22 September 2018, Saturday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

NATO

Nato'nun kuruluşu4 Nisan 1949
TürüAskeri ittifak
MerkeziBrüksel, Belçika
Üye sayısı28 ülke
Resmi diliİngilizce 
Fransızca 
Genel SekreterJens Stoltenberg
NATO Askeri Komitesi BaşkanıPetr Pavel
Avrupa Müttefik Yüksek KomutanıCurtis Scaparrotti
Müttefik Dönüşüm KomutanıDenis Mercier
NATO harcamaları(2016)892 milyar dolar
Web sitesiNato .int
İçindekiler
  1. NATO nedir?
  2. NATO'nun tarihi
  3. NATO operasyonları
  4. NATO üye ülkeleri
  5. NATO'nun yapısı
  6. NATO Genel Sekreterleri listesi
  7. NATO askeri yapısı

NATO nedir?

Kuzey Atlantik İttifakı olarak da adlandırılan Kuzey Atlantik Andlaşması Teşkilatı, 4 Nisan 1949'da imzalanan Kuzey Atlantik Andlaşmasına dayanan uluslararası askeri bir ittifaktır. Kollektif savunma anlayışı üzerine kurulan teşkilatta üye ülkeler herhangi bir dış saldırıya karşı ortak savunma sistemi üzerinde anlaşmışlardır. Üç NATO ülkesi olan ABD, Fransa ve İngiltere Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesidir. Bu devletlerin Güvenlik Konseyinde veto yetkisi vardır ve aynı zamanda nükleer güce sahiptirler. NATO'nun karargahı ve Müttefik Yüksek Komutanı (NATO'unun komutanı) Haren, Brüksel Belçika'da bulunmaktadır. Belçika, Kuzey Amerika ve Avrupa'da bulunan 29 üye devletten biridir. İttifakın en yeni üyeleri Nisan 2009'da katılan Arnavutluk ve Hırvatistan'dır. NATO'nun Barış İçin Ortaklık programına 22, kurumsal diyalog programlarına 15 farklı ülke daha katılmaktadır. NATO üyelerinin askeri harcamaları dünyadaki tüm harcamaların %70'ini oluşturmaktadır. Üye ülkeler GSYİH'nın %2'sini savunma harcamalarına ayırması beklenmektedir.

Kore Savaşına kadar NATO siyasi bir birliğin biraz daha da ötesi olarak adlandırılabilirdi. Kore Savaşı üye ülkeleri ABD'nin iki üst düzey komutanının direktifleriyle askeri bir yapı oluşturmak için teşvik etti. Soğuk Savaş'ın seyri 1955'te kurulan Varşova Paktı ülkeleriyle rekabete yol açtı. İttifakın Avrupalı ve Amerikalı üyeleri arasındaki ilişkilere ilişkin şüpheler gelgitlere sebep oldu. Bununla birlikte muhtemel bir Sovyet istilasına karşı NATO'un savunma gücü üzerindeki şüpheler Fransa'nın bağımsız nükleer bir caydırıcıya dönüşmesine ve 1966 yılında 30 yıl boyunca NATO'nun askeri kanadının ayrılmasına sebep oldu. 1989'da Berlin Duvarı'nın yıkılmasından sonra, ittifak Yugoslavya'nın ayrılmasında görev aldı ve burada ilk askeri müdahalesini 1992'den 1995 yılına kadar Bosna'da ve daha sonra 1999 yılında Yugoslavya'da gerçekleştirdi. NATO, siyasi açıdan eski Varşova Paktı ülkeleriyle daha iyi ilişkiler kurmak için çaba gösterdi ve daha sonra 1999 ve 2004 yıllarında bu ülkelerden birçoğu NATO'ya katıldı. 

Kuzey Atlantik antlaşmasının 5. maddesi üyelerden herhangi birisinin silahlı saldırıya maruz kalması durumunda diğer üye devletlerin yardım koşulunu gerektirmektedir. 5. madde şu ana kadar sadece bir kez 11 Eylül saldırılarından sonra işletildi ve NATO-ISAF öncülüğünde Afganistan'a askeri birlikler gönderildi. Bu tarihten sonra ittifak bir çok ilave görevler de yer aldı. Görevleri arasında Irak'a eğitmenlerin gönderilmesi, korsanlarla mücadele harekatına destek verilmesi ve 2011 yılında BM Güvenlik Konseyi'nin 1973 tarihli Kararı uyarınca Libya'da uçuşa yasak bölge uygulanması olarak gösterilebilir. NATO üyelerini toplantıya davet eden 4. Madde şu ana kadar beş kez uygulandı. 2003 yılı Irak Savaşında Türkiye, 2012 yılında silahsız Türk jet uçağının Suriye Savaşında düşürülmesi üzerine iki defa Türkiye, 2014 yılında Rusya'nın Kırım'a müdahalesinden sonra Polonya ve 2015 yılında IŞID'ın toprak bütünlüğünü tehdit etmesi sonucunda Türkiye tarafından 4. Madde işletilmiştir. 

NATO'nun tarihi

Nato'nun kuruluşu

17 Mart 1948'de Belçika, Hollanda, Lüksemburg, Fransa ve İngiltere tarafından imzalanan Brüksel Antlaşması, NATO anlaşmasının habercisi olarak görülmektedir. Brüksel Anlaşması ve Sovyet Rusya'nın Berlin ablukası Ekim 1948'de imzalanan Batı Avrupa Savunma Birliği'nin kurulmasına sebep oldu. Bununla birlikte, Sovyetler Birliği'nin askeri gücüne karşı koyabilmek ve milliyetçi militarizmin tekrar ortaya çıkmasını engellemek için Amerika'nın katılımı bir zorunluluk olarak görüldü. Buna ek olarak, 1948 yılında Çekoslovakya'daki demokratik hükümetin Komünistler tarafından devrilmesinden sonra İngiltere Dışişleri Bakanı Ernest Bevin, benzer bir Çekoslovakya olayının yaşanmaması için askeri ortak bir stratejinin geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Özellikle Amerikanın İtalya ve İtalya Komünist Partisi üzerindeki endişeleri göz önüne alındığında, dış işleri bakanının bu çağrısı olumlu yanıt buldu. 1948 yılında Avrupalı lideler ile ABD Dışişleri Bakanı George C. Marshall'ın emriyle ABD'li savunma, askeri ve diplomatik yetkililer o ana kadar yapılmamış yeni bir anlaşmanın taslak çalışması için bir araya geldi. Yeni bir askeri ittifak için yapılan görüşmeler Nisan 1949 yılında Washington'da Kuzey Antlantik Antlaşması'nın imzalanmasıyla sonuçlandı. İttifak Brüksel Antlaşmasının beş devletine ilave olarak Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Portekiz, İtalya, Norveç, Danimarka ve İzlanda'yı kapsamaktaydı. NATO'nun ilk Genel Sekreteri olan Lord Ismay, 1949 yılında örgütün amacının "Rusları dışarıda, Amerikalıları içeride tutmak ve Almanları aşağıya çekmek" olduğunu belirtti. Yapılan antlaşma herkesin tam desteğini almış değildi ve Mart 1949 yılında bazı İzlandalılar tarafsızlık yanlısı ve üyeliğe karşı gösterilere katıldılar. NATO'nun kurulması Trans-Atlantik işbirliğinin önemini vurgulayan Atlantikçilik düşünce okulunun en önemli kurumsal  sonucu olarak görülebilir.

Üye ülkeler, Avrupa ya da Kuzey Amerika'da herhangi bir üyeye karşı yapılan silahlı saldırıyı tüm üye ülkeler karşı yapılmış gibi kabul eden andlaşmayı imzaladılar. Sonuç olarak silahlı saldırı karşısında Kuzey Atlantik bölgesinin güvenliğin ve düzenin sağlanması maksadıyla bireysel ve kollektif savunma kapsamında silahlı kuvvetlerin kullanılması dahil tüm ülkeler saldırıya uğrayan üyeye yardım etmeyi taahhüt etti. Antlaşma, yapılan saldırıya askeri bir cevap vermeyi zorunlu tutmamaktadır. Her ne kadar üyeler saldırılara karşılık vermek zorunda olsa da, yapılacak işlemin çeşidinin ne olacağı üye ülkeler bırakılmaktadır. Bu, verilecek cevabın askeri nitelikte olacağını açıkça belirten Brüksel Antlaşması'nın IV. Maddesi'nden farklılık göstermektedir. Bununla birlikte, NATO üyelerinin saldırıya maruz kalmış olan üyeye askeri yardımda bulunacağı varsayılmaktadır. Daha sonra antlaşmaya üye ülkelerin denizaşırı toprakları, gemileri ve uçakları da dahil edilmiştir. 

