20 September 2018, Thursday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

Azınlık

İçindekiler
  1. Azınlık nedir?
  2. Azınlık tanımı
  3. Azınlık sosyolojisi
  4. Cinsiyete bağlı azınlık
  5. Dini azınlıklar
  6. Yaş azınlıkları
  7. Engelli insanlar
  8. Siyasi azınlıklar
  9. Eğitimde istenmeyen azınlıklar
  10. Eğitimde gönüllü azınlıklar
  11. Bölgesel azınlıklar
  12. Azınlık hakları

Azınlık nedir?

Bir azınlık grubu, toplumsal çoğunluktan farklılaşmış bir sınıf insandır. Çoğunluk, bir toplumda toplumsal iktidarın çoğunluğunu tutanlardır ve bu kanunla tanımlanmış olabilir. Terimlerin belirttiği gibi, bir "sosyal grup" yerine, "azınlık grubu", yukarıda tarif edilenle ilgilidir. Farklılaşma, etnik köken, ırk, din, kast, cinsiyet, servet, sağlık veya cinsel yönelim gibi bir veya daha fazla gözlenebilir insan özelliklerine dayanabilir. Terimin kullanımı, sayısal, istatistiksel bir azınlığı akla getirmesinin popüler yanılsamasına rağmen, tarih içindeki çeşitli durumlara ve uygarlıklara uygulanır. Sosyal bilimlerde, "azınlık" terimi, daha az sayıda sosyal güce sahip olan kişilerin kategorilerine atıfta bulunur.

"Azınlık grubu" terimi, çoğunlukla 20. yüzyılda önem kazanmış olan sivil hakların ve toplu haklar söyleminin yanında ortaya çıkar. Azınlık gruplarının üyeleri, yaşadığı ülkelerde ve toplumlarda farklı muamele görme eğilimindedir. Ayrımcılık, bireyin kişisel başarısını dikkate almadan, bir azınlık grubunun algılanan üyeliğine doğrudan dayanıyor olabilir. Ayrıca, herkes için eşit derecede erişilebilir olmayan sosyal yapılar yoluyla dolaylı olarak da ortaya çıkabilir. Bir dizi konuda kampanya yürütmekte olan aktivistler, öğrenci hakları, tüketici hakları ve hayvan hakları da dahil olmak üzere azınlık haklarının dilini kullanabilirler.

Azınlık tanımı

Azınlık sözcüğüyle ilgili bir tartışma mevcuttur. Kültürel çeşitlilik tanımları, çeşitlilik projeleri ve girişimleri kadar tartışmalı olabilir. Azınlık sözcüğü bir örnektir. Akademik dilde ve günlük konuşma dilinde kullanımı vardır. Akademisyenler, gruplar arasındaki nüfus büyüklüğü farklılıkları yerine gruplar arasındaki güç farklılıklarına atıfta bulunurlar.

Feagin (1984) bir azınlık grubunun beş özelliğe sahip olduğunu belirtmektedir: 

  1. Ayrımcılık ve boyun eğdirmeye maruz kalma, 
  2. Onları ayıran ve hakim grup tarafından onaylanmayan fiziksel ve/veya kültürel nitelikler, 
  3. Paylaşılan bir ortak kimlik ve ortak sorumluluk duygusu, 
  4. Kimlerin azınlık statüsüne ait olduğu ve azınlık statüsünü belirlemediği konusunda sosyal olarak paylaşılan kurallar,
  5. Grup içinde evlenme eğilimi.

Tarihsel olarak dışlanan gruplar (HEG'ler), yaşanılan baskı ve hakimiyetin derecesine bağlı olarak farklı gruplar arasındaki farklılıkları gösteren bir terimdir. Feagin'in tanımladığı özellikler, demografik etkenlerin üstesinden gelmenin komplikasyonlarıyla birlikte korunur.

