26 May 2018, Saturday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

Satın Alma Gücü Paritesi

İçindekiler
  1. Satın alma gücü paritesi nedir?
  2. SAGP neyi ifade eder?
  3. Satın alma gücü paritesi'nin işlevi
  4. Satın alma gücü paritesi nasıl hesaplanır?
  5. GSYİH'ya uyumluluk ihtiyacı
  6. SAGP hesaplamasındaki zorluklar
  7. Küresel yoksulluk sınırı

Satın alma gücü paritesi nedir?

Satın alma gücü paritesi (SAGP) teorileri, belli koşullar altında, örneğin Euro satın almak için gerekli ABD doları miktarı ve bu miktardaki parayla satın alınabilecek pazar sepeti üzerinden kurulur. 

Satın alma gücü paritesi kavramı, dövizin, iki ülkenin para birimlerinin satın alma gücüyle paralel olabilmesi için iki para birimi arasındaki kurun ne olması gerektiğinin tahmin edilmesini sağlar. Sanal para birimi dönüştürmeleri için bu SAGP oranını kullanarak, belirli bir para birimi miktarı, doğrudan bir ürün pazar sepetini satın almak için kullanılır veya SAGP oranıyla bir para birimi diğer para birimine dönüştürülür ve bu kurla pazar sepeti satın alınır. Döviz kurunun satın alma gücü paritesinden sapması, reel döviz kurunun SAGP değerinin 1'den sapmasıyla ölçülür.

SAGP döviz kurları, piyasa döviz kurlarının kullanımı ile ortaya çıkabilecek yanıltıcı uluslararası karşılaştırmaların en aza indirgenmesine yardımcı olur. Örneğin iki ülkenin iki farklı yıl içinde aynı miktarda mal ürettiğini varsayalım. Piyasa döviz kurları önemli ölçüde dalgalandığından, bir ülkenin GSYİH'sı kendi para birimi cinsinden ölçülürken, piyasa kurları kullanılarak diğer ülkenin para birimine çevrildiğinde, bir ülkenin bir yıl içinde reel GSYİH'nın diğerine oranla daha yüksek olduğu söylenebilir. Ancak bu durum, iki ülkenin nispi üretim seviyeleri arasındaki farkı yansıtmamaktadır. Ama, bir ülkenin GSYİH'sı, gözlemlenen piyasa döviz kurları yerine SAGP döviz kurları kullanılarak diğer ülkenin para birimine çevrilirse, sonuç doğru çıkar. Farklı yaşam maliyetleri ve fiyat seviyeleri için genellikle ABD Doları'na göre yapılan SAGP hesaplamaları, belirli bir ülkenin brüt gelirini doğru bir şekilde tasvir edecektir.

SAGP neyi ifade eder?

Bu düşünce, 16. yüzyılda Salamanca Okulu'ndan çıkmış ve 1918'de Gustav Cassel tarafından modern şekli ile geliştirilmiştir. Bu kavram, işlem maliyetleri ve resmi ticaret engellerinin bulunmaması durumunda, aynı malların fiyatlar aynı para birimi cinsindeyken farklı piyasalarda aynı fiyatı alacağını belirtir.

Başka bir yorum ise, yurt içi ve yurt dışındaki fiyat değişim oranının - enflasyon oranlarının farkı - döviz kurundaki değer kaybı yüzdesine eşit olduğudur.

Eşitlikten sapmalar, ülkeler arasındaki mal sepetini satın alma gücündeki farklılıkları ifade eder; bu, pek çok uluslararası karşılaştırmada, ülkelerin GSYİH'leri veya diğer milli gelir istatistiklerinin "SAGP'ne göre düzeltilmiş" olması ve ortak birimler haline getirilmesi gerektiği anlamına gelir. En çok bilinen satın alma gücü ayarı Geary-Khamis dolarıdır ("uluslararası dolar"). Reel döviz kuru, fiyat seviyelerindeki farklılıklara göre ayarlanan nominal döviz kuruna eşittir. Satın alma gücü paritesinin tam olarak gerçekleşmesi durumunda, reel döviz kuru her zaman bire eşit olurdu. Bununla birlikte, pratikte, reel döviz kurları, Balassa-Samuelson teoreminde aydınlatılan sebeplerden ötürü, bu değerden hem kısa hem de uzun vadeli sapmalar göstermektedir.

