22 September 2018, Saturday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

Askeriye

İçindekiler
  1. Askeriye nedir?
  2. Askeriye ne demek?
  3. Askeri tarih
  4. Askeri organizasyon
  5. Savaş hali
  6. Askeri teknoloji
  7. Askeriye halkla ilişkiler
  8. Asker çocuğu
  9. Askeriye medya ilişkisi
  10. Askeriyede erkeklik algısı
  11. Askeriye Resimleri

Askeriye nedir?

Askeriye

Silahlı kuvvetler olarak da adlandırılan askeriye, devletin ve vatandaşların çıkarlarını korumak için silah ve öldürme gücünü kullanma yetkisine sahip güç olarak tanımlanabilir. Genel olarak silahlı kuvvetlerin görevi devleti ve vatandaşlarını korumak ve başka bir devletle savaşmaktır. Askeriyenin bir toplumda kabul gören veya görmeyen fonksiyonları olabilir. Bunlara örnek olarak siyasi yönetimi desteklemek, kurumsal ekonomik çıkarları korumak, yapım işleri, ülke içi göç kontrolü, ilk yardım hizmetleri, törenler ve önemli yerlerin korunması olarak gösterilebilir. Silahlı kuvvetler ayrıca, konut yapımı, okul eğitimi, kamu hizmetleri, gıda üretimi ve bankacılık gibi ayrı altyapıların geliştirilmesi yoluyla daha büyük bir sivil toplum içinde ayrı bir alt kültür olarak da işlev görebilir.

Askerlik mesleği, bilinen tarihin kendisinden de eskidir. Klasik antik dönemin en kalıcı resimlerinden bazıları, askeri liderlerinin gücünü ve yeteneklerini tasvir etmektedir. MÖ 1274 yılındaki Kadeş savaşı II. Firavun Ramses'in hükümdarlığını belirleyici noktalardan biriydi. Bu savaş Firavunun anıtlarındaki kabartmalarda övülmektedir. Bin yıl sonra Birleşik Çin'in ilk imparatoru Qin Shi Huang, tanrıları askeri gücüyle etkilemek için o kadar kararlıydı ki heykel askerlerden oluşan bir orduyla gömülmüştü. Romalılar gelecek nesillere pek çok antlaşma ve yazışma ile beraber zaferlerini görkemli bir şekilde anlatan çok sayıda kemer ve sütunlar bırakacak kadar askeri meselelere ilgilenen bir toplumdu.

Askeriye ne demek?

Askeriye ne demek

İngilizcesi "the military" olan kelimenin kayıtlarda geçen ilk İngilizce kullanımı 1585 yılında olmuştur. Kelimenin anlamı köken olarak kesin olmamakla birlikte Latince militaris sözcüğünden gelmektedir (Latince miles asker anlamındadır). Bir başka görüşe göre kelime anlamını *mil-it- bütün veye kitle halinde ilerlemek sözcüğünden almıştır. Günümüzde bu kelime silah kullanmada uzman, askeri hizmette görev alan veya savaşa katılan kimse olarak tanımlanmaktadır.

Kelime anlamı olarak askeriye genellikle bir ülkenin silahlı kuvvetlerini yada bazen daha spesifik olarak orduyu sevk ve idare eden komuta kademesini ifade etmektedir. Genel olarak silahlarını, personelini, teçhizatını ve bulunduğu coğrafyayı ifade eder.

Bir sıfat olarak askeriye kelimesinin orjinali sadece askerler ve askeri hususları ifade etmekteydi. Fakat kelime hızlı bir şekilde kara kuvvetleri ve askerlik mesleği ile ilgili herşeyi kapsayacak şekilde genişlemiştir. Hem Kraliyet Askeri Akademisi'nin (1741) hem de Birleşik Devletler Askeri Akademisi'nin (1802) isimleri bunu yansıtmaktadır. Bununla birlikte Napolyon Savaşları döneminde ordu kelimesi silahlı kuvvetlerin tamamını kapsayacak şekilde kullanılmaya başlandı. 21. yüzyılda ''askerlik hizmeti'', "askeri istihbarat'' ve ''askeri tarih'' benzeri ifadeler deniz, deniz piyade ve hava kuvvetlerini de içine alacak şekilde kullanılmaya başlandı. Mevcut durumda, kelime silahlı kuvvetler personelinin icra ettiği her türlü faaliyeti tanımlamaktadır.

Askeri tarih

Askeri tarih

Askeri tarih sadece orduların tarihi değildir. Askeri tarih bütün çatışmaların tarihi olarak değerlendirilir. Askeri tarih savaşan tarafların kişileri ve kurumları üzerinde yoğunlaşarak, değişen teknoloji, hükümetler ve coğrafyayı baz alarak harbin gelişimine odaklanan savaş tarihinden farklılık göstermektedir.

Askeri tarihin pek çok amacı vardır. Temel amaçlarından birisi geçmişte yapılan hatalar ve elde edilen başarılardan ders çıkararak gelecekte daha etkin olarak savaşmaktır. Diğer bir amacı, askeri gelenek duygusu oluşturarak birbirine bağlı ve uyumlu silahlı kuvvetler ortaya çıkartmaktır. Bir başka amacı savaşları daha etkin bir şekilde önlemektir. İnsanların askerlik hakkındaki bilgisi büyük oranda savaşlar ve  savaşa katılan kara, deniz ve son zamanlarda hava kuvvetleri hakkındaki yazılı ve sözlü tarihe dayanmaktadır.

İki çeşit askeri tarih olmasına rağmen yazılan metinlerin neredeyse tamamında her iki çeşidin özellikleri mevcuttur. Tanımlayıcı tarih; çatışmaların sebepleri, oluşu, sonucu ve etkileri hakkında herhangi bir yorum yapmadan savaşları tarihi bir sıraya koymaktadır. Analitik tarih; ders çıkarmak, yaşanan çatışmanın bir bütün olarak anlamak, kuvvetlerin kullanımında daha iyi konseptler ortaya koymak veya yeni bir teknoloji ihtiyacını desteklemek için savaşın sebepleri, doğası, sona ermesi ve savaş sonrası dönem hakkında yorumda bulunmaktadır.

