18 September 2018, Tuesday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

Paleo Kızılderililer

İçindekiler
  1. Paleo Kızılderililer kimlerdir?
  2. Paleo Kızıl derililerin Amerika'ya göçü

Paleo Kızılderililer kimlerdir?

Paleo-Kızılderililer, geç Pleistosen dönemin (geç buzul çağının) son buzul dönemlerinde Amerika'ya giren ve ardından buraya yerleşen ilk halklara verilen bir sınıflandırma terimidir. "Paleo-" öneki, "eski" veya "antik" anlamındaki Yunanca bir sıfat olan palaios (παλαιός)'dan gelir. "Paleo-Kızılderililer" terimi özellikle Batı Yarı Küre'deki litik döneme (taşın kullanıldığı döneme) aittir ve "Paleolitik" teriminden farklıdır.

Kanıtlar, büyük hayvan avcılarının, MÖ 45.000 ila 12.000 (günümüzden 47.000-14.000 yıl önce) arasında var olan bir kara parçası ve buz köprüsü (Beringia) üzerinden  Bering Boğazı'nı geçerek Avrasya'dan Kuzey Amerika'ya geldiklerini ortaya koyuyor. Küçük, izole yaşayan avcı toplayıcı gruplar, geniş otçul sürüleriyle birlikte Alaska'nın içlerine kadar göç ettiler. Buzsuz geçitler, MÖ 16.500 ila 13.500'den (günümüzden 18.500-15.500 yıl önce) beri Pasifik sahili ve Kuzey Amerika vadileri boyunca ilerliyordu. Bu, hayvanların ve onları takip eden insanların güneye, daha içeriye doğru göç etmelerine imkan verdi. İnsanlar yürüyerek ya da kıyı şeridi boyunca ilkel botlarla yolculuk ettiler. Yeni Dünya'ya insan yerleşiminin başladığı kesin tarihler ve bunun için kullanılan yollar, hala devam eden bir tartışma konusudur.

Taş aletler, özellikle fırlatıcı uçları ve kazıyıcılar, Amerika'daki en eski insan faaliyetlerinin başlıca kanıtlarıdır. Elle yapılmış litik (taştan) ince aletler, arkeologlar ve antropologlar tarafından kültürel dönemleri sınıflandırmak için kullanıyorlar. Bilimsel kanıt, yerli Amerikalıları Asya halklarıyla, özellikle doğu Sibirya nüfusuyla ilişkilendirir. Amerika'nın yerli halkları; dilsel faktörler, kan türlerinin dağılımı ve DNA gibi moleküler verilerin yansıttığı genetik kompozisyonla Sibirya halklarına bağlanmıştır. En az iki ayrı göç olduğuna dair kanıt bulunmaktadır. MÖ 8000-7000 yılları arasında (günümüzden 10.000- 9.000 yıl önce) iklimin dengelenmesi, nüfusun ve litik teknoloji gelişmelerinin artmasına yol açarak daha yerleşik bir yaşam tarzı sağlamıştır.

Paleo Kızıl derililerin Amerika'ya göçü

Yolculuğun yapıldığı kesin tarihler ve güzergâhlar da dahil olmak üzere, Amerika'ya ve Amerika boyunca yapılan Paleo-Kızılderili göçünün özellikleri, devam eden bir araştırma ve tartışma konusudur. Geleneksel teori, bu ilk göçmenlerin yaklaşık 40.000-17.000 yıl önce, Kuvaterner buzullaşması nedeniyle deniz seviyeleri önemli ölçüde düştüğü zaman, doğu Sibirya ile bugünkü Alaska arasındaki Beringia kara köprüsüne hareket ettikleri yönündeydi. Bu insanların, Laurentide ve Cordilleran buz tabakaları arasında uzanan buzsuz geçitler boyunca, şimdi nesli tükenmiş olan buzul çağına ait büyük hayvan sürülerini takip ettiklerine inanılıyor. Önerilen bir başka güzergah bu insanların yürüyerek ya da ilkel botlarla Pasifik kıyılarından aşağı doğru Güney Amerika'ya göç ettikleridir. Bu ikinci rota, son buz devrinin ardından yüzlerce metre yükselmiş bir deniz seviyesi ile örtülmüştü.