Satın alma gücüyle düzeltilmiş gelirler ile piyasa döviz kuru üzerinden dönüştürülen gelirler arasında belirgin farklar olabilir. Örneğin, Dünya Bankası Dünya Kalkınma Göstergeleri 2005, 2003 yılında bir Geary-Khamis dolarının, nominal döviz kurundan önemli derecede farklılık göstererek, satın alma gücü paritesine göre yaklaşık 1.8 Çin yuanına eşit olduğunu tahmin etmiştir. Bu tutarsızlık büyük etkilere sahiptir; örneğin, nominal döviz kurları üzerinden dönüştürüldüğünde Hindistan'da kişi başına düşen GSYİH yaklaşık 1,704 ABD doları iken, SAGP cinsinden hesaplanınca yaklaşık 3,608 ABD dolarıdır. Öte yandan, Danimarka'nın kişi başına düşen nominal GSYİH'sı 62.100 ABD Doları civarında ancak bu rakam SAGP'ye göre 37.304 ABD Dolarıdır.

Satın alma gücü paritesi'nin işlevi

Satın alma gücü paritesi döviz kurunun iki ana işlevi vardır. SAGP döviz kurları, ülkeler arasında kıyaslamalar yapmak için yararlıdır; çünkü her gün ya da haftadan haftaya oldukça sabit kalırlar ve yalnızca yıldan yıla küçük miktarlarda değişiklik gösterirler. İkinci olarak, yıldan yıla döviz kurları, SAGP'nin döviz kurunun genel yönünde hareket etme eğilimi gösterir ve böylece döviz kurunun uzun vadede hangi yönde hareket edeceğini bilmek için kullanılır.

Satın alma gücü paritesi nasıl hesaplanır?

SAGP döviz kuru hesaplaması, ülkeler arası satın alma gücünü karşılaştırmak için kıyaslanabilir sepet ürünlerinin bulunmasının güçlüğü nedeniyle tartışmalıdır.

Satın alma gücü paritesinin tahmini, ülkelerin tek bir fiyat seviyesinde basitçe farklılık göstermemesi sebebiyle karmaşıktır; gıda fiyatlarındaki farklılık, konut fiyatlarındaki farktan daha büyük olabilirken, eğlence fiyatlarındaki farktan daha az olabilir. Farklı ülkelerdeki insanlar genellikle farklı mal sepetlerini tüketirler. Bir fiyat endeksi kullanarak mal ve hizmet sepetlerinin maliyetini karşılaştırmak gereklidir. Bu zor bir iştir, çünkü satın alma kalıpları ve hatta satın alınabilecek mallar ülkeler arasında farklılık göstermektedir.

Bu nedenle, malların ve hizmetlerin kalitesindeki farklılıklar için düzeltmeler yapmak gerekmektedir. Ayrıca, bir ekonomiyi temsil eden mal sepeti, diğer ekonomilerden farklı olacaktır: Amerikalılar daha fazla ekmek yer; Çinliler daha fazla pirinç tüketir. Dolayısıyla, ABD tüketimini temel alarak hesaplanan bir SAGP, Çin'i temel alarak hesaplanan bir SAGP'den farklı olacaktır. İki ülkeden fazlasını kapsayan çok taraflı karşılaştırmalarda ek istatistiksel zorluklar ortaya çıkmaktadır.

İkili SAGP ortalamasının şekilleri çok taraflı karşılaştırmaları daha stabil hale getirebilir, ancak bu ikililerin çarpıtılmasının göze alınması gerekir. Bunların hepsi endekslemenin genel sorunlardır. Diğer fiyat endekslerinde olduğu gibi, karmaşıklığı eşit derecede tatmin edici tek bir sayıya indirmenin bir yolu yoktur. Bununla birlikte, SAGP'ler, karşılaştırmaları yapmak için piyasa döviz kurlarının kullanılmasında ortaya çıkan birçok sorun karşısında genellikle kullanışlıdır.

