17 July 2018, Tuesday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

Çocuk Hakları Sözleşmesi

İçindekiler
  1. Çocuk Hakları Sözleşmesi nedir?
  2. Çocuk Hakları Sözleşmesi maddeleri
  3. Çocuk Hakları Sözleşmesini imzalayan ülkeler
  4. İlave protokoller

Çocuk Hakları Sözleşmesi nedir?

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi (genellikle ÇHS veya BMÇHS olarak kısaltılır), çocukların sivil, siyasi, ekonomik, sosyal, sağlık ve kültürel haklarını ortaya koyan bir insan hakları antlaşmasıdır. Sözleşme bir çocuğu, ulusal yasalar uyarınca reşitlik yaşına erişmedikçe on sekiz yaşın altındaki herhangi bir insan olarak tanımlar.

Bu sözleşmeyi imzalayan uluslar, Sözleşmeye uluslararası hukuk ile bağlıdırlar. Uyum, BM Çocuk Hakları Komitesi tarafından izlenmekte olup, bu Komite, dünyanın çeşitli ülkelerinden üyelerden oluşmaktadır. Komite, ÇHS Başkanlığı'ndan da bir rapor alan Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun Üçüncü Komitesine yılda bir kez bir rapor gönderir ve Kurul, Çocuk Haklarına Dair Bir Önergeyi kabul eder.

Sözleşmeyi imzalayan ülkelerin hükümetlerinin, Sözleşmenin ülkelerinde uygulanmasındaki ilerlemenin ve çocuk haklarının ülkelerindeki durumunun incelenmesi için Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi'ne düzenli olarak rapor vermesi gerekir. Hükümetlerin raporları ve komitenin yazılı görüş ve endişeleri komitenin web sitesinde mevcuttur.

BM Genel Kurulu, Sözleşmeyi kabul etti ve 20 Kasım 1989'da (Çocuk Hakları Bildirgesi'nin 30. yıldönümü) imzaya açtı. 2 Eylül 1990'da, gerekli sayıdaki ulus tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girdi. Şu anda Birleşik Devletler haricinde, Birleşmiş Milletlerin her üyesi de dahil olmak üzere toplam 196 ülke bu sözleşmenin tarafıdır.

25 Mayıs 2000'de iki adet isteğe bağlı protokol kabul edildi. Birinci İsteğe Bağlı Protokol, çocukların askeri çatışmalara katılmasını kısıtlamaktadır ve İkinci İsteğe Bağlı Protokol, çocuk satışı, çocuk fahişeliği ve çocuk pornografisini yasaklamaktadır. Her iki protokol de 160'dan fazla devlet tarafından onaylanmıştır.

Şikayetlerin iletilmesi ile ilgili üçüncü bir isteğe bağlı protokol Aralık 2011'de kabul edildi ve 28 Şubat 2012'de imzaya açıldı. 14 Nisan 2014'de de yürürlüğe girdi.

Çocuk Hakları Sözleşmesi maddeleri

Sözleşme, çocuğa özgü ihtiyaç ve haklar ile ilgilidir. Bu, bu sözleşmeyi imzalayan ulusların sözleşmeye uluslararası hukukla bağlı olmasını gerektirir. Onaylayan devletler, çocuğun yüksek yararı için hareket etmelidir. Sözleşme, yürürlüğe konulduğu tüm ülkelerde, her çocuğun yaşam hakkını, kendi adına ve kimliğine sahip olma hakkını, ebeveynleri tarafından bir aile içinde veya kültürel gruplaşma içinde büyütülmesini ve ayrılmış olsalar bile her iki ebeveynle de bir ilişkiye sahip olma hakkını da içeren ve her çocuğun temel hakkı olan velayet ve vasilik ile ilgili yasal düzenlemelere uyulmasını gerektirir. 

Sözleşme, devletlerin ebeveynlerin ebeveyn sorumluluklarını yerine getirmesine izin vermesini zorunlu kılar. Sözleşme ayrıca, çocukların görüşlerini ifade etme ve bu görüşleri uygun gördükleri zaman duyurma ve bunlara göre haraket etme, istismar veya sömürüye karşı korunma ve gizliliklerinin korunması hakkına sahip olduğunu kabul eder ve hayatlarının aşırı müdahaleye tabi tutulmamasını gerektirir. 

Sözleşme ayrıca, imzacı devletlerin, çocuğun bakımıyla ilgili herhangi bir hukuki ihtilafta ayrı bir hukuki temsil sağlamasını zorunlu kılar ve bu gibi durumlarda çocuğun bakış açısının dinlenilmesini ister.

