19 July 2018, Thursday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

Lozan Antlaşması

İçindekiler
  1. Lozan Antlaşması nedir?
  2. Lozan Antlaşmasının sebepleri
  3. Lozan Antlaşması maddeleri
  4. Lozan Antlaşması sonuçları

Lozan Antlaşması nedir?

Lozan Antlaşması (Fransızca: Traité de Lausanne), 24 Temmuz 1923'te İsviçre'nin Lozan kentinde imzalanan bir barış antlaşmasıdır. Antlaşma öncelikle, Osmanlı İmparatorluğu ile Müttefik kuvvetler; İngiliz İmparatorluğu, Fransa Cumhuriyeti, İtalya Krallığı, Japonya İmparatorluğu, Yunanistan Krallığı ve Romanya Krallığı arasında, I. Dünya Savaşı'nın başlamasından bu yana yaşanan çatışmaları resmen sona erdirdi. Anlaşmanın orijinal metni Fransızca'dır. Daha önce tüm taraflarca imzalan, fakat antlaşmaya göre bölge üzerinde büyük toprak kayıpları yaşanan Türk Ulusal hareketi tarafından reddedilen Sevr Antlaşması'nın başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, ikinci bir barış girişimi olarak ortaya çıktı. Lozan Antlaşması çatışmayı sona erdirmiş ve modern Türkiye Cumhuriyeti sınırları çizilmiştir. Anlaşmaya göre Türkiye, Osmanlı İmparatorluğu'nun toprakları üzerindeki hak iddiasından vazgeçti ve müttefikler de, yeni sınırlar dahilindeki Türkiye'nin bağımsızlığını tanıdı.

Antlaşma, 23 Ağustos 1923 tarihinde Türkiye, 25 Ağustos 1923'te Yunanistan, 12 Mart 1924'te İtalya, 15 Mayıs 1924'te Japonya, 16 Temmuz 1924'te Büyük Britanya tarafından onaylandı. Antlaşma, 6 Ağustos 1924'te yürürlüğe girdi ve resmi onay Paris, Fransa'da tevdi edildi.

Lozan Antlaşmasının sebepleri

Yunan kuvvetlerinin Anadolu'dan (Küçük Asya) geri çekilmesi ve Mustafa Kemal Atatürk'ün komutasındaki Türk ordusu tarafından, Osmanlı padişahının sınır dışı edilmesinden sonra; Ankara merkezli Türk ulusal hareketi hükumeti daha önce Osmanlı İmparatorluğu tarafından imzalanan Sevr Antlaşması'nı reddetti.

Lozan Konferansı sırasında yapılan müzakerelere; Türkiye'nin baş müzakerecisi olarak  İsmet İnönü katılırken, o zamanlar İngiltere Dış işleri Sekreteri olan Lord Curzon Müttefik devletlerin baş müzakerecisiydi ve ayrıca Eleftherios Venizelos, Yunanistan adına müzakerelere katıldı. Müzakereler aylarca sürdü. 20 Kasım 1922'de barış konferansı toplandı ve yoğun tartışmalar sonucu 4 Şubat 1923'te Türkiye'nin protestosu ile kesildi. 23 Nisan'da tekrar toplanıp, gergin tartışmalar ve Türklerin protestolarına sahne olduktan sonra, sekiz aylık zorlu müzakerelerin ardından 24 Temmuz'da Antlaşma imzalandı. Müttefik Devletlerinin temsil heyetinde, Birleşik Devletler Yüksek Komiserliği görevini üstlenen ve Türkiye'nin savunuculuğunu yapan ABD'li Amiral Mark L. Bristol gibi müzakereciler yer aldı.

Lozan Antlaşması maddeleri

143 maddeden oluşan antlaşmanın başlıca bölümleri:

  • Türkiye'deki Boğazlar Sözleşmesi
  • Ticaret (kapitülasyonların kaldırılması) 
  • Anlaşmalar 
  • Bağlayıcı hükümler. 

