17 November 2018, Saturday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

Hijyen

İçindekiler
  1. Hijyen nedir?
  2. Hijyen kelimesinin kökeni
  3. Hijyen hakkında bilgi
  4. Tıbbi hijyen
  5. Evde hijyen
  6. Kişisel temizlik
  7. Mutfak hijyeni
  8. Kişisel bakım hijyeni
  9. Uyku hijyeni
  10. Hijyenin tarihçesi
  11. Hijyenin toplum ve kültürdeki yeri

Hijyen nedir?

Hijyen, sağlığın korunması için yapılan bir dizi uygulamadır. Dünya Sağlık Örgütü'ne (WHO) göre, "Hijyen, sağlığın korunmasına ve hastalıkların yayılmasının önlenmesine yardımcı olan şartları ve uygulamaları ifade eder."

Hijyen, popüler kültür ve anlatımda genellikle temizlik anlamına gelirken, özellikle modern tıpta güvenli ve sağlıklı ortam oluşturan tüm koşulları ve uygulamaları, yaşam tarzından kaynaklanan sorunları, binaları ve eşyaları kapsamak üzere çok daha fazla konuyu içermektedir. Hijyeni ihlal etmek tiksindirici, nezaketsiz veya tehditkar görünse de, bazı düzenli hijyenik uygulamalar toplum tarafından iyi alışkanlıklar olarak kabul edilebilir.

Hijyen kelimesinin kökeni

İlk olarak 1677 yılında İngilizce olarak karşımıza çıkan hijyen, Fransız hygiène, Yunanca hygiene (sanat eseri) veya hijyen tekniği anlamına gelirken latince "hugieinē technē" terimi de Fransız hijyen kelimesinden gelmiştir. Sırayla Yunanca "ὑυγιής (hugiēs)", "sağlık için faydalı, sağlıklı", antik Yunan dilinde de Hygeia (hijyen) sağlık, temizlik ve hijyenli anlamına gelmektedir.

Hijyen hakkında bilgi

Hijyen; temizlik, sağlık ve tıbba ilişkin bir kavramın yanı sıra, yaşamın birçok yönüyle ilgili kişisel ve mesleki bakım uygulamalarıyla da ilişkilidir. Hastalığın görülme sıklığını ve yayılmasını azaltmak için; tıp alanında, evde (ev içi) ve gündelik yaşam ortamlarında hijyen uygulamaları, koruyucu önlemler olarak kullanılmaktadır. Gıda, ilaç, kozmetik ve diğer ürünlerin üretiminde iyi bir hijyen, kalite güvencesinin önemli bir parçasıdır. Diğer bir deyişle, ürünün kullanımına uygun mikrobik özellikler ile uyumlu olması sağlanmalıdır. Temizlik (veya temizlemek) ve hijyen terimleri genellikle birbirinin yerine kullanılır, bu da karışıklığa neden olabilir. Genel olarak, hijyen çoğunlukla hastalık oluşturan organizmaların yayılmasını önleyen uygulamalar anlamına gelir. Temizleme işlemleri (örneğin, elle yıkama), bulaşıcı mikropların yanı sıra kir ve lekeleri temizlediğinden, genellikle hijyen uygulamak için gerekçe olurlar. Terimin diğer kullanımları, vücut hijyeni, kişisel hijyen, uyku hijyeni, zihinsel hijyen, diş hijyeni ve mesleki hijyen gibi halkın sağlığı ile bağlantılı olarak kullanılan ifadelerde de yer almaktadır. Hijyen aynı zamanda hijyenik olarak da adlandırılan, sağlığın geliştirilmesi ve korunması ile uğraşan bir bilim dalının adıdır. Hijyen uygulamaları çok çeşitlidir ve bir kültürde uygulanan hijyen çalışması kabul görürken aynı hijyen uygulaması başka bir kültürde kabul edilmiyor olabilir.

Tıbbi hijyen

Tıbbi hijyen, hastalığı ve hastalığın yayılmasını önleyen veya en aza indiren, tıbbın idaresi ve tıbbi bakım ile ilgili hijyen uygulamalarına ilişkindir.

Tıbbi hijyen uygulamaları şunları içerir:

  • Enfeksiyon yayılımını önlemek için, bulaştırıcı kişilerin veya malzemelerin izolasyonu veya karantinası.
  • Cerrahi işlemlerde kullanılan aletlerin sterilizasyonu.
  • Maskeler, önlükler, başlıklar, gözlükler ve eldivenler gibi koruyucu giysi ve bariyerlerin kullanımı.
  • Yaraların uygun şekilde bandajlanması ve pansumanının yapılması.
  • Tıbbi atıkların güvenli şekilde ortadan kaldırılması.
  • Geri dönüştürülebilir maddelerin dezenfeksiyonunun (örneğin, çamaşırlar, pedler, üniformalar) yapılması.
  • Özellikle bir ameliyathanede, el yıkama, kollara kadar fırça ile ovma ve hastalık bulaşabilecek genel sağlık bakım yerlerinde uygulanması.

Bu uygulamaların çoğu 19. yüzyılda geliştirildi ve 20. yüzyılın ortalarında uygulamaya konuldu. 20. yüzyılın sonlarındaki hastalık salgınlarına, özellikle AIDS'e ve Ebola'ya tepki olarak bazı işlemler (tıbbi atıkların imhası gibi) daha ayrıntılı hale getirildi.

Evde hijyen

Evde hijyen, hastalıkları ve hastalığın evde (aile içi) yayılmasını önleyen veya en aza indirgeyen hijyen uygulamalarını içermektedir. Ayrıca, toplu taşıma, iş yeri, halka açık yerler gibi günlük yaşam ortamları ile ilgili uygulamaları da kapsar.

Evde ve günlük yaşam ayarlarında hijyen, bulaşıcı hastalıkların yayılmasının önlenmesinde önemli rol oynamaktadır. El hijyeni, solunum hijyeni, gıda hijyeni, su hijyeni, çevresel alanların ve yüzeylerin hijyeni anlamında genel ev hijyeni, evcil hayvanların bakımı ve evde sağlık bakımı (enfeksiyon riski yüksek olanların bakımı) gibi çeşitli ev işleri için kullanılan prosedürleri içerir. 