Sözleşme, çocuklar için ölüm cezasını yasaklamaktadır. Genel Hüküm 8 (2006) 'da Çocuk Hakları Komisyonu, bütün devlet organlarının tüm bedensel cezayı ve diğer zalimane veya onur kırıcı ceza türlerini yasaklamaya ve ortadan kaldırmaya yönelik bir yükümlülüğünün bulunduğunu belirtti. Sözleşmenin 19. Maddesi devlet organlarının çocuğu her türlü fiziksel veya zihinsel şiddetten korumak için gerekli tüm yasal, idari, sosyal ve eğitsel önlemleri alması gerektiğini belirtmektedir, ancak bedensel cezaya değinmemektedir. Komitenin bu bölümü, bedensel cezaya yönelik bir yasağı kapsayacak şekilde yorumlaması, Avustralya, Kanada ve Birleşik Krallık da dahil olmak üzere ÇHS'nin çeşitli taraf devletleri tarafından reddedilmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni yorumlarken ÇHS'ye atıfta bulunmuştur.

Çocuk Haklarında küresel standartlar

Bir dizi hükümetin (başta Çin, Endonezya, Malezya ve İran olmak üzere) evrensel insan hakları fikrine ciddi itirazlarda bulunmasıyla, Viyana'daki İnsan Hakları Konferansı'nda (1993) küresel insan hakları standartlarına karşı meydan okundu. Çocukların çalışma kapasitesinin kötüye kullanımını önlemek veya aşmak için tasarlanan standartların ve stratejilerin oluşturulmasında "evrensel" ve "göreceli" yaklaşımlar arasında çözülmemiş gerginlikler bulunmaktadır.

Çocuk yaşta evlilik ve kölelik

Bazı akademisyenler, köleliği ve köleliğe benzer uygulamaları birçok çocuk evliliği ile ilişkilendirir. Çocuk evliliği, kölelik olarak doğrudan Çocuk Hakları Sözleşmesi tarafından ele alınmaz.

Çocuk Hakları Sözleşmesini imzalayan ülkeler

Şu anda 196 ülke antlaşmaya taraftır (bazıları kayıtlı ön koşullar ile veya yorumlamalar ile). Buna Birleşmiş Milletler'in her üyesi (Birleşik Devletler hariç), artı Cook Adaları, Niue, Filistin Devleti ve Papalık dahildir. Birleşik Devletler Sözleşmeyi onaylamadı. Güney Sudan sözleşmeyi imzalamamıştır, ancak onay Ocak 2015'te tamamlanmıştır. Somali'nin yerel onayı Ocak 2015'te tamamlanmış ve belge Ekim 2015'te Birleşmiş Milletler'e tevdi edilmiştir.

Çekoslovakya ve Yugoslavya'nın halefi olan devletler (Bosna Hersek, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Makedonya, Karadağ, Sırbistan, Slovenya ve Slovakya) antlaşmaya geçişlerini beyan ettiler ve şu anda Sözleşmeyi uygulamaktadırlar.

Sözleşme, Akrotiri ve Dhekelia, Cebelitarık, Guernsey ve Tokelau bölgelerinde geçerli değildir.

Kanada

Kanada, 28 Mayıs 1990'da Sözleşmeyi imzalamış ve 1991'de onaylamıştır. Kanada'daki gençlik ceza kanunları, 1 Nisan 2003'te yürürlüğe giren Gençlik Ceza Adaleti Yasası ile sonuçlanan önemli değişikliklere uğramıştır. Yasa, özellikle Kanada'nın Sözleşme altındaki farklı taahhütlerine atıfta bulunmaktadır. Sözleşme, tarafları Baker ve Canada (Vatandaşlık ve Göçmenlik Bakanı) olan davadaki idari yasa kararında etkili olmuştur.

