18 November 2018, Sunday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

Moskova Savaşı

İçindekiler
  1. Moskova Savaşı hakkında özet bilgi
  2. Moskova Savaşı hazırlığı
  3. Almanya'nın ilk saldırıları (30 Eylül - 10 Ekim)
  4. Mozhaisk savunma hattı (13 - 30 Ekim)
  5. Wehrmacht saldırıları  (1 Kasım - 5 Aralık)
  6. Sovyet karşı saldırısı
  7. Moskova savaşı sonuçları
  8. Moskova Savaşı kayıpları
  9. Moskova Savaşı Resimleri

Moskova Savaşı hakkında özet bilgi

Tayfun Operasyonu haritası

Moskova Savaşı, Sovyet tarihçileri tarafından İkinci Dünya Savaşı sırasında Doğu Cephesinde 600 km'lik bir cephe hattında iki periyot halinde yaşanan stratejik çatışma dönemine verilen isimdir. Ekim 1941 ile Ocak 1942 tarihleri ​​arasında gerçekleşen savaş sırasında Sovyetlerin göstermiş oldukları kahramanca direniş, Hitler'in Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) başkenti ve en büyük Sovyet kenti olan Moskova'yı ele geçirme hayallerinin yıkılmasına neden oldu. Moskova, Mihver kuvvetlerinin Sovyetler Birliği'ni işgal etme projelerindeki birincil önceliğe sahip askeri ve politik hedeflerden biriydi.

Tayfun Operasyonu (Operation Typhoon) adı verilen Alman saldırı planı temel olarak şehri kıskaca alacak olan iki büyük saldırıdan oluşuyordu. Bu saldırılardan ilki Kalinin Cephesine karşı Moskova'nın kuzeyinde 3. ve 4. Panzer orduları tarafından Moskova'nın kuzeyindeki Moskova-Leningrad demir yolu hattının kesilmesini hedefliyordu. Diğer saldırı ise Moskova Oblastının güneyinde yer alan, Tula'nın güneyindeki Batı Cephesinde bulunan, 2. Panzer Ordusu tarafından gerçekleştirilecekti. Bu sırada 4. Panzer Ordusu ise Moskova'ya batıdan taarruz edecekti.

İlk olarak Sovyetler, Moskova Oblastında üç kademli bir savunma hattı oluşturdular. Yeni askeri birlikler yetiştirdiler ve Sibirya ile Uzak Doğu Askeri Bölgelerinden iyi eğitimli birlikleri bölgeye destek kuvvet olarak getirdiler. Alman saldırıları durdurulduğunda, Sovyetler stratejik bir karşı saldırı düzenlediler. Bu saldırının ardından daha küçük çaplı bir saldırı operasyonu düzenleyerek Alman ordularını Oryol, Vyazma ve Vitebsk kentleri etrafındaki mevzilerine çekilmeye zorladılar ve neredeyse üç Alman ordusunu kuşatmayı başardılar.

Moskova Savaşı hazırlığı

Moskova'da Savaşı hazırlığı

Alman istilası planı olan Barbarossa operasyonunda, Moskova'nın dört ay içerisinde ele geçirileceği öngörülüyordu. 22 Haziran 1941'de Mihver devletlerine bağlı kuvvetler Sovyetler Birliği'ni istila ederek, Sovyet Hava Kuvvetlerinin büyük bölümünü daha yerdeyken imha etmeyi başardılar. Yıldırım Savaşı taktiğini başarı ile kullanarak önlerine çıkan Sovyet Ordularını birer birer yok ettiler ve bu sayede Sovyetler Birliği toprakları içerisinde büyük bir ilerleme kaydettiler.  Alman Kuzey Ordu Grubu Leningrad'a doğru ilerlerken, Güney Ordu Grubu, Ukrayna'nın kontrolünü ele geçirmekle meşguldü. Son olarak ise Merkez Ordu Grubu, Moskova'ya doğru ilerlemekte idi. Temmuz 1941'de, Merkez Ordu Grubu, Moskova yolu üzerinde ki Dinyeper Nehri'ni geçti.

Ağustos 1941'de Alman kuvvetleri, Moskova'ya giden yol üzerinde önemli bir mevki olan Smolensk şehrini ele geçirdi. Bu aşamada, Moskova şehri savunmasız olmasına rağmen, kente yönelik olarak düzenlenecek bir saldırı durumunda, Alman ordusunun kanatları saldırıya açık bir duruma gelecekti. Kısmen bu riski azaltmak, kısmen de Ukrayna'nın sahip olduğu yiyecek ve maden kaynaklarını güvence altına almak için Hitler, saldırıya katılan birliklerin kuzeye ve güneye doğru ilerleyerek Leningrad ve Kiev'de bulunan Sovyet kuvvetlerinin yok edilmesini emretti. Bu hamle Almanların Moskova'ya doğru olan ilerleyişlerini ertelemelerine neden oldu. Bu ilerleyiş 2 Ekim 1941'de yeniden başladığında, Alman kuvvetleri oldukça zayıflamıştı. Buna karşılık, Sovyetler şehri savunmak için bölgeye yeni birlikler getirmişlerdi.

Almanya'nın ilk saldırıları (30 Eylül - 10 Ekim)

Almanların Moskova planı

Almanların Moskova planı

Hitler için Sovyetler birliğinin başkenti ikinci plandaydı. Hitler, Sovyetler Birliği'ni dize getirmenin tek yolunun onu ekonomik olarak yenmek olduğuna inanıyordu. Bunun, Kiev'in doğusundaki ekonomik kaynakların ele geçirilmesi ile başarılabileceğini hissediyordu. Kara Kuvvetleri Başkomutanlığını yürüten Walther von Brauchitsch, doğrudan Moskova'yı hedef alan saldırıları desteklediğinde, Hitler "sadece kemikleşmiş beyinlerin böyle bir fikri düşünebileceğini" söyledi. Ordu Genel Kurmay Başkanı Franz Halder, Alman Ordusu'nun Sovyet kuvvetlerine yeterince zarar verdikten sonra Moskova'yı ele geçirebileceğine inanıyordu. Bu düşünce Alman yüksek komuta kademesindeki bir çok general tarafından da paylaşılıyordu. Ancak Hitler, generallerini Güneydeki Kiev çevresinde bulunan Sovyet kuvvetlerini kuşatarak Ukrayna'nın ele geçirilmesi konusunda görevlendirdi. Düzenlenen harekat büyük bir başarı ile sonuçlandı. Kızıl Ordu 660.000 personel kaybetti ve Mihver kuvvetleri Ukrayna'da büyük bir ilerleme kaydetti.

