18 November 2018, Sunday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

İngiltere

StatüÜlke
Başkent 
ve en büyük şehir
Londra 
Ulusal dilİngilizce
Bölgesel dillerKernevekçe
Etnik gruplar (2011)
  • % 85,4 Beyaz
  • % 7,8 Asyalı
  • % 3,5 Siyah
  • % 2,3 Melez
  • % 0,4 Arap
  • % 0,6 Diğer
Dinİngiltere Kilisesi
Uyrukİngiliz
YönetimAnayasal Yönetim
  • Egemen devlet
  • Yasal yargı
  • Birleşik Krallık
  • İngiltere ve Galler
HükümetAnayasal monarşi
• KraliçeII.Elizabeth 
Birleşik Krallık Parlamentosu
• Avam Kamarası533 milletvekili (650 kişi)
Kuruluş
• Anglo-Sakson yerleşimi5-6. Yüzyıl
• Birleşme10. yüzyıl
• İskoçya ile Birleşme1 Mayıs 1707
Yüzölçümü
• Toprak130.279 km 2
Nüfus
• 2015 tahmini54.786.300
• 2011 nüfus sayımı53.012.456
• Yoğunluk420,5 / km 2
GSYİH (nominal)2015 tahmini
• Genel Toplam2.340 trilyon dolar
• Kişi başına56.890 dolar
Para birimiİngiliz Sterlini (GBP)
Saat dilimiGMT (UTC)
• Yaz  Saati(DST)BST (UTC + 1)
Tarih formatıgg / aa / yyyy (AD)
Trafik Akış YönüSol
Telefon Kodu+44
Koruyucu AzizSaint George
ISO 3166 koduGB-ENG
İçindekiler
  1. İngiltere hakkında bilgi
  2. İngiltere (England) isminin kökeni
  3. İngiltere tarihi
  4. İngiltere yönetim şekli
  5. İngiltere coğrafyası
  6. İngiltere ekonomisi
  7. İngiltere'de sağlık sistemi
  8. İngiltere nüfus yapısı
  9. İngiltere'de eğitim
  10. İngiltere'de kültür
  11. İngiltere'de spor
  12. İngiltere ulusal sembolleri
  13. İngiltere Resimleri

İngiltere hakkında bilgi

İngiltere, Birleşik Krallık'ı oluşturan dört ülkeden birisidir (diğer ülkeler ise İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'dır). Kuzeyde İskoçya ve batıda Galler ile kara sınırı vardır. İrlanda Denizi İngiltere'nin kuzeybatısında, Kelt Denizi ise güneybatısında yer almaktadır. İngiltere, doğusunda bulunan Kuzey Denizi ile ve güneyinde bulunan İngiliz Kanalı ile Kıta Avrupası'ndan ayrılmıştır. Büyük Britanya'nın (Kuzey Atlantik de bulunur) orta ve güney kısmında yer alan beş ila sekiz ada da İngiltere'nin bir parçasıdır. Ayrıca, Scilly Adaları ve Wight Adası gibi 100 den fazla küçük ada da İngiltere'nin kontrolü altındadır.

Günümüzde İngiltere olarak adlandırılan bölgede modern insanların ilk kez Üst Paleolitik dönemde yaşadığı tespit edilmiştir. Ancak ülke ismini, MS 5. ve 6. yüzyıllarda adaya göç ederek yerleşen Angıllardan almaktadır (Germen kökenli bir kabile).  İngiltere 10. yüzyılda birleşik bir devlet haline geldi (İngiltere Krallığı). 15. yüzyılda Coğrafi Keşifler döneminin başlamasının ardından, dünya üzerinde gerek kültürel gerekse de hukuksal açıdan önemli etkileri olmuştur. İngiliz dili, Anglikan Kilisesi ve İngiliz hukuku - dünya üzerindeki diğer uluslarında kullandıkları (özellikle eski sömürgeleri) hukuk sisteminin temeli - ilk olarak İngiltere'de ortaya çıktı. Ayrıca İngilizlerin sahip oldukları parlamento sistemi de dünyadaki birçok ulus tarafından örnek alınmıştır. Sanayi Devrimi, ilk olarak 18. yüzyılda İngiltere'de başladı ve İngiliz toplumu 50 yıldan daha kısa bir süre içerisinde dünyanın ilk sanayileşmiş toplumu haline geldi.

İngiltere haritası

İngiltere arazisi (coğrafi yapısı), özellikle orta ve güney İngiltere'de alçak tepelerden ve ovalardan oluşmaktadır. Bununla birlikte, ülkenin kuzeyinde (örneğin dağlık Göller Bölgesi ve Pennine Dağları) ve güneybatısında (örneğin, Dartmoor ve Cotswolds) yüksek dağlık alanlarda bulunmaktadır. Ülkenin başkenti ise, hem Birleşik Krallık'ın hem de Avrupa Birliği'nin en büyük metropolu olan Londra'dır. İngiltere'nin sahip olduğu 53 milyonu aşkın nüfus, Birleşik Krallık'ın sahip olduğu nüfusunun yaklaşık %84'ünü oluşturmaktadır. Ülke içerisinde nüfus daha çok 19. yüzyılda önemli birer sanayi merkezi olarak ortaya çıkan alanlarda yoğunlaşmıştır. Bu alanlar ise: Londra, Yorkshire , Midlands ile ülkenin Güney Batısı, Kuzey Batısı ve Kuzey Doğusudur. 

İngiltere Krallığı - 1535 yılından sonra Galler bölgesi de İngiltere'ye katılmıştır - 1706 yılında kabul edilen Birlik Antlaşması ve 1 Mayıs 1707 yılında kabul edilen Birlik Yasaları ile kendi egemenliğini sonlandırmış ve İskoçya ile birleşerek ''Büyük Britanya Krallığı'nı''kurmuştur. 1801 yılında kabul edilen yeni bir Birlik Yasaları ile Büyük Britanya Krallığı, İrlanda Krallığı ile birleşmiş ve ''Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı'nı'' kurmuştur. 1922'de  Özgür İrlanda Devleti, Birleşik Krallık'tan ayrılmıştır ve bu nedenle ülkenin adı ''Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı'' olarak değiştirilmiştir.

İngiltere (England) isminin kökeni

"İngiltere" ismi, Eski İngilizce'de, "Angıllar'ın Ülkesi (Angles of Land)" anlamına gelen ''Englaland'' kelimesinden türemiştir. Angıllar, Erken Orta Çağ döneminde İngiltere'ye yerleşmiş olan Germen kabilelerinden biriydi. Angıllar'ın, Baltık Denizi'nde bulunan, Kiel Körfezi'ndeki Angeln Yarımadası'ndan geldikleri tahmin edilmektedir. İngiltere isminin kullanımına en erken Bede'nin yazmış olduğu ''İngiliz Halkının Dini Tarihi'' (veya İngiliz Halkının Kilise Tarihi, Ecclesiastical History of the English People) isimli eserinde "Engla londe" şeklinde rastlanmıştır. Bu isim ''İngiliz Halkının yaşadığı topraklar'' anlamında geliyordu ve o dönemde Northumbria Krallığı'nın bir parçası olan Güney İskoçya'da yaşayan halk için kullanılmıştı. Anglo-Sakson Kroniği isimli eserde 1086 yılında yazılmış olan ''Kıyamet Kitabında'' bu sim bütün İngiltere'yi nitelemek için kullanılmıştır (Özellikle İngiltere Krallığı anlamında). Ancak Anglo Sakson Kroniği isimli eserde Kral III. Malcolm ile ilgili bir bölümde ''İskoçya'nın dışındaki İngiltere deki (bulunan) Lothian'a.'' şeklinde bir kullanımda bulunmuştur. İngiltere isminin bu şekildeki kullanımı eski dönemlerdeki kullanıma oldukça yakındır. Oxford İngilizce Sözlüğü'ne göre ise İngiltere isminin modern kullanımı ilk kez 1538 yılında gerçekleşmiştir. 

Kıyamet Kitabı

Angıllar ile ilgili ilk bilgilere 1. yy. da Tacitus'un hazırladığı ''Germania'' isimli eserde rastlanılmaktadır. Bu eserde Latince Anglii olarak adlandırılan bir kabileden bahsedilmektedir. Ancak araştırmacılar arasında kabile adının etimolojisi ile ilgili bir tartışma vardır. Kabile adı ile Angles Yarımadası arasında keskin bir benzerlik olduğunu iddia etmektedirler. Adaya göç eden diğer büyük Germen kabileleri yerine, örneğin Saksonlar gibi, neden daha küçük bir kabilenin adının bütün bir ülke ve o ülkenin halkı için kullanıldığı bilinmemektedir. Fakat bu ismin Britanya'da yaşayan Germen kökenli halkı nitelemek için ''Angli Saksonlar'' veya ''İngiliz Saksonları'' şeklinde kullanıldığı düşünülmektedir. İskoç Galce'sinde, Büyük Britanya adasında ortaya çıkan başka bir dilde, Saksonlar'ın adı İngiltere'yi  ifade etmek için kullanılmaktadır (Sasunn). Benzer bir şekilde Galler dilinde de İngilizce'nin adı ''Saesneg'' olarak ifade edilmiştir.

İngiltere isminin kökeni ile ilgili bir diğer iddia ise 'Albion''dur. Albion ismi bütün Büyük Britanya Adası için kullanılmıştı. Bu isim ile ilgili kayıtlara, özellikle MÖ 4. yy da hazırlanmış olan Corpus Aristotelicum (De Mundo bölümü) rastlanmaktadır: "Herkül'ün Sütunları'nın ötesinde, okyanus dünyayı kaplıyordu. Orada (okyanusda) ''Britannia'' adı verilen iki büyük ada vardı. Bunlar, Albion ve Hibernia idi.'' Fakat günümüzde araştırmacılar bu bölümün Aristo döneminde değil, onun ölümünden çok daha sonra,Greko-Roma Döneminde yazıldığını iddia etmektedirler. ''Albion (Ἀλβίων)'' veya ''insula Albionum'' ismi muhtemel iki farklı kelimeden türemişti. Bunlardan ilki Latince bir kelime olan ve beyaz anlamına gelen ''albus'' idi. Bu kelime kıta Avrupa'sından da rahatlıkla görülebilen ve Britanya'nın bir kısmını oluşturan, Dover'in beyaz kayalıklarını (uçurumlarını) belirtmek için kullanılmış olabilir. Günümüze değin ulaşamamış olan Massaliote Periplus isimli eser büyük ihtimalle Avienus'un yazdığı Ora Maritima (Deniz Kıyıları veya Sahilleri) isimli esere kaynaklık etmiş olabilir. Albion ismi günümüzde İngiltere için ''şiirsel bir isim'' olarak kullanılmaktadır. İngiltere için kullanılan bir diğer şiirsel isim ise ''Loegria'dır''. Bu isim ise Galce'de İngiltereyi belirmek için kullanılmaktadır. Özellikle Kral Arthur efsanesinde kullanılması nedeni ile büyük bir popülarite kazanmıştır. 

İngiltere tarihi

Tarih öncesi İngiltere

Tarih öncesi İngiltere

Günümüzde İngiltere olarak adlandırılan bölgede yaşadığı bilinen ilk insansı canlı, yaklaşık 78.000 yıl önce yaşamış olan ''Homo Antecessor'' idi. İngiltere'de keşfedilen en eski proto-insan kalıntıları 500.000 yıl öncesine aittir. Modern İnsanlar, Üst Paleolitik Dönem boyunca bölgeye yerleşmeye başlamışlardır, ancak bölge üzerindeki kalıcı yerleşim sadece son 6000 yıl içinde başlamıştır. Son buz devrinden sonra bölgede yalnızca büyük memeliler (mamut, bizon ve tüylü gergedanlar) kalmıştır. Yaklaşık 11.000 yıl önce, buzullar geri çekilmeye başladığında, insanlar yeniden bölgeye yerleşmeye başladılar. Genetik araştırmalar bu insanların İber Yarımadası'nın kuzeyinden geldiklerini göstermektedir. O dönemler de deniz seviyesi bu günkü seviyesinden daha alçakta idi ve Britanya bir kara köprüsü aracılığı ile İrlanda ve Avrasya'ya bağlıydı. Deniz seviyesinin yükselmeye başlaması ile yaklaşık 10.000 yıl önce Britanya, İrlanda ile ayrıldı. Yaklaşık iki milenyum sonra ise Britanya'nın Avrasya ile olan son kara bağlantısı da ortadan kalktı. 

Yaklaşık MÖ 2500 yılları civarında Beher Kültürü, İngiltere'de ortaya çıktı. Bu dönemde yeme-içme için kilden eşyalar yapılmaya başlandı ve bakırın eritilerek işlenebilmesi için eritme potaları kullanılmaya başlandı. Bu dönem içerisinde Stonehenge ve Avebury gibi büyük Neolitik anıtlar inşa edildi. Bölgede bolca bulunan bakır ve kalayın birlikte kullanılması ile Beher kültürüne mensup insanlar önce Bronz aletleri ardından da demir cevherini işlemeye başlayarak demir aletleri kullanmaya başladılar. Demir işleme yöntemlerinin gelişmeye başlaması ile insanlar daha iyi silahlar ve daha dayanıklı sabanlar yapmaya başladılar. Bu sayede tarım alanında büyük bir ilerleme yaşandı (''Raatakker'' yani Kelt Tarlaları gibi).

Demir Çağı Çiftlik modellemesi

Demir Çağı'nda, Kelt kültürü (Hallstatt ve La Tène Kültürlerinden türemiştir) Orta Avrupa'dan Britanya'ya geldi. Briton dili (Brythonic) bu dönem içerisinde adada yaygın bir şekilde kullanılan dil haline geldi. Halk kabileler halinde yaşıyordu: Ptolemy'nin Coğrafya (Geographia) isimli eserinde bölgede yaşayan 20 kadar kabileden bahsedilmiştir. Daha önceki dönemlerle ilgili bilinenler oldukça sınırlıdır çünkü Britonlar o dönemde yazıyı kullanmıyorlardı. İmparatorluğun kıyısındaki diğer bölgeler gibi, Britanya'da Romalılarla olan ticari ilişkilerden büyük bir mutluluk duyuyordu. Julius Caesar liderliğindeki Roma Cumhuriyeti MÖ 55'de adaya yönelik iki istila girişiminde bulundu. BU saldırılar büyük oranda başarısızlık ile sonuçlanmasına rağmen Romalılar, Trinovante halkını (Thames Nehri'nin ağzında bulunan haliçin kuzeyindeki Keltler) boyunduruk altına alarak adada kendilerine bağlı bir krallık kurmayı başardılar.

İngiltere'de Hristiyanlık

Romalılar MS 43 yılında İmparator Claudius döneminde Britanya'yı istila etmeye başladılar ve adanın büyük bir bölümünü ele geçirdiler. Britanya, ''Britannia'' eyaleti olarak Roma İmparatorluğu'nun bir parçası haline geldi. İstilaya karşı direnişe geçen kabileler içerisinde en bilineni ,Caratacus liderliğindeki , Catuvellauni kabilesi idi. Daha sonra, Iceni Kraliçesi Boudica önderliğinde adada yaşayan Britonlar Romalılara karşı ayaklandılar. Ancak bu isyan girişimi ayaklanmacıların ''Watling Street Savaşı'nda'' yenilmeleri ve ardından Boudica'nın intihar etmesi nedeni başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Bu dönemde adada Greco-Roma kültürü hakim oldu. Roma Hukuku, Roma mimarisi, su kemerleri, kanalizasyon sistemleri, çok sayıda tarım ürünü ve ipek ada boyunca görülmekte idi. MS 3. yüzyılda İmparator Septimius Severus, Kostantin'in daha sonra imparatorluğunu ilan ettiği Eboracum'da (günümüzde York) öldü.

Hristiyanlığın ilk olarak adaya hangi tarihte geldiği ile ilgili tartışmalar devam etmektedir. Hristiyanlığın adaya 4. yüzyıldan daha önce geldiği düşünülmektedir. Bede'ye göre, kiliseyi rahatsız eden doğu ve batı kökenli ritüeller arasındaki farklılıkların çözülmesi için MS 180 yılında Britanyalı Lucius'un isteği üzerine, Eleutherius tarafından Roma'dan misyonerler gönderildi. Glastonbury de Aramatyalı Joseph'in gerçekleştirdiğine inanılan ritüellerin uygulanması istenirken, birçok yerde ise Britanyalı Lucius'un gerçekleştirdiği ritüellerin uygulanması istenmekteydi. MS 410 yılına gelindiğinde ise, (Roma İmparatorluğu'nun Düşüşü döneminde), Romalılar kıta Avrupa'sındaki sınırlarını savunabilmek ve ülkede baş gösteren iç savaşların bastırılabilmesi için adadaki askeri birliklerini geri çektiler. Bu nedenle Britanya'daki Roma hakimiyeti sona erdi. Kelt Hristiyanlığına bağlı keşişler ve misyonerler adada faaliyetlerde bulunmaya başladılar. Bunlar içerisinde ki en önemli isimler 5. yüzyılda İrlanda'da yaşamış olan Aziz Patrick ile 6. yüzyılda yaşamış olan Clonfert'li Aziz Brendan, Bangor'lu Aziz Comgall, Galler'li Aziz David, Lindisfarne'li Aziz  Aiden ve Iona'lı Aziz Columba'dır. Bu dönemde adadaki Hristiyanlık Kelt Kültürüne ait olan duygusallıktan, kibarlıktan, ritüellerden ve teolojiden büyük oranda etkilenmiştir. Yerel "cemaatler" büyük oranda keşiş topluluklarının etrafında toplanmıştı. Bu cemaatlerin liderleri ise, Roma Kilisesinde hakim olan hiyerarşi sisteme mensup insanlardan daha çok, sıradan kabile şefleri gibiydiler.