NATO'nun kurulması ile birlikte  Avrupa ülkelerinin ABD uygulamalarını benimseyerek müttefik askeri terminolojisinin, prosedürlerinin ve teknolojinin standartlaştırılmasını sağladı. Kabaca 1300 Standardizasyon Anlaşması (STANAG), NATO'nun yaptığı çalışmaların çoğunu kodladı. 1950'lerde 7.62 × 51mm NATO tüfek fişeği üretildi ve birçok NATO ülkesi tarafından standart fişek olarak kabul edildi. 7.62 NATO tüfek fişeğini kullanan Belçika yapımı Fabrique Nationale de Herstal's FAL tüfeği, NATO üyeleri dışından da olmak üzere 75 ülke tarafından kullanılmaya başlandı. NATO uçaklarının herhangi bir NATO üssüne iniş yapabilmesi için uçak yönlendirme işaretleri de standart hale getirildi. NATO fonetik alfabesi gibi diğer standartlar gibi NATO'nun ötesine geçerek sivil kullanıma dahi geçti.

Soğuk Savaş dönemi ve NATO

Haziran 1955'te Kore Savaşı'nın başlaması NATO için çok önemliydi. Birlikte çalışan tüm komünist ülkeler NATO için açık tehdit oluşturmaktaydı ve bu olay ittifakı somut askeri planlar geliştirmek için zorladı. Ocak 1951 yılında Avrupa'da bulunana kuvvetleri sevk ve idare etmek için Müttefik Yüksek Komutanı Dwight D. Eisenhower emir komutasında Avrupa Yüksek Müttefik Kuvvetler Komutanlığı (SHAPE) kuruldu. Ekim 1950'de NATO Askeri Komitesi Sovyetle Birliğine karşı konvansiyonel güçlerin kurulması fikrini ortaya koydu ve Şubat 1952'de Lizbon'da gerçekleşen Kuzey Atlantik Konseyinde aynı düşünce tekrar edildi. NATO'nun Uzun Dönem Savunma Planı için gerekli kuvveti oluşturmaya çalışan Lizbon konferansında NATO'un doksan altı tümene kadar genişlemesi için çağrı yapıldı. Bununla birlikte, müteakip sene bu gereklilik ağırlıklı olarak nükleer silahlarının kullanılmasını öngörerek konvansiyonel kuvvetin çapını otuz beş tümene düşürdü. O dönemde NATO, Orta Avrupa'da yaklaşık 15, İtalya ve İskandinavya'da ilave 10 tümeni her an göreve çağırabilecek hazırlık seviyesinde tuttu. Aynı zamanda Lizbon'da, organizasyonun sivil  bir sorumlusunun olmasına karar verildi ve Lord Ismay NATO Genel Sekreteri olarak atandı.

Eylül 1952'de NATO'nun ilk büyük deniz tatbikatı başladı. Norveç ve Danimarka'nın savunması için icra edilen Mainbrace Tatbikatı 200 gemi ve 50.000'in üzerinde personel ile gerçekleştirildi. Müteakip dönemde başka büyük tatbikatlar icra edildi. Grand Slam ve Longstep Tatbikatı deniz ve amfibi kuvvetleri ile Akdeniz'de icra edildi. İtalic Weld, kuzey İtalya'da deniz, hava ve kara kuvvetleriyle icra edilen müşterek bir tatbikattı. Gran Repulse, Ren nehrinde İngiliz Ordusu, Hollanda Kolordusu ve Merkezi Müttefik Avrupa Hava Kuvvetlerini kapsayan bir tatbikattı. Monte Carlo, Merkezi Ordu Grubu ile yapılan atomik kara hava tatbikatı ve Weldfast, Amerikalı, İngiliz, Yunan, İtalyan ve Türk Deniz Kuvvetleriyle icra edilen müşterek amfibi bir tatbikat olarak icra edildi.

NATO'nun askeri komuta yapısına Yunanistan ve Türkiye'ye dahil etmek için İngiltere ve ABD baş müzakereci olarak görev aldı ve tartışmalı müzakerelerden sonra iki ülke 1952 yılında ittifaka katıldı. NATO'nun askeri hazırlıkları açıktan devam ederken, Avrupa'da Sovyet istilası başarılı olması durumunda Gladio Harekatı da dahil olmak üzere Batı Avrupa Birliği tarafından başlatılan gizli direnişi devam ettirilmesi NATO'nun kontrolüne bırakıldı. Sonuç olarak NATO'nun hava akrobasi grubu gibi silahlı kuvvetleri ile Kanada Ordusu'nun tank atışı yarışmaları arasında gayriresmi bağlar oluşmaya başladı.

1954'te Sovyetler Birliği, Avrupa'daki barışı korumak için NATO'ya katılmayı önerdi. NATO ülkeleri, Sovyetler Birliği'nin maksadının ittifakı zayıflatmak olduğu düşüncesi ile bu öneriyi reddettiler.

17 Aralık 1954 tarihinde, Kuzey Atlantik Konseyi, NATO nükleer silah fikrinin belgesi olan MC 48'i onayladı. MC 48 belgesine göre Sovyetler ile gerçekleşecek bir savaşta Sovyet Rusya nükleer silahlarını ilk kullanan olmasa bile, NATO'nun nükleer silahlarını kullanması gerektiğini vurgulamaktaydı. Bu ABD Stratejik Hava Kuvvetleri Komutanında olduğu gibi Yüksek Müttefik Komutanına da nükleer silahlarının otomatik kullanımında zorunlu önceliğini göstermekteydi. 

9 Mayıs 1955'te Batı Almanya'nın NATO'ya dahil edilmesi, dönemin Norveç Dışişleri Bakanı Halvard Lange tarafından "kıtamızın tarihinde belirleyici bir dönüm noktası" olarak tanımlandı. Almanya'nın ittifaka girmesinin başlıca sebebi, Almanya nüfusu olmadan Sovyet istilasına karşı koyabilecek konvansiyonel kuvvete ulaşmak mümkün olmayacaktı. Batı Almanya'nın NATO'ya katılmasına bir tepki olarak 14 Mayıs 1955'te Sovyetler Birliği, Macaristan, Çekoslovakya, Polonya, Bulgaristan, Romanya, Arnavutluk ve Doğu Almanya tarafından Varşova Paktı imzalandı. Bu paktı imzalanmasıyla Soğuk Savaşın iki tarafı kesin çizgilerle ayrılmaktaydı.

1957 sonbaharında eşzamanlı olarak üç büyük tatbikat yapıldı. Counter Punch, Strikebak ve Deep Water Harekatları Norveç'ten Türkiye'ye kadar 250.000'den fazla asker, 300 gemi ve 1.500 uçakla o güne kadar ittifakın yaptığı en ciddi tatbikattı.

Fransa'nın NATO'dan çekilmesi

NATO'nun bütünlüğü, erken sayılacak bir tarihte Charles De Gaulle'un Fransa Cumhurbaşkanlığı sırasında ortaya çıkan bir krizle bölündü. De Gaulle, ABD'nin örgütteki güçlü rolüne ve ABD ve İngiltere arasında var olduğuna inandığı özel ilişkiye karşı çıktı. 17 Eylül 1958'de Başkan Dwight D. Eisenhower ve Başbakan Harold Macmillan'a gönderilen bir mutabakat çerçevesinde, Fransa'yı ABD ve İngiltere ile eşit şartlar altına sokacak olan üçlü bir başkanlığın kurulmasını istedi.

Kendisine verilen cevaptan tatmin olmayan de Gaulle, kendi ülkesi için bağımsız bir savunma gücü oluşturmaya başladı. Doğu Almanya'nın Batı Almanya'yı istilası durumunda, NATO-Varşova Paktı ülkeleri arasında yaşanacak bir savaşın içinde olmaktansa, De Gaulle Fransa'ya Doğu Bloku ülkeleriyle ayrı bir anlaşma yapma şansı vermek istiyordu. Şubat 1959'da Fransa, NATO'nun komutasında bulunan Akdeniz Filosunu geri çekti ve daha sonra Fransız topraklarında yabancı nükleer silah bulundurmayı yasakladı. Bu karar ABD'nin Fransa'da bulunan 200 uçağını geri çekmesine ve 1950 yılından beri işlettiği hava üslerini 1967'de Fransa'ya bırakmasına sebep oldu.