Azınlık sosyolojisi

Sosyolog Louis Wirth, bir azınlık grubunu, "fiziksel veya kültürel özellikleri yüzünden yaşadıkları toplumda ayrımcı ve eşit olmayan muamele ile diğerlerinden ayrılan ve bu nedenle kendilerini toplu ayrımcılığın nesneleri olarak gören bir grup insan" olarak tanımladı. Tanım, nesnel ve öznel ölçütleri içerir: Bir azınlık grubunun üyeliği, bireyin fiziksel veya davranışsal özelliklerine dayalı olarak nesnel olarak toplum tarafından atfedilir. Aynı zamanda, statülerini grup kimliğinin veya dayanışmanın temeli olarak kullanabilen üyeleri tarafından da öznel olarak uygulanır. Her durumda, azınlık grup statüsü doğasında kategoriktir. Belirli bir azınlık grubunun fiziksel veya davranışsal özelliklerini sergileyen bir kişi, o grubun statüsünü kazanacak ve o grubun diğer üyeleri ile aynı muameleye tabi olacaktır.

Her büyük toplum etnik azınlıklar ve dilsel azınlıklar içerir. Onların yaşam tarzı, dili, kültürü ve kökeni çoğunluktan farklı olabilir. Azınlık statüsü, yalnızca sayısal ilişkilerle değil, aynı zamanda siyasi güç problemleriyle de koşullanmaktadır. Bazı yerlerde, ırk ayrımı altında Güney Afrika'daki Siyahlar gibi, alt etnik gruplar sayısal çoğunluğu oluşturabilir. "Geleneksel" (uzun süredir ikamet eden) azınlıklara ek olarak, göçmen, yerli veya topraksız göçebe topluluklar olabilir. Uluslararası hukukta ulusal (etnik) azınlıkların yasal bir tanımı yoktur. Avrupa Bölgesel veya Azınlık Dilleri Tüzüğü ve Ulusal Azınlıkların Korunması Çerçeve Konvansiyonu tarafından sağlanan bu kesin tanım (muhtemelen) yalnızca Avrupa'da bulunmaktadır. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri'nde Avrupalı ​​Amerikalılar çoğunluk (%72,4), diğer tüm ırk grupları (Afrikalı Amerikalılar, Asyalı Amerikalılar, Yerli Amerikalılar ve Yerli Hawaililer) "azınlık" olarak sınıflandırılıyor. İspanyol olmayan beyaz nüfus %50'nin altına düşerse grup çoğunluk değil çoğulluk olacaktır. Bununla birlikte, ulusal azınlık, belirli bir ulusal devlette teorik olarak (yasal olarak değil) bir grup insan olarak tanımlanabilir: 

  • Sayısal olarak devletin nüfusunun geri kalanından veya devletin bir kısmından daha küçük olan,
  • Baskın bir konumda olmayan,
  • Nüfusun çoğunluğundan farklı kültür, dil, din, ırk vb. sahip olan,
  • Üyeleri özgüllüklerini korumak için bir isteğe sahip olan,
  • Üyeleri bir azınlık statüsüne sahip oldukları devletin vatandaşı olan 
  • Yaşadığı topraklarda uzun süredir var olan.

Uluslararası ceza hukuku ırksal azınlık veya etnik azınlık haklarını çeşitli şekillerde koruyabilir. Kendi kaderini tayin hakkı, önemli bir meseledir. Ulusal (etnik) azınlıkların resmi düzeyde korunması Avrupa ülkelerinde en yüksek seviyededir.

Cinsiyete bağlı azınlık

Lezbiyen, gey, biseksüel ve trans bireylerin grup ya da bir azınlık grubu olarak anlaşılması, 19. yüzyıldan beri Batı dünyasında önem kazanmıştır. LGBT kısaltması şu anda bu kimlikleri bir araya getirmek için kullanılmaktadır. Eşcinsel terimi bazen tüm normatif olmayan cinsellik ve cinsiyet ifadeleri için bir çatı terim olarak anlaşılır, ancak her zaman bir azınlık olarak anlaşılmaya çalışılmamaktadır. Aksine, 1960'lar ve 1970'lerin birçok gey kurtuluşçuları gibi, bazen herkesin içindeki cinsel çeşitliliği ortaya çıkarmak ve kucaklamak adına bir teşebbüsü simgelemektedir.