Orta Çağ İngilteresi

Orta Çağ İngilteresi

Roma birliklerinin Britanya'dan çekilmesi ile birlikte ada kuzeyde ve Avrupa Kıtası'nın kuzey batısında yaşayan Paganların saldırılarına açık bir hale geldi. Başta Angıllar, Saksonlar ve Jütler olmak üzere barbar kabileler ülkeyi yağmalamaya ve adanın doğu kıyılarına yerleşmeye başladılar. Bu kabilelerin ülke içerisindeki ilerleyişleri her ne kadar Badon Dağı Muharebesi'nde alınan zafer sonucunda önemli bir süre için engellense de  tam olarak durdurulamamıştır. MS 6 yüzyılın sonlarından itibaren Britonlar, Britanya'nın verimli ovalarını terk ederek adanın batısındaki engebeli (dağlık) alanlara çekilmişlerdir. Bu dönem ile ilgili bilgiler veren çağdaş metinler oldukça azdır. Bu nedenle tarihçiler bu dönemi ''Karanlık Çağ'' olarak adlandırmışlardır. Tarihçiler arasında Anglo-Saksonlar'ın İngiltere'ye tam olarak nasıl yerleştikleri konusunda büyük bir anlaşmazlık vardır. Roma'nın kontrolü altında bulunan Hristiyanlık istilacılar tarafından ele geçirilen bölgelerin büyük bir kısmında yok oldu. Fakat 597 yılında Aziz Augustinus önderliğindeki Romalı misyonerler aracılığı ile Roma Hristiyanlığı yeniden adada yayılmaya başladı.  Roma Kilisesi ile Kelt Kilisesi arasındaki anlaşmazlıkların (farklılıkların) çözümü için toplanan Whitby Konsülü'nde Roma Kilisesi büyük bir zafer kazandı. Görünüşte ''Paskalya döneminde keşişlerin saçlarını kesmesi'' (Kelt Kilisesinde gerçekleştirilen bir uygulama) nedeni ile toplanmış olsa da aslında Whitby Konsülünde Roma ve Kelt Kilisesi arasındaki yetkisel, ayinsel (Lehane), teolojik farklılıklar ele alınmıştır.

Adaya yönelik gerçekleşen yerleşim döneminde Britanya topraklarının yeni gelenler tarafından kabilelere göre parçalandığı düşünülmektedir. Ancak 7. yüzyılda adadaki durum daha da berraklaştığında aslında adada Northumbria, Mersiya, Wessex, Doğu Anglia, Essex, Kent ve Sussex'in de dahil olduğu bir düzine kadar krallığın kurulduğu görülmektedir. Adadaki siyasi konsolidasyon sonraki yüzyıllar boyunca da devam etti. 7. yüzyıl boyunca Northumbria ve Mersiya Krallıkları arasında büyük bir üstünlük mücadelesi yaşandı ve 8. yüzyılda Mersiya Krallığı bu mücadeleden galip ayrıldı. Fakat 9. yüzyılda Wessex Krallığı, Mersiya Krallığını geçmeye başladı. Bu yüzyılın kalan kısımında Danimarkalıların saldırı sonucunda (özellikle adanın kuzeyi ve doğusunu istila etmeleri) Northumbria, Mersiya ve Doğu Anglia Krallıkları yıkıldı. Büyük Alfred'in yönetimi altındaki Wessex Krallığı, bu dönemde bağımsızlığını koruyabilen tek İngiliz Krallığı oldu. Daha sonra Alfred'in yerine geçecek olan kişiler Danimarkalıların topraklarını (Danelaw) ele geçirerek krallığı daha da genişlettiler. Bu fetihler sonucunda 927 yılında  Æthelstan döneminde İngiltere'nin ilk defa birleşmesi gerçekleşti, 952 yılında Eadred döneminde gerçekleşen çatışmaların ardından bu durum kesinlik kazandı. 10. yüzyılın sonlarına doğru İskandinavyalılar adaya yönelik yeni bir istila dalgası başlattılar. 1013 yılında Danimarka Kralı Çatalsakal Sweyn ülkeyi ele geçirdi. Ancak Sweyn'in ani ölümünün ardından 1016 yılında oğlu Büyük Knud ülkeyi tekrar ele geçirdi ve kurmuş olduğu Kuzey Denizi İmparatorluğunun (Danimarka ve Norveç ile beraber) topraklarına kattı. Ancak 1042 yılında Günah Çıkartıcı Aziz Edward'ın yönetimi ele alması ile beraber ülke yeniden yerel halkın kontrolü altına girdi.

Orta Çağ İngilteresi ve Normanlar

Edward'dan sonra tahta kimin geçeceği konusunda yaşanan anlaşmazlıklar nedeni ile 1066 yılında Normandiya Dükü William'ın komutasındaki Normanlar ülkeyi istila ettiler. Normanlar kendi soylarını 9. ve 10. yüzyılda Normadiya bölgesine yerleşen İskandinavyalı halka dayandırıyordu. Bu istilanın ardından İngiliz soyluları, neredeyse, ortadan kayboldular. Bunun ardından ülkede Fransızca konuşan yeni bir soylu grubu ortaya çıktı. Bu durum İngiliz dili üzerinde büyük etkilere neden oldu.

Daha sonra Anjou'lu Plantagenet Hanedanı II. Henry döneminde İngiliz tahtına geçti. Bu sayede İngiltere Hanedanın, Fransa ve Akintaya'da sahip olduğu topraklar nedeni ile Angevin İmparatorluğu'nun bir parçası haline geldi. Bu hanedan sonraki üç yüzyıl boyunca İngiltere'yi yönetti. Bu hanedana mensup önemli isimler ise I. Richard, I. Edward, III. Edward ve V. Henry idi. Bu dönem içerisinde ticaret alanında ve hukuk alanında bazı önemli değişiklikler yaşandı. Şüphesiz ki bunlar içerisinde ki en önemli değişiklik hükümdarın gücünü sınırlayan ve özgür insanların haklarını güvence altına alan Magna Carta'nın imzalanmasıdır. Katolik manastırlar bütün ülkeye yayıldılar, ülkede yeni filozoflar ortaya çıktılar. Kraliyet himayesi altında Oxford ve Cambridge gibi üniversiteler kuruldu. Galler Prensliği, 13. yüzyılda bir Plantagenet Hanedanının adeta bir ''tımarı'' haline geldi ve İrlanda Lordluğu Papalık tarafından İngiliz monarşisinin kontrolü altına verildi.

14. yüzyılda Plantagenet Hanedanına ve Valois Hanedanında bağlı hükümdarlar, Fransa'da iktidarda bulunan Capet Hanedanına karşı Fransız tahtı üzerinde hak iddiasında bulundular. İngiltere ve Fransa Yüzyıl Savaşları boyunca birbirleri ile savaştılar. 1348 yılında Kara Ölüm İngiltereyi adeta yıktı. Kısa süre içerisinde ülke nüfusunun yarıya yakını hayatını kaybetti. Yüzyıl Savaşlarının ardından ülkede 1453 yılından 1487 yılına kadar devam eden ve kraliyet ailesine mensup Lancaster ve York Haneleri arasında yaşanan bir İç Savaş patlak verdi. Bu savaş hanelerin kullandıkları semboller nedeni ile Güller Savaşı olarak adlandırılmıştır. iki kolu olan ve Güller Savaşları olarak bilinen iç savaşlar meydana geldi. İç savaşın sonunda Lancaster Hanedanın bir kolu olan Gallerli Tudor ailesine mensup olan Henry Tudor, Gallerli ve Bretonlu paralı askerlerden oluşan ordusu ile Bosworth Meydan Muharebesinde York Hanedanının ordusunu kesin bir yenilgiye uğrattı. Savaş sırasında kral III. Richard öldürüldü ve York Hanedanlığı taht üzerindeki hakimiyetlerini tamamen kaybettiler.

Erken Modern Çağ İngilteresi

Erken Modern Çağ İngilteresi

Tudor döneminde Rönesans, İtalyanlar (Saray görevlileri) aracılığı ile İngiltere'ye ulaştı. Bu dönemde sanatta, eğitimde ve bilimsel tartışmalarda Klasik Antik Dönem büyük izler bıraktı. Ayrıca İngiltere yine bu dönemde denizcilik alanında da kendisini geliştirmeye başladı ve Batı'ya doğru yapılan keşif gezilerinde (Coğrafi Keşifler) önemli bir rol oynadı.

VIII. Henry, eşi ile boşanmasını uygun görmemesi nedeni ile, Katolik Kilisesi ile olan bütün bağlarını kopardı. İlan edilen Egemenlik Yasası (Acts of Supremacy) ile hükümdar İngiliz Kilisesi'nin başı haline getirildi. Avrupa Protestanlığının aksine İngiltere de yaşanan bölünme teolojik nedenlerden çok politik nedenler ile alakalıydı. Henry ayrıca 1535 ve 1542 yılında çıkarılan yasalar ile Galler'i (ata toprağı olan) İngiltere Krallığı'nın topraklarına kattı. Henry'nin ardından tahta geçen kızları I. Mary ve I. Elizabeth dönemlerinde ülkede büyük dini çatışmalar yaşandı. I. Mary ülkede Katolikliği yeniden egemen kılmaya çalıştı ancak Elizabeth buna müsade etmedi ve daha sonra İngiltere'de, güç kullanılarak da olsa, Anglikanizm egemen kılındı.

İspanya ile rekabet, Amerika'da ilk İngiliz kolonisi olan Roanoke'nin kaşif Walter Raleigh tarafından 1585 yılında Virginia'da kurulması ile başladı. Roanoke kolonisi girişimi başarısızlıkla sonuçlandı. Bu koloni aynı zamanda ''kayıp koloni'' olarak da adlandırılır. Çünkü bölgeye geç ulaşan ikmal gemisi koloniyi tamamen terk edilmiş bir şekilde bulmuştur. Doğu Hindistan Şirketi aracılığı ile İngiltere aynı zamanda, doğuda Hollanda ve Fransa ile de mücadele etmiştir. 1588 yılında, Elizabeth döneminde, Francis Drake komutası altındaki bir İngiliz donanması istilacı İspanyol Armadasını büyük bir yenilgiye uğratmıştır. Adadaki siyasi durum 1603 yılında İskoçya kralı VI. James'in - uzun zamandır İngilizler ile mücadele eden krallığın kralı- I. James adı ile İngiltere kralı olması ile değişti. Böylece İngiltere ve İskoçya arasında kişisel bir birliktelik kuruldu. İngiliz yasalarında bir karşılığı olmadığı halde James kendisini Büyük Britanya Kralı ilan etti. 1611 yılında Kral VI. ve I. James'in himayesi altında İncil'in yeni bir versiyonu olan Kral James İncil'i basıldı. Hazırlanan bu İncil'de kullanılan dil Shakespeare'in baş yapıtları ile yarışabilecek düzeydeydi ve 20. yüzyılda yeni bir versiyonu hazırlanana kadar 400 yıl boyunca Protestan Hristiyanların bir çoğu tarafından kullanıldı.

Sosyal siyasal ve dini farklılıklar

Her ne kadar çeşitli sosyal, siyasal ve dini farklılıklar etkili olsa da İngiliz İç Savaşı temelde Parlamento yanlıları (Roundheadler) ile Kral I. Charles'in destekçileri (Cavalierler) arasında gerçekleşmiştir. İngiliz İç Savaşı, İrlanda ve İskoçya da dahil olmak üzere üç krallığı da etkileyen iç içe geçmiş bir dizi savaştan oluşmaktaydı. Parlamento yanlıları iç savaştan galip taraf olarak ayrıldılar. Kral I. Charles idam edildi ve monarşi kaldırılarak ülkede ''Commonwealth'' (İngiltere Topluluğu) ilan edildi. Parlamento yanlısı kuvvetlerin lideri Oliver Cromwell 1653 yılında kendisini ''Koruyucu Lord (Lord Protector)'' ilan etti. Ülke yönetiminde bizzat etkili oldu. Cromwell'in ölümünün ardından oğlu Richard babasının vasiyeti üzerine yeni Koruyucu Lord olarak ilan edildi. Ancak bu konuda pek başarılı olamayan Richard görevinden istifa etti. Bunun üzerine II. Charles ülkeye davet edildi ve İngiltere kralı olarak taç giydi. Bu dönem İngiliz Tarihinde ''Restorasyon'' olarak adlandırılmıştır. 1688 yılında gerçekleşen Muhteşem Devrim'in ardından kralın ülkeyi Parlamento ile beraber yönetmesi kararlaştırılmıştır. Fakat asıl güç Parlamentoda idi. Bu durum 1689 yılında ilan edilen ''Haklar Yasası'' ile resmiyet kazandı. Yapılan en büyük yenilikler ise hiç şüphesiz ki : Kanunların sadece Parlamento tarafından hazırlanabileceği ve kral tarafından yürürlükten kaldırılamayacakları, kralın Parlamentonun izni olmadan vergileri artıramayacağı ve yine kralın Parlamentonun onayı olmadan ordu kuramayacağıdır. Ayrıca o dönemden beri hiçbir İngiliz hükümdar Avam Kamarasına girememiştir. Sembolik olarak ''Parlamentonun Açılış Töreninde'' kralın habercisi Avam Kamarasının kapısına gelir ve Avam Kamarasının kapıları habercinin suratına kapatılır. Bu olay Parlamentonun hükümdardan bağımsız olduğunu sembolize etmektedir. 1660 yılında kurulan ''Kraliyet Topluluğu (Royal Society) ile bilimsel çalışmalar daha önce hiç olmadığı kadar teşvik edilmiştir.

1666 yılında meydana gelen Büyük Londra Yangınında, Londra şehrinin büyük bir bölümü kül oldu. Ancak şehir kısa süre sonra yeniden inşa edildi ve Sör Christopher Wren önemli binanın tasarımını gerçekleştirdi. Parlamentoda ise birbirine rakip iki farklı grup ortaya çıktı - Troylar ve Whingler.  Başlangıçta Troylar Katolik olan II. James'i desteklediler. Ancak 1688 yılında meydana gelen Muhteşem Devrim sırasında Hollandalı Orange Prensi William, James'i yendi ve III. William adıyla yeni İngiltere kralı oldu. İngiltere'de, özellikle de ülkenin kuzeyinde, bazı insanlar (daha sonra Jakobitler olarak adlandırıldılar) James'i ve oğullarını desteklemeye devam ettiler. İngiltere ve İskoçya parlamentolarının da onaylaması ile iki ülke birleşti ve 1707 yılında Büyük Britanya Krallığı kuruldu. Her ne kadar iki ülke birleşse de kiliseler ve bazı kurumlar birbirlerinden bağımsız bir şekilde faaliyet göstermeye devam etmişlerdir.

Modern Çağ İngilteresi

Modern Çağ İngiltere'sinde demiryolları

Yeni kurulan Büyük Britanya Krallığı'nın himayesi altında Kraliyet Topluluğu ve diğer İngiliz girişimciler İskoç Aydınlanmasının da yardımı ile bilim ve mühendislik alanında bir çok yeniliklere imza attılar. Kraliyet Donanmasının koruması altında giderek büyüyen deniz aşırı ticaret sayesinde Büyük Britanya Krallığı, Britanya İmparatorluğu'na evrildi. Sanayi Devriminin de etkisi ile İngiltere'deki sosyoekonomik ve kültürel koşullarda büyük değişiklikler yaşandı. Bu değişimler sonucunda tarımda makineleşme, seri üretim, mühendislik ve madenciliğin yanı sıra kara ve demir yolu sistemleri ile içme suyu ve sulama şebekelerinde büyük bir gelişme ve ilerleme yaşandı. 1761 yılında Kuzeybatı İngiltere'de Bridgewater Kanalı'nın açılması ile İngiltere'de kanal çağı başladı. 1825 yılında dünyanın ilk buharlı lokomotifi tarafından çekilen demir yolu hattı - Stockton ve Darlington Demir Yolu Hattı- halkın kullanımına açıldı. 

Sanayi Devrimi sırasında, çok sayıda işçi fabrikalarda çalışmak için kırsal bölgelerden yeni ve gelişmekte olan sanayi şehirlerine (Manchester ve Birmingham gibi) göç ettiler. Bu göçler sonucunda İngiltere'de ''Depo Şehirler'' ortaya çıktı ve İngiltere ''Dünyanın Atölyesi'' olarak anılmaya başlandı.  Fransız Devrimi sırasında İngiltere göreceli istikrarını muhafaza etmeyi başardı; Genç William Pitt, III. George'un hükümdarlığı döneminde İngiltere Başbakanı oldu. Napolyon Savaşları döneminde, Napolyon İngiltere'yi güneydoğudan istila etmek için planlar hazırlamıştı. Ancak bu istila planları başarılı olamadı. Denizlerde Lord Nelson'a karada ise Wellington Düküne mağlup olan Napolyon bu planlarından vazgeçmek zorunda kaldı. Napolyon Savaşları, Britanya halkını (İskoçya ve Galler de dahil olmak üzere) ''İngiliz Kimliği'' etrafında birleştirdi. 