Yaz sonunda, Hitler bütün dikkatini Moskova'ya yöneltti ve Merkez Ordu Grubunu Moskova'yı almak için görevlendirdi. Tayfun Operasyonu için üç piyade ordusu görevlendirilmişti (2., 4. ve 9. Piyade Ordusu). Bu ordular ayanı zamanda üç Panzer Grubu (2., 3. ve 4. Panzer Grubu) ve Luftwaffe'nin, Luftflotte 2. birimi tarafından desteklenecekti. Operasyona yaklaşık iki miyon Alman askeri ile 1.000 tank ve 14.000 top katılacaktı. Bununla beraber Almanların sahip oldukları hava gücü yaz seferinden beri önemli ölçüde azalmıştı. Luftwaffe toplamda 1.603 uçak kaybetmişti ve 1.028 uçak da hasar görmüştü. Bu sırada Luftflotte 2, Tayfun Operasyonu için kullanılabilir durumda yalnızca 549 uçağa sahipti. Bu sayıya 158 orta sınıf pike bombardıman uçağı ve 172 avcı uçağı da dahildi. Saldırı, temelde bilindik Yıldırım Savaşı taktiğine dayanıyordu. Panzer gruplarını kullanarak Sovyet hatlarını yarmak, iki tarftan Sovyet tümenlerini kuşatmaya almak ve yok etmek stratejisine dayanıyordu.

Alman'ların Moskova Savaşında uçakları

Saldırı sırasında Wehrmacht, Vyazma ve Bryansk kentleri arasında, Moskova yolu üzerinde önemli bir engel oluşturan, üç kademeden oluşan güçlü bir savunma hattı ile karşılaştı. Bu savunma hattı bölgede bulunan üç Sovyet Cephesi tarafından savunulmaktaydı. Bu ordulardaki askerler daha önce ağır çarpışmalara katılmış tecrübeli birliklerdi. Almanlara karşı koymak için bölgede, 1.250.000 asker, 1.000 tank ve 7.600 toptan oluşan etkili bir kuvvet bulunuyordu. Sovyet Hava Kuvvetleri (Voyenno-Vozdushnye Sily, VVS) ise 21.200 uçağın yaklaşık 7.500 kadarını kaybetmişti. Fakat bu kayıplar hava kuvvetlerinin gücünü çok az etkilemişti. Bu kayıpların telafi edilmesi için büyük bir endüstriyel seferberlik başlatıldı. Tayfun Operasyonu öncesi Sovyet Hava Kuvvetleri (VVS), 578'i bombardıman uçağı olmak üzere 936 uçaklık bir kuvvete sahip olmuştu.

Vyazma-Bryansk cephesindeki Sovyet savunması ortadan kaldırıldığında, Alman kuvvetleri doğuya doğru ilerleyerek, Moskova'yı kuzeyden ve güneyden kuşattılar.Mücadeleler sürerken Almanların cephedeki etkinliği giderek azalmaya başladı ve ikmal hatlarındaki sorunlar nedeniyle lojistik sorunlar daha da belirgin hale gelmeye başladı. Guderian, yok edilen tanklarının bir kısmının yerine yeni tankların verilmediğini ve operasyonun başında yakıt sıkıntısı yaşandığını anılarında yazmıştır.

Vyazma ve Bryansk Savaşları

Alman saldırısı neredeyse plana uygun işliyordu. 3. Panzer Ordusu neredeyse hiçbir direniş ile karşılaşmadan ortadan ilerliyordu. Daha sonra hareketli birliklerini ikiye bölerek bir kısmını 4. Panzer Ordusu ile beraber Vyazma civarındaki kuşatmayı tamamlamak için kuzeye gönderdi. Geri birliklerini ise Bryanks civarındaki kuşatmanın tamamlanması için 2. Panzer Ordusu'nun yardımına gönderdi. Bu sırada, Sovyet savunma mevzileri hala inşaat halindeydi. İkinci ve Üçüncü Panzer Orduları'nın öncü birlikleri 10 Ekim 1941'de Vyazma'da bir araya geldiler. Dört Sovyet ordusu (19., 20., 24. ve 32. Ordu) şehrin batısında geniş bir alanda kuşatma altına alınmıştı.

Vyazma ve Bryansk Savaşları 01

 Fakat kuşatılan Sovyet güçleri teslim olmak yerine savaşmaya devam ettiler. Bu nedenle Wehrmacht bu birliklerin imha edilmesi için 28 tümeni görevlendirdi. Oysa ki bu tümenler Moskova'ya yönelik devam eden saldırının desteklenmesi için hayati bir önem taşıyorlardı. Sovyetler Batı Cephesinde kuşatmadan kurtulabilmiş birliklerini ve rezerv kuvvetlerini geri çekerek Mozhaisk çevresinde yeni savunma hatları oluşturdular. Sovyetlerin büyük miktarda adam kaybetmesine rağmen kuşatma altında bulunan birimleri bazıları küçük gruplar halinde bazıları ise bütün bir tümen halinde kaçabilmeyi başarmıştı. Vyazma yakınlarındaki Sovyet birliklerinin direnişi, Sovyet yüksek komuta kademesine Moskova'yı savunan dört orduyu (5., 16., 43. ve 49. Ordu) güçlendirmeleri için gerekli olan zamanı sağladı. İlk olarak Doğu Sibirya'dan üç tüfekli piyade tümeni ve iki tank tümeni bölgeye getirildi. Bu birlikleri daha sonra bölgeye gönderilen diğer birlikler izledi.

Bryansk'ın güneyindeki  Sovyet savunma performansı Vyazma'daki savunmadan çok daha etkili olmuşdu. İkinci Panzer Grubu, şehrin çevresinde ilerleyerek 2. Ordu ile temas kurmayı başardılar ve 3 Ekim'de Orel'i 6 Ekim'de de Bryansk'ı ele geçirdiler.

Fakat hava şartları giderek değişmeye başladı, bu da Almanların ilerleyişini ciddi biçimde engelledi. 7 Ekim'de bölgeye ilk kar yağdı ve hızla eridi. Bu nedenle yollar ve açık alanlar, Rusya'da rasputitsa olarak efsanevi çamurlu bataklıklara dönüştü. Bu nedenle Almanların zırhlı birlikleri ciddi oranda yavaşladı. Bu da Sovyet kuvvetlerinin geri çekilmesi ve yeniden bir araya gelmesi için gerekli olan zamanı sağlamıştır.

