18 November 2018, Sunday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

Malaya Cephesi

İçindekiler
  1. Malaya savaşı hakkında özet bilgi
  2. Malaya Savaşının arka planı
  3. Japonların Malaya'yı işgali
  4. Hava savaşı
  5. Malayan yarımadası'ndaki üstünlük
  6. Johore savunması
  7. Singapur'a çekilme
  8. Malaya Muharebeleri

Malaya savaşı hakkında özet bilgi

Malaya Savaşı, İkinci Dünya Savaşı sırasında Mihver Devletleri ile Müttefik Devletlere bağlı kuvvetler arasında 8 Aralık 1941 - 31 Ocak 1942 tarihler arasında Malay Yarımadası üzerinde yaşanan savaşlara verilen isimdir. Çarpışmalar genel olarak  İngiliz Milletler Topluluğuna (Commonwealth) bağlı birlikler ile Japon İmparatorluk ordusuna bağlı birlikler arasında yaşanmıştır. Fakat savaşın ilk aşamalarında çarpışmalar İngiliz Milletler Topluluğuna bağlı birlikler ile Tayland Kraliyet Silahlı Kuvvetleri arasında yaşanmıştır. Askeri seferin ilk günlerinden itibaren Japonlar, İngilizlere karşı büyük bir donanma ve hava üstünlüğüne sahip olmuşlardı. Malay Yarımadasındaki kolonileri savunmaya çalışan İngiliz, Hintli, Avusturyalı ve Malayan birlikleri için savaş tam bir felaket ile sonuçlanmıştır. 

Operasyon sırasında Japonların bisikletli piyadeler kullanmaları büyük dikkat çekmiştir. Bu sayede Japon piyadeleri sık ormanlık alanda hem daha hızlı ilerlemişler hem daha fazla teçhizatı daha kolayca taşıya bilmişlerdir. İngiliz ordusuna bağlı Ordu Kraliyet Mühendisleri geri çekilme sırasında yüzden fazla köprüyü patlayıcılar ile havaya uçurmuşlardı. Fakat bu durum yinede Japonların ilerleyişini pek fazla yavaşlatmamıştı. Japonlar Singapur'u ele geçirdiğinde, toplamda 9.800 asker kaybetmişlerdi. Müttefikler ise toplamda 138.708 asker kaybetmişlerdi. Ayrıca 130.000 kadar İngiliz askeri de Japonlar tarafından esir alınmıştı.

Malaya Savaşının arka planı

Malaya cephesi ve Japonlar

1941 yılına gelindiğinde Japonlar, Çin'i boyunduruk altına alabilmek için hali hazırda 4 yıldır uğraşıyorlardı. Japonya, askeri birlikleri için gerekli olan malzemeler konusunda büyük oranda yabancı ülkelere bağımlı haldeydi. Özellikle kullandıkları petrolün çok büyük bir kısmını ABD'den almakta idiler. 1940-1941 yılları arasında Birleşik Devletler, Birleşik Krallık ve Hollanda, Japonya'ya petrol ve savaş malzemeleri konusunda ambargo uygulamaya başladılar. Ambargoların amacı, Japonlar ile savaşan Çinlilere yardım etmek ve Japonları Çin'deki askeri harekâtlarını durdurmaya zorlamaktı. Japonlar, Çin'den geri çekilmenin kendileri için büyük bir itibar kaybı olacağını düşünüyorlardı. Japonlar bunun yerine Güney Doğu Asya'da ABD, İngiliz ve Hollanda topraklarına karşı askeri olarak harekete geçmeye karar verdiler. Japon işgal kuvvetleri 1941 yılında Fransız Çinhindi'deki Hainan Adasında toplanmaya başladılar. Bu bölgede toplanan askeri birlikler hakkında Müttefikler bir açıklama istediler. Japonlar ise bu birliklerin Çin'de ki askeri harekatlarda kullanılacaklarını açıkladılar.

Japonlar işgal harekatına başladıklarında 200 kadar tanka sahiptiler. Bu tanklar büyük oranda Type 95 Ha-Go, Type 97 Chi-Ha, Type 89 I-Go ve Type 97 Te-Ke'den oluşmaktaydı. Ayrıca Japonlar, 500'den fazla savaş uçağına sahiplerdi. İngiliz Milletler Topluluğuna (Commonwealth) bağlı birlikler ise büyük oranda, Lanchester 6x4 Zırhlı Aracı, Marmon-Herrington Zırhlı Aracı, Universal Personel Taşıyıcı ve sadece 23 adet eski model Mk VIB Hafif Tank (Hindistan Ordusuna bağlı 100. Hafif Tank Bölüğü) ile donatılmışlardı. Bu tankların hiç biri Japon ordusunun sahip olduğu tanklara karşı koyabilecek yeterlilikte değildi. İngilizlerin bölgede 250'den fazla savaş uçağı vardı, ancak bunlar modası geçmiş eski uçaklar idi. Bu uçakların yaklaşık yarısı savaşın ilk birkaç günü içerisinde imha edildi.

Malaya cephesi ve İngiliz Milletler Topluluğu

İki savaş arasındaki dönemde Uzak Doğu'daki İngiliz askeri gücü, yetersiz finansman ve gereken önemin verilmemesi nedeni ile giderek zayıfladı. 1937'de Malaya Bölgesi Genel Komutanı (General Officer Commanding (GOC) Malaya) Tümgeneral William Dobbie (1935 - 1939), Malaya bölgesinin savunma durumunu inceledi. Hazırlamış olduğu raporda muson mevsiminde (Ekim-Mart dönemi) düşman birliklerinin bölgenin doğu kıyılarına çıkartma yapabileceğini ve Siam (Tayland) bölgesinde üstlenebileceğini yazmıştır. Ayrıca Dobbie raporunda düşmanın gerçekleştireceği olası çıkarmanın Siam'daki Songkhla ve Pattani ile Malaya'daki Kota Bharu'da yapılabileceğini öngörmüştür. Bu nedenle Dobbie bölgeye acilen büyük miktarda destek kuvvetin gönderilmesini önermiştir. Yapmış olduğu tahminler savaş sırasında haklılığını ortaya çıkarmıştır. Ancak yaptığı önerilen her seferinde gözardı edilmişti. İngiliz hükumetinin bölge ile ilgili hazırladığı plan temel olarak; olası bir savaş durumunda Singapur'daki Donanma Üssüne büyük bir kuvvet konuşlandırarak hem düşmanı caydırmayı hemde İngiltere'nin Uzak Doğu ve Avustralya ile olan bağlantısını güvence altına almaya dayanıyordu. İngilizler bölgede bulunacak güçlü bir donanmanın düşmanı saldırı planlarından caydıracağını düşünüyorlardı.