Modern Çağ İngilteresi ve Churchill

Londra şehri Viktorya Döneminde dünyanın en büyük ve en kalabalık metropolu haline geldi. Ayrıca İngiliz İmparatorluğu'nun sahip olduğu ticaret kapasitesi - Ordusu ve Donanması gibi - eşsiz bir durumdaydı. Ülkedeki çalkantılı politik durum Çartizm gibi, evrensel acıyı ve dünya hayatının bir sınav olduğunu savunan düşünceler gibi kolaylıkla atlatıldı. Doğu-Orta Avrupa'daki güç dengesinin değişmesi sonucunda I. Dünya Savaşı yaşandı. Yüz binlerce İngiliz askeri, Müttefik kuvvetlerin bir parçası olan İngiltere için savaşırken hayatını kaybetti. Yirmi yıl sonra II. Dünya Savaşı başladığında, Birleşik Krallık yeniden Müttefiklerin safındaydı. Tuhaf Savaş'ın (Phoney War) ardından, Winston Churchill savaş döneminde İngiltere Başbakanı oldu. Savaş teknolojisinde yaşanan gelişmelerin sonucunda Alman Bombardımanından (The Blitz) İngiltere'deki birçok kasaba ve şehir etkilendi. Savaşın ardından İngiltere hızla kolonicilikten vazgeçmeye başladı. Ülkede teknolojik alandaki gelişmelerde büyük bir hızlanma görüldü. Otomobil taşımacılığı İngiltere'deki birincil taşımacılık şekli haline geldi. Frank Whittle'ın jet motorları üzerinde yaptığı çalışmaların ardından jet motorları hava yolu taşımacılığının vazgeçilmez birer unsuru haline geldiler. İngiltere'de motorlu taşıtların artması ile beraber konut düzenleri de değişmeye başladı. 1948 yılında Ulusal Sağlık Sistemi (National Health Service - NHS) kuruldu. Birleşik Krallığın sahip olduğu USS'ye göre her Birleşik Krallık vatandaşı ihtiyaç duymaları halinde sağlık hizmetlerinden yararlanmaktadır. Sistemin giderleri ise genel vergilerden karşılanmaktadır. Bu değişimlerin önemli bir sonucu olarak 20. yüzyılın ortalarında İngiltere'deki yerel yönetimlerle ilgili bir dizi reform gerçekleştirildi.

20. yüzyıldan bu yana İngiltere'ye yönelik göç hareketleri büyük oranda diğer Britanya Adalarından olmakla beraber İngiliz Milletler Topluluğu (Commonwealth) üyesi ülkeler ve Hindistan alt kıtasından gerçekleşmektedir. 1970'lerden beri sanayi sektöründe büyük bir daralma (azalma) görülürken hizmet sektöründe ise büyük bir genişleme (artış) görülmüştür. Birleşik Krallık'ın bir parçası olarak İngiltere Avrupa Ekonomik Topluluğu olarak ortaya çıkan ve daha sonra Avrupa Birliği halini alan ortak pazar yaratma girişiminin bir parçası olmuştur. 20. yüzyılın sonlarından bu yana İngiltere, İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda üzerindeki bir takım yetkileri yavaş yavaş bu ülkelerin yerel hükumetlerine devretmektedir. İngiltere ve Galler'de Birleşik Krallık içerisinde uygulanan ortak bir yargı sistemi varlığını devam ettirmektedir. İngiliz Kimliği ve İngiliz Vatanseverliği üzerinde büyük bir gerileme (bozulma) yaşanmıştır. Günümüzde ayrı bir İngiliz hükumeti yoktur. Benzer sisteme sahip bir hükumet kurma girişimi İngiltere'de yapılan referandumda reddedilmiştir.

İngiltere yönetim şekli

İngiltere'de siyaset

İngiltere'de siyaset

Birleşik Krallık'ın bir parçası olan İngiltere'de temel politik sistem anayasal monarşi ve parlamenter sistemdir. 1707 yılında beri İnglitere'de ulusal bir hükumet yoktur (1707 yılında imzalanan Birlik Yasalarından beri). Birlik Anlaşması uyarınca İngiltere ve İskoçya birleşerek Büyük Britanya Krallığını kurmuşlardır. Birleşmeden önce İngiltere, hükümdar ve İngiliz Parlamentosu tarafından beraber yönetilmekte idi. Her ne kadar İngiltere günümüzde doğrudan Birleşik Krallık Parlamentosu tarafından yönetiliyor olsa da diğer ülkelerin (İskoçya gibi) kendi hükumetleri vardır. Avam Kamarası, Westminster Sarayı'nda bulunan İngiliz Parlamentosunun en alt kanadıdır. Toplamda 532 Milletvekili (Members of Parliament (MPs) görev yapmaktadır. İngiltere'de seçmenler toplamda 650 milletvekili seçebilirler. 

2015 yılında yapılan Birleşik Krallık seçimlerinde Muhafazakar Parti 650 koltuklu parlamentoda, diğer partilerin toplamından 10 koltuk daha fazla kazanmıştır (318 koltuk) (Meclis Başkanı Muhafazakar olarak sayılmamıştır). Başbakan David Cameron liderliğindeki Muhafazakar Parti  Ed Miliband yönetimindeki İşçi Partisinden 98 koltuk daha fazla kazanmıştır. İskoç Ulusal Partisi (sadece İskoçya) ise Avam Kamarasında İskoçya için ayrılan 59 koltuğun 56'sını kazanmıştır. Böylece Liberal Demokratların yerine, Birleşik Krallık Parlamentosundaki, üçüncü büyük parti haline gelmiştir.

İngiltere'de siyaset ve partiler

Birleşik Krallık, aynı zamanda Avrupa Birliği üyesi olduğu için ülkeyi Avrupa Parlamentosunda temsil edecek isimlerin belirlenmesi için İngiltere'de yerel seçimler yapılmaktadır. 2014 yılında yapılan seçimlerde Avrupa Parlamentosuna gönderilecek olan temsilciler aşağıdaki gibidir: Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi (UK Independence Party) 22 üye, Muhafazakarlar 17 üye, İşçi Partisi 17 üye, Yeşiller 3 üye ve Liberal Demokratlar 1 üye.

Ayrılmadan beri Birleşik Krallığın diğer ülkeleri olan - İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'nın - kendi yerel politikalarını belirlemeleri için kendi ayrı parlamentoları oluşturulmuştur. Ancak bu parlamentoların İngiltere'ye karşı nasıl bir denge unsuru olarak kullanılacakları halen tartışma konusundur. Aslında İngiltere'de bazı bölgelerinde kendi parlamentolarına sahip olmaları planlanmıştır. Ancak Kuzey Doğu İngiltere yapılan referandumda bu teklifin reddedilmesi nedeni ile plan uygulamaya  konulmamıştır.

İngiltere siyasetinde ki bir diğer önemli sorun ise Batı Lothian sorudur. Bölgeyi ilgilendiren yasaların hazırlanması sırasında sadece İngiliz milletvekilleri oy kullanabilirken hangi İskoç veya Gallerli milletvekillerinin oy kullanabileceği belirsizdir. Ayrıca İngiliz milletvekilleri bazı konularda yasalar hazırlarken oldukça haksız davranmışlardır. Sadece İngiltere'deki insanların Birleşik Kralık'daki diğer insanlara göre ücretsiz kanser tedavisine sahip olmaları, reçete kullanabilmeleri, yaşlılara evde bakım hizmetler ve ücretsiz üniversite hakkının verilmesi İngiltere'de milliyetçiliği oldukça yükseltmiştir. Bazıları ise ayrı bir İngiliz Parlamentosu oluşturulması durumunda İngiliz milletvekillerinin sadece İngiltere'yi ilgilendiren konularda kararlar alabileceklerini iddia etmişlerdir.

İngiliz Hukuk Sistemi

İngiliz Hukuk Sistemi

İngiliz Hukuk Sitemi yüzyıllar içerisinde oluşmuş kökleri oldukça eskiye dayanan bir hukuk sistemidir. Günümüzde İngiliz Milletler Topluluğu üyesi ülkeler ve ABD (Louisiana eyaleti hariç) tarafından kullanılmaktadır. Günümüzde Birleşik Krallık'ın bir parçası olan İngiltere ve Galler'de daha önce imzalanan Birlik Anlaşması hükümleri uyarınca ortak bir hukuk sistemi kurulmuştur. İskoçya'da ise ayrı bir hukuk sistemi kullanılmaktadır. İngiliz Hukukunun temelini mahkemelerde görevli olan hakimler oluşturmaktadır. Hakimler karar verirken, emsal teşkil eden kararları, halkın görüşünü ve farklı bakış açılarını göz önüne alırlar.

Ülkedeki mahkeme sistemi İngiltere ve Galler'de bulunan kıdemli mahkemeler (Senior Courts) tarafından kontrol edilmektedir. Temyiz Mahkemesi (Court of Appeal), sivil davalara bakılan Yüksek Adalet Mahkemesi (High Court of Justice) ve adli davalara bakılan Kraliyet Mahkemesinden (Crown Court) oluşmaktadır. Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi ise, İngiltere ve Galler'deki, adli ve cezai davaların görüldüğü en üst dereceli mahkemedir. Bu mahkeme 2009 yılında yapılan anayasa değişikliği ile, Lordlar Kamarasının sahip olduğu yargılama yetkisinin elinden alınması sonucunda, kurulmuştur. Yüksek Mahkemenin almış olduğu kararlar diğer bütün mahkemeler üzerinde de bağlayıcı bir etkiye sahiptir ve diğer bütün mahkemeler Yüksek Mahkeme tarafından verilen yönergelere uymak zorundadır.

Suç oranı 1981 ve 1995 yılları arasında artarken, 1995 ve 2006 yılları arasında ise %42 oranında azalmıştır. Cezaevinde bulunan insanların sayısı ise aynı dönem içerisinde neredeyse iki katına çıkarak Batı Avrupa'daki en yüksek seviyeye ulaşmıştır (100.000 kişi'de 147). Majestelerinin Hapishane Servisi, Adalet Bakanlığı'na bağlı olarak görev yapmaktadır. Ülkedeki ceza evlerinin bir çoğu (yaklaşık 85.000 hükümlü) bu birim tarafından yönetilmektedir.

İngiltere'nin bölgeleri, şehirleri ve ilçeleri

İngiltere'nin bölgeleri

İngiltere'nin alt bölümleri (ilçeleri ve yerel yönetimleri) farklı yönetimsel amaçların gerçekleştirilmesi için dört kademeli bir yerel yönetim sistemine bölünmüştür. Bu dört kademenin en üst basamağında İngiltere'nin dokuz farklı bölgesi yer almaktadır. Bunlar; Kuzey Doğu Bölgesi, Kuzey Batı Bölgesi, Yorkshire Bölgesi, Humber Bölgesi, Doğu Midlands Bölgesi, Batı Midlands Bölgesi, Güney Doğu Bölgesi, Güney Batı Bölgesi ve Londra'dır. Bu dokuz bölge 1994 yılında birer ''Yönetim Ofisi'' (Government Offices) olarak Birleşik Krallığın geliştirmiş olduğu politikaların bölgesel anlamda uygulanabilmesi için kurulmuştur. Bu kademe içerisinde bölgelerde Londra dışında seçmenler tarafından herhangi bir seçim yapılmamaktadır. 2011 yılında ise bölgesel yönetim ofisleri kaldırılmıştır. Bu bölgelerin sahip olduğu sınırlar Avrupa Parlamentosuna temsilci göndermek için yapılan seçimlerde kullanılmaktadır.

Birleşik Krallığın diğer bölgelerine yönelik olarak yapılan, merkezi hükumetin sahip olduğu yetkilerin bir kısmının devredilmesinin ardından İngiltere'de de yapılacak bir referandum ile, karşı bir denge unsuru olarak, bölgesel meclislerin kurulması kararlaştırılmıştır. Londra'da bu karar 1998'de kabul edildi ve Londra Meclisi iki yıl sonra kuruldu. Ancak bu öneri 2004 yılında Kuzey Doğu Bölgesinde yapılan referandumda reddedildi. Bu nedenle yapılması planlanan diğer referandumlarda iptal edildi. 2010 yılında Londra dışındaki Bölgesel Meclisler feshedildi ve sahip oldukları görev ve yükümlülükler Bölgesel Kalkınma Ajanslarına devredildi. Bu ajansların kurulması ile yerel yönetimler alanında önemli bir değişiklik yapılmak istenmiştir.

Londra'da kontluklar

Bir alt kademede ise İngiltere sembolik 48 kontluğa bölünmüştür. Bu kontluklar öncelikli olarak coğrafi çerçevelere göre oluşturulmuşlardır. Bazılarının kökeni Orta Çağ'a dek uzanırken bazıları ise yakın zamanda (1974 yılında) kurulmuştur. Bu kontluklar ''Lord Teğmen'' ( Lord Lieutenant ) veya ''Büyük Şerif'' (High Sheriff) isimli kişilerce yönetilmektedir. Kullanılan bu unvanlar kraliyete olan bağlılığı simgelemektedir. Büyük Londra ve Scilly Adalarının dışında, İngiltere de 83 Metropol olan ve Metropol olmayan kontluğa ayrılmıştır. Yerel yönetimlerin daha etkili bir hale getirilmesi için oluşturulan bu bölgeler kendi içlerinde bir bütün olabilecekleri gibi birkaç bölüme de ayrılabilirler.

Ayrıca ülkede adet Metropol kontluk bulunmaktadır. Bu kontluklar insan nüfusunun en yüksek olduğu bölgelerdir ve herhangi bir kontluk meclisine sahip değillerdir. Onun yerine bu kontluklarda semtler boyunca dağılmış yerel meclisler vardır. Yine ayrıca ülkede ''shire'' adı verilen 27 tane metropol olmayan kontluk vardır. Bu kontluklar daha küçük semtlere bölünmüştür ve her semte birer meclis bulunmaktadır. Bu duruma genellikle kırsal bölgelerde rastlanmaktadır. Bunların dışında kalan ve metropol olmayan kontluklar ise genelde büyük kasabalardan veya seyrek nüfuslu alanlardan oluşmaktadır. Bu alanlar ise üniter makamlar olarak bilinirler. Büyük Londra Bölgesi ise daha farklı bir yerel yönetim sistemine sahiptir. 32 semt ve Londra şehrini kapsayan bir alandan oluşmaktadır. Londra şehrinde ise Londra Şehri İşletmesi adı verilen bir kuruluş tarafından yönetilen özerk bir alan bulunmaktadır. İngiltere'de en alt kademede ise mahalle meclisleri adı verilen sivil bölgeler bulunmaktadır. Büyük Londra Bölgesinde ise böyle bir örgütlenme yoktur.

İngiltere coğrafyası

Şehir ve nehirler

Manş'ta tünel

Coğrafi olarak İngiltere , Büyük Britanya Adasının orta ve güney kısımlarını kapsamaktadır ayrıca Birleşik Krallık topraklarının 2/3 'ünü oluşturmaktadır. Ayrıca ilave olarak Wight Adası ve Scilly Adaları gibi birçok adada İngiltere'nin birer parçasıdır. İngiltere'nin, Birleşik Krallığı oluşturan diğer iki ülke ile - Kuzeyde İskoçya ve Batıda Galler - ile kara sınırı vardır.Ayrıca İngiltere Avrupa Anakarasına, Britanya'nın diğer bölgelerine göre daha yakındır. Ülke Fransa'dan 34 km (21 mil) uzunluğunda bir deniz ile ayrılmaktadır. Fakat iki ülke Folkestone yakınlarında bulunan Manş Tüneli ile birbirine bağlanmıştır. İngiltere'nin ayrıca İrlanda Denizi'ne, Kuzey Denizi'ne ve Atlantik Okyanusu'na kıyısı vardır.

Londra, Liverpool ve Newcastle limanları, Thames, Mersey ve Tyne Nehri gibi gelgit nehirlerinin yakınında bulunmaktadır. Severn Nehri sahip olduğu 354 km'lik (220 mil) uzunluk ile İngiltere de boyunca akan en uzun nehirdir. Nehir, sularını Bristol Kanalı'na boşaltmaktadır ve Severn Dalgası (bir gel git geçişi) 2 metre (6.6 ft) yüksekliğe ulaşabilmektedir. Ancak, tamamen İngiltere'de içerisinde bulunan en uzun nehir ise 346 km'lik uzunluğu ile Thames Nehridir. İngiltere'de çok sayıda göl bulunmaktadır. Bu göllerin en büyüğü ise Windermere Gölü'dür. Bu göl İngiltere'de bulunan Göller Bölgesi'nin içerisinde yer almaktadır.

İngiltere'de Milli Parklar

İngiltere yer alan ve ''İngiltere'nin Belkemiği'' olarak adlandırılan Pennine Dağları yaklaşık 300 milyon yıl önce Paleozoik zamanın sonunda oluşmaya başlamıştır. Bu dağların jeolojik birleşenlerinin içerisinde, diğerleri ile birlikte, kumtaşı ve kireçtaşı ile kömür bulunmaktadır. Böyle Yorkshire ve Derbyshire bölgelerindeki kalkit alanlarda, karstik arazilere rastlanmaktadır. Pennine Dağlarının arazisindek yüksek kesimlerde bozkırlık alanlara ve bölgenin nehirleri tarafından sulanan verimli vadilere rastlanabilir. Bu bölgede üç adet milli park vardır. Bunlar: Yorkshire Dales, Northumberland ve Peak District'dir. İngiltere'deki yüksek nokta ise Cumbria'da yer alan 978 metre (3209 ft) yüksekliğindeki, Scafell Pike'dır. İngiltere ve İskoçya arasındaki sınırda Cheviot Tepeleri (Cheviot Hills) bulunmaktadır.

İngiltere'deki ovalar genel olarak, Pennine Dağları'nın güneyinde bulunur. Yeşil tepelerde bu alanlar içerisinde bulunmaktadır. Örnek olarak  Cotswold Tepeleri, Chiltern Tepeleri ve Kuzey-Güney Tepeleri - Denizle buluştukları noktada Dover Uçurumları gibi beyaz kayalıklar oluşturmaktadırlar - gösterilebilir. Ülkenin Güneybatı Yarımadasında granit alanlar ve batısında yüksek bozkırlar bulunmaktadır (Dartmoor ve Exmoor gibi. Her ikisi de ılıman bir iklime sahiptir ve yine her ikisi de birer ulusal parktır).