Hindistan

Hindistan, 11 Aralık 1992 tarihinde BMÇHS'yi onaylamış ve çocuk emeği ile ilgili konulardaki çekinceler dışında tüm maddeleri ilkelere uygun olarak kabul etmiştir. Hindistan'da 18 yaşın altındaki çocukların çalışmamasını gerektiren kanunlar vardır. Ancak çocuk emeğiyle ilgili kesin bir yasak yoktur ve genellikle "tehlikeli" olarak addedilenler hariç pek çok endüstride uygulamaya izin verilmektedir. Ekim 2006'daki bir yasa, otellerdeki, lokantalardaki çocuk işçiliğini ve çocukların ev hizmetçileri olarak çalıştırılmalarını yasaklamış olsa da, evde ücretli yardımcı olarak çalıştırılan çocuklara yüksek talep devam etmektedir. Ülkedeki çocuk emekçilerin sayısı ile ilgili güncel tahminler, hükümetin göze çarpmayan bir rakam olan 14 yaşın altında 4 milyon çocuk işçi olduğuna dair tahmini ile çocuk haklarını savunan aktivistlerin 60 milyon civarında olduğunu söyledikleri tahminleri arasında değişmektedir. Ekonominin patlama yaşaması ve çekirdek ailenin genişlemesi ile çocuk işçilere olan talep de arttığından, sorunu çözmek için çok az şey yapılmaktadır. Hindistan'da pek çok insan hâlâ besleyici olmayan gıdalardan muzdariptir. Bir çok ebeveyn çocuklarını nehir kenarına, trenlere vb. bırakmaktadır. Odisha girişimini finanse eden Unicef ​​himayesindeki Hindistan Hükümeti, çocuk bakımında bir değişim ve gelişim aracının ana hatlarını belirlemektedir. ChildLine (kötü muameleye uğrayan çocukların telefonla arayarak yardım isteyebilecekleri bir İngiliz organizasyonu), Plan India (Hindistan Projesi) ve savethechildren (çocukları kurtarın) gibi gibi birçok proje de Hindistan'da çocuk işçiliğinin ortadan kalkması için çaba harcamaktadır. Hindistan'daki çocuk haklarıyla ilgili çalışan birkaç kurum; Plan Hindistan, CRY ((Child Rights and You) Çocuk Hakları ve Siz), Save the Children (Çocukları Kurtarın), Bal Vikas Dhara-Yeni Delhi, Bachpan Bachao Andolan, CHORD-Haydarabad'dır.

İran

İran, 1991 yılından bu yana sözleşmeye (çocuk köleliği olduğu iddiaları hariç) bağlı kalmıştır ve 1994 yılında Sözleşmeyi Parlamentoda onaylamıştır. Sözleşmeyi onayladıktan sonra, İran şu ön koşulu yapmıştır: "Sözleşmenin metni herhangi bir zamanda veya her durumda ulusal yasalar ve İslam standartları ile uyuşmuyorsa ya da uyuşmaz hale gelirse, İslam Cumhuriyeti Hükûmeti ona uymayacaktır." İran ayrıca çocukların silahlı çatışmaya dahil edilmesi, çocuk satışı ve cinsel istismara karşı çocukların özel korunmasıyla ilgili isteğe bağlı protokolleri imzalamıştır.

İran, Sözleşmeye taraf olmasına rağmen, uluslararası insan hakları örgütleri ve yabancı hükümetler, İranlı çocuk suçluların infazını, antlaşmayı ihlal ettiği için düzenli olarak kınarlar. Fakat, 10 Şubat 2012'de İran parlamentosu tartışmalı çocuk infazı yasasını değiştirdi. Yeni yasada, 18 yaş (güneş yılı) her iki cinsiyete göre yetişkinlik sınırı olarak görülecekti ve bu yaşın altındaki suçlular ayrı bir kanun uyarınca cezalandırılacaklardı. Eski İslam hukukuna göre, 9 yaşındaki kızlar ve 15 yaşındaki erkek çocuklar (bir güneş yılından 11 gün daha kısa olan ay yılına göre) işledikleri suçlardan tamamen sorumluydular.

İslami kaynaklara göre cezai sorumluluk kriteri olgunluk yaşına erişmektir ve bu, IRI'nin Şii Okulu'na göre, kızlar için 9 ay yılı (8 yıl 9 ay) ve erkekler için 15 ay yılı (14 yıl 7 ay) dır.

İrlanda

İrlanda, 30 Eylül 1990'da Çocuk Hakları Sözleşmesini imzalamış ve 28 Eylül 1992'de ön koşulsuz olarak onaylamıştır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komisyonu tarafından Cenevre'de yapılan 1998 teftişinde dile getirilen eleştirilere yanıt olarak İrlanda, Çocuklar için Ombudsman Ofisi'ni kurdu ve ulusal bir çocuk stratejisi hazırladı. 2006 yılında komitenin, İrlanda Anayasası'nın ifade tarzının Devletin istismar vakalarına çok istisnai durumlar dışında müdahale etmesine izin vermediği yönündeki endişeleri üzerine İrlanda hükümeti, çocuk haklarına dair daha açık bir taahhütte bulunmak için anayasayı değiştirmeyi taahhüt etmiştir.