Ancak Malaya'daki ordu komutanı Korgeneral Lionel Bond, 1940 yılında Malaya'nın başarı ile savunulabilmesi için tüm yarımadanın savunulması gerektiğini, sadece Singapur'da bulunan donanmanın Japonları olası bir işgal fikrinden caydıramayacağını kabul etmiştir. Askeri planlayıcılar, Malaya'da bulunan hava kuvvetlerinin, bölgeyi etkili bir şekilde savunabilmeleri için 300 ila 500 uçaktan oluşması gerektiğini savunmuşlardır. Ancak Orta Doğu ve Mısır bölgeleri İngilizler için daha önemli olduğundan Malaya bölgesine pek fazla malzeme ve askeri kuvvet göndermediler.

Malaya'nın nasıl savunulacağı konusunda İngilizler'in geliştirmiş olduğu strateji iki önemli unsura dayanıyordu. Birinci, olası bir saldırı durumunda İngiliz birliklerinin bölgeye zamanında ulaşabilmesi için bir erken uyarı sisteminin kurulması idi. İkincisi ise, saldırı durumunda Amerika'nın İngiltere'ye gizlice yardım etmesi idi. 1941 yılının sonlarında, Korgeneral Arthur E. Percival Malaya'daki kuvvetlerin başına getirildikten sonra bu varsayımların (savunma stratejisini oluşturan) hiçbir gerçekliğe dayanmadığını anlamıştı. Buna ek olarak Churchill ve Roosevelt, önemli bir konuda anlaşmıştı. Buna göre doğuda herhangi bir savaş başlasa bile, bütün güçlerini batıdaki savaşın biran önce bitirilmesi için kullanacaklardı. O zamana kadar, doğu bölgeleri, zaten ikincil önceliğe sahip bölgeler olmuşlardı. ikincil bir öncelik olacaktır. Düşmanın oyalanması ve işgal faaliyetlerinin yavaşlatılması doğuda uygulanan savaş stratejisinin temelini oluşturuyordu.

İstihbarat operasyonları

Bu saldırının planlaması, Tayvan merkezli Japon Askeri İdaresi, Birim 82 tarafından gerçekleştirildi. Malaya'daki gerekli istihbarat, Japonya elçiliği personelinin de dahil olduğu bir ajan ağı vasıtasıyla toplandı. Gerekli istihbaratın toplanmasında, İngiliz yönetiminden hoşnutsuz olan Malaylılar (özellikle Japon kökenli Kaplumbağa Derneği üyeleri); Japonlar, Koreliler ve Tayvanlı iş adamları ile turistlerden oluşan ajanlar büyük oranda başarılı olmuştur. Ayrıca bir İngiliz istihbarat görevlisi olan Yüzbaşı Patrick Stanley Vaughan Heenan'da Japonlara istihbarat ve yardım konusunda büyük destek sağlamıştır.

Bölgedeki yabancı devletler ile ilişkiler kötüleşmeden önce Güneydoğu Asya'da bulunan bazı Japon istihbarat subayları, Iwaichi Fujiwara gibi, gizli istihbarat örgütlenmeleri oluşturmuş ( Kikanlar) daha sonra bağımsızlık isteyen Malaylar ve Hindistanlılar ile bağlantı kurarak organizasyonlarına (Kesatuan Melayu Muda gibi) destek vermişlerdir. Japonlar bu finansal destekleri sonucunda Müttefik birliklerin yerleri, güçleri ve hareketleri hakkında çok değerli bilgileri almışlardır.

İstiladan önce Japonlar sahip oldukları bu güçlü istihbarat ağı sayesinde İngiliz Milletler Topluluğuna bağlı birliklerin güçlerini ve üstlendikleri yerleri öğrenmeyi başarmışlardı. Ayrıca Malay Bölgesi ile ilgili detaylı haritalara sahiplerdi ve bölgede kendilerine yardımcı olacak yerel rehberler bulmuşlardı.

Kasım 1941

Kasım 1941'de İngilizler, Fransız Çinhindi bölgesinde büyük miktarda bir Japon kuvvetinin toplandığının farkında idiler. İngilizler Malaya'nın yanı sıra Tayland bölgesinin de tehlike altında olduğunu düşünüyorlardı. İngiliz stratejistler, sahip oldukları öngörü sayesinde Japonların Malaya'ya yönelik olası bir işgal girişimlerinde Tayland'ın Kra isthmus bölgesini kullanacaklarını tahmin etmeyi başarmışlardı. Bu potansiyel tehdidin, ortadan kaldırılması için İngilizler, Matador Operasyonu adı verdikleri güney Tayland'a yönelik önleyici bir istila planları hazırladılar. Japon saldırısı başladığı sırada İngilizler politik nedenlerden dolayı hazırlamış oldukları istila planını kullanmaktan vazgeçtiler. 

Japonların Malaya'yı işgali

Malaya Seferi, 8 Aralık 1941 de Korgeneral Tomoyuki Yamashita'nın komutası altında bulunan 25. Ordunun Malaya'ya saldırması ile başladı.  Japon birlikleri, Malaya'nın kuzey kıyılarında yer alan Kota Bharu'da bir çıkartma harekatı gerçekleştirdiler ve Malaya'nın doğu kıyıları boyunca güneye doğru ilerlemeye başladılar. Bu, harekat Tayland'da bulunan Pattani ve Songkhla'daki çıkartmalar ile eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Böylece Japon birlikleri Malaya'nın batı bölgesine saldırmak için Tayland-Malaya sınırı boyunca çıkartma yapmış oluyorlardı. 