İngiltere iklimi

İngiltere iklimi

İngiltere'de ılıman deniz iklimi görülmektedir. Kışları hava sıcaklığı en düşük 0 ° C yazları ise en yüksek 32 ° C olmaktadır. Hava nispeten nemlidir ve gün içerisinde değişkenlik gösterebilmektedir. Ülkedeki en soğuk aylar Ocak ve Şubat aylarıdır. Özellikle kıyılarda Şubat ayı oldukça soğuk geçmektedir. Temmuz ayı yılın en sıcak ayıdır. Mayıs, Haziran, Eylül ve Ekim aylarında hava ılıktır (hafif sıcaktır). Ülkede yıl boyunca yağışlar görülmektedir. Bu bakımdan mevsimler arasında bir çeşit eşitlik söz konusudur.

İngiltere'nin iklimi üzerinde önemli etkilere sahip faktörler hiç şüphesiz ki, ülkenin Atlantik Okyanusuna kıyısı olması, kuzey de yer alması ve Gulf Stream sıcak su akıntısının varlığıdır. Yağış miktarı ülkenin batısında daha yüksektir. Özellikle Göller Bölgesindeki yağış miktarı ülkenin geri kalan diğer bölgelerinden oldukça yüksektir. Hava durumu kayıtları tutulmaya başladığından beri ülkede görülen en yüksek sıcaklık 38.5 °C (101.3 °F) ile 10 Ağustos 2003 yılında Brogdale'de (Kent) yaşanmıştır. En düşük sıcaklık ise - 26.1 °C (-15.0 °F) ile 10 Ocak 1982 de Edgmond'da (Shropshire) yaşanmıştır.

Kentsel alanlar

Kentsel alanlar

Büyük Londra Kentsel Alanı, açık ara ile İngiltere'deki en büyük kentsel alandır ve dünyadaki en kalabalık şehirlerden birisidir. Bu alan global bir alan olarak kabul edilmektedir ve İngiltere'de dahil olmak üzere, Birleşik Krallık'daki diğer ülkelerden daha büyük bir nüfusa sahiptir. İngiltere'deki hatırı sayılır diğer büyük kentsel alanlar ise Kuzey İngiltere ve Midlands Bölgesidir. Birleşik Krallık'daki şehir statüsüne sahip 66 yerleşim yerinin 50'si İngiltere'de bulunmaktadır. 

İngiltere'de birçok şehir dikkate değer bir büyüklüktedir; Birmingham, Sheffield, Manchester, Liverpool, Leeds, Newcastle, Bradford, Nottingham gibi. Fakat sadece büyük bir nüfus bir yerleşimin şehir olarak kabul edilmesi için yeterli değildir. Geleneksel olarak Piskoposluk katedrallerinin bulunduğu Wells, Ely, Ripon, Truro ve Chichester gibi kasabalara da şehir unvanı verilmiş ve küçük şehirler oluşturulmuştur. 

İngiltere ekonomisi

İngiltere ekonomisi ve sterlin

İngiltere ekonomisi kişi başına düşen £ 22.907 gelir ile, ortalama GSYİH bakımından, dünyanın en büyük ekonomilerinden biridir. İngiltere'de ekonomik sistem olarak ''Karma Ekonomi'' benimsenmiştir. Serbest ticaretin bir çok ilkesi kabul edildiği gibi sosyal refah da hükumet tarafından göz önünde bulundurulmaktadır. İngiltere'de kullanılan resmi para birimi ise İngiliz Sterlini'dir. Uluslararası para kodu (ISO 4217 kodu) “GBP”dir (GBP: Great Britain Pound). İngiltere'deki vergi sistemi Avrupa'nın geri kalanı ile karşılaştırıldığında oldukça rekabetçidir. 2014 yılında da uygulanan kişisel vergi oranı £31,865 gelirde %20 dir. Kişisel vergilendirmeden muaf tutulma miktarının üzerindeki (normalde £10,000) ve bu miktarın üzerindeki %40'lık kazançlarda da (gelirlerde de) vergi uygulanmaktadır.

İngiltere, Birleşik Krallık içerisinde ki en büyük ekonomidir. Sahip olduğu Satın alma gücü paritesi (GDP PPP) bakımından ise dünyadaki 18. büyük ekonomidir. İngiltere, kimya ve ilaç sektöründe, önemli teknolojik sektörlerde (özellikle havacılık, silah sanayi ve yazılım sektörünün üretim alanında) lider konumdadır. Londra şehri, Londra Borsası'na ev sahipliği yapmaktadır. Bu borsa Birleşik Krallık içerisinde yer alan en önemli borsadır. Ayrıca Londra Borsası Avrupa'nın en büyük borsasıdır. İngiltere'nin finans merkezi Londra'da Avrupa'da bulunan en büyük 500 şirketin 100 tanesinin merkezi bulunmaktadır. Londra şehri Avrupa da ki en büyük finans merkezidir ve 2014 yılı itibariyle de dünyadaki en büyük ikinci finans merkezidir.

İngiltere ekonomisi

İngiltere Bankası, 1694 yılında İskoç banker William Paterson tarafından kurulmuştur ve Birleşik Krallığın merkez bankası konumundadır. Aslında bu banka başlangıçta İngiltere hükumetine özel bir banka olarak kurulmuştu. Fakat 1946 yılında devlet kuruluşu statüsüne kavuşmuştur. Banka İngiltere ve Galler'de (Birleşik Krallığın diğer bölgeleri hariç) banknot basmaya yetkili tek kuruluştur. Birleşik Krallık'ın diğer bölgelerinde, İngiltere ve Galler'deki banknotların konuyla ilgili bir tekeli vardır. Hükumet, ülke de geçerli olan para politikasının belirlenmesi ve faiz oranlarının ayarlanması için 1997 yılında Para Politikası Komitesini oluşturmuştur ve sahip olduğu yetkilerin bir kısmını bu komiteye devretmiştir. 

İngiltere son derece gelişmiş bir sanayiye sahiptir. Ancak 1970'lerden beri ülke ekonomisi içerisinde geleneksel ağır sanayi ve imalat sektörünün payı azalırken hizmet sektörünün payı hızla yükselmektedir. Her yıl milyonlarca ziyaretçi İngiltere'yi ziyaret etmektedir. Bu nedenle turizm ülke için oldukça önemli bir sektör haline gelmiştir. İngiltere'nin başlıca ihracat malları: İlaç, binek araçlar (İngiliz kuruluşu olan ancak günümüzde yabancıların sahip olduğu  Land Rover, Lotus, Jaguar ve Bentley'de dahildir), ham petrol (Wytch Farm Bölgesi ve Kuzey Denizinden çıkarılan), uçak motorları ve alkollü içeceklerdir.

Birleşik Krallığın sahip olduğu £30 milyar (30 milyar pound) büyüklüğündeki havacılık endüstrisinin büyük bir bölümü İngiltere'de dir. Önümüzdeki yirmi yıl içerisinde Birleşik Krallık'daki küresel havacılık sektörünün (üreticiler için) 3,5 trilyon pound'a ulaşacağı tahmin edilmektedir. Merkezi Redditch'de bulunan  GKN Havacılık - metalik ve kompozit hava taşıtları konusunda sahip oldukları uzmanlık sayesinde her türlü askeri ve sivil uçak ile döner kanatlı hava taşıtlarının bakım ve üretimini gerçekleştirebilmektedir. 

İngiltere ekonomisi 02

BAE Sistemleri (BAE Systems) firması Salmesbury yakınlarındaki alt montaj hattı sayesinde Eurofighter Typhoon savaş uçağının üretimine en büyük katkıyı gerçekleştirmektedir. Ayrıca Preston yakınlarındaki, Warton'da bulunan fabrikasından Kraliyet Hava Kuvvetleri için uçak üretimi gerçekleştirmektedir. Firma ayrıca F35 Taarruz Uçağının - dünyanın en büyük ortak savunma projesi- üretimine katkıda bulunan firmalardan biridir. Firma bu uçak için arka gövde kısmı da dahil olmak üzere dikey ve yatay, kuyruk ve kanatlar ile yakıt sistemleri de dahil olmak üzere bir dizi üretim gerçekleştirmektedir. Bunun yanı sıra firma Hawk adı verilen ve dünyanın en başarılı eğitim uçağı olarak kabul edilen jet eğitim uçağını da üretmektedir.

Rolls-Royce PLC dünyanın ikinci büyük hava motorları üreticisidir. Firmanın ticari uçaklar için 30'dan fazla farklı türde uçak motoru üretmektedir. 30.000'den fazla motor hem sivil sektörde hem de savunma sektöründe dünyada faaliyet göstermektedir. Sahip olduğu 12.000 kişiden fazla personeli ile, Derby Birleşik Krallık'daki en büyük Rolls-Royce iş verenidir. Rolls-Royce firması ayrıca gemiler için de düşük emisyonlu güç sistemleri üretmektedir. Yine firma birçok endüstri dalı için kritik öneme sahip ekipmanlar ile güvenlik sistemlerinin üretimini gerçekleştirmektedir. Üretilen bu sistemler nükleer endüstri ile petrol ve doğal gaz endüstrisi için önemli olan deniz platformları ve boru hatlarında kullanılmaktadır. 

Birleşik Krallığın sahip olduğu uzay endüstrisi, merkezi Stevenage ve Portsmouth'da bulunan, EADS Astrium şirketi üzerinde toplanmıştır. Şirket otobüsler ile - temel olarak yük ve itici sistemler üzerine üretim yapmaktadır - Avrupa Uzay Ajansı için uzay gemileri ve ticari uydular üretmektedir. Kompakt uydu sistemlerinde dünya lideri olan  Surrey Satellites firması da Astrium'un bir parçasıdır. Reaction Engines Limited şirketi de Skylon adı verilen, yörünge için tek aşamalı, kendi ürettikleri SABRE roketini kullanan bir uzay uçağı inşa etmeyi planlamaktadırlar. Hava solunumlu, roket itişi sistemlerinin merkezi Culham'dadır.

Tarımda yüksek bir makineleşme oranı olduğundan %60 oranında bir gıda üretimi için sadece %2'lik bir iş gücü gerekmektedir. Canlı hayvan ve diğer tarımsal bitkilerin toplam üretim içerisindeki payı 2/3'dür.

İngiltere'de bilim ve teknoloji

İngiltere'de bilim ve teknoloji

Fen ve matematik alanında önde gelen tanınmış İngiliz bilim adamları arasında Sör Isaac Newton, Michael Faraday, Robert Hooke, Robert Boyle, Joseph Priestley, J.J. Thomson, Charles Babbage, Charles Darwin, Stephen Hawking, Christopher Wren, Alan Turing, Francis Crick, Joseph Lister Tim Berners-Lee, Paul Dirac Andrew Wiles ve Richard Dawkins gösterilebilir. Bazı araştırmacılar ilk metrik sistemin, Kraliyet Topluluğu'nun ilk bakanı olan, John Wilkins tarafından icat edildiğini iddia etmektedirler.

Sanayi Devrimi'nin başlangıç noktası olan İngiltere 18. (sonunda) ve 19. yüzyılda birçok ünlü mucite ev sahipliği yapmıştır. Ünlü İngiliz mühendis Isambard Kingdom Brunel, aralarında Büyük Batı Demiryolu, bir dizi buharlı gemi ve sayısız köprü de dahil olmak üzere, modern mühendislik ve toplu taşıma alanında büyük bir devrime imza attı. Thomas Newcomen'in icat ettiği buhar motoru Sanayi Devriminin başlamasını sağladı. ''Demir Yollarının Babası'' lakabı ile bilinen George Stephenson, 1830 yılında Liverpool ile Manchester arasında, dünyada kamunun kullanımında açık ilk demir yolu hattını inşa ettirdi. Matthew Boulton (James Watt ile iş ortağıdır) buhar motorunun pazarlanmasında ki ve üretilmesinde ki rolü ve ayrıca modern demir paraları icat etmesi nedeni ile tarihteki en büyük yatırımcılardan biri olarak görülmektedir. Doktor Edward Jenner bulduğu çiçek aşısı ile bilinen tarih boyunca yaşanan savaşlarda hayatını kaybedenlerden çok daha fazla insanı kurtarmıştır.

İngiltere'de teknoloji

İngilizler tarafından gerçekleştirilen icatlar ve keşifler arasında şunlarda yer almaktadır: Jet motoru, ilk endüstriyel iplik makinesi, ilk bilgisayar ve ilk modern bilgisayar, World Wide Web ve HTML, ilk başarılı kan nakli, motorlu elektrik süpürgesi, çim biçme makinesi, emniyet kemeri,  hovercraft, elektrik motoru, buhar motoru, Darwin'in Evrim Teosrisi ve atom teorisi'dir. Newton evrensel yer çekimi, Newton mekaniği ve Newton matematiği fikirlerini geliştirmiştir. Robert Hooke ise kendi adlandırdığı esneklik yasasını bulmuştur. Diğer önemli buluşlar arasında ise metal demir yolu rayları, termosifon, asfalt, lastik bant, fare kapanı, "kedi gözü" isimli yol işareti, ampulün ortak bir şekilde geliştirilmesi, buharlı lokomotifler, modern tohum ekim makinesi ve hassas mühendislik alanlarında kullanılan modern teknik ve teknolojiler sayılabilir.

İngiltere'de ulaşım

Ulaştırma Bakanlığı İngiltere'de ulaşımın denetlemesinden ve düzenlenmesinden sorumlu olan devlet organıdır. İngiltere'de birçok otoyol ve  şehirler arası yol bulunmaktadır. Örnek olarak ise Londra'dan Newcastle'a (bu yolun büyük bölümü otoyoldur) oradan da İskoçya sınırına değin uzanan  A1 Büyük Kuzey Yolu gösterilebilir. İngiltere'de bulunan en uzun otoyol ise, ülkenin kuzey batısı boyunca uzanan, Rugby'den başlayıp İngiltere-İskoçya sınırına kadar uzanan 373 km'lik (232) M6 Otoyolu'dur. Diğer önemli rotalar arasında ise: Londra'dan Leeds'e uzanan M1 Otoyolu, Londra'yı çevreleyen M25 Otoyolu, Manchester'ı çevreleyen M60 Otoyolu, Londra'dan Güney Galler'e uzanan M4 Otoyolu, Doğu Liverpool'dan Manchester boyunca Doğu Yorkshire'a uzanan M62 Otoyolu ve Birmingham'dan Bristol'r uzanan M5 Otoyolu ve son olarak ise Güney Batı Otoyolu gösterilebilir.

Kırmızı çift katlı otobüsler

Otobüs taşımacılığı ülke genelinde oldukça yaygındır. Ülkedeki büyük şirketler arasında National Express, Arriva ve Go-Ahead Group gösterilebilir. Londra'daki kırmızı çift katlı otobüsler İngiltere'nin sembolü haline gelmiştir. İngiltere'deki iki şehirde hızlı demir yolu ağı bulunmaktadır. Bunlar: Londra Metrosu;  Newcastle'daki Tyne ve Wear Metrosu Gateshead ve Sunderland'dır. Ayrıca ülkede birkaç tane tramvay hattı da bulunmaktadır. Bunlar arasında Blackpool Tramvayı,  Manchester Metrolink, Sheffield Supertram ve Midland Metro gösterilebilir. Tramlink tramvay hattının merkezi ise Güney Londra'daki Croydon'dur.

İngiltere'deki demir yolu taşımacılığı dünyanın en eski demir yolu taşımacılığıdır. Demir yolu ile yolcu taşımacılığı İngiltere'de 1825 yılında başlamıştır. Britanya'daki 16.000 km'lik (10.000 mil) demir yolu ağının büyük bir kısmı İngiltere'de bulunmaktadır. Demir yolu hatlarının önemli bir kısmının 20. yüzyılda kapatılmasına rağmen, demir yolu ağı yine de ülkeyi oldukça yoğun bir şekilde sarmıştır. Oxford ve Cambridge arasında ki Varsity Hattı gibi bazı hatların yeniden ulaşıma açılması planlanmaktadır. Bu hatlar çoğunlukla standart ölçülere sahiptirler, ancak oldukça dar ölçülere sahip hatlarda vardır. Ayrıca İngiltere ile Fransa ve Belçika arasında 1994 yılında tamamlanan, bir denizaltı demir yolu ağıda mevcuttur. Bu ağa Manş Tüneli adı verilmiştir.

İngiltere yerel ve uluslararası havacılık alanında da oldukça gelişmiştir. Taşınan yolcu sayısı bakımından dünyanın en büyük havaalanı olan Heathrow Havaalanı İngiltere'dedir. Ülkedeki büyük havaalanları ise Manchester Havaalanı, Londra Stansted Havaalanı, Luton Havaalanı ve Birmingham Havaalanı'dır. İngiltere çevresindeki denizler dolayısı ile hem yerel hemde uluslararası alanda (İrlanda, Hollanda ve Belçika da dahil olmak üzere) feribot taşımacılığında oldukça gelişmiştir. Ülkedeki taşımacılığa uygun su yollarının (nehirler vb.) toplam uzunluğu 7.100 km'dir (4.400 mil). Bu alandaki taşımacılığın yarısı Canal & River Trust şirketi tarafından gerçekleştirilmektedir. Thames Haliç'inin içerisinde bulunan, ithalat ve ihracat konusunda oldukça önemli bir liman olan Tilbury Limanı, Birleşik Krallığın sahip olduğu en önemli üç limandan biridir.