Arkeologlar, Paleo-Kızılderililerin Beringia (Batı Alaska)'dan yaptıkları göçün, yaklaşık olarak 40.000 ila 16.500 yıl önce olduğunu ileri sürdüler. Bu zaman aralığı bir tartışma kaynağı olmuştur ve önümüzdeki yıllarda da böyle olmaya devam edecek gibi görünmektedir. Bugüne kadar tarih üzerinde varılan birkaç anlaşma, son buzul döneminin veya daha spesifik olarak günümüzden yaklaşık 16.000 ila 13.000 yıl önceki ve geç buzul maksimumu olarak bilinen dönemin sona ermesi sırasında Amerika kıtasında yaygın bir yerleşime sahip olan Orta Asya'dan gelenlerdir. Bununla birlikte, Avrupa'dan göç dahil, Paleo-Kızılderililerin kökenleri ile ilgili alternatif teoriler de bulunmaktadır.

Paleo-Hint dönemleri

Alaska (Doğu Beringia)'daki yerleşim yerleri, Paleo-Kızılderililere ait en eski kanıtların bazılarının bulunduğu yerlerdir. Bunları takiben diğer alanlar, Kuzey Britanya Kolumbiyası, Batı Alberta ve Yukon'daki Old Crow Flats bölgesindeki arkeolojik alanlardır. Paleo-Kızılderili, sonunda Amerika'nın her yerinde gelişecekti. Bu insanlar geniş bir coğrafi bölgeye yayılmışlardı. Dolayısıyla yaşam tarzlarında bölgesel farklılıklar vardı. Bununla birlikte, tüm bireysel gruplar, taş alet üretiminde, taş yontma stillerini ve ilerlemeyi belirlenebilir hale getiren ortak bir tarzı paylaşıyorlardı. Geniş bir ailenin yaklaşık 20 ila 60 üyesinden oluşan son derece hareketli gruplar tarafından kullanılan bu erken Paleo-Kızılderili dönemi taş küçültme aleti uyarlamaları, Amerika'nın her yerinde bulunmuştur. Yılın birkaç sıcak ayı boyunca bol miktarda yiyecek bulunurdu. Göller ve nehirler; birçok balık türü, kuş ve su memelileri ile dolup taşıyordu. Sert kabuklu meyveler, küçük taneli meyveler ve yenilebilir kökler ormanlarda ve bataklıklarda bulunabiliyordu. Sonbahar yoğun bir zaman olurdu; çünkü gıda maddeleri depolanmalı ve kıyafetler kışa hazır hale getirilmeliydi. Kıyı balıkçılığı grupları, kış boyunca, taze yiyecek ve kürk için, avlanmak ve tuzak kurmak üzere iç bölgelere hareket ederlerdi.

Geç buz devri iklim değişiklikleri, bitki topluluklarının ve hayvan popülasyonlarının değişmesine neden oldu. Tercih edilen kaynaklar tükendiğinden ve yenileri arandığından, gruplar bir yerden diğerine taşındılar. Küçük gruplar ilkbahar ve yaz aylarında avcılık ve toplayıcılık yaptılar. Daha sonra sonbahar ve kış için daha küçük aile gruplarına girdiler. Aile grupları her 3 ila 6 günde bir taşındılar. Bu, muhtemelen yılda 360 km (220 mil)'ye kadar bir mesafeyi kapsıyordu. Başarılı avlar sebebiyle gıdalar genellikle besleyici ve protein bakımından zengindi. Giyim; barınak yapımında da kullanılan çeşitli hayvan derilerinden yapılırdı. Erken ve Orta Paleo-Kızılderili dönemlerinin çoğunda, iç bölgelerdeki grupların öncelikle, şimdi nesli tükenmiş olan büyük hayvanları avlayarak yaşamlarını sürdürdükleri düşünülmektedir. Büyük Pleistosen (buzul dönemi) memelileri; dev kunduz, bozkır bizonu, misk sığırı, mastodonlar, yünlü mamutlar ve eski ren geyiği (eski karibu) idi.

