19 July 2018, Thursday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

Bisiklet Kiralama

İçindekiler
  1. Bisiklet kiralama nasıl yapılır?
  2. Bisiklet kiralama ve paylaşım modelleri
  3. Bisiklet paylaşım sistemi tarihçesi
  4. Bisiklet paylaşımının etkileri

Bisiklet kiralama nasıl yapılır?

Bisiklet kiralama ve paylaşım sistemi, bisikletin çok kısa sürede bireylerin ortak kullanımına açıldığı bir servistir. Bisiklet paylaşım programları, kişilerin "A" noktasından ödünç aldığı bir bisikleti "B" noktasına geri getirmesine izin veren sistemdir. Bisiklet paylaşımlı bir çok sistem, ilk 30-45 dakika kullanım süresini ücretsiz ya da çok ucuz olacak şekilde abonelikler sunmuş ve bu sistem sayesinde bisiklet ile ulaşım teşvik edici bir nitelik kazanmıştır. Böylece her bir bisiklet günde birkaç kullanıcıya hizmet vermiş olur. Bisiklet paylaşımlı şehirlerin çoğunda, birkaç saat veya gündüz vakitlerinde rahatlıkla bisiklet kiralama ile bisiklet paylaşım hizmetleri verilebilmektedir. Birçok bisiklet paylaşım sistemi artık akıllı telefonlarda bulunan haritalama uygulamaları ile yakınlardaki istasyonları, mevcutta olan ve kullanıma müsait bisikletlerin olduğu bisiklet havuzlarını gösterir.

Bisiklet paylaşımı 1965 yılında Avrupa'da başlamış, bilgi teknolojisinin ilerlemesi ve uygulanması sayesinde 2000'li yılların ortalarında uygulanabilir bir format ortaya çıkmıştır. Haziran 2014 yılından itibaren, beş kıtada 50 ülkede, yaklaşık 37.500 istasyonda, yaklaşık 806.200 bisikletle çalışan 712 şehirde ortak bisiklet paylaşım sistemleri mevcuttur. Mayıs 2011 yılının verilerine göre, Çin'deki Wuhan'da yaklaşık 90.000 ve Hangzhou'da 60.000 adetlik bisikletleri ile 'Halk Bisikleti' paylaşım sistemleri dünyanın en büyük bisiklet paylaşım programlarıdır. Vélib' Paris bisiklet istasyonları, Çin'deki sistemlerin dışında dünyanın en büyüğüdür. En çok sistemleri olan ülkeler, 132 sistem ile İspanya, 104 sistem ile İtalya ve 79 sistem ile Çin'dir. Temmuz 2013 yılı itibarıyla, Fransa pazarına girmiş olan sistemlerden Paris Velib'de 97 vatandaş başına bir bisiklet ve Lyon Vélo'v'da 121 vatandaş başına bir bisiklet düşmektedir.

Bisiklet paylaşım sistemleri iki genel kategoriye ayrılabilir: Devlet kurumları tarafından veya bazen kamu-özel ortaklığında organize edilen, çoğunlukla yerel gruplar ile kar amacı gütmeyen kuruluşlar tarafından "Topluluk Bisiklet Programları" ile "Akıllı Bisiklet Programları" adlarıyla uygulanmaktadır. Bu sistemlerin esas amacı, motorlu toplu taşıma araçlarına veya özel araçlara alternatif olarak kentsel alanda kısa mesafeli geziler yapmak ile ücretsiz veya uygun fiyata erişim sağlayarak trafik sıkışıklığını, gürültüyü ve hava kirliliğini azaltmaktır. Bisiklet paylaşım sistemleri, "son kilometre" problemini çözmenin ve kullanıcıları toplu taşıma ağlarına bağlamanın bir yolu olarak da gösterildi.

Bisiklet paylaşımı kullanan insanların, bu sistemi kullanma nedenleri önemli derecede çeşitlilik göstermektedir. Aksi takdirde kendi bisikletlerini kullanacak olanların birçoğu hırsızlık veya vandalizm, park etme veya depolama ve bakım gereksinimleri konusunda endişeli olacaklardır. Bununla birlikte, adeta toplu taşıma hizmetini andıran sistem benzeri olan bisikletlerin kiralanabileceği ya da iade edilebileceği yerlerin sayısıyla ilgili sınırlamalardan dolayı, kapıdan kapıya denilen özel bir bisikletten daha kullanışlı olmadığı yönünde eleştiriler yapılmıştır. Devlet tarafından işletilen bisiklet paylaşım programları, ticari firmalar tarafından sübvanse edilmedikçe, istasyonlarda alınan reklam gelirleri ile bisikletlerin kiralanma bedelleri maliyetler yüzünden pahalı olabilmektedir.

Bisiklet kiralama ve paylaşım modelleri

Bisiklet paylaşım sistemlerinin kullanıcıları genellikle sahip olmadıkları araçları kullandıkları için ödeme yaptıklarından bu sistemler geleneksel kâr amaçlı bisiklet kiralama işletmelerinden farklıdır. İlk bisiklet paylaşımı projeleri, yerel halk örgütleri tarafından dezavantajlı insanlara hayır için tasarlanmış yardım projeleri ya da kirlilik yapmayan ulaşım biçimi olduğundan dolayı başlatılmıştır. Son yıllarda, hırsızlıktan ve vandalizmden kaynaklanan kayıpları azaltmak için birçok bisiklet paylaşım sistemi, kullanıcının para vererek kullanması, özel bir güvenlik sistemi yapılması veya ücretli abone olma gibi önlemler almak zorunda kalmışlardır. Birçok büyük kentteki bisiklet paylaşım programlarında çok sayıda bisiklet istasyonda bulunmaktadır. Toplu taşıma sistemlerinde olduğu gibi bu bisikletler turistlere, ziyaretçilere ve yerel sakinlere adeta ikram gibidir. Danimarka'daki Aarhus gibi bazı bisiklet paylaşım sistemleri memnuniyeti artırmak için tamamen ücretsiz olarak çalışmaktadır.

