19 July 2018, Thursday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

Megakent

İçindekiler
  1. Megakent nedir?
  2. En büyük şehirler
  3. Megakent tarihçesi
  4. Mega kentlerin sorunları
  5. Megakentler ve medya

Megakent nedir?

Megakent genellikle, toplam nüfusu on milyonu aşan bir metropol alanı olarak tanımlanır. Bir megakent, tek bir metropol alanı veya birbiriyle kavuşan iki veya daha fazla metropol alanından oluşabilir. Birleşik kent, metropol ve metroplex (birden fazla şehir ve banliyöden oluşan metropol alanı) terimleri de ikinci tanıma uygundur.

2015 itibariyle, 36 adet megakent mevcuttur. En büyüğü, Tokyo ve Şangay'ın metropoliten alanlarıdır, bunların her biri 30 milyonun üzerinde nüfusa sahiptir, nüfusları sırasıyla 38,8 milyon ve 35,5 milyondur. Tokyo, dünyanın en büyük metropol alanıdır, Şangay ise dünyanın, nüfusu en yüksek kentidir.

BM, 2030 yılına kadar 41 megakent olacağını öngörüyor.

En büyük şehirler

Bu liste, dünyanın en büyük şehirleri ve metropol alanlarının 2016 yılı itibariyle nüfusları göstermektedir.

SırasıMegaşehirÜlkeKıtaNüfusu
1TokyoJaponyaAsya38.800.000
2CakartaEndonezyaAsya31.500.000 
3Meksika şehriMeksikaKuzey Amerika28.754.000
4DelhiHindistanAsya27.300.000 
5SeulGüney KoreAsya25.600.000 
6KaraçiPakistanAsya24.300.000 
7ŞanghayÇinAsya24.152.700 
8ManilaFilipinlerAsya24.124.000 
9New York CityAmerika Birleşik DevletleriKuzey Amerika23.756.354 
10BombayHindistanAsya23.655.355 
11PekinÇinAsya21.516.000 
12Sao PauloBrezilyaGüney Amerika21.436.463
13LagosNijeryaAfrika21.000.000 
14WuhanÇinAsya20.600.000 
15Kyoto-Osaka-Kobe

( Keihanshin )

JaponyaAsya20.260.000
16GuangzhouÇinAsya19.910.000
17ChongqingÇinAsya19.384.100 
18KahireMısırAfrika18.810.000
19Los AngelesAmerika Birleşik DevletleriKuzey Amerika18.550.288 
20ChengduÇinAsya18427500
21dakkaBangladeşAsya18250000
22MoskovaRusyaAvrupa17.100.000 
23TianjinÇinAsya15.469.500
24BangkokTaylandAsya15.350.000
25İstanbulTürkiyeAvrupa, Asya 14.800.000
26KalkütaHindistanAsya14.766.000 
27Rio de JaneiroBrezilyaGüney Amerika14.450.000
28LondraBirleşik KrallıkAvrupa13.842.667 
29Buenos AiresArjantinGüney Amerika13.834.000 
30TahranİranAsya13.700.000
31HaydarabadHindistanAsya12.977.784 
32KinşasaKongo Demokratik CumhuriyetiAfrika12.500.000
33ParisFransaAvrupa12.405.426  
34BangaloreHindistanAsya12.339.447 
35ShenzhenÇinAsya12.250.000 
36HarbinÇinAsya11.635.971 
37LimaPeruGüney Amerika10.852.210
38BogotaKolombiyaGüney Amerika10.700.000
39LahorPakistanAsya11.126.285 
40ChennaiHindistanAsya10.108.888
41NagoyaJaponyaAsya10.070.000 


Megakent tarihçesi

"Megakent" terimi, 19'uncu yüzyılın sonları ya da 20. yüzyılın başlarında ortak kullanıma girdi, belgelenmiş en eski kullanımlardan biri, 1904'te Teksas Üniversitesi tarafından yapıldı. Başlangıçta Birleşmiş Milletler bu terimi 8 milyon ya da daha fazla nüfusa sahip şehirleri tanımlamak için kullandı; şimdi ise eşik 10 milyondur.