Askeri organizasyon

Askeri organizasyon

Bütün insanlık tarihinde, her milletin silahlı kuvvetler için ihtiyacı farklılık göstermiştir. Ortaya çıkan bu ihtiyaç, silahlı kuvvetin yapısını, teçhizatını ve tesislerinin kullanım maksadını oluşturmaktadır. Aynı zamanda, silahlı kuvvetler ihtiyacı orduların barış ve savaş zamanın faaliyetlerini belirlemektedir.

Küçük veya büyük olsun, resmi bir devlete bağlı bütün ordular askeri organizasyonlardır ve resmi olarak dünyada tanınırlar. Benzer özellikler sahip olan paramiliter, sivil savunma ve milis kuvvetler tipi organizasyonlar silahlı kuvvet olarak adlandırılmamaktadır. 

Askeri personel

Askeri personel

Genel olarak karacı, denizci, deniz piyade veya havacı olarak bilinen askeri personel, orduların politik direktifleri yerine getirebilmek için gerekli olan pek çok özel operasyonel vazife ve görevi yerine getirmektedir.

Tıpkı ticari bir firmada günlük işleri, faaliyetler ve proje yönetimleri için müdürler ve yöneticiler bulunurken, ordularında kendi günlük rutin faaliyetleri ve projeleri bulunmaktadır.

Askeri personelin çoğunlukla kışlasında veya askeri tesislerde bulunduğu barış zamanında,  personel genellikle idari görevler, eğitim, öğretim ve bakım faaliyetlerini icra eder. Askerlerin bir diğer görevi de meslekten ayrılan erkek ve kadınların yerine sürekli dolduracak askere alma sistemini işletmek ve ihtiyat birliklerinin devamını sağlamaktır.

Askeri istihbarat

Askeri istihbarat

Yüzleşmek zorunda olacağı tehditleri tanımlamak ordular için temel gerekliliktir. Bu maksatla muharip kuvvet personeli, diğer askeri personel ve çoğunlukla sivillerin de katılımıyla söz konusu tehditleri tanımlamak için çalışılmaktadır. Oluşan bu organizasyon, sistem ve süreç bir bütün olarak askeri istihbarat olarak tanımlanmaktadır.

Askeri istihbarat ve yöntemlerini kullanmadaki zorluk, iki hususa dayanmaktadır. Birincisi elde etmek istedikleri istihbari bilginin doğal olarak gizli olması, ikincisi de askeri istihbarat elemanlarının savaşın gerginlik süreci, savaşın başlaması veya istila planlarını ele geçirmek için gizlilik içinde hareket etme zorunluluğudur.  

Askeri istihbarat görevinin önemli bir kısmı muhtemel düşmanların askeri kabiliyetlerini analiz etmek, dost ve düşman kuvvetlerinin karşılaştırabileceği faktörleri anlamak için harp modeli ortaya koymaktır. Bu, ''Çin ve Hindistan dünyadaki ne büyük ordulara sahiptir'' veya ''Amerika Birleşik Devletleri dünyanın en güçlü ordusu olarak kabul edilir'' ifadelerini ölçmeye ve nitelendirmeye yardımcı olmaktadır.

Militanlar veya direniş hareketleri gibi savaşa katılan bazı gruplar kendilerini "Ordu" ya da "Cephe" gibi askeri terminoloji ile tanımlasalar da, hiçbiri bu tanımı doğrulayacak askeri yapıya sahip değildir ve genel itibarıyla da diğer ülke ordularının desteğine dayanmak zorundadırlar. 

Ayrıca, askeri istihbarat birimlerinden gerçek yeteneklerini gizlemek ve kendilerine ideolojik olarak katılma potansiyeline sahip olanları etkilemek içinde bu terimleri kullanmaktadırlar.

Askeri istihbarat temsilcilerinin ulusal savunma politikasının uygulamalarına katılımları çok önemlidir. Tanımlanan tehditlere stratejik hedefler ile karşılaştırıldığında ilk yorum ve tepkiye verecek olan bu gruptur. Devleti yönetenler, ülkenin savunma politikası ve istihbarat raporlarını karşılaştırarak, askeri kurumlara, tesislere ve orduya ne kadar para- kaynak ayırmaları gerektiğine karar vermektedir.

Askeri harcamalar

Askeri harcamalar

Savaş dahil olmak üzere askeri birlik ve kurumların devamlılığını sağlamak maksadıyla yapılan finansal ve parasal çabalar genel itibarı ile savunma ekonomisi olarak adlandırılır. 

Askeri harcamalar için kaynak tahsisi, ordu içindeki mali şubeler tarafından belirlenen bütçe ile sağlanmaktadır. Onaylanan tedarik yetkisi ile beraber ordu için, barış zamanında görev yaptığı kışlalara, savaş alanında ise yerel halktan ihtiyaç olan mal ve hizmet ihtiyacı karşılanmaktadır.

Yetenek geliştirme

Yetenek geliştirme

Genellikle askeri güç olarak adlandırılan yetenek geliştirme, insanlığın bildiği en karmaşık eylemlerinden biridir. Bilinen tehditlere bertaraf etmek için gerekli olan stratejik, operatif ve taktik seviye gereksinimleri belirlenmelidir. Yetenek geliştirme: kazanılan yeteneklerin kullanılacağı stratejik, operatif ve taktik doktrinleri, doktrinlerin uygulanacağı konsept, metod ve sistemleri, savaş zamanında istenilen kalite ve miktarda ürün üretilebilmesi için gerekli olan şartnameleri, konsept, metod ve sistemleri satın alma şartlarını, konsept, metod ve sistemlerin en etkin kullanacak bir kuvvet yapısını, konsept, metod ve sistemleri kuvvet yapısının içine muharebe sahasını en iyi şekilde yansıtacak eğitim entegrasyonunu, harp zamanında ordunun ihtiyacını karşılayacak sürekli ve kesintisiz lojistik sistemi, silahlı kuvvetler personeline sağlık hizmeti ve malzemenin bakımını, yaralı personelin muharebe sahasından tahliyesini ve zarar görmüş teçhizatın onarımını  ve son olarak da savaş sonrasında barış sürecine geçişi ve savaş zamanında kullanılmayan fazla malzemenin barış zamanı ihtiyaçlarına yönelik kullanımını belirleyebilmelidir. 