Bugüne kadar, kamu ve yerel belediye gibi kurumlarca yönetilen bisiklet paylaşım programları, üye aboneliklerinden veya kullanım ücretlerinden elde edilen gelir ile kendi kendine fon oluşturup faaliyetlerini devam ettirememişlerdir. Sonuç olarak, çoğu kamuya ait bisiklet paylaşım sistemi, kamu idaresi ve / veya hayırsever kaynaklardan takviye fon kullanmaktadır. Bisiklet paylaşım programları, devlet kurumları, kar amacı gütmeyen özel kuruluşlar veya kamu-özel ortaklıkları aracılığıyla yönetilmekte ve işletilmektedir.

Pek çok bisiklet paylaşım sistemi, aşağıdaki sistemlerin bir veya daha fazlasını kullanarak, yıllarca çeşitli kuruluşlar tarafından geliştirilmiştir:

Denetimsiz bisiklet paylaşımı

Bu tür bir programda bisikletler, şehrin belirli bir yerine ya da herkes tarafından kullanılması için erişimi kolay olan alanlara bırakılır. Bazı özel durumlarda bisiklet paylaşım sistemi, üniversite kampüs sınırları içinde kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Kullanıcıların hedeflerine rahatça ulaşması için bisikletler ortak bir alanda ve kilitleri açık olarak bekletilmektedir. Bu gibi durumların da sıkıntıları olabilmektedir. Kullanım için alınan bir bisikletin alındığı istasyona geri getirilmesi gerekmediğinden, belirli yerde olmayan bisikletler istediğin an bulunması zor olmaktadır. Bisikletler kilitlenmemiş ve kullanacak kişi tarafından herhangi bir zamanda alınabildiğinden, orijinal binici dönüş yolculuğu için bisikletini bıraktığı yerde bulamayabilir ve mecburen alternatif ulaşım aracı ile geri dönmek zorunda kalabilir. Kilitsiz bisiklet paylaşım programları, kullanıcı kimliği olmadığından ve güvenlik mevduatı gereken tedbiri alamadığından, hırsızlık ve vandalizmden kaynaklı büyük kayıplara sebep olabilmektedir.

Depozitolu bisiklet kiralama

Terminalde kilitli bir bisiklete ödenen az bir ücret karşılığı kullanmak için alınmasından sonra sadece bisikleti bir başkasına devrederek ödenen ücreti geri alabilir. Depozito (genellikle bir veya daha fazla madeni para), bisikletin maliyetinin küçük bir kısmını karşıladığından dolayı hırsızlığı engellemek için çok etkili olmamıştır. Farklı bisiklet paylaşım programlarından biri de kullanıcının geçerli bir kredi kartı kullanması ile olur ve bisikletler ile birlikte zorunlu güvenlik kilidi için önemli güvenlik tedbirleri alınarak uygulanır.

Üyelik ile bisiklet kiralama ve paylaşımı

Sistemin bu versiyonunda, bisikletler, şehir genelinde gönüllü olarak çalışan merkezler veya self servis terminallerinde bekletilir. Programa kayıtlı olan kişiler, genellikle üç saat veya daha kısa bir sürede kullanım kontrolü (check out) yapılması için herhangi bir merkezde üyelik kartı, akıllı kart, cep telefonu veya başka yöntemlerle kendilerini tanımlarlar. Birçok sistemde ilk yarım saat genellikle ücretsizdir. Bisiklet başka bir merkeze teslim edilip alım kontrolü yapılana kadar kullanıcı, herhangi bir hasar ya da kayıptan sorumludur.

Üyelik tabanlı sistemlerin çoğu kamu-özel ortaklığıyla işletilmektedir. Fransız şehirlerinden Lyon ve Paris'in yanı sıra Londra, Barselona, Stockholm ve Oslo da dahil olmak üzere birçok Avrupa kenti, özel reklam ajanslarıyla (JCDecaux reklam ajansı, Brüksel, Lyon, Paris, Sevilla ve Dublin'de; Clear Channel reklam ajansı da Stockholm, Oslo, Barselona, Antwerp, Perpignan ve Zaragoza'da) binlerce bisiklet kullanımını ücretsiz olarak veya küçük bir ücret karşılığında işletmektedir. Buna karşılık ajanslara, bisikletlerin kendilerinde ve şehrin diğer seçkin bölgelerinde reklam yapmalarına izin verilir. Bazı diğer programlar ise reklam anlaşmasına bağlı değildir (örneğin Smoove) ve toplu taşıma sisteminin bir parçası olarak finanse edilmektedir. Bu programlar, kullanıcılara bir kredi veya bankamatik kartı (bu seçenek büyük ve geçici bir depozito gerektirmektedir) temin ederek abonelik satın almalarını ister ve böylece bisikletin veya parçalarının çalınmasından kaynaklanan hırsızlık kayıplarını azaltmaya çalışırlar. Bisiklet, abonelik süresince geri getirilmediğinde veya önemli bir hasarla iade edildiğinde, bisiklet paylaşım işletmeni kurum kullanıcının kayıtlı kredi kartı hesabından hasar bedelinin miktarı olan parayı tahsil eder.

Sistemi bilen bir üye, bisikletin teslim merkezine (kiosk) geri getirilmesine gerek olmayan bir sistem geliştirildi. Kioska getirilmeyen bisikletin yerini bir sonraki kullanıcı GPS ile bulabilmektedir.