Japonlar ayrıca Fransa'nın Almanlar tarafından işgal edilmesi sonucu kurulan işbirlikçi Vichy hükumeti ile de ittifak kurdular. Vichy hükümeti Japonlara, Malaya'nın işgali sırasında kullanabilmeleri için Fransız Çinhindi'sinde bulunan donanma ve ikmal üstlerine erişim izni verdi. Daha sonra, Japonlar Tayland birlikleri ile sabahın erken saatlerinden itibaren sekiz saat boyunca savaştılar. Bunun nedeni Tayland hükumetini bölgede yer alan Tayland askeri üstlerini kullanmaları için baskı altına alabilmekti. Saat 04.00'de, İmparatorluk Japon Deniz Kuvvetlerine bağlı 17 bombardıman uçağı, Singapur'da yer alan İngiliz kolonisine yönelik ilk hava saldırısını gerçekleştirdiler. İngilizlerin, Japonların bölgeyi bombalayabilmeleri için Saygon'da (günümüzde Ho Chi Minh) bulunan hava üstlerini kullandıklarını anlamışlardı.

Japonlar başlangıçta Hint Ordusuna bağlı III. Kolordu'nun ve İngiliz Ordusu'nun birkaç taburunun direnişi ile karşılaştılar. Japonlar, duruma hemen uyum sağlayarak kıyı bölgelerini savunan Hintli birlikleri kuşatmaya gerek duymadan ordunun geri kalanından çabuk bir şekilde izole etmeyi başardılar. Japon birlikleri Kuzey Malaya'da hızla üstünlüğü ele geçirdiler. Bundaki en önemli etkenler hiç şüphesiz etkili hava ve zırhlı desteği, birliklerin iyi bir şekilde koordine edilmesi, Japon birliklerinin daha fazla savaş tecrübesine sahip olması ve daha önce Çin'de savaşmış deneyimli askeri birliklerin bölgeye gönderilmesi olmuştur. Müttefik kuvvetlerin kuzey bölgelerinde hiç tankları yoktu. Bu onları çok dezavantajlı bir duruma düşürmüştü. Japonlar ayrıca bisikletli piyadeleri ve hafif tankları da bölgede kullandılar. Buda Japon birliklerinin sık tropikal ormanlarla kaplı olan patika yollarda bile daha hızlı hareket etmelerine olanak verdi. Japonlar, (çıkarma sürecini hızlandırmak için) beraberlerinde pek fazla bisiklet getirmemişlerdi. Sahip oldukları istihbarat Japonlara, bölgede çok sayıda bisikletin ve malzemenin olduğunu ve istedikleri zaman sivillerin elindeki her şeye el koyabileceklerini bildirmişti.

8 Aralık'ta Matador Operasyonunun adı Krohcol Operasyonu olarak değiştirildi. Ancak Hintli birlikler Tayland'ın Pattani bölgesine daha önce çıkarma yapan 5. Tümen'e bağlı birlikler tarafından kolayca yenildiler. Amiral Tom Phillips'in komutasında İngiliz Deniz Gücü Z - savaş gemisi Galler Prensi (HMS Prince of Wales), muharebe kruvazörü HMS Repulse ve dört destroyerden oluşan savaş gücü - Japonlar ile olan düşmanlık daha başlamadan önce bölgeye gelmişti. Bununla birlikte, Japonlar sahip oldukları hava üstünlüğünü kullanarak 10 Aralık'ta sancak gemisi olan HMS Galler Prensini batırdılar. Bu olay Malaya'nın doğu kıyılarını savunmasız bıraktı ve Japonlar işgal hareketlerine daha rahat bir şekilde devam etiler.

Hava savaşı

Arka plan

Müttefik devletler, doğudaki bölgeleri daha az önceliğe sahip olarak gördüklerinden, bölgede Japonlara karşı koyabilecek çok az modern savaş uçağı vardı. Ayrıca müttefikler Japon uçaklarını önemli bir tehdit unsuru olarak görmemekte idiler. 1941 yılında Müttefikler, Japonya'nın modası geçmiş ve kalitesiz bir kaç yüz uçağa sahip olduklarını düşünüyorlardı. Ayrıca yine 1941 yılında havacılık alanında yayım yapan ve saygın bir kuruluş olan '' Janes All the World's Aircraft'', Japonların sadece bir avuç kadar modern ve yabancı uçağa sahip olduğunu yazmıştı. Müttefikler, Japon pilotları küçümsüyorlardı. Onlara göre Japonlar iyi pilotlar yetiştirebilecek kapasitede değillerdi. 

8 Aralık'taki Japon saldırısının başlamasından önce Kuzey Malaya'da 75, Singapur'da ise 83 Müttefik uçağı konuşlu bulunuyordu. Bölgedeki tek avcı uçağı filosu ise kuzey Malaya'da konuşlu bulunan Kraliyet Hava Kuvvetlerine bağlı 21. Filo idi. Bu filo Birleşik Devletler tarafından üretilen 12 adet Brewster Buffalos ile donatılmıştı. Japonlar ise 459'dan fazla uçağa sahipti.

Japon hava kuvvetleri

İmparatorluk Donanmasına bağlı 22. Hava Filosu ise (22. Kōkū-Sentai) 110 uçaklık büyük bir kuvvete sahipti. Koramiral Matsunaga Sadaichi komutasındaki birlik Saygon'un hemen dışında bulunan hava üslerini kullanarak, Malaya'ya yönelik olarak gerçekleştirilen hava saldırılarında yer almışlardır.