MÖ 11.500 civarında (günümüzden13.500 yıl önce) ortaya çıkan Clovis kültürü, kuşkusuz geçim için sadece büyük hayvan gruplarına dayanmıyordu. Bunun yerine, küçük karasal av hayvanları, su hayvanları ve çeşitli floraları (bitkileri) içeren bir karışık beslenme stratejisi kullandılar. Paleo-Kızılderili gruplar etkin avcılardı ve çeşitli araçlar taşıyorlardı. Bunlara, son derece etkili yivli mızrak uçları ve hayvan boğazlama ve deri yüzme işlemleri için kullanılan çok küçük bıçaklar da dahildir. Çok sayıda kaynaktan yapılan fırlatıcı uçları ve taş çekiçler, ticaret veya taşınma yoluyla gittikleri yerlerde bulundular. Taş aletlerin, Kuzey Dakota ve Kuzeybatı Bölgelerinden, Montana ve Wyoming'e kadar ticareti yapılmıştı ve/veya oralarda bırakılmışlardı. Britanya Kolumbiası'nın iç bölgelerinden Kaliforniya kıyısına kadar ticaret yolları da bulunmuştur.

17.500 ila 14.500 yıl önce kıtanın kuzeyini örten buzullar yavaş yavaş erimeye başladı ve yerleşim için yeni bir arazi ortaya çıktı. Bununla birlikte, büyük memeliler arasında dünya çapında yok oluşlar başladı. Sonunda, Kuzey Amerika'da, develer ve atlar tükendiler. Atlar bir daha, İspanyollar 15. yüzyılın sonlarına doğru türleri buraya yeniden getirene kadar, kıtada görünmedi. Kuvaterner (dördüncü (son) jeolojik zamana ait) yok olma olayı yaşanırken, Geç Paleo-Kızılderililer daha fazla diğer geçim araçlarına dayanır hale geleceklerdi.

MÖ 10.500 ila 9.500 (günümüzden 12.500-11.500 yıl önce) arasında, büyük ovaların geniş spektrumlu büyük av hayvanları avcıları, tek bir hayvan türüne odaklanmaya başladılar: Bizon (Amerikan bizonunun eski bir türü). Bizon odaklı avcılık geleneklerinin bilinen en eskileri, Folsom geleneğidir. Folsom halkları, yılın büyük bölümünde küçük aile grupları halinde yolculuk ederlerdi ve her yıl aynı kaynaklara ve daha yüksek topraklardaki diğer tercih edilen yerlere geri dönerlerdi. Belki de geçici bir barınak inşa edip, bazı taş aletler yaparak ve/veya onararak ya da biraz et işleyerek orada birkaç gün kamp yapıyorlar ve sonra ilerliyorlardı. Paleo-Kızılderililer'in sayısı çok değildi ve nüfus yoğunlukları oldukça düşüktü.