Şu anda, hijyen bileşenleri ayrı konular olarak görülme eğilimindedir fakat, bunların hepsi aynı temel mikrobiyolojik ilkelere dayanmaktadır. Bulaşıcı hastalıkların yayılmasının önlenmesi, enfeksiyon iletim zincirinin kırılması anlamına gelir. Basit ilkedir; enfeksiyon zinciri hijyen ile kırılırsa veya koparsa enfeksiyon yayılmaz. Evde ve günlük yaşam standartlarında etkili hijyen kurallarına duyulan gereksinime yanıt olarak, Evde Hijyen konusunda Uluslararası Bilimsel Forum'un "hedefli hijyen" olarak bilinen HACCP (Tehlike Analizi Kritik Kontrol Noktası) temelli bir risk tabanlı yaklaşım geliştirdi. Hedeflenen hijyen, patojenin evdeki yayılım yollarının belirlenmesine ve enfeksiyon zincirini kırmak için uygun zamanlarda, kritik noktalarda, hijyen prosedürlerinin uygulanmasına dayanır.

Evde enfeksiyonun ana kaynağı (taşıyıcı veya enfekte olan) insanlar, gıdalar (özellikle çiğ gıdalar), su ve evcil hayvanlardır (ABD'da evlerin %50'den fazlasında bir veya daha fazla evcil hayvan var). Buna ek olarak, durgun su depolayan alanlar -lavabolar, tuvaletler, atık su boruları, temizlik aletleri, yüzey bezleri- mikrobik büyümeyi kolaylıkla destekler ve enfeksiyonların ikincil rezervuarları haline gelebilir. Yine de farklı türler çoğunlukla "riskli" gruplardır ve tehdit edenlerdir. Mikroplar (potansiyel olarak bulaşıcı bakteriler, virüsler vb.), bu kaynaklardan mukoza zarları, dışkı, kusma, pullu cilt gibi yollarla sürekli sızarlar. Böylece tüm bu koşullar bir araya geldiğinde, insanlar ya doğrudan ya da yiyecek veya su yoluyla enfekteye maruz kalırlar ve enfeksiyon geliştirebilir.

Mikropların evde yayılması için ana yollar; eller, el ve gıda ile temas eden yüzeyler, temizlik bezleri ve mutfak eşyalarıdır. Mikroplar aynı zamanda, havlu gibi giyim eşyaları ve ev tekstili ile de yayılır. Örneğin, tuvalet ve lavabo gibi yerler, kamu hizmeti olarak insan atıklarını güvence altına almak için icat edildi. Ancak, bazı zamanlarda toplumsal olarak kullanılan bu aletler, kritik seviyede kirlilik ortaya çıkartarak risk taşımaktadır. Örneğin, birinde hastalık veya ishal varsa bu risk ortaya çıkmaktadır. İnsan atıklarının güvenli şekilde bertaraf edilmesi temel bir gereksinimdir. Yetersiz sağlık hizmetleri, düşük gelirli toplumlarda ishale neden olan birincil nedendir. Solunum yolu virüsleri ve mantar sporları da hava yoluyla yayılır.

İyi bir ev hijyeni, enfeksiyon bulaşmasını önlemek, yani mikropları daha da yayılmadan ortadan kaldırmak için kritik noktalarda, uygun zamanlarda hijyen yöntemlerini yapmak demektir. Bazı patojenler için "bulaşıcı doz" çok küçük olabilir (bazı virüsler için 10-100 canlı birim veya daha da az olabilir). Enfeksiyon, yüzeylerden el veya yiyecek yoluyla ağza, burun mukozasına veya göze doğrudan aktarılmasından kaynaklanabilir. "Hijyenik temizleme" işlemleri, kritik yüzeylerden patojenleri yok etmek için yeterli olmalıdır.

Sabun veya deterjan kullanarak yapılan mekanik temizleme ile temizlik yapılır. Bu işlemde, mikropları yüzeyden çıkarmak için akan suyun altında durulamayı mutlaka yapmak gerekir. Böylece, hijyenin önlemi bir şekilde tesirli olabilmesi sağlanır.

Yerinde patojenleri etkisiz hale getiren bir işlem yaparak ya da ürün kullanarak hijyen sağlanabilir. Mikrop öldürme işlemi, bir "mikro-biyosidal" ürün yani dezenfektan, antibakteriyel ürün, susuz el dezenfektanı kullanılarak veya ısı uygulaması ile sağlanır.

Bazı durumlarda, mikropları öldürme işlemi ile mikropları uzaklaştırma işlemi birlikte kullanılır. Örneğin, havlu ve çarşaflar gibi giyim ve ev tekstillerinin yıkanması.

El hijyeni

El hijyeni; eli yıkama, tırnakları sabun ve su ile temizleme veya susuz el dezenfektanı kullanarak yapılan işlem olarak tanımlanır. El hijyeni, evde ve günlük hayatta bulaşıcı hastalıkların yayılmasının önlenmesinde merkezi bir konumdadır.

Elleri sabunla yıkamanın mümkün olmadığı durumlarda (örneğin, yıkama olanağına erişimi olmayan kamuya açık bir yerde), alkollü el jeli gibi susuz el dezenfektanı kullanılabilir. Ayrıca, "risk altındaki" gruplara bakarken riskleri en aza indirgemek için, el yıkamaya ek olarak da kullanılabilirler. Etkili olabilmesi için, alkollü el jellerinin %60'dan fazla v/v alkol içermemesi gerekir.

Dünya Sağlık Örgütü, sabunun ve temiz kumun bulunmadığı, sabundan yoksun okulların olduğu gibi acil ve çok zor durumlarda kül ile el yıkamasını önermektedir. Kül kullanımı, gelişmekte olan ülkelerin kırsal alanlarında yaygındır ve deneylerde en azından bakterileri uzaklaştırmak için sabun kadar etkili olduğu görülmüştür.

Solunum hijyeni

Öksürme ve hapşırma sırasında uygun solunum ve el hijyeninin düzeltilmesi, özellikle soğuk algınlığı ve grip mevsimi süresince mikropların yayılmasını azaltır.

  • Öksürürken ve hapşırırken kullanmak için, yanınızda kağıt mendil taşıyın.
  • Kağıt mendilleri kullandıktan sonra mümkün olan en kısa sürede imha edin.
  • Ellerinizi, yıkayarak veya alkollü el dezenfektanı kullanarak temizleyin.

Yiyecek hijyeni

Gıda hijyeni, gıda zehirlenmesini önleyen hijyen uygulamaları ile ilgilidir. DSÖ'ne göre gıda hijyeninin beş ana ilkesi şöyledir:

  1. İnsanlara ve hayvanlara zararlı olma ihtimali olan kimyasalların yiyeceklere bulaşmasını önleyin.
  2. Pişmiş gıdaların kontamine olmasını önlemek için, çiğ ve pişmiş gıdaları ayırın.
  3. Patojenleri öldürmek için, gıdaları uygun sürede ve uygun sıcaklıkta pişirin.
  4. Yiyecekleri uygun sıcaklıkta saklayın.
  5. Güvenli su ve ham maddeleri kullanın.