Böylece e-bisiklet paylaşımı popüler hale gelmeye başladı. Elektrik ile şarj edilmeye ihtiyacı olan e-motosikletler genellikle istasyona park edildiklerinde şarja takılırlar. E-bisikletler diğer bisikletlere göre aküsünden dolayı daha çok yer kaplar ve geniştir ama zor coğrafyaya (engelli, tepeli ve yokuş) sahip şehirlerde ulaşımı ve erişilebilirliği daha kolay hale getirir.

2009 yılında Chiyu Chen, (ultra) kondansatör üzerinde pedal gücünün bir bölümünü depolayan Hybrid2 sisteminin kullanımını önerdi. Araçların kullandığı şebeke sistemlerine benzer şekilde, bisiklet enerji takviyesini elektrik şebekesinden beslenerek temin eder. Ohio State Üniversitesi, 2015 yılında bisiklet paylaşım programları için piyasaya sürdüğü elektrik destekli bisikletlerin uyum planlarını açıkladı.

Uzun süreli bisiklet kiralama

Bazen bisiklet kütüphanesi sistemleri olarak da bilinen bisikletler, iade edilebilir bir depozito veya küçük bir ücret karşılığında ücretsiz olarak ödünç alınabilir. Bisikleti birkaç ay kullanmak isteyen bir kişiye depozito ile teslim edilir ve kullanırken kilitlenmesi teşvik edilir veya zorunluluk olarak kilitlemesi istenir. Bu sistemin bir dezavantajı da genellikle diğer bisiklet paylaşım sistemleri ile yaşanan günde 10 ila 15 kullanımlık miktar ile karşılaştırıldığında, aylık kiralama sistemi günde ortalama üç kullanım gibi daha düşük bir kullanım frekansına denk gelmektedir.

Uzun süreli kullanımın avantajları, binici bisiklete aşina olur ve her zaman yakınında, her an yolculuğa hazır bir halde olduğundan kolaylık sağlar. Bisiklet, kütüphane kitabı gibi istenildiğinde sistem tarafından kontrol edilebilir, check-out esnasında yapılan sözleşme iptal edilebilir ve bisiklet her an geri iadesi istenebilir. Bir kişinin kontrolüne verilen Kütüphane Bisikleti, motorlu araç yerine bazı geziler için kullanılabilir ve böylece araba kullanımı azaltılabilir. Uzun süreli kiralama sistemi, sistem yöneticisine genellikle daha az onarım ve tamirat maliyeti getirir ve kiralayanların bisikletlerini kiralamaya devam etmeleri teşvik edilir. Bugüne kadar uygulanan uzun vadeli sistemlerin çoğunda ikinci el bisikletlerin hayır bağışlarıyla, bisiklet filosunu korumak ve yönetmek için ücretsiz olarak ve gönüllü emek kullanarak finanse edilmektedir. Bu gibi finansal yaklaşımlar sonucunda kamu finansmanı ihtiyacını azaltılıp hatta ortadan kaldırırken, böyle bir planın uygulanması için de program genişletilmesine yönelik bir sınırlama getirmektedir. Kaliforniya'daki Arcata Bisiklet Kütüphanesi, bu sistemi kullanarak 4000'den fazla bisiklet ödünç vermiştir.

Toplu taşıma sektörüyle ortaklık

Yukarıdaki sistem türlerini birleştiren, ulusal düzeydeki özgün bir kiralama sistemininde bir yolcu demir yolu işletmeni veya altyapı yöneticisi, toplu taşımayla yakından bağlantılı bir sistem oluşturmak için ulusal bir bisiklet organizasyonuna ortak oldu. Bu programlar sayesinde turistlere trende seyahat etmelerinin yanında geniş zamanlı duraklama yaptıkları yerlerde 24 veya 48 saate kadar kiralık süreler sağlayan sistem ortaya koydular. Bazı Alman kentlerinde ulusal demir yolu şirketi, Call a Bike isimli bir bisiklet kiralama hizmeti sunmaktadır.

Çin Guangzhou'da, özel işletilen hızlı otobüs transit sistemi, bisiklet şeritleri ve bir halk bisikleti sistemi kullanılmaktadır.

Bazı durumlarda, Londra'daki Santander bisiklet dolaşım sistemi gibi bir sistem, toplu taşıma yetkililerinin kendisine aittir.

Otopark operatörleri ile ortaklık

Fransa'daki Vinci Parkı gibi bazı otopark sahipleri, arabalarını park eden müşterilerine bisiklet kiralamaktadır.

Otomobil paylaşım operasyonları ile ortaklık

San Francisco merkezli ve kar amacı gütmeyen City CarShare, 2012 yılında mevcut araç kiralama filosuna elektrikli bisikleti de entegre ederek federal hibe aldı. 2012 yılı sonlarında kullanılmaya başlanan programda 45 bisiklet bulunuyordu.

Bisiklet paylaşım sistemi özellikleri

Topluluk tarafından işletilen birçok bisiklet programı, bisikletlerini sarı veya beyaz gibi toplulukta seçilebilen ve dikkat çeken renklere boyadılar. Bisikletin boyanması, hırsızlığı önlemenin yanı sıra programın reklamını yaparak sisteme bağlı renklerle boyanmış bir bisiklet, sistem dışı bireysel alıcılar için renk tercihi olarak seçilmemiştir. Bununla birlikte, birçok bisiklet paylaşım programındaki hırsızlık oranı, kullanıma sunulan bisiklet temel nakliye aracı olarak maddi değer taşıdığı için çalındıktan sonra temizlenip yeniden boyanıp masum alıcılara satılmaktadır. Buna karşılık, bazı büyük ölçekli bisiklet paylaşım şirketleri, çalınan parçaların sökülüp satılmasını önlemek için kendi bisikletlerine özel koruyucu yapısal tasarımlar yaparak parçaları korumaya aldılar.