Yetenek geliştirme faaliyetlerinin en önemlisi olarak doktrin geliştirme gösterilebilir. Bu yetenek, silahlı kuvvetlerin yapısını nasıl olduğunu, savaşlarda nasıl kullanıldığını, savaşın, harekatın ve çatışmaların somut hedeflerinin ele geçirilmesi için komutan kademesi tarafından belirlenmesi gereken personel, silah ve teçhizat yapısını ortaya çıkaracak konsept, metod ve sistematiği belirlemektedir. Her ne kadar bazı tarihçi ve yorumcuların kişisel tartışma konusuna sebep olmaktaysa da, stratejik ve taktik seviye arasında belirgin bir fark vardır. Stratejik ve taktik seviye arasında kalan kuvvet yapısı operatif seviye olarak adlandırılmaktadır. 

Askeri araştırmalar

Askeri araştırmalar

Ordu tarafından kullanılan konsept, metot ve sistemlerin büyük bir çoğunluğu ticaret hayatında yeri yoktur. Bu yüzden silahlı kuvvetlerin ihtiyacı olan malzemeler ordunun bünyesinde var olan araştırma geliştirme merkezleri vasıtasıyla araştırılmakta, tasarlanmakta ve silahlı kuvvetlerin envanterine girecek şekilde üretilmektedir. Bu kapsamda askeri bilim adamları olarak adlandırılan kişiler bütün kuvvetler ve her seviyede komuta katı ile sıkı bir ilişki içindedirler. 

Her ne kadar askeri araştırmalar muharebe sahasındaki stresle mücadele ve bunun birliklerin motivasyonu üzerindeki etkilerini araştırsalar da, çalışmaların büyük bir çoğunluğu askeri istihbarat teknolojisi, muhabere ve yetenek geliştirme üzerine yoğunlaşmaktadır. Silahların geliştirilmesi ve prototipinin üretilmesi, muharebe destek teçhizatının geliştirmesi ve genel olarak askeri teknoloji ile ilgili her konu üzerinde büyük yatırımlar yapılmaktadır. Bu yatırımlar küresel iletişim ağlarından, uçak gemilerine, yiyecekten boyaya kadar her şeyi içermektedir.

Askeri lojistik

Askeri lojistik

Savaş alanına taşınamayan veya kullanılamayan askeri yeteneklere sahip olmak yeterli değildir. Bunu başarmak maksadıyla birliklerin ihtiyacı olan ikmalin yapılabilmesi maksadıyla kullanılan lojistik yönetim ve planlamalar için askeri lojistik yapısı kullanılır. Yapılan bu ikmalin içine askeri birliklerin ihtiyacı duyduğu sarf ve ana malzemeler girmektedir.  

Birliklerin ihtiyacı olan ikmali sağlamak maksadıyla çoğunlukla askeri kamyonlardan konteyner gemilerine kadar değişen askeri amaçlı vasıtalar kullanılsa da, lojistik ayrıca harekat bölgesinin gerisinde ikmal depoları ve hatta belirli bazı birliklerin taktik sorumluluk sahası da ileri ikmal noktaları oluşturmaktadır.

Bu ikmal noktaları, savaş zamanında arızalanmış silah ve araçların kurtarılması ve onarılması, silahların ve teçhizatın bakımı için kullanılırken, barış zamanında askeri teçhizatın uzun ömürlü kullanımının devamını sağlamak maksadıyla kullanılmaktadır. Lojistiğin en önemli görevlerinden bir tanesi, en önemli ikmal malzemelerinden biri olan mühimmatın ikmali ve sarfının sağlanmasıdır.   

Askeri operasyonlar

Askeri operasyonlar

Yetenek geliştirme, savunma politikasının uygulanmasında ordunun fonksiyon ve görevlerini belirlerken, personel ve teçhizatın düşman karşısında nasıl kullanıldığı, harbin kazanılması, harekatın başarılı bir şekilde sonlandırılması ve en sonunda savaşın kendisi askeri harekatın sorumluluğundadır. Askeri harekat, politik direktifleri askeri planlara, yetenekleri stratejik, operatif ve taktik hedef ve amaçlara dönüştürür, silahlı kuvvetlerin yapısını belirler, muharip, muharebe destek ve muharebe hizmet destek unsurlarının karşılıklı etkileşimini belirler. Harekatın icrası esnasındaki vazife ve görevleri ise esirle ilgili yapılacak işler ve sivil asker işbirliği, düşman topraklarının işgal edilmesi, düşmandan ele geçirilen teçhizatın yönetimi ve sorumluluk sahasında kamusal ve sivil düzenin sağlanmasıdır. Harekatın devamı veya kısa süreli duraklamaları sırasında askeri istihbarat,  planın istenilen politik son duruma ne ölçüde ulaştığına dair raporlar vermektedir.

Performans değerlendirme

Silahlı Kuvvetler için son gereksinim performans değerlendirmesi ve alınan derslerdir. Her iki işlev silahlı kuvvetlerin başarıları ve başarısızlıklarını tanımlamaya çalışan ve alınacak dersleri askeri tarihçi ve teorisyenler tarafından gerçekleştirilir. Bundaki amaç ulusal savunma politikasını değerlendirme ihtiyacı olursa alınan derslere istinaden gelişmiş bir kuvvet ortaya çıkarmaktır. 

Savaş hali

Savaş hali

Ordunun varlığının temel nedeni, ulusal savunma politikasının gerek duyduğu durumlarda savaşmak ve savaşı kazanmaktır. Bu her askeri organizasyonun temel görevi ve tarih boyunca da askeri tarihin odak noktası olmuştur. Zaferin nasıl ve hangi şekilde kazanıldığı çoğunlukla üç seviye üzerinden incelenir.

Stratejik zafer

Askeri strateji savaşta kuvvetlerin sevk ve idaresidir. Askeri harekat, sorumlu bir komutan tarafından ulusal veya müttefik kuvvetler, kara kuvvetleri, deniz kuvvetleri ve hava kuvvetlerini bir bütün olarak veya ordu, donanma ve filo seviyesinde komuta edilmesidir. Askeri strateji düşmanın askeri mülahazaların dışındaki değerlendirmeleri de içine alan uzun vadeli politikasının yansımasıdır. Strateji muharebe sahasındaki kuvvetlerin savaşması ve yönetiminden ziyade, harbin planlanması ve lojistiğinin sağlanması ile ilgilenmektedir. Stratejik seviye planlama haftaları, ayları, hattı yılları almaktadır.

