22 September 2018, Saturday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

Karma Ekonomi

İçindekiler
  1. Karma ekonomi nedir?
  2. Karma ekonomi kelime anlamı
  3. Karma ekonomi modeli
  4. Hükumet biçimleri ile ilişkisi ve diğer fikirler 
  5. Karma ekonomi modeline tarihi örnekler
  6. Karma ekonomi hakkında eleştiriler 

Karma ekonomi nedir?

Karma ekonomi, serbest piyasa ve ekonomik planlama, kamu mülkiyeti ve özel mülkiyet ve de serbest pazarlar ve ekonomik müdahalecilikten oluşan bir ekonomik sistem olarak tanımlanır. Bununla birlikte, çoğu durumda, "karma ekonomi" güçlü bir düzenleyici denetime sahip pazar ekonomilerine ve kamu mallarının hükumet tarafından sağlanmasına işaret eder, ancak bazı karma ekonomiler bir takım devlet teşebbüslerine sahiptir.

Genel olarak karma ekonomi, üretim araçlarının özel mülkiyeti, ekonomik koordinasyon için serbest pazar hakimiyeti, kâr amaçlı işletme ve ekonomik faaliyetin temel itici gücü olan sermayenin birikimi ile karakterizedir. Ancak serbest piyasa ekonomisinden farklı olarak hükumet, ekonomik krizlere ve kapitalizmin finansal krizlerine, işsizliğe, artan gelir ve refah eşitsizliklerine eğilimi gidermek ve sosyal refahı teşvik etmek için tasarladığı maliye ve para politikaları vasıtasıyla ekonomi üzerinde dolaylı makroekonomik etkiler oluşturur. Daha sonra, karma ekonomilerin bazıları, ekonomik planlama ve/veya büyük kamu sektörleri üzerindeki etkilerini artırmak için tanımın kapsamını genişletebilir.

Karma ekonomi, savaş sonrası Batı ve Kuzey Avrupa ekonomik modellerine referans olarak, Hristiyan demokratlar ve sosyal demokratlar tarafından, sanayinin kamu yararını gözeten küçük bir kısmı hariç özel sektöre, kamusal açıdan önemli hizmetlerin ise devlete ait olduğu sistem olarak savunulmuştur. Savaş sonrası dönemde, Avrupa sosyal demokrasisi bu ekonomik modelle ilişkilendirilmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri'nden Küba'ya kadar değişen ekonomiler karma ekonomiler olarak kategorize edildi. Terim, ayrıca, İskandinav ülkeleri gibi refah devletleri olarak adlandırılan ülkelerin ekonomilerini tanımlamak için de kullanılır. Karma ekonomilerdeki hükumetler çoğunlukla çevre koruması, istihdam standartlarının korunması, standartlaştırılmış refah sistemi ve rekabeti sürdürürler.

Ekonomik bir ideal olan karma ekonomiler, sosyal demokratlar ya da Hristiyan demokratlar gibi, genellikle merkez sol ve merkez sağ olan çeşitli siyasi düşünceler tarafından desteklenmektedir. Destekleyenler, karma ekonomileri, birbirlerine herhangi bir üstünlükleri bulunmayan devlet sosyalizmiyle serbest piyasa kapitalizmi arasındaki uzlaşma olarak görüyorlar.

Karma ekonomi kelime anlamı

Karma ekonomi için tek bir tanım yoktur; genellikle iki büyük tanım vardır, biri politik, diğeri de apolitiktir. Karma ekonominin politik tanımı, pazarın kaynakları tahsis etmek için "doğal" bir mekanizma olduğu varsayımıyla devleti pazara sokmaktan çekinmeyen bir piyasa ekonomisindeki devlet müdahaleciliğinin derecesine işaret eder. Politik tanım, kapitalist olmayan sistemlere bir uzantı getirmekten kaçınır, kamusal politika ve devlet etkisiyle ilgilidir. Apolitik tanım ise bir toplumdaki iktisadi teşebbüslerin mülkiyet ve yönetim kalıplarıyla ilgilidir. Karma ekonominin apolitik tanımı, bir ekonomideki işletmelerin kamu ve özel mülkiyetlerin bir karışımı olduğunu ifade eder, politik formlarla ve kamu politikasıyla ilgisizdir.