Bisiklet paylaşım sistemlerinin bir diğer avantajı da akıllı kartlar sayesinde bisikletin sistemdeki herhangi bir istasyona geri gönderilmesine imkan tanıması ve böylece tek yönlü iş, eğitim veya alışveriş merkezlerine ulaşım kolaylığı sağlamasıdır. Bu nedenle, bir bisiklet, farklı kullanıcılar ile günde 10-15 sürüş yapılabilmekte ve yılda 10.000 km'ye kadar kullanılabilmektedir (Lyon, Fransa'da olduğu gibi). Her bisiklette günde bir kişilik kullanıcı olduğu ve bu kişi de her gün farklı biri olabileceği kabul edildiğinde, 2014 yılında dünya genelinde en az 294 milyon bisiklet kullanıcısını göstermektedir (806.200 bisiklet x 365). Bu oran en minimum miktarda ele alınarak tespit edilmiş ve ortaya çıkan rakam, bisiklet kullanıcılarının gerçek sayısının sadece çok küçük bir tahmini ortaya koymuştur.

Paris ve Kopenhag gibi şehirlerde etkinlik ve kalabalığın çok olması, mevcut bisikletlerin fazla olması gerektiğini ortaya koymuştur. Kopenhag, şehir merkezinin 9 kilometre karelik bölgesinin dışında kullanılamayan 2500 bisiklete sahiptir (çevresindeki kanal köprülerinde bisiklet kullanan herhangi bir kullanıcı için 1000 DKK para cezası uygulanır). Paris'in Vélib programı, ücretsiz ilk yarım saatten sonra artan bir ücretle çalıştığı için, kullanıcılar şehir merkezinden bisikletleri alarak daha az zamanda daha fazla kullanmaya çalışmaktadırlar. Şehir içi bisiklet alım istasyonları arasındaki mesafe sadece 300-400 metre arasındadır.

Bisiklet kiralama ve paylaşım rakamları

Mayıs 2011 yılında 236.000 bisikletten oluşan yaklaşık 375 bisiklet paylaşım sistemleri vardı ve Nisan 2013 yılına kadar dünya genelinde bu rakam 517.000 bisiklet ile yaklaşık 535 bisiklet paylaşım sistemleri olarak büyüme planları yapılmıştır. Haziran 2014 yılından itibaren 5 kıta 50 ülkede 712 şehirde bulunan halka açık bisiklet paylaşım sistemleri, 37.500 istasyonda yaklaşık 806.200 bisikletle faaliyet gösteriyordu.

2012 yılında Çin'deki Wuhan'da 90.000 bisiklet ve Hangzhou'de 60.000 bisikletle ile Halk Bisikleti sistemlerinde dünyanın en büyükleridir. Hangzhou'da 2.400'den fazla istasyon mevcuttur. 18.000 bisikletten ve 1.230 istasyonundan oluşan Paris'teki Vélib, Çin'deki sistemlerden sonra dünyanı en büyüklerindendir. Londra'daki Santander Bisikletleri yaklaşık 8.000 bisiklet, New York City'nin Citi Bisikleti ise 6.000 bisiklet civarındadır. Mayıs 2011 itibarıyla en çok sisteme sahip ülkeler Fransa (29), İspanya (25), İtalya (19) ve Çin'dir (19).

Temmuz 2013 yılı itibarıyla, Paris'teki Velib'de 97 kişiye 1 bisiklet, Lyon'daki Vélo'v'de 121 kişiye 1 bisiklet ve Çin'de Hangzou'de 145 kişiye 1 bisiklet düşmektedir. Barselona'daki Bicing de 270 kişiye 1 bisiklet, Montreal Bixi'de 300 kişiye 1 bisiklet, Londra Santander Cycles'de 984 kişi için 1 bisiklet, New York City Citi Bike'te 8.336 kişi için 1 bisiklet düşmektedir.

2015 yılında Ulaştırma Dergisinde yayınlanan bir araştırmada, bisiklet paylaşım sistemlerinin büyüklüğüne göre davranışsal olarak benzer kategorilere ayrılabileceği sonucuna varmıştır. Bu kategori analizinde büyük sistemlerin istasyonları büyük davranışsal farklılıklar gösterirken küçük sistemler de genelde günlük kullanım biçimlerine göre benzer nitelikte olan istasyonları ile aynı farklılıkları göstermektedir.

Bisiklet paylaşım sistemi tarihçesi

Bisiklet paylaşım sistemleri, üç ana aşama veya kategorize edilebilecek kuşak değişiklikleri geçirdi. Bunlardan beyaz bisikletler veya ücretsiz bisikletler ilk kuşağı temsil ederken, madeni para yatırarak kullanılan sistemler ikinci nesli ve bilgi teknolojisi (BT) tabanlı sistemler ise üçüncü nesil olmuştur. Yakın zamandaki teknolojik ve operasyonel çağa uygun iyileştirmeler ile talebe cevap veren, çok modlu bir sistem olarak bilinen dördüncü nesil için yol açılmıştır.

Avrupa'da bisiklet paylaşımı

1967 yılında Provo grubu, 50 adet bisikleti beyaza boyayıp, Amsterdam şehir merkezinde ücretsiz kullanılmak üzere bıraktı. Halka açık yerlerde kilitlenmiş bisiklet bırakmak yasaklandığından bu bisikletlere talimat gereği olarak el konuluyordu.

1974 yılında Fransız La Rochelle şehri, ücretsiz bisiklet paylaşımı programı olarak belirlediği Vélos Jaunes'i (Sarı Bisikletler) başlattı. Bu sistemden bisiklet almak ve kullanmakta serbest olmakla birlikte her iki cinse de uyan (unisex) bisikletler de vardı. Bu sistem günümüzde kamu kullanımı ve kabulü açısından başarılı ilk bisiklet paylaşım programlarından biri olduğu kabul edilmektedir. Program bugün de her ne kadar değiştirilmiş de olsa aynı şekilde devam etmektedir (kiralama ücretleri ilk iki saatten sonra geçerlidir ve tüm bisiklet kiralama için kişisel kimlik belgesi gerekmektedir).