Moskova Savaşında etkin olan kış

Sovyet güçleri bazı durumlarda karşı saldırılar da gerçekleştirebilmişlerdi. Örneğin, 4. Panzer Tümeni, Dmitri Leliushenko'nun aceleyle kurulan 1. Özel Tüfekli Muhafız Kolordusu ve, Miktail Katukov'un 4. Tank Tugayı'nında yardımı ile Mtsensk kenti yakınlarında kurulan bir pusuya düşürülmüştü. Yeni üretilen T-34 tankları ormanlarda saklanmıştı ve Alman zırhlıları onları fark etmeden yanlarından geçip gitmişti. Sovyet piyadeleri ilerler iken T-34 tankları da Her iki kanattan Alman tanklarına saldırarak birçok Panzer IV'ü savaş dışı bıraktılar. Wehrmacht için bu yenilgi o kadar büyük bir şok oluşturmuştu ki, Alman Genelkurmayı özel bir soruşturma yapılmasını emretmişti. Guderian ve birlikleri, Sovyet T-34 lerinin neredeyse Almanların sahip oldukları tank toplarından etkilenmediklerini keşfettiler. Guderian anılarında ''Panzer IV'lerimiz sahip oldukları kısa namlulu 75 mm'lik topları ile T-34 leri sadece arkadan, motor kısmından, vurabildikleri zaman imha edebiliyorlar'' diye yazmıştır. Guderian ayrıca, "Rusların da bir kaç şey öğrendiğini" de yazmıştır. 2012'de Niklas Zetterling, Mtsensk'te büyük bir Alman birliğinin ters istikamette hareket ederek tümenin büyük bir bölümü başka bir yerde savaşırken, Sovyetler ile çarpıştıklarını her iki tarafında savaş alanından çekildiğini fakat Almanların sadece 6 tank kaybettiklerini ve 3 tanklarının da hasar aldığını söylemiştir. Hoepner ve Bock gibi Alman komutanlar için eylem önemsizdi; onların birincil endişeleri, kuşatma altındaki Sovyetlerin gösterdikleri direnişti, kuşatma dışındaki Sovyetlerinki değil.

Sovyetlerin yaptığı karşı saldırılar da, Alman ilerleyişini daha da yavaşlatmıştı. Bryansk Cephesi'nde kuşatmayı tamamlamak için uğraşan Guderian kuvvetlerinin kuzeyinde faaliyet gösteren 2. Ordu, hava kuvvetleri ile desteklenen güçlü Kızıl Ordu saldırısı ile karşılaşmıştı.

Leningrad Cephesi Zhukov

Sovyet yenilgisine ilişkin yaptıkları açıklamaya göre Werhmacht, hem Vyazma hem de Bryansk bölgelerinde 673.000 Sovyet askerini esir aldıklarını duyurmuşlardır. Fakat son yapılan araştırmalar bu sayının açıklandığı kadar da yüksek olmadığını en fazla 514.000 kişi olduğunu ortaya koymaktadır. Fakat bu sayı Sovyet savaş gücünün yaklaşık %41'ine denk geliyordu. Sovyet komuta kademesi tarafından verilen personel kaybını ise 499.001 (kalıcı ve geçici) kişi olarak hesaplamıştır. 9 Ekim'de Alman Propaganda Bakanlığı'ndan Otto Dietrich, Hitler'in bir basın konferansında anlattığına göre, ''Moskova'yı savunan Sovyet ordularının derhal imha edileceğini öngördüğünü'' söylemiştir. Hitler'in özel askeri başarılar hakkında yalan söylemediğini bildiği için Dietrich, yabancı muhabirleri, Sovyet direnişinin çöküşünün saatler içerisinde gerçekleşeceği konusunda ikna etmiştir. Alman halkının morali Barbarossa Operasyonu'nun başlangıcından bu yana düşüktü. Kazanılan askeri başarılar ve Noel'de askerlerin eve döneceği söylentileri ile doğudaki Lebensraum'dan sağlanacak olan kaynakların büyüklüğü, halkın moralini önemli ölçüde iyileştirdi.

Bununla birlikte, giderek sertleşen Kızıl Ordu direnişi Wehrmacht'ı yavaşlatıyordu. 10 Ekim'de Almanlar Moskova'nın batısındaki Mozhaisk hattına ulaştıklarında, bölgeye gelen taze Sovyet kuvvetleri tarafından savunulan başka bir savunma hattı ile karşılaştılar. Aynı gün 6 Ekim'de Leningrad Cephesi'nden görevli olan Georgy Zhukov, Moskova'nın savunmasını gerçekleştirmek için Birleşik Batı ve Rezerv Cepheleri komutanlığına atandı. Albay General İvan Konev ise vekili olarak görevlendirdi. 12 Ekim'de mevcut bütün kuvvetlerin Mozhaisk hattı üzerinde yoğunlaştırılmasını emretti ve Vasilevsky'den yapılacak olan bir harekat ile de desteklenmelerini emretti. Luftwaffe neredeyse gökyüzündeki her noktayı kontrol ediyordu. Stukalar ve bombardıman grupları 537 sorti gerçekleştirerek 440 araç ve 150 topu imha etmişlerdi.

15 Ekim'de Stalin, Komünist Parti'nin, Genelkurmay'ın ve çeşitli sivil hükümet bürolarının Moskova'dan Kuibyshev'e (şimdi Samara) tahliye edilmesini emretti ve şehirde yalnızca sınırlı sayıda yetkili bıraktı. Tahliye, Moskova halkı arasında paniğe neden oldu. 16-17 Ekim'de, sivil nüfusun çoğu kaçmaya başladı. Mevcut trenlere el koyularak ve şehir civarındaki yollar kapatılarak halkın şehirden kaçması engellenmeye çalışıldı. Bütün bunlara rağmen, Stalin kamuoyuna Sovyet başkentinde kalacağını açıkladı. Bu açıklama halk arasındaki korku ve paniği biraz da olsa yatıştırdı.

Mozhaisk savunma hattı (13 - 30 Ekim)

Bryansk Savaşlarında tanklar

13 Ekim 1941'de Wehrmacht, Kalinin'den Volokolamsk ve Kaluga'ya kadar uzanan Moskova'nın batı bölgelerini korumak için aceleyle inşa edilmiş iki kademeden oluşan Mozhaisk savunma hattına ulaştı. Aldıkları son takviyelere rağmen - Alman ilerleyişini durdurmak için - hattı savunan sadece 90.000 asker vardı. Zhukov, elindeki sınırlı kaynaklar nedeni ile güçlerini dört kritik noktada toplamaya karar verdi: Korgeneral Rokossovsky'nin komutasındaki 16. Ordu, Volokoleşk'i koruyacaktı, Mozhaisk, Tümgeneral Govorov'un 5. Ordusu tarafından savunulacaktı, Tümgeneral Golubev'in  43. Ordu Maloyaroslavları koruyacaktı, son olarak ise Korgeneral Zakharkin'in komutası altındaki 49. Ordu, Kaluga'yı koruyacaktı. Vezirma yakınlarındaki kuşatma ve çarpışmalar sırasında neredeyse tamamen yok olan Sovyet Batı Cephesi yeniden oluşturulmuştu.

Moskova'da savunması da alelacele bir şekilde güçlendirildi. Zhukov'a göre, 250.000 kadın ve genç Moskova çevresinde siper ve tank hendeği açmak için çalıştılar. Neredeyse hiçbir mekanik yardım almadan üç milyon metreküp toprağı yeryüzünden kaldırdılar. Moskova'da bulunan fabrikalar acele bir şekilde askeri hizmetler için görevlendirildi. Bir otomobil fabrikası hafif makineli tüfek üretecek bir silah fabrikasına dönüştürüldü, bir saat fabrikası mayın ateşleyicileri üretmeye başladı, çikolata fabrikası cephedeki birlikler için için gıda üretimine geçti ve otomobil tamir istasyonları ise hasarlı tankların ve askeri araçların onarılması için yeniden düzenlendi. Bu hazırlıklara rağmen, başkent, Alman tanklarının saldırı menzilinin henüz dışındaydı. Yanlızca Luftwaffe, şehre büyük çaplı hava saldırıları düzenledi. Hava saldırıları, etkili uçaksavar ateşleri ve başarılı bir şekilde görev yapan sivil itfaiye tugayları sayesinde sınırlı bir hasara neden oldu.