Çoğu toplumda, kadın ve erkeklerin sayısı kabaca eşit olsa da, kadınların "ast" bir grup olarak algılanması, bazılarının (örneğin, feminist ve kadın hakları yanlısı hareketler) onları azınlıkla eşitlemesine yol açmıştır. Buna ek olarak, birçok cinsiyet değiştiren insan, özellikle tanımlanabilir bir grubun öz nitelikleri olarak anlaşıldığı zaman, interseks (erdişi) insanlar, transeksüel insanlar ve cinsiyet olarak topluma uyumsuz (örneğin, metroseksüeller) gibi bir azınlık grubu veya grupları oluşturanlar olarak görülebilir. 

Dini azınlıklar

Dinsel azınlıklara mensup kişiler çoğunluğun sahip olduğu inançtan farklı bir inanca sahiptir. Dünyanın birçok ülkesinde dinsel azınlıklar mevcuttur. Artık batıda, insanların herhangi bir dine sahip olmama (ateizm ve/veya agnostisizm (bilinemezcilik)) ve bir dinden diğerine geçme hakkı da dahil olmak üzere kendi dinlerini seçme özgürlüğüne sahip olmaları yaygın olarak kabul görmüş durumdadır. Bununla birlikte, birçok ülkede bu özgürlük daraltılmaktadır. Örneğin, Mısır'da yeni bir kimlik sistemi tüm vatandaşların dinlerini belirtmelerini gerektirmektedir ve tek seçenek İslam, Hristiyanlık veya Yahudiliktir.

Yaş azınlıkları

Geçmişte geleneksel olarak sözü geçen ya da (yönetimde) baskın olan yaşlılar, şimdi ekonomik olarak 'aktif olmayan' azınlık gruplar rolüne indirgenmişlerdir. Çocuklar da bu koşullar altında bir azınlık grubu olarak anlaşılabilir ve gençlerin karşılaştıkları ayrımcılık 'yetişkin ayrımcılığı' olarak bilinir. Yaşlılara yönelik ayrımcılık, 'yaş ayrımcılığı' olarak bilinir.

Çocukların sömürülmesini azaltmak için Çocuk Hakları Sözleşmesi gibi çeşitli yerel ve uluslararası tüzüklerin yanı sıra, çocuk hakları hareketini oluşturan çok sayıda örgüt de bulunmaktadır. Gençlik hakları hareketi, gençler için sosyal güçlendirme kampanyaları ve yasal olarak reşit olmayanlara uygulanan yasal ve sosyal kısıtlamalara karşı kampanyalar yürütmektedir. Yaşlı vatandaşların çıkarlarını savunan gruplar, hayırseverlerden (Yaşlı Yardımı) sivil toplum kuruluşlarına (Gri Panterler) kadar çeşitlilik gösterir ve çoğunlukla engellilik hakları meseleleriyle örtüşür.

Engelli insanlar

Engellilik hakları hareketi, engellilerin (engelli olarak adlandırılmayanlar dahil) sadece engelleri yüzünden dezavantajlı durumda olan insanlar olarak değil, topluluk tarafından dezavantajlı durumdaki bir azınlık ya da azınlıklar koalisyonu olarak da anlaşılmasına katkıda bulunmuştur. Engellilik haklarının savunucuları, astlık durumundan ziyade fiziksel veya psikolojik işlevler arasındaki farkı vurgular. Örneğin, bazı otistik kişiler, etnik çeşitliliğin kabulünü savunan ırkçılık karşıtları kadar çok, nörotik çeşitliliğin de kabulünü savunmaktadırlar. Sağır topluluk çoğunlukla engelli bir gruptan ziyade dilsel ve kültürel bir azınlık olarak görülmektedir ve bazı sağır insanlar kendilerini herhangi bir sakatlığa sahip olarak görmemektedirler. Aksine, baskın gruba hitap etmek için tasarlanan teknolojiler ve sosyal kurumlar tarafından dezavantajlı durumdadırlar.