Arkaik dönemler

Amerika'daki Arkaik dönem, daha sıcak, daha kurak özelliklere sahip bir iklim ve son megafauna (büyük av hayvanları)'nın ortadan kalkması ile çevrenin değiştiğini gördü. O zamanlar, nüfus gruplarının çoğunluğu hâlâ gezici avcı-toplayıcıydı. Ancak bireysel gruplar artık yerel olarak mevcut kaynaklara odaklanmaya başlamışlardı. Dolayısıyla zamanla, Güneybatı, Arktik, Poverty, Dalton ve Plano gelenekleri gibi bölgesel genellemenin artan bir örneği bulunmaktadır. Bu bölgesel uyarlamalar, avcılığa ve toplayıcılığa daha az dayanılarak ve küçük av hayvanı, balık, mevsimsel yabani sebzeler ve toplanan bitkilerden oluşan daha karışık bir ekonomiyle bir norm haline gelecekti. Birçok grup büyük av hayvanı avlamaya devam etti; ancak av gelenekleri daha çeşitli ve et tedarik yöntemleri de daha sofistike hale geldi. Arkaik mezar yerindeki eserlerin ve malzemelerin yerleşimi, bazı gruplardaki statüye dayalı sosyal farklılaşmayı göstermiştir.

Paleo Kızılderililerin sınıflandırılması

Paleo-Kızılderililer genellikle litik (taş) küçültme veya litik oyma stilleri ile ve bölgesel uyarlamalarla sınıflandırılırlar. Litik teknolojiyle yapılan yivli mızrak uçları, diğer mızrak uçları gibi topluca fırlatıcı uçları olarak adlandırılır. Fırlatıcı uçları, "flüt" adı verilen uzun bir yive sahip olan yontma taşlardan yapılırlar. Mızrak uçları, tipik olarak, ucun her iki yanından tek bir ince parça çentilerek yapılırdı. Daha sonra bu uç, ahşap veya kemikten yapılmış bir mızrağa bağlanırdı. Buz devrinin sona ermesiyle çevre değiştikçe, birçok hayvan, yeni yiyecek kaynaklarından yararlanmak için göç etti. Bizon, mamut ve mastodon gibi hayvanları takip eden insanlar, böylece büyük av hayvanları avcıları adını aldılar. Dönemin Pasifik kıyı grupları, başlıca geçim kaynağı olarak balık avlamaya dayanıyorlardı.

Arkeologlar, Kuzey Amerika'daki en eski insan yerleşimlerinin mevcut Paleo-Kızılderili zaman aralığının ortaya çıkışından binlerce yıl önce (geç buzul maksimumundan 20.000 yıl önce) olduğuna dair kanıtları bir araya getiriyorlar. Kanıtlar, insanların, MÖ 30.000 (günümüzden 32.000 yıl önce)'den önce, kuzeybatı Yukon kadar doğuda, Beringia olarak adlandırılan buzulsuz bölgede yaşadığını gösteriyor. Yakın zamana kadar, genellikle Kuzey Amerika'ya ilk gelen Paleo-Kızılderili insanların Clovis kültüründen oldukları düşünülüyordu. Bu arkeolojik evre, adını, 1936'da benzersiz Clovis mızrak uçlarının bulunduğu Blackwater Draw yerleşim yerini içine alan New Mexico'daki Clovis kasabasından almıştır. Burada bulunan mızrak uçları Pleistosen (buzul çağına ait) hayvanların kemikleriyle ilişkilendirilmiştir.

Amerika kıtasındaki bir dizi arkeolojik alana ilişkin son veriler, Clovis'in (dolayısıyla "Paleo-Kızılderililer"in) zaman aralığının yeniden incelenmesi gerektiğini düşündürmektedir. Özellikle, Virginia'daki Cactus Hill, Pennsylvania'daki Meadowcroft Rockshelter, Şili'deki Monte Verde, Güney Carolina'daki Topper ve Meksika'daki Quintana Roo yakınlarındaki eski yerleşim yerleri, geniş kapsamlı Paleo-Kızılderili işgali için erken tarihler ortaya çıkardılar. Bazı yerleşim yerlerinin buzsuz geçitlerin göç zaman aralığından çok daha eskiye dayanması, yürüyerek ve/veya teknelerle geçilen daha fazla sayıda kıyı göç yolu olduğunu akla getirmektedir.  Jeolojik kanıtlar, Pasifik kıyı rotasının 23.000 yıl önce ve sonra 16.000 yıl önce de kara yoluyla seyahat etmeye açık olduğunu göstermektedir.