1800'de dünya nüfusunun sadece %3'ü şehirlerde yaşıyordu, bu rakam yirminci yüzyılın sonuna kadar %47'ye yükseldi. 1950'de nüfusu bir milyonu aşan 83 şehir vardı; 2007'ye kadar bu sayı 468'e yükseldi. BM, bugün 3,2 milyar olan kent nüfusunun, 2030'da 5 milyara kadar artacağını öngörmektedir, yani her 5 kişiden 3'ü şehirde yaşayacaktır. Bu artış, en az şehirleşmiş kıtalar olan Asya ve Afrika'da en dramatik şekilde gerçekleşecektir. Anketler ve projeksiyonlar, önümüzdeki 25 yılda gerçekleşecek tüm kentsel büyümenin gelişmekte olan ülkelerde olacağını gösteriyor. Dünya nüfusunun yaklaşık 7'de 1'i olan bir milyar kişi şu an gecekondu kasabalarında yaşıyor. Birçok yoksul ülkede aşırı nüfuslu gecekondu yerleşimlerinde; sağlıksız koşullar, yetersiz beslenme ve temel sağlıktan yoksun olma nedeniyle hastalanma oranı çok yüksektir. 2030 yılına gelindiğinde, dünyada 2 milyardan fazla insan gecekonduda yaşayacak. Dünyanın en kırsal ülkelerinden üçü olan Etiyopya, Malavi ve Uganda'nın kentsel nüfusunun %90'ından fazlası zaten gecekonduda yaşamaktadır.

2025 yılına kadar Asya'da Mumbai, Hindistan (2015 nüfusu, 20,75 milyon), Şangay, Çin (2015 nüfusu 35,5 milyon), Delhi, Hindistan (2015 nüfusu, 21,8 milyon) Tokyo, Japonya (2015 nüfusu, 38,8 milyon) ve Seul, Güney Kore (2015 yılında, 25,6 milyon) dahil olmak üzere en az 30 megakent olacak. Nijerya'nın Lagos kenti, 1950 yılında nüfusu 300.000 iken günümüzde yaklaşık 15,2 milyon nüfusa yükselmiştir.

Şehirlerin büyümesi

Neredeyse beş yüz yıl boyunca Roma, Avrupa'nın en büyük, en varlıklı ve politik açıdan en önemli şehriydi. MÖ 1. yüzyılın sonunda nüfusu bir milyonu geçmişti. Roma'nın nüfusu MS 402'de azalmaya başladı, çünkü MS 392'den 423'e kadar imparatorluk yapan Flavius ​​Honorius döneminde hükümet Ravenna'ya taşındı. Roma'nın nüfusu Erken Orta Çağ döneminde 20.000'e kadar geriledi. Genişleyen kent, kalıntılar ve bitki örtüsü alanları arasında yayılan dağılmış bina grupları haline geldi.

Bağdat, kuruluşundan kısa bir süre sonra, MS 762'den 930'lara kadar dünyanın en kalabalık şehirlerinden biriydi. Bazı tahminlere göre nüfusu 1 milyondan fazlaydı. Çin'in başkentleri Chang'an ve Kaifeng, müreffeh imparatorluklarda büyük çaplı nüfus patlamaları yaşadı. Tang'ın Yeni Kitabı'nda kaydedilen 742 sayımına göre, Jingzhao Fu (京兆 府) metropoliten alanında, Chang'an civarındaki küçük şehirler de dahil olmak üzere 1.960.188 kişi ve 362.921 aile sayıldı. 9. ve 15. yüzyıllar arasında gelişen Kmer İmparatorluğu'nun bir dönem merkezi olan Angkor'u çevreleyen ortaçağ yerleşimi, bir milyon civarı nüfusu barındırıyordu.

1825'ten 1918'e kadar Londra dünyanın en kalabalık şehriydi. Nüfusu hızla büyümekteydi. 1900 yılında 5 milyondan fazla nüfusa ulaşan ilk şehir oldu. 1950'de New York, nüfusu 10 milyondan fazla olan tek kentsel alandı. Coğrafyacılar, 2005 yılı Ekim ayı itibariyle 25 adet nüfusu 10 milyonu geçkin alan tanımladılar. 2004 yılında bu rakam 19 iken 1985 yılında ise sadece 9'du. Bu artış, dünyanın geri kalanının Kuzey Amerika ve Batı Avrupa'daki kentleşme oranlarına (%75-85) yaklaşmasıyla gerçekleşmiştir .

2000'li yıllardan beri, en büyük megakent Büyük Tokyo Alanı olmuştur. Bu kentsel topluluğun nüfusu Yokohama ve Kawasaki gibi alanları kapsamakta olup 37-38 milyon arasında olduğu tahmin edilmektedir. Tahminlerdeki bu sapma, alanın kapsadığı şeyin farklı tanımlanmasıyla açıklanabilir. Tokyo, Chiba, Kanagawa ve Saitama genel olarak istatistiki bilgilerde yer alırken, Japonya İstatistik Bürosu yalnızca Shinjuku'daki Tokyo Büyükşehir Belediye Meclisi Merkezi'nin 50 kilometresindeki alanı ele almakta ve böylece daha küçük bir nüfus tahminine ulaşmaktadır. Megakentlerin karakteristik bir sorunu, dış sınırlarının belirlenmesindeki zorlu ve popülasyonları doğru bir şekilde tahmin etmektir.