Antlaşma ile Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı tanınmış oldu ve aynı zamanda Türkiye'deki Yunan Ortodoks Hristiyan azınlığının ve Yunanistan'daki Müslüman azınlığın korunması sağlandı. Bununla birlikte, Türkiye'deki Hristiyan nüfusun ve Yunanistan'daki Türk nüfusunun çoğu, daha önce Yunanistan ve Türkiye arasında imzalanan Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesine ilişkin sözleşme kapsamında sınır dışı edildi. Sadece İstanbul, Gökçeada ve Bozcaada'da yaşayan Yunanlılar (o dönemde 270.000 civarı) ve Batı Trakya Müslüman nüfusu (1923'te yaklaşık 129.120) hariç tutuldu. Anlaşmanın 14. maddesine göre Gökçeada (Imbros) ve Bozcaada (Tenedos) için belirlenen "özel idare statüsü" 17 Şubat 1926'da Türk Hükumeti tarafından yürürlükten kaldırıldı.Türkiye ayrıca, 1878'deki Berlin Kongresi sonrasında İngiliz İmparatorluğuna kiralanmış olan fakat Birinci Dünya Savaşı'na kadar Osmanlı toprağı olarak kalan Kıbrıs ile İngiltere kuvvetlerinin, 1882 yılında Arabi Paşa Ayaklanmasını bastırmak ve düzeni kurmak amacıyla, işgal ettiği fakat yasal olarak halen Osmanlı topraklarında yer alan İngiliz-Mısır Sudanı ve Mısır üzerindeki tüm haklarını resmen İngiltere'ye devretti. Fakat Türkiye, bu şartı 5 Kasım 1914'te tek taraflı olarak iptal etmişti. Musul eyaletinin akıbeti, Milletler Cemiyeti tarafından belirlenecekti. Türkiye, İtalyan-Türk Savaşı (Trablusgarp Savaşı - 1911-1912) sonrasında 1912'de imzalanan Ouchy Antlaşmasının 2. Maddesi uyarınca İtalya'nın Türkiye'ye bıraktığı, On İki Ada üzerindeki tüm haklarından da feragat ediyordu.

Lozan Antlaşması ile çizilen sınırlar

Antlaşma Yunanistan, Bulgaristan ve Türkiye'nin sınırlarını belirledi; Türkiye, On İki Ada üzerindeki tüm haklarından resmen vazgeçti (Madde 15). Kıbrıs (Madde 20); Mısır ve Sudan (Madde 17); Suriye ve Irak (Madde 3); (Ankara Antlaşması ile birlikte) Bulgaristan ve Türkiye arasındaki sınırlar çizildi.

Suriye ve Irak'ın güneyindeki ve Arap Yarımadası toprakları, 30 Ekim 1918'de Mondros Mütarekesi'nin imzalanmasıyla beraber, antlaşma metninde açıkça belirtilmediği için, Türk kontrolü altında kaldı. Bununla birlikte, Türkiye'nin güney sınırının tanımlandığı 3. maddeye göre Türkiye, resmen bu topraklar üzerindeki hak iddiasından vazgeçiyordu. Bu topraklar arasında Yemen, Asir ve Hicaz'ın bir kısmı ile Medine şehri yer alıyordu. 23 Ocak 1919'a kadar Türk kuvvetlerinin kontrolü altında kaldı.

Lozan Antlaşması'nın 25 ve 26. maddeleri ve 1920 tarihli Trianon Antlaşması'ndaki ilgili hükümler uyarınca Türkiye, Tuna Nehri'ndeki Adakale Adasını resmen Romanya'ya devretti; 1878 Berlin Kongresindeki diplomatik bir hata nedeniyle ada, teknik olarak Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçası olarak kalmıştı.

Türkiye, 1912'de Ouchy Antlaşmasının 10. Maddesi ile tanımlanan, Libya üzerindeki ayrıcalıklardan vazgeçti (1923'teki Lozan Antlaşması'nın 22. Maddesi uyarınca).

Lozan sonrası anlaşmalar

Birçok anlaşma arasında, Birleşik Devletlerle yapılan ayrı bir sözleşme vardı: Chester imtiyazı. ABD Senatosu sözleşmeyi onaylamayı reddetti ve dolayısıyla Türkiye imtiyazı feshetti.

Lozan Antlaşması sonuçları

Lozan Antlaşmasıyla beraber,  Çöken Osmanlı İmparatorluğu'nun halefi devleti olarak, yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı uluslararası arenada tanınmış oldu. Türk Boğazları Sözleşmesi yalnızca on üç yıl sürdü ve 1936'da Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile değiştirildi. Antlaşmada yer alan gümrük sınırlamaları kısa süre içinde yeniden düzenlendi.

Hatay, Lozan Antlaşması uyarınca Suriye'nin Fransız Mandasının bir parçası olarak kaldı ancak 1938'de Hatay Devleti olarak bağımsızlığını kazandı. Hatay Devleti 1939'da yapılan referandum sonrasında Türkiye'ye katıldı. 150 "istenmeyen kişiye" (Osmanlı hanedanının torunları) siyasi af geldi ve sonuncusu 1974 yılında olmak üzere zamanla Türkiye vatandaşlığına geçtiler.