1993 yılında İngiltere Cambridge'de, Yeşil Bisiklet Sistemi paylaşım programı ile 300 bisikletten oluşan bir filo kullanılmaya başlanıldı. Filonun ezici çoğunluğu programın başlatılmasından bir yıl sonra çalındı ​​veya çeşitli sebeplerle eksildi, sonunda da Yeşil Bisiklet Sistemi uygulamadan kalkarak terk edildi.

Hırsızlıktan kaynaklanan kayıpları önlemek için yapılan bir girişim, bisiklet paylaşım programları tarafından kabul gören bir sonraki yenilik, sözde "akıllı teknoloji"nin kullanılmasıydı. İlk akıllı bisiklet programlarından birisi, Portsmouth'un Bikeabout programında kullanılan Grippa ™ bisiklet depolama raf sistemiydi. Bikeabout programı, Ekim 1996 yılında Portsmouth Üniversitesi tarafından kampüs alanında personel ve öğrencilerin araba seyahatlerini azaltmak için Green Transport Plan'ın bir parçası olarak başlatıldı. Kısmen AB'nin GİRİŞ programı tarafından finanse edilen Bikeabout programına ait "akıllı kart" uygulaması tamamen otomatik bir sistemdi. Küçük bir ücret karşılığında, muhafazalı 'bisiklet deposu' kioskundan, elektronik kart okuyucu aracılığıyla depolama rafını açan, manyetik şeritli 'akıllı kartlar' verildi. Vandalizmi sınırlamak için tüm bisiklet istasyonlarına CCTV kamera gözetimi sistemi kuruldu. Kullanım bitip teslim için hedef istasyona varıldığında, akıllı kart ile bir döngü rafı açılır ve bisikletin güvenli dönüşü kaydedilir. Bisiklet hasarla iade edildiğinde veya üç saatlik maksimum kullanım süresi aşıldığında, kullanıcı kartı otomatik olarak iptal olur. Portsmouth Bikeabout bisiklet paylaşım programları yaklaşık 200.000 £'luk bütçeyle uygulanmıştı. Sınırlı sayıda bisiklet kioskundan ve çalışma saatlerinden dolayı aktif kullanım açısından hiçbir zaman başarılı olamamıştı. Mevsimlik hava kısıtlamaları ve bisiklet hasarına yönelik fazla masraflar kullanım engelleri getirdi. 1998 yılında Bikeabout programı, minibüs işletmeleri lehine karar alarak Üniversite tarafından uygulaması durduruldu. Bu iptal kararından sonra Bikeabout programının toplam maliyetinin ne kadar olduğu ise asla açıklanmadı.

Daha önceki bisiklet paylaşım sistemlerinin ardından ilk nesil bisiklet paylaşım sistemi 1991 yılında Farsø'de kamuoyuna tanıtıldı. Küçük ölçekli bir plan olsa da, 1995 yılındaki tanıtım sonrası Kopenhag'ın ByCyklen programının yolunu açtı ve üzerinde kullanılmayan parçalar olsa da özel olarak tasarlanmış bisikletler, diğer bisikletlerle birlikte ilk büyük ölçekli şehir bisiklet paylaşımı programı oldu. Bisiklet kullanmak isteyen sürücüler, özel kilit sistemi ile yapılmış 110  bisiklet stantından birine iade edilebilir bir depozito ödediler ve daha sonra sınırları belirlenmiş "şehir bisiklet bölgesi" içinde sınırsız bisiklet kullandılar. Alınan bisikleti iade etmeme veya bisiklet paylaşım bölgesi sınırlarından çıkma cezası olarak 150 ABD Doları olarak belirlenip bu ceza polis tarafından sıkı şekilde kontrol edilerek uygulandı. Sistemin ilk başlarında programın kurucuları, bisikletin çerçevesine ve sağlam disk tipi olan tekerleklerine yerleştirilen reklam alanlarını satarak, maliyetlerin tamamını finanse etmeyi düşündü. Bu finansman kaynağı umulan gibi olmadı ve Kopenhag Belediyesi programın yönetimini devraldı ve masraflarının çoğunu şehir vergilerinin ödenekleri ve kurumsal bağışlardan sağlayarak finanse etti. Şehir Bisikletleri programı ücretsiz olduğu için, belediye tarafından karşılanan sermaye üzerinde herhangi bir getiri sağlanmadı. Maliyetleri karşılamak bir yana sistemin hizmete sokulması, yönetmeliklerin uygulanması ve eksik bisikletlerin değiştirilmesi gibi ilaveler yüzünden önemli miktarda kamu fonları kullanıldı. 2013 yılında yeni bir versiyonun çalışması beklenirken Kopenhag belediyesi geçici olarak desteğini geri çekti ve 2013 yılının uzun bir zamanında ücretsiz bisiklet uygulaması yapılamadı. Kopenhag Belediyesi kısa beklemenin hemen ardından fikrini değiştirdi ve 2013 yılının sonlarında yeni bir versiyon yayınlayarak çalışmaya yeniden başladı.

Eylül 1997 yılında Rotterdam, Hollanda'da başka bir Grippa™ tabanlı kamu paylaşım sistemi, banliyölerin kullanımı için pilot proje olarak kuruldu, ancak zayıf işleyen elektronik bisiklet parkurları nedeniyle ertesi yıl sistem durduruldu.