Mutfakta, banyoda ve tuvalette hijyen

Mutfakta, banyoda ve tuvalette (el, yiyecek ve içme suyu) yerlerin ve yüzeylerin (tuvalet oturağı ve sifon kolları, kapı ve musluk kolları, çalışma yüzeyleri, banyo ve lavabo yüzeyleri gibi) düzenli olarak temizlenmesi, mikropların yayılma riskini azaltır. Düzgün şekilde temizliğinin sağlanması koşuluyla, tuvaletlerin enfeksiyon riski yüksek değildir. Bazı sıçrama ve aerosol oluşumu özellikle aileden birinin ishal olmasıyla tuvalette sifon çekildiği sırada ortaya çıkabilir. Mikroplar, çamaşır yıkadıktan sonra ve banyo yapıldıktan sonra banyolarda kalan pis köpük tabakası ya da yüzey tabakasında hayatta kalabilirler.

Duş küvetlerinde bulunan durgun su, duş açıkken havaya karışan mikroplara bulaşabilir. Eğer bir süre duş kullanılmadıysa, kullanımdan önce birkaç dakika sıcak suya maruz bırakılarak açık bırakılmalıdır.

Mantar enfeksiyonlarının yayılmasının önlenmesinde kapsamlı temizlik önemlidir. Küfler, duvarda, yer karolarında ve duş perdelerinde yaşayabilir. Küf; enfeksiyon oluşumuna sebep olabilir, alerjik reaksiyonlara neden olabilir, yüzeyleri bozabilir/zarar verebilir ve hoş olmayan kokulara neden olabilir. Mantarların gelişmesinde birincil alanlar, halı ve yumuşak mobilyalar dahil olmak üzere cansız yüzeylerdir. Hava yoluyla bulaşan mantarlar genellikle nemli koşullar, zayıf ve az havalandırma veya kapalı hava sistemleri ile ilişkilendirilir.

Çamaşır hijyeni

Çamaşır hijyeni, hastalık yayılımını önlemek veya en aza indirmek için kullanılmalı, kirli giyecekler ve havlu gibi ev tekstili yoluyla hastalığın yayılmasının önüne geçilmeye çalışılmalıdır. Patojenlerle kontamine olması muhtemel olan maddeler, vücuda doğrudan temas ederler. Örneğin; iç çamaşırı, kişisel havlu, yüz havlusu, bebek bezleri gibi. Yemek hazırlama sırasında, tuvalet temizliği esnasında, dışkı veya kusma gibi malzemelerin temizlenmesi için kullanılan bezler veya diğer kumaş öğeleri, belirli bir risk taşır.

Mikrobiyolojik ve epidemiyolojik veriler, giyim ve ev tekstili gibi malzemelerin, ev ortamında ve günlük yaşam koşullarında enfeksiyon bulaşmasının yanı sıra kurumsal düzenlemelerde bir risk faktörü olduğuna işaret etmektedir. Ancak, kontamine giysileri ev ortamında enfeksiyonla doğrudan bağlantısını sağlayan niceliksel verilerin eksikliği, bu riskin kapsamını değerlendirmeyi zorlaştırmaktadır. Mikrobiyolojik veriler, giyim ve ev tekstilinden kaynaklanan risklerin, el teması ve gıda ile temas eden yüzeylerden ve temizlik bezlerinden biraz daha az olduğunu gösterse de, yine de bu risklerin etkin bir şekilde aklama uygulamaları yoluyla uygun şekilde yönetilmesi gerekmektedir. Evdeki bu rutin uygulama aynı zamanda el, gıda, solunum ve diğer hijyen uygulamalarını da içeren, hijyene yönelik koruyucu ve bariyer olucu yaklaşımın bir parçası olarak gerçekleştirilmelidir.

Kirlenmiş giysiler ve benzerleri, bulaşıcı hastalık risklerini belirli koşullar altında önemli ölçüde arttırabilir. Örneğin; hastanelerde, bakım evlerinde ve bir kişinin ishal, kusma veya cilt ya da yara enfeksiyonu bulunan ev ortamındaki sağlık durumlarında. Ayrıca, bir kişinin enfeksiyona karşı bağışıklığının azaldığı durumlarda bulaşıcı hastalık riski artar.

Çamaşır hijyeni dahil olmak üzere hijyen önlemleri, antibiyotiğe dirençli suşların yayılımını azaltmanın önemli bir parçasıdır. Aksi halde sağlıklı insanlar toplum olarak, MRSA'nın (antibiyotik direncine sahip bir bakteri olan metisiline dirençli Staphylococcus aureus) kalıcı olarak ciltte taşıyıcı hale gelebilir veya çoklu antibiyotik direnç faktörlerini taşıyabilen fekal taşıyıcı enterobakter kökenleri taşıyıcıları olabilir (örneğin, NDM-1 veya GSBL üreten suşlar). Riskler, örneğin hastaneye yatırılıncaya kadar, kendi dirençli organizmaları ile "kendini enfekte etmiş" bir cerrahi işlem yapılana kadar belirgin değildir. Burun yoluyla kalıcı olarak Staphylococcus aureus'un taşınmasıyla, sağlıklı toplum bireylerindeki cilt veya bağırsak taşıyıcısı olmaları, dünyaya "sessizce" yayılmaktadır. Hem hastanelerde hem de toplumdaki dirençli suşlardan gelen riskler artar. Özellikle, veriler giyim ve ev tekstili kumaşlarının Staphylococcus aureus yayılımı için risk faktörü olduğunu göstermektedir. Aureus (MRSA ve PVL üreten MRSA suşları dahil) ve çamaşır yıkama işlemlerinin etkinliği, bu suşların toplum yayılım oranını tanımlamada önemli bir faktör olabilir. ABD'deki tecrübeler, bu suşların ailenin içinde bulaştırılabileceğini, aynı zamanda cezaevleri, okullar ve spor takımları gibi topluluk ortamlarında da bulaşıcı olduğunu göstermektedir. Cilt cilde temas (aşınmamış ciltler dahil) ve havlu, çarşaf, spor malzemeleri gibi kirlenmiş nesnelerle dolaylı temas, bulaşma şeklini gösteriyor gibi görünmektedir.

Çamaşır yıkama sırasında sıcaklık, su ve deterjan hareketi ile birlikte kumaşlar üzerindeki mikrobik kontaminasyon seviyelerini düşürmek için birlikte çalışır. Yıkama çevrimi sırasında, kir ve mikroplar kumaşlardan ayrılır ve yıkama suyuna geçer. Bunlar daha sonra durulama ve sıkma devirleri sırasında yıkanır. Fiziksel uzaklaştırmanın yanı sıra, mikro organizmalar, sıcaklık arttıkça artan ısıl inaktivasyon ile öldürülür. Mikroorganizmaların, yüzey aktif maddeleri ve deterjanlarda kullanılan aktif oksijen esaslı ağartıcılar tarafından kimyasal olarak inaktivasyonu da yıkamada hijyen etkinliğini arttırmaktadır. Yıkama işleminde hipoklorür ağartıcı ilave edildiğinde mikropların inaktivasyonu sağlanır. Buna, kurutma ve ütüleme gibi bir takım faktörler de katkıda bulunabilir.