Siyasi azınlıklar

ABD ve diğer çeşitli ülkelerdeki en tartışmalı azınlıklardan biri komünistler olmuştur. Kızıl Korku, Julius ve Ethel Rosenberg düzenlemesiyle birlikte Birleşik Devletler, kendi içindeki komünizmi ortadan kaldırmak için açık kampanyalar düzenledi. Dikkat edilmesi gerekense, komünist olarak zulüm gören insanların hepsinin gerçekten komünist olmamasıydı. Çeşitli türden sivil hakları savunucuları da eşitlikçi bir komünist gündemin iticileri olarak görüldü.

Eğitimde istenmeyen azınlıklar

"Kast benzeri azınlıklar" olarak da bilinen istemsiz azınlıklar, kendi iradelerine karşı herhangi bir topluluğa getirilen insanlar için kullanılan bir terimdir. Örneğin ABD'de Yerli Amerikalılar, bunlarla sınırlı olmamakla birlikte Porto Rikoluları, Afrikalı Amerikalıları, yerli (göç etmemiş) Meksikalı Amerikalıları ve Çinli öğrencileri içerir. Kültürel farklılıklar nedeniyle, istemsiz azınlıklar, okulda diğer (gönüllü) azınlık gruplarının üyelerinden daha fazla zorluk çekebilirler. Sosyal çıkar, çocukların ortak bir amacı paylaşan farklı yaş gruplarına girmesine yardımcı olur.

Eğitimde gönüllü azınlıklar

Bunlar Amerika Birleşik Devletleri'ne veya başka herhangi bir ülkeye taşınan insanlar. Ekonomik, eğitimsel ve politik açıdan ana vatanlarında edindiklerinden daha iyi bir gelecek elde etmeyi ummaktadırlar. Başarı umutlarıyla göç ettikleri için, gönüllü azınlıkların göç eden diğer azınlıklara kıyasla okulda daha iyi durumda olma ihtimalleri daha yüksektir. Kültürel şok ve yeni bir dili anlama zorluğu, bu insanlar için farklı bir ülkeye taşınmanın ilk aşamasını zorlaştırır ancak sonuçta iyi duruma gelirler. Gönülsüz azınlıklar kadar ikili bir çerçeve duygusu yaşamazlar. Ancak yine de sosyal çıkara sahip oldukları düşünülür, çünkü hala oldukça eğitsel odaklıdırlar. Orta ve Güney Amerikalılar, Meksikalılar, Kübalılar, Afrikalılar ve Kızılderililer, gönüllü azınlıkların bulunduğu yerlerin birkaç örneğidir.

Bölgesel azınlıklar

Yazarlar, Appalaşlıların "etnik bir azınlık" olduğu için yeniden eğitilmelerinin olası olmadığını veya pek çok kömür işçisinin, çalışmak üzere taşınmak istemeyeceğini belirtti.

Azınlık hakları

Bazı ülkelerin siyasetinde "azınlık", kendi ülkesinin kanunları tarafından böyle tanınan etnik bir gruptur ve bu nedenle diğer gruplarda olmayan bazı haklara sahiptir. Örneğin, yasal olarak tanınan bir azınlık dilinin konuşmacıları, hükümetle ana dilde eğitim veya iletişim kurma hakkına sahip olabilirler. Azınlıklar için özel şartları bulunan ülkeler Kanada, Çin, Etiyopya, Almanya, Hindistan, Hollanda, Polonya, Romanya, Rusya, Hırvatistan ve Birleşik Krallık'tır.