Karma ekonomi tarihçesi

İlgili politikalar 1930'larda savunulmaya başlamış olsa da, karma ekonomi terimi, Birleşik Krallık'ta savaş sonrası dönemdeki siyasi tartışma bağlamında ortaya çıkmıştır. RH Tawney, Anthony Crosland ve Andrew Shonfield gibi karma ekonomi destekçileri, Harold Macmillan'ın da aralarında bulunduğu Muhafazakârlar tarafından da benzer görüşlerin dile getirilmesine rağmen, çoğunlukla İngiliz İşçi Partisi ile ilişkiliydi. Ludwig von Mises ve Friedrich von Hayek gibi karma ekonomi eleştirmenleri, ekonomik planlama ile pazar ekonomisi arasında kalıcı bir orta yol olamayacağını savunuyorlardı. Sosyalist planlama yönündeki herhangi bir hareketin, Hilaire Bloc'un deyimiyle "hizmetkâr devlete doğru istemsiz bir hareket olacağını söylüyorlardı.

Karma ekonomi modeli

Apolitik anlamda "karma ekonomi" terimi, piyasa ögelerini ve çeşitli planlı ekonomileri birleştiren ekonomik sistemleri tanımlamak için kullanılmaktadır. Birçok siyasi-ekonomik ideoloji ideal bir anlamda tanımlandığından, anlatılan şey nadiren pratikte var olur. Çoğunluk, bir ekonomiyi, mükemmel bir temsili olmaksızın, o ideali ifade eden şerhi uygulayarak, ideal ile çok benzer bir şekilde etiketlemeyi mantıksız bulmaz. Bununla birlikte, söz konusu sistem, ideal ekonomik model veya ideolojiden büyük ölçüde ayrıldığında, onu tanımlama görevi sorunlu olabilir. Dolayısıyla, "karma ekonomi" terimi ortaya çıkmıştır. Bir ekonominin mükemmel bir karışımı içereceği ihtimali düşük olduğu için, karma ekonomiler genellikle özel mülkiyete veya kamu mülkiyetine, kapitalizme veya sosyalizme ya da bir piyasa ekonomisine veya planlı ekonomiye doğru çeşitli derecelerde eğrilmiş olarak kaydedilir.

Karma sosyalist ekonomiler

Karma ekonomi kavramı, kapitalist ekonomilere (sermaye birikimi amaçlı ve özel sermayeli şirketler) yönelik değildir, ve bazı sosyalist ekonomik sistemleri karakterize etmek için kullanılır. Sosyalist sistemler için bir dizi plan, işletme sahipliğinin farklı biçimlerinin bir karışımını gerektirir. Örneğin, Alec Nove'un uygulanabilir sosyalizm anlayışı, büyük sanayi, işçi ve tüketici kooperatifleri, küçük ölçekli işletmeler için özel işletmeler ve bireysel mülkiyet altındaki işletmeler için devlet teşebbüslerinin kombinasyonunu temel alan bir ekonomik sistemin ana hatlarını ortaya koymaktadır.

Sosyal demokrat teorisyen Eduard Bernstein, bir karma ekonominin biçimini savunmuştur. Kapitalizmin kendiliğinden sosyalizme dönüşmesi için karma bir kamu, kooperatif ve özel girişim sisteminin uzun süre gerekli olacağına inanıyordu.

Hükumet biçimleri ile ilişkisi ve diğer fikirler 

Karma ekonomi, en çok, sosyal demokrat politikalar ya da sosyal demokrat partilerin önderlik ettiği hükumetlerle ilişkilidir. Bununla birlikte, terim tarafından tanımlanabilecek tüm ekonomik sistemler göz önüne alındığında, hükumetlerin çoğu, bir tür karma ekonomiyle ilişkilidir. Çağdaş kullanımda, "sosyal demokrasi", genellikle, gelişmiş bir kapitalist ekonomi bağlamında bir toplumsal kurumsalcı düzenlemeye ve bir refah devletine atıfta bulunur.