Çamaşır deterjanları; yüzey aktif maddeler, yapı oluşturucular, optik parlaklaştırıcılar gibi maddelerde dahil olmak üzere çeşitli bileşenler ihtiva eder. Temizleme etkisi öncelikli olarak, kir ve mikropların yıkama sıvısı içine salınmasını ve süspansiyonunu maksimum düzeye çıkarmak için tasarlanan yüzey aktif cisimlerinin ve diğer katkı maddelerinin etkisiyle, enzimleri ve/veya lekeleri parçalayan ve uzaklaştıran aktif oksijen esaslı bir ağartıcıyı içerir. Aktif oksijen ağartma maddesi, lekeleri parçalamak ve uzaklaştırmak için bir çok toz deterjana dahi dahil olmasına rağmen, bakteri, mantar ve virüslerin bazı kimyasal inaktivasyonunu da üretir. Genel bir kural olarak, tozlar ve tabletler, normal olarak aktive edilmiş oksijen ağartıcı içerir. Ancak, sıvıdırlar ve içeriğinde "renklendiriciler" için kullanılan tüm ürünler (sıvı veya toz) yoktur.

2013 yılında Ev Hijyeniyle İlgili Uluslararası Bilimsel Forum (IFH), değişik koşullar altında oda sıcaklığından 70° C'ye kadar değişen çeşitli sıcaklıklarda çamaşır yıkamanın, hijyen etkinliği hakkında yapılan 30 çalışmayı gözden geçirmiştir. Çalışmalarda standartlaştırma, kontrol eksikliği, yıkama çevrimi süresi, durulama sayısı gibi testler arasında test koşullarındaki değişkenlik önemli bir bulgudur. Elde edilen veride ortaya çıkan değişkenlik (yani, kumaşlarda kontaminasyonun azaltılması), halihazırda mevcut olan verilere dayanılarak, herhangi bir güvenle yıkamaya ilişkin kuralların öngörülmesini son derece zorlaştırmaktadır. Sonuç olarak, farklı kurumlar tarafından verilen kıyafetlerin, hijyenik yıkanmasına ilişkin tavsiyelerde önemli değişkenlik bulunmaktadır.

Öne sürülen son veriler, gerçekte, modern ev tipi çamaşır makinesinin makine kontrollerinde belirtilen sıcaklığa ulaşmadığını düşündürüyor.

Evde tıbbi hijyen

Tıbbi hijyen, hastalığı önleyen veya en aza indirgeyen hijyen uygulamaları ve hastalığa bulaşmış veya evde enfeksiyona yakalanma riski daha yüksek olan hastalara tıbbi bakımın uygulanmasına bağlı olarak hastalığın yayılımı ile ilgilidir. Dünyanın dört bir yanındaki hükumetler, insanların beklediği sağlık bakımı seviyesine fon sağlamak için, gittikçe daha fazla baskı altına girmektedir. Evde dahil olmak üzere toplumda artan hasta sayısına dikkat etmek buna tek cevaptır. Ancak, evdeki enfeksiyon kontrolünün yetersizliği ile ölümcül bir şekilde zayıf düşebilir. Artan bir şekilde, bu "risk altındaki" grupların tümü, evde hijyen konusunda iyi bir bilgiye ihtiyaç duyan ve hanenin üyesi gibi olan bakıcı tarafından bakılmaktadır. Enfeksiyona karşı bağışıklığı azalmış olan ve evde bakılan insanlar, nüfusun artan bir bölümünü oluşturmaktadır (şu an % 20'ye kadar). Buradaki en büyük oran ise enfeksiyona karşı bağışıklıklarını azaltan eş hastalıklı yaşlılar oluşturmaktadır. Aynı zamanda hastaneden taburcu edilen, immüno-baskılayıcı veya invaziv sistem ilaçları kullanan çok genç hastaları da bu konunun içine dahil olmaktadır. Hastaneden taburcu edilen veya evde tedavi edilen hastalar için "tıbbi hijyen" (yukarıya bakın) işlemlerinin uygulanması gerekebilir. Örneğin, kateter veya pansuman değişikliği gibi işlemler enfeksiyon riskini artırır.

Antiseptikler kesiklere uygulanabilir. Sepsise (bir mikrobun kanda ya da dokularda çoğalması sonucunda ortaya çıkan vücuttaki hasar hali ve hayati risk taşıyan bir enfeksiyon) neden olabilecek zararlı bakterilerin girmesini önlemek için, ciltteki yaralar ve sıyrıklara uygulanabilir. Özel tıbbi hijyen işlemleri dışındaki günlük hijyen uygulamaları, diğer aile bireylerine göre, enfeksiyon riski olan bireylerden farklı değildir. Aradaki fark, eğer hijyen uygulamaları doğru şekilde yapılmazsa, enfeksiyon riski çok daha yüksektir.

Ev hijyeninde dezenfektanlar ve antibakteriyeller

Kimyasal dezenfektanlar, mikropları (zararlı bakterileri, virüsleri ve mantarları) öldüren ürünlerdir. Ürün dezenfektan ise, ürünün etiketi üzerinde "dezenfektan" ve/veya "mikropları veya bakterileri öldürür" yazılmalıdır. Bazı ticari ürünler, örneğin ağartıcı maddeler, teknik olarak dezenfektan olmalarına rağmen, "mikropları öldürür" denir, ancak "dezenfektanlar" olarak etiketlenmezler. Tüm dezenfektanlar, her türlü mikrobu öldürmezler, fakat bakterileri öldürürler (bakterisid olarak adlandırılırlar). Bazıları mantarları (mantar öldürücü), bakteri sporlarını (sporisidal) ve/veya virüsleri (virüsidal) öldürürler.

Bir antibakteriyel ürün, bakterilere karşı belirsiz şekilde davranan bir üründür. Bazılarında "antibakteriyel" etiketli bakteri öldürücü maddeler bulunurken, bazıları sadece çoğalmasını önleyen aktif madde konsantrasyonu içerebilir. Bu nedenle, ürün etiketinde bakterileri "öldürdüğü" belirtilip belirtilmediğini kontrol etmek önemlidir. Etikette belirtilmediği sürece bir antibakteriyel, mutlaka anti-fungal veya anti-viral değildir.