Operasyonel zafer

Operasyonel zafer

Operasyonel seviye, askeri doktrin ve savaşta stratejik seviyenin hedeflerini taktik seviye indirgeyen seviye olarak adlandırılır. Operatif seviye harekatın sanat yönünü oluşturmaktadır.

Operasyonel seviye, seviye olarak düşmanla göz temasının kurulduğu ve günün saatinin önemli bir planlama kıstası olan taktik seviyeden daha geniş kapsamlı, politik mülahazaların olduğu stratejik seviyeden daha dar kapsamlıdır. Operasyonel seviye kuvvet, kendi kendine yeterli olan veya stratejik seviyeye etkin edebilen birliklerdir. Bu konsepte İkinci Dünya Savaşı ve öncesinde Alman Ordusu öncelik etmiştir. Bu seviyede planlamalar bir haftadan bir aya kadar sürebilir ve ordu, kolordu ve onların deniz ve hava kuvvetlerindeki eşiti birlikleri tarafından icra edilmektedir.

Taktik zafer

Taktik zafer

Taktik seviye düşmanla doğrudan temasın sağlanması ve etkisiz hale getirilmesine yönelik metotları içerir. Bu seviyede zaman dilimi saat ve günleri içerir ve tim, bölük, tabur, tugay, tümen seviyesinde ve bu kuvvetlerin deniz ve hava kuvvetlerindeki muadillerinin spesifik ve kısa sürede gerçekleşecek görevleri üzerine yoğunlaşmaktadır. 

En eski askeri yayınlardan biri, Çin filozof Sun Tzu'nun "Savaş Sanatı" dır. MÖ 6. yüzyılda yazılmış olan 13 bölümlü kitap, askeri teoriden ziyade askeri talimatlar kitabı olarak yazılmıştır. Kitabın Asya askeri doktrini ve 19. yüzyılın sonlarından itibaren Avrupa ve ABD askeri planlaması üzerinde büyük etkisi olmuştur. Kitap ticari taktik formülleri için kullanılmakta ve hatta sosyal ve politik alanlarda uygulama alanı bulmaktadır.

Klasik Yunanlılar ve Romalılar askeri harekat üzerine birçok eser yazdılar. En ünlü çalışmalar arasında Julius Ceaser'ın milattan önce 50. yılda yazılmış olan Galya (Fransa) ve Roma İç Savaşı hakkındaki yorumlarıdır.

Roma İmparatorluğu'nun son döneminde taktik üzerine yazılmış iki önemli eser bulunmaktadır. Bunlar Aelianus Tacticus'un Taktike Theoria ve Vegetius'un De Re Militari'dir (Askeri meseleler üzerine). Yunan askeri taktiklerini inceleyen Taktike Theoria'nın Bizans dünyasında ve İslamın Altın Çağında etkisi büyük olmuştur.

Taktik zafer ve ortaçağ

De Re Militari, 17. yüzyılın sonlarına kadar Avrupa askeri taktiğinin temelini oluşturdu. Kitabın belki de en kalıcı özdeyişi "Barış isteyenler savaşa hazırlansın" dır.

Avrupa Orta Çağında topçu silahları, Rönesans'ta da piyade silahları ortaya çıkmıştır. Savaşın doğasında yaşanan bu değişimle birlikte Romalıların savaştan önce tanrıların önünde dua etmelerinden savaş alanında daha fazla zafer kazandıracak strateji ve taktikleri belirleme çalışmaları yapılmıştır.  

Sanayi Devirimi'nin etkisiyle beraber askeri harekatın sevk ve idaresinde bilimsel metotlar uygulanmaya başlanmış ve bu olgu askeri bilim olarak adlandırılmıştır. Modern stratejinin en önemli temsilcilerinden olan Prusyalı general Clausewitz çığır açan ''Savaş Üzerine'' kitabında askeri stratejiyi ''Savaşın kazanılması için çatışmaların yönetimi'' olarak tanımlamıştır. 

Taktik zafer ve kamuflaj

Strateji, savaş planını oluşturur ve bu amaçla, nihai karara götürecek eylem dizisini birbirine bağlar; başka bir deyişle, her bir harekat için ayrı planlamalar yapar ve her harekatta yaşanan çatışmaları sevk ve idare eder. 

Clausewitz politik amaçları askeri hedeflerin üstüne koyarak orduyu sivil kontrol altında tutmaktaydı. Askeri strateji, savaşı yöneten sanat veya bilimin esas üç unsurdan biriydi. Diğerleri taktik, planların uygulanması, kuvvetlerin muharebe alanında manevra yapması ve ordunun bakımının sağlanmasıdır.  

Askeri taktiklerin uygulanma şekli zamanla değişti. Eski savaşlarda ordular elindeki tüm kuvvetleriyle muharebe sahasına yayılarak manevra yaparlarken modern zamanlarda taktiğin kullanımı küçük birliklerle pusu ve kuşatma, hava bombardımanı, hava saldırısı, gerilla tarzı vur-kaç veya bazen intihar saldırıları şeklini almıştır. Hava kuvvetlerinin gelişimiyle beraber hava kuvvetleri kendi muharebe taktiklerini geliştirmiştir. Genellikle aldatma harekatı, düşmanı şaşırtmak veya yanlış yönlendirmek maksadıyla kamuflaj veya sahte tesis, birlik ve araç kullanmaktadır.  

Piyade taktiklerinde çok büyük bir gelişme 19. ve 20. yüzyılda siper savaşlarıyla başlamıştır. Bu teknik daha çok Birinci Dünya Savaşı'nda Çanakkale Muharebelerinde ve  Batı Cephesi'nde uygulanmıştır. Siper savaşları her iki tarafın kendi mevzilerinde kalması sebebiyle sıklıkla çıkmaza girmekteydi. Bu durum ancak büyük kayıplar verilerek bozulmaktaydı. Çünkü birlikler ancak kendi mevzilerini terk edip mevzilenmiş olarak bekleyen düşmana karşı açıktan ve ağır ateş altında taarruz etmek zorunda kalmaktaydı.

Askeri teknoloji

Askeri teknoloji

Eski zamanlardan beri ordu, kullandığı araç, gereç ve silahlarıyla toplumun geri kalanından farklılık göstermektedir. Taş Devri'nde mızrakların ucunun sivriltmek için çakmak taşını kullanılması, insanların silahlarını geliştirmek için teknolojiyi kullanmalarının ilk örneğidir.