İngiltere'de sağlık sistemi

İngiltere'de sağlık sistemi

Ulusal Sağlık Servisi (NHS -The National Health Service ) İngiltere'de kamu tarafından finanse edilen ve sağlık hizmetlerinin sağlanmasından (büyük bir çoğunluğundan) sorumlu sağlık sistemidir. Bu sistem 1946 yılında kabul edilen Ulusal Sağlık Yasası kapsamında 5 Temmuz 1948 yılında kurulmuştur. Kuruluşunda ekonomist ve sosyal reformcu  William Beveridge tarafından hazırlanan Beveridge raporu temel alınmıştır. Ulusal Sağlık Sistemi büyük ölçüde genel vergi gelirlerinden ve Ulusal Sigorta ödemelerinden finansa edilmektedir. Sistemin sunduğu birçok hizmet ücretsizdir. Ancak bazı konularda - göz testi, diş bakımı, reçeteler ve kişisel bakım gibi - bazı insanlardan ücret alınabilmektedir.  

Ulusal Sağlık Sisteminin yönetiminden sorumlu olan birim Sağlık Bakanlığı'dır. Bakanlık İngiliz Kabinesinde bulunan Ulusal Sağlık Sekreteri'nin (Secretary of State for Health) yönetimi altındadır. Sağlık Bakanlığının yapmış olduğu harcamaların birçoğu Ulusal Sağlık Sistemi için kullanılmıştır. 2008-2009 yıllarında 98 Milyar Pound harcanmıştır.  Son yıllarda özel sektör - doktorların ve sendikaların tepkisine rağmen - Ulusal Sağlık Hizmetlerinin verilmesinde kullanılmaya başlanmıştır. İngiltere'de ortalama yaşam süresi erkeklerde 77,5 yıl, kadınlarda ise 81,7 yıldır. Bu oranlar Birleşik Krallık mensubu dört ülke içerisindeki en yüksek oranlardır.

İngiltere nüfus yapısı

İngiltere nüfusu

İngiltere'de Kıyamet Kitabı

53 milyonun üzerindeki nüfusu ile İngiltere, Birleşik Krallık'daki en kalabalık ülkedir. Sahip olduğu nüfus miktarı ile Birleşik Krallık nüfusunun %84'ünü oluşturmaktadır. İngiltere sahip olduğu nüfus miktarının büyüklüğü açısından değerlendirildiğinde ise Avrupa Birliğinin en kalabalık dördüncü, dünyanın ise en kalabalık yirmi beşinci ülkesidir. Ülkede kilometre kare başına 407 insan düşmektedir. Bu oran ile İngiltere, Malta'nın ardından Avrupa Birliği içerisinde nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu ikinci ülkedir.  

''İngiliz halkı'' aynı zamanda ''Britanya halkı'' olarak da bilinmektedir. Genetik olarak incelendiğinde ise ülkedeki halkın %75-%90'ının tarih öncesi dönemlerde adaya, İber Yarımadası'ndan göç eden, insanlar ile akraba oldukları görülmüştür. %5 'lik bir kısmın ise Anglo-Saksonlar ile akraba oldukları ve İngilizler'in DNA'sında önemli miktarda İskandinavya (Viking) kökenli genin varlığı ortaya çıkarılmıştır. Bununla birlikte bazı genetikçiler toplumun yarısında Germen genlerinin (Germen kökenli olduklarını) bulunduğunu iddia etmişlerdir. Zaman içerisinde çeşitli kültürlerin adada etkin olduğu bilinmektedir. Bu kültürler: Tarih Öncesi (Prehistorik), Briton (Brython), Roma, Anglosakson, Viking (Kuzey Germen), Gal kültürleri ile Normanlar'ın ada halkı üzerinde göstermiş oldukları büyük kültürel etkilerdir. İngiliz İmparatorluğu'nun eski parçalarında etkinliğini koruyan bir İngiliz diasporası vardır. Bu diaspora özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya, Güney Afrika ve Yeni Zelanda'da faaliyet göstermektedir. 1990'lı yılların sonundan beri birçok İngiliz, İspanya'ya göç etmiştir.

Kıyamet Kitabı'nın (Domesday Book) tamamlandığı 1086 yılında İngiltere'de iki milyon insanın yaşadığı tahmin edilmektedir. Bu nüfusun yaklaşık %10'unun kentsel alanlarda yaşadığı düşünülmektedir. 1801 yılında İngiltere'nin nüfusu 8,3 milyon idi. 1901 yılında ise bu sayı 30,5 milyona ulaşmıştır. Güney İngiltere'de ekonomik refahın yüksek olmasından dolayı, Birleşik Krallığın diğer bölgelerinden birçok insan Güney İngiltere'ye göç etmiştir. İngiltere içerisinde önemli miktarda İrlandalı göçmen de bulunmaktadır. Etnik olarak Avrupa kökenliler, Almanlar ve Polonyalılar da dahil olmak üzere, nüfusun %87,5'ini oluşturmaktadır.

İngiltere'de yaşayanlar

Nüfusun kalan kısmı ise 1950'li yıllardan itibaren Britanya İmparatorluğu'nun eski parçalarından adaya göç etmiştir. Özellikle İngiltere'de yaşayan nüfusun %6'sı Hindistan alt kıtasından (çoğunlukla Hindistan, Pakistan ve Bangladeş) adaya göç etmişlerdir. Nüfusun %2,90'ını oluşturan siyahiler ise Karayipler ve Afrika'dan özellikle İmparatorluğun eski parçalarından, adaya göç etmişlerdir. Önemli sayıda Çinli ve Çin kökenli İngiliz'de adada yaşamaktadır. 2007 yılı verilerine göre İngiltere'de ilkokul çağında bulunan çocukların %22'si etnik azınlık olarak adlandırılan ailelere mensupturlar. 2011 yılında ise bu sayı %26,5'e ulaşmıştır. 1991 ve 2001 yılları arasındaki nüfus artışının yaklaşık yarısı göç nedeniyle gerçekleşmiştir. Ülkede uygulanan göçmenlik politikası tartışmalara neden olmaktadır.  2009 yılında İngiltere'de Home Office (Devlet kurumu) tarafından yapılan bir ankete göre, katılımcıların %80'i izlenen politikanın değiştirilmesi gerektiğini düşündüklerini belirtmiştir. ONS ise ülke nüfusunun 2004 ve 2029 arasında yaklaşık altı milyon kişi artacağını tahmin etmektedir. 

Kernevek halkı (Cornwall'da yaşayan bir Keltler), 2014 yılında imzalanan Ulusal Azınlıkların Korunması Çerçeve Sözleşmesi kapsamında İngiltere hükumeti tarafından tanınan tek yerli ve milli azınlıktır.

İngiltere'de dil

İngiltere'de dil

Adından da anlaşılacağı gibi, dünya çapında milyonlarca insan tarafından konuşulan İngilizce'nin anavatanı İngiltere'dir. Nüfusun %98'i bu dili konuşmaktadır. İngilizce, Hint-Avrupa dil ailesinin Germen Dilleri bölümünde yer almakta olup Anglo-Friz dilleri kolunda yer almaktadır. Ülkenin Normanlar tarafından istila edilmesinin ardından Eski İngilizce daha çok toplumun alt tabakaları arasında kullanılmaya başlanmıştır. Soylular ve üst tabakadaki insanlar ise Norman Fransızcası veya Latince'yi kullanmışlardır.

Her ne kadar birçok değişikliğe maruz kalsa da İngilizce 15. yüzyılda (Yüzyıl Savaşlarının ardından) yeniden toplumun bütün kademeleri tarafından kullanılmaya başlanmıştır. Orta İngilizce ise hem kelime hemde konuşma bakımından Fransızca'dan oldukça etkilenmiştir ve bu durumu gösteren birçok yabancı kökenli sözcük bulunmaktadır. İngiliz Rönesansı döneminde ise Latince ve Yunanca kökenli birçok kelime İngilizce'ye girmiştir. Farklı dillerden gelen yabancı kelimeler söz konusu olduğunda Modern İngilizce büyük bir esneklik göstermektedir. Britanya İmparatorluğu'nun büyük bir kısmında kullanılmasının da etkisi ile İngilizce dünyanın gayri resmi dili haline gelmiştir.

İngiltere'de dil ve Cornwall

İngilizce'nin öğrenilmesi günümüzde büyük bir ekonomik aktivite haline gelmiştir. Bu ekonomik aktivitenin içerisinde dil okulları, turizm harcamaları (dil turizmi) ve İngilizce yayınlar yer almaktadır. İngiltere'de İngilizce'nin resmi dil olarak kullanılmasını zorunlu kılan herhangi bir kural yoktur. Ancak ülkedeki resmi işlerde kullanılan tek dil İngilizcedir. Ülkenin görece küçük bir boyutta olmasına rağmen birçok bölgesel (yerel) aksan vardır. Özellikle bazı sert aksanlar ülkenin her yerinde kolaylıkla anlaşılamamaktadır.

İngilizce'nin yanında İngiltere'de kullanılan iki tane yerel dil vardır: Kernevekçe ve Galce. Kernevekçe Güney İngiltere'deki Cornwell bölgesinde kullanılmasına rağmen 18. yüzyılda ölü bir dil haline gelmiştir. Lakin bu dil daha sonra tekrar canlanmıştır ve günümüzde Avrupa Bölgesel Diller ve Azınlık Dillerini Koruma Antlaşması kapsamında koruma altına alınmıştır. Kernevekçe günümüzde Cornwall bölgesinde yaşayan insanların %0,1 tarafından konuşulmaktadır. Birkaç tane ilk ve orta okulda belirli bir dereceye kadar öğretilmektedir.

Galler ve İngiltere arasındaki, modern sınırlar 1535 ve 1542 yıllarında kabul edilen ''Galler Sözleşmeleri Yasaları'' ile belirlendiğinde Galce konuşan birçok insan bir anda kendilerini sınırın İngiltere tarafında buldular. Galce on dokuzuncu yüzyıla kadar Herefordshire bölgesindeki Archenfield'de konuşulmaktaydı. Ayrıca batı Shropshire bölgesinin yerlileri tarafından da 20. yüzyılın ortalarına kadar Galce konuşuluyordu.

Devlet okullarında öğrencilere ikinci dil olarak genellikle Almanca, Fransızca ve İspanyolca öğretilmektedir. 2007 yılındaki bir rapora göre İngiltere'ye yönelik yaşanan göç nedeniyle 800.000 kadar öğrenci evlerinde yabancı bir dil konuşmaktadır. Bu diller büyük oranda Pencapça ve Urduca'dır. Ancak Ulusal İstatistik Dairesi tarafından açıklanan 2011 yılı nüfus sayımı verilerine göre ülkede İngilizce'den sonra en yaygın kullanılan dil Polonyaca'dır.

İngiltere'de din

İngiltere'de din

2011 yılına ait nüfus sayımı verilerine göre İngiltere'de yaşayan, nüfusun %59,4'ü Hristiyan, %27,7'si herhangi bir dine mensup olmayan, %5'i Müslüman, %3,7'si diğer dinlere mensup kişilerden oluşmaktadır. %7,2'lik bir kesim ise hangi dine mensup olduklarını belirtmemişlerdir. Gallerliler ve Romalılar tarafından ilk çağlarda ada halkı ile tanıştırılan Hristiyanlık Orta Çağ'dan beri İngiltere'deki en yaygın dindir. Kelt Kilisesi MS 6. yüzyılda Papa Gregory tarafından adaya gönderilen Aziz Agustus'un liderliğinde ki misyonerlerin faaliyetlerinin ardından Roma'daki Katolik Kilisesi'nin hiyerarşisine katılmıştır. İngiltere'deki, İngiltere Kilisesi ise 1530'larda VIII. Henry döneminde kuruldu. İngiltere Kilisesi'nin kuruluş nedeni ise Katolik Kilisesi'nin, Henry'nin İspanya Kralının teyzesi ile olan evliliğini bozmak (Henry'yi eşinden boşamak) istememesidir. İngiltere Kilisesi kendisini hem Katolik hem de Protestan olarak tanımlamaktadır.

İngiliz Kilisesi içerisinde ''Yüksek Kilise'' ve ''Düşük Kilise'' olarak adlandırılan iki farklı gelenek bulunmaktadır. Bazı Anglikanlar ise kendilerini ''Tractarian Hareketin'' takipçileri olan Anglo-Katolikler olarak tanımlamaktadırlar. Birleşik Krallık hükümdarı, İngiliz Kilisesi'nin ve 26 milyonluk vaftiz edilmiş üyesinin (düzenli olarak kiliseye gitmeyenler hariç), başıdır. Sembolik de olsa hükümdar Canterbury Başpiskoposu ve dünyadaki Anglikan Cemaatinin lideri konumundadır. İngiltere'de bulunan birçok tarihi katedral ve kilise mimari açıdan oldukça önemlidir. Örnek olarak ise  Westminster Abbey (Westminster'deki Aziz Peter Kilisesi), York Minster, Durham Katedrali (Durham'daki Aziz Cuthbert, Kutsal Bakire Meryem ve Mesih'in Katedral Kilisesi) ve Salisbury Katedrali gösterilebilir.

İngiltere'deki ikinci en büyük Hristiyan topluluğu ise Katolik Kilisesine bağlı olan (alt kolu) ''Latin Kilisesi'' dir. Katolik Kurtuluş'un ardından faaliyete başlayan kilise İngiltere ve Galler'de (Çoğunluğu İngiliz olan) toplamda 4,5 milyonluk bir üyeye sahiptir. Tarihteki İngiliz asıllı tek Papa IV. Adrian'dır (IV. Hadrianus). İngiltere için oldukça önemli Azizler olan Bede ve Anselm ise Kilisenin Doktorları (Kilise Öğretmenleri, veya Kilise Öğreticileri) olarak kabul edilmektedirler.

Ülkedeki üçüncü en büyük Hristiyanlık öğretisi ise John Wesley (ve kardeşi Charles Wesley) tarafından kurulan ve Anglikanlık'ın dışında büyüyen Metodizm'dir. Metodizm daha çok sanayi kentleri olan Lancashire ve Yorkshire ile Cornwall'daki kalay madencileri arasında popüler olmuştur. Ülkede ayrıca non-konformist olan küçük azınlıklar da (öğretilerde) bulunmaktadır. Örnek olarak ise Baptistler, Quakerler, Congregationalistler, Üniteryenler ve Kurtuluş Ordusu (veya Selamet Ordusu) gösterilebilir.

İngiltere'nin koruyucu azizi

Aziz George (Yorgi) İngiltere'nin koruyucu azizi olarak kabul edilmektedir. Sembolü olan haç işareti İngiltere Bayrağında ve Birleşik Krallığın Bayrağı'nın bir parçası olarak kullanılmıştır. Ayrıca İngiltere ile ilişkilendirilen çok sayıda aziz vardır. En bilinenleri ise: Aziz Cuthbert, Aziz Edmund (Şehit Edmund), Aziz Alban, Aziz Wilfrid, Aziz Aidan (Lindisfarne'li Aidan), Günah Çıkartıcı Aziz Edward,  John Fisher, Thomas More, Aziz Petroc, Aziz Piran, Margaret Clitherow (Azize) ve Thomas Becket'dir. İngiltere'de ayrıca Hristiyanlık dışındaki dinlere mensup insanlarda bulunmaktadır. Yahudiler küçük bir azınlık olarak 1070 yılından beri ülkede bulunmaktadır. 1290 yılında yayımlanan ''Sürgün Fermanı'nın'' ardından ülkeden sürülmüşlerdir. 1656 yılında ise ülkeye geri dönmelerine izin verilmiştir.

Özellikle 1950'lerden beri, eski İngiliz sömürgelerinden göç edenler nedeni ile İngiltere'de diğer dinlere inananların sayısında büyük bir artış meydana gelmiştir. %5'lik bir oran ile İslam bunların en bilinenidir. Hindistan ve Güneydoğu Asyalılar tarafından ülkeye getirilen Hinduizm, Sihizm ve Budizm gibi dinlere inananlar ise nüfusun yaklaşık %2,8'ini oluşturmaktadır.

Nüfusun Küçük bir azınlığı ise antik Pagan dinlerine inanmaktadır. Birleşik Krallık içerisindeki Neopaganizm ise önceli olarak Vika ve Cadılık öğretisi ile Druidlik ve Etenizm (cermenik neopaganizm) tarafından temsil edilmektedir. 2011 yılındaki Birleşik Krallık nüfus sayımına göre, İngiltere de yaşayan 53.172 kişi ve Galler'de yaşayan 3.448 kişi kendilerini Pagan olarak tanımlamaktadırlar. İngiltere'de yaşayan 11.026 kişi ve Galler'de yaşayan 740 kişi ise kendilerini Vikkan olarak tanımlamaktadırlar.

İngiltere'de eğitim

İngiltere'de orta eğitim

Eğitim Bakanlığı, İngiltere'deki bireylerin 19 yaşına kadar, eğitimi ile ilgili politikaları belirlemek ve denetlemek ile yükümlü olan kurumdur.  İngiltere'de okul çağında bulunan çocukların %93'ü devlet okulu veya devlet destekli okullarda eğitim almaktadır. İnanç okullarında eğitim gören küçük bir azınlık grupta vardır (genel olarak İngiltere Kilisesi ve Roma Katolik Kilisesine bağlı okullarda). Ülkedeki 3 ila 5 yaş arasındaki çocuklar ilkokula kadar kreşlerde veya ''İlk Yıllar Hazırlık Aşaması'' adı verilen eğitim programlarında öğrenim görmektedirler . 5 ila 11 yaşlarındaki çocuklar ilkokulda eğitim görürlerken 11 ila 16 yaşlarındaki çocuklar ise ortaokullarda eğitim görmektedirler. Zorunlu eğitim döneminin ardından öğrenciler GCSE sınavlarına girerler. Eğer öğrenciler isterlerse iki yıllık ileri eğitim programlarına devam edebilirler. İleri eğitim kolejleri (özellikle altıncı tür kolejler) genellikle ortaokul siteminin parçasını oluştururlar. A-Seviye sınavları ileri eğitim programlarına katılan öğrenciler için uygulanmakta olup üniversiteye kabul edilmenin temel koşulunu oluştururlar.