Helsinki'nin yeni şehir bisiklet paylaşım sistemi, 2016 yılının yazında kullanılmaya başlandı. İlk önce 50 adet şehir içinde bisiklet istasyonu ve 500 şehir bisikleti servise sunuldu ve 2017 yılında sistem genişletilerek uygulanmaya devam edildi. Helsinki şehir bisikletleri, algı ve seçicilikte önemli renk olan parlak sarı renkler ile bisikletleri boyadı. Helsinki şehir bisikleti sistemi HKL tarafından tedarik edilmiş ve sözleşme neticesinde 12.950.000 avro toplam bedelle 10 yıl bedelli anlaşma yapılmıştır. Sistem, Moventia & Smoove tarafından tedarik edilmektedir. Motosiklet ve bisiklet istasyonları Smoove tarafından tedarik edilirken Moventia istasyonlara eşit oranlarda bisiklet verilir ve motosikletlerin bakımını yaparak iyi durumda kalmasını sağlar. Clear Channel Finlandiya, bir Moventia & Smoove taşeronu olarak proje tanıtımını ve ortaklıklarını organize etmişti. Helsinki Cooperative Society Elanto’nun (HOK-Elanto’nun) marketi olan Alepa, şehir bisikletlerinin ana işbirliği ortağıdır ve sistemin uygulanmasını desteklemektedir.

Şehir motosikletleri, Helsinki'deki toplu taşıma seyahat zincirinin bir parçasını oluşturmaktadır. Şehir bisiklet istasyonları, motosikletlerin bulunabilirliği ve güzergah bilgilerini revize edilen Helsinki Bölgesi Ulaşım (HSL) kurumu tüm verileri ile on-line sisteme dahil etmişlerdir. On-line toplu taşıma bağlantı sistemine şehir bisikletlerinin dahil edilmesi, dünya standartlarında benzersiz ve örnek bir çalışmadır.

2001 yılında Slovakya'nın Bratislava kentinde, kar amacı gütmeyen organizasyon BiCyBa, Pink Bicycle'ları halka açtı. Fakat üç ay içinde tüm motosikletler çalındı ya da gasp edilerek imha edildiğinden proje iptal edildi.

Kuzey Amerika'da bisiklet paylaşımı

Amerika Birleşik Devletleri bisiklet kiralama ve paylaşım sistemi

Birleşik Devletler'deki ilk topluluk bisiklet projelerinden biri, 1994 yılında sivil ve çevresel aktivistlerden olan Tom O'Keefe, Joe Keating ve Steve Gunther tarafından Portland, Oregon'da başlatıldı. Ücretsiz kullanım için bir takım bisikletler sokaklara serbest olarak bırakıldı. Portland'ın Sarı Bisiklet Projesi tanıtım açısından başarılı olmakla birlikte, serbest bırakılan bisikletlerin çalınması ve vandalizminden dolayı sürdürülemez bir proje olduğunu kanıtladı. Sarı Bisiklet Projesi bu başarısız girişim sonrasında iptal edildi. Başarısız proje sonrası, 2016 Biketown sistemi ile Bir Nakit Akışı Oluşturma (CAC) programı çerçevesinde, seçilerek belirlenmiş düşük gelirli ve dezavantajlı kişileri işlerine gitmesi ile iş eğitim kurslarına katılması için ücretsiz ikinci el bisikletler hizmetlerine sunuldu. 1994'ten bu yana, ülke çapında birçok topluluk projesi, esasen terk edilmiş olan Sarı Bisiklet Projesine benzer nitelikte program girişimlerinde bulundu.

1996'da, "Tucson, Arizona" da "Turuncu Bisiklet Projesi" olarak bilinen bir pilot bisiklet paylaşımı projesi "Bisikletler Değil Bombalar" hareketinden esinlenerek evsiz bir savunma örgütü "Bootstraps to Share (mevcut kaynakları kullanarak fayda elde etme)" tarafından organize edildi. Vergi mükellefi olan bir firma, projeyi gerçekleştirecek finansal sorununu hükümetin sağladığı yardım fonlarını kullanarak çözdü. Firma, alınan 30 bisikleti onarmak ve bakım yapmak için Tucson şehir merkezinde ve Arizona Üniversitesine bitişik alanlarda bisiklet istasyonları kurmayı planladığını açıkladı. Halk ile paylaşılan bisikletler, tanınabilmesi için Earl Scheib tarafından parlak turuncu renkte boyandı. Öncelikli olarak bisikletler evsizler veya ulaşım araçlarına ücret ödeyemeyen fakir kişilerce kullanılmak üzere tasarlandı. Turuncu Bisiklet Projesi için hizmete giren ilk 30 bisiklet, birkaç hafta içinde çalındı. Turuncu Bisiklet Projesi sonunda toplam 80 bisiklet kullanıldı, bunların hepsi de tamir edilemeyecek kadar bozulmuş veya çalınmıştı. Birinde, giden bir yük treni önüne Turuncu Bisiklet Projesi bisikleti atılırken görüldü, diğerlerinde ise bisikletler kasıtlı olarak şiddet uygulanmış ve büyük hasar görmüş olarak bulundu. Program, yalnızca beş aylık operasyonun ardından iptal edildi.

1996 yılında Madison, Wisconsin, halka açık bir bisiklet paylaşım programı olan Red Bikes Projesini başlattı. Bu kırmızı boyalı bisikletler genelde Devlet Caddesi'ndeki Wisconsin Üniversitesi kampüsünün ve Wisconsin Eyalet Başkenti arasındaki öğrenci alanlarında kullanıma sunuldu. Başlangıçta, Kırmızı Bisikletler Projesi bisikletinin kullanımı ile ilgili tek kural, kullanım sonrasında dışarıda bırakılması ve kilidini açık bırakarak yoldan geçen farklı bir kişinin kullanmasını sağlamaktı. Bisiklet hırsızlıkları ve vandalizmde artış olması sonrasında program geçerli bir kredi kartı ile bisiklet ve zorunlu bisiklet kilidi için 80 dolarlık güvenlik ücreti yatırmasını gerektirecek şekilde değiştirildi. Program sadece mevsimsel olarak kullanılmakta ve ilkbahardan (tüm kar eridiğinde) 30 Kasım'a kadar devam etmektedir.