O zamandan sonra insanoğlu ve silahlarda yaşanan gelişme birbirinden ayrılamaz hale gelmiştir. Taş Devri silahları Bronz Devri, daha sonra da Demir Çağı silahlarının gelişimine yol vermiştir. Her teknolojik değişim, zırhları delecek daha keskin silahların üretilmesine veya silah yapımında daha gelişmiş malzemenin kullanılması gibi askeri yeteneklerin gelişimini sağlamıştır. 

Kara savaşlarında yaşanan ilk önemli teknolojik gelişme uzun menzilli silahların ve özellikle sapanın icadıydı. Bir sonraki önemli gelişme, atların evcilleştirilmesi ve biniciliğin gelişmesiydi.

Ateşin bulunmasından sonra sadece orduları değil bütün toplumu da etkileyen en önemli buluş tekerlek ve tekerleğin at arabalarında kullanımıydı. Yunanlılar, Mısırlılar, Romalılar, Persler ve Çinliler dönemine kadar kalelerin kuşatılması maksadıyla kullanılan mancınıkların geliştirilmesine kadar askeri teknolojide bir gelişim yaşanmamıştır. Mancınıkla beraber fırlatma kolunun menzil ve zırh delme kabiliyetini artırmak için daha büyük üretilmeye başlanmıştı. Bu gelişim Antik Çin döneminde güçlü yay çeşitlerinin gelişimine yol açmıştır. Bu gelişim özellikle daha da gelişmiş zırhıyla muharebe sahasının hakimi haline gelen süvarilerin ortaya çıkmasına sebep olmuştur. 

Askeri teknoloji ve tüfek

Orta Çağ'da Çin'de bir şekilde barut keşfedildi ve savaş alanında ordular tarafından giderek artan bir şekilde kullanılmaya başlandı. Avrupa'da barutun havan silahlarında kullanılması ve daha uzun ve gelişmiş mızrakların ortaya çıkması, zırhlı süvarilerin hakimiyetine son verdi. Kullanılması için büyük güç ve beceri gerektiren mızraktan sonra, en önemli teknolojik gelişme az bir eğitimle kullanılabilen misket tüfek oldu. Zamanla misket tüfeği ve güllenin yerini alacak olan modern tüfek ve topçu silahları muharebe sahasının temel teknolojisi haline gelecekti.

Sivil hayatta teknolojik uygulamaların artmasıyla beraber savaş daha da endüstriyel bir hale geldi. Yeni icat edilen makineli ve seri atan tüfek muharebe sahasındaki ateş gücünü yeniden tanımladı. Kısmen de olsa Amerikan İç Savaşı'nda yüksek zayiat oranına açıklık getirmektedir. Bir sonraki atılım topçu silahlarının namlu ağzından doldurulması yerine kama ve geri tepme mekanizmasına sahip süratle doldurulabilen hale dönüştürülmesiydi. Dumansız sevk barutunun yaygın olarak 1880'lerde kullanılmaya başlanması topçu silahlarının menzillerinin artmasına sebep olmuştur.

Kamadan doldurulan silahlar deniz savaşları üzerinde çok büyük etki yaptı. Bu sistemle beraber Orta Çağ'dan bu yana ilk kez topların gemilere yüklenme yöntemi değişmekteydi. İçten yanmalı motorların icadıyla beraber deniz savaşları taktikleri yelkenlilere bağımlı olmaktan kurtulmaktaydı. Deniz savaşları teknolojisindeki bir diğer gelişme denizaltı ve torpidonun tasarımıydı.

 Ana muharebe tankları, zırhı muharebe araçları, uçaklar ve gemiler organize askeri güçlerin karakteristiğidir.

Askeri teknoloji ve tanklar

Birinci Dünya Savaşı sırasında siper savaşlarıyla yaşanan çıkmazı ortadan kaldırmak için birçok yeni teknolojik gelişme yaşandı. Bunlardan en önemlisi tanklardı. Tarih boyunca en çılgın silah gelişim dönemi olan İkinci Dünya Savaşında askeri havacılık yaygın olarak kullanıldı ve bombardıman uçakları pek çok savaşta belirleyici silah oldu. 1939 ve 1945 yılları arasında yeni bir çok konsept ve tasarım savaş alanlarında kullanıldı ve savaş teknolojisi tüm yönleriyle gelişme gösterdi. 

Savaş sırasında telsizin yoğun kullanımı ile muhabere sınıfında, radar ile istihbarat sınıfında ve penisilin kullanımı ile askeri tip alanında büyük gelişmeler yaşandı. Bununla birlikte güdümlü füzeler, jet uçaklar ve helikopterler ilk defa kullanılmaya başlandı. 1950'lerin başlarına kadar radyasyonun etkileri tam olarak bilinmese de, askeri teknolojilerin en kötü üne sahip olan atom bombasıydı. Askeri araçların yaygın olarak kullanılmasıyla beraber atlı süvari birlikleri askeri birlik yapısı içindeki yerini kaybetti. 

İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Soğuk Savaş'ın başlamasıyla, hasım kuvvetler yeteneklerini geliştirmek maksadıyla silahlanma yarışına girdi. Günümüzde de silah sistemlerine yatırım ve geliştirme çabaları devam etmekte ve bu çaba ulusal kaynakları kurutmaktadır. Kimileri bu kapsamda askeri-endüstriyel yapıyı suçlamaktadır.

Askeri teknoloji ve uçaklar

Savaşı etkileyen en önemli teknolojik gelişme, tüm kuvvetler (kara, deniz ve hava) tarafından kullanılan güdümlü füzelerdir. Son zamanlarda bilgi teknolojisi, keşif ve uydu sistemleri ile beraber operasyonlarda daha da fazla kullanılmaktadırlar. 

Yeni teknolojik gelişmeler ile birlikte düşmanın komuta kontrol sistemi ve veri tabanına taarruz etmeye odaklanan bilgi harbinin etkisi iki katına çıkmıştır. İstihbarat savaşlarında yazılım ve donanıma karşı kullanılan robotik sistemler kullanılmıştır. 