Örneğin, 2005 yılında Suudi Arabistan'da bir galon benzinin fiyatı 0,91 USD ve Norveç'te fiyat 6.27 USD idi. Fiyattaki önemli farklılıkların, farklılığa katkıda bulunan tüm değişkenlere rağmen, SAGP analizinde doğruluğu artırmadığı düşünülmektedir. SAGP'nin genel formülasyonundaki değişkenler daha fazla karşılaştırmalı ve kullanılmalıdır.

SAGP karşılaştırmalarının belirli bir zaman aralığı boyunca yapılması halinde, doğru hesap için enflasyonist etkilerden arındırılmalıdır.

Tek fiyat kanunu

Her ne kadar SAGP'leri ve tek fiyat kanunu aynı gibi görünse de arada bir fark vardır: Tek fiyat kanunu münferit mallara uygulanırken, SAGP genel fiyat seviyesine uygulanır. Eğer tek fiyat kanunu tüm mallar için geçerli olursa, SAGP'de bu nedenle doğrudur. Bununla birlikte, SAGP'nin geçerliliğini tartışırken, bazıları, tek fiyat kanununun  SAGP'nin geçerli olması için tam olarak doğru olması gerekmediğini savunmaktadır. Tek fiyat kanunu belirli bir mal için doğru değilse, fiyat seviyeleri SAGP tarafından öngörülen seviyeden çok da farklı olmayacaktır.

Satın alma gücü paritesi teorisi, bir döviz kurunda alım güçlerinin eşdeğer olduğu durumda, bu dövizlerin birbirine eşit olduğunu savunur.

Big Mac Endeksi

Satın alma gücü paritesinin temelini oluşturan tek fiyat yasasına bir başka örnek, The Economist tarafından popülerleştirilen ve farklı ülkelerdeki McDonald's restoranlarındaki Big Mac hamburger fiyatlarını karşılaştıran Big Mac Endeksi'dir. Big Mac Endeksi, tipik olmayan tek bir tüketici ürününe dayansa da yerel ekonomide çok çeşitli sektörlerin girdi maliyetlerini içeren, nispeten standartlaştırılmış bir üründür. Çünkü tarım malları (sığır eti, ekmek, marul, peynir), emek (mavi ve beyaz yaka), reklamcılık, kira ve gayrimenkul masrafları, nakliye, vb. maliyetleri içerir.

Teoride, tek fiyat yasasına bir örnek vermek gerekirse, Kanada doları, Big Mac Endeksine göre ABD doları karşısında önemli derecede değerlenecekse, bu fark sürdürülemez olmalıdır; çünkü bu durumda Kanadalılar Big Mac'lerini ABD'den ithal ederler veya Big Mac tüketmek için ABD'ye seyahat ederler, böylelikle Kanadalılar Kanada dolarlarını satıp ABD doları satın alarak ABD doları üzerine talep baskısı koyarlar, bu da Kanada doları üzerinde azalan arz baskısı oluşturur. 

Bu döviz kuru ayarlamasına alternatif olarak Kanada'daki McDonald's dükkanları rekabette kalabilmek için fiyatları düşürmek zorunda kaldılar. Her iki durumda da, değerleme farkı, tam rekabet piyasası ve üretildiği yerde tüketilmesi zorunlu bir mal olduğu varsayımlarıyla azaltılmalıdır. Uygulamada tabii ki Big Mac, tam ticari bir mal değildir ve Kanada doları için nispi talebi sürdüren sermaye akımları da olabilir. Fiyattaki farklılık, hükümet düzenlemeleri ve ürün farklılaştırması gibi doğrudan girdi maliyetlerinin yanı sıra, çeşitli faktörlere bağlı olabilir.