Notre Dame Üniversitesi'nden John W. Houck ve Oliver F. Williams, Katolik sosyal öğretiminin politik anlamda karma bir ekonomiye yol açtığını savundu. Papa VI. Paul'un hükumetin "toplumun üyelerine yardım sağlanmalı, onlar asla yok edilmemeli veya sömürülmemeli" ifadesine atıfta bulundular. Sosyal olarak karma bir ekonominin, emeği, yönetimi ve devletin ekonomik gücü yaygın biçimde dağıtan çoğulcu bir sistemle birlikte çalışmasını içerdiğini yazdılar.

Karma ekonomi modeline tarihi örnekler

Amerikan Okulu (National System olarak da bilinir), Amerikan İç Savaşı'ndan 20. yüzyılın ortalarına kadar Birleşik Devletlerin ulusal politikalarına egemen olan ekonomik felsefedir. Üç temel politika girişiminden oluşuyordu: Yüksek gümrük vergisiyle sanayiyi koruma [(1861-1932), (sübvansiyon ve mütekabiliyetlerin değiştiği 1932-1970'ler)], hükumetin içsel iyileştirmeler yoluyla yaptığı altyapı yatırımları ve üretken işletmelerin büyümesini teşvik etmek için ulusal bir banka aracılığıyla sanayiyi koruması. Bu dönemde, Birleşik Devletler 1880 yılında Birleşik Krallık'ı geçerek dünyanın en büyük ekonomisine dönüştü.

Güdümcülük, Fransa'da Charles de Gaulle tarafından başlatılan, hükümetin güçlü bir yönlendirme uyguladığı bir ekonomi politikasıdır. Taşımacılık, enerji ve telekomünikasyon altyapıları gibi endüstrinin azınlığının devlet kontrolünde olmasını ve özel şirketlerin ise belirli projeleri birleştirecekleri ya da bunlarla meşgul olabilecekleri çeşitli teşvikleri içeriyordu. Bu etki altındaki Fransa, derin ekonomik büyümenin "Otuz Güzel Yılını'' deneyimledi.

Sosyal piyasa ekonomisi, özel bir piyasa ekonomisi çerçevesinde sosyal demokrasinin ve kapitalizmin hedefleri arasında orta yolda ilerleyen modern Almanya'nın ekonomik politikasıdır. Almanya'nın ekonomik amaçları yüksek ekonomik büyüme oranını, düşük enflasyonu, düşük oranda işsizliği, iyi çalışma koşullarını, yüksek kamu refahını ve kamu hizmetlerini sürdürebilmektir. II. Dünya Savaşının ardından yalnız ve yenilmiş bir durumdayken Avrupa Birliği'nin sanayi devi haline gelmiştir.

Karma ekonomi hakkında eleştiriler 

Birçok ekonomist, devlet müdahaleciliği ve serbest piyasa kapitalizmi karışımının aksine sosyalizm ve kapitalizmin bir karışımı olarak anlaşıldığında "karma ekonomi" kavramının geçerliliğini sorguladı.

Ludwig von Mises, İnsan Eyleminin büyüklüğünde, kapitalizm ile sosyalizmin karışımı olamayacağını savundu - ya piyasa mantığı ya da ekonomik planlama bir ekonomiye hakim olabilirdi. Mises, bir piyasa ekonomisinde sayısız devletin veya ulusallaşmış işletmenin yer almasına rağmen ekonominin  "karma" hale gelmediğini söyleyip, bu organizasyonların varlığının pazar ekonomisinin temel özelliklerini değiştirmediğini iddia etti. Bu kamuya ait işletmeler hala piyasa egemenliğine tabi olacak, piyasalar vasıtasıyla sermaye malları edinmek zorunda kalacak, kârı en yükseğe çıkaracak (veya en azından maliyetleri en aza indirmeye çalışacak) ve ekonomik hesaplama için parasal muhasebe kullanacaktı.

Klasik ve ortodoks Marksist teorisyenler, karma ekonominin yaşama gücünü toplumsallık ve kapitalizm arasındaki "orta yer" olarak tartışmaktadırlar. Bu perspektiften, işletme sahipliğinden bağımsız olarak ya kapitalist değer yasası ve sermaye birikimi ya da bilinçli planlama ve parasal olmayan değer biçimleri ekonomiyi yönlendirir. Bu nedenle, Batı dünyasında, Büyük Bunalım'tan itibaren var olan "karma ekonomiler", işlevsel olarak kapitalist olmaktadır, çünkü sermaye birikimi temelinde faaliyet göstermektedirler.