Fransa, 1962'deki Küba Füze Krizi sırasında NATO ile dayanışma göstermiş olsa da, De Gaulle, Fransa'nın Atlantik ve Kanal filolarını NATO komutasından çekerek bağımsız bir savunma kuvveti oluşturma çabasının peşinden gitti. 1966'da, NATO komutasındaki tüm Fransız silahlı kuvvetleri geri çekildi ve NATO birliklerinin Fransa'yı terk etmesi istendi. ABD Dışişleri Bakanı Dean Rusk  Gaulle'e emrinin "Fransa mezarlıklarındaki Amerikan askerlerinin cesetlerini içerip içermediğini'' sorduğu rivayet edilmektedir. Bu çekilme Paris yakınlarında  Rocquencourt'da bulunan NATO'nun merkezi SHAPE'in 16 Ekim 1967'de Belçika'nın Mons kentinin kuzeyinde olan Casteau'ya taşınmasına sebep oldu. Fransa Soğuk Savaş boyunca ittifakın bir üyesi olarak kaldı ve Federal Almanya Cumhuriyetinde konuşlu olan kuvvetlerini Varşova Paktı ülkelerinin yapacağı muhtemel saldırılara karşı hazır olarak bekletti. ABD ve Fransız yetkililer arasında Doğu-Batı arasında yaşanacak muhtemel bir çatışma ortamında Fransız Kuvvetlerin NATO'nun komuta yapısına nasıl entegre olacağını planlayan the Lemnitzer–Ailleret Agreements gibi bir dizi gizli antlaşma yapıldı.

Fransa, 2009 Strasbourg / Kehl Zirvesinde NATO'ya tam katılımla geri döneceğini açıkladı.

Detente

Soğuk Savaş boyunca, NATO'nun Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı'na karşı olan hazırlıkları doğrudan askeri bir hareket gerektirmedi. 1 Temmuz 1968'de Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması imzaya açıldı: Savaş kararı alınıncaya kadar nükleer silahların kontrolü ABD'de olduğundan, NATO'nun nükleer paylaşım düzenlemelerinin anlaşmayı ihlal etmediği savunuldu. Zaten savaş çıkması durumunda Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşmasının bir önemi de kalmayacaktı. O dönemde çok az ülke NATO'nun nükleer paylaşım düzenlemelerinden haberdardı ve kimse bunlara karşı çıkmadı. Mayıs 1978'de NATO ülkeleri, güvenliği sürdürmek ve iyi ilişkileri geliştirmeyi (détente) İttifak'ın iki tamamlayıcı görevi olarak resmen tanımladılar. Bunun anlamı, daha fazla silahlanma yarışına girmeden Varşova Paktı'nın taarruzi yetenekleriyle eş değer savunma gücüne sahip olunmasıydı. 

Üye ülke bakanları 12 Aralık 1979'da Varşova Paktı nükleer yeteneklerinin Avrupa'da geliştirilmesiyle beraber, ABD'nin GLCM kruz füzeleri ile Perishing II füzelerinin Avrupa'ya konuşlanmasını onayladı. Yeni savaş başlıkları, nükleer silahsızlanma müzakerelerinde Batının pozisyonunu güçlendirdi. Bu politikaya ikili izleme politikası dendi. Benzer şekilde 1983 ve 84 yıllarında, Varşova Paktı'nın SS-20 orta menzil füzeleri Avrupa'ya konuşlandırmasına mukabil, NATO olası bir savaş durumunda tank birliklerini vurabilecek Perishing II füzelerini yerleştirdi. Bu faaliyetler Batı Avrupa'da barışı destekleyen protestolara yol açtı ve silahlanama yarışının sürdürülebilirliği hakkında şüpheler olduğundan silahların konuşlanmasına olan destek azaldı. 

Bu dönemde ittifakın üyelik durumda bir değişiklik olmadı. 1974 yılında Türkiye'nin Kıbrıs'a çıkartma yapmasından sonra Yunanistan silahlı kuvvetlerini NATO'nun askeri komutasından çekti. 1980 yılında Türklerin işbirliği sonucunda Yunan Kuvvetler tekrar kabul edildi. Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 6. Maddesi üye ülkelerin yengeç dönencesinin (Tropic of Cancer) kuzeyindeki topraklarına karşı yapılan saldırılara karşı kollektif savunma anlayışını benimsediği için İngiltere ve Arjantin arasındaki Falkland Savaşına NATO müdahil olmamıştır. 30 Mayıs 1982'de yapılan referandum sonucu demokratik bir yapıya dönüşen İspanya NATO'ya katıldı. Soğuk Savaşın zirvesinde üye ülkeler dört kademe olarak tertiplenmiş, 78 karargaha sahip, 435.000  ileri kademede konuşlanmış ABD askeri olmak üzere toplamda 5.252.800 asker muhafaza etti.

Soğuk Savaş sonrası NATO

1989 Devrimi ve Varşova Paktı'nın 1991'de dağılması, NATO'nun de facto düşmanını kaldırdı ve NATO'nun amacını, doğasını, görevlerini ve Avrupa kıtasına odaklanmasını stratejik olarak yeniden değerlendirmesine neden oldu. Bu değişim, Aralık 1990'da Sovyetler Birliği ile NATO arasında Avrupa'da Konvasiyonel Silahlı Kuvvetler Antlaşması'nın Paris'te imzalanmasıyla devam etti. Antlaşma, Aralık 1991'de dağılan Sovyetler Birliği'nden sonra kıta genelinde belirli silahlara kısıtlama getirdi. O dönemde Avrupa ülkeleri NATO harcamalarının %34'ünü oluştururken bu rakam 2012'de %21 düştü. NATO aynı zamanda bağımsızlığını yeni kazanan Orta ve Doğu Avrupa ülkelerini de kapsayacak şekilde kademeli olarak genişlemeye başladı ve faaliyetlerini daha önce NATO'nun ilgi alanında olmayan siyasi ve insani durumları da içerecek şekilde genişletti.

Soğuk Savaş sonrası NATO'nun genişlemesi, Doğu Almanya'nın Batı Almanya Cumhuriyeti ile birleştiği 3 Ekim 1990 yılında başladı. Bu genişleme 1990 yılının başlarında İki Artı Dört (Two Plus Four) anlaşmasında kabul edildi. Almanya'nın birleşmesine ve NATO'da kalmasına Sovyetler Birliği'nin onayını almak için, Doğu Almanya tarafında yabancı birlikler ve nükleer silahların olmaması konusunda anlaşmaya varıldı. Yapılan anlaşmanın NATO'nun doğuya doğru daha da genişlemesine izin veren taahhütlere yönelik farklı görüşler bulunmaktadır. Sovyetler Birliğinin son dönemlerindeki ABD Büyükelçisi Jack Matlock Batı'nın doğuya doğru genişlemeyeceğini açıkça taahhüt ettiğini söylemiştir. Açık kaynaklardan anlaşılacağı üzere Sovyet müzakerecilere Çekoslovakya, Macaristan ve Polonya'nın NATO üyeliklerinin söz konusu olmadığı izlenimi verilmişti. O dönem Batı Almanya Dışişleri Bakanı olan Hans-Dietrich Genscher, Eduard Shevardnadze ile yaptığı görüşmede "Bir şey kesin: NATO doğuda genişlemeyecek" diye beyan etmişti. 1996 yılında yazdığı anılarında, Gorbaçov Almanya'nın birleşmesi görüşmelerinde NATO'nun faaliyet alanını doğuya doğru genişletmeyeceği güvencesini aldıklarını söylemiş ve aynı görüşü 2008 yılında verdiği röportajda tekrar etmişti. İki Artı Dört müzakere sürecinde yer alan Dışişleri Bakanlığı yetkilisi olan Robert Zoellick bu algının yanlış olduğunu ve görüşmelerde genişlemenin olmayacağına dair herhangi bir resmi taahhütün verilmediğini söylemiştir. 

Soğuk Savaş sonrası yeniden yapılanma sürecinin bir parçası olarak Avrupa Hızlı Mukabele Müttefik Kuvvetler Karargahı kurularak NATO'nun askeri yapısı azaltıdı ve yeniden organize edildi. Sovyetler Birliği'nin çöküşüyle beraber Avrupa'da askeri dengede meydana gelen değişiklikler, 1999'da imzalanan Avrupa Uyumlaştırılmış Konvansiyonel Silahlı Kuvvetler  Antlaşması'nda kabul edildi. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin politikaları sonucu, Fransa'nın NATO'daki konumunda büyük değişikler oldu. Fransa bağımsız bir nükleer güç olarak varlığını sürdürürken, 4 Nisan 2009'da imzalanan anlaşmayla NATO'nun askeri kanadına dahil olmak üzere tam üye olarak geriye dönüş yaptı.