22. Hava Filosu, 22. (Genzan), Mihoro ve Kanoya Hava Gruplarını da (veya Kōkūtai'yi) içeriyordu. Bu gruplar 33 adet Type 96 Mitsubishi G3M1 (Müttefiklerce verilen isim ''Nell'') bombardıman uçağı ile donatılmışlardı. Hava Filosu ayrıca 25 adet 25 Type 96 Mitsubishi A5M4 (Müttefiklerce verilen isim ''Claude'') avcı uçağı ile donatılmıştı. Genzen Hava Grubu, 10 Aralık 1941'de İngiliz savaş gemileri HMS Galler Prensi (HMS Prince of Wales) (53) ve HMS Repulsenin (1916) Malaya kıyılarında batırılmasında çok önemli bir rol oynamıştır. Bu operasyon sırasında sadece 1 uçak kaybetmişlerdir. 22 Ocak 1942'de, Genzan Hava Grubuna bağlı bombardıman uçakları Singapur'daki Kallang Havaalanı'na saldırdılar. Ardından Malezya'daki Endau bölgesine çıkarmalar yapan Japon birliklerine hava desteği sağladılar.

Malaya Seferinde, 3. Hava Kolordusu (飛行集団, Hikō Shudan) ve 5. Hava Kolordusuna bağlı üç saldırı grubu da yer almıştır. Toplamda, Japon İmparatorluk Ordusu Hava Kuvvetlerine (IJAAS) bağlı 354 uçak ile Japon İmparatorluk Donanması Hava Kuvvetlerine (IJNAS) bağlı 110 uçak sefere katılmıştır. Bu birlikler çok çeşitli uçaklar ile donatılmışlardı. Savaş uçakları olarak Japonlar; Nakajima Ki-27 ''Nate'',  Ki-43 ''Oscar'', Mitsubishi Ki-51 ''Sonia'' ı kullanmışlardır. Bombardıman uçakları olarak ise; Kawasaki Ki-48 ''Lily'',  Mitsubishi Ki-21 ''Sally'', Mitsubishi Ki-30 ''Ann'' i kullanmışlardır. Son olarak keşif uçakları olarak ise;  Mitsubishi Ki-15 ''Babs'' ve Mitsubishi Ki-46 ''Dinah'' ı kullanmışlardır.

Japon İmparatorluk Ordusu Hava Kuvvetlerine (IJAAS) bağlı pilotların büyük bölümü ile Japon İmparatorluk Donanması Hava Kuvvetlerine (IJNAS ) bağlı pilotların en az çeyreği daha önce Çinlilere ve Ruslara karşı düzenlenen hava harekatlarına katılmış tecrübeli pilotlardı. Hepsi iyi eğitimli idiler.

Müttefik hava kuvvetleri

Japonlar ile düşmanlığın başlamasından önce Malaya'da ve Singapur'da Müttefikler'in dört savaş uçağı filosu vardı: Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetlerine bağlı (RAAF) 21. ve 453. filolar ile, İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetlerine ( RAF) bağlı 243. filo ve son olarak Yeni Zelanda Kraliyet Hava Kuvvetlerine bağlı (RNZAF) 488. filo. Bu filolar büyük oranda Brewster Buffalo B-399E uçakları ile donatılmışlardı. Havacılık tarihçisi Dan Ford'a göre göre bu uçaklar acınası derecede işe yaramaz uçaklar idi. Motor'un yakıt ile beslenmesinde sorunlar vardı ve yüksek irtifalarda uçak yeterince ani şekilde hızlanamıyordu. Uçak manevra kabiliyeti yönünden oldukça zayıftı, motor tropikal iklime uygun değildi ve bu nedenle aşırı ısınıyordu. Bu nedenle de uçağın camlarına bazen yağ püskürtebiliyor idi. Hizmete girdikten sonra uçağın performansının arttırılması için bazı girişimlerde bulunuldu. Uçakta yer alan zırhlı plakalar, kurşun geçirmez camlar, telsizler, silah kameraları ve diğer gereksiz ekipmanlar değiştirildi. Bunların yerine .50 kalibrelik (12.7 mm) makineli tüfek ve .303 kalibrelik (7.7 mm) makineli tüfekler yerleştirildi.  Yakıt tankları mümkün olan en düşük miktarda yakıt ile dolduruluyordu ve imkanlar el verir ise uçaklar yüksek oktavlı havacılık yakıtı ile çalıştırılıyorlardı.

Kraliyet Hava Kuvvetlerine bağlı geri kalan saldırı filoları (27., 34., 60., 62. Filolar) ise Bristol Blenheim I ve IV hafif bombardıman uçakları ile donatılmışlardı. Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetlerine bağlı iki filo ise (1. ve 8. Filo) Lockheed Hudsons bombardıman uçakları ve yine Kraliyet Hava Kuvvetlerine bağlı ait iki filo ise (36. ve 100. Filo) Vickers Vildebeest torpido bombardıman uçakları ile donatılmışlardı. Vildebeests torpido bombardıman uçakları, uzmanlar tarafından Avrupa sahasında gerçekleştirilecek operasyonlar için eskimiş olarak değerlendiriliyorlardı. 36. Filoda bir kaç tane de çift kanatlı Fairey Albacore vardı. Ayrıca Kraliyet Hava Kuvvetlerine bağlı 205. Filoda iki adet Catalina ''uçan bot'' bombardıman (bombacı/nakliyeci) uçağı vardı. Hollanda Doğu Hint Adaları Kraliyet Hava Kuvvetlerine bağlı üç Catalina bombardıman uçağı ise Singapur'da bulunuyordu.

Bölgedeki Müttefik filoları birçok sorunla adeta çepeçevre kuşatılmış durumdadırlar. Yedek parça yetersizliği, destek personelindeki eksiklikler, hava alanlarının düşmanın hava saldırılarına açık olması ve hiçbir erken uyarı sisteminin bulunmaması, düzenli bir emir komuta zincirinin olmayışı, hava ordusu irtibat birimleri içerisindeki Japon casuslar (Heenan) ve Kraliyet Hava Kuvvetleri Mensupları ile Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetleri mensupları arasında husumet gösterilebilir. Japonlar işgal harekatından önce sahip oldukları gelişmiş casusluk ağı sayesinde müttefik filolarının güçlerini ve konumlarını kesin olarak biliyorlardı.