Bununla birlikte, bazı gelişmekte olan ekonomilerde, batı fast foodu, geleneksel zımba teli fiyatının çok üzerinde fiyatlandırılmış pahalı bir niş ürününü temsil ediyor - yani Big Mac, Batı'da olduğu gibi başlıca ucuz bir yemek değil, lüks bir ithalat konumundadır. Bu, ürün farklılaştırması fikrine dayanır: Big Mac için birkaç ikame ürün McDonald's'ın piyasa gücünü karşılayabilir. Örneğin, Hindistan'da, vada pav gibi yerel fast foodların maliyeti, Big Mac'in ABD fiyatıyla kıyaslanabilir. Ek olarak, bol miktarda sığır eti kaynaklarına sahip olan Arjantin gibi ülkelerde, genel tüketici fiyatları Big Mac fiyatı kadar düşük olmaz.

The Economist'in Ocak 2013 hesaplamalarına dayanan aşağıdaki tablo, Big Mac endeksine göre yerel para biriminin ABD doları karşısında negatif (-) ve pozitif (+) değerlemesini (%) cinsinden göstermektedir. Örnek bir hesaplama yapmak için, Hong Kong'daki bir Big Mac'in piyasa kurunda ABD doları cinsinden yerel fiyatı 2,19 dolar, yani ABD'deki bir Big Mac için yerel fiyatın % 50'si olan 4,37 dolar oldu. Dolayısıyla Hong Kong doları, SAGP bazında ABD doları karşısında % 50 değer kaybetmiştir.

Ülke ya da bölgeFiyat seviyesi (ABD'ye göre %)
Hindistan-59
Güney Afrika-54
Hong Kong-50
Ukrayna-47
Mısır-45
Rusya-45
Tayvan-42
Çin-41
Malezya-41
Sri Lanka-37
Endonezya-35
Meksika-34
Filipinler-33
Polonya-33
Bangladeş-32
Suudi Arabistan-33
Tayland-33
Pakistan-32
Litvanya-30
Letonya-25
BAE-25
Güney Kore-22
Japonya-20
Singapur-17
Estonya-16
Çek Cumhuriyeti-15
Arjantin-13
Macaristan-13
Peru-11
İsrail-8
Portekiz-8
Birleşik Krallık-3
Yeni Zelanda-1
Şili0
Amerika Birleşik Devletleri0 (olarak tanımlanır)
Kosta Rika1
Yunanistan3
Avusturya5
Hollanda7
irlanda8
ispanya9
Türkiye10
Kolombiya11
Avustralya12
Euro bölgesi12
Fransa12
Almanya13
Finlandiya17
Belçika18
Danimarka19
İtalya20
Kanada24
Uruguay25
Brezilya29
İsviçre63
İsveç75
Norveç80
Venezuela108

IPad Endeksi

Big Mac Endeksi'nde olduğu gibi, iPad endeksi (CommSec tarafından hazırlanmıştır), bir ögenin çeşitli lokasyonlardaki fiyatını karşılaştırır. Ancak Big Mac'lerin aksine, her bir iPad aynı yerde üretilir (Brezilya'da satılan model hariç) ve tüm iPad'ler (aynı model içinde) aynı performans özelliklerine sahiptir. Bu nedenle fiyat farklılıkları, ulaşım maliyetleri, vergiler ve biraz da bireysel piyasalarda gerçekleşebilecek fiyatlandırmanın bir fonksiyonudur. Bir iPad Arjantin'de ABD'nin yaklaşık iki katına mal olacaktır.

Ülke ya da bölgeFiyat (ABD $) 
Arjantin1.094,11$
Avustralya506,66$
Avusturya674,96$
Belçika618,33$
Brezilya791,40$ 
Brunei525,52$ 
Kanada (Montréal)557,18$ 
Kanada (vergi yok)467,36$ 
Şili602,13$
Çin602,52 $
Çek Cumhuriyeti676,69 $
Danimarka725,32$
Finlandiya695,25$
Fransa688,49$
Almanya618,33$
Yunanistan715,54$
Hong Kong501,52$
Macaristan679,64$
Hindistan512,61$
İrlanda630,73$
İtalya674,96$
Japonya501,56$
Lüksemburg641,50$
Malezya473,77$
Meksika591,62$
Hollanda683,08$
Yeni Zelanda610,45$
Norveç655,92$
Filipinler556,42$
Pakistan550,00$
Polonya704,51$
Portekiz688,49$
Rusya596,08 $
Singapur525,98$
Slovakya674,96$
Slovenya674,96$
Güney Afrika559,38$
Güney Kore576,20$ 
İspanya674,96$
İsveç706,87 $
İsviçre617,58 $
Tayvan538,34$
Tayland530,72$
Türkiye656,96$
BAE544,32$ 
Birleşik Krallık638,81$
ABD (Kaliforniya)546,91$
ABD (vergi yok)499,00$
Vietnam554,08$