NATO'nun genişlemesi

1994-1997 yılları arasında Barış için Ortaklık, Akdeniz Diyaloğu girişimi ve Avrupa-Atlantik Ortaklık Konseyi gibi NATO ve komşuları arasında bölgesel işbirliği için daha geniş forumlar kuruldu. 1998'de NATO-Rusya Daimi Ortak Konseyi kuruldu. 8 Temmuz 1997'de, üç eski komünist ülke olan Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Polonya NATO'ya katılmak için davet edildi ve her üç ülke 1999 yılında ittifaka katıldı. Merkez ve Doğu yedi Avrupa ülkesinin katılımıyla genişleme sürecine devam edildi. Estonya , Letonya, Litvanya, Slovenya, Slovakya, Bulgaristan ve Romanya  2002 Prag zirvesinde üyelik görüşmelerine davet edildiler ve 2004 İstanbul Zirvesinden hemen önce 29 Mart 2004'te ittifaka üye oldular. NATO dört körfez ülkesiyle İstanbul İşbirliği girişimini İstanbul'da başlattı. O dönemde alınan bu karar ABD'li pek çok asker, politikacı ve akademisyen tarafından tarihi bir hata olarak nitelendirildi. Çevreleme politikasının destekçilerinden olan ABD'li diplomat George F. Kennan alınan bu kararın Rusya'da demokrasinin gelişmesi ve soğuk savaş sonrası Doğu-Batı ilişkileri üzerinde olumsuz etkileri olabileceği ve Rusya dış politikasının ABD'nin tercih etmeyeceği bir yöne gidebileceğini belirtti.

Eski NATO yapıları kaldırılırken yeni NATO yapıları oluşturuldu. 1997 yılında NATO, komuta yapısının 65 merkezden 20'ye düşürülmesi gibi önemli bir karara vardı. 21 Kasım 2002 eski bir COMECON ülkesi olan Çekoslovakya  Prag'da gerçekleşen ilk zirvede NATO Mukabele Gücü (NRF) kuruldu. 19 Haziran 2003'te NATO askeri komutasının yeniden yapılandırılması kapsamında, Atlantik Yüksek Müttefik Kuvvetleri Komutanlığı kaldırıldı ve yerine merkezi ABD'nin Virginya eyaleti Norfolk şehri olan Müttefik Dönüşüm Komutanlığı (ACT) kuruldu. Benzer şekilde Yüksek Müttefik Avrupa Komutanlığı (SHAPE) Müttefik Harekat Komutanlığı Karargahına (ACO) dönüştü. ACT NATO içinde dönüşüm ve gelecekte kazanılması gereken yeteneklerden sorumluyken, ACO cari harekatı sevk ve idare sorumluluğunu aldı. Mart 2004'te NATO Letonya, Litvanya ve Estonya egemenliğini destekleyen NATO Baltık Hava Sahası gözetimine başladı. Bu kapsamda bu ülkelerin hava sahasına yönelik istenmeyen ihlallere karşı reaksiyon göstermesi için jet uçakları görevlendirdi. 2014 yılında dört uçak konumlandırdığı Litvanya'da, NATO sekiz uluslarası jet uçağı bulundurmaktadır.

2006 Riga zirvesi, Letonya'nın Riga kentinde düzenlendi ve enerji güvenliği meselesinin altını çizdi. Bir dönem Sovyetler Birliği'nin bir parçası olan bir ülkede düzenlenen ilk NATO zirvesi idi. Nisan 2008'de Romanya'nın Bükreş kentinde düzenlenen zirvede NATO, Hırvatistan ve Arnavutluk'la üyelik kararı aldı ve her iki ülke Nisan 2009'da NATO'ya katıldı. Ukrayna ve Gürcistan'a da üye olabilecekleri bildiridi. Gürcistan ve Ukrayna'nın NATO üyeliği ve NATO füze savunma kalkanı planları Rusya'nın sert eleştirilerine neden oldu. Füze kalkanı ile ilgili çalışmalar, anti-balistik füzelerin Polonya ve Çek Cumhuriyeti'nde konuşlandırılması müzakereleriyle 2002 yılında başladı. NATO liderleri, sistemin Rusya'yı hedef almadığına dair güvence verse de, Rusya'nın iki lideri Vladimir Putin ve Dmitry Medvedev bu çalışmayı bir tehdit olarak algılayarak sert bir şekilde eleştirdi. 

2009 yılında ABD Başkanı Barack Obama, gemiler üzerinde kurulu olan Aegis Combat System'i önerdi; bu plan Türkiye, İspanya, Portekiz, Romanya ve Polonya'da gerekli istasyonların kurulumu öngörmektedir. NATO ayrıca, B 61 taktik nükleer bombalarının hedefleme yeteneklerini yükselterek Avrupa'daki nükleer caydırıcılığında "statükoyu" sürdürecek ve bu bombaları Lockheed Martin F-35 Yıldırım II hayalet uçakları üzerine yerleştirecektir.  2014 Kırım krizinden sonra NATO, Estonya, Litvanya, Letonya, Polonya, Romanya ve Bulgaristan'da bulunan üslerde 5.000 askerlik yeni bir öncü kuvvet kurmayı taahhüt etti. NATO, 15 Haziran 2016'da siber savaşı, kara, deniz ve hava savaşı gibi resmen kabul etti. Bu, NATO üyelerine karşı yapılan herhangi bir siber saldırının Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 5. Maddesini tetikleyebileceği anlamına gelmektedir.

NATO operasyonları

Kuveyt savaşı ve NATO

Soğuk Savaş döneminde NATO tarafından herhangi bir askeri operasyon düzenlenmedi. Soğuk Savaşın sona ermesinin ardından, Irak'ın Kuveyt'i işgal etmesi üzerine, 1990'da Anchor Guard ve 1991'de Ace Guard  operasyonları yapıldı. Havadan Erken İhbar uçakları Güneydoğu Türkiye'yi kapsayacak şekilde gönderildi ve daha sonra bölgeye hızlı mukabele kuvveti konuşlandırıldı.

NATO'nun Bosna Hersek müdahalesi

Bosna Savaşı, Yugoslavya'nın parçalanması sonucunda 1992 yılında başladı. Durumun kötüleşmesiyle beraber Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 9 Ekim 1992 yılında 816 numaralı kararı aldı. Alınan karar doğrultusunda NATO 12 Nisan 1993'de Bosna Hersek üzerinde uçuşu yasaklayan Deny Flight operasyonunu başlattı. Haziran 1993'ten Ekim 1996'ya kadar, NATO silah ambargosu ve Yugoslavya Federal Cumhuriyetine karşı ekonomik ambargoları uygulamak için denizde uygulamalarını yürüttü. 28 Şubat 1994'te uçuşa yasak hava sahasını ihlal eden dört Bosna Sırp uçağını vurarak, NATO ilk savaş eylemini gerçekleştirdi.

10 ve 11 Nisan 1994'te, Bosna Savaşı sırasında Birleşmiş Milletler Koruma Gücü, Goražde güvenli bölgesini korumak için hava saldırısı çağrısında bulundu ve NATO komutasındaki iki F-16 jet uçağı  Gorazde yakınlarında bulunan Sırp askeri komuta karargahını vurdu. Bu, 150 BM personelinin 14 Nisan'da rehin alınmasına yol açtı. 16 Nisan'da İngiliz Sea Harrier uçağı Goražde üzerinde uçarken Sırp kuvvetleri tarafından vuruldu. Ağustos 1995 yılında Serbrenitsa katliamında sonra Sırp ordusuna karşı iki haftalık bombalama harekatı olan Deliberate Force operasyonu başladı.

O yıl düzenlenen NATO hava saldırıları Yugoslavya savaşını sonlanarak Kasım 1995'te Dayton Antlaşmasının imzalanmasını sağladı. Antlaşmanın bir parçası olarak, Joint Endeavor operasyonunun altında, NATO BM tarafından görevlendirilmiş IFOR kuvvetini bölgede konuşlandırdı. Bu barışı koruma görevinde NATO'nun 60.000'e yakın askeri kuvvetine NATO üyesi olmayan ülkelerin askerleri de katıldı. Bu kuvvet müteakiben 32.000 askerden oluşan daha küçük bir kuvvet olan SFOR'a dönüştü. Aralık 1996'dan Aralık 2004'e kadar görev aldı. Müteakiben operasyonlar Avrupa Birliği Althea Gücüne devredildi. Üye ülkelerini örnek alarak, NATO bu operasyonlara katılanlara hizmet madalyası olan NATO madalyasını vermeye başladı.