Pilotların büyük çoğunluğunda yeterli eğitim ve savaş deneyimi yoktu. Örneğin, 196 Buffalo uçağının 20 tanesi 1941 yılındaki eğitim kazalarında kaybedildi. Tecrübeli savaş pilotlarının aldıkları eğitim ise, Alman ve İtalyan savaş uçaklarına karşı oldukça etkili idi. Ancak akrobatik yönü daha gelişmiş olan Japon Nakajima Ki-43 "Oscar" ve  Mitsubishi A6M "Zero" uçaklarına karşı bu şekilde savaşmaya çalışmak intihardan farksızdı. Uçan Kaplanlar (Flying Tigers) birliğinin komutanı Korgeneral Claire Lee Chennault it dalaşları sırasında Müttefik pilotlara büyük avantaj sağlayacak bir tür vur ve kaç taktiği geliştirmiş idi. Fakat pilotlara gerekli eğitimin verilebilmesi için yeterli zaman yoktu.

Hava savaşı

Japonlar düzenledikleri hava saldırında, ilk günlerinde, özellikle Müttefiklerin hava üslerini hedef almışlardır. 7. Hikodan filosuna bağlı Mitsubishi Ki-21 ''Sally'' bombardıman uçakları, Alor Setar, Sungai Petani ve Butterworth'da ki Müttefiklere ait  havaalanlarını bombaladılar. Saldırıların ilk gününde Müttefilere ait 60 uçak daha yerde iken yok edildi. Fakat tüm olumsuzluklara rağmen Müttefik pilotları Japonlara ait Nakajima Ki-27 "Nate" uçaklarına karşı iyi bir performans gösterdiler. Bununla birlikte, Nakajima Ki-43 "Oscar" gibi, teknolojik olarak büyük avantaja sahip uçakların Japonlar tarafından kullanılması sonucu, Buffalo gibi, eski model uçaklar kullanan Müttefik pilotlar kısa süre gökyüzünden silindiler.

Malaya'daki Japon çıkarması devam ederken Kota Bharu 'da bulunan, Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetleri 1. Filo'ya bağlı Hudsons bombardıman uçakları Pasifik Okyanusu'nda Japonlara saldırı düzenleyen ilk uçaklar oldular. Kota Bharu kıyılarında Japonlara ait nakliye gemisi Awazisan Maru'yu batırdılar ve Ayatosan Maru ile Sakura Maru isimli gemilere de büyük zarar verdiler. Saldırı yerel saat ile 01:18 de gerçekleşmişti (İnci Limanı (Pearl Harbor) saldırısından bir saat önce). Bu saldırıda Müttefikler iki Hudson bombardıman uçağı kaybettiler. Bu filo daha sonra Kuantan bölgesine transfer edildi.

9 Aralık'da Japon savaş uçakları Singora ve Patani bölgelerindeki hava alanlarını da kullanmaya başladılar. Tayland ve Kota Bharu'daki havaalanları zaten Japonların elindeydi. Müttefikler Singora hava alanına yönelik bir saldırı girişiminde bulundular. Müttefik bombardıman uçakları kalkış sırasında aniden bölgeye gelen Japon uçaklarının saldırısına uğradılar. Biri dışında ya vuruldular ya da kalkıştan vazgeçmek zorunda kaldılar. Havalanmayı başarabilen tek uçak, Arthur Scarf yönetimindeki bir Bristol Blenheim, hafif bombardıman uçağıydı ve Singora'daki hava alanını bombalamayı başardılar. 62. Filo Alor Setar'daki hava üssünde önce Butterworth'a taşındı, daha sonra ise 10 Aralık da Taiping'e gönderildiler. 

10 Aralık'ta, Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetlerine bağlı 21. Filo Sungai Petani'den Ipoh'a geri çekildiler. 13 Aralıkta bölgeye gelen 453. Filoya katıldılar. 453. Filo bölgeye gönderilen Z Gücünü - İngiliz savaş gemilerini - korumaları için Malaya'nın doğusuna gönderildiler. Ancak bölgeye gemiler batırıldıktan sonra ulaşabildiler. 15 Aralık'ta, her iki Filo da, Kuala Lumpur'a geri çekildiler. Burada vurulan veya imha edilen uçaklar yenileri ile değiştirildiler. Seferin ilk haftasında Japonlar hava üstünlüğünü ele geçirmişlerdi. 19 Aralıkta Müttefik bombardıman uçakları Singapur'a gönderildiler. 62. Filo burada Hudson bombardıman uçakları ile yeniden donatıldı.

22 Aralıkta - Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetlerine bağlı 453. Filoya da görevli - Çavuş  Malcolm Neville Read, Kuala Lumpur üzerinde Buffola model uçağı ile Japon İmparatorluk Hava Kuvvetleri'nin 64. Filosuna (Sentai) bağlı Nakajima Ki-43 Oscar uçağına çarparak kendisini feda etti.

Japonlar, her iki Filo da Singapur'a geri çekildikten sonra bile baskı arttırmaya devam ettiler. İki filo da 24 Aralık'a kadar kaybettikleri ve hasar alan uçaklarını yenileri ile değiştiremediler. 64. Filo bütün uçaklarını kaybetti. Hayatta kalan pilotlar ile yer ekibi Burma'ya gönderildi. Verdikleri kayıplardan dolayı Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetlerinin 1. ve 8. filoları birleştirildi. Verilen bu kayıplar, Müttefikler'in kara birliklerini hava saldırılarına karşı korunmasız bıraktı ve savunma pozisyonları giderek zayıfladı. HMS Galler Prensinin ve HMS Repulse'un 10 Aralık'ta Genzan Hava Grubu tarafından batırılması Japonların denizdeki üstünlüğü de ele geçirmelerine neden oldu. Seferin başlangıcına göre Japon ordusu artık daha fazla yakın hava desteği alıyordu. Artık Japonlar hava kuvvetlerinin kullanabileceği üsler ele geçirmeye çalışıyorlardı.

25 Aralık'ta, Hollanda Doğu Hint Adaları Kraliyet Hava Kuvvetlerine bağlı 5. Filo'nun 2. Tümeni, 18 Ocak'ta Java'ya geri çağrılmadan önce Müttefiklere destek olması için Singapur'a konuşlandırıldı.  Jacob van Helsdingen ve August Deibel de dahil olmak üzere birçok Hollandalı pilot, Kallang Havalimanı'nda konuşlu bulunurken Singapur'a hava saldırısı düzenlemeye çalışan Japonlar ile çatışmaya girmişlerdir. Malaya'da kötü bir performans sergileyen (diğer Japon uçaklarına göre) 6 Nakajima Ki-27 Nate uçağı düşürmüşlerdir.