İngiltere'deki okullar oldukça kapsamlı olmalarına rağmen bazı alanlarda seçici davranan ''gramer okulları'' vardır ve bu okullara kaydolmak isteyen bireyler için ''11-artı'' adı verilen özel bir sınav uygulanmaktadır. İngiltere'deki okul çağındaki çocukların yaklaşık %7,2'si özel kaynaklar tarafından finanse edilen özel okullarda eğitim almaktadır. Devlet okulları Ofsted'in (Standart Eğitim Ofisi) denetimi altındayken özel okullar ise Bağımsız Okullar Denetmenliği'nin denetimi altındadır. 

Yüksek öğretime devam etmek isteyen ve akademik derece yapmak isteyen öğrenciler 18 yaşından itibaren üniversiteye başlarlar. Bütün İngiltere'de bir tanesi hariç diğerleri devlet kurumu olan 90 tane üniversite vardır. İş, Yenilik ve Beceriler Bakanlığı, İngiltere'deki yüksek öğrenimden sorumlu devlet bakanlığıdır. Öğrencilere genellikle okul ücretlerini ve yaşam maliyetlerini karşılamaları için öğrenim kredileri verilmektedir. Lisans öğrencilerinin, lisans derecelerini (Bachelor derecesi) tamamlamaları için gerekli olan eğitim genellikle üç yıl sürer. Daha sonra eğer öğrenciler isterlerse bir yıl süren yüksek lisans veya üç yıl (veya daha fazla devam eden) doktora eğitimlerine devam edebilirler.

İngiltere'de eğitim

İngiltere'deki üniversitelerin bazıları dünyadaki en iyi üniversiteler arasında gösterilmektedir. Cambridge Üniversitesi, Imperial College London, Oxford Üniversitesi, University College London ve King College London, 2014-2015 QS Dünya Üniversite Sıralamasında dünyadaki en iyi 20 üniversite arasında yer almıştır. Londra Ekonomi Okulu (London School of Economics) ise  sosyal bilim alanında, hem öğrenim hem de öğretim konularında, dünyada lider olarak tanımlanmaktadır. Londra İşletme Okulu (London Business School) ise işletme konusunda dünyanın önde gelen okullarından biri olarak kabul edilmektedir ve 2010 yılında MBA programı Financial Times tarafından dünyadaki en iyi program olarak ilan edilmiştir. İngiltere'deki akademik dereceler genellikle üç sınıfa ayrılmıştır. Birinci sınıf (1), üst ikinci sınıf (2: 1), alt ikinci sınıf (2: 2), üçüncü sınıf (3), ve sınıflandırılmamış sınıf olarak.

Canterbury'deki The King's School (Kralın Okulu) ve Rochester'daki King's School, İngilizce konuşan dünyanın en eski okullarıdır. İngiltere'deki en tanınmış diğer okullar arasında Winchester Koleji, Eton Koleji, St. Paul Özel Lisesi, Harrow School (Harrow Okulu) ve ücretli Rugby School (Rugby Okulu) bulunmaktadır.

İngiltere'de kültür

İngiliz mimarisi

İngiliz mimarisi ve Rudston Monolith

Günümüzde İngiltere'de Tarih Öncesi dönemde inşa edilen ve hala ayakta kalmayı başaran çok sayıda taş anıt vardır. Bunlar arasında en bilinenleri ise: Stonehenge, Devil's Arrows (Şeytan'ın Oku), Rudston Monolith (Rudston Dikilitalı) ve Castlerigg'dir. Antik Roma mimarisinin adaya gelmesi ile birlikte İngiltere'de bazilikalar, hamamlar, anfitiyatrolar, zafer takıları, villalar, Roman tapınakları, Roma yolları, Roma kaleleri, cezaevleri ve su kemerleri inşa edildi. Romalılar İngiltere'de Londra, Bath, York, Chester ve St. Albans gibi birçok şehir ve kasaba inşa ettiler (kurdular). Roma döneminde İngiltere'de inşa edilmiş en ünlü yapı hiç şüphesiz ki Kuzey İngiltere boyunca uzanan Hadrian Duvarı'dır. Roma döneminden kalma eserlere verilebilecek bir diğer güzel örnek ise Somerset bölgesindeki Bath'da yer alan Roma Hamamları'dır.

Erken Orta Çağ döneminde inşa edilen binalar (dini binalar hariç) mimari olarak, ahşaptan inşa edilen ve çatıları saz ile kaplanan basit binalardı. Dini binalarda ise  Hiberno-Saxon mimarisinin bir sentezi göze çarpmaktaydı. Erken Hristiyanlık döneminde inşa edilen bazilika ve yapılarda yarım sütunlar - şeritler, açık kemerler, oyma korkuluklar ve üçgen şekilli açılar kullanılmıştır. İngiltere'nin 1066 yılında Normanlar tarafından ele geçirilmesinin ardından ''Law Lordlar'' (Lordlar Kamarası üyesi soylular) kendi otoritelerini güçlendirmek ve ülkeyi kuzeyden gelebilecek istilalara karşı korumak için çok sayıda kale inşa ettiler. Orta Çağ dönemine ait en çok tanınan kaleler ise Londra Kalesi, Warwick Kalesi, Durham Kalesi ve Windsor Sarayı (Kalesi)'dır.

İngiliz mimarisi ve Katedraller

Plantagenet Hanedanı döneminde İngiltere'ye özgü bir Gotik Mimari tarzı ortaya çıktı. Bu tarza inşa edilen Orta Çağ katedrallerine en güzel örnekler ise Canterbury Katedrali, Westminster Abbey ve York Minster'dir. İngiltere'de Norman hakimiyetinin yayılması ile Norman kökenli kaleler, saraylar, büyük evler, üniversiteler ve bölge kiliseleri inşa edilmiştir. Orta Çağ mimarisi 16. yüzyılda görülen Tudor tarzı ile tamamlandı; dört merkezli kemerler, (günümüzde Tudor kemeri olarak adlandırılırlar) çamur ve sazlar kullanılarak inşa edilen evlerin en tanımlayıcı özelliği oldular. Rönesans'ın ardından İngiltere'de Antik Klasik Dönem Mimarisi ile Hristiyanlık Mimarisinin sentezi olan yeni bir tür mimari akım - İngiliz Barok Tarzı - ortaya çıktı. Mimar Christopher Wren bu alanda bir numaralı isim haline gelmiştir.

Georgian Mimari ise daha rafine ve basit bir tarza sahipti, Palladian Mimarisini çağrıştırıyordu. Bath'da bulunan ''Royal Crescent'' (Kraliyet Hilali, hilal şeklindeki 30 kadar bina) bu mimarinin en güzel örneklerinden biridir. Viktorya döneminde romantizmin ortaya çıkması ve giderek güçlenmesi ile birlikte,''Gotik Uyanış'' başladı. Aynı dönemde Sanayi Devrimi'nin başlaması ile birlikte Kristal Saray gibi yapıların yolu da açıldı. 1930'lu yıllarda ortaya çıkan çeşitli modernist tarzlar tartışmalara neden olsa da gelenekçi direniş hareketi etkileyici mekanlarda etkisini hala sürdürmektedir. 

İngiliz kültürü

İngiliz kültüründe Robin Hood

İngiliz folklor'u yüzyıllar boyunca gelişmiştir. Bazı karakterler ve hikayeler bütün İngiltere boyunca ortaktık, ancak genelde karakterler ve hikayeler belirli bölgelere aittirler. İngiltere'deki ortak folklorik varlıklar olarak periler, devler, elfler, öcüler, troller, goblinler ve cüceler gösterilebilir. Angel Kralı Offa ve Demirci Wayland gibi birçok efsane ve halk hikayesinin kökenleri antik dönemlere dayanmaktadır. Diğer hikaye ve efsaneler ise Normanlar'ın adaya gelişlerinden sonra ortaya çıkmıştır. Robin Hood ve Sherwood Çetesi'nin Nottingham Şerifi ile olan mücadelelerinin anlatıldığı halk hikayesi bunlar arasında en çok bilinenidir.

Geç Orta Çağ Döneminde Kral Arthur Efsanesi gibi Briton kökenli efsaneler ve halk hikayeleri de İngiliz folkloruna girdi. Kral Arthur, Camelot, Excalibur, Merlin ve Lancelot gibi Yuvarlak Masa Şövalyeleri Anglo-Norman, Galler ve Fransız kültüründen (kaynaklarından) türemiştir. Bu hikayeler  Monmouth'lu Geoffrey tarafından yazılmış olan ''Historia Regum Britanniae'' (Bitanya Krallarının Hayatı) isimli eserde toplanmıştır. İngiliz geleneğinden gelen, başka bir erken dönem kahramanı olan, Kral Cole'nin kökenleri, gerçekten de Alt-Roma İngiltere'sinde (Roma sonrası İngiltere) yaşamış gerçek bir insana dayanıyor olabilir. İngiltere'deki masalların ve sözlü hikayelerin bir çoğu, Britanya'daki daha büyük (daha geniş) İngiliz folklorunun bir parçasını oluşturmaktadır.  

İngiliz folklorundaki bazı kahramanlar ve karakterler ise, yüzyıllar geçmesine rağmen, gerçek kişilerden (yada yaşamış olduğu varsayılan) oluşmaktadır.; Örneğin Lady Godiva, Coventry sokaklarında at sırtında çıplak bir şekilde dolaşmıştır, Wake'li Hereward ise Norman işgaline direnen kahraman bir İngilizce figürü haline gelmiştir, Avcı Herne ise Windsor Ormanı ve Büyük Park'da dolaşan hayaletimsi bir süvari olarak tarif edilmiştir ve Mother Shipton ise cadı olarak betimlenmiştir. İngiltere'de insanlar 5 Kasım'da, Guy Fawkes ve Barut Komplosu'nun başarısızlığa uğrayışını kutlamak için kamp ateşleri yakarlar, havai fişekler patlatırlar ve elma şekerleri yerler. Dick Turpin gibi bazı haydutlar oldukça mert birer karakter olarak betimlenirken Karasakal gibi bazı karakterler ise sadece haydutluk ve eşkıyalık ile ilişkilendirilirler. İngiltere'de çeşitli ulusal ve bölgesel folklor aktiviteleri düzenlenmektedir. Morris Dansı, Maypole Dansı, Kuzey Doğu İngiltere'deki Kılıç Dansı, Yorkshire'daki Uzun Kılıç Dansı, Mummers Oyunları, Leicestershire'daki şişe devirme oyunları ve Cooper's Hill Peynir Yuvarlama Festivali en bilinen festivallerdir. Düzenlenen bu festivallerde hiçbir resmi veya ulusal kostüm giyilmemektedir. Fakat bazı etkinliklerde ''Pearly Kings and Queens (İnci Kralları ve Kraliçeleri) gibi, Londra ile ilişkilendirilirler. Kraliyet Muhafızları veya Yeomen Warders (Beefeathers) gibi resmi kostümler giyilebilmektedir.

İngiliz mutfağı

İngiliz mutfağında et yemekleri

Erken modern dönemden beri İngiliz yemekleri, tarih içerisinde, sahip oldukları basitlik, doğallık ve ürün kalitesi ile özdeşleşmiştir. Orta Çağ'dan başlayarak Rönesans'a oradan da Sanayi Devrimine kadar İngiliz mutfağı büyük bir üne ve zevke kavuşmuştur. Lakin Sanayi Devrimini ardından insanların kırsal alanları terk ederek kentsel alanlara yerleşmeye başlamalarının ardından büyük bir düşüş meydana gelmiştir. Ancak son dönemlerde İngiliz mutfağında bir canlanma (yükselme) meydana gelmiştir. Özellikle ülkedeki restoranların bazı eleştirmenler tarafından dünya çapında iyi bir örnek olarak gösterilmesi bu duruma olumlu bir katkı yapmıştır. İngiliz mutfağı ile ilgili tarifleri içeren ilk kitap, II. Richard'ın baş aşçısına ait olan, ''Forme of Cury'' (Pişirme Yöntemi) dir.

Geleneksel İngiliz yemeklerine örnek olarak ''Sunday Roast'' (Pazar Kızartması) gösterilebilir. Bu yemek de kızartılmış et (genellikle sığır, kuzu, tavuk veya domuz kullanılmaktadır), çeşitli sebzeler, Yorkshire pudding (bir tür ekmek) ve et suyu ile servis edilmektedir. Diğer öne çıkan yemekler ise ''Fish and Chips'' (Balık ve Kızarmış Patates) gibi doyurucu İngiliz kahvaltılarıdır. (Bu kahvaltılarda genellikle pastırma, sosis, ızgara domates, kızarmış ekmek, siyah pudding (ekmek), pişmiş fasülye, mantar ve yumurta bulunmaktadır). İngiliz mutfağında meşhur olan çeşitli etli turtalara örnek olarak ise: Biftek ve böbrekli turta, biftekli turta (bira ile), çoban turtası, domuz etli turta (genelde soğuk yenilir) ve ''Cornish Pasty'' (etli börek) gösterilebilir.

İngiliz mutfağında sosis yaygın bir şekilde tüketilmektedir. Genelde sosis ayrı olarak, püre olarak ve börek şeklinde tüketilmektedir. Lancashire güveci (Lancashire hotpot) kuzeybatı İngiltere'de oldukça iyi bilinen bir güveç türüdür. En popüler peynir türlerinden bazıları: Çedar peyniri, Red Leicester Peyniri ve Mavi Stilton'un Peyniri ile birlikte Wensleydale peyniridir. Britanya İmparatorluğunun da etkisi ile, İngiliz ve Hindistan mutfaklarının harmanlanması sonucunda, tikka masala soslu tavuk ve balti gibi çok sayıda değişik yeni yemek türü ortaya çıkmıştır. Geleneksel İngiliz tatlıları ise elmalı pasta gibi meyveli pastalardır. Genelde krema ile servis edilirler ve son zamanlarda da yapışkan şekerli puding ile servis edilirler. Tatlı hamur işleri olarak ise çörekler (sade veya kurutulmuş meyve içerirler, reçel veya krema ile servis edilirler), kuru meyveli ekmek, Eccles keki ve kıyma böreklerin yanı sıra tatlı veya baharatlı bisküviler sayılabilir. İngiltere'de en çok tüketilen içecekler arasında çay - popüleritesi Bragançalı Catherine ile artmıştır- ile alkollü içeceklerdir. Alkollü içecek olarak ise genellikle şarap, cider ve İngiliz biraları (sert, hafif, stout ve kahverengi biradır) tüketilmektedir.

İngiltere'de görsel sanatlar

İngiltere'de görsel sanatlar

Görsel sanatlar alanında İngiltere'de bilinen en eski örnekler Kuzey Yorkshire, Northumberland ve Cumbria'da bulunan tarih öncesinden kalma mağara ve kaya resimleridir. Fakat çok daha güneyde de, Creswell Crags gibi, bazı sanat eserlerine rastlamak mümkündür. Romalıların 1. yüzyılda İngiltere'yi hakimiyetleri altına almalarının ardından heykeller, büstler, cam ve mozaik işçiliği gibi görsel sanatların değişik örnekleri de ülkede görülmeye başlamıştır. Lullingstone ve Aldborough (Roma evleri) gibi sayısız eser günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. Erken Orta Çağ'da görsel sanatlar alanında daha çok ince bir işçilikle yapılmış haçlar, fildişinden eserler, kutsal yazmaların boyanması, altın ve emaye takılar, aşkı anlatan karmaşık desenler, iç içe geçmiş tasarımlar görülmüştür. 2009 yılında keşfedilen Anglo-Saksonlara ait Staffordshire buluntusu bu konuda oldukça önemli eserleri gün yüzüne çıkarmıştır. Daha sonraki dönemlerde ise Gotik sanat Winchester ve Canterbur'de oldukça popüler bir hale geldi. Bu konuda günümüze değin ulaşabilen en güzel örnekler Luttrell Psalter ve Aziz  Æthelwold'a ait Benedictional'dir (kutsal resimlerin olduğu eser).

İngiltere'de Sanat Okulları

Tudor Dönemi'nde İngiltere'deki meşhur sanatçılar sarayın vazgeçilmez bir parçası haline geldiler. Yine bu dönemde Portre yapımı (hükümdarların özellikle) İngiliz sanatının kalıcı bir parçası haline geldi. Alman ressam Hans Holbein İngiltere'deki portre sanatının temellerini attı ve Nicholas Hilliard gibi İngiliz ressamlarda çalışmalarını bu temellerin üzerine kurdular. Stuartlar'ın yönetimi altında İngiltere'de, Kıta Avrupası'ndan gelen sanatçılar, özellikle Flaman olanlar, İngiltere'de oldukça etkili oldular. Bu dönemdeki sanatçılara örnek olarak ise Anthony van Dyck, Peter Lely, Godfrey Kneller ve William Dobson gösterilebilir. 18. yüzyıl da Kraliyet Sanat Akademisi'nin (Royal Academy of Arts) kuruluşu ile birlikte görsel sanatlar alanında İngiltere'de büyük bir gelişme yaşandı. Yüksek Rönesans dönemine dayalı klasisizm ülkedeki en belirgin sanat akımı haline geldi. Thomas Gainsborough ve Joshua Reynolds İngiltere'nin en değerli sanatçıları haline geldiler.