NATO'nun Kosova müdahalesi

Sırp lider Slobodan Miloševiç'in yönetiminde Kosova'daki KLA ayrılıkçıları ve Arnavut sivillere yönelik baskıları durdurmak  ve ateşkes sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 23 Eylül 1998'de 1199 sayılı kararı kabul etti. ABD Özel Elçisi Richard Holbrooke'un müzakereleri 23 Mart 1999'da sonuç vermeyerek sona erdi ve elçi konuyu NATO'ya devretti. 24 Mart 1999'da NATO 78 günlük bombalama harekatına başladı. Müttefik Kuvvetler Operasyonu, o zamanda Federal Yugoslavya Cumhuriyeti'nin askeri yeteneklerini hedefledi. Kriz sırasında NATO, Kosovadan gelen mültecilere yardım etmek maksadıyla uluslararası mukabele güçlerinden biri olan ACE Mobil Gücü'nü Arnavutluk Gücü (AFOR) olarak Arnavutluğa konuşlandırdı.

Belgrad'daki Çin elçiliğinin bombalanması da dahil olmak üzere yüksek sivil kayıplara neden olan bu harekat eleştirilere neden olsa da, Milošević nihayet 3 Haziran 1999'da Kosova Savaşı'na son veren uluslararası bir barış planının şartlarını kabul etti. 11 Haziran'da Miloševiç, NATO'nun KFOR barış gücünün kuruluşuna yetki veren BM'nin 1244 numaralı kararını kabul etti. Yaklaşık bir milyon mülteci Kosova'dan kaçmıştı ve KFOR'un görevi şiddeti önlemek ve insanı yardım kuruluşlarını korumaktı. 2001 yılı Ağustos-Eylül döneminde, ittifak Makedonya Cumhuriyeti'nde etnik Arnavut militanlarını silahsızlandırma görevi olan Essential Harvest harekatını başlattı. 1 Aralık 2013 itibarıyla 31 ülkeden 4,882 KFOR askeri bu bölgede faaliyet göstermeye devam etmektedir.

1999 yılında Sırbistan'ın bombalanması durumuna benzer olaylarda ABD, İngiltere ve diğer birçok NATO ülkesi Birleşmiş Devletler Güvenlik Konseyinin onayına gerek olmadığını iddia ederken, Fransa ve diğer bazı devletler ittifakın BM onayına ihtiyacı olduğunu belirtti.  ABD/İngiltere tarafı bunun ittifakın otoritesini zayıflatacağını ve Rusya ve Çin'in Güvenlik Konseyindeki veto yetkisini kullanarak Yugoslavya'nın bombalanmasını engellemek isteyeceklerini belirtti. Ayrıca gelecekte NATO'nun müdahale etmesi gereken harekatlarda Güvenlik Konseyi veto yetkisini kullanarak ittifakın gücünü ve kuruluş amacını tamamen etkisiz hale getirebileceklerini ortaya koydular. Soğuk Savaş sonrası askeri ortamı göz önüne alarak NATO Nisan 1999'da gerçekleşen Vaşington zirvesinde çatışmaları önleme ve kriz yönetimini vurgulayan Müttefik Stratejik Konseptini kabul etti.

NATO Afganistan Harekatı

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki 11 Eylül saldırıları, NATO tarihinde ilk kez 5. Maddenin uygulanmasına sebep oldu. 5'inci Madde herhangi bir üyeye yapılan bir saldırının tüm üyelere yapıldığını kabul etmektedir. 4 Ekim 2001'de NATO yapılan saldırıların Kuzey Atlantik Antlaşması şartlarına uygun olduğunu doğruladı. Saldırılara tepki olarak NATO tarafından Eagle Assist, Active Endeavor ve 4 Ekim 2001'den itibaren başlayarak Akdeniz'de terörist geçişleri ile kitle imha silahlarının sevkiyatını önleyen ve genel olarak gemilerin geçişlerinin emniyetini sağlayan bir deniz harekatını da içeren sekiz resmi önlem alındı. 

Dayanışma içinde hareket eden NATO, 16 Nisan 2003'te 42 ülkeden birlik bulunan Uluslararası Güvenlik Yardım Gücü'nün (ISAF) komutasını kabul etti. Karar, o dönemde ISAF'ı yöneten iki ülke olan Almanya ve Hollanda'nın teklifi ve NATO'nun ondokuz büyükelçisinin oybirliği ile kabul edildi. ISAF'ın kontrolü 11 Ağustos'ta alan NATO tarihinde ilk kez Kuzey Atlantik bölgesi dışındaki bir görevin sorumluluğun almış oldu.

ISAF ilk başta Hamid Karzai başkanlığındaki Afgan Geçiş Hükümetinin kurulmasını sağlamak için Kabil'i ve çevresini Taliban, El-Kaide ve yerel savaşçılardan korumakla sorumluydu. Ekim 2003'te BM Güvenlik Konseyi, ISAF'ın Afganistan'da genişlemesini onayladı ve daha sonra ISAF görevini dört ana aşamada tüm ülkeyi kapsayacak şekilde genişletti.

31 Temmuz 2006'da ISAF, Afganistan'ın güneyindeki askeri operasyonları ABD liderliğindeki terörle mücadele koalisyonundan devraldı. Güneydeki çatışmaların yoğunluğu nedeniyle  Fransa 2011 yılında ittifaka daha fazla destek vermek için Mirage 2000 savaş uçak filosunu Kandahar bölgesine taşınmasına izin verdi. 2012 Chicago Zirvesi sırasında NATO, Aralık 2014 sonuna kadar Afganistan savaşını sona erdiren ve NATO liderliğindeki ISAF Kuvvetlerini bölgeden çeken bir planı onayladı. ISAF, Aralık 2014'te kaldırıldı ve yerini  Afgan güvenlik güçlerine eğitim vermeyi amaçlayan Resolute Support görevine bıraktı.

NATO Irak eğitim misyonu

Ağustos 2004'te Irak Savaşı sırasında NATO, Irak güvenlik güçlerinin ABD liderliğindeki uluslararası güce (MNF-I, multinational force) katkı sağlamaları için bir eğitim misyonu olan NATO Eğitim Misyonu - Irak'ı kurdu. NATO Eğitim Misyonu-Irak (NTM-I), Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1546 sayılı Kararı uyarınca Irak Geçici Hükümetinin talebi üzerine kuruldu. NTM-I'in amacı, Irak güvenlik güçlerinin eğitim yapıları ve kurumlarının geliştirilmesine yardımcı olarak Irak'ın kendi ihtiyaçlarını karşılayacak duruma getirmekti. NTM-I bir savaş görevinden ziyade NATO Kuzey Atlantik Konseyi'nin siyasi kontrolü altında ayrı bir görevdi. Görevin maksadı eğitim vermek ve rehberlik etmekti. Faaliyetler Irak makamları ve ABD liderliğindeki  Genel Danışmanlık ve Eğitim Komutanlığı ile koordine edilmekteydi. Genel Danışmanlık ve Eğitim Komutanı da aynen NTM-I komutanı gibi ikiz görevliydi. NTM-I görevi resmi olarak 17 Aralık 2011'de sonlandı.

Aden körfezinde korsanlığa karşı koruma

17 Ağustos 2009'da itibaren NATO, Aden Körfezi ve Hint Okyanusu'ndaki deniz trafiğini Somalili korsanlardan korumak ve bölgesel devletlerin deniz kuvvetleri ve sahil güvenlik güçlerini güçlendirmek için bölgeye savaş gemileri konuşlandırdı. Operasyon Kuzey Atlantik Konseyi tarafından onaylandı ve  birçok ülkeden gemiler olsa da çoğunluk olarak ABD savaş gemileri görev aldı. Ocean Shield operasyonu, Somali'deki Dünya Yiyecek Program misyonunun bir parçası olarak yardım dağıtımı yapan Allied Provider Operasyonunda görev alan gemileri koruma görevine odaklanmaktadır. Bu operasyona Rusya, Çin ve Güney Kore de savaş gemileri gönderdi. Operasyonun maksadı korsan saldırılarını engellemek ve durdurmak, gemileri korumak ve bölgedeki genel güvenlik seviyesini artırmaktır.