Sanitizer terimi, hem temizleyen maddeleri hem de dezenfekte eden maddeleri tanımlamak için kullanılmıştır. Daha yakın zamanlarda bu terim, elleri dezenfekte eden alkol bazlı ürünler için (alkollü el temizleyicileri) kullanılmıştır. Bununla birlikte, alkollü el sanitizerleri, kirli ellerde etkili olduğu görülmüş ve kullanımı kabul görmüştür.

Biyosid terimi, canlı organizmaları öldüren, etkisizleştiren veya başka şekilde kontrol eden madde için kullanılan geniş anlamlı bir terimdir. Mikro organizmalarla savaşan antiseptikleri, dezenfektanları ve aynı zamanda böcek ilacını da içerir.

Gelişmekte olan ülkelerde evde hijyen

Gelişmekte olan ülkelerde su ve sanitasyona evrensel erişim, önlenebilir bulaşıcı hastalık yükünü azaltmada önemli bir adım olarak görülmektedir. Ancak, bunun en iyi şekilde, hijyen tanıtımını su kalitesinde ve kullanılabilirliğinde ve sağlık koşullarında iyileştirmelere entegre eden programlar vasıtasıyla elde ettiği açıktır. Bu yaklaşım, ikinci hedefi belirten Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi 6'ya entegre edilerek: "2030 yılına kadar herkes için yeterli ve adil hijyen şartlarına ve sanayileşmeye erişimin sağlanması, açık havada dışkılamaya son verilmesi, kadınlar ile kız çocuklarının ve savunmasız durumdaki kişilerin ihtiyaçlarına özel dikkat gösterilmesi" gerektiğini belirtti. Birbirleriyle yakın bağlantıları olması nedeniyle; su, sanitasyon ve hijyen terimleri, birlikte kısaltılarak kalkınma işbirliğinde WASH terimi altında finanse edilmektedir.

İshalli hastalıklar nedeniyle, çoğu 5 yaşından küçük çocuk olmak üzere her yıl yaklaşık 2 milyon kişi ölmektedir. Bundan en çok etkilenen kişiler ise aşırı derecede yoksulluk koşullarında yaşayan gelişmekte olan ülkelerdeki nüfus ile normalde kentsel alanlarda yaşayan veya kırsal kesimlerde yaşayan kişilerdir. Yeterli miktarda güvenli suya erişim sağlanması, atıkların sağlıklı şekilde atılması için tesisleşmenin sağlanması ve sağlıklı hijyen davranışlarının eğitim yolu ile ortaya çıkması, bu risk faktörlerinin neden olduğu hastalığın yükünü azaltmak için büyük önem taşımaktadır.

Yapılan araştırmalara göre, sabunla yapılan el yıkamasının, ishali hemen hemen yüzde elli oranında azaltılabileceği ve solunum yolu enfeksiyonlarının neredeyse yüzde yirmi beş oranında azaltıldığını göstermektedir. Sabunla ellerin yıkanması, cilt hastalıkları, trahom gibi göz enfeksiyonları ve özellikle de ascariasis ve trichuriasis gibi bağırsak solucanlarının insidansını azaltır.

Atıkların güvenli şekilde elden çıkarılması, yüzeylerin hijyeni ve evcil hayvanların bakımı gibi diğer hijyen uygulamaları, düşük gelirli topluluklarda enfeksiyon iletim zincirini kırmak için önemlidir.

Tuvaletlerin ve el yıkama tesislerinin temizlenmesi ve kokuların önlenmesi, onları sosyal olarak kabul edilebilir yapmak için önemlidir. Toplumsal kabul (çoğu kişinin, diğer insanlarla uyum sağlamak için kendileri gibi görünüp davranması gerçeğidir), açık havada dışkılamanın hala gelişmekte olan bazı ülkelerin kırsal alanlarında olası bir alternatif olarak görüldüğü durumlarda, insanların tuvaleti kullanmalarını ve ellerini yıkamalarını teşvik etmenin önemli bir parçasıdır.

Evde su arıtma ve güvenli depolama

Evde su arıtma ve güvenli depolama, içme suyunun tüketimi için güvenli olmasını sağlar. Bu müdahaleler, ev halkı için kendi kendine su temini yaklaşımının bir parçasıdır. İçme suyunun kalitesi yalnızca gelişmekte olan ülkelerde değil, gelişmiş ülkelerde de önemli bir sorundur. Avrupa'da bile, 120 milyon insanın güvenli içme suyuna erişimi olmadığı tahmin edilmektedir. Kullanımda olan suyun kalitesine yapılan müdahaleler, su kalitesinin düşük olduğu bölgelerdeki ishalli hastalıkları azaltabilir veya su kaynağında bir arıza meydana geldiğinde acil durumlarda olabilir. Su, evde saklama esnasında (örneğin, kirlenmiş ellerle temas edilmesi veya kirli saklama kapları kullanılması) kirlenebileceğinden, evde suyun güvenli depolanması da önemlidir.

İçme suyunun arıtılması için yöntemler şunlardır:

  • Klor veya iyot kullanarak kimyasal dezenfeksiyon.
  • Kaynatma.
  • Seramik filtreler kullanılarak filtreleme.
  • Güneş Dezenfeksiyonu: Özellikle kimyasal dezenfektanlar olmadığında, güneş dezenfeksiyonu etkili bir yöntemdir.
  • UV ışınlaması: Topluluk veya ev UV sistemlerinde toplu veya akışkan olabilir. Lambalar, su kanalının üzerine asılabilir veya su akışına daldırılabilir.
  • Kombine flokülasyon (çökeltme)/dezenfeksiyon sistemleri: Tortuyu suda pıhtılaştırıp yoğunlaştırarak ve ardından kloru serbest bırakarak etki eden toz poşetleri olarak bulunur.
  • Çoklu engel yöntemleri: Bazı sistemler, etkinliği en iyi duruma getirmek için yukarıdaki tedavilerin iki veya daha fazlasını birlikte veya ardışık olarak kullanır.