3 Ocak 1942'de, 51 adet Hurricane Mk IIBs uçağı demonte bir şekilde 24 pilot (bir çoğu Britanya Savaşı'nda savaşmış deneyimli pilotlar) ile birlikte Singapur'a geldiler. Bu birliklerin yeni kurulması planlanan beş filonun çekirdeğini oluşturmaları amaçlanıyordu. 151. Bakım Ünitesi, iki gün içinde 51 Hurricane'i birleştirmeyi başardı ve üç gün sonrasına 21 tanesi operasyonlarda kullanılmak için hazırdı. Bu yeni uçaklar burunlarının altında hantal bir şekilde duran ''Vokes'' toz filtreleri ile donatılmışlardı. Ayrıca sekiz yerine on iki makineli tüfek ile donatılmışlardı. Sahip oldukları bu ek ağırlıklar uçakları manevra ve tırmanma durumunda oldukça hantal bırakıyorlardı, lakin Japon bombardıman uçaklarını düşürmekte oldukça etkili idiler.

Kısa süre önce bölgeye gelen pilotlar 232. Filo'nun oluşturulmasında kullanıldılar. Buna ek olarak,  Buffalo uçakları ile donatılmış olan 488 (YZ) Filo, Hurricane uçakları ile yeniden organize edildiler. 18 Ocak'ta iki filo da, 226 Grubun oluşturulmasında kullanıldılar. Ertesi gün 453. filoya bağlı 8 uçak, Maur Nehri üzerindeki Japon birliklerine saldıran beş Wirraway ve dört NEI Glenn Martin bombardıman uçağı için koruma görevinde yer aldılar. Bütün Martin bombardıman uçakları ve Wirraway'lerden birisi saldırı sırasında kaybedildi.

Buffalo uçakları ile donatılmış olan Kraliyet Hava Kuvvetlerinin 243. Filosu, 21 Ocak'ta kaldırıldı ve 22 Ocak da 232. Filo oparesyonel hale getirildi . Aynı gün Genzan Hava Grubu Kallang Havaalanı'na saldırdı. 232. Filo, o gün Güneydoğu Asya'daki ilk zaferlerini ve kayıplarını ( Hurricane ) yaşadı. Bombardıman uçaklarının bir çoğu Ocak ayının ortasında Sumatra'ya taşındı.

36., 62. ve 100. Filo'ya bağlı uçaklar 26 Ocak Endau'daki Japon işgal filosuna düzenledikleri saldırıda büyük kayıplara uğradılar ve başarısız oldular. Çarpışmadan sağlam bir şekilde kurtulmayı başaran uçaklar 31 Ocak'ta Sumatra'ya tahliye edildiler.

Ocak ayının ortasında, 5. Hava Kolordusuna bağlı üç Sentai grubu, Burma seferine katılmak için Tayland'a geri döndüler ve 3. Hava Kolordusu, bütün dikkatini Hollanda'nın elindeki Doğu Hint Adaları'na çevirdi. Yaşanan çatışmalar sonucu, 60'dan fazla Brewster Buffalo vurularak düşürüldü, 40 kadarı henüz yerde iken imha edildi ve yaklaşık 20 kadarı yaşanan kazalarda kaybedildi. Sadece 20 kadar Buffalo savaş uçağı Hindistan'a ya da Hollanda'nın elindeki Doğu Hint Adalarına ulaşmayı başarabilmişti. Singapur'daki uçmaya elverişli son Buffalo savaş uçağı, adanın düşmesinden beş gün önce 10 Şubat'ta havalandı. Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetlerine ve Yeni Zelanda Kraliyet Hava Kuvvetlerine ait uçakların Java ve Sumatra'ya tahliyesine Şubat ayında başlandı.

Buffalo uçaklarından oluşan avcı filolarının tam olarak kaç tane Japon uçağı düşürdüğü bilinmemektedir. Avustralya Kraliyet Hava Kuvvetlerine bağlı pilotların sadece tek başlarına 20 uçak düşürdüğü iddia edilmektedir. Toplamda seksen Japon uçağı düşürdükleri iddia edilmektedir. Bu sayıya göre öldürme ve kayıp oranları 1,3'e 1 idi. Buna ek olarak, Buffalo uçakları tarafından düşürülen Japon uçaklarının bir çoğu bombardıman uçakları idi. 20 Ocak'tan beri Buffalo uçakları ile birlikte Singapur'da savaşan Hawker Hurricane uçakları da gerçekleştirdikleri yer saldırıları sırasında büyük kayıplar aldılar. Bir çoğu imha edildi.

Malayan yarımadası'ndaki üstünlük

Müttefik kuvvetler Jitra Muharebesinde Japonlar karşısında ezici bir yenilgi yaşadılar. 11 Aralık 1941'de tanklar ile desteklenen Japon Ordusu Tayland'dan güneye doğru ilerlemeye başladılar. Malaya'nın kuzey doğusunda ve kuzeyinde bulunan Müttefik kuvvetlerini etkisiz hale getirerek Kota Bharu'da bulunan çıkarma merkezinden bölgenin iç kesimlerine doğru ilerlemeye başladılar. Gerçek bir donanma desteği olmadığı için İngilizler bölgede bulunan Japon donanmasının faaliyetlerine karşılık veremediler. Bu da işgalcilere paha biçilemez bir fırsat vermiştir. Müttefik hava kuvvetlerinden geri kalan birkaç uçağında bölgeden çekilmesi ile Japonlar gökyüzünün tek hakimi konumuna gelmişlerdi. Bu da Müttefik kara birliklerini ve sivil nüfusu Japonların hava saldırılarına karşı savunmasız bırakmıştır.