NATO'nun Libya müdahalesi

Libya İç Savaşı sırasında, protestocular ve Albay Muammer Kaddafi liderliğindeki Libya hükümeti arasındaki şiddetin tırmanması üzerine 17 Mart 2011'de ateşkes çağrısında bulunan ve sivilleri korumak için askeri tedbirlerin alınmasını onaylayan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1973 sayılı Kararı onayladı. Birkaç NATO üyesini içeren bir koalisyon gücü kısa bir süre sonra Libya üzerinden uçuşa yasak bölge uygulamasına başladı. 20 Mart 2011'de NATO ülkeleri Libya'ya yönelik Unified Protector operasyonuyla silah ambargosu uygulamaya karar verdiler. Bu kapsamda NATO Daimi Denizcilik Grubu 1, Daimi Mayın Önlemleri Grub 1 gemileri ve diğer NATO üye ülkelerinin gemi ve denizaltıları kullanıldı. Deniz gücünün görevi gözlemlemek, rapor etmek ve yasa dışı silah ve asker taşıdığından şüphelenilen gemilere müdahale etmekti.

NATO, 24 Mart'ta koalisyon güçlerinden uçuşa yasak bölgenin kontrolünü almaya karar verirken, kara hedeflerinin işaretlenmesi görevi koalisyon güçlerinde kaldı. NATO, 27 Mart 2011'de Katar ve Birleşmiş Arap Emirlikleri'nin desteğiyle BM kararını resmi olarak zorlamaya başladı. Haziran ayına gelindiğinde 29 üye ülkenin sadece sekizinin harekata katılmasıyla ittifak içindeki bölünmeye yönelik raporlar gün yüzüne çıktı. ABD Savunma Sekreteri Robert Gates ile Polonya, İspanya, Hollanda, Türkiye ve Almanya gibi ülkeler arasında harekata yeterince destek verilmediği konusunda anlaşmazlık ortaya çıktı. Söz konusu ülkeler ittifakın görev tanımının dışına çıktığına inanmaktaydı. Gates, 10 Haziran'da Brüksel'de yaptığı son konuşmasında müttefik ülkelerin hareketlerinin NATO'nun sonunu getirebileceğini ifade ederek eleştirdi. Alman Dışişleri Bakanlığı, NATO ve NATO liderliğindeki operasyonlara Alman katkısının büyük olduğunu ve  ve bunun Başkan Obama tarafından takdir edildiğini belirtti.

Libya görevi Eylül ayına kadar uzatılırken, aynı gün Norveç harekata olan katkısını azaltmaya başlayacağını ve 1 Ağustos'tan itibaren tamamen çekilmeye başlayacağını açıkladı. O haftanın başında Danimarka hava kuvvetlerinin mühimmatının bitmek üzere olduğu rapor edildi. Ertesi hafta, Kraliyet Donanma Komutanı, İngiltere'nin harekatı sürdürmesinin mümkün olmadığını söyledi. Görev sonlandığı Ekim 2011'de Albay Kaddafi'nin ölümünden sonra, NATO uçakları Kaddafi yanlısı hedeflere karşı yaklaşık 9.500 uçuş yaptı. Mayıs 2012'deki İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından hazırlanan bir raporda, harekatta en az 72 sivilin öldüğü tespit edildi. Ekim 2013'te yapılan darbe girişiminden sonra Libya Başbakanı Ali Zeidan cari güvenlik konularında NATO'dan teknik tavsiyeler ve eğitimciler talep etti.

NATO üye ülkeleri

Ayrıca NATO üye ülkeleri makalesine bakabilirsiniz.

NATO üyeleri listesi

  •  Arnavutluk 
  •  Belçika 
  •  Bulgaristan 
  •  Kanada 
  •  Hırvatistan 
  •  Çek Cumhuriyeti 
  •  Danimarka 
  •  Estonya 
  •  Fransa 
  •  Almanya 
  •  Yunanistan 
  •  Macaristan 
  •  İzlanda 
  •  İtalya
  •  Letonya 
  •  Litvanya 
  •  Lüksemburg 
  •  Karadağ
  •  Hollanda 
  •  Norveç 
  •  Polonya 
  •  Portekiz 
  •  Romanya 
  •  Slovakya 
  •  Slovenya 
  •  İspanya 
  •  Türkiye 
  •  Birleşik Krallık 
  •  Amerika Birleşik Devletleri

NATO'nun ağırlıklı olarak Avrupa ve Kuzey Amerika'da 29 üyesi var. Bu ülkelerin bazılarının birden fazla kıta üzerinde toprağı bulunmaktadır, fakat NATO'nun sorumluluk sahası Kuzey Atlantik Antlaşması'nın 6. Maddesi uyarınca yengeç dönencesine kadar olduğundan sadece bu alanda olan topraklar ittifakın koruması altındadır. Anlaşma müzakereleri sırasında Birleşik Devletler, Belçika, Kongo gibi sömürgelerin antlaşmadan çıkarılmasında ısrar etti. Ancak Fransız Cezayir 3 Temmuz 1962'de bağımsızlığını kazana kadar ittifakın koruması altındaydı. Yirmi sekiz ülkenin on ikisi, 1949'da katılan ilk üyelerdi; diğer on altı ülke ise yapılan yedi genişleme turunda katıldı. NATO savunma harcamalarının dörtte üçünü karşılayan ABD ile beraber gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde ikisinden fazlasını savunma harcamalarına harcayan birkaç ülke bulunmaktadır.

1960'lı yılların ortalarından 1990'ların ortalarına kadar Fransa, "Gaullo-Mitterrandism" olarak adlandırılan bir politika çerçevesinde NATO'dan bağımsız bir askeri strateji izledi. Nicolas Sarkozy 2009 yılında Fransa'nın NATO'nun askeri komutan yapısına ve müteakip yıl dağıtılan entegre Savunma Planlama Komitesine geri dönme müzakerelerinde bulundu. Fransa, Nükleer Planlama Grubu dışındaki tek NATO üyesi olmaya devam etmekte ve ABD ve İngiltere'nin aksine, nükleer silahlı denizaltılarını NATO görevleri kapsamında kullanmayacağını beyan etmektedir.

NATO'ya yeni katılan ülkeler

İttifakta yeni üyeler büyük oranda Varşova Paktı'nın eski üyeleri de dahil olmak üzere Orta ve Doğu Avrupa'dan katıldı. İttifak'a katılım, bireysel Üyelik Eylem Planları ile düzenlenir ve her ittifak üyesinin onayını gerektirir. Hali hazır durumda NATO'ya katılma sürecinde üç aday ülke bulunmaktadır. Bunlar Bosna-Hersek, Karadağ ve Makedonya Cumhuriyetidir. 2 Aralık 2015'te NATO Dışişleri Bakanları, Karadağ'ı İttifak'ın 29. üyesi olmak için üyelik müzakerelerine başlamaya davet etmeye karar verdiler. NATO'nun resmi açıklamasında, Makedonya Cumhuriyeti her zaman "eski Yugoslav Makedonya Cumhuriyeti" olarak adlandırılır fakat daima Türkiye, Makedonya Cumhuriyeti'ni anayasal adı altında tanıdığın belirten bir dipnot bulunmaktadır. Makedonya, en son NATO üyeleri olan Hırvatistan ve Arnavutluk ile üyelik şartlarını ayn zamanda tamamladığı halde NATO üyeliği, Yunanistan tarafından Makedonya ismi üzerinde yaşanan anlaşmazlık nedeniyle bloke edildi. 2003 yılında NATO'ya yeni katılan ve potansiyel aday ülkeler katılım sürecinde birbirine destek olmak maksadıyla Adriyatik Tüzüğü'nü oluşturdu. 

Gürcistan da aday üye olarak adlandırıldı ve Bükreş'teki 2008 zirvesinde üyelik sözü verildi fakat 2014 yılında ABD Başkanı Barack Obama, Gürcistan'ın üyeliğinin şu anda planlanmadığını söyledi.