Farklı azınlık gruplarına genellikle aynı muamele uygulanmaz. Bazı gruplar çoğunlukla karşılaştırıldığında çok küçük veya çok belirsizdir. Ya çoğunluk üyeleri ile aynı ulusun bir parçası olarak ya da ayrı bir ulus olarak tanımlanırlar, ancak maliyetler yüzünden ya da önceliklerin sağlanmasının başka bir yönü nedeniyle çoğunluk tarafından yok sayılırlar. Örneğin, özellikle küçük bir etnik grubun üyeleri, farklı geçmişlerin kontrol listesinde "Diğer" i kontrol etmeye zorlanabilir ve bu nedenle daha tanımlanmış bir grubun üyelerinden daha az ayrıcalık alabilir.

Çağdaş hükümetlerin çoğu, egemenliği altındaki insanları, etnik kökene dayalı olarak ayırmaktan ziyade hepsinin aynı uyruğa ait olduklarını varsaymayı tercih etmektedir. Birleşik Devletler resmi nüfus sayımı formlarında ırk ve etnik kökeni sorar ve böylece nüfusunu parçalayıp, ulusal alt gruptan ziyade öncelikle ırk kökenli olmak üzere farklı alt gruplara ayırır. İspanya azınlık dilleri ile ilgili resmi bir görüşü sürdürse de, vatandaşlarını etnik gruplara ayırmamaktadır.

Bazı azınlıklar o kadar nispeten büyük ya da tarihsel olarak ya da başka türlü o kadar önemlidir ki, sistem, kapsamlı koruma ve siyasi temsiliyet garantisi verecek şekilde kurulmuştur. Örnek olarak, eski Yugoslav Cumhuriyeti Bosna Hersek, hiçbiri sayısal bir çoğunluğu oluşturmayan üç ana ulusu, kurucu uluslar olarak görüyor. Bununla birlikte Romanlar (Çingeneler) ve Yahudiler gibi diğer azınlıklar resmen "diğerleri" olarak etiketlenmiştir ve bu korumaların birçoğundan dışlanırlar. Örneğin, cumhurbaşkanlığı da dahil olmak üzere bir dizi yüksek siyasi pozisyona seçilemezler.

Azınlık grupları saptama ve statülerinden kaynaklanabilecek ayrıcalıkların kapsamını belirleme konusu bazı tartışmaların konularıdır. Bir görüş, azınlık gruplarına özel hakların uygulanmasının Afrika'daki veya Latin Amerika'daki (Avrupa ulus devlet modeline dayalı olmayan) yeni devletler gibi bazı ülkelerde uygun olmayabileceğidir. Çünkü bu ülkelerde belli gruplara verilen tanınma ve haklar, devletin bağlı bir kimlik kurma ihtiyacına ve azınlığın kendisini ana akım topluma entegre etme kabiliyetine engel olabilir ve belki de azınlığın bölücülük ya da üstünlükçülük yolunda ilerlediği noktaya gelmesine sebep olabilir. Kanada'da, bazıları, baskın İngilizce konuşan çoğunluğun Fransız Kanadalıları entegre etmedeki başarısızlığının Quebec ayrılıkçılığına yol açtığını düşünüyor. Bu durum, azınlık üyelerinin toplum içinde marjinalize edilmemelerini sağlamak için belirli hüküm ve haklara sahip olmaları gerektiğini ileri sürenler tarafından varsayılıyor (örneğin, dil azınlıklarının okul sistemine tam olarak entegre olmasını sağlamak için iki dilli eğitim gerekebilir ve dolayısıyla dil azınlıkları toplumda düzeyli bir oyun alanında yarışabilir). Azınlıklar için haklar, ulus inşa etme projesini zayıflatmaktan uzaktır ve aslında güçlendirmektedir. Azınlık üyeleri, kendilerine özgü gereksinimlerinin ve heveslerinin kabul edildiğini ve karşılandığını gördükleri zaman, ulusun meşruluğunu kabul etmeye başlayacaklar ve onun içinde (asimilasyonun aksine) entegrasyonu daha istekli bir şekilde yerine getireceklerdir.