KFC Endeksi

KFC Endeksi, Big Mac Endeksine benzer şekilde Sagaci Research (Afrika'ya odaklanan bir pazar araştırması firması) tarafından üretilen Afrika ülkeleri arasındaki SAGP'ni ölçmektedir. Bir Big Mac'i karşılaştırmak yerine, bu endeks bir KFC Orijinal 12/15 p kovasını karşılaştırır. 

Örneğin, Ocak 2016'da Amerika'daki KFC Orijinal 12 p kova fiyatı  20.50 $ ; Namibya'da piyasa döviz kurlarında ise 13,40 $ oldu. Bu nedenle, endeks Namibya dolarının %33 oranında değer kaybettiğini gösterdi.

SAGP Doları

Her ay, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü, özel nihai tüketim harcamaları için SAGP'lerin döviz kurlarına oranlarını hesaplayarak üye ülkeler arasındaki fiyat seviyeleri farkını ölçer. Aşağıdaki OECD tablosu, Amerika Birleşik Devletleri'nde 100 ABD Doları'na mal olacak tüketici malları ve hizmetlerinin aynı temsili sepetini almak için listelenen her bir ülkede gerekli olan ABD doları miktarını göstermektedir.

Tabloya göre, ABD'de yaşayan veya İsviçre'de seyahat eden ve ABD doları cinsinden gelire sahip bir Amerikalı için İsviçre, grubun en pahalı ülkesidir. İsviçre'de ABD'deki yaşam standartlarına sahip olabilmek için %62 daha fazla ABD doları harcaması gerekir. 

ÜlkeFiyat seviyesi (ABD = 100) 
Avustralya123
Avusturya99
Belçika101
Kanada105
Şili67
Çek Cumhuriyeti59
Danimarka128
Estonya71
Finlandiya113
Fransa100
Almanya94
Yunanistan78
Macaristan52
İzlanda111
İrlanda109
İsrail109
İtalya94
Japonya96
Güney Kore84
Lüksemburg112
Meksika66
Hollanda102
Yeni Zelanda118
Norveç134
Polonya51
Portekiz73
Slovakya63
Slovenya75
İspanya84
İsveç109
İsviçre162
Türkiye61
Birleşik Krallık121
Amerika Birleşik Devletleri100

SAGP ölçümleri

Bir mal sepetinin seçilmesiyle sunulan metodolojik konulara ek olarak, SAGP tahminleri katılımcı ülkelerin istatistiksel kapasitesine göre de değişebilir. SAGP tahminlerinin dayandığı Uluslararası Karşılaştırma Programı, ulusal hesapların üretim, harcama ya da (bazı durumlarda) gelir hali olarak ayrılmasını gerektirir, ancak katılımcı ülkelerin tamamı bu verileri düzenli olarak kategorilere ayırmaz.

SAGP karşılaştırmasının bazı yönleri teorik olarak imkansızdır veya net değildir. Örneğin, teff (bir çeşit bakliyat) ile hayatını ikame eden Etiyopya'lı bir emekçi ile pirinç ile geçinen Tayland'lı bir emekçiyi karşılaştırmak için bir temel yoktur. Çünkü teff Tayland'da ticari olarak bulunmamaktadır, pirinç de Etiyopya'da bulunmamaktadır. Bu nedenle Etiyopya'daki pirinç fiyatı veya Tayland'daki teff fiyatı belirlenemez. Genel bir kural olarak, ülkeler arasındaki fiyat yapısı ne kadar benzerse, SAGP karşılaştırması da o kadar geçerlidir.