İsrail

İsrail, Sözleşmeyi 1991 yılında onayladı. 2010 yılında UNICEF, İsrail'i, çocuk haklarına hitap eden çeşitli yasaları uygulaması için hükümetin atadığı bir çocuk hakları komisyonu oluşturması ya da ulusal bir çocuk hakları stratejisi ya da programı hazırlaması konusundaki başarısızlığı nedeniyle eleştirdi. Rapor İsrail'i, Sözleşmeyi Batı Şeria'da uygulamadığı için ve İsrail yasaları Sözleşmeye uygun olarak çocuğu 18 yaşından küçük olarak tanımladığı halde, işgal altındaki topraklarda 16 yaşın altındaki Filistinlileri çocuk olarak tanımladığı için eleştiriyor. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü tarafından yayınlanan bir rapora göre, İsrail'in çocuklara yaptığı yatırımının uluslararası ortalamanın altında olduğu ve fiili yatırımın 1995 ile 2006 yılları arasında düşmüş olduğu tespit edildi. 2012'de, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi, İsrail'i Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere yönelik bombardıman saldırısı nedeniyle eleştirdi ve bunu; "Evlerin imha edilmesi, okullara, caddelere ve diğer kamu tesislerine verilen zararlar ciddi bir şekilde çocukları etkilemiştir" şeklinde ifade etti. Bunları ''Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin, çocukların silahlı çatışmaya karışmasına dair İsteğe Bağlı Protokol'ün ve uluslararası insan hukukunun ağır ihlalleri'' olarak değerlendirdi. Ayrıca, Gazze'den yapılan ve İsrailli çocuklarda travmaya sebep olan Filistin roket saldırılarını da eleştirdi ve tüm tarafları çocukları korumaya çağırdı.

Yeni Zelanda

Yeni Zelanda, ülkedeki mevcut yasalar tarafından yeterince korunulduğu tartışılan ekonomik istismara ilişkin yasama eylemlerine olan ihtiyacı ve çocuk suçluların yetişkin suçlulardan ayrılmasına ilişkin hükümlerle ilgili yetkilerinin niteliğine göre, kişiler arasında ayrım yapma hakkına ilişkin bir ön koşul ile 6 Nisan 1993 tarihinde Sözleşmeyi onayladı.

Yeni Zelanda Temyiz Mahkemesi, 1994 yılında Göçmenlik Bakanı'nın ve bakanlığının sözleşmeyi görmezden gelme özgürlüğüne sahip olduğu önermesini, bunun ülkenin sözleşmeye bağlılığının "en azından kısmen göz boyama olması" anlamına geleceğini öne sürerek reddetti.

2003 Çocuk Komiseri Yasası, Çocuk Komiseri Ofisini güçlendirerek ona daha güçlü soruşturma yetkileri vermiştir.

Mayıs 2007'de Yeni Zelanda, düzeltme amacıyla "makul güç" savunmasını kaldıran 2007 Suç (değiştirilmiş Bölüm 59) Değişiklik Yasası'nı kabul etti. Parlamento üçüncü ve son oylamada 8'e karşı 113 yasama lehine oy kullandı.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan, "ulusal hukuk olan İslam Hukuku hükümleri ile çatışan tüm maddeleri ayrı tutma" ön koşulu ile 1996 yılında Sözleşmeyi onayladı. Suudi Arabistan'ın Ocak 2005'te Sözleşmeye göre çocukları tedavi etme konusunu değerlendiren Çocuk Hakları Komitesi, hükümeti, çocukların temel haklarının ciddi bir şekilde ihlali olarak nitelendirdiği ölüm cezasını uygulaması nedeniyle şiddetle kınadı. Komite, çocukları yetişkin olarak kabul etmek için hâkimlerin elinde kalan takdir yetkileri üzerine "son derece tedirgin etti" dedi. 2004 yılı raporunda Suudi Arabistan hükümeti,18 yaşından küçük kişilere asla ölüm cezası vermediğini belirtti. Daha sonra hükümet temsilciler kurulu, bir hakimin, suçlu kişinin suçu işlediği zamandaki ya da infaz zamanındaki gerçek yaşına bakmaksızın, reşit olduğuna karar verdiği zamanlarda ölüm cezası hükmü verebileceğini kabul etti.