Mozhaisk savunma hattı

13 Ekim 1941'de (Diğer kaynaklara göre ise 15 Ekim'de, Wehrmacht'ın saldırıları tekrar başladı. Başlangıçta Alman kuvvetleri Sovyetlerin savunma hatlarını kuzeydoğuda zayıf biçimde korunan Kalinin'i ve güneydeki Kaluga ile Tula şehirlerini alarak geçmeyi denediler. Tula dışındaki diğer şehirleri 14 Ekim'de ele geçirdiler. Bu başarıların verdiği cesaret ile Almanlar, Sovyet savunma hatlarına doğrudan bir saldırı başlattılar. Mozhaisk ve Maloyaroslavets'leri 18 Ekim'de, Naro-Fominsk'i 21 Ekim'de, Volokolamsk'ı 27 Ekim'de şiddetli bir çarpışma sonrasında ele geçirdiler. Birliklerinin kanatlardan yaşanabilecek bir saldırı tehlikesine açık hale gelmesinden sonra Zhukov emrindeki bütün kuvvetleri Nara Nehri'nin doğusuna çekti.

Güneyde ise başlangıçta İkinci Panzer Ordusu Tula yönünde çok rahat bir şekilde ilerliyordu, çünkü Mozhaisk savunma hattı bu bölgeye kadar uzanmıyordu ve ilerlemelerini engelleyecek herhangi bir Sovyet direnişi ile de karşılaşmamışlardı. Ancak kötü hava koşulları, yakıt sorunu ve hasar gören yollar ile köprüler sonunda Alman ordusunu yavaşlatmayı başarmıştı. Guderian 26 Ekim'e kadar Tula'nın eteklerine ulaşmadı. Alman planı temelde Moskova etrafında düzenlenecek olan bir kıskaç hareketi ile Tula'nın hemen ele geçirilmesine dayanıyordu. Bununla birlikte, şehre yapılan ilk Alman saldırısı, şehir boyunca yaşanan umutsuz mücadeleler sonucu, 50. Ordu ve sivil gönüllülerden oluşan birlikler tarafından geri püskürtüldü. 31 Ekim'de Alman Ordusu yüksek komutanlığı, gittikçe büyüyen lojistik sorunları çözülene ve rasputitsa (Çamur Mevsimi) ortadan kalkana kadar bütün saldırı operasyonlarının durdurması emrini verdi.

Wehrmacht saldırıları  (1 Kasım - 5 Aralık)

Alman ve Rus kuvvetlerin yıpranması

Wehrmacht saldırıları

Ekim ayının sonlarına doğru, Alman kuvvetleri oldukça yıpranmıştı. Sahip oldukları motorlu araçların yalnızca 1 / 3'ü hala çalışabilir haldeydi. Piyade tümenlerinin 1/3 ila 1/2 'si savaşabilecek güce sahipti ve kışlık giysiler ile diğer kışlık ekipmanların bölgeye ulaştırılması ciddi bir sorun haline gelmişti. Hitler bile, uzun bir mücadele fikrine sıcak bakmaya başlamış gibi görünüyordu. Çünkü tankları böylesine büyük bir şehre güçlü bir piyade desteği olmadan göndermek oldukça riskli görünüyordu. 1939 'da Varşova'da yaşanan savaştan Almanlar büyük bir ders almıştı.

Stalin, Kızıl Ordu'nun ve sivil halkın moralini artırmak için 7 Kasım'daki (Devrim Günü) geleneksel askeri geçit törenin Kızıl Meydan'da (Red Square'de) yapılmasını emretti. Sovyet birlikleri tören sırasında Kremlin'in önünden geçerek doğruca cepheye yürüdüler. Geçit töreni Sovyelerin savaşa devam etme kararlığını göstermesi açısından büyük bir önem taşıyordu. Sonraki yıllarda da benzer sahneler tekrarlanacaktı. Bu cesur gösteriye rağmen, Kızıl Ordu'nun durumu hala ciddi bir tehlike altındaydı. Her ne kadar Almanların yeniden saldıracağı düşünülen Klin ve Tula'ya 100.000 kişilik bir askeri kuvvet gönderilmiş olsa da hala bu bölgedeki savunma hatları çok ince durumdaydı. Bununla birlikte, Stalin Alman hatlarına yönelik birtakım önleyici karşı saldırılar düzenlenmesini emretti. Bu saldırılar, ellerindeki rezerv kuvvetlerin eksikliğine işaret eden Zhukov'un protestolarına rağmen başlatıldı. Wehrmacht, Moskova'nın savunması için kullanılabilecek bu değerli Sovyet kuvvetlerinin boşa harcanmasına neden olan saldırıların büyük bir kısmını geri püskürtmeyi başardı. Bu saldırılar sırasında gerçekleşen tek kayda değer başarı Moskova'nın batısındaki Aleksino yakınlarında Alman 4. Ordusu'nun ağır kayıplara uğratılmasıdır. Çünkü bölgedeki Alman kuvvetleri hala iyi bir şekilde zırhlandırılmış yeni T-34 tanklarına karşı koyabilecek tanksavar silahlarına sahip değillerdi.

Alman ve Rus kuvvetleri yıpranıyor

31 Ekim'den 15 Kasım'a kadar, Wehrmacht Yüksek Komutası Kademesi, Moskova'ya yönelik ikinci bir saldırı başlatmaya hazırlanırken durdu. Çünkü Merkez Ordu grubu hala önemli miktarda bir nominal savaş gücüne sahip olsa da askerler yaşadıkları mücadeleler sonucu oluşan büyük bir savaş yorgunluğuna sahiptiler. Bu da ordunun gerçek savaş gücünü ciddi bir biçimde azaltmıştı. Almanlar, doğuda toplanan ve giderek büyüyen Sovyet rezerv kuvvetlerinden haberdar olsalar da Sovyetlerin verdikleri kayıplar nedeni ile sağlam bir savunma hattı kurabileceklerine inanmıyorlardı. Ekim ayındaki duruma kıyasla Sovyet Tüfekli Piyade Tümenleri çok daha güçlü savunma alanları hazırlamışlardı. Şehri çevreleyen üç sıradan oluşan bir savunma halkası oluşturmuşlardı ve bazı noktalara da savunma hattı Klin yakınlarındaki Mozhaisk hattının kalıntılarına kadar uzanıyordu. Alanda bulunan Sovyet orduları artık çok katmanlı bir hattı savunuyorlardı. Savunma hattının ikinci sırasında bile sadece iki piyade tümeni vardı. Topçu birimleri ve istihkam birlikleri Almanların saldırıları için kullanmaları beklenen yolların üzerinde yoğunlaştırılmışlardı. Cephe gerisinde rezerv kuvvet olarak bekletilen çok sayıda Sovyet birliği vardı. Son olarak, Sovyet birlikleri -özellikle de subaylar- şimdi daha deneyimli idiler ve hücum saldırıları için daha iyi hazırlanmışlardı.