Kişisel temizlik

Kişisel hijyen, kişinin vücudunun sağlık ve refahı için temizlik yoluyla bakım yapmak için yaptığı uygulamaları içerir. Kişisel hijyen uygulamaları; kişisel hastalıkların azaltılması, kişisel hastalıkların iyileşmesi, ideal sağlık, iyi olma hissi, sosyal kabul, hastalığın başkalarına yayılmasının önlenmesi gibi motivasyonlar içindir. Uygun kişisel hijyen, kültürel açıdan spesifik olabilir ve zamanla değişebilir. Genellikle uygun hijyen olarak düşünülen diğer uygulamalar; düzenli olarak banyo yapmak, düzenli olarak ve özellikle de yiyeceklerle uğraşmadan önce elleri yıkamak, saçları yıkamak, saçları kısa tutmak, saçlarını temizlemek, temiz giysiler giymek, diş fırçalamak, tırnakları kesmek gibi uygulamalardır. Bazı uygulamalar, cinsiyete özgüdür. Örneğin, adet döngüsü sırasında kadınlar tarafından yapılır. İnsanlar kişisel hijyen ihtiyaçlarına kullanmak için rutin geliştirme eğilimi gösterirler. Diğer kişisel hijyenik uygulamalar; öksürürken ağzın kapatılmasını, kirli mendillerin uygun şekilde atılmasını, tuvaletlerin temiz olduğundan emin olunmasını ve gıdaların hazırlandığı alanların temiz olduğundan emin olunmasını kapsar. Bazı kültürlerde, bakterilerin temas yoluyla bulaşmasını azaltmak için öpmek veya el sıkmak gibi bir uygulama yapılmamaktadır.

Kişisel bakım, hijyenik olmasına gerek olmayan, iyi bir kişisel ve kamusal görünüşün sağlanmasıyla ilgili olduğu için kişisel hijyen alanını genişletmektedir. Örneğin, diğer uygulamaların yanı sıra, deodorantların veya parfümün, tıraş işlemlerinin veya saç taramasının yapılmasını da gerektirebilir.

Aşırı vücut hijyeni

Aşırı vücut hijyeni, obsesif kompulsif bozukluğun bir örneğidir.

Aşırı vücut hijyeni ve alerjileri

Hijyen hipotezi ilk olarak 1989 yılında Strachan tarafından formüle edilmiş ve ailenin büyüklüğü ile atopik alerjik bozuklukların gelişimi arasında ters bir ilişki olduğu görülmüştür. Bir ailedeki çocuk sayısı arttıkça, bu alerjileri geliştirme olasılığı da o kadar düşük olduğu görülmüştür. Bundan hareketle, çocukluğun ilk çağında "enfeksiyonlara" yetersiz maruz kalmak, büyük kardeşlerle temasa geçtiğinde atopik rahatsızlıkların son otuz kırk yıl boyunca daha hızla yükselmesine neden olabileceği hipotezini ortaya koydu. Strachan ayrıca, bu maruz kalmanın artık neden gerçekleşmediğinin nedenini, sadece küçük ailelere yönelik doğru eğilim nedeniyle değil, aynı zamanda "geliştirilmiş ev konforu ve daha yüksek kişisel temizlik standartları"da olduğunu ileri sürdü. 

Erken çocukluk döneminde bazı mikrobik maruziyetlerin bir şekilde alerjilere karşı koruma sağlayabileceğine dair önemli kanıtlar olmasına rağmen, insanlara zararlı mikroplara (enfeksiyon) maruz kalmaya ihtiyaç duyulduğuna veya klinik bir enfeksiyona maruz kalmanın gerekli olduğuna dair bir kanıt bulunmamaktadır. El yıkama, gıda hijyeni gibi hijyen önlemlerinin atopik hastalığa duyarlılığın artmasıyla bağlantılı olduğuna dair kanıtlar yoktur. Bu durumda, enfeksiyonu önleme ve alerjileri en aza indirmeyi hedefleyen amaçlar arasında bir çelişki yoktur. Uzmanlar arasındaki ortak görüş, immün düzenleyici mekanizmaların geliştirilmesi için önemli olan bazı mikrobik türlere veya helmintler gibi diğer türlere maruz kalmanın azalmasına yol açan yaşam tarzı gibi daha köklü değişiklikler konusunda uzlaşmaktadır.

Hijyen hipotezinin medyada yer alması, kirin "sağlıklı" olmadığı ve hijyenin herhangi bir şekilde "doğal olmadığı" konusunda güçlü bir "ortak zihniyet" kurulduğunu reddetti. Bu durum, sağlık profesyonelleri arasında, halk sağlığının temelini oluşturan günlük yaşam hijyen davranışlarının zayıfladığına dair endişelere neden olmuştur. Evde ve gündelik yaşam ortamlarında etkin hijyen ihtiyacına yanıt olarak, Evde Hijyen Uluslararası Bilimsel Forum'da, hijyen önlemlerinin yerlere ve enfeksiyon bulaşması açısından en kritik noktalara odaklanmasını sağlamayı amaçlayan "riske dayalı" veya evde hijyen hedefli bir yaklaşım geliştirdi. Hedeflenen hijyen ilk olarak hijyen uygulamasına etkili bir yaklaşım olarak geliştirilmiş olsa da, dengeli bir bağışıklık sistemi oluşturmak için önemli olan ölçüde çevremizin mikrobik florasına "normal" maruz kalma düzeylerini sürdürmeyi de amaçlamaktadır.

İç kulak kanallarının aşırı hijyeni

Kulak kanallarını aşırı vücut hijyenine maruz bırakmak, enfeksiyona veya tahrişe neden olabilir. Kulak kanalları, vücudun diğer bölümlerine göre daha az vücut hijyeni bakımı gerektirir. Çünkü, kulak kanalları hassastır ve vücut sistemi bu bölgelere yeterince önem verir. Çoğu zaman kulak kanalları kendiliğinden temizlenir; yani kulak kanalını, kulak zarından kulak dışına doğru açan cildin, yavaş ve düzenli geçişi vardır. Eski kulak tıkacı, kulak kanalının daha derin bölgelerinden, genellikle kuruyarak, pul halinde ve kulak kanalının başlangıcına kadar taşınarak düşer. Kulak tıkaçlarının giderilmesiyle kulak kanallarını temizleme girişimlerinin, birikintinin ve yabancı maddenin kulağa itilmesini sağlayarak, kulak kanalı temizliğini azaltabilir. Kulak tıkacı, doğal hareketi ile kulaktan çıkabilir. Aşırı sabun, krem ve merhemler de cildin doğal süreçlerinden bazılarını olumsuz şekilde etkiler. Örneğin, sabunlar ve merhemler, kolekalsiferol olarak doğal koruyucu yağlar ve yağda çözünür içerikleri cildi inceltebilir ve dış maddeler, doğal hormon dengesini bozmak için emilebilir.

Mutfak hijyeni

Mutfak hijyeni, gıda kontaminasyonunu (kirliliğini) önlemek, gıda zehirlenmesini engel olmak ve hastalık oluştuğunda diğer gıdalara, insanlara veya hayvanlara bulaşmasını en aza indirmek için gıda yönetimine ve gıdayı pişirme ile ilgili uygulamalara ilişkindir. Mutfak hijyeni uygulamaları, yiyecekleri tutmak, depolamak, hazırlamak, servis etmek ve yemek için güvenli yolları belirtmektedir.