Birleşik Krallık

Birleşik Krallık, Sözleşmeyi 16 Aralık 1991'de çeşitli bildirgeler ve ön koşullarla onayladı ve ilk raporunu Ocak 1995'te Çocuk Hakları Komitesi'ne sundu. Komite tarafından ortaya atılan endişeler arasında çocuk yoksulluğu ve eşitsizliği, çocuklara yönelik şiddetin kapsamı, genç suçlular için gözaltı uygulaması, cezai sorumluluk yaşının düşüklüğü ve çocukların ve gençlerin görüşlerini ifade etme fırsatlarının eksikliği bulunmaktaydı. Komitenin 2002 yılı  raporunda, çocukların gözaltında tutulması, sığınmacılara eşit olmayan muamele yapılması ve yoksulluğun çocuk haklarına olumsuz etkisi gibi benzer endişeler dile getirildi. Eylül 2008'de, Birleşik Krallık hükümeti ön koşullarını geri çekmeye ve bu bağlamda Sözleşmeyi kabul etmeye karar verdi.

2002 raporunda, Komitenin, "çocuğun haysiyetinin ciddi bir şekilde ihlal edilmesi" olarak tanımladığı, ebeveynlerin çocuklara ilişkin "makul cezalandırma (dayak)" savunmalarına yönelik eleştirileri, İngiltere Hükümeti tarafından reddedilmiştir. Çocuk, Gençlik ve Aile Bakanı, daha az sayıda anne-babanın dayağı bir disiplin aracı olarak kullanmasına karşın, çoğunluğun bir yasağı desteklemeyeceğini ifade ettiğini belirtti. 

Çocuk Hakları Komitesi, Parlamentonun İnsan Hakları Ortak Komitesi'ne kanıt olarak Aile Eğitimi Vakfı tarafından Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin radikal yorumlarını gündem peşinde olduğu için benimsediği iddiası ile eleştirildi. Ortak Komite'nin raporunda, Hükümetin, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komisyonunun çocukların bedensel cezalandırılmasına ve makul cezalandırma savunmasının Sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri ile uyuşmamasına ilişkin tavsiyelerini uygulaması gerektiği belirtildi. Birleşik Krallık Hükümeti, fiziksel cezanın kullanılması, ebeveynlerin bireysel olarak karar vermesi gereken bir konudur şeklinde yanıt verdi.

 İngiltere'de çocuk köleliğini ölçmek zor olsa da, çocuk köleler İngiltere'ye ithal edilmekte ve burada satılmaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri

Amerika Birleşik Devletleri hükümeti Sözleşmenin hazırlanmasında aktif bir rol oynamış ve 16 Şubat 1995'te imzalamış ancak onaylamamıştır. Sözleşmeye Amerikan muhalefetinin öncelikli olarak siyasi ve dini muhafazakarlardan geldiği iddia edildi. Örneğin, Miras Vakfı, "Ahlaki otoritenin dini cemaatler, aileler ve diğer özel birlikler tarafından icra edildiği sivil toplumun Amerikan düzeninin temelini oluşturduğunu" belirtmektedir. Ev Okulları Yasal Savunma Derneği de, ÇHS'nin evde öğretimi tehdit ettiğini savunmaktadır.

Birleşik Devletler, AİHS'nin 37. maddesine aykırı olarak, çocuk suçluların idamına ve ömür boyu hapis cezasına izin vermişti. 2005'te bir Yüksek Mahkeme kararı, çocuk ceza infazlarının anayasaya aykırı olduğunu "zalim ve olağan dışı ceza" şeklinde ilan etti. 2012'de AİHM, şartlı tahliye imkânı olmaksızın yaşamla ilgili kati mahkeme kararlarının çocuk suçlular için anayasaya aykırı olduğuna karar vermiştir.

Kapalı evlat edinme uygulamasına ilişkin devlet yasalarının, Sözleşmenin çocukların doğumdan itibaren kimlik edinme hakkına sahip olduğunu ifade etmesinin ışığında, gözden geçirilmesi gerekebilir.

Senatör Barack Obama, 2008 yılındaki Başkanlık kampanyası sırasında Sözleşmenin onaylanma başarısızlığını utanç verici olarak nitelendirdi ve konunun gözden geçirileceğine söz verdi; ancak bunu yapmadı. Hiçbir Birleşik Devletler Başkanı, ABD'nin Sözleşmeyi 1995'te imzalamasından bu yana onu, gerekli olan onay ve tavsiyeleri için ABD Senatosu'na sunmadı.