Bir başka liste, metropolleri metropoliten alanlar yerine kentsel yığılmalar olarak tanımlıyor. 2010 yılı itibariyle, Tokyo gibi bu tanıma uyan 25 megakent vardır. Diğer kaynaklar Nagoya ve Rhein-Ruhr'u megakent olarak listelemektedir.

Mega kentlerin sorunları

Gecekondu mahalleleri

Birleşmiş Milletler'e göre, gecekondu mahalleleri içinde yaşayan kent sakinlerinin oranı, 1990 ve 2005 yılları arasında gelişmekte olan ülkelerde yüzde 47'den yüzde 37'ye düştü. Ancak nüfusun artması nedeniyle gecekondu sakinlerinin sayısı artıyor. Bunların çoğunluğu, yetersiz konut ve sağlık koşullarına sahip yasal ve yasa dışı yerleşimlerde bulunan kentsel sınırların kenarından gelmektedir. Bunun nedeni, gerek iç gerek dış olmak üzere göçtür. Göçler şehirlerin nüfuslarını tarihte görülmemiş bir biçimde artırmış ve muazzam mekansal yoğunluklara yol açmıştır. Bu konular siyasi, sosyal ve ekonomik alanlarda sorunlar oluşturmaktadır. Gecekondu sakinlerinin genellikle eğitime, sağlık hizmetlerine veya kent ekonomisine erişimi azdır veya hiç yoktur.

Büyük şehirlerde suç

Artan nüfusu desteklemek için uygun ve yeterli altyapı ve kamu hizmetlerinin (uygun sağlık, konut, eğitim ve sağlık gibi) eksikliği sadece gecekonduların büyümesine neden olmakla kalmaz, aynı zamanda kent sakinleri arasında hoşnutsuzluk oluşturur; bu da Karaçi, Mumbai, Kahire, Rio de Janeiro ve Lagos gibi büyük megakentlerde görüldüğü gibi yüksek suç oranlarına yol açar.

Megakentlerde evsizlik

Megakentler genelde önemli sayıda evsiz nüfus barındırır. Evsizlikle ilgili gerçek yasal tanım, ülkeden ülkeye veya aynı ülke veya bölgedeki farklı kurum veya kuruluşlar arasında değişiklik gösterir.

2002'de yapılan araştırmalar, Amerika Birleşik Devletleri'nin evsiz nüfusu arasında en hızlı büyüyen kesimin çocuklar ve aileler olduğunu, bu durumun özellikle hizmetler alanında kurumlara zorluklar çıkardığını göstermektedir. ABD'de hükümet, pek çok büyük kentten evsizliğe son vermek için on yıllık bir plan çıkarmalarını istedi. ''Önce konut'', bu planların sonuçlarından biriydi. ''Önce konut'' çözümüne göre, evsiz bir kişinin sığınma evinde kalması yerine, kişinin kalıcı konutunu temin etmesi ve sürdürmek için lazım olan desteğin sağlanması gerekliydi. Fakat bu tür programlarla ilgili birçok karmaşa vardır ve bu karmaşalar, böyle bir girişimin orta ve uzun vadede başarıyla çalışması için ele alınmalıdır.

Trafik sıkışıklığı

Trafik sıkışıklığı, yol ağı üzerinde, kullanım arttıkça ortaya çıkan ve daha yavaş hız, daha uzun yolculuk süreleri, artan kirlilik ve artan araç kuyrukları ile karakterize bir durumdur. Texas Ulaştırma Enstitüsü, 2000 yılında 75 en büyük metropol alanının 3,6 milyar araç-saatlik gecikme yaşadığını ve bunun sonucunda 5,7 milyar ABD doları (21,6 milyar litre) değerinde boşa harcanmış yakıt ve 67,5 milyar dolarlık verimlilik kaybı, yani GSYİH'de %0,7'lik bir kayıp yaşandığını belirtti. Ayrıca, her bir sürücünün trafik tıkanıklığına bağlı yıllık maliyetinin çok büyük şehirlerde yaklaşık 1.000 $ ve küçük şehirlerde 200 $ olduğu tahmin ediliyor. Büyük şehirlerde trafik tıkanıklığı artmakta ve küçük şehirlerde ve kırsal alanlarda gecikmeler daha sık görülmektedir.