15 Kasım 1941'e gelindiğinde, sonunda toprak donmuştu ve bu sayede Almanların çamur sorunu çözülmüştü. 51 tümenden oluşan Werhmacht'ın zırhlı birlikleri şimdi Moskova'yı kuşatarak kentin doğusunda bulunan Noginsk'te buluşmak için hareket edebilirlerdi. Bu amaca ulaşabilmek için, Alman Üçüncü ve Dördüncü Panzer Gruplarının güçlerini Volga Barajı ve Mozhaysk arasında toplamalı, daha sonra ise Sovyet 30. Ordusu'nu geçerek Klin ve Solnechnogorsk'a ulaşmalı ve bu sayede başkenti kuzeyden çevrelemeliydiler. Güneyde ise İkinci Panzer Grubu, hala Kızıl Ordu tarafından tutulan Tula'yı geçmek ve Noginsk'te kuzeydeki kıskaç kolunu oluşturan birlikler ile bağlantı kurmak için Kashira ve Kolomna'yı ele geçirmeyi tasarlıyorlardı.  Merkezdeki Alman 4. Ordusu'nun görevi ise Batı Cephesindeki Sovyet birliklerini oldukları yerde tutmaktı.

Almanların Moskova'ya son saldırısı

15 Kasım 1941'de Alman tank orduları, Klin'e yönelik saldırılarını başlattılar. Bu bölgede Sovyetlerin kullanabilecekleri hiç rezerv birlik yoktu. Çünkü Stalin buradaki birliklerin Volokolamsk'de yapılan karşı saldırıda kullanılmasını emretmişti. Kullanılabilir durumdaki rezerv kuvvetler ise daha güneyde yer alıyordu. İlk Alman saldırıları, Sovyet cephesini ikiye böldü. 16. Ordu'yu 30. Ordu'dan ayırmayı başardılar. Bunu birkaç gün boyunca süren ağır mücadeleler izledi. Zhukov hatıralarında bu an için ''Düşman verdiği kayıpları görmezden geliyordu. Hatlarımıza doğrudan saldırarak her ne pahasına olursa olsun Moskova'ya ulaşmayı amaçlıyorlardı'' dedi. Wehrmacht'ın bütün çabalarına rağmen Sovyetlerin kurduğu çok katmanlı savunma ile 16. Ordu'nun yavaş yavaş geri çekilmesi ve tahkimatlar boyunca ilerlemeye çalışan Alman tümenlerini sürekli olarak taciz etmesi nedeniyle Sovyetlerin verdikleri kayıplar düşük bir seviyede kalmıştır.

Üçüncü Panzer Ordusu yaşadığı ağır mücadeleler sonunda 24 Kasım'da Klin'i ve 25 Kasım'da Solnechnogorsk'u ele geçirdi. Sovyetler hala güçlü bir şekilde direniyordu, bu yüzden savaşın sonucu her iki taraf içinde hala belirsizdi. Stalin, Zhukov'tan Moskova'nın başarıyla savunulup savunulamayacağı konusunda bir rapor istedi ve Zhukov'a ''dürüstçe konuş, tıpkı bir komünist gibi'' dedi. Zhukov bunun mümkün olduğunu söyledi, ancak rezerv kuvvetlere ihtiyacı vardı. 28 Kasım'da Alman 7. Panzer Tümeni, Moskova-Volga Kanalı'nın (Moskova önündeki en son ve en büyük engel) karşısında bir köprübaşı oluşturmayı başardı. Bu durumda Almanlar Kremlin'den sadece 35 km (22 mil) uzaktaydılar. Ancak 1. Şok Ordusu tarafından düzenlenen güçlü bir karşı saldırı onları geri püskürttü. Daha sonra Wehrmacht'a bağlı birlikler Moskova'nın hemen kuzeybatısındaki Krasnaya Polyana'ya ulaşmayı başardılar. Bu durumda ise Almanlar Moskova'nın merkezindeki Kremlin'den sadece 29 km (18 mil) uzakta idiler. Alman subaylar, Sovyetler Birliği'nin başkentinde bulunan bazı önemli binaları dürbünleri ile görebiliyorlardı. Hem Sovyet kuvvetleri hem de Alman kuvvetleri ciddi biçimde tükenmişlerdi. Bazen bütün bir alaydan sadece savaşabilecek durumda olan 150 ila 200 kişi kalıyordu. 

Almanların Moskova'ya son saldırısı

Güneyde, Tula yakınında, 18 Kasım 1941'de savaş devam ediyordu. Bu sırada İkinci Panzer Ordusu şehri kuşatmaya çalışıyordu. Saldırıya katılan Alman birlikleri daha önce katıldıkları savaşlar nedeni ile oldukça yıpranmışlardı. Hala ordunun büyük bir kısmında kışlık elbiseler yoktu. Sonuç olarak, Almanların başlangıçta sahip oldukları hızlı ilerleyişleri günde yalnızca 5-10 km'ye (3.1-6.2 mi) kadar düştü. Dahası, Alman tank ordularının, Tula yakınlarındaki bölgede bulunan Sovyet 49. ve 50. Orduları tarafından kanatlarından saldırıya uğramaları ilerleyişlerini daha da yavaşlattı. Guderian saldırı düzenini değiştirerek birliklerini yıldız benzeri bir dizilim içerisine soktu. 22 Kasım 1941'de Stalinogorsk'u ele geçirdi ve orada konuşlu bulunan bir Sovyet Tüfekli Piyade Tümenini de kuşatmayı başardı. 26 Kasım'da Alman tankları, Moskova'ya giden ana otoyolları kontrol eden önemli bir şehir olan Kashira'ya yaklaştı. Buna karşılık olarak ise ertesi gün şiddetli bir Sovyet karşı saldırısı başlatıldı. General Belov'un 2. Süvari Kolordusunun, 173. Tüfekli Piyade Tümeni, 9. Tank Tugayı, iki ayrı tank taburu ile acele kurulmuş eğitimli ve milis birliklerinde desteklediği saldırılar ile Kashira yakınlarında Alman ilerleyişini durdurdular.  Almanlar, Aralık ayında kentin güneyindeki güvenli mevzilerine geri püskürtüldüler. Tula, şehrinde bulunan savunma noktaları ise hem sivil hem de asker savunmacılar tarafından büyük bir kararlılık ile savunuluyordu. Güneyde, Wehrmacht, Sovyetlerin başkentine asla yaklaşamamıştı.