 Norwich Okulu peyzaj geleneğini geliştirmeye devam etti. Ön-Raffaelocu Kardeşler (veya Ön Raffaeloculuk akımı) eserlerinde göstermiş oldukları canlı ve ayrıntılı anlatım ile Erken Rönesans tarzını yeniden canlandırmışlardır. Holman Hunt, Dante Gabriel Rossetti ve John Everett Millais bu akımın kurucularıydı. 20. yüzyılın önde gelen sanatçıları arasında olan Henry Moore ''İngiliz heykelciliğinin sesi'' olarak kabul edilmiştir ve İngiliz modernizmi genel bir görünüm kazanmıştır (genel bir hale gelmiştir). Çağdaş ressamlar arasında olan Lucian Freud'un yapmış olduğu ''Benefits Supervisor Sleeping'' (Çıkarcı Yönetici Uyuyor) isimli eser 2008 yılında rekor bir fiyata satılmış, bu nedenle de yaşayan bir sanatçı tarafından yapılmış en pahalı eser unvanını almıştır. 

İngiliz edebiyatı

İngiliz edebiyatı Canterbury Hikâyeleri

Bede ve Alcuin gibi Erken Dönem yazarları eserlerini Latince olarak yazmışlardır. Eski İngiliz Edebiyatı döneminde yazılan önemli eserler arasında, epik bir şiir olan Beowulf, düz yazı biçiminde yazılmış ve seküler bir eser olan Anglo- Sakson Kroniği, Judith'in yazmış olduğu gibi Hristiyanlıkla ilgili el yazmaları ve Cædmon tarafından yazılan İlahiler ve Azizlerin Hayat Öyküleri yer almaktadır. Normanların ülkeyi ele geçirmelerinin ardından Latince, Anglo-Norman Edebiyatında da kullanıldığı gibi, eğitim dili olarak kullanılmaya devam etti.

Orta İngilizce edebiyatı dönemi Geoffrey Chaucer (Canterbury Hikâyeleri'nin yazarı), John Gower (İnci Şiiri'nin yazarı) ve William Langland ile başlamıştır. Ockhamlı William ve Roger Bacon gibi Fransiskanlar, Orta Çağ'da İngiltere'deki en önemli filozoflardı. ''İlahi Sevginin Ayetleri'' (Revelations of Divine Love) isimli eserin yazar olan Norwich'li Julian, Orta Çağ'da yaşamış olan önemli Hristiyan tasavvufçular arasındadır. Erken İngiliz Rönesansı'nın da etkisi ile yazılan eserlerde Modern İngilizce'nin ilk örnekleri görülmeye başlandı. Yazmış olduğu eserler arasında Hamlet, Romeo ve Juliet, Macbeth ve Bir Yaz Gecesi Rüyası gibi başyapıtlar olan William Shakespeare, İngiliz edebiyatının en sevilen yazarlarından biri olmaya devam etmektedir.

İngiliz edebiyatında deneysellik

Christopher Marlowe, Edmund Spenser Philip Sidney, Thomas Kyd, John Donne ve Ben Jonson Elizabeth döneminin kurucu yazarları arasında yer almaktadırlar. Francis Bacon ve Thomas Hobbes, bilimsel metot ve sosyal sözleşme konuları da dahil olmak üzere deneycilik ve materyalizm üzerine eserler yazmışlardır. Filmler bu dönemde ''Kralların İlahi Hakkı'' (Divine Right of Kings) isimli eserini yazmıştır. Andrew Marvell, Commonwealth döneminde, ülkedeki en bilinen şairdi. Restorasyon Döneminde, John Milton ''Kayıp Cennet'' (Paradise Lost) isimli şiirini yazmıştır.

Aydınlanma Döneminin en önemli filozofların bazıları: John Locke, Thomas Paine, Samuel Johnson ve Jeremy Bentham idi. Daha radikal ögeler ise, sonradan muhafazakarlığın kurucusu olarak kabul edilecek olan, Edmund Burke tarafından kullanılmıştır. Şair Alexander Pope hicivli tarzı ile kısa sürede oldukça bilinen bir isim haline geldi. İngiliz yazarlar ve şairler romantizm akımı içerisinde de önemli bir rol oynamışlardır. Samuel Taylor Coleridge, Lord Byron, John Keats, Mary Shelley, Percy Bysshe Shelley, William Blake ve William Wordsworth başlıca isimlerdir.

Sanayi Devrimi sonucunda ortaya çıkan duruma bir yanıt olarak, ''Angarian'' (ziraatçi) yazarlar özgürlük ve gelenek arasında bir orta yol arayışına girdiler; William Cobbett, G. K. Chesterton ve Hilaire Belloc önde gelen isimlerdi. Lonca sosyalizmini kuran, Arthur Penty ve kooperatif hareketin savunucusu G. D. H. Cole bu hareket ile bağlantılı olan yazarlardı. Deneyselcilik John Stuart Mill and Bertrand Russell ile devam etti. Bernard Williams ise analitiği de kullanmaya başladı. Viktoryen dönemde eserler veren yazarlar arasında Charles Dickens, Brontë kardeşler (kız kardeşler), Jane Austen, George Eliot, Rudyard Kipling, Thomas Hardy, HG Wells ve Lewis Carroll bulunmaktadır. O dönemden beri İngiltere birçok büyük roman yazarı yetiştirmiştir. Bu isimler arasında George Orwell, DH Lawrence, Virginia Woolf, CS Lewis, Enid Blyton, Aldous Huxley, Agatha Christie, Terry Pratchett, JRR Tolkien ve JK Rowling yer almaktadır.

İngiltere'de performans sanatları

İngiltere'de performans sanatları

İngiliz geleneksel halk müziğinin kökleri oldukça oldukça eskidir ve bazı yeni türlerin ortaya (denizci şarkıları, dans müzikleri ve gemici dansı) çıkmasında büyük katkıları olmuştur. Halk müziğinin bölgesel özelliklere göre ortaya çıkmış farklı versiyonları vardır. Wynkyn de Worde'nin 16. yüzyılda bastırdığı (derlediği) Robin Hood baladları (halk şarkıları) oldukça önemli bir eserdir. Tıpkı John Playford'un ''Dans Ustası '' (The Dancing Master) ve  Robert Harley'in ''Roxburghe Baladları Koleksiyonu'' (Roxburghe Ballads collections) gibi. En çok sevilen İngiliz halk şarkıları arasında ''Greensleeves'', ''Pastime with Good Company'' (Dostlar ile Geçirilen Zamanlar), ''Maggie May'' ve ''Spanish Ladies'' (İspanyol Leydileri) yer almaktadır. Kökenleri İngilizlere dayanan birçok tekerleme arasında ''Twinkle Twinkle Little Star'' (türkçe versiyonu ''Yaşasın Okulumuz''), Roses are red (Güller Kırmızı'dır),  Jack and Jill (Jack ve Jill), London Bridge Is Falling Down (Londra Köprüsü Yıkılıyor), The Grand Old Duke of York (York'un Büyük Yaşlı Dük'ü), Hey Diddle Diddle ve Humpty Dumpty yer almaktadır.Geleneksel İngiliz Noel şarkıları arasında ise ''We Wish You a Merry Christmas'' (Sizlere İyi Bir Yılbaşı Diliyoruz), ''The First Noel'' (İlk Noel) ve ''God Rest You Merry, Gentlemen'' (Tanrım Sizi Mesut Eylesin, Lordum) yer almaktadır.

Klasik müzik alanında eserler veren ilk İngiliz besteciler arasında, Rönesans sanatçıları olan Thomas Tallis ve William Byrd'de yer almaktadır. Barok döneminde eserler veren Henry Purcell ise bu sanatçıları takip etmiştir. Almanya doğumlu sanatçı George Frideric Handel bestecilik yaşamı boyunca uzun yıllar Londra'da yaşamış ve İngiltere vatandaşı olmuştur. Bu dönem içerisinde klasik müzik alanında oldukça bilinen eserlerden bazılarına imza atmıştır. Bu eserler arasında, ''The Messiah'' (Mesih), ''Water Music'' ve ''Music for the Royal Fireworks'' (Kraliyet Törenleri için Müzik) yer almaktadır. II. George'un taç giyme töreni için bestelediği dört marştan biri olan ''Zadok the Priest'' (Rahip Zadok) daha sonra İngiltere tahtına çıkan her hükümdarın taç giyme töreninde çalınmıştır. 20. yüzyılda İngiltere'de bestecilik profilinde büyük bir canlanma yaşandı. Bu canlanmanın başını Edward Elgar, Benjamin Britten, Frederick Delius Gustav Holst, Ralph Vaughan Williams ve diğer sanatçılar çekmekteydi. Günümüzde İngiltereli ünlü besteciler arasında Michael Nyman, (Piyano isimli eseri ile tanınmaktadır) ve Andrew Lloyd Webber (yazdığı kimi müzikaller West End ve dünya çapında büyük bir başarı kazanmıştır).

İngiltere'de performans sanatları The beatles

Popüler müzik alanında ise birçok İngiliz müzik grubu ve solo sanatçı, tüm zamanların en büyük ve en çok satan müzisyenleri arasına girmeyi başarmıştır. Beatles, Led Zeppelin, Pink Floyd, Elton John, Queen, Rod Stewart ve Rolling Stones dünyada albümleri en çok satan sanatçılar ve müzik grupları arasına girmeyi başarmıştır. Birçok müzik türü aslında İngiltere kökenlidir. Bu türler arasında British Invasion, progresif rock, hard rock, Mod, glam rock, heavy metal, Britpop, indie rock, gotik rock, shoegazing, acid house, garage, trip hop, drum ve bas ve dubstep bulunmaktadır.

Yaz ve sonbahar mevsiminde düzenlenen büyük açık hava müzik festivalleri ülkede oldukça popülerdir. Örnek olarak böyle Glastonbury Festivali, V Festival ve Reading and Leeds Festivalleri gösterilebilir. İngiltere'deki en ünlü opera binası Covent Garden'da bulunan Kraliyet Opera Evi'dir (Royal Opera House ). Balolar - Londra'daki Royal Albert Hall'da bir klasik müzik orkestrası tarafından verilen konser sezonunda düzenlenen - her yıl düzenlenen ve İngiltere'de gerçekleşen en önemli etkinliklerden biridir. Kraliyet Balesi (The Royal Ballet) dünyanın önde gelen bale topluluklarından biridir. Topluluk sahip olduğu ünü 20. yüzyılın iki büyük dans figürüne borçludur. Bu isimler ''baş balerin'' ( prima ballerina) Margot Fonteyn ve koreograf Frederick Ashton'dur.

İngiliz sineması

İngiliz sineması ve Charles Chaplin

İngiltere (ve bir bütün olarak Birleşik Krallık) sinema tarihi üzerinde büyük bir etkiye sahip olmuştur. İngiltere her zaman büyük aktörlere, yönetmenlere ve ünlü filmlere ev sahipliği yapmıştır. Bu isimler arasında Alfred Hitchcock, Charlie Chaplin, David Lean, Laurence Olivier, Vivien Leigh John Gielgud, Peter Sellers, Julie Andrews, Michael Caine, Gary Oldman, Helen Mirren, Kate Winslet ve Daniel Day-Lewis yer almaktadır. Hitchcock ve Lean eleştirmenler tarafından tüm zamanların en beğenilen yönetmenleri arasında yer almıştır. Hitchcock'un ilk gerilim filmi olan 1926 yapımı ''Kiracı: Sisli Bir Londra Hikayesi'' (The Lodger: A Story of the London Fog) gerilim filmi türünün şekillenmesine yardım etmiştir. 1929 yapımı filmi ''Şantaj'' (Black Mail) ise çoğunlukla ilk sesli İngiliz filmi olarak kabul edilmektedir.

İngiltere'de ki başlıca film stüdyoları arasında Pinewood, Elstree ve Shepperton yer almaktadır. Tüm zamanların en başarılı ticari filmlerinden bazıları İngiltere de üretilmiştir. Örnek olarak ise, yüksek gişe hasılatına sahip olan film serileri (Harry Potter ve James Bond) gösterilebilir. Londra'daki ''Ealing Studios'' dünyanın en eski ve hala faaliyetlerine devam eden film stüdyosu olduğunu iddia etmektedir.  Sürekli çalışma film stüdyosu olma iddiasını vardır. Birçok ünlü sinema filmi müziğinin kaydedilmesinde görev alan, London Senfoni Orkestrası ilk film müziği performansını 1935 yılında sergilemiştir.

Britanya Film Enstitüsü

Britanya Film Enstitüsü (BFI) tarafından hazırlanan Britanya'nın En Başarılı Yüz Filmi Listesinde (The BFI Top 100 British films) 1979 yapımı ''Brian'ın Hayatı'' (Monty Python's Life of Brian (1979) Birleşik Krallık'daki seçmenler tarafından tüm zamanların en komik filmi olarak seçilmiştir. İngiliz yapımcılar ayrıca uluslararası ortak yapımlarda ve İngiliz aktörler, yönetmenler ve set ekipleri Amerikan filmlerinde de görev yapmaktadır. Birleşik Krallık Film Konseyi 2001 yılından beri David Yates, Christopher Nolan, Mike Newell, Ridley Scott ve Paul Greengrass'ı (bu beş ismi) ticari açıdan en başarılı yönetmenler olarak ilan etmiştir. Diğer çağdaş İngiliz yönetmenler arasında ise Sam Mendes, Guy Ritchie ve Steve McQueen yer almaktadır. Günümüzdeki ünlü İngiliz aktörler arasında ise aktörler Tom Hardy, Daniel Craig, Benedict Cumberbatch ve Emma Watson yer almaktadır. Başarılı ''hareket yakalama'' (motion capture) işleri ile tanınan, Andy Serkis, 2011 yılında Londra'da '' Imaginarium Stüdyolarını'' kurmuştur. Görsel efektler alanında faaliyet gösteren Londra'daki Framestore şirketi bir çok filmde göstermiş oldukları başarılı görsel efektler ile herkesin takdirini kazanmıştır. Pek çok başarılı Hollywood filmi İngiltere de ki insanlara, hikayelere veya olaylara dayanmaktadır. Disney'in animasyon filmlerinde görülen ''İngiliz Döngüsü'' (English Cycle) arasında Alice Harikalar Diyarında (Alice in Wonderland), Orman'ın Çocuğu (Jungle Book) ve Winnie the Pooh yer almaktadır.

İngiltere'de müzeler, kütüphaneler ve galeriler

İngiltere'de müzeler

İngiliz Kültür Mirası (English Heritage), İngiltere'de bulunan tarihi yerlerin, eserlerin ve tarihi alanların yönetilmesi ve korunması için kurulmuş olan yetkili devlet organıdır. Günümüzde Kültür, Medya ve Spor Bakanlığı tarafından desteklenmektedir. Bir hayır kurumu olan ''Ulusal Tarihi Alanların Korunması'' (National Trust for Places of Historic Interest ) veya ''Doğal Güzellik'' (Natural Beauty) tam zıt bir rol üstlenmiştir. Birleşik Krallık'da bulunan ve UNESCO tarafından Dünya Mirası Koruma listesinde yer alan 25 eserin 17 'si İngiltere'de yer almaktadır. Bunların en bilinenleri arasında Hadrian Duvarı, Stonehenge, Avebury ve Bağlantılı Siteler, Londra Kulesi, Jurassic Coast, Saltaire Köyü, Ironbridge Vadisi, Studley Kraliyet Parkı ve  diğerleri yer almaktadır.

İngiltere'de birçok müze vardır, ama belki de en dikkate değer olan Londra'da bulunan British Müzesi'dir. Müzenin koleksiyonu içerisinde 7 milyondan fazla obje barındırmaktadır. Her kıtadan getirilmiş ve başlangıcından beri insanlığın kültürü ve geçmişi ile ilgi bilgiler birçok belge, resim ve eser bulunmaktadır. Bu bakımdan müzenin sahip olduğu koleksiyon dünyadaki en kapsamlı koleksiyonlardan biridir. Londra'daki Britanya Kütüphanesi (British Library) Birleşik Krallık'ın milli kütüphanesidir ve bilinen tüm dillerde ve formatlarda 150 milyondan fazla materyale ev sahipliği yapmaktadır. Bu bakımdan ve 25 milyondan fazla kitaba sahip olması nedeni ile dünyadaki en büyük araştırma kütüphanelerinden birisidir. İngiltere'deki en büyük sanat galerisi Trafalgar Meydanı'nda bulunan ''Ulusal Galeri'' (National Gallery) 13. yüzyılın ortalarından 1900'lü yıllara kadar yapılmış olan 2.300'den fazla resim bu galeride bulunmaktadır. Tate Galerileri (veya Tate Müzeler Kurumu) İngiliz ulusal koleksiyonuna ve uluslararası modern sanat eserlerine ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca ünlü ve oldukça büyük çekişmelerin yaşandığı Turner Ödülü'ne de ev sahipliği yapmaktadırlar.

İngiltere'de spor

Wembley stadyumu

İngiltere oldukça güçlü bir sportif mirasa sahiptir ve 19. yüzyılda sistemleştirilmiş bir çok spor artık tüm dünyada oynanmaktadır. Kökenleri İngiltere'ye dayanan spor türleri arasında : Futbol, kriket, rugby birliği, rugby ligi, tenis, boks, badminton, salon tenisi (squash), rounders, hokey, bilardo, snooker (bilardo çeşidi), dart, masa tenisi, bovling, netbol, safkan at yarışları, tazı yarışları ve tilki avı yer almaktadır. İngiltere ayrıca golf, yelken ve Formula 1 gibi spor dallarının gelişmesinde de büyük rol oynamıştır.

