19 July 2018, Thursday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

Salgın

İçindekiler
  1. Salgın nedir?
  2. Salgının sebepleri
  3. Salgın çeşitleri
  4. Salgının yayılması
  5. Salgına karşı önlemler
  6. Salgın teriminin kökeni

Salgın nedir?

Bir salgın, belirli bir nüfustaki, çok sayıda insana bulaşıcı hastalığın hızlı bir şekilde yayılmasıdır ve genellikle iki hafta veya daha kısa bir süre içinde gerçekleşir. Örneğin, meningokok enfeksiyonlarında, art arda iki haftada yayılma oranı 100.000 kişi içinde 15 vakayı aşarsa, bir salgın olarak kabul edilir.

Bulaşıcı hastalık yayılımları, genellikle virüsün bulunduğu topluluğun ekolojisinde bir değişiklik (örneğin artan stres veya bir taşıyıcı türünün yoğunluğundaki artış), patojen çeşitlerindeki genetik bir değişiklik veya yeni oluşan bir patojenin ev sahibi topluluğa girmesi (patojenin veya taşıyıcının hareketi) gibi faktörlerden kaynaklanır. Genellikle, bir salgın, önceden oluşmuş bir patojene veya ortaya çıkan yeni patojene karşı, topluluğun bağışıklığı aniden endemik denge sınırının altına indiğinde ve bulaştırma oranı yüksek seviyelere ulaştığında ortaya çıkar.

Bir salgın bir yerle sınırlı olabileceği gibi başka ülkelere veya kıtalara yayılabilir. Ve bu, önemli miktarda kişiyi etkiliyorsa, yaygın (birkaç ülkeye yayılan) olarak adlandırılabilir. Bir salgının resmi olarak bildirimi, temel salgın oranının iyi anlaşılmasını gerektirir. İnfluenza gibi bazı hastalıklar için, temel salgın oranının biraz üstü, belirgin bir artış olarak tanımlanır. Çok seyrek görülen bir hastalığın birkaç vakası salgın olarak sınıflandırılabilirken, sık görülen bir hastalık (örneğin soğuk algınlığı gibi) salgın sayılmayabilir.

Salgının sebepleri

Bir salgını tetikleyen, bulaşıcı bir faktör oluşmasına sebep olacak birkaç değişiklik vardır. Bu faktörler arasında şunlar bulunur:

Artan virülans (bir virüsün hastalığa neden olma yeteneği)

Yeni bir yapıya dönüşme

Enfeksiyon etkenine karşı toplumun yatkınlığındaki değişiklikler

Salgın bir hastalığın bulaşıcı olması gerekmez ve buna örnek olarak Batı Nil ateşi ve obezite salgını gösterilebilir.

Salgınların ortaya çıkmasını sağlayan koşullar, kirlenmiş içme suyu ve gıda maddeleri, hastalık yayıcı olabilen sıçanlar veya sivrisinekler gibi bazı hayvanların göç etmesini içerebilir. Bazı mevsimlerde belli salgınlar oluşur.

Örneğin, ilkbaharda boğmaca-öksürük oluşurken, kızamık ise biri kışın biri martta olmak üzere iki salgın üretir. Grip, yaygın soğuk algınlığı ve boğaz ağrısı gibi üst solunum yolları enfeksiyonları ağırlıklı olarak kışın meydana gelir. Etkilenen insanların ve ardışık salgınlarda ölenlerin sayısı açısından bir başka varyasyon daha vardır: Birbirini takip eden salgın hastalık şiddeti beş ya da on yıl içinde artar ve düşer.

Salgın çeşitleri

Ortak kaynak salgını

Genel bir salgın patlamasında, etkilenen bireylerin ortak bir etkene maruz kaldıkları ortaya çıktı. Maruz kalma tekil ise ve etkilenen bireylerin tümü tek bir kuluçka süreci boyunca hastalığa yakalanırsa, bu nokta kaynaklı bir salgın olarak adlandırılabilir. Maruz kalma sürekli veya değişken ise sırasıyla sürekli salgın veya aralıklı salgın olarak adlandırılabilir.

Yaygın salgın

Yaygın bir salgında hastalık insandan insana yayılır. Etkilenen kişiler bağımsız birer taşıyıcı haline gelebilir ve virüsün daha fazla yayılması için aracı olurlar.

Birçok salgın hem ortak kaynak hem de yayılım gösteren salgın özelliklerine sahip olacaktır.

Örneğin, ikincil kişiden kişiye yayılan salgınlarda, ortan bir kaynağa maruz kalma veya çevresel etkilerin bir zoonotik hastalık kaynağı ( domuz gribi, kuş gribi, kuduz, deli dana hastalığı vb.) olarak etki yapması önemli faktörlerdir.

Salgının yayılması

Hava yoluyla bulaşma: Hava yoluyla bulaşma, enfeksiyonun ağızdan öksürük veya hapşırık yoluyla çıkan küçük partiküller ya da havadaki toz ile yayılmasıdır. Hava yoluyla bulaşan enfeksiyonun meydana geldiği mesafe, rüzgar ya da hava akımı müdahalesi olmazsa 3-6 metre kadar kısadır.

