22 September 2018, Saturday
Tercüme Editörü
Wikiyours makaleleri İngilizce makalelerin Türkçe'ye çevrilmiş halleridir. İngilizce bilen herkes makale sahibi olabilir ve yaptığı çeviri miktarınca para kazanır.
Çeviri Yapmak İçin Makale Seçiniz
Makale yazmak için
bir kategori seçin
Düzeltme Öner

Ameliyatsız Burun Estetiği

İçindekiler
  1. Ameliyatsız burun estetiği nedir?
  2. Ameliyatsız burun estetiği tarihi
  3. Prosedürlere genel bakış
  4. Burun dolgu maddeleri
  5. Ameliyatsız burun estetiği teknikleri

Ameliyatsız burun estetiği nedir?

Ameliyatsız burun estetiği, en yaygın olarak hiyaluronik asit olan Restylane ve Juvederm veya kalsiyum hidroksiapatit (Radiesse) gibi dolgu maddeleri enjekte edilerek bireyin burnunu invazif cerrahi olmaksızın değiştirmek ve şekle sokmak için kullanılan bir tıbbi uygulamadır. Prosedür burundaki çökük alanları doldurur, uç açısını kaldırır veya köprüdeki tümseklerin görünümünü yumuşatır. Ameliyatsız burun estetiği bir büyütme uygulaması olduğundan bireyin burnunun boyutunu azaltmamaktadır. Bu bir kozmetik işlemdir. Dolgu maddesinin deriye zarar verebileceğinin, ciddi cilt hasarına neden olabileceğinin ve burnun dolgu ile doldurulmasının nekroza neden olabileceğinin farkında olunmalıdır.

İlk olarak yüzyılın başlarında geliştirilen erken girişimlerde parafin mumu ve silikon gibi yumuşak doku dolguları kullanılmıştır. Korkunç geç komplikasyonlar görülmeye başladığında uygulama terk edilmiştir. Günümüzde artık daha modern doldurucular kullanılmaktadır.

Ameliyatsız burun estetiği tarihi

Ameliyatsız burun estetiğinin 19. yüzyılın başlarını köken aldığı, New York'lu nörolog James Leonard Corning (1855-1923) ve Viyanalı doktor Robert Gersuny (1844-1924) tarafından sıvı parafin mumu kullanılmaya başlanıldığı ve burun deformitesi ile ilişkilendirilen çökmüş burun sırtının yükseltildiği bildirilmiştir. Sıvı parafinin düzeltici özelliği olmasına rağmen biyolojik olarak zararlı olduğu kanıtlanmıştır.

1960'lı yıllarda burun estetiği cerrahlarına tıbbi dereceli silikon jel yumuşak doku dolguları tanıtılmıştır. Ancak sıvı parafin gibi silikon jellerin biyolojik olarak zararlı olduğu kanıtlanmıştır ve 1977 yılında ülser ve granülomaya neden olduğu bildirilmiştir. 2000 yılında DS Orentreich, riski en aza indirmek için çoklu seanslarda silikon enjeksiyonunun dakikalık dozlarını içeren "mikrodroplet tekniğini" savunmuştur.

1977'de Doktor Robert Kotler (Amerikan Cerrahi Üniversitesi Öğretim Üyesi) Doktor Jack Startz'dan mikrodroplet tekniğini öğrenmiştir ve hastalarına kalıcı burunlar sunmaya başlamıştır. Randevular beş ila altı haftaya ayrılmış haldeydi ve uygulama cerrahi burun estetiğinden daha az maliyetli idi.

2002 yılında Amerikan Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doktor Alexander Rivking hastalarının burun konturlarını geliştirmek için yakın geçmişte Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi tarafından onaylanmış Restylane ve Rediesse gibi enjekte edilebilir dolgu maddeleri kullanmaya başlamıştır. Burun üzerindeki keskin yerlere küçük dolgu enjeksiyonlarını yapmayı içeren ofis tabanlı bir prosedür geliştirmiştir. 2003 yılında prosedürü düzenli olarak uyguladıktan sonra Rivkin, yöntemi ameliyatsız burun estetiği ve enjeksiyon burun estetiği olarak çeşitli Amerikan ana haber kanallarında duyurdu. Prosedürün amacı engebeli veya kavisli burnun daha düz görünmesini sağlamaktı. Burnun düzeltilmesinin, yüzün geri kalan bölümünün hatları ile daha iyi uyum sağlayarak daha küçük (sıkışmış olmasına rağmen) görünmesini sağlamıştır. Bu gözlem daha sonraki doktorlar tarafından da yinelenmiştir. Rivkin'in 2009 yılındaki 385 hasta üzerinde yaptığı çalışma, bu tekniğin dünyadaki en büyük yayınlanmış deneyim olmayı sürdürmektedir.

2005 yılında Avustralyalı Doktor Andrew Tuan-Anh Le yumuşak doku dolgusu olarak ticari adı Aquamid olarak bilinen hidrofobik bir kolloid olan poliakrilamid jeli (PAAG) kusurlu burun dokularına enjekte ederek başarılı düzeltici sonuçları rapor eden pilot bir çalışma yayınlamıştır. Diğer yumuşak doku dolgu maddeleri o zamandan beri kullanıma girmiştir ve enjeksiyon prosedürleri invaziv olmaması ve düşük maliyetli olması sebebi ile popülerlik kazanmıştır.