Birleşik Devletler, Sözleşmeye ilişkin isteğe bağlı protokollerden ikisi olan Silahlı Çatışmaya Çocukların Katılımına İlişkin İsteğe Bağlı Protokolü ve Çocukların Satılması, Çocuk Fahişeliği ve Çocuk Pornografisine ilişkin İsteğe Bağlı Protokol'ü onayladı.

Azerbeycan

Azerbaycan, 21 Temmuz 1992 tarihinde Çocuk Hakları Sözleşmesini onayladı. Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin onaylanmasına ilişkin olarak Azerbaycan'da Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından çocuk refah sisteminin geliştirilmesine odaklanan çok sayıda kanun, kararname ve karar onaylandı. Bu bağlamda, "Çocuk İşçiliğinin En Kötü Biçimlerinin Ortadan Kaldırılması" Konulu 182 No'lu Sözleşme ve Uluslararası Çalışma Örgütü'nün 190 No'lu Tavsiye Kararı ve çocuk evlat edinmeye ilişkin Uluslararası Lahey Sözleşmesi Tavsiye Kararı 2004'te Milli Meclis tarafından onaylanmıştır.

Azerbaycan'da Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 37, 39 ve 40. maddeleri ile Pekin Kuralları, Riyad Yönergeleri ve Birleşmiş Milletlerin Özgürlüğünden Yoksun Kalan Çocukları Koruma Kuralları gibi diğer ilgili standartlara uyulması ile çocuk adaletinin uygulanması konusunda endişeler bulunmaktadır. Bu nedenle uluslararası örgütler, Azerbaycan'a çocuk adalet alanındaki durumunu iyileştirmesinde yardım ettiler. Çocuk suçlular düzenli olarak Cumhurbaşkanlığı aflarına eklenmektedir.

Azerbaycan, çocuk koruma alanında birçok uluslararası örgütle, özellikle UNICEF ile işbirliği yaptı. UNICEF 1993 yılında Azerbaycan'da faaliyete geçti. 2005 yılında Azerbaycan ve UNICEF 5 yıllık bir ülke programı imzaladı. 2005-2009 yılı ülke programı, çocukların korunması, çocuk sağlığı ve beslenmesi, çocukların eğitimi ve gençlik sağlığı, gençlerin gelişimi ve katılımı alanlarında uygulanmıştır. Buna ek olarak, UNICEF Azerbaycan'a çocuk adalet sistemini geliştirmesi, alternatif bakım sistemi kurması ve gençleri HIV/AIDS konusunda bilinçlendirmesi için destek vermektedir.

İlave protokoller

BM Genel Kurulu tarafından iki isteğe bağlı protokol kabul edildi. Birincisi olan Silahlı Çatışmaya Çocukların Katılımına İlişkin Seçmeli Protokol, tarafların 18 yaşın altındaki çocukları zorunlu olarak silahlı kuvvetlere almamasını ve hükümetlerin, silahlı kuvvetlerinin 18 yaşın altındaki mensuplarının düşmanlıklar içinde yer almamaları için mümkün olan her şeyi yapmalarını gerektirir. Bu protokol 12 Temmuz 2002'de yürürlüğe girdi. 25 Ekim 2017 itibariyle 166 devlet protokole katıldı ve 14 devlet daha imzaladı ancak onaylamadı.

İkincisi olan Çocukların Satılması, Çocuk Fahişeliği ve Çocuk Pornografisi Hakkındaki İsteğe Bağlı Protokol, tarafların çocukların satılmasını, fahişeliği ve çocuk pornografisini yasaklamasını gerektirir. 18 Ocak 2002'de yürürlüğe girmiştir. 25 Ekim 2017 itibariyle protokole 173 devlet katılmıştır ve 9 devlet daha imzalamış ancak onaylamamıştır.

Üçüncüsü olan çocukların veya temsilcilerinin çocuk hakları ihlalleriyle ilgili bireysel şikayetlerini kayda geçirmelerine imkan verecek olan, Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin Seçmeli Protokolü Aralık 2011'de kabul edildi ve 28 Ocak 2011 tarihinde imzaya açıldı. Protokol şu anda 51 imza ve 45 onaya sahip bulunmaktadır ve onuncu onaylamanın ardından 14 Nisan 2014'de üç ay önceden yürürlüğe girmiştir.