Kentsel yayılma

Kentsel yayılma, aynı zamanda banliyö yayılımı olarak da bilinir; şehrin merkezi ve banliyölerinden dışına doğru taşan, kırsal alanda düşük yoğunluklu ve otomatik bağımlı gelişim gösteren, ilişkili tasarım özellikleri ile otomobil bağımlılığını teşvik eden çok yönlü bir kavramdır. Sonuç olarak, bazı eleştiriler, yayılmanın daha uzun ulaşım mesafeleri, yüksek araba bağımlılığı, yetersiz tesisler (örneğin, sağlık, kültürel vs.) ve kişi başı altyapı maliyetleri gibi belirli dezavantajlara sahip olduğunu ileri sürmektedir. Yayılma konusundaki çekişmeler ve tartışmalar, çoğunlukla bu ifade ile ilgili belirsizlikten dolayı kafa karışıklığına neden olur. Örneğin, bazı yorumcular, yayılmayı yalnızca belirli bir bölgede bir dönüme ait ortalama konut birimlerinin sayısıyla ölçer. Fakat diğerleri onu merkeziyetçilik (iyi tanımlanmış bir merkezin olmadığı nüfus yayılması), süreksizlik, kullanımların ayrımı vs. ile ilişkilendirir.

Soylulaştırma

Nezihleştirme ve kentsel soylulaştırma, daha az zengin bir toplumda konut satın alan varlıklı insanlardan kaynaklanan, bir alanda yaşanan sosyo-kültürel değişiklikleri ifade eder. Soylulaştırmaya bağlı olarak, toplulukta ortalama gelir artar ve ortalama aile büyüklüğü azalır; bu da artan kiralar, konut fiyatları ve mülk vergileri nedeniyle düşük gelirli sakinlerin kayıt dışı ekonomik tahliyesi ile sonuçlanabilir. Bu tip nüfus değişimi, ticaret ve konut için yeniden geliştirildiğinde, endüstriyel arazi kullanımını azaltır. Buna ek olarak, daha varlıklı bir tüketim tabanına hitap eden yeni işletmeler, daha önce bozulmuş bölgelerde dolaşma eğilimi göstermekte ve zengin göçmenlerin ilgisini daha da arttırmakta ve daha az varlıklı yerlilere erişimi güçleştirmektedir.

Hava kirliliği

Hava kirliliği, insanlara ve diğer canlı organizmalara zarar veren, rahatsızlığa neden olan ve doğal çevreye zarar veren kimyasal maddeler, partikül maddeler veya biyolojik materyallerin atmosferine girmektir. Birçok kentsel alan, içten yanmalı motorlardan gelen araç emisyonlarından kaynaklanan bir hava kirliliği türü olan sis ile ve atmosferde güneş ışığıyla reaksiyona girerek birincil emisyonlarla fotokimyasal dumanı oluşturmak için bir araya gelen ikincil kirleticilerin oluşturduğu endüstriyel dumanlar ile önemli sorunlar yaşamaktadır.

Sis, aynı zamanda duman ve sülfürdioksit karışımına neden olan büyük miktarda kömür yanması neticesinde de oluşur. 2006 yılında dünya kömür tüketimi 6.743.786.000 kısa tondur ve 2030 yılına kadar %48 artarak 9,98 milyar kısa tona çıkması beklenmektedir. 2006 yılında Çin 2,38 milyar ton üretmiştir. Hindistan, 2006 yılında yaklaşık 447,3 milyon ton üretmiştir. Çin'in elektriğinin % 68,7'si kömürden gelmektedir. ABD, dünya toplamının yaklaşık %14'ünü tüketirken, elektrik üretiminde bunun %90'ını kullanıyor.

Enerji ve malzeme kaynakları

Büyük şehirlerin büyüklüğü ve karmaşıklığı muazzam sosyal ve çevresel zorluklara neden olur. Megakentlerin sürdürülebilir bir şekilde gelişebilmesi, büyük oranda enerji ve maddi kaynaklarını nasıl edindikleri, paylaştıkları ve yönettikleri konusuna bağlıdır. Elektrik tüketimi, ısıtma ve endüstriyel yakıt kullanımı, yer hizmetleri enerji kullanımı, su tüketimi, atık dönüşümü, çelik üretimi, tüketim seviyesi ve kaynakların ne kadar verimli kullanıldığı arasında korelasyonlar bulunmaktadır.

Megakentler ve medya

Megakentler, William Gibson'ın Neuromancer'ındaki Yayılma ve 50 ila 800 milyon insanın (savaş ve felaketten dolayı dalgalanmalar yaşanmıştır) ABD'nin doğu yakasında yaşamasını konu alan Judge Dredd karikatür öyküsünde yer alan Megakent 1'de görüldüğü gibi distopik bilim kurgu yapıtlarında ortak bir zemindir. Yıkım Adam'da, 2010'da büyük bir deprem sonrasında Los Angeles, Santa Barbara, San Diego ve çevresindeki büyük şehir bölgelerinin birleşmesinden "San Angeles" olarak adlandırılan bir megakent oluştu. Kurgusal dünya çapındaki megakentler (ekumenopoleis) arasında Isaac Asimov'un Vakfı serisinden Trantor ve Star Wars evrenindeki Coruscant (nüfus 1 trilyon) da yer almaktadır.