Moskova'nın kuzey ve güney kesimlerindeki direniş nedeniyle 1 Aralık'ta Wehrmacht, Naro-Fominsk kenti yakınlarındaki Minsk-Moskova otoyolu boyunca batıdan Moskova'ya doğrudan bir taarruz girişiminde bulundu. Bu hücum sırasında Almanların sahip olduğu tank desteği sınırlıydı. Ayrıca saldırı girişimi büyük çaplı ve sağlam Sovyet savunmalarına karşı yapılmaya çalışılıyordu. Alman Ordusu, Sovyet Birinci Muhafız Motorlu Tüfekli Piyade Tümeninin sert direnişi ile karşılaştıktan ve 33. Ordu'nun düzenlediği karşı saldırıları savuşturduktan sonra ilerleyişini durdurdu ve dört gün sonra gerçekleşen Sovyet karşı saldırıları nedeni ile geri çekildiler. Aynı gün, Moskova'daki ilerlemeye katılan Wehrmacht'ın tek yabancı birimi olan 638. Piyade Alayı, Diutkovo köyü yakınlarındaki çarpışmalara katıldılar. 2 Aralık'ta, Moskova'nın merkezindeki Kremlin'den yaklaşık 18 km uzaklıkta (11 mil) Khimki kasabasına, Moskova-Volga Kanalı ve tren istasyonunun köprüsüne bir keşif taburu ulaştı. Bu, Alman kuvvetlerinin Moskova'ya en çok yaklaşabildikleri mesafe idi.

Almanların son saldırısı

Sıcaklık kısa süre sonra donma değerinin de çok altına düştü. 30 Kasım'da von Bock, Berlin'e sıcaklığın -45 ° C olduğunu bildirdi. 6. Panzer Tümeni'nin Komutanı General Erhard Raus, savaş günlüğüne günlük ortalama sıcaklık değerlerini kaydetmişti. 4-7 Aralık tarihlerinde hava çok daha soğuk bir hale gelir. Sıcaklık -36 ila -38 ° C arasındadır. Diğer sıcaklık raporları ise çeşitlilik göstermektedir. Zhukov, Kasım ayında dondurucu havanın -7 ila -10 ° C arasında olduğunu söylemiştir . Sovyet Meteoroloji Servisi'nin resmi kayıtlarına göre Aralık ayındaki en düşük  sıcaklık -28.8 ° C'ye ulaşmıştır. Bu rakamlar ciddi soğuk havaları işaret ediyordu. Yeterli kışlık ekipmana sahip olmayan Alman birlikleri resmen donuyorlardı.  Alman askerleri arasında 130.000 'den fazla soğuk ısırığı olayı bildirilmişti. Alman askerler her top mermisinden öce donmuş gres yağını çıkarmak ile uğraşıyorlardı ve araçlar kullanılmadan saatler önce  ısıtılmış olmalıydılar. Aynı soğuk hava, Sovyet birliklerini de etkilemişti. Ancak onlar daha iyi hazırlanmışlardı.

Moskova'ya yönelik olan Mihver kuvvetlerinin saldırısı durdurulmuştu. Heinz Guderian günlüğüne "Moskova'daki saldırı başarısız oldu. Düşmanın sahip olduğu güç ve mevsimsel şartlar gözardı edilmişti. Ne yazık ki 5 Aralık'ta saldırıyı durdurmak zorunda kaldım. Aksi takdirde felaket kaçınılmazdı" diye yazdı.

Rusların barajları patlatması

Bazı tarihçiler, Sovyetlerin oluşturduğu yapay sellerin Moskova'nın savunmasında önemli rol oynadığını öne sürmektedirler. Bunun amacı buzul kırılarak ağır ekipmanların ve askeri birliklerin Volga Nehri'nin ve Ivankovo barajının öte yakasına geçmesini engellemekti. İlk olarak Sovyetler, 24 Kasım 1941'de baraj üzerindeki Istra su şebekesini havaya uçurdular. İkinci olarak ise, 28 Kasım 1941'de altı barajdaki (Khimki, Iksha, Pyalovsk, Pestov, Pirogov, Klyazma) suyu ve Dubna yakınlarındaki  Ivankovo barajının suyunu boşalttılar. Her iki olayda, 17 Kasım 1941 tarihinde yayımlanan 0428 sayılı Sovyet Genel Karargahı  Kararnamesi'nin sonucu idi. Yapay sel baskınları aynı zamanda doğrudan alışılmadık bir etkiye sahip silahlar olarak kullanılıyordu. Doğaya ve düşmana verdikleri hasara ek olarak, zamanın da görülen şiddetli kış şartlarında yaklaşık 30-40 köyün boşaltılmasında etkili oldular.

Sovyet karşı saldırısı

Sovyet karşı saldırısı

Wehrmacht, saldırılarını durdurmak zorunda kalsa da, Alman istihbaratı Sovyetlerin daha fazla rezerv kuvvete sahip olmadıklarını ve bu nedenle bir karşı saldırı başlatamayacaklarını bildiriyordu. Bu istihbarat tamamen yanlıştı. Stalin, Sibirya ve Uzak Doğu bölgesinde görevli 18 Tümenin, 1.700 tankın ve 1.500 uçağın Moskova bölgesine transfer edilmesini emretmişti. Aralık ayın başında Kızıl Ordu 50 tümenlik büyük bir rezerv kuvvete sahipti. Zhukov ve Vasilevsky tarafından hazırlanan karşı saldırı planı en sonunda Stalin'den onay almayı başardı. Bütün bu yeni rezerv kuvvetlere rağmen Sovyetlerin Operasyona katılabilen asker sayısı sadece 1.100.000 kişi idi. Bu sayı Werhmacht'dan birazcık fazla idi. Bununla bazı stratejik noktalara birliklerin özenli bir şekilde yerleştirilmesi sonucu Sovyetler Almanlara karşı 2'ye 1 gibi bir avantaj elde etmeyi başardılar. 

5 Aralık 1941'de, Moskova'ya yönelik olan tehdidin kalıcı olarak ortadan kaldırılması için Sovyet karşı saldırısı Kalinin Cephesinde başladı. Güney-Batı Cephesindeki ve Batı Cephesindeki saldırılar ise ertesi gün başladılar. Birkaç günlük küçük ilerlemelerden sonra Sovyet Ordusu 12 Aralık'ta Solnechnogorsk'u, 15 Aralık'ta ise Klin'i geri aldılar. Guderian'ın ordusu yenilmiş bir şekilde acele ile önce Venev'e ardından ise Sukhinichi'ye geri çekildi. Tula üzerindeki tehlike ortadan kaldırıldı.