Son zamanlarda askeri araçlarda yenilenebilir enerji kullanımına karşı özel bir ilgi vardır. Fosil yakıtların aksine, yenilenebilir enerji herhangi bir ülkede üretilebilir ve bu da stratejik bir avantaj oluşturmaktadır. ABD ordusu, enerji kullanımının %50'sini alternatif yakıt kaynaklarından sağlamayı taahhüt etmiştir. 

MIRV (multiple independently targetable reentry vehicle) birbirinden bağımsız hedeflere termonükleer füze atma sistemi, ICMB (inter continental balistic missile) balistik füzeler ve Çar Bombası icat edilmiş en yıkıcı silahlar olarak kabul edilmektedir.

Askeriye halkla ilişkiler

Askeriye halkla ilişkiler

Tarih boyunca orduların çoğunlukla toplumların ileri gelenler veya krallar, prensler vb. gibi monarşik yapıların yöneticileri için kullanılan bir kuvvet olduğu düşünülürdü. Demokraside veya politik sistemle yöneltilen yapılarda ordular halkın çıkarlarına hizmet eden bir kuvvettir.

Ordu ve onun hizmet ettiği toplum arasındaki ilişki karmaşıktır ve sürekli gelişmektedir. Bu ilişkide asıl belirleyici olan toplumun ordu hakkındaki düşüncesidir. Toplum orduya savaş zamanlarında çok önem verirken, barış zamanlarında savunma harcamalarında kesintiler yapılan bir külfet olarak da görülebilir. 

Toplum ve ordu arasında yaşanan önemli bir sorun sahası ordunun kontrolü ve şeffaflıktır. Birçok ülkede ordunun icra ettiği operasyonlar ve bütçesi kamuoyuna açık değildir. Bununla birlikte yolsuzlukla mücadele kapsamında ordularda şeffaflık önem arz etmektedir. Bunu 2013 yılında yayımlanan savunma harcamalarında yolsuzlukla mücadele endeks raporunda görebiliriz.

Bu ilişkilere siyasi-askeri, endüstriyel-askeri ve sosyo-askeri açıdan bakılabilir. Sosyo-askeri ilişkiler orduya destek veren ve karşı çıkanlar, orduda zorunlu veya gönüllü olarak görev yapan siviller, savaş alanındaki sivil nüfus ve tabi ki de ordunun kendi bakış açısından farklı gruplar tarafından değerlendirilebilir.  

Ordular toplum içinde kendi ekonomisi, eğitim ve  sağlık sistemi ve sivillere benzer diğer yapıları ile ayrı bir alt toplum olarak faaliyet gösterir. Ordu, polis veya güvenlik sağlayan devlet kurumlarına güvenilmediği veya orduları olmayan ülkelerde koruma ve eskortluk gibi güvenlik ihtiyaçları özel sektör tarafından da sağlanmaktadır.

Askeriyede ideoloji ve ahlak

Askeriyede ideoloji ve ahlak

Askeri kültür, doktrin, sistem veya liderleri tarafından şekillendirilen askeri ideoloji en iyi hizmet edilen veya hükümetin imkanlarından faydalanılan bir yapıdadır. 

Toplumsal hafıza, ulusal tarih veya potansiyel tehditler göz önüne alınarak askerler özgürlüklerinin devamı için sivillerin kendilerine muhtaç olduğunu belirtmektedir. Kimi zaman, militarizm kapsamlı yaklaşımın konseptleri olan ulusal güç, yumuşak güç veya sert güç ile ters düşmektedir. 

Çoğu ülkenin savaş ve barış zamanında uygulanan ayrı askeri kanunları vardır. Savaş ve Barış Hukuku (1625) adlı çalışmasıyla büyük etki oluşturan Hugo Grotius savaşlarda insancıl yaklaşımın ilk savunucusu olmuştur. Onun fikirleri Gustavus Adolphus tarafından da dillendirilmiştir.

1945 yılından beri askerlerin esir ve sivillerin üzerindeki davranışları üzerinde Genova Sözleşmesi'yle kısıtlamalar getirilmeye çalışılmıştır. Fakat özellikle politik çatışmalar sonucunda askerlerin müdahale kuvveti olarak kullanıldığı durumlarda savaş etiğine nadiren uyulmuş ve bu protestolara ve toplumsal ayaklanmalara sebep olmuştur. 

Uluslararası antlaşmalar özellikle kitle imha silahları olmak üzere silahların kullanımına kısıtlama getirmektedir. Uluslarası sözleşmeler, neyin savaş suçu olduğunu tanımlamakta ve savaş suçlarının yargılanmasını sağlamaktadır. Ülkelerin de bireysel olarak askeri yargılama kanunları vardır. Örnek olarak Amerika Birleşik Devletleri'nin Askeri Adalet Yasası savaş suçu işleyen askeri personeli yüce divanda yargılamaya kadar götürmektedir.

Askerlerin doğal afet olaylarına müdahale ve mültecilerin kurtarılması gibi insani yardım amaçlı olarak kullanılabileceği de tartışılmaktadır. Bu tür faaliyetlere askeri hümanizm olarak adlandırılır. 

Antimilitarizm

Antimilitarizm

Antimilitarizm, toplumun devletler arası savaşlara ve genel olarak militarizme yönelik tartışmalar karşı olan sosyal bir tepkidir. Hegel'in tarih ve şiddet arasındaki ilişki araştırmasının ardından, antimilitaristler bazılarının meşru bazılarınında gayrı meşru olarak sınıflandırdıkları farklı şiddet çeşitlerinin olduğunu savunmaktadır. Devrimci bir sendikacı olan George Sorel şiddetin doğrudan kullanımını savunmuştur. Kendisi bunu devrimci şiddet olarak tanımlamıştır. Sorel "Şiddetin Yansımaları" nda (1908) sınıf mücadelesinin doğasında var olan şiddete karşı çıkmıştır. Böylece Sorel, Uluslararası İşçi Sendikaları Derneği'nin propagandası teorisinin takipçisi olmuştur.

Şiddet olarak savaş, devletler arası ve sınıflar arası bir mücadele olan iç savaş olarak tanımlanabilir. Anti militaristlere göre sınıflar arası mücadele her zaman var olan bir kavramdı. Her ne kadar  Marx'ın antimilitarist gelenek geliştirdiğini belirtmek abartılı olsa da, antimilitarist doktrin üzerindeki etkisi şaşırtıcı değildir. Antimilitarist ruhun her zaman ve her yerde var olduğu inancı bir efsanedir, çünkü modern anlamda ordu 18 ve 19 yy.larda ulus devletlerin oluşmasıyla ortaya çıkmış bir kavramdır. Napolyon'un zorunlu askerlik sistemini getirmesi devlet ordularının oluşmasında temel bir adımdır. Sonraları, Prusya militarizmi 19. yüzyıl sosyal kuramcıları tarafından da irdelenecekti.