Arthropod (eklembacaklı) iletimi: Arthropod ileti, bir böcek tarafından, mekanik olarak kirli bir burun veya ayak yoluyla veya biyolojik olarak eklem bacaklılarda bir organizmanın büyümesi veya çoğalması sırasında gerçekleşir.

Biyolojik bulaşma:  Biyolojik bir işlemin, örneğin enfekte edici maddenin gelişim evresinde, bir ara konakçıya geçmesidir. Mekanik transmisyonun tam tersidir.

Kolostralı iletim: Ardışık nesiller üzerinden dikey geçişin bir biçimi.

İrtibat iletimi: Hastalık faktörü, ısırma, emme, çiğneme veya dolaylı olarak damlaların teneffüs edilmesi, kirlenmiş su içilmesi, kontamine araçlarda dolaşım yoluyla doğrudan aktarılır.

Siklopetagatif iletim: Faktör, verici araçta hem gelişim hem de çoğalma yaşar.

Gelişimsel bulaşıcılık: Faktör, iletim araçlarında bir miktar gelişime uğrar.

Dışkı-oral bulaşma: Enfeksiyöz faktör enfekte olan konak tarafından dışkılarla bırakılır ve kontamine olmuş materyallerin yenmesi ile ev sahibi tarafından kazanılır.

Yatay iletim: Yanal, aynı grupta ve aynı anda başkalarına yayılma; Çağdaşlara yayılma.

Mekanik transmisyon: Verici, dokular işgal edilmediğinden ve etken madde çoğalmadığından enfekte olmamıştır.

Yaygılı iletim: Aracı, iletim aracında çoğalır.

Dikey bulaşma: Bir kuşaktan diğerine, belki de transovarasal olarak veya fetüsün intrauterin enfeksiyonu. Bazı retrovirüsler üreme hattında bulaşırlar, yani genetik materyal yumurta veya sperm DNA'sına entegre olur.

Salgına karşı önlemler

Microsoft'un kurucusu ve hayırsever Bill Gates Mart 2015'te New England Journal of Medicine'de yayınlanan bir makale yazdı. Makalede Gates, doğal bir felaketin veya biyoterörizmin neden olduğu bir salgının, aynı anda 10 milyon insan veya daha fazlasını öldürebileceğinin en muhtemel şey olduğunu belirtti.

Gates ve diğer uzmanlar, bir salgın için hazırlanmanın en iyi yolunun bir hastalık gözetim sistemine sahip olmaları ve acil işçileri, özellikle yerel bazda çalışan işçileri hızlı bir şekilde gönderebilmenin ve sağlıklarını güvence altına almanın meşru bir yolunu bulmalarını önermektedir.

Bir pandemi için etkili bir hazırlık çok tabakalıdır. İlk katman bir hastalık gözetim sistemidir. Örneğin, Tanzanya, 200 sağlık sitesi için test yapan ve bulaşıcı hastalıkların yayılmasını izleyen bir ulusal laboratuvarı işletiyor. Sonraki katman, acil duruma gerçek tepki verir. ABD merkezli köşe yazarı Michael Gerson'a göre, böyle bir acil duruma cevap verebilecek küresel kapasiteye yalnızca ABD ordusu ve NATO sahiptir.

Gates, hazırlık eksikliği nedeniyle dünyanın Ebola virüsü salgını için yavaş tepki verdiğini ileri sürdü. 2013 tayfunu Filipinleri vurduktan iki hafta sonra, 150'den fazla yabancı tıbbi ekip orada yaralılara yardım ediyordu. Pakistan'daki 2005 depreminden sonra, birkaç on yıl boyunca Afgan mültecilere yardım eden bir yardım ekibi 24 saatten az bir sürede kurbanlara ulaşabildi. Dünya Sağlık Örgütü acil durumlar müdür yardımcısı Dr. Bruce Aylward, Ebola salgınında "hiç kimsenin Ebola'dan etkilenen insanlar için tıbbi tahliye hakkını garanti edemediğini" söyledi. Aylward, gelecekteki acil sağlık çalışanları için,  yardım görevlilerine sağlık ve güvenlik anlamında bakılmasını sağlamak önem taşımaktadır dedi.

Salgın teriminin kökeni

Salgın terimi, Homeros'un Odyssey'ine atfedilen ve daha sonra tıbbi anlamını Hipokrat tarafından kazanan bir sözcük formudur. Hipokratlardan önce, epidemiyolar, epidemo, epidamolar ve diğer varyantların anlamları "yerli" veya "endemik" tanımlara benzerdi. Thucydides'in Atina Plague'sinin tanımı, bir salgının en eski örneklerinden biri olarak düşünülür. 17. yüzyıl başında, endemik ve epidemik terimleri, nüfus düzeyindeki hastalığın zıt koşullarına, düşük oranlarda ortaya çıkan endemik koşullara ve yaygın olarak epidemik duruma işaret ediyordu.