2007 yılında Boston Belediye Başkanı Thomas M. Menino ve Bisiklet Programları Direktörü Nicole Freedman, Boston bölgesine bisiklet paylaşımı sistemi kurmaya karar verdiler. Proje pek çok alanı kapsayacak ve Boston belediye sınırlarını aşmayacak bir projeydi. Bölgesel planlama ajansı olan Büyükşehir Alanı Planlama Konseyi, Boston-metro bölgesi için 101 şehir ve kasabanın katılımı ile Boston bölgesinde bir bisiklet ile ulaşım çalışması başlattı. Brookline, Cambridge ve Somerville ileri de bu projeye katıldı. 2011 yılında Boston metropol alanı 60 istasyonlu, 600 bisikletli Hubway sistemini kullanıma sundu. Federal Transit İdaresi'nden projenin bir miktarı için 3 milyon dolarlık bir bağış ile ayakkabı üreticisi New Balance'ın sponsorluğunda proje finanse edildi ve Bisiklet Paylaşımı sistemi işletmesi de Alta'ya verildi. Bisiklet paylaşımı, ilk iki buçuk ayda 100.000 istasyondan istasyona sürüş adedi gibi büyük bir kullanım sayısına ulaştı. Boston'un Avrupa tarzı bisiklet paylaşım sistemi dört ayda 140.000 geziyi başarı ile uyguladıktan sonra proje şehir dışına taştı. Cambridge, Somerville ve Brookline'da yeni istasyonlar yapıldı. Proje sonrasında Hubway, Büyük Boston bölgesi boyunca 100'den fazla istasyona sahip oldu.

Büyük bisiklet üreticilerinin 2007 yılında finanse ettiği ve desteğini aldığı bisiklet sahipleri (Bikes Belong), şehir idarecileri, yerel destekleyiciler ve sağlık şirketi Humana ile birlikte Cumhuriyetçi ve Demokratik Partinin 2008 yılı kongresinde, bisiklet kiralama sistemini onaylatmak için çalıştılar. "Özgürlüğe dönüş" adıyla ele alınan bisiklet kiralama sistemi programı, kongrede 5 gün boyunca ele alındı. Denver ve Minneapolis/St. Paul şehir merkezindeki 12 istasyonda 1.000 bisiklet ile hizmete sunulması kararı alındı. Bikes Belong (bisiklet sahipleri)'un belirttiği hedef, Avrupa kentlerinde kullanılan büyük ölçekli bisiklet paylaşımını örnek göstererek ABD kentlerinde de kiralama sistemi programının işe yarayabileceğini ve ulaşıma değerli katkılar sağlayacağını bir kanıt olarak sundu. Program gelenekselciler arasında popüler oldu ve Denver kentinin "yeşil" olmasını anlatmak için temel nitelik olarak kabul gördü. Hem Denver hem de Minneapolis'de, Denver B-cycle'ın 22 Nisan 2010 yılında hizmete girmesi ile ABD'deki ilk bisiklet kiralama sisteminin kontrollü olarak büyümesine destek oldu. Ardından da 10 Haziran 2010 yılında Minneapolis'de NiceRide projesi bitirilip hizmete sunulması ile sürekli bisiklet paylaşım sistemleri başarıyla kullanmaya başlandı.

Washington, DC'de, SmartBike DC olarak bilinen, özel olarak işletilen bir bisiklet paylaşım projesi, 2008 yılında District of Columbia'da 10 istasyon ve 120 bisikletle hizmete açıldı. Bir reklamcılık firması olan Clear Channel Outdoor tarafından işletilen bu sistem, kullanıcıların üyelik ve kullanım ücretlerinden elde edilen gelirlerle birlikte, sokaklardaki otobüs duraklarından gelen reklam gelirleri ile finanse edildi. Bununla birlikte programın istenildiği gibi olmaması, üye olanların azlığı, binici sayısının düşük olması ve sınırlı sayıda olan ve genişletilmeyen bisiklet kiralama istasyonundan da kaynaklanmaktaydı. Program Ocak 2011 yılında resmen sona erdirildi. 20 Eylül 2010 tarihinde, Arlington County, Virginia ve Columbia Bölgesi, ABD'nin ilk kamu-özel ortaklığı bikeshare sistemi olan Capital Bikeshare'yi yerel hükümet ve federal fonlarla başlattı ve bu da Alta Bicycle tarafından işletildi. Bu sistem, Mayıs 2013 yılına kadar Amerika Birleşik Devletlerindeki en büyük bisikletle paylaşım hizmetidir ve 200'den fazla istasyon, yıllık iki milyondan fazla kullanıcı sayısı vardır. Sistem 2012 yılında Alexandria, Virginia ve 2013 yılında Maryland Montgomery County gibi şehirlerde de kullanılmaya başlandı.

22 Nisan 2013, Fort Worth Bisiklet paylaşım, 501C 3 (vergi muafiyetini gösteren vergi dairesi dosya biçimi) kar amacı gütmeyen kuruluş, şehir merkezinde hizmet veren 300 bisiklet ve 30 istasyon ile Southside yakınında ve kültür bölgesi Fort Worth, Teksas'ta oluşan bir B-döngüsü (B-cycle) sistemi başlattı. Fort Worth B-döngüsü (B-cycle), 15'den fazla katılımcı şehir ile B-döngüsü (B-cycle) kapsamındaki şehirlerde, yıllık yapılan üyelikleri diğer şehirler ile ortak işleyen ve ücretsiz olarak kullanmalarını sağlayan "B bağlantılı" bir program olarak kullanılmaya başlandı. Citi Bike, Mayıs 2013 yılında New York'ta, Manhattan'da ve Brooklyn'de 6.000 bisiklet ve 330 yerleştirme istasyonları hizmete açıldı. Haziran 2013 yılı itibarıyla, Citi Bike Amerika Birleşik Devletlerindeki en büyük bisiklet paylaşım programı haline geldi.