Asker çocuğu

Ebeveynlerinden en az birisi silahlı kuvvetler personeli olan çocuklara asker çocuğu ''Military brat'' denmektedir. Asker çocukları tayinler nedeniyle farklı şehir ve ülkelere sık sık taşınmalarından dolayı alışılmışın dışında bir çocukluk yaşamaktadırlar. ''Brat'' kelimesi normal anlamda yaramaz anlamındadır fakat askeri jargon içinde kötü bir anlama sahip değildir. 

Askeriye medya ilişkisi

Askeriye medya ilişkisi ve Yunanlılar

Yazılı tarihin başlangıcından itibaren askerler ve ordular popüler kültürde öne çıkmışlardır. Antik dönemden bu yana önemli askerlerin pek çok resmi yapılmıştır. Buna ilaveten, askerler savaş edebiyatı için de ilham kaynağı olmuştur. Bununla birlikte askerler çoğu zaman idol haline getirilirken aynı zamanda da alay edilmiş ve hicivlenmişlerdir. Klasik Yunan yazar Aristophanes, Lysistrata adlı komedinin tamamında savaşa gitmelerine engel olmak için kocalarını yataklarına almayan asker eşlerinin düzenlediği grevden bahsetmektedir. 

Orta Çağ Avrupası'nda dönemin subay sınıfı olan şövalyeler hakkındaki kahramanlık hikayeleri popüler hale gelmişti. Taliesin, Chrétien de Troyes ve Thomas Malory gibi yazarlar ve şairler, Arthur, Guinevere, Lancelot ve Galahad'ın kahramanlık hikayelerini yazdılar. 21. yüzyılda bile, Arthur'un efsanesi ve Kutsal Kase ile ilgili kitaplara ve filmlere ilgi devam etmektedir.

Yüzyıl kadar sonra, Jean Froissart, Miguel Cervantes ve William Shakespeare gibi yazarlar Tirant lo Blanch gibi hayali şövalye ile gerçek bir kahraman olan John Hawkwood'u fantastik Don Kişot ve alemci Sir John Falstaff'u yan yana koyacaktı. V. Henry adlı tek oyunda, Shakespeare general, yüzbaşı ve erleri içeren geniş bir yelpazede askeri karakterleri ortaya koymaktadır.

Askeriye medya ilişkisi ve savaş mizahı

16. yüzyılın sonu ve 17. yüzyılın başlarında matbaanın icadıyla beraber özel yayınlarda çok büyük bir artış oldu. Askeri liderlerle politik sebeplerle dalga geçen politik broşürler ünlendi. Ren'li Prens Rupert'a yönelik bir broşür buna tipik bir örnektir. 19. yy'da otoriteye karşı saygısızlık en yüksek seviyedeydi. Önemli askeri liderler Avrupa'nın en önemli ressamları olan Gainsborough, Goya ve Reynolds tarafından resimleri özenle yapılırken, Rowlan ve Hogarth tarafından bazen sevecen bazen de vahşi olarak resmedilmekteydi.

Askerle dalga geçmek 19. yüzyılda İngiliz İmparatorluğu'ndaki Punch ve Fransa'daki Le Père Duchesne gibi yayınlarla devam etti. Bu medyanın diğer yayın türlerine geçerek daha da genişledi. Bunun en iyi örneği Gilbert ve Sullivan  Penenza Korsanları operasından Tümgeneral'in Şarkısı'dır. Bu şarkıda üst düzey bir general cahilliğinden dolayı dalga geçilmektedir. 

20. yüzyılın başında sinemanın artan önemi askeri konuların yansıtılması için yeni bir platform sağladı. Birinci Dünya Savaşı sırasında haberciler, evdeki kişilere cephedeki yaşamın sansürlenmiş halini gösterebildiler. Aynı dönemde savaş yanlısı ve karşıtı filmler beyaz perdede oynatılmaya başlandı. 1929 yılında askeri havacılık hakkındaki ilk filmlerden biri olan Cehennem Melekleri tüm gişe rekorlarını kırdı. Kısa zamanda askere katılmayı teşvik eden ve savaşı açıktan destekleyen Charlie Chaplin başta olmak üzere, savaş ile ilgili her türlü film dünyanın her tarafında gösterilmeye başlandı.

Askeriye medya ilişkisi ve sanat

Savaşın şiir yoluyla anlatılması yine Birinci Dünya Savaşı sırasında olmuştur. O zamana dek, şiir çoğunlukla savaşı kutsamak veya yüceltmek için yazılmıştı. Viktorya döneminin en önemli örneği Alfred Lort Tennyson tarafından heyecanlı ritmi ile yazılan Hafif Piyade Tugayının Görevi ''The Charge of the Light Brigade'' adlı şiiridir. Her ne kadar şiir Rudyard Kipling tarafından eleştirilse de , şiir Hafif Piyade Tugayında savaşmış askerlerin yaşlanınca yaşadıkları fakirliği anlatmaktadır. Birinci Dünya Savaşı şiirleri ise yeni bir şiir dalgası yaratmıştır. Harp şairleri yazdıkları şiirleri siperlerde inancını yitirmiş askerlerin gözünden yazmışlardı.

Önde gelen savaş şairleri arasında Siegfried Sassoon, Wilfred Owen, John McCrae, Rupert Brooke, Isaac Rosenberg ve David Jones vardı. Benzer bir hareket, edebiyat dünyasında da gerçekleşti; Atlas Okyanusu'nun her iki yanında, ''Batı Cephesinde Sessizlik'' ve ''Johnny Silahını Aldı'' başta olmak üzere çok sayıda roman yazıldı. 1969 yılında Richard Attenborough tarafından sinemaya uyarlanan, 1963 yapımı olan ''Ne Güzel Savaş'' Birinci Dünya Savaşı'nı alaya alan bir müzikaldi. 