Futbol bu sporlar içinde İngiltere'deki en popüler spordur. İngiltere Milli Takımı, kendi evi olan Wembley Stadyumu'nda, 1872 yılında İskoçya ile ilk uluslararası futbol maçını yapmıştır. FIFA, İngiltere için  "futbolun evi" nitelemesini kullanmıştır. İngiltere 1966 FIFA Dünya Kupası'na ev sahipliği yapmıştır ve finalde Batı Almanya'yı 4-2 yenerek turnuvayı kazanmıştır. Geoff Hurst maçta  hat-trick yapmıştır. İngiliz televizyonun da yayını ile maç 32,30 milyon kişi tarafından izlenmiştir. Final maçı Birleşik Krallık da en çok izlenen televizyon yayını olmuştur.

İngiltere'de spor Liverpool

Kulüp düzeyinde İngiltere FIFA tarafından kulüp futbolunun doğum yeri olarak kabul edilmektedir. 1857 yılında kurulan Sheffield FC dünyanın en eski futbol kulübüdür. İngiltere Futbol Federasyonu (The Football Association) bir spor dalında kurulmuş olan en eski yönetim ve denetim organıdır. 1863 yılında Ebenezer Cobb Morley'in başkanlığı sırasında futbol ile ilgili kurallar ilk defa yazılı hale getirilmiş ve düzenlenmiştir. İngiltere Futbol Liginde ilk kupa organizasyonu ve kupa karşılaşmaları düzenlenmiştir. Günümüzde Premier Lig dünyanın en çok izlenen, en çok kazandıran ligidir ve dünyanın en seçkin liglerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Birleşik Krallık'ın geri kalanında olduğu gibi İngiltere'de de kulüpler arasındaki ünlü rekabet taraftarları tarafından büyük bir tutku ile desteklenmektedir. Geleneksel tezahüratlar arasında, sessizleşen (veya erkenden ayrılan) rakip takım taraftarlarına yönelik olarak söylenen ''You're Not Singing Any More'' (Artık Şarkı Söyleyemiyorsun veya farklı bir versiyonu olan ''Sıvıştığını Görebiliyoruz'') gösterilebilir. Avrupa Kupası (günümüzde Avrupa Şampiyonlar Ligi)  Liverpool, Manchester United, Nottingham Forest, Aston Villa ve Chelsea tarafından kazanılmıştır. Arsenal ve Leeds United takımları ise finale yükselmiştir. Diğer İngiliz kulüpleri ise çeşitli başarılar kazanmışlardır. Tottenham, Ipswich Town, Chelsea ve Liverpool UEFA Kupası'nı kazanmıştır (günümüzdeki adı UEFA Avrupa Ligi) .

Kriket sporunun ise Orta Çağ'da, Weald bölgesinde yaşayan, tarım ve metal işçiliği ile ilgilenen topluluklar arasında ortaya çıktığı kabul edilmektedir. İngiltere kriket takımı İngiltere ve Galler takımlarının birleşiminden oluşan kompozit bir takımdır. Kriket oyununda İngiltere ve Avustralya arasında en büyük rekabetlere sahne olan ''Ashes Serisi'' 1882 yılından beri oldukça çekişmeli geçmektedir. 2005 yılındaki Ashes serisi doruk noktasına ulaştığı sırada, karasal televizyon yayınında yardımı ile 7,4 milyon kişi tarafından izlenmiştir. İngiltere 1975, 1979, 1983 ve 1999 yıllarında düzenlenen dört Kriket Dünya Kupası etkinliğine ev sahipliği yapmıştır ve 2019'daki etkinliğe de ev sahipliği yapması planlanmaktadır. Ancak İngiltere 3 defa finale yükselmesine rağmen turnuvayı kazanamamıştır. Ancak İngiltere 2010 yılında yapılan Kriket Dünya Twenty20 Kupası'nda finalde rakibi Avustralya'yı yenerek turnuvayı kazanmıştır. İngiltere'de bir kriket ligi olan  County Şampiyonası'nı 31 defa kazanan Yorkshire açık ara ile en başarılı kulüp durumundadır. Londra'da yer alan ''Lordların Kriket Sahası'' (Lord's Cricket Ground)  bazen "Kriket Sporunun Mekkesi" olarak adlandırılmaktadır..

Modern Olimpiyat Oyunları

William Penny Brookes, modern Olimpiyat Oyunlarına ilham vermiş ve modern biçimde nasıl organize edileceğini belirlemiştir (düzenlemiştir). 1994 yılında, Uluslararası Olimpiyat Komitesi başkanı Juan Antonio Samaranch, Brooke'un mezarına bir çelenk koymuş ve "Ben modern Olimpiyat Oyunları'nın gerçek kurucusu olan Dr. Brookes'a, saygılarımı ve hürmetlerimi sunmak için geldim" demiştir. Londra 1908, 1948 ve 2012 yılında yapılan Yaz Olimpiyat Oyunları'na üç defa ev sahipliği yapmıştır. Ayrıca İngiltere her dört yılda bir düzenlenen İngiliz Milletler Topluluğu Oyunları 'nda mücadele etmektedir. ''Sport England'' İngiltere'deki sportif faaliyetler hakkında düzenleme ve rehberlik yapma konularında yetkili olan organdır. 

Ragbi Birliği'nin kökeni 19. yüzyıla, Warwickshire'daki Ragbi Okuluna dayanmaktadır. İngiltere rugby takımı, 2003 yılındaki Ragbi Dünya Kupası'nı kazanmıştır. İngiltere 1991 yılında düzenlenen Ragbi Dünya Kupası'nda mücadele eden belli başlı ülkelerden biriydi. Ayrıca İngiltere 2015 yılında yapılan Ragbi Dünya Kupası etkinliğine de ev sahipliği yapmıştır. Ragbi dalında İngiltere'deki en prestijli lig ''İngiliz  Premiership'' dir. Leicester Tigers, London Waspsı, Bath Rugby ve Northampton Saints Avrupa çapında düzenlenen Heineken Kupası'nda önemli başarılara imza atmışlardır.

Rugby ligi 1895 yılında Huddersfield doğdu. 2008 yılında beri İngiltere Ulusal Ragbi Ligi Takımı, Büyük Britanya adına ulusal ragbi takımı olarak mücadele etmiştir. Üç defa Dünya Kupası'nı kazanmışlardır ancak şimdi inzivaya çekilmişlerdir. Kulüpler ise günümüzde Ragbi Futbol Ligi Şampiyonası olarak bilinen, Süper Lig de mücadele etmektedirler. Rugby Ligi kuzey İngiltere de ki Lancashire, Yorkshire ve Cumbria'da oldukça popülerdir.  Süper Lig de mücadele eden onbir İngiliz kulübünün tamamı kuzey İngiltere kökenlidir. İngiltere de ki en başarılı ragbi kulüpleri arasında Wigan Warriors, St Helens, Leeds Rhinos ve Huddersfield Giants bulunmaktadır; önce ki üç tanesi ise daha önceden düzenlenen Dünya Kulüpler Şampiyonasını (World Club Challenge) kazanmıştır.

İngiltere'de golf

Golf İngiltere'de üne kavuşmuştur. Golf'ün evi olarak kabul edilen İskoçya kısmen kültürel kısmen de coğrafi olarak golf ile bağlantılıdır. Golf dalında kadınlar ve erkekler için düzenlenen profesyonel turnuvalar vardır. En büyük iki turnuva ise PGA ve European Tour'dur. İngiltere golf dalında çarpıcı başarılara imza atmıştır: Cyril Walker, Tony Jacklin, Nick Faldo ve Justin Rose erkeklerde Laura Davies, Alison Nicholas ve Karen Stupples ise kadınlarda. Dünyanın en eski ve ilk büyük golf turnuvası İngiltere ve İskoçya arasında oynanan Britanya Açık Turnuvası'dır (The Open Championship). Bienal golf turnuvası olan, Ryder Kupası, adını müsabakalara sponsor olan ve ödüller bağışlayan İngiliz iş adamı Samuel Ryder'dan almıştır. Nick Faldo, Ryder Kupası'ndaki en başarılı oyuncudur. Avrupa ve Amerika takımları içerisinde en çok puan toplayan (25) oyuncudur. 

Tenis 19. yüzyılın sonlarında İngiltere'de Birmingham'da ortaya çıkmıştır. Wimbledon Tenis Turnuvası dünyadaki en eski ve en prestijli tenis turnuvasıdır. Fred Perry, 1936 yılında, Wimbledon turnuvasını kazanan son İngilizdir. Perry, dört ''Grand Slam'' turnuvasını kazanan tek kişidir ve Büyük Britanya Takımının, Fransa'ya karşı 1933 yılında Davis Kupası'nı kazanmasına yardım etmiştir. Wimbledon Turnuvasını kazanan kadın sporcular arasında: Ann Haydon Jones (1969) ve Virginia Wade'de (1977)  yer almaktadır. 

İngiltere'de boks

Boksta (Queensberry Marki Kurallarına göre) İngiltere, yetkili makamlar tarafından kabul edilen, farklı sıkletlerde birçok uluslararası şampiyon çıkarmıştır. Bu dünya şampiyonları arasında Bob Fitzsimmons, Ted "Kid" Lewis (Ufak Ted Lewis), Randolph Turpin, Nigel Benn, Chris Eubank Frank Bruno, Lennox Lewis, Ricky Hatton, Naseem Hamed Amir Khan, Carl Froch, ve David Haye yer almaktadır. Kadınlar arası boksta ise Nicola Adams 2012 Yaz Olimpiyatları'nda olimpik boks dalında Altın madalya kazanan dünyanın ilk kadın sporcusu oldu.

1950'de Silverstone'daki pistte organize edilen ''Britanya Grand Prix'' yeni oluşturulan Formula 1 Dünya Şampiyonası'nın ilk yarışı olmuştur. O zamandan beri, İngiltere bu spor dalında birçok ünlü yarışçı yetiştirmiştir. Bu yarışçılar arasında: John Surtees, Stirling Moss, Graham Hill (Triple Crown başarımını kazanan tek kişi), Nigel Mansell (aynı anda F1 ve IndyCar yarışçısı unvanlarına sahip olan tek insan), Damon Hill, Lewis Hamilton ve Jenson Button yer almaktadır. İngiltere teknik açıdan en gelişmiş yarış arabalarından bazılarını üretmiştir ve günümüzde büyük yarış şirketlerin birçoğu sahip olduğu ileri mühendislik bilgisi ve gelişmiş organizasyon yeteneği nedeni ile operasyonel üs olarak İngiltere'yi seçmişlerdir. McLaren Otomotiv, Williams F1, Team Lotus, Honda, Brawn GP, ​​Benetton, Renault ve Red Bull Racing'in hepsi veya bir kısmı (bir zamanlar) İngiltere'nin güneyinde bulunmuşlardır. Ayrıca İngiltere  MotoGP, motosiklet yol yarışları bakımından da zengin bir kültürel mirasa sahiptir. Motospor yarışları alanındaki birçok klasmanda, çok sayıda Dünya Şampiyonu çıkartmıştır. Bunlar arasında: Mike Hailwood, John Surtees, Phil Read, Geoff Duke ve Barry Sheene yer almaktadır.

İngiltere'de dart

Dart İngiltere'de yaygın popüler bir spor türüdür. Profesyonel alanda yapıldığı gibi aynı zamanda publarda da oynanan geleneksel bir oyundur. Profesyenel bir spor olarak dart, Dünya Dart Federasyonu tarafından yönetilmektedir. Bu kuruluşa üye organizasyonlardan biri olan Britanya Dart Organizasyanu (British Darts Organisation veya BDO ) her yıl yapılan Lakeside Dünya Profesyonel Şampiyonası'nı düzenlemektedir. Bir diğer büyük organizasyon olan Profesyonel Dart Birliği (Professional Darts Corporation veya PDC) Lonfra'daki Alexandra Palace'da kendi dünya şampiyonasını düzenlemektedir. Phil Taylor yaygın olarak tüm zamanların en iyi dart oyuncusu olarak kabul edilmektedir. Kazanmış olduğu 187 profesyonel turnuva ve 16 Dünya Şampiyonası vardır. Trina Gulliver ise Britanya Dart Organizasyanu tarafından düzenlenen Dünya Kadınlar Dart Şampiyonası'nı on defa kazanmıştır. Publarla ilişkilendirilen bir diğer yaygın spor dalı ise ''Snooker'' dır. İngiltere bu spor dalında da  Steve Davis ve Ronnie O'Sullivan gibi birçok dünya şampiyonu yetiştirmiştir.

İngilizler gözü kara (hevesli) denizcilerdir ve yelkencilik dalında yarışmaktan da oldukça keyif alırlar. Uluslararası alanda dünyanın en prestijli ve en çekişmeli turnuvalarından bazılarının kurucularıdır. Bir çok farlı yarış formatın da önemli başarılar kazanmışlardır. Bu formatlar arasında eşli yarış, yelkenli yarışları ve Amerika Kupası yer almaktadır. İngiltere dünyanın en başarılı sporcularından bazılarını yetiştirmiştir. Bu sporcular arasında: Francis Chichester, Herbert Hasler, John Ridgway, Robin Knox-Johnston, Ellen MacArthur, Mike Golding, Paul Goodison ve Olimpik alanda en başarılı denizci olan Ben Ainslie yer almaktadır.

İngiltere ulusal sembolleri

İngiltere ulusal sembolleri

Aziz George Haçı 13. yüzyıldan beri İngiltere'nin ulusal bayrağı olarak kullanılmaktadır. Aslında bu bayrak ilk olarak Cenova Cumhuriyetine bağlı denizciler tarafından kullanılmıştı. İngiliz hükümdarlar ise Cenova Doge'una bir miktar para ödüyordu. Yapılan bu ödemeye karşılık İngiliz gemileri Akdeniz'e girdiğinde Cenovalı denizcilerin kullanmış oldukları bayrağı gemilerine çekiyor ve bu sayede Cenovalıların koruması altında olduklarını belirtiyorlardı. Kırmızı Haç, birçok Haçlı Şövalyesinin 12. ve 13. yüzyıllardaki sembolü olmuştur. Kullanılan bu sembol ile Aziz George (Yorgi) ile ilişkilendirilmiştir. Birçok ülke ve şehir Aziz George'yi kendi koruyucuları olarak kabul etmişlerdir ve bayraklarında onun sembolünü kullanmışlardır. 1606 yılında Aziz George Haçı ufak bir değişiklik ile Birleşik Krallık'ın bayrağına eklenmiştir. Bu bayrak Kral I. James tarafından tasarlanmıştır.

İngiltere Kralı Aslan Yürekli Richard

Ayrıca İngiltere de birçok resmi ve gayri resmi sembol de kullanılmıştır. Bu konuda örnek olarak ise, Tudor Hanedanı tarafından kullanılan Gül simgesi (ülkenin bitki kökenli simgesi) ve Kraliyet Armasında kullanılan altın renkli Üç Aslan gösterilebilir.  Tudor Hanedanı tarafından kullanılan Gül sembolü, Güller Savaşının ardından ülkede sağlanan barışın temsil edilmesi amacı ile kullanılmıştır. Bu sembol Lancaster Hanedanı tarafından kullanılan Kırmızı Gül ile York Hanedanı tarafından kullanılan Beyaz Gül'ün - ülke üzerinde hakimiyet kurabilmek için savaşa girişen Plantagenet Hanedanı'nın alt dalları - birleştirilmesi ile oluşturulmuştur.  Bu sembol aynı zamanda ''İngiltere'nin Gülü'' (Rose of England) olarak adlandırılmaktadır. Ayrıca meşe ağacı da İngiltere'nin sembolüdür. Gücü ve dayanıklılığı temsil etmektedir. Kraliyet Meşesi (The Royal Oak ) sembolü ve Meşe Elması Günü (Oak Apple Day) Kral II. Charles'ın babasının (Kral I. Charles) parlamento yanlıları tarafından idam edilmesinin ardından kaçarak güven içerisinde sürgüne gidişini simgelemektedir. Kral II. Charles sürgüne giderken gizlenmek için bir meşe ağacının içerisine saklanmıştır.

İngiliz Kraliyet Arması, altın sarısı bir renge sahip olan ''Üç Aslan'dan'' oluşmaktadır. Bu armanın ilk olarak İngiltere Kralı Aslan Yürekli Richard tarafından 1198 yılında kullanılmaya başlandığı düşünülmektedir. Kırmızı zemin üzerinde kükrer bir durumda bulunan bu Üç Aslan figürü İngiltere'nin en çok tanınan (bilinen) sembollerinden biridir. Bu sembol Normandiya'nın geleneksel arması ile büyük bir benzerlik göstermektedir. İngiltere'nin kendisine ait ulusal bir marşı yoktur fakat ''God Save the Queen'' (Tanrı Kraliçeyi Korusun) marşı bütün Birleşik Krallık tarafından kullanılmaktadır. Bununla birlikte İngiltere tarafından kullanılan resmi olmayan marşlar şunlardır : Kudüs (Jerusalem), Zafer ve Umudun Ülkesi (Land of Hope and Glory) (2002 yılındaki İngiliz Milletler Topluluğu Oyunları sırasında İngiltere için kullanılmıştır.) ve Ülkem için Yemin Ediyorum (I Vow to Thee, My Country)'dur. İngiltere'nin Ulusal Günü ise 23 Nisan'daki Aziz George Günü'dür. Aziz George, aynı zamanda İngiltere'nin koruyucu azizidir.

İngiltere Resimleri