28 Haziran 2013 yılında, Chicago, Illinois'de 75 istasyonda 750 bisikletle faaliyet göstermeye başlayan Divvy, Ağustos 2016 yılı itibarıyla 580 istasyonda 5.000'in üzerinde bisiklete sahip oldu.

Ağustos 2013 yılında Bay Area Bisiklet Paylaşımı sistemi, California, San Francisco Körfezi Bölgesinde faaliyete geçti. Sistem 700 bisiklet filosunun yarısını San Francisco'da, geri kalanı ise Calwood koridorundaki Redwood City, Palo Alto, Mountain View ve San Jose'de ayırdı. 2015 yılında yapılan plan ile 2016-2017 yılları arasında 7.000 bisiklete kadar genişletmeyi ve Berkeley, Emeryville ve Oakland'ın East Bay Area bölgelerini de kapsayacağı ilan edildi.

Mayıs 2014 yılında, Baltimore Rekreasyon ve Parklar bölümünün bisiklet paylaşım programından 40'ın üzerinde bisiklet çalındı. Bisikletler, şehrin Druid Tepesi Parkı'ndaki rezervuar yakınlarında sürülüyordu. Çalınan bisikletleri bulan bir grup gence bisikletler ödünç verildi. Çalınan bisikletlerin yerine yenilerinin konulması, tamamen bağış sistemi ile çalışan bu program için oldukça yıkıcı olmuştur.

Columbus, Ohio CoGo paylaşım sistemi 2013 yılında başlatıldı ve City ile Motivate tarafından işletilmektedir. 2015 yılı yazında Zagster, Ohio Eyalet Üniversitesi kampüsünde 15 istasyonda 115 bisiklet ile Bisiklet Paylaşımı sistemini başlattı. Üniversite yönetimi, şehirde kullanılan CoGo sistemi ile bütünleşme kararı aldı.

Kanada bisiklet kiralama ve paylaşım sistemi

Kanada'nın en büyük bisiklet paylaşım sistemi BIXI Montréal sistemidir. Mayıs 2009 yılında Montreal'de BIXI olarak başlayan bu şehir sistemi, 450 istasyonda 5000'den fazla bisiklet ile açılışını yaptı. Bixi sistemi, Haziran 2009 yılında Ottawa / Gatineau'da Capital Bixi olarak ve Mayıs 2011 yılında Toronto, Ontario'da Bixi Toronto olarak uygulanmaya başlandı.

Toronto'da Topluluk Bisiklet Ağı (CBN) tarafından işletilen BikeShare, 2001 yılından 2006 yılına kadar bir süre için Kuzey Amerika'daki en popüler topluluk bisiklet paylaşım programı olarak kullanılmaya başlandı. BikeShare, Toronto genelinde 16 merkezde kilitlenen 150 yenilenmiş sarı bisikletten herhangi birini kullanmak için yıllık üyelik talep ederek hırsızlık sorunlarının üstesinden gelmeyi amaçladı. En fazla 400 kişinin üye olduğu sistemde, sürücü bisikleti aldığı andan itibaren 3 gün süre ile kullanabilmektedir. Mağazaların, kafelerin ve topluluk merkezlerinde, personelin bisiklet kiralamak için kendi zamanlarını vererek, gönüllü olarak bisiklet kullanacakları yerler yapıldı. CBN, giderek artan idari, uygulama ve bakım maliyetlerine rağmen kullanıcıları gerçek maliyetlerin yaklaşık yüzde 20'sini kullanıcılardan talep edebildi. Bölgenin talep düzeyi baz alındığında bir üyelik için yılda 50 $'dan fazla ücret istenmesi oldukça zordu. Özel ve hükümet hibeleri yoluyla yeterli fon bulamayan CBN, 2006 yılında BikeShare'yi bırakmak zorunda kaldı.

2005-2008 yılları arasında, düzenlenmemiş bir bisiklet paylaşım programı olan Edmonton, Alberta'daki Peoples 'Pedal organizasyonu' tarafından işletildi. Program, 2008 yılına kadar sistemini yürütmeye çalıştı fakat çalınan ya da kaybolmuş olarak hizmete sunulan bisikletlerin %95'i ile birlikte yüksek hırsızlık ve vandalizm oranlarına maruz kaldı ve program aynı yıl sona erdi.

Tüm elektroniklerin bisiklet üzerinde olduğu Sosyal Bisiklet teknolojisi kullanımı 2015 yılında Sobi Hamilton, Ontario, Hamilton'da faaliyete geçti. 100'den fazla istasyonla, Kanada'nın ikinci en büyük sistemi ve Bixi teknolojisini kullanmayan tek büyük sistem olarak hizmet etti.

2016 yılında Vancouver, Haziran 2016 yılında 1.000 bisikletten başlayan, yaz sonunda 1.500, 2017 yılında ise 2.500 olmak üzere CycleHop Corp (Smoove sistemi) tarafından işletilen bir bisiklet paylaşım sistemi Mobi (bisiklet paylaşımı)'yi kurdu.

Bisiklet paylaşımının etkileri

Amerikan Halk Sağlığı Dergisinde yayınlanan bir çalışmada, bisiklet paylaşım sistemlerinin uygulandığı bölgelerde, bisiklet ile sağlıklı yaşama faydası olduğu bildirmiştir. Amerika Birleşik Devletlerinde son yıllarda bisiklet kiralama programları oldukça yaygınlaşmış ancak bisiklet kiralama için çarpma ve yaralanma oranları kişisel bisiklet için önceden hesaplanan oranlardan daha düşük kalmıştır. Bisiklet paylaşım sistemini kullanan bir kişi öldürülmüştür.