SAGP seviyeleri, fiyat matrislerini hesaplamak için kullanılan formüle bağlı olarak da değişecektir. Farklı olası formüller arasında GEKS-Fisher, Geary-Khamis, IDB ve en üstünlük yöntemi bulunur. Her birinin avantajları ve dezavantajları vardır.

Bölgeleri birbirine bağlamak bir başka metodolojik zorluktur. 2005 ICP turunda, bölgeler 1.000 benzer maddenin bir listesi kullanılarak karşılaştırıldı. Her bölgeden en az 2 ülke olacak şekilde fiyat bulunabilecek 18 ülke seçildi. Bu, mallar arasındaki farklı kaliteyi tam olarak hesaba katmayan daha önceki "köprü kurma" yöntemlerinden daha üstün olsa da, yoksul ülkelerin SAGP seviyesini abartmaya hizmet edebilir. Çünkü SAGP'nin dayandığı fiyat endekslemesi, daha yoksul ülkelere daha zengin ülkelerde fazlaca tüketilen malların ağırlığını yükler.

GSYİH'ya uyumluluk ihtiyacı

Döviz kuru, domestik kullanım için üretilen işlem görmeyen malları değil, ticareti yapılan mallar için ülkeler arası işlem değerlerini yansıtır. Ayrıca, para birimleri, malların ve hizmetlerin ticareti dışındaki amaçlar için, örneğin fiziksel malların fiyatlarından daha fazla değişen sermaye varlıklarını almak için satılmaktadır. Ayrıca, merkez bankalarının farklı faiz oranları, spekülasyonları, risk koruması veya müdahaleler döviz piyasasını etkileyebilir.

Olası istatistiksel çarpıklığı düzeltmek için, SAGP yöntemi bir alternatif olarak kullanılır. Penn Dünya Tablosu, SAGP ayarlamaları için geniş çapta kullanılan bir kaynaktır ve ilişkili Penn etkisi, ülkeler arasında döviz kurlarının çıktılara uygulanmasına yönelik sistematik yanlılığı yansıtmaktadır.

Örneğin, Meksika pesosu değeri ABD dolarına kıyasla yarı yarıya düşerse, dolar cinsinden ölçülen Meksika Gayri Safi Yurt içi Hasılası da yarıya inecektir. Bununla birlikte, bu döviz kuru uluslararası ticaret ve finans piyasalarından kaynaklanmaktadır. Bu durum mutlaka Meksikalıların yarı yarıya fakirleştiği anlamına gelmez; Peso cinsinden ölçülen gelirler ve fiyatlar aynı kalırsa, ithal edilen malların kişilerin yaşam kaliteleri için gerekli olmadığını varsaymak yanlış olmaz. Farklı ülkelerin gelirlerini SAGP kurlarını kullanarak ölçmek, bu sorundan kaçınılmasına yardımcı olur.

SAGP kurları, resmi döviz kurları yapay olarak hükümetler tarafından manipüle edildiğinde özellikle yararlıdır. Hükümetin ekonomiyi kontrol altında tuttuğu ülkeler bazen kendi para birimlerini yapay olarak güçlü hale getiren resmi döviz kuru politikaları uygular. Buna karşılık, dövizin kara piyasa döviz kuru yapay olarak zayıf kalır. Bu gibi durumlarda, ekonomik karşılaştırma için bir SAGP döviz kuru muhtemelen en gerçekçi temel olacaktır. Benzer şekilde, döviz kurları, spekülatif saldırılar veya taşıma ticareti nedeniyle uzun vadeli dengesinden büyük ölçüde saptığında, SAGP döviz kuru karşılaştırma için daha iyi bir alternatif sunmaktadır.

SAGP hesaplamasındaki zorluklar

Farklı ölçümlerin yaşam standartlarını mükemmel şekilde yansıtmamasının çeşitli nedenleri vardır.

Malların çeşitliliği ve kalitesi

Para biriminin satın alma gücüne sahip olduğu mallar, farklı türde mallardan oluşan bir sepettir:

Yurt içinde üretilen ve satılan yerel, ticareti olmayan mallar ve hizmetler (elektrik gibi).

Uluslararası piyasada satılabilecek, bozulmaz mallar gibi ticarete elverişli ürünler (elmas gibi).