Mutfak uygulamaları şunları içerir:

Yemek hazırlama alanlarının ve ekipmanlarının temizlenmesi ve dezenfeksiyonu (örneğin, çiğ et ve sebzelerin hazırlanması için belirlenmiş kesme tahtaları kullanılarak). Temizlik, dezenfeksiyon için klorlu ağartıcı, etanol, morötesi ışın vb. kullanımını içerebilir.

  • Trichina  solucanları, salmonella ve diğer patojenler tarafından kontamine olmuş etlerden dikkatli bir şekilde kaçınılması; veya şüphelenilen etlerin iyice pişirilmesi gerekir.
  • Suşi ve sashimi gibi çiğ gıdaları hazırlarken çok dikkatli olunmalıdır.
  • Kurumlarda bulaşıkların temizliği, sabun ve temiz su kullanarak yapılmalıdır.
  • Herhangi bir gıdaya dokunmadan önce ellerin iyice yıkanması gerekir.
  • Yemek hazırlarken, pişmemiş yiyeceklere dokunduktan sonra ellerin yıkanması gerekir.
  • Farklı gıdalar hazırlamak için, aynı mutfak eşyalarını kullanmamak gerekir.
  • Yemek yerken, çatal bıçağı başkalarıyla paylaşmamak gerekir.
  • Yemek yerken veya yemek sonrasında parmaklar veya eller yalanmamalıdır.
  • Yemek yerken kullanılmış servis gereçleri tekrar kullanılmamalıdır.
  • Gıdaların haşereler tarafından kontaminasyonunu önleyecek şekilde uygun depolanması gerekir.
  • Gıdaların soğutulması ve soğutmanın mümkün olduğu veya olmadığı ortamlarda ise sıkıntı oluşturabilecek gıdalardan uzak durulması gerekir.
  • Gıdaların ne zaman üretildiğini gösterecek şekilde veya gıda üreticilerinin tercih ettikleri şekliyle "son kullanma tarihini" belirtmek için etiketlemek gerekir.
  • Yenilmemiş gıdaların ve ambalajların uygun şekilde imha edilmesi gerekir.

Kişisel bakım hijyeni

Kişisel bakım hijyeni, kişisel bakım hizmetlerinin insanlara uygulanmasında kullanılan araçların bakımı ve kullanımı ile ilgili uygulamaları kapsar.

Kişisel hijyen uygulamaları şunlardır:

Kuaförler, estetisyenler ve başka türlü faaliyet verenler de dahil olmak üzere, hizmet verenler tarafından kullanılan araçların sterilizasyonu sağlanmalıdır.

Vücutta delme işlemleri için ve dövme işaretlenmesi için kullanılan aletlerin otoklavda sterilizasyonu sağlanmalıdır.

Ellerin temizlemesi gerekir.

Uyku hijyeni

Uyku hijyeni, daha kaliteli uykuyu teşvik etmek için önerilen davranışsal ve çevresel uygulamadır. Bu öneri, 1970'li yılların sonlarında hafif-orta düzeyde uykusuzluğa sahip kişilere yardımcı olmak için bir yöntem olarak geliştirildi. Ancak, 2014 yılı itibarıyla, bireysel tavsiyelerin geçerliliği için kanıt sınırlı ve yetersizdir. Hekimler, uykusuzluk ve depresyon gibi diğer durumlarla kendini gösteren kişilerin uyku hijyenini değerlendirir ve değerlendirmeye dayanarak öneriler sunar. Uyku hijyen önerileri; düzenli bir uyku programı oluşturulması, kısa uykuların (şekerlemelerin) dikkatli kullanılması, yatmadan önce fiziksel olarak veya zihinsel olarak egzersiz yapılmaması, endişenin sınırlandırılması, uykudan önceki saatlerde ışığa maruz kalmanın sınırlandırılması, uyku gelmemesi durumunda yataktan çıkılması, her şey için yatağın kullanılmaması, yatmadan önce birkaç saat içinde nikotin, kafein ve diğer uyarıcıların alkolden kaçınılması, huzurlu, rahat ve karanlık bir uyku ortamına sahip olunmasıdır.

Hijyenin tarihçesi

Ayrıntılı hijyen kodlarının en eski yazılı verileri, Manusmriti ve Vishnu Purana gibi çeşitli Hindu metinlerinde bulunmuştur. Yıkanmak, Hinduizmdeki beş Nitya karmasından (günlük görevlerden) biridir ve bazı yazılara göre günaha yol açmaz.

Düzenli banyo, Roma medeniyetinin kalite işaretiydi. Özenli banyolar, kentsel olarak inşa edilenler, altyapılarıyla kişisel temizliği korumayı talep eden halka hizmet etmektir. Kompleksler, genellikle yüzme havuzu benzeri büyük banyolardan, daha küçük soğuk ve sıcak havuzlardan, saunalardan ve spa benzeri tesislerden oluşuyordu. Buralarda, bireylerin tüyleri alınıyor, yağlanıyor ve masaj yapılabiliyordu. Su akışı sürekli bir su kanalı ile sağlanıyordu. Kentsel merkezlerin dışında yer alan daha küçük yerlerde banyo yapmak için, daha az özenle hazırlanmış banyo imkanları veya sadece temiz su bünyeleri kullanıyordu. Roma'nın şehirlerinde ayrıca kamu ve özel tuvaletlerin boşaltıldığı Roma's Cloaca Maxima gibi büyük kanalizasyonlar vardı. Romalılarda sifon kullanımı yoktu, fakat bazı tuvaletlerinin altında sürekli bir su akışı vardı.

19. yüzyılın sonlarına kadar, Batı şehirlerindeki yalnızca seçkinler tipik olarak vücut işlevlerini yerine getirmek için kapalı mekanlara sahiplerdi. En yoksul çoğunluk, arka bahçelerde ve avlulardaki lağım çukuru üzerinde inşa edilen ortak tesisleri kullandı. Bu durum, Dr. John Snow'un koleranın suyun dışkı kontaminasyonu ile bulaştığını keşfettikten sonra değişti. Bu bulgularının geniş kitlelerde kabul görmesi on yıllar alsa da, hükumetler ve sıhhi reformcular nihayetinde insan atıklarını kontamine sudan korumak için kanalizasyon kullanmanın sağlığa olan faydaları konusunda ikna oldular. Bu, hem sifonlu tuvaletin hem de banyoların mümkün olduğunca kapalı ve özel olmasının ahlâki zorunluluğunun yaygın bir şekilde benimsenmesini teşvik etti.