İkinci Dünya Savaşı'nda başlayan propaganda savaşı düşman tarafı aşağılayıcı bir şekilde tasvir ediyordu. Bunun örnekleri yalnızca afişlerde değil, Leni Riefenstahl ve Sergei Eisenstein'ın filmlerinde de görülmekteydi.

İkinci Dünya Savaşı, ayrıca Kwai Nehri Köprüsü, En Uzun Gün, Catch-22, Er Rayn'ı Kurtarmak ve Denizde Ölmeycekler gibi filmlere de ilham kaynağı oldu. Bir sonraki önemli olay olan Kore Savaşı uzun soluklu televizyon dizisi olan M * A * S * H'ye ilham kaynağı oldu. Vietnam Savaşı ile birlkte  başta '' Kıyamet'' (Apocalypse Now), ''Günaydın Vietnam'' (Good Morning Viatnam), Spartalılara Söyleyin (Go Tell the Spartans), 4 Temmuz'da Doğan (Born on the Fourth July) ve Bir Zamanlar Askerdik ( Once We Were Soldiers) filmleri kritik mesajlar içeren film tarzlarına doğru bir eğilim başladı.

Birliklerine bir tepeye çıkmaları ve inmeleri haricinde başka bir komut veremeyen bir generalle dalga geçen York'un Büyük ve Yaşlı Dükü "Grand Old Duke of York" adında anaokulu tekerlemesi bile vardır. Savaş hakkında çok sayıda şarkı da yazılmıştır. Bunlar arasında "And the Band Played Waltzing Matilda" ve "Universal Soldier" vardır.

Askeriyede erkeklik algısı

Askeriyede erkeklik algısı

Erkeklik ve erkeklik algısı orduda önemli bir rol oynamaktadır. Askeri organizasyonlar üyelerinin özellikle olumsuz şartlar ve yaşamı tehdit eden koşullar altında görev ve sorumluluklarını yerine getirmelerini beklemektedir. Tıpkı toplumda olduğu gibi askerlikte de erkeklik cinsiyet hiyerarşi üzerine kurulmuş bir yapıdadır. İngiliz ordusunda görev yapan askerlerle erkeklik üzerine yapılan araştırmalar silahlı kuvvetlerin eril bir yapıda olduğu ve bunun askeri kültür tarafından desteklendiğini ortaya çıkarmıştır. Askerlere göre sertlik, dayanıklılık, cesaret ve saldırganlık iyi bir asker olmak için gerekli olan özelliklerdir. Askerlikte birlik bütünlüğü grubun kararlarına tamamen boyun eğme ve birey duygusunun kaybedildiği sosyal faaliyetlerle sağlanmaktadır. Buna ek olarak, askeri kültür operasyonlarda başarıyı sağlamak için çok önemli bir unsur olan silah arkadaşlığı olarak tanımlanan birliktelik gerektirmektedir. Bu eril yaklaşım, erkeği kadında kesin olarak ayırmakta ve çatışmalara sebebiyet vermektedir. 20. yy sonlarında savaştaki kadınları anlatan "G.I. Jane" ve "Down Periscope" gibi filmlerle  bu algıyı değiştirmek için bazı çabalar olmuştur.

Askeriyede duygusal kontrol

Askeriyede duygusal kontrol

Askerlik hizmeti erkeklere, duyguların kontrolü, karşı cinse karşı cinsel arzu, fiziksel yeterlilik, öz disiplin, kendine güven ve saldırganlık ve şiddet kullanma isteği gibi erkeklik kimliğinin oluşturulmasını sağlayan benzersiz imkanlar sağlamaktadır. Duyguların kontrolü askeri eğitimin çok önemli bir parçasıdır ve bu eğitim operasyonlarda kullanılmaktadır. Savaşta askerlerin yaşayabileceği durumlara benzer duyguları ortaya çıkaracak eğitimler verilmektedir. Askerlere doğru karar verebilmeleri için öfke, korku ve acı gibi duygularını kontrol altında tutmaları öğretilir. Bu eğitim türü 'savaşçı zihniyet' yaratır, fakat bu savaş alanında karşılaşılan durumlar karşısında sağlıklı biçimde karar veremeyen askerler yaratmaktadır. Ne yazık ki, bu durumun askerle arasındaki yüksek intihar oranının temel sebebi olduğuna inanılmaktadır. Duyguların kontrolü için eril bir yapıya sahip olunması erkekleri kadınlara göre daha üstün bir konuma koymaktadır çünkü kadınların erkeklere göre çok daha duygusal olduklarına inanılır. Kadınların ordularda görev yapması bu ideolojiye meydan okumaktadır.

Kadınların askeriyedeki rolü

Kadınların askeriyedeki rolü

Kadınların toplumda olduğu gibi askerlik mesleğinde de yerleri vardır, fakat askerlik mesleğinde karşılıkları çok daha azdır. Kadınları ordulardaki giderek artan sayısı bu eğilimde inkar edilemeyecek bir değişimin olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte kadınların savaş alanındaki katkısına yönelik veri tabanına bakıldığında, mevcut durum erkeklerin askeri kurumlardaki hakimiyetini pekiştirmektedir. Kadınların stratejik askeri hedeflere olan katkıları ve farklılıklarına odaklanmak, kadınların silahlı kuvvetlerine olan katkılarını daha da az duruma düşürmektedir. Bunun yerine kadınların barışçıl yanları ve hayatı destekleyen yapıları savaş yanlılarına karşı ortaya konmaktadır. Bu yüzden kadınlar eril kurumların dışında tutulmaktadır.

Kadınlar uzun zamandan beri Ordu'da görev yapmaktadır. Mevcut durumda kadınlar Irak ve Afganistan'daki ABD kuvvetlerinin %15'ini oluşturmakta ve %30'u savaş bölgelerinde görev yaptıklarını söylese de, son raporlar orduda marjinalleşmenin sürdüğünü göstermektedir. Askerdeki kadınların marjinal duruma düşmesin sebebi erkeklerin egemen olduğu dünya efsanesi ve askeri doktrinin temellerini ihlal etmeleridir. Bu ihlalin bir sonucu olarak, kadınlar sadece kritik görevlerden dışlanmakla birlikte giderek artan şiddet olaylarına maruz kalmaktadırlar. 2013 yılında Pentagon kadınların en ön safta savaşmalarını serbest bırakmıştır.

Askeriye Resimleri