Güney Amerika

Güney Amerika'daki Monte Verde yerleşim yeri, bu yerin nüfusunun muhtemelen yerel olduğunu ve yılın büyük bölümünde nehir havzasında ikamet ettiklerini gösteriyor. Öte yandan diğer bazı Güney Amerika grupları oldukça hareketliydiler ve mastodon ve dev tembel hayvanlar gibi büyük av hayvanları avlıyorlardı. Bu insanlar, klasik iki yüzlü fırlatıcı ucu teknolojisi kullanıyorlardı.

Başlıca örnekler, El Jobo uçları (Venezuela), balık kuyruğu veya Magallanes uçları (kıtanın çeşitli yerlerinde, ancak ağırlıklı olarak güney yarısında) ve Paija uçları (Peru ve Ekvador) gibi halklarla ilişkilendirilen örneklerdir ve bu halkların yerleşim yerleri, otlaklar, geniş çayır ovaları ve düzensiz ormanlardır.

Bu alanların tarihlemesi, günümüzden 14.000 yıl öncesi (Venezuela'daki Taima-Taima için) ila 10.000 yıl öncesi arasındadır. İki uçlu El Jobo fırlatıcı uçları, Venezuela Körfezi'nden yüksek dağlara ve vadilere, çoğunlukla kuzey-batı Venezuela'da dağılmıştı. Onları kullanan halk, sınırlandırılmış belirli bir bölge içinde kalan avcı-toplayıcılardı. El Jobo uçları, muhtemelen günümüzden 12.980 ve 14.200 yıl öncesine dayanıyorlar ve bu nedenle fırlatıcı uçları içinde en eskileri bunlardır. Bu uçlar büyük memelileri avlamak için kullanılmıştır. Buna karşılık, Patagonya'daki, günümüzden 11.000 yıl öncesine dayanan balık kuyruğu uçları, daha geniş bir coğrafi dağılıma sahipti; fakat çoğunlukla kıtanın orta ve güney kesiminde bulunuyordu.

Arkeogenetik

Çoğunlukla Yerli Amerikalılar (Kızılderililer) genetiği ile ilişkilendirilen haplogrup, Haplogrup Q-M3'dür. (mtDNA) gibi Y-DNA da diğer kromozomlardan farklıdır; çünkü Y kromozomunun çoğunluğu eşsizdir ve mayoz bölünme sırasında tekrar birleşmez. Bu, mutasyonların tarihsel modelinin kolayca incelenmesine olanak tanır. Model, Kızılderililerin iki çok ayırıcı genetik olay yaşadığını gösteriyor. İlki, Amerika kıtasına ilk insan yerleşimi ile, ikincisi de Amerika'nın kolonileştirilmesiyle yaşanmıştır. İlki, bugünkü Kızılderili popülasyonlarda bulunan gen soylarının sayısı ve kurucu haplotipleri için belirleyici faktördür.

Yeni Dünya'ya insan yerleşimi, Beringia kıyı şeridinden kademeli olarak gerçekleşti ve kurucu nüfus için Beringia, ilk durak yeriydi. Mikro uydu çeşitliliği ve Güney Amerika'ya özgü Y soyunun dağılımı, bölgenin ilk sömürgeleştirilmesinden bu yana bazı Kızılderili popülasyonların izole edildiğini göstermektedir. Bununla birlikte, Na-Dené, Inuit ve Yerli Alaska popülasyonları, çeşitli mtDNA mutasyonlarına sahip diğer yerli Amerikalılardan farklı haplogrup Q (Y-DNA) mutasyonları sergilemektedirler. Bu, Kuzey Amerika'nın kuzey uçlarına ve Grönland'e giren en eski göçmenlerin, daha sonraki göçmen nüfustan çoğaldığını akla getirmektedir.