Ortaçağ Avrupa'sında hijyen

Hristiyanlık her zaman hijyene önem vermiştir. İlk Hristiyan din adamları tarafından, Roma havuzlarının karışık banyo tarzının ve kadınların erkekler önünde çıplak yıkanmasının putperest alışkanlığı olarak kaldırılmasına rağmen, bu durum, kilisenin takipçilerini banyo yapmak için halk banyolarına çağırmaya zorlamadı. Bu durum Alexandria Kilisesi Peder Clement'e göre hijyene ve sağlığa katkıda bulunmuştur. Kilise ayrıca, manastırların ve hac mevkisinin yakınında her iki cinsiyete göre ayrı olarak toplu yüzme tesisleri inşa etmiştir. Ayrıca Papa, kilisenin bazilikaları ve manastırları içerisindeki hamamları, Orta Çağ'ın başlarından beri yapılmış ve kullanılmıştır. Papa Büyük Gregory, takipçilerine bedensel bir ihtiyaç olarak banyo yapmayı ısrarla tavsiye etmiştir.

Popüler inancın aksine ve Boniface I gibi ilk Hristiyan liderleri banyo yapmayı kafirlik olarak nitelese de, Roma İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla birlikte Avrupa'da banyo ve sağlık hizmetleri önemini kaybetmedi. Sabun imalatı, önce "Karanlık Çağ" sırasında kurulmuş bir ticaret haline geldi. Romalılar, kokulu yağları (çoğunlukla Mısır'dan), diğer alternatifler arasında kullandılar.

Kuzey Avrupalılar banyo yapmaya alışkın değildi: Dokuzuncu yüzyılda St Gall'ın Frank keşişlerinden Notker Stammerer, kişisel hijyeninin kötü sonuçlarını İtalyan modasına atfeden onaylanmamış bir fıkrayı andırıyordu.

İtalyanlar, sürekli olarak doğaya direnmeye çalıştıkları için, alışkanlıklarını takip eden belirlenmiş bir papaz vardı. Eskiden bu papaz, banyo yapardı, başını her seferinde aynı tıraş ederdi, cildini yağlardı, tırnaklarını temizlerdi, saçlarını torna tezgâhında çeviriyormuş gibi kısa keserdi, keten bir iç çamaşırı ve kar-beyaz gömlek giyerdi.

Laik Orta Çağ metinleri, yemeklerin öncesinde ve sonrasında ellerin yıkanmasına sürekli olarak işaret ediyor. Ancak, 13. yüzyıl romantizminin kahramanı Sone de Nansay, Norveçlilerin yemek yedikten sonra ellerini yıkamadıklarını fark ederek hayal kırıklığına uğradı. 11. ve 12. yüzyıllarda banyo, Batı Avrupa üst sınıfı için gerekliydi: Başvurdukları veya inzivaya çekildikleri Cluniac manastırlarına, daima hamamlar temin edildi ve hatta keşişler bile, yenilemek için yılda iki kez düzenlenen Hristiyan festivalinde tam dalma banyolarına ihtiyaç duydu. Banyo havlularının altından kendilerini açığa çıkarmayacaklarını ısrarla beyan ettiler. 14. yüzyılda Toskana'da, yeni evli çiftin banyosu aynı zamanda bir evlilik sözleşmesiydi. Bu çiftlerin büyük bir küvetteki figürü, San Gimignano belediye binasında fresklere işlemiş olarak resmedildi.

Banyo, Rönesans'tan çok önce Kuzey Avrupa'da modadan çıkmıştı. Bu durum zaman zaman, Alman şehirlerinin halka açık hamamları, İtalyan ziyaretçilere merak uyandırdı. Banyonun yerini, ter banyosunun (sauna) ve parfümün yoğun kullanılmasıyla değiştirmekteydiler. Çünkü, Avrupa'da suyun cilt yoluyla vücuda hastalık götürebileceği düşünülüyordu. Banyo, üst sınıf için tasarlanan romantizm yazarları tarafından oynanan bir erotik atmosferi teşvik etti. Melusine masalında, banyo, hedef noktası için çok önemli bir unsurdu. Ancak, vücut cazibesini ortaya çıkardığı için banyo ve bakım, ahlâkçılar tarafından şüphe ile değerlendirildi. Banyo, günahın başlangıcı olduğu görülüyordu. Burchard of Worms'un pişmanlık bölümünde, kadınların ve erkeklerin banyo yaptıklarında ortaya çıkan günahlarını anlatan bir kataloğu bulunmaktadır. Ortaçağ kilise yetkilileri, halkın banyo yaparak ahlaksızlığa ve hastalığa açık bir ortam yarattığına inanmaktadır. 13. yüzyılın sonlarında Paris'in 26 hamamı, sivil makamlar tarafından sıkı bir şekilde denetlendi. Daha sonraki bir tarihte Roma Katolik Kilisesi yetkilileri, frengi salgınlarının Avrupa'ya yayılmasından alıkoymak için başarısız bir çabayla halkın banyo yapmasını bile yasakladılar.

Modern sağlık önlemleri , 19. ve 20. yüzyıla kadar yaygın olarak kabul edilmedi. Orta Çağ tarihçisi Lynn Thorndike'e göre, Orta Çağ Avrupa'sındaki insanlar muhtemelen 19. yüzyıldaki insanlardan daha fazla yıkandı. Louis Pasteur'un deneyleri, bir süre sonra hastalığın mikrop teorisini ispatladı. Joseph Lister ve diğerleri, sağlık önlemlerini alırken hijyeni de uygulamaya koydular. Hijyenik uygulamalar, modern zamanlarda olduğu gibi sağlık ile eş anlamlı olarak kabul edildi. 

Hijyenin toplum ve kültürdeki yeri

İslam hijyenik hukuk felsefesi

İslam, 7. yüzyıldan beri hijyen üzerine güçlü vurgu yapmıştır. Wuzu ve Ghusl vasıtasıyla günlük dua (Arapça: Salat) için ritüel olarak temiz olmaya ihtiyaç duymanın dışında, Müslümanların yaşamlarını düzenleyen çok sayıda hijyene ilişkin kurallar vardır. Diğer meseleler, İslam diyet yasalarını içermektedir. Genel olarak, Kur'an-ı Kerim, Müslümanlara yüksek düzeyde fiziksel hijyen standartlarını yerine getirmelerini ve mümkün olduğunca dine uygun olarak temiz olmalarını tavsiye etmektedir. Buna da "Temizlik İmandandır" diyerek dinin özünün hijyen ve temizlikten geçtiği söylenmiştir. Aynı zamanda İslamda her gün mutlaka yapılması bizzat Allah'ın emri olarak kabul edilen ve Hz. Peygamber Muhammed Mustafa (sav)'nın da uyguladığı namaz öncesi abdest de temizlik için önemli bir veridir.