Sovyet karşı saldırısı ve Brauchitsch

8 Aralık'ta Hitler, 39 numaralı direktif emirlerini imzalamıştır. Bu emirler Werhmacht birliklerinin bütün cephe hattı boyunca savunma düzeni alabilmelerine olanak tanıyordu. Alman birlikleri bulundukları mevkilerde güçlü bir savunma düzeni organize edemediler ve bu nedenle savunma hatlarının güçlendirilmesi için geri çekilmek zorunda kaldılar. Guderian, aynı gün Hans Schmidt ve Wolfram von Richthofen ile görüşmeler yaptığını söylemiştir. Her iki komutan da şu andaki cephe hattının ellerinde tutulamayacağı konusunda ortak fikre sahipti.  14 Aralık'ta Franz Halder ve Günther von Kluge , Hitler'in onayı olmaksızın Oka nehri batısına doğru sınırlı bir geri çekilme harekatı için izinler verdiler. 20 Aralık'ta  üst düzey Alman subaylar ile yaptığı görüşmede Hitler çekilme harekatını iptal etti ve askerlerinin her karış toprağı savunmak zorunda olduklarını söyledi. Hitler ''askerler gerekirse boş top mermisi kovanları ile siperlerini kazsınlar'' demiştir. Guderian, aşırı soğuktan dolayı yaşanan kayıpların gerçekten savaş sırasında gerçekleşen kayıplardan daha büyük olduğunu ve kış için gerekli olan ekipmanlarının Polonya'daki trafik sorunu nedeni ile cepheye ulaştırılamadığını söyleyerek bu kararı protesto etmiştir. Yine de, Hitler mevcut hatların savunulması konusundaki ısrarına devam etti ve Guderian ile sırasıyla 4. Panzer ve 9. Ordu komutanları, generaller Hoepner ve Strauss ile birlikte 25 Aralık'ta görevden alındı. Fedor von Bock, resmi olarak "tıbbi nedenlerden" dolayı görevden alındı. Hitler'in Kara Kuvvetleri Başkomutanı olan Walther von Brauchitsch 19 Aralık'ta daha erken bir tarihte istifa etmişti.

Bu arada, Sovyet saldırısı kuzeyde de devam ediyordu. Saldırı sırasında Kalinin kurtarılmasının ardından Sovyetler, 7 Aralık'ta Klin'e ulaştılar ve LVI Panzer Kolordusu'nun şehir dışındaki karargahını ele geçirdiler. Kalinin Cephesi batıya doğru sürüldükçe, Klin çevresinde bir çıkıntı meydana geldi. Sovyet cephe komutanı General Ivan Konev, çıkıntı içerisinde kalan Alman kuvvetini kuşatma altına almaya çalıştı. Zhukov, Konev'in Üçüncü Panzer Ordusunu sıkıştırabilmesine yardımcı olmak için çıkıntının güney ucuna daha fazla güç gönderdi. Almanlar kuvvetlerini tam zamanında geri çektiler. Kuşatmanın başarısız olmasına rağmen Almanların savunma düzenini bozmuştu. Tula yakınlarındaki İkinci Panzer Ordusuna yönelik Sovyetler ikinci bir girişimde bulundular, ancak Rzhev yakınlarındaki güçlü direniş nedeni ile ilerlemeleri durduruldu ve Mart 1943'e kadar sürecek bir değişiklik yaşanmadı. Güneybatı Cephesindeki saldırılarda kuzeydeki gibi iyi gidiyordu. Bu bölgedeki Sovyet Birlikleri 16 Aralık 1941'de Tula'ya ulaştılar. Guderian'ın İkinci Panzer Ordusu'nun güney kanadını koruyan Alman XXXIX. Kolordusu'nun kuşatılarak yok edilmesi Sovyetler için büyük bir başarı olmuştur.

Alman Bombardıman uçakları

Aralık ayının ikinci yarısında Luftwaffe hareket edemez hale geldi. -42 ° C (-44 ° F) olarak kaydedilen hava sıcaklığı meteorolojik bir rekor halini aldı. Lojistik problemler ve dondurucu hava koşulları Ocak 1942 yılına kadar devam edecek bir dizi teknik zorluklar yaşanmasına neden oldu. Bu arada, Luftwaffe, Moskova'daki gökyüzünden neredeyse kayboldu. Bu sırada Kızıl Ordu Hava kuvvetleri ise giderek güçleniyordu. İç bölgelerde daha iyi hazırlanmış üstlere sahiptiler. 4 Ocak'ta gökyüzü yeniden açıldı ve uçuşa uygun bir hale geldi. Hitler, durumu düzeltebileceğini umarak, Luftwaffe'yi hızla takviye etmeye başladı. Kampfgruppen (Bombardıman Grupları) II./KG 4 ve II./KG 30, Almanya'da yeniden düzenlenmişti. 102 Junkers Ju 52 taşıyıcı uçak ile dört Transportgruppen (Ulaşım Grubu), güçlendirilmeye çalışıldı. Luftflotte 4'ten (Hava Filosu 4) gelen takviyeler ile kuşatılmış ordu birimlerinin bölgeden tahliyesi ve ikmal malzemelerinin ön hatları ulaştırılmasında büyük bir ilerleme kaydedildi. Son dakika da yapılan bu çabalar işe yaradılar. Alman hava kolu, Merkez Ordu Grubu'nun tamamen çökmesinin önlenmesine yardımcı oldu. Sovyetlerin bütün çabalarına rağmen, Luftwaffe, Merkez Ordu Grubu'nun hayatta kalmasına büyük katkı sağladı. 17 ile 22 Aralık tarihleri arasında Luftwaffe Alman Ordusu'nu takip eden Kızıl Ordu'ya ait 299 motorlu taşıtı ve 23 tankı Tula civarında imha etti.

Merkezde ise Sovyetlerin ilerleyişi oldukça yavaştı. Sovyet birlikleri Naro-Fominsk'i 26 Aralık'ta, Kaluga'yı 28 Aralık'ta, Maloyaroslavet'i ise 2 Ocak'ta 10 günlük şiddetli çarpışmalar sonrasında kurtarmayı başarmışlardı. Sovyet rezervleri giderek azalıyordu ve saldırı, bitkin ve donmuş Alman ordularının Moskova'dan 100-250 km (62-155 mil) geri itilmesinden sonra 7 Ocak 1942'de durduruldu. Stalin, Merkez Ordu Grubu'nu Moskova önlerinde sıkıştırmak ve yok etmek için daha fazla saldırı düzenlemeye devam etti. Ancak Kızıl Ordu'nun saldırı gücü tükenmiş ve aşırı zorlanmışlardı, bu nedenle saldırı girişimleri başarısız oldu.

Moskova savaşı sonuçları

Stalin'in Alman saldırılarındaki durumu

Kızıl Ordu'nun kış mevsiminde düzenlediği karşı saldırılar, Wehrmacht'ı Moskova'dan sürmeyi başarmıştı. Ancak şehir cephe hattına yakın olduğu için yine de tehdit altındaydı. Bu nedenle Moskova sahası Stalin için öncelikli konu olmaya devam etti. Stalin ilk başlarda yaşanan Alman ilerleyişi karşısında şok geçirmişti. Özellikle, Sovyetler Merkez Ordu Grubuna bağlı birkaç tümen tarafından savunulan Rjev yakınlarındaki savunma hatları karşısında pek bir ilerleme gösteremediler. Sovyetler Moskova'ya düzenledikleri karşı saldırının hemen ardından, yine bu bölgeye yönelik bir dizi saldırılar düzenlediler (Rjev Muharebeleri). Fakat saldırılar her defasında başarısızlıkla sonuçlandı ve her iki taraf içinde ağır kayıplara neden oldu. 1943 yılının başında, Wehrmacht tüm kuvvetlerini Batı Cephesine göndermek zorunda kaldığı için bölgeden çekildi. Ekim 1943 yılına kadar Sovyetler Moskova Cephesinde güvenliği tam olarak sağlayamadılar. Bölgede güvenliğin tam olarak sağlanması İkinci Smolesk Savaşı sonunda Almanların sahip oldukları köprü başlarından uzaklaştırılıp Yukarı Dinyeper Nehri'nin karşı kıyısına sürülmeleri ile mümkün oldu.