Bir ürün 1. kategoriye ne kadar yakınsa fiyat da döviz kurundan o kadar ayrılır ve SAGP kuruna yönelir. Tersine, 2. kategori ürünleri döviz kuruna yakın ticaret eğilimindedir. 

Daha çok işlenmiş ve pahalı ürünlerin ticarete açık olması, ikinci kategoriye girmesi ve SAGP kurundan döviz kuruna yönelmesi muhtemeldir. Etiyopya para biriminin SAGP değeri döviz kurundan üç kat daha güçlü olmasına rağmen, çelik, arabalar ve mikroçipler gibi uluslararası ticarete konu malların üç katını satın almayacak, ancak konut, hizmet ("saç kesimleri") gibi ticarete kapalı mallar ve yurt içinde üretilen bitkileri alabilecektir. Ticarete açık olanlar mallarla olmayan mallar ve yüksek gelirli ülkeler ile düşük gelirli ülkeler arasındaki göreli fiyat farkı, Balassa-Samuelson etkisinin bir sonucudur ve yüksek gelirli ülkelerdekinin (İsviçre gibi) aksine düşük gelirli ülkelerde (Etiyopya gibi) emek-yoğun üretim yapılabilir mallar için büyük bir maliyet avantajı sağlar.

Kurumsal maliyet avantajı, ucuz işçilere erişimden daha karmaşık bir konu değildir, ancak bu işçilerin ücretinin düşük gelirli ülkelerde yüksek gelirli ülkelerdekinden daha fazla olması nedeniyle, göreceli ücret farklılıkları (ülkeler arası), durumun ötesinde daha uzun süre devam edebilir (Bu, ücret oranının ortalama yerel üretkenliğe dayandığını ve bunun uluslararası pazarlara, ticareti olan malları satan fabrikaların ulaşabileceği kişi başı verimliliğin altında olduğunu söylemenin bir başka yoludur). Eşdeğer bir maliyet kazanç, yerel olarak tüketilen ticarete açık olmayan mallardan gelir (ödemeler nominal döviz kurundansa SAGP döviz kuru oranına daha yakındır). Bunlar daha zengin ülkelerdeki fabrikalardan daha ucuz bir üretim faktörü gibi davranmaktadır.

Bhagwati-Kravis-Lipsey görüşü, Balassa-Samuelson teorisinden biraz farklı bir açıklama getirmektedir. Bu görüş, düşük verimlilik seviyeleri sebebiyle değil, emek ve sermaye bağışlarındaki farklılıklardan dolayı yoksul ülkelerde ticareti olmayan mallar için fiyat seviyelerinin daha düşük olduğunu belirtmektedir. Zayıf ülkeler, sermayeye oranla daha fazla emek sahibidir, bu nedenle zengin ülkelerde emeğin marjinal verimliliği fakir ülkelerdekinden daha yüksektir. Ticareti olmayan mallar emek-yoğun olma eğilimindedir; Bu nedenle, yoksul ülkelerde emek daha ucuzdur ve çoğunlukla ticareti olmayanlar için kullanılır. Bu mallar da zayıf ülkelerde daha ucuzdur. Ücretler zengin ülkelerde yüksektir, bu nedenle ticareti olmayanlar nispeten daha pahalıdır.

SAGP hesaplamaları, birincil sektörel katkıyı aşırı vurgulama eğilimindedir ve sanayi ve hizmet sektörünün bir ekonomiye katkılarını yeterince vurgulamamaktadır.

Ticaret engelleri ve ticareti yapılamayan mallar

SAGP'nin altında yatan mekanizma olan tek fiyat yasası, nakliye maliyetleri ve devlet ticaret kısıtlamaları nedeniyle zayıflamış ve bu da malların farklı ülkelerdeki pazarlar arasında taşınmasını pahalı hale getirmiştir. Nakliye masrafları, döviz kurları ile tek fiyat yasasının kapsadığı malların fiyatları arasındaki bağlantıyı koparır. Nakliye masrafları arttıkça, döviz kurlarındaki dalgalanma aralığı da artar. Resmi ticaret kısıtlamaları için de aynı durum geçerlidir. Çünkü gümrük ücretleri, ithalatçıların karlarını nakliye ücretleri gibi etkiler. Krugman ve Obstfeld'e göre, "Ticaret engelleri, belirli bir para biriminin alım gücünün ülkeden ülkeye daha farklı olmasına neden olarak SAGP'nin temelini zayıflatıyor" dedi. Londra'daki 1 doların Chicago'daki 1 dolarla aynı malları alması örneğini veriyorlar; bu durum kesinlikle geçerli olamaz.