Rusya, Almanya'nın birleşmesi görüşmelerinde Sovyet lideri Mikhail Gorbaçov ile Avrupalı ​​ve Amerikalı müzakerecileriyle varılan görüş birliği ile ile tutarsız  görerek, NATO daha da genişlemesine karşı çıkmaktadır. Her ne kadar Batı tarafından eleştirilse de, NATO'nun genişleme çabaları, Moskova liderleri tarafından Soğuk Savaşın bir devamı olarak Rusya'yı kuşatmak ve izole etmek için yapılan bir çaba olarak görülmektedir. Ukrayna'nın NATO ve Avrupa ile olan ilişkisi siyasi olarak ayrılıkçı bir yapıdadır ve  bu durum 2014'te Rus yanlısı Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç'in görevi bırakmasına neden olan "Euromaidan" protestolarına katkıda bulunmuştur. Mart 2014'te Başbakan Arseniy Yatsenyuk, hükümetin Ukrayna'nın NATO üyeliği konusunda bir çalışmasının olmadığı tutumunu yinelemiştir. Ukrayna cumhurbaşkanı daha sonra NATO'ya üye olabilmek için ülkesinin tarafsızlık statüsünü düşüren tasarıyı imzaladı ancak katılım faaliyetlerine başlamadan önce referanduma gidileceği sinyalini verdi. Ukrayna, Bireysel Ortaklık Eylem Planına sahip sekiz Doğu Avrupa ülkesinden biridir. IPAP'ler(Bireysel Ortaklık Eylem Planı) 2002'de başlamış ve NATO ile olan ilişkilerini derinleştirmek için siyasi irade ve yeteneye sahip tüm ülkelere açıktır.

NATO ortaklıkları

Barış İçin Ortaklık (BİO) programı 1994 yılında kuruldu. Ortaklık, ülke ve NATO arasındaki bireysel ikili ilişkilere dayanmakta ve her ülke kendi katılımının kapsamını seçebilmektedir. Üyeler, Bağımsız Devletler Topluluğu'nun mevcut ve eski üyelerini içermektedir. Avrupa-Atlantik Ortaklık Konseyi (EAPC) ilk olarak 29 Mayıs 1997'de kuruldu ve elli katılımcı arasında düzenli koordinasyon, istişare ve diyalog forumdur. Barış İçin Ortaklık programı, Avrupa-Atlantik Ortaklığının operasyonel kanadı olarak görülmektedir.  BİO çerçevesinin bazı faaliyetlerine katılım için Afganistan gibi diğer üçüncü ülkelerle de görüşmeler yapılmıştır.

Avrupa Birliği (AB), 16 Aralık 2002'de Berlin Plus anlaşması altında NATO ile kapsamlı bir düzenleyici paketi imzaladı. Bu anlaşmayla AB, NATO'nun müdahale etmek istemediği durumlarda, NATO'nun imkan ve kabiliyetlerini uluslararası bir krizde kullanma imkanı sağladı. Örneğin, 1982 Lizbon antlaşmasının 42 (7) Maddesi "Bir Üye Devlet topraklarında silahlı saldırıya uğraması durumunda, diğer üye devletler tüm imkanlarıyla yardım etme zorunluluğu altındadır". Bu sözleşme tüm dünyanın herhangi bir yerinde geçerli iken, NATO'nun 6. maddesi sadece yengeç dönencesinin kuzeyinde operasyonlara müsaade etmektedir. Bu BİO programı ile bağlantılı olan AB ülkelerine çift çerçeve sağlamaktadır.

Buna ek olarak NATO, NATO üyesi olmayan bir çok üye ile işbirliği yapmakta ve faaliyetlerini tartışmaktadır. Akdeniz Diyaloğu, İsrail ve Kuzey Afrika'daki ülkelerle benzer bir koordinasyonu sağlamak için 1994 yılında kurulmuştur. İstanbul İşbirliği Girişimi, Akdeniz Diyaloğu ile aynı çizgide Ortadoğu için bir diyalog forumu olarak 2004 yılında ilan edildi. Körfez İşbirliği Konseyi aracılığıyla dört Körfez Ülkesi ile  bağlantı kurulmaktadır.

Japonya ile siyasi diyalog 1990 yılında başladı ve o zamandan beri İttifak bu işbirliği girişimlerine üye olmayan ülkelerle olan temaslar kademeli olarak artırılmaktadır. 1998'de NATO, ilişkilerin resmi bir şekilde kurumsallaşmasına izin vermeyen ancak  işbirliğini arttırma arzusunu yansıtacak bir kılavuz oluşturdu. Uzun tartışmaların ardından "Temas Ülkeleri" terimi 2000 yılında müttefikler tarafından kabul edildi. İttifak, 2012 yılı itibarı ile  "dünya genelinde ortakları" veya '' küresel ortaklar'' isimleri altında korsanlıkla mücadele ve teknoloji değişimi gibi konularda görüşmek üzere bu grup genişletildi.  Temas ülkeleri  olan Avustralya ve Yeni Zelanda da AUSCANNZUKUS stratejik ittifakının üyesidir ve temas ülkeleriyle NATO üyeleri arasındaki benzer bölgesel veya ikili anlaşmalar da işbirliğine yardımcı olmaktadır. Haziran 2013'te Kolombiya ve NATO, ortak çıkar alanlarında gelecekte işbirliği ve istişarelerde bulunmak için Bilgi Güvenliği Anlaşması imzaladı.  Kolombiya NATO ile işbirliği yapan ilk ve tek Latin Amerika ülkesi oldu.

NATO'nun yapısı

NATO'nun ana merkezi, Brüksel'in bir parçası olan Haren'de  Boulevard Léopold III / Leopold III-Laan, B-1110'da bulunmaktadır. mevcut kompleksin karşısında yapımına 2010'da başlayan 750 milyon € 'luk yeni karargah binası,  2016 yılında tamamlanması beklenmektedir. Mevcut karargah binasındaki sorunlar 1967 yılında Fransa'nın NATO'dan çekilmesini müteakiben karargahın alelacele  Paris Porte Dauphin'den taşınırken binanın acele inşaatından kaynaklanmaktadır. 

Karargah  personeli üye ülkelerin ulusal delegasyonlarından oluşmaktadır. Karargah, sivil ve askeri irtibat büroları ile personeli veya katılımcı ülkelerin diplomatik misyonları ve diplomatları ile aynı zamanda üye ülkelerin silahlı kuvvetlerin görev yapan Uluslararası Personel ve Uluslararası Askeri Personelini içermektedir. Hükümet dışı vatandaş grupları, Atlantik Konseyi / Atlantik Antlaşması Derneği hareketinin bayrağı altında NATO'nun desteği altında büyümüştür.

NATO Konseyi

Herhangi bir ittifakta olduğu gibi, NATO nihayetinde 29 üye ülke tarafından yönetilmektedir. Bununla birlikte, Kuzey Atlantik Andlaşması ve diğer anlaşmalar kararların NATO içinde nasıl alınacağını belirtmektedir. 29 üyenin her biri NATO'nun Belçika'daki Brüksel'deki karargahına bir heyet veya misyon göndermektedir. Her delegasyonun kıdemli daimi üyesi Daimi Temsilci olarak bilinir ve genellikle üst düzey bir devlet memuru ya da deneyimli bir büyükelçi (ve bu diplomatik rütbeye sahip) bu görevi icra eder.  Birçok ülkenin Belçika'daki büyükelçiliklerinin NATO diplomatik misyonları bulunmaktadır.

Daimi Üyeler, haftada en az bir kez bir araya gelen ve NATO'da nüfuz sahibi olan ve alınan kararlar üzerinde etkisi olan Kuzey Atlantik Konseyi'ni (NAC) oluşturmaktadır. Konsey, zaman zaman dış işleri, savunma bakanları veya devlet veya hükümet başkanları (HOSG) seviyesinde toplanmaktadır. Bu toplantılarda NATO'nun politikaları hakkında önemli kararlar alınmaktadır. Bununla birlikte toplantının düzeyi ve statüsü ne olursa olsun, Konsey'in karar verme yetkisi, otoritesinde ve yetkilerine herhangi bir değişiklik olmadığını belirtmekte fayda var. Fransa, Almanya, İtalya, Birleşik Krallık ve Birleşik Devletleri NATO içinde Quint olarak bilinen gayrı resmi bir tartışma oluşturmaktadır. NATO zirveleri ayrıca, genişleme gibi karmaşık konularda kararlar almak için bir başka imkan oluşturmaktadır.

Kuzey Atlantik Konseyi toplantılarına NATO Genel Sekreteri başkanlık eder ve kararlar oybirliği ve ortak anlaşma üzerine alınır. Çoğunlukla yapılan bir oylama veya karar bulunmamaktadır. Konsey de temsil edilen her ülke veya o ülkenin alt komitesi kendi kararlarında tamamen bağımsızdır ve sonuçlarına karşı kendisi sorumludur.