Ordusu Moskova'yı ele geçiremediği için öfkeli olan Hitler, Kara Kuvvetleri Başkomutanı Walther von Brauchitsch'i 19 Aralık 1941'de görevden aldı. Bu sayede Wehrmacht'ın sahip olduğu bütün gücü ve ordunun yönetimini tamamen ele geçirdi. Buna ek olarak, Hitler'in yakın çevresinde giderek daha fazla sayıda hiç veya çok az savaş deneyimine sahip komutan toplanmaya başlamıştır.

Alman birliklerinin imhası

Haziran 1941'den bu yana ilk kez Sovyet güçleri Alman ilerlemesini durdurmuş ve Alman kuvvetlerini geri püskürtmeyi başarmıştı. Bu, Stalin'in kendine olan güveninin artmasına ve hücum saldırılarının daha da genişlemesine neden oldu. 5 Ocak 1942'de Kremlin'de yapılan bir toplantıda Stalin, Moskova, Leningrad, Kharkov ve Kırım'da eş zamanlı olarak gerçekleşecek genel bir bahar saldırısı planladığını açıkladı. Bu plan Zhukov'un bütün itirazlarına rağmen kabul edildi. Kızıl Ordu'nun düşük sayıda rezervlere sahip olması ve Wehrmacht'ın sahip olduğu taktiksel üstünlük bu saldırıların başarısızlık ile sonuçlanmasına neden oldu. Rjev kentinde gerçekleşen muharebeler çok kanlı idi. Bu nedenle Kızıl Ordu askerleri kendi aralarında bu şehir için ''Rzhev Kıyma Makinası'' veya ''Mezbaha'' lakabını kullanıyorlardı. İkinci Kharkov Muharebesi de büyük bir yenildi ile sonuçlandı. Demyansk civarında kuşatılan General Andrey Vlasov'un birliklerinin imha edilmesi ve Leningrad kuşatmasının kaldırılması için yapılan bütün girişimler de başarısızlık ile sonuçlandı. Kırım yarımadasındaki Kızıl Ordu birlikleri ise neredeyse tamamen yok edildiler. Almanların yaptıkları bu başarılı savunmalar sonraki bahar gerçekleşecek olan güney bölgelerinin işgali ve Stalingrad Savaşına yol açtı.

Almanların geri püskürtülmesi

Savaş sırasında Sovyetler Birliğinde ''Moskova Karşılık Veriyor'' (veya Moskova Saldırıyor, Rusça: Разгром немецких войск под Москвой, Moskova Yakınlarındaki Alman Birliklerinin Geri Çekilmesi) isimli bir belgesel film çekildi ve hızla bütün ülke boyunca dağıtılarak gösterime girdi. Belgesel bir kopyası Amerika'ya götürüldü ve Ağustos 1942'de New York'taki Globe fuarında gösterildi. New York Times incelemesinde "Bu vahşet zihinlerdeki şüpheleri yok edecek bir şok etkisi yaratmıştır" diye yazdı. Film, Moskova'da düzenlenen geçit töreni ve savaş sahnelerinin yanı sıra, işgal sırasında yaşanan Alman mezalimi ile ilgili görüntüleri de içeriyordu: "Çıplak bedenleri ile katledilen çocuklar korkunç halinde yerlerde uzanıyorlardı; gençler ise cılız ve körpe bedenleri ile idam sehpalarında soğukta sallanıyorlardı, ancak yeterince güçlü idiler."

Moskova savunması işgalci Mihver güçlerine karşı Sovyet direnişinin önemli bir simgesi haline geldi. Savaşı anmak için Moskova'ya, Zafer Günü'nün 20. yılında 1965'te "Kahraman Şehir (Hero City)" unvanını verildi. Moskova Savunma Müzesi 1995 yılında kuruldu.

Moskova Savaşı kayıpları

Sovyetlerin geri saldırılar

Moskova Savaşı sırasındaki hem Almanların hem de Sovyetlerin kayıpları tartışma konusudur. Her iki tarafın da kayıpları ile ilgili farklı kaynaklarda farklı bilgiler bulunmaktadır. Bazı tarihçiler İkinci Dünya Savaşı Çizelgesi içerisinde ''Moskova Savaşı'' adı verilen kesin bir savaşın olmadığını iddia etmektedirler. Onlara göre '' Moskova çevresinde  gerçekleşen savaşlar'' vardı.  Savaşın başlangıç tarihi olarak genellikle 30 Eylül 1941 tarihi kabul edilirken (Tayfun Operasyonunun başlangıç tarihi) (bazen 2 Ekim 1941'de kabul edilir) saldırının sona erdiği tarih ile ilgili iki farklı görüş vardır. Özellikle, bazı kaynaklar (Erickson ve Glantz gibi), Rzhev saldırısını, savaş sırasında gerçekleşen ayrı bir operasyon olarak değerlendirirken bazıları ise Moskova'ya yönelik saldırıların durdurulduğu 7 Ocak 1942 tarihini kabul ederek verilen kayıpların sayısını daha az hesaplamaktadırlar.

Aynı zamanda farklı kaynaklarda farklı rakamlarda yer almaktadır. John Barberossa hazırladığı "Barbarossa: Mihverler ve Müttefikler" isimli kitabında Sovyetlerin Ekim 1941 ve Ocak 1942 tarihleri arasında 653.924 asker kaybettiklerini yazmıştır. Glantz ise "Titanların Çarpışması" adlı eserinde  658.279 kişinin sadece savunma sırasında hayatını kaybettiğini 370.955 kişinin ise 7 Ocak 1942'ye kadar devam eden ve  kış koşullarında düzenlenen karşı saldırı sırasında hayatını kaybettiğini iddia etmiştir. 1973–78 yıllarında hazırlanan Büyük Sovyet Ansiklopedisi'nde Almanların 400.000 adam kaybettiği iddia edilmiştir. Öte yandan, resmi Wehrmacht raporlarında ise 1 Ekim 1941 ile 10 Ocak 1942 tarihleri ​​arasındaki günlük kayıpların tümünün; 35.757 kişinin savaş sırasında öldüğü, 128.716 kişinin yaralandığı ve 9.721 kişinin ise kaybolduğu bildirilmiştir. Bu rakamlar Merkez Ordu Grubu'nun tümünü kapsamaktadır. Ancak bu resmi raporlarda yer alan rakamların alay ve tümen komutanları tarafından hazırlanan resmi olmayan raporlara göre çok düşük olduğu tahmin edilmektedir. O dönem ki politik şartlar göz önüne alındığında gerçekten tarafsız raporların hazırlanabilmesi imkansızdı.

Moskova Savaşı Resimleri