Ticareti olmayan hizmetler temel olarak inşaat sektörünün hizmetleri ve çıktılarıdır. Dış ticarete konu olmayan ürünler, uluslararası arenaya bağlantılı olmadığı için, SAGP'de sapmalara neden olur. Fiyatlar yerel arz ve talep tarafından belirlenir ve bu eğrilerdeki değişimler, bazı malların pazar sepetinde aynı sepetin dış fiyatına göre değişikliklere neden olur. Eğer ticareti yapılmayan malların fiyatları yükselirse, o ülkede yerel para biriminin satın alma gücü düşecektir.

Serbest rekabetten uzaklaşmalar

Ticaret engelleri ve eksik rekabetçi piyasa yapıları birlikte görüldüğünde, ulusal fiyat seviyeleri arasındaki bağlantılar da zayıflar. Piyasaya fiyatlandırma, bir firmanın aynı ürünü farklı pazarlarda farklı fiyatlarla satmasıyla oluşur. Bu, hem talep tarafında (örn. İslam ülkelerinde domuz eti talebi) hem de arz tarafında (örneğin, muhtemel bir katılımcının ürününe yönelik mevcut pazarın az sayıda tedarikçiye sahip olup olmadığı) ülkeler arası farklılıkların bir yansımasıdır. Krugman ve Obstfeld'e göre, ürün farklılaşması ve bölünmüş piyasalar, tek fiyat yasası ve mutlak SAGP ihlaline neden olur. Zamanla, pazar yapısı ve talepte göreceli SAGP'ni geçersiz kılabilecek kaymalar olacaktır.

Fiyat seviyesi ölçümünde farklılıklar

Fiyat seviyelerinin ölçümü ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir. Farklı ülkelerden gelen enflasyon verileri farklı mal sepetlerine dayanmaktadır; dolayısıyla, kur değişiklikleri resmi enflasyon farklarını dengelememektedir. Fiyat seviyelerinden ziyade fiyat değişiklikleri hakkında tahminlerde bulunduğu için, göreli SAGP hâlâ yararlı bir konsepttir. Bununla birlikte, sepet bileşenlerinin nispi fiyatlarındaki değişim, göreceli SAGP'nin resmi fiyat endekslerine dayanan testleri başarısızlığa uğratmasına neden olabilir.

Küresel yoksulluk sınırı

Küresel yoksulluk sınırı, uluslararası bir yoksulluk sınırının altında yaşayan ve günlük bir dolar sınır olarak alan dünya çapında bir sınırdır. Bu sınır, yoksul dünyanın en yoksul ülkelerinin ulusal yoksulluk sınırlarının ortalamasını uluslararası dolar cinsinden temsil etmektedir. Bu ulusal yoksulluk sınırları uluslararası paraya çevrilir ve küresel çizgi, ICP'den alınan SAGP döviz kurları kullanılarak yerel para birimine geri dönüştürülür. SAGP kurlarına, yoksul insanların tüketiminin yüzde 70'ini oluşturan gıda maddelerinin ve gerekli malların değerini çarpıtan yüksek kalite ve fiyatta mallar da dahil edilir. Angus Deaton, yoksulluk ölçümünde SAGP endekslerinin yeniden ağırlıklandırılması gerektiğini savunuyor. Buna göre, yerel yoksulluk ölçümlerinde (global ölçümler değil) gıda ürünlerine verilen ağırlığın artırılıp yaygın olmayan veya tüm bölgelerde eşit değere sahip lüks ögelerin hariç tutularak yeniden tanımlanmaları gerekmektedir.