine, 1964'de Cambridge, Newnham College'de resmi bir üniversite yemeği sırasında feminist Germaine Greer'in sutyenler hakkında yaptığı konuşmayı dinledi:

"Mezunların masasında, Germaine, göğüslerimizi mini Vezüvler gibi yapılmış, kadın anatomisiyle benzerlik taşımayan iki adet dikişli beyaz destekli koni olan sutyenlere sıkıştırmamız gerektiği sürece, ne kadar yüksek eğitimli olurlarsa olsunlar, kadınlar için özgürlüğün olamayacağını anlatıyordu. Altmışların seve seve acı çektiren sutyeninin rahatsızlığı, kadın zulmünün korkunç bir sembolüydü" şeklinde şiddetle fikrini söyledi.

Greer'in Kadın Haremağası kitabı (1970), "sutyen yakma" hareketiyle ilişkilendirildi. Çünkü Greer bu kitabında bir sutyenin ne kadar kısıtlayıcı ve rahatsız olabildiğini gösterdi. "Sutyenler saçma bir buluş. Ama sutyensizliği kural haline getiriyorsan, kendini yalnızca başka bir baskıya maruz bırakıyorsun demektir" diye yazdı. Kadınlar tam olarak sutyenlerini yakmadılar, ancak bazıları protesto etmek için onları giymeyi bıraktı.

Feminist yazar Iris Marion Young, sutyenin bir "dokunma engeli" oluşturduğunu ve sutyensiz bir kadının "fallik kültürün norm olarak gördüğü sert, sivri görünümünü" ortadan kaldırarak "nesneleştirilmediğini" yazdı. Bir sutyen olmadan, kadın göğsü sürekli olarak şeklini koruyan nesneler değildir; kadın hareket ettikçe doğal vücudu yansıtarak değişir. Akademisyen Wendy Burns-Ardolino 2007 yılında, erkek bakışlarının  kadınların sutyen giyme kararında etkili olduğunu yazdı.

Susan Brownmiller, Kadınlık (Femininity) adlı kitabında (1984), sutyen şoku ve öfkesi olmayan kadınların konumuna erkekleri aldı. Çünkü erkekler tam olarak, onların kendi göğüsleri olduğunu ve yalnızca sutyeni çıkarmaları gerektiğini düşünürler. Young, ABD kültüründe göğüslerin kapitalist, ataerkil Amerikan medyasının egemen olduğu, göğüsleri nesnelleştiren bir kültüre tabi olduğunu yazdı. Diğer argümanlar, alıştırma sutyenlerinin kızların göğüslerini cinsel nesneler olarak düşünmelerini ve cinselliklerine vurgu yapmalarını sağlamak için kullanıldığını söylemektedir.