Malaya bölgesinde bulunan Penang Adası 8 Aralık'tan itibaren Japonlar tarafından her gün bombalanmaya başlandı. Müttefik kuvvetler 17 Aralık'ta adadan çekildiler. Çok sayıda silah, tekne, ikmal malzemesi ve çalışır durumdaki bir telsiz istasyonu acele olarak gerçekleşen çekilme sonucu Japonlara bırakıldı. Adanın yerel sakinleri Penang'ta bulunan ve tahliye edilemeyen Avrupalılar ile Japonların merhametine bırakıldılar. İngilizler tarafından çok fazla utanç verici muameleye maruz kaldılar. Bu olay adanın yerel sakinlerini Avrupalılardan ciddi biçimde soğuttu. Tarihçiler "Güneydoğu Asya'daki İngiliz yönetiminin ahlaki çöküşü Singapur'la değil, Penang'la başladı" demişlerdir. Tahliye sırasında kimlerin ve hangi malzemelerin bölgeden çıkarılacağını bilmeyen tecrübesiz görevliler büyük bir karmaşaya neden oldular. Bu karmaşanın asıl nedeni, İngiliz Yüksek Komutanlığı'nın Penang'taki tahliye ile ilgili verdiği emirlerdi. Verilen emirlere göre, ''hızla değişen askeri durum göz önüne alındığı zaman Penang'ın hiçbir stratejik ve taktiksel değere sahip olmadığı ve her şeyin geride bırakılması'' emredilmişti.

23 Aralık'ta, 11. Hint Piyade Tümeninin komutanı Major-General David Murray-Lyon pek bir etkinlik gösteremedi iddiası ile görevden alındı. Ocak ayının ilk haftasının sonuna doğru, Malaya'nın kuzey bölgesinin tamamı Japonlar tarafından ele geçirilmişti. Aynı dönemde Tayland, Japon İmparatorluğu ile olan - örtülü müttefikliklerini - resmi olarak tamamlayan ''Dostluk Antlaşmasını'' imzaladılar. Antlaşmanın imzalanmasının ardından Japonlar Tayland'ın, Malay'ın kuzeyinde bulunan birkaç sultanlık üzerinde egemenlik kurmasına izin verdiler. Böylece işgallerini güçlendiriyorlar idi. Japon ordusunun bir sonraki hedefi olan Kuala Lumpur şehrinin de düşmesi uzun sürmedi. Japonlar hiçbir direniş ile karşılaşmadan 11 Ocak 1942'de şehre girdiler ve şehri işgal ettiler. Singapur Adası, işgalci Japon ordusuna şimdi 320 km'den (200 mil) daha yakın idi.

11. Hint Tümeni, Japonların Kampar'daki ilerleyişini birkaç günlüğüne durdurmayı başardılar.  Japon ordusu, tank ve hava desteğini kullanmalarına izin vermeyen bu zorlu arazide çok sayıda kayıp verdiler. 11. Hint Tümeni, Japonlar, Kampar'daki mevzilerinin güneyine denizden bir çıkarma yapınca bölgeden çekilmek zorunda kaldılar. İngilizler, geri çekilerek Slim Nehri'nde savunma yapmak için hazırlıklara başladılar.

Slim Nehri Muharebesinde Japonlar riskli bir gece taarruzunda bulundular. Bu süpriz saldırıda gecenin sağlandığı avantajı ve tanklarını etkili bir biçimde kullandılar. Bu saldırı sonucu iki Hint tugayı tamamen imha edildi. Bu saldırının başarısı, Percival'i 11. Hint Tümenini 8. Avustralya Tümeni ile değiştirmeye zorladı.

Johore savunması

Ocak ayı ortasına kadar Japonlar, Malaya'nın güneyinde yer alan  Johore eyaletine ulaştılar. Burada Tümgeneral Gordon Bennett'in komutası altındaki Avustralya 8. Tümeni 14 Aralık'da ilk defa çarpışmalara katıldılar. Japonlar, Avustralyalılar'ın Gemas da gösterdikleri sert direniş nedeniyle ilk defa taktiksel olarak geri çekilmek zorunda kaldılar. Gemencheh Köprüsü çevresinde gerçekleşen çarpışmalar sırasında  Japonlar büyük kayıplar verdiler. 600 kadar Japon askeri burada öldü. Bununla birlikte, yaşanan savaş sırasında yıkılan köprü Japon istihkamcılar tarafından 6 saat içerisinde onarıldı.

Japonlar Avustralyalıları Gemaş'ın batısında yaptıkları manevralar ile kanatlardan kuşatma altına almaya çalışırken, bütün sefer boyunca yaşanan en kanlı muharebe yarımadanın batısındaki Muar Nehri civarında 15 Ocak'ta başladı. Avustralyalı birliklerin komutanı Bennett, nehrin Güney yakasını savunmaları için 45. Hint Tugayını bölgeye konuşlandırdı. Ancak Hint Tugayı denizden çıkarma yapan Japon birlikleri tarafından kuşatıldı ve komutanları da dahil olmak üzere tamamen imha edildi. Tuğgeneral  H. C. Duncan ve diğer üç tugay komutanı da hayatlarını kaybetti. 45. Hint Tugayını desteklemeleri için bölgeye gönderilen iki Avustralya piyade taburu da Japonlar tarafından kanatlarından saldırıya uğradı ve geri çekilme yolları Japonlar tarafından kesildi. Taburların komutanlarından biri Muar'ın güneydoğusunda yer alan Bakri kasabası civarındaki çarpışmalarda Japonlar tarafından öldürüldü. Bakri civarındaki çarpışmalar sırasında Avustralyalı tanksavar birlikleri 9 Japon tankını imha ettiler. Bu Japonların ilerleyişini ciddi biçimde yavaşlattı. Bu sayede beş taburluk Müttefik birliğinin Muar bölgesinden kaçabilmesi için gerekli olan zamanı kazanmış oldular.