Prosedürlere genel bakış

Burnun çapa özelliği olması sebebiyle estetik olarak orantılı bir burun, kişinin fizyolojik özelliklerini dengelemektedir. Ameliyatsız düzeltme tedaviye uygun estetik kusura veya cerrahi burun estetiğinden kaynaklanan bir soruna (ya birincil yada ikincil) sahip insanlar için dikkate değer bir uygulamadır. Prosedürün genelde estetik amaçlar doğrultusunda uygulanmasına rağmen bazı doğum kusurlarının düzeltilmesinde de kullanışlıdır. Çünkü prosedür invaziv değildir ve morarma ve şişlik çok azdır. Uygulama, burnun boyutunu azaltmamasına karşın burnun daha düz görünmesini sağlayarak daha küçük gösterebilir. Sıklıkla burnun yüksekliğini ve burun köprüsünün belirliliğini arttırmaktadır. Ayrıca burnun diğer kesin olarak tanımlanmış alanlarını genişletmek için kullanılmaktadır. Prosedür burnun işlevsel hatalarını düzeltmede kullanılmamaktadır. Ameliyatsız burun estetiği tüm etnik hastalar için kullanıma uygundur.

Dolgu enjeksiyon tekniği şunları sağlamaktadır:

  • Düz burun köprüsünün büyütülmesinde (çöküntü sırt)
  • Burun ucuna çıkıntı eklenmesinde 
  • Geri çekilmiş kolumnella düzeltilmesinde 
  • Burun deliği boyutunun küçük bir miktarda azaltılmasında 
  • Burun kamburunun algısal azalmasında 
  • Burun yanağı çöküntüsünün doldurulmasında 
  • Geri çekilmiş anterior burun omurgasını güçlendirmede 
  • Ön düzlemi yerinden oynatmak için piriform (armut şekilli) açıklığa doğru çekilmiş bir maksilla'nın güçlendirilmesinde 
  • Başarısız burun estetiğinin neden olduğu burun sırtının deformitesinin yükselmesinde 
  • Travmatik yaralanmada

Diğer estetik işlemlerde olduğu gibi, prosedürün olası komplikasyonları arasında enfeksiyon, hematom, rahatsızlık, anatomik asimetri veya yabancı cisim reaksiyonu (granülomlar) olabilmektedir. Granülomlar son derece seyrektir ve çoğunlukla saf olmayan silikon ve metil-metakrilatın bazı önceki modern olmayan  versiyonlarının (Artecoll veya Arteplast, Artefill olmasa da) kullanıldığı durumlarda görülmektedir.

Burun dolgu maddeleri

  • Kalsiyum hidroksiapatit (Radiesse) - Hiyalüronik aside göre daha dayanıklı olan ve 10 ila 14 ay süren kalsiyum esaslı alerjenik olmayan bir dolgu maddesidir. Bununla birlikte tersinir özellikte değildir.

Sonuçların süresi kullanılan dolgu türüne bağlıdır. Modern enjekte edilebilir yumuşak doku dolgu maddeleri şunları içermektedir:

  • Hiyalüronik asit (Juvederm, Restylane, Perlane veya Voluma) - 6 ila 10 ay süren, güvenli ve alerjik olmayan geçici dolgu maddesidir. Bu dolgu maddesi hiyalüronidaz adı verilen bir enzim enjeksiyonu ile çözünebilmektedir.
  • Sıvı silikon - Tıbbi sınıf silikon prosedürün kalıcı versiyonları için bazen mikrodroplet tekniğinde kullanılmaktadır.
  • Poliakrilamid jel (PAAG veya Aquamid) - Asya'da ve Avustralya'da sıklıkla kullanılan kalıcı bir dolgu maddesidir. Bazı çalışmalar Aquamid sebebiyle artan komplikasyonları tespit etmiştir. ABD'de, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi tarafından onaylanmamıştır.
  • Durağan malzemelerden elde edilen kalıcı bir dolgu malzemesidir. Mikroskobik cerrahi plastik boncuklardır. Taşıyıcı olarak sığır kollajeni ile paketlenmiştir. Bu sebepten dolayı tedaviden önce cilt testi gereklidir. Bu dolgu, birkaç tedavi seansı boyunca enjekte edilmektedir.

Ameliyatsız burun estetiği teknikleri

Ameliyatsız burun estetiği için tercih edilen anestezi çeşidi topikal kremdir (topikal anestezi). Bazı doktorlar lokal anestezi (örneğin lidokain enjeksiyonları) kullanmaktadır. Ancak bu anestezi, enjekte edilen bölgeyi etkisiz hale getirebilmektedir.

Doktor enjektörü, materyali burnun derisi altına enjekte etmek için steril bir şırınga kullanmaktadır. Bu şırınga hipodermik bir iğnedir (örneğin 27-G, 25 mm) ve önceden dolgu ile paketlenmiştir.

Yumuşak doku dolgu maddesini enjekte etme ve yerleştirme prosedürü, başlangıçta 15 dakika uyuşturmadan sonra cerrahın danışma odasında genellikle 10 ila 30 dakika sürmektedir. Prosedürden sonra genellikle hasta hemen normal yaşamına devam edebilmektedir.