NATO Genel Sekreterleri listesi

NATO Genel Sekreterleri Listesi 
#İsimÜlkeSüresi
1Lord Ismay Birleşik Krallık4 Nisan 1952 - 16 Mayıs 1957
2Paul-Henri Spaak Belçika16 Mayıs 1957 - 21 Nisan 1961
3Dirk Stikker Hollanda21 Nisan 1961 - 1 Ağustos 1964
4Manlio Brosio İtalya1 Ağustos 1964 - 1 Ekim 1971
5Joseph Luns Hollanda1 Ekim 1971 - 25 Haziran 1984
6Lord Carrington Birleşik Krallık25 Haziran 1984 - 1 Temmuz 1988
7Manfred Wörner Almanya1 Temmuz 1988 - 13 Ağustos 1994
-Sergio Balanzino İtalya13 Ağustos 1994 - 17 Ekim 1994
8Willy Claes Belçika17 Ekim 1994 - 20 Ekim 1995
-Sergio Balanzino İtalya20 Ekim 1995 - 5 Aralık 1995
9Javier Solana İspanya5 Aralık 1995 - 6 Ekim 1999
10Lord Robertson Birleşik Krallık14 Ekim 1999 - 17 Aralık 2003
-Alessandro Minuto-Rizzo İtalya17 Aralık 2003 - 1 Ocak 2004
11Jaap de Hoop Scheffer Hollanda1 Ocak 2004 - 1 Ağustos 2009
12Anders Fogh Rasmussen Danimarka1 Ağustos 2009 - 30 Eylül 2014
13Jens Stoltenberg Norveç1 Ekim 2014 - bugün
 Genel Sekreter Vekili


NATO Parlamenterler Meclisi

NATO için geniş stratejik hedefler belirleyen organ NATO Parlamenterler Meclisidir (NATO-PA). Yıllık oturum ve yıl içinde bir kez daha toplanan NATO Parlamenterler Meclisi,  NATO daimi üyeleri veya büyükelçilerini atayan ulusal hükümetlerin parlamenter yapılarıyla doğrudan etkileşim kurmaktadır. NATO Parlamenterler Meclisi Kuzey Atlantik İttifakı üyeleri ve onüç ortak üyelerinden oluşmaktadır. Alman Federal Meclis Savunma Komitesi Başkan Vekili ve Hristiyan Demokratik Birliği üyesi olan Karl A. Lamers, 2010 yılında meclis başkanı oldu. Bununla birlikte, bu meclis resmi olarak NATO'dan farklı bir yapıdadır. NATO Parlamenterler Meclisinin amacı NATO üye devletlerin temsilcilerini NATO konseyinin güvenlik politikalarını tartışmak için bir araya getirmektir.

Meclis, NATO konseyine beş komite üyesi aracılıyla sunduğu raporlarla siyasi gündem politikasını hazırlayan NATO'nun politik yapısının bir parçasıdır.

  • Güvenliğin Sivil Boyutu Komitesi
  • Savunma ve Güvenlik Komitesi 
  • Ekonomi ve Güvenlik Komitesi 
  • Siyasi Komite 
  • Bilim ve Teknoloji Komitesi 

Bu raporlar NATO'nun idari ve yönetim organizasyonları üzerine üye ülkelerin ulusal hükümetleri tarafından kabul edilen kendi politik süreç ve etkilerinin itici bir güç ve yön vermesini sağlamaktadır.

NATO askeri yapısı

NATO'nun askeri operasyonları NATO Askeri Komite Başkanı tarafından yönlendirilmektedir. Askeri operasyonlar NATO genelinde karargah subaylarıyla desteklen üst düzey bir ABD'li ve (şu anda) üst düzey bir Fransız komutan tarafından komuta edilen iki Stratejik Komutanlığa bölünmüştür. Stratejik Komutanlar, sorumluluk alanlarındaki tüm faaliyetlerinden Askeri Komiteye karşı sorumludurlar.

Her ülke heyetinde, o ülkenin silahlı kuvvetlerinden bir üst düzey yetkili ve Uluslararası Askeri Personeli bulunmaktadır. Üye ülkelerin askeri temsilcileri askeri komiteyi oluşturmakta ve NATO'nun politik otoritelerine karşı NATO'nun ortak savunma konularında alınması gereken tedbirleri konusunda tavsiye kararları vermektedir. Komitenin başlıca rolü askeri politika ve strateji üzerinde tavsiye vermektir. Komite Stratejik Komutanlara askeri konularda rehberlik etmektedir. Komitenin toplantılarına Stratejik Komutanların karargahları katılmaktadır. Komite ayrıca Konseyin kendisine verdiği yetki ile İttifakın tüm askeri konularından sorumludur. NATO Askeri Komitesi Başkanı, 2015'ten beri Çek Cumhuriyeti'nden Petr Pavel'dir.

Konsey gibi, zaman zaman Askeri Komitede üst seviye toplantılar düzenlemektedir. Bu toplantılara her ülkenin en üst seviye askeri temsilcileri olarak Savunma Şefleri katılmaktadır. Her ne kadar Fransa 1995 yılında NATO'nun askeri komuta yapısına tekrar katılmış olsa da, 1966 yılında kendisi bu organizasyonun dışına çektiği için 2008 yılına kadar Askeri Komiteye alınmamıştır. Fransa NATO'ya tekrar katılına kadar Savunma Planlama Komitesine dahil edilmemiştir ve bu durum Fransa ve NATO arasında tartışmalara neden olmuştur. Benzer tartışma Irak Harekatının kimin tarafından yönetileceği konusunda da yaşanmıştır. Komitenin çalışmaları uluslararası askeri karargah tarafından sağlanmaktadır.

NATO'nun yapısı Soğuk Savaş boyunca ve sonrasında gelişti. Muhtemel bir Sovyet saldırısına karşı uzun vadede savunmasını geliştirme ihtiyacını ortaya çıkmasıyla beraber, NATO için entegre bir askeri yapı ilk olarak 1950'de kuruldu. Nisan 1951'de Avrupa Müttefik Komutanlığı ve karargahı (SHAPE) kuruldu. Daha sonra, Kuzey ve Merkez Avrupa, Güney Bölgesi ve Akdeniz olmak üzere dört alt düzey karargah daha eklendi.

1950'lerden 2003'e kadar, Stratejik Komutanlar Avrupa Yüksek Müttefik Avrupa Komutanı (SACEUR) ve Atlantik Müttefik Yüksek Komutanı (SACLANT) idi. Mevcut düzenlemede, sorumluluk iki komutanlığa bölünmüştür. Müttefik Dönüşüm Komutanlığı (ACT)  NATO güçlerinin dönüşümü ve eğitiminden, Müttefik Operasyon Komutanlığı (ACO) NATO'nun dünya çapındaki operasyonlarından sorumludur. 2003 yılının sonundan itibaren NATO, Hızlı Konuşlanan Korodular oluşturarak muharebe sahasında birliklerin konuşlanması ve komuta edilmesini yeniden yapılandırdı. Eurocorps, I. Alman / Hollanda Kolorsusu, Kuzeydoğu Çokuluslu Kolordusu ve NATO'nun Hızlı Konuşlanan İtalyan Kolordusu ve deniz yüksek seviye hazır kuvvetleri oluşturulan bu kuvvetler arasındadır. Tüm bu birlikler Müttefik Operasyon Komutanlığına karşı sorumludur.

2015 yılının başında, Donbass Savaşı'nın başladığı günlerde, NATO bakanları yaptıkları toplantının ardından, Baltık ülkelerini koruma ihtiyacı ortaya çıkması durumunda  Çokuluslu Kuzeydoğu  Kolordusu'nun daha fazla yetenek kazanması kapsamında artırılmasına ve gerekli görüldüğü takdirde Romanya'da yeni bir Çokuluslu Güneydoğu Tümeni'nin kurulmasına karar verdiler. NATO'nun yeni Doğu üyelerinin savunmasına yönelik hazırlıkları koordine etmek için altı NATO Kuvvet Entegre Birimi de kurulacaktı.

Çokuluslu Güneydoğu Tümeni 1 Aralık 2015'te faaliyete geçti.

Ağustos 2016'da, İngiliz Ordusu'ndan 650 askerin, başta Estonya olmak üzere Doğu Avrupa'da kalıcı olarak konuşlandırılacağı ve bazılarının da Polonya'ya yerleştirildiği duyuruldu. İngiliz kuvvetlerinin bu konuşlanması farklı müttefik kuvvetleri tarafından oluşturulan dört taburluk kuvvetin bir parçasını oluşturmaktadır. NATO Geliştirilmiş İleri Hat Varlığı (NATO Enhanced Forward Presence) olarak tanımlanan bir yapı Polonya'dan (Polonya'da konuşlanmış olan taburun büyük çoğunluğunu ABD oluşturmaktadır) Estonya'ya kadar uzanmaktadır.