Muar civarındaki çarpışmalardan sağ kurtulmayı başaran Hintli ve Avustralyalı birlikler, Avustralya Korgeneral Charles Anderson'ın liderliğinde ''Muar Gücü'nü'' oluşturdular ve geri çekilebilmek için dört gün boyunca umutsuzca savaştılar. En sonunda Kuzey Malaya'dan geri çekilen İngiliz Milletler Topluluğu birliklerine de imha olmadan kaçına bilmeleri için Japon hatlarını yarmaları ve geri çekilmeleri yönünde gereken izin verildi. Muar Gücü, Parit Sulong'taki köprüye ulaştığında köprünün tamamen düşmanın kontrolünde olduğunu gördü. Anderson yanlarında bulunan önemli sayıdaki ölü ve yaralıların bırakılmasını emretti ve "herkes kendisi için savaşacak" şeklinde bir emir verdi. Ormanlara, bataklıklara ve kauçuk plantasyonlarına kaçabilenler Yong Peng'de bulunan tümen komuta merkezini arıyorlardı. Yaralılar tamamen Japonlar'ın merhametine terk edilmişlerdi. 135 tanesi işkence gördükten sonra Parit Sulong Katliamında öldürüldü. Anderson, geri çekilme sırasında göstemiş olduğu başarılar için Victoria Haçı ile ödüllendirildi. Muar Savaşı sırasında Müttefikler biri Tuğgeneral dördü de tabur komutanı olmak üzere 3.000 adam kaybettiler.

20 Ocak'ta, Voidbeest bombardıman uçakları tarafından yapılan hava saldırısına rağmen, Endau'ya Japonlar daha fazla birlik çıkardılar. Johore de bulunan İngiliz Milletler Topluluğu ait son savunma hattı olan, Batu Pahat–Kluang–Mersing şimdi Japonların her yönden gerçekleştirdikleri saldırıların baskısı altındaydı. Ne yazık ki, Percival, Baş Mühendis Tuğgeneral Ivan Samson'un, Singapur'un kuzey kıyılarında yaptığı gibi, Johere'de bulunan savunma hatlarının yeniden düzenlenmesi ve gerekli onarımların yapılması konusundaki ısrarlarını hiç dikkate almamıştı. Percival " Savunma hatları askerlerin moralleri için kötüdür" dedi. 27 Ocak'ta Percival, Johore Boğazı boyunca Singapur adasına geri çekilmek için Amerikan-İngiliz-Hollanda-Avustralya kuvvetleri Komutanı General Archibald Wavell'den gerekli izinleri aldı.

Singapur'a çekilme

31 Ocak'ta, son düzenli Müttefik kuvvetler de, Malaya'yı terk ettiler. Müttefik kuvvetlerine bağlı mühendisler, Johore ve Singapur'u birbirine bağlayan geçit üzerinde yaklaşık 21 m (71 ft) büyüklüğünde bir delik açtılar. Sonraki birkaç gün boyunca düzensiz bir şekilde geri çekildiler. Genellikle Singapurlu siviller olarak kimliklerini gizleyen Japon akıncıları ve casusları kısa süre sonra şişme botlarla Johor Boğazı'nı geçmeye başladılar.

İki aydan daha kısa bir süre için devam eden, Malaya Savaşı, İngiliz Milletler Topluluğuna bağlı güçler için büyük bir yenilgi oldu. Müttefik kuvvetler Malay Yarımadası'ndan Singapur kalesine geri çekilmek zorunda kaldılar. Savaş sırasında yaklaşık 50.000 Müttefik askeri esir alındı ya da öldürüldü. Japon Ordusu, 7 Şubat'ta Singapur adasını işgale başladılar ve 15 Şubat'ta adayı tamamen fethederek, adayı savunan 85.000 müttefik askerinden 80.000 kadarını esir aldılar. Müttefik kuvvetler teslim olmadan önceki son savaş, 14 Şubat'ta Bukit Candu'daki Malay Kraliyet Alayı ile Japonlar arasında yaşandı.

Ocak ayı sonuna gelindiğinde, Yüzbaşı Heenan Japonlar için casusluk yaptığı için askeri mahkemeye çıkarıldı ​​ve ölüm cezasına çarptırıldı. 13 Şubat'ta, Singapur Adasının işgalinden beş gün sonra ve Japon kuvvetleri şehir merkezine yaklaşırken, Heenan askeri polis tarafından deniz kenarına götürüldü ve acımasızca infaz edildi. Daha sonra vücudu denize atıldı.

Malaya Muharebeleri

  • Kota Bharu Savaşı (8 Aralık 1941)

Üç nakliye gemisi, Koto Bharu'ya (Malezya'nın KB köşesi) yaklaşık 5.200 asker çıkardılar. Çıkarmanın yapıldığı plajlar dikenli teller ve koruganlar ile donatılmışlardı. Ayrıca savunmaya destek olmaları için topçu ve havacı birlikleri de bölgede bulunuyorlardı. Japon nakliye gemilerinde biri batırıldı, diğer ikisi ise ağır hasar aldı. Ancak yaşanan ağır mücadelelerden sonra Japonlar 800 kadar asker kaybetmelerine karşın bölgedeki köprü başını emniyete almayı başardılar.

  • Singapur bombardımanı (Aralık 1941)

  • Krokol (8 Aralık 1941)

Bu, harekatı Müttefik birlikler Tayland'da bulunan ve Japonların kullandığı "The Ledge" (Çıkıntı) ana yolunu kesmek için düzenlemişlerdi. Harekat Percival'ın müttefik birliklere gereken yetkileri vermesindeki gecikmeler ve Tayland polisinin göstermiş olduğu direniş nedeni ile başarısızlıkla sonuçlandı.

  • HMS Galler Prensi ve HMS Repulse'nin batırılması (10 Aralık 1941)

İngiliz savaş gemisi Galler Prensi ve Muharebe Kruvazörü Repulse, Japonların çıkarma yapacağı yerler konusunda verilen yanlış istihbarat nedeni ile Japon uçaklarınca batırıldılar. Gemilerin hava desteği yoktu. Bu, denizlerdeki bir sancak gemisinin hava saldırıları ile batırıldığı ilk olaydır.

  • Jitra Muharebesi (11-13 Aralık 1941)

  • Kampar Savaşı (1941)

  • Slim Nehri Savaşı (1942)

  • Gemas Savaşı (1942)

  • Muar Savaşı (1942)

  • Endau Savaşı (1942)